Connect with us

Genel

Kondenstop (buhar kapanı) nedir, ne işe yarar?

Yayın Tarihi:

on

Enerjinin etkili ve verimli kullanılması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Üretim hatlarında buhar kullanılan gıda, ilaç, tekstil, kağıt, sağlık, yenilenebilir enerji ve daha birçok endüstri enerji kayıplarının önüne geçmek ve verimlilik için kondenstop’a ihtiyaç duyuyor. Buhar kapanı veya buhar tuzağı olarak da bilinen kondenstop, buhar ve kondensi birbirinden ayıran otomatik bir tahliye vanası olarak görev yapıyor.

Belirli bir enerji verilerek üretilen buharın verimini artırmak ve kaybını azaltmak amacıyla kullanılan buhar kapanı yani kondenstop, buharın üretimi sırasında ortaya çıkan karbondioksit ve oksijen gibi gazların sistemden uzaklaştırılmasını sağlıyor.

Kondenstop neden kullanılır?

Belirli bir enerji verilerek üretilen buhar, proses cihazlarına borular yardımıyla taşınır. Boruların içerisinde taşınan buhar ilerlerken bir miktar sıcaklık, ısınım yoluyla dış ortama geçer ve bu durumda bir miktar buhar yoğuşarak borunun alt noktalarında kondens oluşturur. Bu durum ise buharın ısısını soğutarak, verimsizlik ve enerji kaybı gibi problemler doğurur. 

Buhar hatlarındaki veya buhar kullanılan cihazlardaki kondensin buharla karışarak ısı transferini azaltmasını engellemek ve maksimum ısı transferini sağlamak için üretilen kondenstop, kondensi buhar hattından tahliye edip, buharı sistemde tutar. Buhar kullanılan ekipmanların çıkışlarına ve belirlenen aralıklarla buhar hatlarına montajlanan kondenstop’ların ana görevleri arasında:

  • Oluşan kondensi tahliye etmek,
  • Buharı cihazda tutarak kaçmasını önlemek,
  • Hava ve yoğuşmamış gazları tahliye etmek yer alır.

Kondenstop çeşitleri

Kondenstop’ların prosese uygun seçilmemesi durumunda oluşan verimsiz çalışmanın sonucu olarak yüksek maliyetler ortaya çıkar. Kullanıldığı yer ve çalışma şartlarına göre her kondenstop’un avantaj ve dezavantajları vardır. Bu nedenle proses uygulamalarında kondenstop seçiminin dikkatli yapılması gerekir. Uygulama alanlarına göre çeşitlere ayrılan kondenstop’lar, 3 ana başlık altına ele alınır:

  • Mekanik 
  • Termostatik 
  • Termodinamik 

Mekanik kondenstoplar 

Ters kovalı kondenstoplar ve şamandıralı kondenstoplar olarak ikiye ayrılır. Buhar ile kondens arasındaki yoğunluk farkını algılar ve kondensi buhar sıcaklığında tahliye eder. 

Termostatik kondenstoplar 

Denge basınçlı termostatik kondenstop ve bimetalik kondenstop olarak ikiye ayrılır. Sıcaklık farklarını algılayarak kondensi buhar sıcaklığının yaklaşık 10 derece altında tahliye eder. 

Termodinamik kondenstoplar 

Kondens ile flaş buhar arasındaki dinamik farkları algılar ve kondensi buhar sıcaklığının 1-2 derece altında tahliye eder.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Genel

İş yerindeki stresin nedenleri ve başa çıkma yolları

Yayın Tarihi:

on

Günümüzün rekabetçi ortamında gerek şirket yönetimlerinin uyguladığı personel yönetim sistemlerinin yetersizliğinden gerek iş yükü yoğunluğundan gerek yeterliliği ve yetkinliği zayıf yöneticilerin altında çalışmaktan gerekse de çalışma ortamının huzursuzluğundan kaynaklanan stres, çalışanların performansını ve motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. 

İş yerinde stres kaynakları çok çeşitlidir. Bunlardan en önemli olan stres kaynaklarını aşağıda sıralamak istiyorum:

  • Çalışanlara güvenilmemesi, fikirlerin alınmaması, sorumluluk verilmekten çekinilmesi.
  • Yöneticilerin baskın, denetçi, yüksek egolu mikro yönetimi.
  • Çatışma yönetiminin yapılamaması.
  • Çalışanların ve yöneticilerin performans değerlendirmesinin düzenli, sistemli ve şeffaf olarak bir IK dijital platformunda yapılmaması.
  • Çalışanlara kariyer ve eğitim fırsatlarının yeterince sunulmaması.
  • Adil, güvenilir ve sistematik bir geri bildirim sisteminin olmaması.
  • İş güvenliği ve ofis çalışma koşullarının yeterli olmaması.
  • Yöneticilerin eksik ve yetersiz iletişim becerileri; kötü zaman yönetimleri.
  • Yöneticilerin kötü, saygısız tutum ve davranışları.
  • Şirket içindeki mobbing, dedikodu, kötü yönetim.
  • İş yükü ve çalışma saatlerinin çalışanlar arasında dengeli ve eşit ayarlanmaması; organizasyon eksikliğinden dolayı uzun çalışma saatleri.
  • Çalışanlar ve yönetim arasında yeterli bilgi akışı ve düzenli bilgi akışının sağlanmaması, çalışanın geleceği için endişe ve dedikodu ile bilgi eksikliklerini doldurmaya çalışması.

Çalışma hayatında stres yaratan faktörlerden bir tanesi de çalışmayı kolaylaştırmak adına kullanılan teknolojidir; çünkü bilgisayarların iş hayatına getirdiği hız, çalışanların çalışma hızına ve beklenen verime de etki eder. Pek çok çalışan bu hıza ayak uydurabilmek için uğraşırken stres yaşar.

Çalışma hayatında hepimiz stres altında çalışmışızdır. Stressiz bir iş hayatı olamaz; ancak stres sizin kendi yetkinliğinizin eksikliğinden kaynaklanıyorsa veya mükemmeliyetçi yapınızdan dolayı aşırı stres yaşıyorsanız, o zaman kendinize yapacağınız öz eleştiri ve yöneticileriniz ile paydaşlarınızdan kendi talebinizle düzenli almanız gereken geri bildirimler, sizin kendinizi geliştirmeniz için odaklanmanız gereken öncelikleri belirlemenize yardımcı olacaktır. Önceliklerinize uygun bir şekilde kendinizi geliştirecek hedeflerinizi belirlediğinizde, strese neden olan gelişmesi gereken yönleriniz iyileşecek ve stresinizi kontrol altına alabileceksiniz. 

Mükemmeliyetçi yapıdan dolayı stres yaşıyorsunuz, işinizde çok fazla mükemmeliyetçi olmaktan kaçınarak, memnuniyetsizlik ve hayal kırıklığından kaçınmış olursunuz. Huzur, enerji ve verimlilik kazanmak için temel şeylere odaklanın, sıkıntıyı kabul edin ve hepsinden önemlisi, esnek olun. Her şeyi kontrol etmek istemekten vazgeçin. Öncelik sırasına göre gün içindeki düzeninizde değişiklikler yapmanız gerekebilir.

İşinizden memnun değilseniz bu da ek bir stres kaynağıdır. Mevcut işinden memnun olmayan ve işini değiştirmek isteyen kişiler, bu süreçte buna cesaret edemedikleri için kendilerini çok daha fazla stres altında hissederler. Özgüven ve bilgili olmak, stresli işyerinden kurtulmak için sizi cesaretlendirecek faktörlerdir.

Eğer stres çalıştığınız işyerindeki ortamdan veya iş yerindeki yönetim veya yöneticiden kaynaklanıyorsa o zaman ruhsal ve fiziksel sağlığınız olumsuz etkilenir ve bu olumsuzluk sizin hem çalışma performansınızı hem huzurunuzu hem de yaşam kalitenizi düşürür. 

Kontrol edemediğiniz ve etkisi altında kaldığınız stresin etkilerini kısaca sıralamak isterim:

  • Karar vermede güçlük, kafa karışıklığı, konsantrasyonda azalma, hafıza problemleri, dikkatsizlik.
  • Endişe, depresyon, gerginlik, sinirlilik, olumsuz vücut dili, umutsuzluk ve bıkkınlık hissi.
  • Özgüven kaybı, takım çalışmasından uzaklaşma, kendini soyutlama, içine kapanma, dağınıklık, hata yapmakorkusu.
  • Sabırsızlık, alınganlık, ani sinirlenme, karar verememe.
  • Yorgunluk, baş ağrısı, vücut eklem ağrıları, sigara ve alkol tüketiminde artış, mide bulantısı, uyku bozuklukları.

Stresle başa çıkmanın yolları nelerdir?

Stres ile baş etmeyi; fiziksel olarak baş etme, psikolojik olarak baş etme ve becerileri geliştirerek baş etme olarak farklı başlıklarda ele almak isterim. Stresle fiziksel olarak başa çıkmak için uygulayabileceğiniz bazı adımlar vardır. Bu adımları uygulamak stres yükünüzü azaltarak hayat kalitenizi ve iş performansınızı artırabilir.

  • Bilmediğimiz bir konuya başlamadan önce gerekli ön bilgilendirmeyi almak, bilgi istemek ve soru sormak.
  • Kendinizi tanımak, üzerinizde stres oluşturan olayları ve stres yaratan kişileri tanımak ve etkilerini minimuma indirecek önlemler almak.
  • Pozitif olmak, sorunlarda boğulmaktansa çözüm odaklı yaklaşım sergilemek.
  • Sağlıklı beslenmek ve düzenli uyumak; gerektiğinde sağlık açısından gerekli tıbbi desteği almak.
  • Düzenli egzersiz yapılması, yürüyüş yapmak, spor yapmak, doğayla baş başa kalmak, stresinizi bastıracak sizi motive eden yerleri gezmek.
  • Düşüncelerin, endişelerin, duyguların paylaşılması, arkadaşlarla ve aileyle sohbetler etmek, güvendiğiniz ve örnek aldığınız kişilerden fikir almak.
  • Stres yaratan ortamdan kısa süreliğine uzaklaşmak, derin nefes almak ve kendinizi telkin edip sakinleşip tekrar işinize yönelmek.

Stresle psikolojik olarak başa çıkmak için yapılması gerekenlerin başında ‘duygularımızı yönetmek’ gelir. Duygularımızı yönetmek için yapılması gerekenler:

  • Öz farkındalık sahibi olmaktır. Ben neden stresliyim? Neler olduğunda strese giriyorum? Neler olduğunda rahatlıyorum? Soruları ile strese girdiğiniz ve stresten çıkmak için nasıl rahatlayacağınız anların farkında olarak çözüm üretmek, yeni yöntemler denemek.
  • Beynimizin arka planını netleştirmek önemlidir. Kısacası önceden bir derdim veya sorunum vardı da üzerine bu olay mı geldi ve bu bende stres için bir zemin oluşturdu mu diye sormalıyız. Önceki sorunumu yaşamaya devam edeceğim için şu anki olayı mevcut sorunumdan ayrıştırıp, strese girmeden mevcut soruna nasıl odaklanmalıyım diye düşünmeliyiz. 
  • Çözüm odaklı olmak ve sadece mevcut soruna odaklanıp, sorunun çözümüne yönelik beyin fırtınası yaparak çözüm önerileri üretmeye yoğunlaşmalıyız. Unutmayalım ki sorun biz çözüm düşünmedikçe devam edecek ve bizden sorunun çözümü istenecektir. Çözüm ürettikçe stresi kontrol altına alır, özgüvenimizi kazanır ve çözüm ürettikçe gelişiriz.
  • Sosyalleşmek veya bulunduğumuz ortamdan o an için geçici olarak uzaklaşmak bizi anlık stresten uzak tutar. Ortamı değiştirip öz eleştiri yapmak, konuyu tekrar sakince değerlendirmek, kendimizi telkin etmek iyi gelecektir. Mümkünse sosyalleşerek iş ortamının dışında başka bir konuya odaklanmak ya da fikir ve önerilerle başka bakış açılarından yararlanmak da stresin derecesini azaltacaktır. Önemli olan o anki gergin ve kötü modumuzdan kendimizi kurtarmayı başarmaktır. 

Stresle becerileri geliştirerek başa çıkmak için yapılması gereken kendimizi geliştirmek için gelişmeye açık yönlerimizin farkında olmaktır. Kendimizi geliştirmeyi hedeflediğimiz konuları belirledikten sonra bunları alışkanlık haline getirmek için mutlaka kendimizle uğraşmalıyız. 

  • İletişim becerimizi yükseltmeliyiz. Kendimizi iyi ifade etmeyi, iyi bir vücut diline sahip olmayı, etkili konuşmayı, soru sorma becerimizi, dinleme becerimizi, geri bildirim alma ve verme becerimizi, empati kurma becerimizi geliştirecek eğitimler veya koçluk almalıyız.
  • Çatışma çözme becerimizi geliştirmeliyiz. Uzlaşma becerimizi artırmalıyız.
  • Problem çözme ve yaratıcı fikir üretme becerimizi artırmalıyız. Sorun konuşmak yerine çözüme odaklanacak yetkinliğimizi geliştirmeliyiz.
  • Atılganlık becerimizi, doğru kişilerle doğru şekilde konuşmayı veya karşılık vermeyi bilecek kadar iyileştirmeliyiz.
  • Alınganlığı bırakmalıyız, iletişimi veya sorunu kişiselleştirmemeyi öğrenmeliyiz. Neleri değiştirebilirim, neleri daha iyi yaparsam konu benden uzaklaşır diyecek kadar kendimizi konulardan soyutlamayı bilecek kadar kendimizi kontrol mekanizmasını geliştirmeliyiz.
  • Taşıyabileceğimiz ve kapasitemiz kadar iş yükü almalıyız. Becerilerimizi geliştirmeden her işi üzerimize almayacak kadar kişisel gelişim alanlarımıza odaklanmayı bilmeliyiz.
  • Zaman ve iş planı yaparak öncelikleri belirleyecek kendimizi organize etme becerimizi geliştirmeliyiz.
  • Yöneticilerle ve iş arkadaşlarıyla açık, net ve anlaşılır bir iletişim kurma becerisine sahip olmalıyız. Talepleri ve sorunları açıkça dile getirmek; zarar yerine fayda sağlar. Soru sormak, ikili görüşmelerle dinlemek, anlamak ve beklentileri öğrenmek sorunları azaltacaktır.
  • İş yapış yöntemlerinizi beklentileri dikkate alarak değiştirin ve sürekli kendi tarzınızı değiştirin. Bazen karmaşık ve büyük projeler, stresin en önemli kaynaklarındandır. Eğer böyle bir projeyle karşılaşıldıysa yapılacak en önemli hamle; proje ve zaman yönetimi konusunda eğitim almak veya destek istemektir.
  • İşlerle ilgili sık sık not alınız, süreli işlerde ara kademeleri tespit edip o kademelere ait hedef ve zaman belirleyip bilgisayarınıza hatırlatmalar koyunuz. Planlı ve programlı çalışma becerinizi geliştiriniz.

Stres günümüz rekabetçi ve dinamik pazar koşullarında kaçınılmazdır. Bizim yapmamız gereken stresi kontrol altına almak, doğru tutum ve davranışla stresin iletişimimize ve performansımıza olumsuz etkide bulunmasına olanak vermemizdir. Aksi takdirde işte ve iletişimde sorun yaşadığımızda, bu bizim özel hayatımızda da mutsuz ve gergin olmamıza neden olacaktır. Özel hayatımız stresle başa çıkmada önemli bir destektir. Bu nedenle iş hayatına fazla odaklanıp, özel yaşamımızı ihmal ettiğimizde stres seviyemiz daha da artacaktır. 

Özetle stresi kontrol edip, daha dengeli ve huzurlu bir iş yaşamı ile özel yaşam yaşayabilmek tamamen kendimizin elindedir. İş hayatında hiçbir şeyin kolay olmadığı gibi, kendimizle uğraşmak ve kendimizi geliştirmek için sürekli çabalamak da zor ve yorucudur. Her zorluğun karşısında da başarı ve farklı olmak gibi sizi özel yapan bir ödül vardır. Zorluklar kişileri geliştirir. Stresin bizi olumsuz etkilememesi de kendimizi geliştirme yolundaki zorlukları göze almakla mümkündür.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

Masdaf’ın ileri teknoloji pompa çözümleriyle tarımsal sulamada yüksek verim

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye pompa sektörünün lider markalarından biri olan Masdaf, tarım arazileri ve sera alanlarında suyun verimli bir şekilde basınçlandırılması amacıyla geliştirdiği özel tip pompalar ile tarımda verimliliği artıracak çözümler sunuyor. Masdaf Satış Müdürü Cem Hanedanoğlu, tarımsal sulamada doğru pompa seçimi ile birim alanda maksimum verimlilik ve %20 ile 25 oranlarında enerji tasarrufu sağlanabileceğini dile getiriyor.

Yıllık su tüketimi 54 milyar metreküp olan Türkiye’de, bu suyun 40 milyar metreküpü yani yüzde 74’ü tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Peki tarımsal sulamada; enerji ve kaynaklarını verimli kullanmak için neler yapmak gerekiyor? Pompa sektörünün lider markalarından biri olan Masdaf, tarımsal sulamada hem enerji ve su kaynaklarından hem de işletme ve sistem arızalarından kaynaklanan maliyetlerinden tasarruf sağlayacak mühendislik hesaplamalarını ve ileri pompa çözümlerini paylaştı. 

769,6 milyon dekarlık karasal büyüklüğünün yüzde 30,8’i tarım alanlarından oluşan Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 10’uncu sırada yer alıyor. Bu potansiyelin daha ileri taşınması ve hızla artan nüfusun gıda ihtiyacının karşılanması için tarımsal üretimi ve verimliliği artıracak akıllı teknolojilerin kullanılması büyük önem taşıyor. Modern tarımda yaygın olarak kullanılan damla sulama sistemleri ve akıllı pompa teknolojileri, tarımsal üretim ve verimliliği artıran teknolojilerin başında geliyor. Türkiye pompa sektörünün öncülerinden Masdaf, tarım arazileri ve sera alanlarında suyun verimli bir şekilde basınçlandırılması amacıyla geliştirdiği özel tip pompalar ile tarımda verimliliği artıracak çözümler sunuyor.

Tarımsal sulamada doğru pompa seçimi ile birim alanda maksimum verimlilik ve yüzde 20 ile 25 oranlarında enerji tasarrufu sağlanabileceğini belirten Masdaf Satış Müdürü Cem Hanedanoğlu, “Tarım alanlarında verimli sulama için yüksek miktarda suya ve yüksek debiye ihtiyaç duyuluyor. Pompa sistemleri ile suyun doğru bir şekilde basınçlandırılması için sistem seçimi yapılırken; pompalanacak suyun sıcaklığına, özgül ağırlığına, temizliğine, pompaj debisine, sistemin geometrisine dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca; su kaynağına erişilebilirlik durumu, emme koşulları ve tesisin kurulacağı yer de sistem seçimi yapılırken göz önünde bulundurulması gereken hususlar arasında yer alıyor. Bu noktada öncelikli kriterimiz, tarım alanlarının su kaynağına olan mesafesi oluyor. Örneğin arazinin yakınlarında gölet, baraj, ırmak, göl ve dere gibi sabit su kaynakları bulunuyorsa; arazinin ve tesisatın durumuna göre uygun debi ve basınç değerlerinde ‘uçtan emişli veya splt çift emişli yatay santrifüj pompalar, yüksek basınç üreten yatay veya dikey kademeli tip santrifüj pompalar veya kendinden emişli pompalar’ ile su temini sağlıyoruz. Elektriğin temin edilemediği küçük arazilerin sulanmasında ise ağırlıklı olarak dizel veya benzinli motor ile çalışan kendinden emişli mobil üniteleri öneriyoruz” açıklamasında bulundu.

Tüm mühendislik hesaplamaları dikkate alınarak yapılan pompa sistem seçiminin çiftçinin hem enerji ve su kaynaklarından hem de işletme ve sistem arızalarından kaynaklanan maliyetlerinden tasarruf etmesini sağladığını vurgulayan Hanedanoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de tüketilebilir yer altı su potansiyelinin yaklaşık %75’i tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Sulama amacıyla kullanılan 450’ye yakın derin kuyu kaynaklarıyla da 1.316.794 hektar alan yani toplam sulanan alanın yaklaşık yüzde 26’sı sulanıyor. Tarımsal sulamanın ‘yer altı suları’ ile yapılabilmesi için de derin kuyu pompaları kullanılıyor. Masdaf olarak, yer altı sularının zeminden veya su hattından çekilebilmesi için çiftçilerimize, ‘BRX Serisi Derinkuyu Pompaları’ öneriyoruz. İşletmede de büyük kolaylık ve konfor sağlayan derinkuyu pompaları, bakım gerektirmiyor, su altında çalıştığı için gürültü ve titreşime neden olmuyor ve böylece rahat bir çalışma ortamı sunuyor. Pompa ve motor müdahale edilemeyen koşullarda olduğu için sistem, insan kaynaklı hatalara maruz kalmıyor.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

Artan enerji ve maliyet verimliliği

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Kaeser, blower ürün portföyünü BBC ve FBC serisi ile tamamlıyor. Bu kompakt döner üfleyiciler, kapsamlı sistem izleme ve iletişim için entegre ana güç kaynağı ekipmanı ve kanıtlanmış Sigma Control 2 kontrolörü ile bağlanmaya hazırlar. Kaeser’in yüksek verimli, enerji tasarruflu döner Blower serisi artık 1000 mbar’a kadar gösterge basıncını ve 500 mbar vakumda 2 ila 72 m³/dak hava dağıtımını kapsıyor. Bu blowerlar için temel uygulamalar arasında pnömatik taşıma yer alıyor.

‘Bağlantıya hazır’ olması, ünitelerin tüm sensörler, kontroller ve yıldız-üçgen starter veya değişken hızlı sürücü seçenekleriyle eksiksiz olarak tedarik edildiği anlamına geliyor. Komple sistem paketleri CE ve EMC sertifikalarına sahipler, bu da planlama, kurulum, sertifikasyon, dokümantasyon ve çalıştırma söz konusu olduğunda operatör ve sistem sağlayıcı için daha az iş anlamına geliyor. Çünkü makineler ve elektrikler fabrikada önceden konfigüre ediliyor ve ayarları hazır yapılıyor. Döner blowerlar daha da entegre bir zekaya sahipler: Son derece etkili geniş bant ses ve titreşim sönümleme, makine ve boru tesisatında sessiz çalışmayı her zaman sağlıyor. Kanıtlanmış Omega profil rotorlarına sahip blower bloğu, operasyonel güvenilirliği ve çalışma süresini önemli ölçüde artırırken, uyarlanabilen sıkıştırma enerji tüketimini azaltıyor. Bu da uzun yatak ömründe bakım maliyetlerini en aza indiriyor.

Ayrıca, bileşen yerleşiminin yerden tasarruf sağlamasıyla ayak izi kompakt hale gelirken; blowerlar, tüm servis işlerinin ünitenin ön tarafından yapılmasına imkan verecek şekilde tasarlandığından, yıldız-delta donanımlı modellerde birden fazla blowerı yan yana monte etmek mümkün hale geliyor. Normalde harici olarak monte edilecek olan kontrol valfleri ve egzoz susturucuları gibi bileşenler bütünleşik olarak geliyor.

Dahili Sigma Control 2 kontrolörü, uzaktan hız kontrolü veya basınç kontrolünde olduğu gibi fan modu seçimini de sadece bir düğmeye basarak hızlı ve kolay hale getiriyor. Güvenilir fan performansı için ilgili performans parametreleri sensörler tarafından izleniyor ve buna göre uyarı veya arıza sinyalleri otomatik olarak oluşturuluyor. Veri yolu üzerinden isteğe bağlı iletişim (birden fazla veri yolu sistemi bağlanabiliyor), çalışma durumunun okunmasına ve makinenin uzaktan kontrol edilmesine olanak tanıyor.

İşletme maliyetleri sadece istasyon içindeki bileşenlerin ayrı ayrı verimliliğine ve güvenilirliğine bağlı değildir. Gerçek basınç ve hava talebi, uygun şekilde eşleşen blowerların ve tahrik sistemlerinin seçimi ve sıralama kontrolünün uyarlanması gibi çeşitli diğer faktörler önemli bir rol oynar. Hava Talep Analizinin (ADA) paha biçilmez olduğu yer burasıdır: Bu tür ayrıntılı analizlerin yardımıyla, basınçlı hava talebinin zaman içinde nasıl değiştiğini, bir blower istasyonun ne kadar verimli çalıştığını, kullanılabilirlik ve verimliliğin ne ölçüde sağlanabileceğini belirlemek mümkündür. ‘Kaeser Enerji Tasarruf Sistemi’ (KESS) bir diğer güçlü optimizasyon aracıdır. Bu özel planlama yazılımı, farklı sistem varyantlarının simüle edilmesini ve birbirleriyle karşılaştırılmasını, bunların ilgili potansiyel tasarruflarının hesaplanmasını sağlar. Gelecekteki servis ve bakım maliyetlerinin şeffaflığı, blowerların ve istasyonların bir bütün olarak toplam yaşam döngüsü maliyetleri göz önüne alındığında da önem taşır.

Planlamacılar ve operatörler Kaeser’i seçerek, yalnızca Kaeser’in en yeni nesil blowerlarının sunduğu tüm avantajlardan faydalanmakla kalmaz, aynı zamanda şirketin sistem planlama ve optimizasyon konusundaki onlarca yıllık deneyiminden de faydalanır. Sonuç olarak, gelişmiş sistem verimliliği ve maksimum güvenilirliğin kazanımlarını ellerinde tutarlar.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com