Connect with us

Genel

Lider yöneticilerin kişiliklerinin davranışlarına ve çalışanlarına etkileri

Yayın Tarihi:

on

İş yaşamımızda çoğumuz yöneticilerimizden çok etkileniriz. Bu etkilenme olumlu ya da olumsuz olabilir ve bizlerin çalıştığımız şirkete, yaptığımız işe, kendi gelişimimize katkılarında önemli rol oynar.

Çok sevdiğim bir tanımlama vardır: “Bazı yöneticiler giderken, bazıları da geldiğinde mutlu eder.” Yöneticilerimizin çalışırken ve ekibin başına geldiğinde mutlu eden yönetici olması için liderlik özelliklerinin yanı sıra iletişim becerilerini, doğru tutum ve davranışı, duygusal zekayı ve vizyoner olma gibi bazı becerileri de kazanmış olması gereklidir.

Her lider yöneticinin aslında bazı kişilik özellikleri vardır ki bunlar onun karakterine, davranış biçimine ve iş yapış biçimine doğrudan yansır. Bu nedenle çalışanlar lider yöneticinin davranışından olumlu bir algıya sahip olduğunda, daha tutkulu, daha heyecanlı ve daha özverili çalışmaya başlar. Lider yöneticilerin en önemli özelliği, kendi hedef ve vizyonlarına çalışanları ortak edebilme becerisidir.

Lider yöneticilerin tarzlarına ve kişilik özelliklerine kısaca göz atalım:

  1. Katılım sağlayan: Çalışanı cesaretlendirir, işlerin yapılışını kolaylaştırır, delege eder, kişisel gelişimi destekler, özgüven aşılar, ekip çalışmasını destekler. Çalışanların fikrine değer verir. Koçluk yapar. Çalışanlarını yönlendirir, onların kariyerleri için fırsat yaratmaya ve çalışan bağlılığına önem verir. Çalışanını dinler, onlara güven aşılar. Gözlemler ve analiz eder.
  2. Yakın ilişki kuran: Çalışanları bir arada tutmaya, saygılı davranmaya, kişilerin uyumlu çalışarak huzurlu bir ortam yaratılmasına önem verir. Bu nedenle çalışanlara değer verir, sık sık onları önemsediğini hissettirir, onların duygularına karşılık verir. Yapıcı ve olumlu ilişkiler kurmaya ve kurulmasına özen gösterir. Çalışanlarına güvenir ve onların fikirlerine önem verir. Çalışanların duygularına önem verir ve empati kurar. Takdir etmeye ve motivasyona önem verir. Babacan, anlayışlı ve güven veren bir tavıra sahiptir.
  3. Vizyoner ve hedef odaklı: Öngörüsü yüksektir. Zorlayıcı, yüksek hedefler koymak ve fark yaratan bir iş modeli ile trend yaratmak tercihidir. Kendi hedefleri ve stratejilerini açık ve net şekilde paylaşır, bu hedefi çalışanların hedefleri haline getirir. Her zaman daha fazlasını, daha iyisini, daha hızlısını ister. Yenilikçidir ve teknolojiyi takip eder; ürün ve hizmetlerde yenilikçiliği öne çıkaracak adımları korkusuzca atar. Yol gösterir, değişimi sever ve değişime karşı direnci kişilere fikirlerini benimseterek kırar; yoluna hiçbir engele bakmadan devam eder. Öğretici, ikna edici, anlatan, güven aşılayan ve yönlendiren bir tarza sahiptir. Verilere ve analizlere önem verir. Ego ve özgüvenini kontrol altında tutar ve iletişim kurarken olumsuz yansımalarına izin vermez.
  4. Hükmeden: Hiyerarşik düzenin getirdiği disipline ve güce önem verir. Sürekli insanlara ne yapması gerektiğini söyler. Egosu ve özgüveni aşırı yüksektir ve çok fazla eleştiriden, sözünün kesilmesinden hoşlanmaz. Denetim ve kontrolü; hatta mikro yönetimi sever, proses ve prosedürlere bağlıdır. Kişilerin duygularından ziyade, kişilerin iş yapış biçimlerine ve verdiği sonuçlara odaklıdır. Akıl vermeyi sever, dinlemekten çok dinlenilmesinden hoşlanır. Aşırı kontrol odaklı olmasından dolayı çalışanlara güvenmez ve işleri kendisi takip etmeyi sever. Onun için kontrolü kaybetmek, gücünü kaybetmek ile eşit anlam taşır taşır. Bazı çalışanları kendi koltuğuna aday olarak tehdit olarak görme eğilimindedir. Öfkeli ve agresif bir tutum ile çalışanı zora sokabilirler.
  5. Narsist: Herkesten daha iyi olduğuna ve kendisi olmazsa hiçbir işin yürümeyeceğine inanır. Bu nedenle kimseyi dinlemez, fikir almaz. Her işin nasıl yapılacağını o bilir ve sadece talimat verir. Geri bildirimi ve eleştiriyi hiç sevmez; aksine agresifleşir ve hatta kin bile tutar. Çalışanı takdir etmeyi ve teşekkür etmeyi hiçbir zaman düşünmez. Ben merkezli bir davranış içerisinde kimseyi beğenmez. Kişilerin duygularına veya ihtiyaçlarına karşılık vermez, hatta kimseyi önemsemez. Kendisinin takdir alması ve başarısı dışında hiçbir şey onu mutlu etmez. Başarısızlıkta ise tüm ekip payını alır. Özgüveni ve egosu aşırısı yüksek olduğu için öfke patlaması yaşar, herkesin içerisinde sesini yükseltip çalışanı rencide edebilir.

Bir yönetici, çalışanlarının tutkulu, bağlı, verimli çalışmasını istiyorsa ve gelişmelerini sağlayarak kariyerleri için şirketlerini bir fırsat olarak görmelerini istiyorsa, kendisinin özelliklerini çalışanlarının ihtiyaçlarına göre ayarlayabilmelidir. Çalışanlarımızın hepsi farklı iş yapma biçimlerine, farklı düşünce ve tecrübelere, farklı iletişim becerilerine ve farklı yeteneklere sahiptir. Güzel olanda budur. Böylece farklı beceri ve yetkinlikten oluşan kişilerden bir ekip yaratarak, bir orkestra gibi tek bir ses çıkarmayı başarma şansına sahip oluruz ki, zaten fark yaratan da bu orkestranın gücü ve ortaya çıkardığı eser olacaktır.

Bu nedenle lider yönetici yukarıda sıraladığım bazı özellikleri daha baskın olarak bünyesinde taşıyabilir. Birçok özelliği birlikte bünyesinde barındırabilir. Ya da tek bir özelliğe odaklanmış ve onun dışında başka bir davranışı benimsemek istemiyor da olabilir.

Benim için lider kelimesinin önemi bu aşamada çok fazla anlam kazanıyor. Lider yönetici ile yönetici arasındaki fark da burada kendini açıkça belli ediyor. Yönetici iseniz, bu kişiliklerin herhangi biri ile çalışanlarda olumlu ya da olumsuz bir algı yaratacak şekilde bir tarz oluşturup, değişmeden devam edersiniz. Eğer lider yönetici iseniz, baskın kişiliğiniz ne olursa olsun bu özelliklerin hepsini olumlu şekilde kullanmayı bilecek yetkinliğe sahipsinizdir. Sizi de farklı kılan bu olacaktır. Lider yöneticiler bu kişilik özelliklerinin hepsine sahiptir; bunları çalışanları harekete geçirecek ve kendi hedeflerine ortak edecek şekilde doğru tutum ve davranışla yansıtırlar. Çalışanlar yöneticilerine inanır ve yöneticilerini örnek alırsa başarıdan ve sürdürülebilir bir büyümeden bahsetmenin mümkün olduğunu unutmayalım.

Bir makama, bir koltuğa ya da bir yetkiye sahip olup hükmetmek, sizi çalışanın ve müşterilerinizin gözünde yönetici yapmaz. Onlara ne kattığınız, ne fark yarattığınız; bunu onların gönlünü kazanarak ve onlara bir şeyler öğreterek nasıl yaptığınız önemlidir. O zaman lider ve iz bırakan yönetici olarak saygı duyulur hale gelirsiniz. Bu nedenle kendi davranışlarımızın çalışanlarımızı, müşterilerimizi ve hedeflerimizi nasıl etkilediğini bilecek kadar kendimizi yetkin hale getirmeliyiz.

Endüstri yüksek mühendisi ve makine mühendisi olarak 30 yıla yakın uluslararası şirketlerde Türkiye, Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’da üst düzey yöneticilik deneyimleriyle hem endüstriyel hem de bireysel uygulamalarda enerji verimliliği, ısıtma, soğutma ve otomasyon konularındaki uzmanlığını; satış, pazarlama ve satış sonrası hizmetler tecrübesini; şirketlerdeki değişim yönetimi ve liderlik konularındaki yönetselliğini yurt içinde ve yurt dışında şirketlere ‘’yönetim danışmanı’’ olarak kendi şirketi ile aktarmaya devam etmektedir.

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Genel

Çevre ve Bütçe Dostu Isı Pompasına Talep Artıyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Baymak Isı Pompası

İklim krizinin etkileri ve pahalı enerji tüketimine alternatif çözüm sunan Isı Pompası, Türkiye pazarında yoğun ilgi görüyor. İklimlendirme sektörünün öncü markası Baymak, tek ürünle ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına cevap veren ısı pompası pazarında yüzde 50 büyümeyle, sektöre yön vermeye devam ediyor.

Dünyanın sürdürülebilirliğini tehdit eden tehlikeler arasında ilk sıraya yükselen çevre kirliliği ve iklim krizi ile pahalı enerji tüketimine alternatif çözüm sunan Baymak Isı Pompası, hem teknolojisi ve konforu hem de çevre dostu özellikleriyle tüketicide tam karşılık buldu. Enerjinin 80’ini doğadan yüzde 20’sini ise elektrikten sağlayan Baymak Isı Pompası, düşük enerji tüketimi ile dikkat çekiyor.

Yüksek Verimle Enerji Tasarrufu Sağlıyor

2030 dünya vizyonunda diğer elektrikli ısıtma sistemleri ile fosil yakıtlı kazanları geride bırakacağı öngörülen ısı pompalarında Baymak, Türkiye’de öncü rol üstleniyor. Enerji dönüşümünü temel alan vizyonuyla, hava kaynaklı ısı pompası ürünleriyle yüzde 80’e varan enerji tasarrufuna katkı sağlıyor. Doğa dostu, “Yenilenebilir Enerji Grubu”nun bir üyesi olan ısı pompası ailesi, evlerdeki iklim konforunu sağlamak için kullanılan “Split ve Monoblok Inverter” ayrıca yüksek kapasite Monoblok plus, havuz suyunu ısıtmak için kullanılan “Monoblok Havuz, evsel ve ticari işletmelerde sıcak su ihtiyacını gidermek için kullanılan “Monoblok Sıcak Su” ürünlerinden oluşuyor.

Isı pompası ile ısıtma-soğutma yapılabilirken, aynı zamanda bir boyler veya termoboyler ilavesiyle kullanılabilir sıcak su da elde edilebiliyor. Geleneksel ısıtma cihazlarından farklı olarak dış ortamın havasından aldığı enerji ile yüksek verim sağlayan ısı pompalarının bir PV sistemi ve güneş kolektörüyle birlikte kullanılmasıyla çok daha verimli bir sistem kurmak da mümkün. Isı pompası ürünleri uluslararası standartlarda da en yüksek puanla derecelendirildi. Gelecekte en etkin iklimlendirme teknolojilerinden biri olacağı öngörülen ısı pompasında Baymak, Avrupa ve uluslararası standartlara göre performans derecelendirmelerini onaylayan Eurovent tarafından, en yüksek verimlilik derecesi olan A+++ sertifikasyonuna sahip.

5 Kata Ulaşan Enerji Üretimi Sağlıyor

Baymak ısı pompaları, ısı enerjisini bir ortamdan diğer bir ortama taşıma prensibi ve elektrikle beslenen sistemiyle, 1 kW enerji harcayıp 5 kata ulaşan enerji üretimi sağlıyor. Ayrıca inverter olması sayesinde, üzerindeki sıcaklık sensörlerinden aldığı bilgiyle mekânın anlık ihtiyaç duyduğu ısıtmayı veya soğutmayı da sağlayarak, sadece ihtiyaç kadar elektrik tüketiyor. Elektrikle çalışması nedeniyle gazlı cihazlardaki riskleri de önlerken, kış aylarında split ve monoblok modellerde 65°C çıkış suyu sıcaklığı ve yaz aylarında soğutma özelliğiyle dört mevsim konfor sağlıyor. Fosil yakıt tüketimi olmadığı için gaz, duman, koku salınımı yapmayan ısı pompalarında baca gereksinimi de yok.

Bakteri Oluşumunu Engelliyor

Baymak IOTherm yeni nesil ısı pompaları, lejyonella fonksiyonu sayesinde, durgun suda oluşabilecek bakterilerin oluşmasını suyun sıcaklığını çok kısa süre içinde 60°C seviyelerine çıkararak engelliyor. Sıcak suyun uzun süre temiz ve sağlıklı bir şekilde muhafaza edilebilmesine katkı sunuyor. Sessiz çalışma seçeneğine sahip IOTherm ısı pompaları, haftalık ve günlük olarak da programlanabiliyor.

Kurulum ve Kullanım Kolaylığı

Baymak yeni nesil ısı pompaları, kurulum ve kullanım kolaylığı da sağlıyor. LCD ekranlı kontrol paneline sahip yeni nesil IOTherm ısı pompaları, tercihe göre bulunduğu odanın ortam sıcaklığına göre ‘oda termostatı’ olarak da çalışabiliyor. Özel tesisat ekipmanlarıyla kullanıldığında daha verimli bir şekilde çalışıyor. Buffer Tank anlık sıcaklık taleplerini içerisinde depoladığı sıcak sudan karşılayarak sistemin rahatlamasını sağlıyor. Aynı zamanda ısı pompasının devreye girme sürelerini
azaltıp, elektrik tüketimini de düşürüyor.

Devamını Oku

Genel

Güngör Terzi Çok Amaçlı Kültür Merkezi açıldı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Eğitim, sağlık ve sosyal yardımlaşma konularında faaliyet göstermek üzere Standart Pompa tarafından 2019 yılında kurulan El Ele Yarınlar Vakfı, sürdürülebilir yarınlar için çalışmalarına devam ediyor.

Bunlardan bir yenisi ise vakfın destekleriyle ve Şile Kaymakamı Mehmet Nebi Kaya, Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı, değerli kamu kurum yöneticileri, STK başkanları ve bölge halkının katılımıyla açılışı gerçekleşen, Şile Belediyesi Güngör Terzi Çok Amaçlı Kültür Merkezi.

Bölge için çok önemli katma değer sağlayacak olan kültür merkezi, sağlık taramaları ile eğitim ve öğretim konularında Şile ve çevresine hizmetlerine başlayacak.

Yardımlaşma ve dayanışma kültürünün bir aynası olarak görülen El Ele Yarınlar Vakfı, açılışı gerçekleşen kültür merkezinin, Standart Pompa ikinci jenerasyon ortaklarından Güngör Terzi’nin adı ile anılmasından duydukları mutluluğu ifade ederek buna vesile olan Şile Belediyesi’ne ve katkı sağlayan tüm kamu kuruluşlarına teşekkürlerini sundu.

Devamını Oku

Trendler

Pompa Vana ve Sistemleri Dergisi - Pump Valve and Systems Magazine sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et