Connect with us

Genel

Rotork, yüksek güçlü ve hızlı ürünleriyle sektörün yanında

Yayın Tarihi:

on

ISK SODEX Fuarı’nda Rotork Türkiye Satış Müdürü Sencer Sevim ile kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Petrol ve doğal gaz sektörlerinin akış kontrolü konusunda ilk akla gelen ürünlerin tedarikçisi Rotork ile fuarın dinamizminin hissedileceği kısa söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.

Kısaca sizleri tanıyabilir miyiz?

Rotork Türkiye’de petrol ve doğal gaz sektöründen sorumlu satış müdürü olarak çalışıyorum. 2019 yılından bu yana Rotork ailesindeki bu görevi yürütmekteyim. Rotork Türkiye’de petrol, doğal gaz, su ve enerji sektörleri ve kimya ile proses endüstrilerine, ağırlıklı olarak elektrik ve pnömatik aktüatörler temin eden bir akış kontrol firmasıdır.

Fuarda lansmanını gerçekleştirdiğiniz ürünler görüyoruz. Bu ürünler hakkında bilgi paylaşır mısınız?

Ağırlıklı olarak elektrikli aktüatörleri temin ediyoruz. Fuarda da bu ürünleri sergiliyoruz. Su ve enerji sektörlerindeki ağırlığımızı son yıllarda artırdık. Rotork, esas olarak petrol ve doğal gaz sahalarında, boru hatlarında, rafinerilerde sık kullanılan elektrikli aktüatörlerin tedarikini gerçekleştiriyor. Burada sözünü ettiğimiz K-TORK ürünümüz, Amerika fabrikamızda geliştirilen, kanatlı tip aktüatör olarak adlandırdığımız, pnömatik serisinde yer alan bir aktüatörümüz. Her tipte çeyrek turlu operasyonu gerçekleştirebilmek için kullandığımız bir ürün.

Öne çıkan ürünlerinizden biri olan K-TORK hakkında neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de pnömatik aktüatör konusunda küçük hacimlerde yüksek güç ve hızlı çalışma ihtiyacı söz konusu olabiliyor. Bu ihtiyaçların ortaya çıktığı durumlarda K-TORK ürünümüz bunlara cevap verme kapasitesine sahip. Üstüne takılabilen, yine Rotork bünyesinde yer alan switch-box ürünümüz ile vanaların açık ve kapalı pozisyonlarını takip edebiliyoruz. Bu ürünün en büyük özelliği, seri kullanımlarda, arka arkaya çok sayıda aç-kapa yapılan proseslerde, uzun ömürlü olması nedeniyle tercih edilebilir olması. 

Ürün Özellikleri:

  • Tek ya da çift etkili çeyrek turlu aktüatör
  • Max 18.300Nm Tork çıkışı
  • Tek hareketli parça ile 1 milyondan fazla hizmet ömrü
  • Tek etkiliden çift etkiliye hızlı dönüşüm
  • %0,25 hassaslıkta oransal konum kontrolü
  • VDI/VDE 3845 standardı bağlantı
  • ANSI /AWWA C540-02 ve C541-08 uyumlu
  • 80-100° ayarlanabilir
  • IP66M / IP67M ve NEMA 4 /4X sertifikalı
  • CE markalı ATEX 2014/34/EU sertifikalı
  • Standard çalışma sıcaklığı -20°C  +70°C
  • 7-10 bar çalışma basıncı

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

Genel

Motivasyon, çalışan performansının jet yakıtıdır

Yayın Tarihi:

on

Motivasyon bir çalışanın enerjisinin kaynağıdır. Motive edilen bir çalışandan beklenenin üzerinde bir performans alınır. Motiveli çalışan tutkulu ve istekli çalışır, etrafına da pozitif enerji saçar. Aksine motivasyonun düşük olduğu yerde ise verimlilik düşer; yapılan işin niteliği azalır.

Motivasyonu düşük çalışanlar, şirkete müşteri ve ciro kaybettirir. Çalışanların motivasyonunun düşük olduğu şirketlerde;

  • Dedikodu yüksektir,
  • Personel değişim hızı yüksektir,
  • Şirkete ve yönetime güven düşüktür,
  • Üretilen işin niteliği düşüktür,
  • Yaratıcılık ve yeni fikir oranı zayıftır.

Motivasyonu yüksek olan insanlar mutluluklarını çevrelerindeki 2-3 insana yansıtırken; mutsuzluklarını, 10 kişiye yansıtmaktadırlar. Diğer bir deyişle motivasyonu düşük bir çalışanınız müşterileriniz ve çalışanlarınız dahil, etrafındaki 10 kişiyi olumsuz etkiler.

Motivasyon, çalışandan yüksek bir performans alınması sağlar. Yüksek performanslı çalışanların oluşturduğu bir ekip de fark yaratır ve müşteri memnuniyeti ile karlı büyümenin önemli bir parçasıdır.

Çalışanları motive edecek davranışlara örnekler vererek bazı davranışların çalışan üzerindeki etkilerini daha net vurgulamak isterim.

Doğru, saygılı ve alçak gönüllü bir tutum ile çalışana yaklaşmak

Çalışana tepeden bakmadan, biat istemeden, her şeyi bilir bir tavırla yaklaşmadan, sadece emir vererek iş istemeden, hatalarında kötü davranmak, başarılarının da takdir etmemek bir çalışana yapılabilecek en büyük zulümdür. Bu nedenle çalışana değere veren bir üslup ile yaklaşmak, alçak gönüllü olmak, çalışanları dinlemek, çalışanları önemsemek çalışanın motivasyon kaynağıdır.

Çalışanın fikirlerine değer vermek

Çalışanların görüşlerine değer vermek, onları dinlemek, önerilerini almak, karar vermeden önce onların düşüncelerini almak, fikir ve öneri getirici toplantılar düzenlemek, düzenli geri besleme yapmak, geri bildirim ile onların gelişimine katkıda bulunmak, uzman oldukları konularda inisiyatif kullanmalarına olanak tanımak, onları projelere dahil etmek gibi eylemlerle çalışanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak, şirketteki toplantılara katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda onların gelişimine katkıda bulunmak çalışanın ana motivasyon kaynaklarından birisidir.

Takdir etmek 

Çalışanın yaptığı işin niteliği, kalitesi veya beklenenin üzerinde sağladığı performansından dolayı beğenildiğinin kendisine ifade edilmesidir. Hepimiz davranışlarımız veya yaptığımız işin beğenilmesini bilmek ve duymak ister. Beğenilmek, övgü almak, değer verildiğini duymak ve başarımızın onaylanması hepimiz için gurur vericidir. Özellikle bunu duymak, herkesin içerisinde veya birebir yüzünüze karşı ifade edilmesi gururumuzu okşar. Bizi daha fazla enerji ile doldurur ve yeniden takdir almak için kendimizi daha iyi çalışmaya odaklar. Bu şekilde odaklanmak da çalışanın performansını artırması ve verimli çalışmasının sağlanması demektir. Takdir aynı zamanda çalışanın özgüvenini de yükseltir ve inisiyatif kullanma becerisini de artırır. Takdir çalışanın fark edilmesi demektir ve çalışan başarılarının karşılığında bunun görülmesini bilmekten çok hoşlanır. Böylece iyi çalışanın yönetimce ayrı bir değerlendirmeye tutulduğunu bilir. 

Manevi ödül sistemi ve takdiri ödül ile birlikte yapmak

Başarılı veya iyi bir iş çıkarmış çalışanı bir sertifika, bir takdirname, bir kupa, bir eğitim veya bir tatil ile ödüllendirmek, çalışanın motivasyonunu daha fazla artırmaktadır. Bu tür ödüller aynı zamanda diğer çalışanları da daha iyi performans göstermeye teşvik eder. 

Çalışana, kendisine güven duyulduğunu hissettirmek

Çalışana güven duyulduğunu hissettirmenin en iyi yolu ona iş delege etmek ve hata yapmasından endişe etmeden ona sorumluluk vermektir. Kişiye güven duymak onun size karşı daha fazla bağlılıkla çalışmasını sağlamak demektir. 

Adil ve ölçülebilir bir performans sistemi kullanmak

Çalışan motivasyonunda en önemli faktörlerden birisi de maddi ödüllendirmedir. Adil ve çalışanın kendisini de öz değerlendirme ile değerlendirebileceği bir performans değerlendirme sistemi çalışan bağlılığı için çok önemlidir. Çalışanların yaptığı işin tanımına ve yetkinliklerine göre başarı kriter faktörleri tanımlanır. Bu faktörlerin yer aldığı hedef anlaşmaları hazırlanır. Bu faktörlere göre yıl içerisinde üst yöneticiyle yapılacak hedef anlaşması performans geri bildirim görüşmeleri yapılmalıdır. Yıl sonunda ise her çalışanın performans değerlemesi yapılarak, ölçülebilir kriterlerle şeffaf bir değerlendirme yapılır. Bu değerlendirmeye göre maddi ödüller elde edilen başarı kriter puanına göre çalışana verilir. Başarının verdiği coşku ve gururun yanı sıra maddi bir ödülle de taçlandırılması motivasyonu kat kat artıracaktır. 

Özetle, çalışanlarımızı motive etmek ve onları coşkuyla çalışır hale getirmek sadece iyi bir ücret vererek değil; doğru ve örnek bir tutum; olgun, saygılı ve alçak gönüllü bir davranış; onları dinlemek ve önemsemekle olur.

Devamını Oku

Genel

Grundfos, akıllı pompalar ve onlara entegre frekans konvertörleri ile binaların enerji optimizasyonunu destekliyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

 

Gelişen teknolojiyle düşünüş ve yaşam şekillerimiz değişmiş, daha teknolojik ürünler kullanmaya eğilim oluşmuş ve yaşamımız daha konforlu hale geldikçe, bunun sonucu olarak da enerji tüketimimiz de artmıştır. Çağımızın en önemli sorunlarından olan küresel ısınma ve çevre kirliliği de teknoloji yüzündendir.

Sanayileşme, hayat standartlarının yükselmesi ve nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı; enerji tüketimi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2050 yılında, Türkiye nüfusunun 94,6 milyon olması bekleniyor. Bu nüfusun enerji ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanabilmesi, enerji konusunda dışa bağımlılığın azaltılabilmesi ve uzun vadeli sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlanabilmesi için; enerji üretimini artırmak kadar, enerjiyi verimli kullanabilmek de büyük önem taşıyor. Mevcut enerji kaynaklarının sayısını ve enerji üretimini arttırmak önemli olsa da; tüketicilerin bilinçlendirilerek, mevcut enerjiyi, gereksiz israflardan kaçınarak verimli bir şekilde kullanma bilincine varmalarını sağlamak ta hayati önem taşıyor.

Özellikle enerji tüketiminin çok olduğu sektörlerdeki tasarruf potansiyelinin değerlendirilmesi ve iletimde kayıp kaçak oranlarının düşürülmesinin enerji harcamalarını azaltacağını biliyoruz. Ülkemizde sanayide kullanılan elektriğin yaklaşık beşte biri pompalar tarafından tüketiliyor. Pompaların çalıştığı sistemlerde sıklıkla yapılan hata, yanlış pompa seçimi ve yanlış pompaj sistemi tasarımıdır. Bu tür sistemlerde yapılacak iyileştirmelerle yani Grundfos’un enerji verimliliği sağlayan akıllı pompalarının kullanımı ile yüksek miktarda enerji tasarrufu elde edilmesi mümkündür.

İklimlendirme sektöründe enerji verimliliğinden söz edebilmemiz için ise; binaların proje aşamasında bu konuya öncelik vererek enerji verimli tasarımların ortaya konması gerekir. Yani binalar ve tesisatlar henüz tasarım aşamasında minimum enerji harcayacak şekilde oluşturulmalıdır çünkü toplam pompalama maliyeti büyük oranda işin çok başında, yani sistemin tasarım aşamasında belirlenir. Proje başladıktan sonra imalatçıların ve uygulamacıların enerji verimliliği anlamında katkıları sınırlı olacaktır. Binalardaki genel elektrik enerjisi tüketim karakteristiklerine bakıldığında, en önemli tüketim kısmını HVAC olarak adlandırılan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemleri teşkil ediyor ve pompa uygulamaları elektrik enerjisi tüketiminde en büyük payı içeriyor.

Ancak yoğunlukla işletme maliyetlerinden çok ilk yatırım maliyetlerine göre ürün tercihinde bulunulmakta ve bu yüzden de enerji verimli ürünlerin kullanımı ve yaygınlaşması ne yazık ki istenen seviyeye hızlıca ulaşamıyor.

Bilindiği gibi, pompalar, akışkanın basınçlandırıldığı hidrolik bölüm ve hidrolik bölüme entegre bir elektrik motorundan oluşur. Pompanın tesis edildiği sistem, debi-basınç değişkenliği içeriyorsa elektrik motoru devir hızının da değişken olması elektrik tüketiminde önemli miktarda tasarruf sağlar. Bu tasarrufun temel sebebi, elektrik motorunun sistem ihtiyacına göre dur/kalk şeklinde çalışmaması ve motor hızının sistem ihtiyacına göre değişkenlik göstermesidir. Pompa motorlarında kullanılan frekans konvertörleri sayesinde pompaların ihtiyaca göre elektrik sarf etmeleri sağlanmış ve bu şekilde sabit devirli pompalara göre büyük oranlarda enerji tasarrufu sağlanmıştır. Pompalar, üzerlerine veya kontrol panolarına entegre edilen frekans konvertörü ile devirlerini ihtiyaca göre değiştirebilirler. Frekans konvertörü, 50 Hz olan şebeke elektriğinin frekansını azaltıp artırarak pompa devrinin ve çektiği akımın değişmesine yol açarak enerji tasarrufu sağlar. Motor devrini kontrol eden sürücüler, bir HVAC sisteminde çalışma veya yaşam alanlarının hava kalitesini sağlamak ve korumak açısından büyük öneme sahipler. Frekans konvertörleri, geleneksel metotlara kıyasla “sistem kontrolü”, “düşük gürültü seviyesi” ve “enerji tasarrufu” gibi konularda birçok üstünlük sağlar.

Pek çok bina sahibi ve işletmeci, aşırı büyük kapasiteli pompalar kurdurarak tesislerini ve kendilerini güvence altına aldıklarını düşünür. Bu, ilgili pompaların gerekenden çok fazla hidrolik güç üretmesi fakat odanın sıcaklığına hiçbir katkıda bulunmaması nedeniyle son derece maliyetli bir stratejidir. Mesela; ısıtma sistemlerinde sirkülasyon pompaları, yılın en soğuk günlerindeki kapasite ihtiyacını karşılayacak şekilde seçilirler. Ancak yılın en soğuk günleri ısıtma periyodunun yaklaşık %2’sidir. Diğer kalan %98’lik sürede daha küçük kapasitedeki bir sirkülasyon pompası ihtiyacı karşılayabileceği halde, pompa tam kapasite çalışarak gereğinden fazla elektrik enerjisi tüketecektir. Böyle bir durumda, pompaları oransal kontrol modunda çalıştırarak enerji tüketimlerini daha etkin hale getirebilmek mümkün.

Elektrik motorlarındaki enerji sarfiyatına baktığımız zaman en fazla elektrik tüketiminin pompa motorlarında olduğunu görüyoruz. Bugün sadece Türkiye’de değil tüm dünyadaki pompaların çok büyük bir çoğunluğu gereğinden daha yüksek kapasitelerde seçilmiştir. Gerek öngörülen emniyet toleransları ve tesisat hesaplamalarındaki değişiklikler nedeniyle, gerekse sistemde ihtiyaç duyulabilecek en yüksek kapasiteyi karşılamaları için pompalar büyük seçilmektedir.

Oysaki çok katlı binalar, alışveriş merkezleri, hastane ve oteller gibi yapıların iç mekanlarında farklı ısınma/soğutma ihtiyaçları vardır. Örneğin; güneş ışığının geldiği cephede ısınma ihtiyacı yokken diğer tarafta vardır ve ısınma ihtiyacı olmayan cephedeki radyatör vanaları kısılırken diğer cephedeki vanalar açık kalacaktır. Sabit devirli bir sirkülasyon pompası ihtiyaç değişikliklerinde yine tam kapasite çalışmak zorunda kalacak, ancak Grundfos’un enerji verimliliği sağlayan, değişken devirli pompaları kendi devirlerini azaltıp artırarak ihtiyaç duyulan noktada çalışacak ve buna göre elektrik enerjisi sağlayacaktır.

Grundfos’un HVAC uygulamaları için geliştirdiği frekans konvertörleri, konforlu çalışma ve yaşam alanları sunarken, sağladığı enerji tasarrufuyla doğanın korunmasına da yardımcı olur. Sürekli tam hızda çalışan bir elektrik motorunda bir frekans konvertörünün kullanılması, talebe bağlı olarak motor hızının değiştirilebilmesini sağlar. Çoğunluğunu fan ve pompaların oluşturduğu HVAC uygulamalarında, fan ve pompaların lineer olmayan yapısı gereği güç tüketimi, hızın küpü ile orantılı olarak değişir ve frekans konvertörü ile enerji tüketiminde 50 %ye varan tasarruf sağlamak mümkündür. Bununla birlikte sürücüler, sağladığı enerji tasarrufuyla yatırım maliyetlerini bir-iki yıl içerisinde amorti edebilirler.

Devamını Oku

Genel

Buhar kazanlarında pompa boyutlandırılması ve kavitasyon problemleri -1

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Grundfos Pompa Grubu

1. Buhar

Su buharından teknik olarak faydalanma düşüncesi, buhar topu tasarlayan Arşimetle birlikte  (MÖ 287-212) başlamıştır. Sonrasında, buhar ile ilgili hesaplamalar yapan Leonardo Vinci(1452-1519)  ve ardından düdüklü tencereyi pratikte uygulayan Fransız fizikçi Denis Papin (1680) ile devam etmiştir. 1770’de buhar makinasının kullanılmasıyla birlikte, buharın insan hayatındaki  değeri artmıştır. Buharla  çalışan  termik ve nükleer santrallerin kurulması ile birlikte buhar, insan hayatında önemli yer edinmiştir.

2.Buhar kazanları

Buhar kazanı, yakıt ile havanın reaksiyonu sonucu oluşan ısının, suyun içerisine yerleştirilmiş borular içerisinden geçerek ısıyı transfer etmesi yoluyla çalışır.

Buhar kazanları su borulu ve alev borulu olarak iki ayrı tipte üretilir.Buhar kazanı  basınçlı bir kap  olup, buharlaşan suyu ve buharı depolamaktadır. Buhar kazanlarının sıcak su kazanlarından farkı; suyu yüksek ısı ile birlikte  buhara dönüştürüp, buhar ihtiyacı olan sisteme göndermeleridir. Kazanda birikten buharın ihtiyaç olan yere iletimi için ilave bir ekipman kullanılmamaktadır. Basınçlı olduğu için, ihtiyaç olan yere kendiliğinden aktarılır. Yoğuşan buhar, kondens tankına ve kondens pompaları yardımıyla da buhar üretmek için tekrar kazana gönderilir.

Buhar kazanları endüstrinin çeşitli alanlarında kullanılmaktadır. Enerji santralleri, makinelerin çalıştırılması, petrokimya, tekstil, gıda, yağ, inşaat, çimento, demir çelik, plastikler, ecza ürünleri, ambalaj, gıda, kağıt ve bunun gibi endüstri faaliyetlerin yürütüldüğü bir çok alanda kullanılmaktadır.

         3) Neden buhar?

  • Buhar yoğuşarak enerjisini bırakır. Böylelikle büyük miktardaki ısı enerjisini küçük bir kütle ile taşıyabilmektedir.
  • Dünyanın % 70 su birikintilerinden oluşur.
  • Çevre dostudur.İçerisinde zararlı etken madde yoktur.
  • Yanıcı ve parlayıcı olmadığı için güvenli bir şekilde depolanabilir.
  • Boru çapları, sıcak sulu sistemlere göre küçüktür. Boru ve izolasyon çapların küçülmesi ile birlikte ilk yatırım maliyetleri düşük çıkar.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com