Connect with us

Kompresör

BEM’den pompa, vana ve kompresör üreticilerine eşsiz çözüm: Tersten işleme takımları

Yayın Tarihi:

on

25 yıllık birikimiyle talaşlı imalat çözümlerinde yüksek teknoloji ve tecrübe sunan Ankara merkezli BEM Limited Şirketi, CNC takım tezgahları sektöründeki çözümlerine en son teknolojileri eklemeye devam ediyor. 10’dan fazla markanın Türkiye mümessilliğini üstlenen BEM, İsviçre menşeli HEULE+ markasının tersten işleme takımlarını da bünyesine kattı. Otomotiv, havacılık ve daha birçok sektörde kullanılan tersten işleme takımları pompa vana ve kompresör üretilen tesislerde hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor.

Yeni çözümlerini Maktek Avrasya Fuarı’nda sergileyen BEM Limited Şirketi’nin sahibi İbrahim Oben Erdoğuş, HEULE+ markasının tersten işleme takımlarını Pompa ve Vana Sistemleri Dergisi’ne değerlendirdi. Tersten işleme takımlarının deliğin önünden girip arkasına tersten fatura açmayı mümkün hale getirdiğini ve bu işlemin birçok avantajı bulunduğunu vurgulayan Erdoğuş, “Bu takımlar deliğin önünden girip arkasına tersten fatura açmanın yanı sıra; delinmiş bir deliğin hem gerişine hem de çıkışına parçayı çevirmeden pah kırabilmek ya da bir borunun radyal eksenine delinmiş deliğin hem girişindeki çapağı almak hem de çıkışındaki çapağı almak gibi imkanlar veriyor” açıklamasında bulundu.

İsviçre menşeli ve üretimi İsviçre’de yapılan HEULE+ markasına ait bu kesici takımı portföylerine ekledikleri için oldukça mutlu olduklarını dile getiren İbrahim Oben Erdoğuş, “Bu ürünler otomotiv, havacılık ve daha birçok sektörde kullanılabildiği gibi genelde pompa, vana ve kompresör imal eden firmaların birçok prosesinde hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor. Portföyümüze eklediğimiz bu ürünle ilk hedefimiz, pompa ve vana üreticilerinin imalatlarında büyük kolaylıklar sağlamak” diye konuştu.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Kompresör

Ayarlanabilir pençe kompresörle kum tutucu etkinliğinde artış

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılında ilk kez faaliyete geçmesinden bu yana havalandırmalı bir kum kapanı kullanılan Danimarka’nın Kerteminde Belediyesi’ne ait kanalizasyon arıtma tesisi, kum kapan kanalından kumun aktarılmasında sorunlar yaşıyordu. Kumun sıkıştığı ve daha sonra pompa tarafından çıkarılamadığı sistemde, kompresör basınç kontrollü olduğundan ve odanın tabanındaki sıkıştırılmış kumu yükseltmek için basıncı otomatik olarak artırdığından, tesisin Busch Vakum Çözümleri’nden MINK pençe kompresörü kurmasıyla sorun çözüldü.

Atık su arıtma işlemi

Atık su arıtma tesislerinde ilk arıtma adımı olan havalandırmalı kum tutucular, optimum atık su arıtımında önemli bir proses adımıdır. Kum ve diğer mineral malzemeleri ayırmak, sonraki saflaştırma proseslerini aşınma, tıkanmalar ve bunların sonucu olan birikintilerden kaynaklanan hasarlardan korur. Çözüm için Danimarka’nın Funen Adası’nda Kerteminde’deki Belediye kanalizasyon tesisindeki kum gider sisteminde, iki amaca hizmet eden bir kompresör yerleştirildi. Normal çalışma esnasında zemindeki nozullar vasıtasıyla atık su kum tutucuda havalandırılıyor. Bu hava akışı, kumu gres ve yağ gibi yüzen maddelerden ve atık sudaki diğer asılı duran organik maddelerden mekanik olarak ayıran atık suyu dolaştırıyor. Aynı kompresör, kum tutucu kanaldan kumu emmek ve bir toplama tankına beslemede kullanılan pompaya basınçlı hava da sağlıyor.

Kapasite açısından 25.000 nüfus eş değeri (PE) için tasarlanan Kerteminde kanalizasyon tesisinde 1993 yılında devreye alınmasının ardından, kum tutucuya turbo üfleyici ile basınçlı hava sağlandı. Bu üfleyici, atık suyun sirkülasyonu ve kum ile yağın ayrılması için yeterli olan maksimum 0,6 Bar’lık basıncın elde edilmesini sağladı; ancak tesisin Operasyon Müdürü Erland Rasmussen’in (Şekil 1) başka bir sorunu vardı. Kum tutucu kanalda toplanan kum sıkışıyor, yani yere yapışıyor ve turbo üfleyicinin aşırı basıncı çok düşük olduğu için pompa tarafından çıkarılamıyordu. Bu sorun özellikle yağmur yağdığında daha kötü bir hal alıyordu ve bu da atık sudaki kum miktarını artırıyordu. Kum, yalnızca kum tutucu kapatılarak ve kum birikintileri manuel olarak gevşetilerek ve ardından emme tanklı araç yardımıyla çıkarılabiliyordu. Bu çalışma genellikle bir veya iki gün sürebiliyordu ve bu süre zarfında kum kapanı hizmet dışı kalıyordu. Ayrıca, işlemin yılda birkaç kez yapılması gerektiğinden, bu işi harici bir şirkete yaptırmanın maliyeti de çok yüksekti.

Busch’un kompresör çözümü ve avantajları

Tesis için daha iyi bir çözüm arayan Operasyon Müdürü Erland Rasmussen, 2014 yılında Busch vakum ve aşırı basınç uzmanlarına danıştı. Busch uzmanlarının sunduğu çözümde mevcut turbo üfleyici, Busch MINK pençe kompresörüyle değiştirildi (Şekil 2). Bu pençe kompresör, frekans kontrollü olup, dönüş hızını değiştirerek aşırı basıncın değişmesini sağlıyor. Çalışma prensibi, MINK kıskaçlı kompresörün 20 ila 60 Hertz aralığında çalışmasına imkan tanıyor ve böylece 0,4 ila 2,5 Bar aşırı basınç aralığını kapsıyor. PLC kontrol sistemi kullanılarak kompresör, kum tutucuyu 40 dakika havalandırmak (Şekil 3) ve bunun sonucunda atık suyu sirküle etmek üzere programlandı. Erland Rasmussen, sisteme programladığı kum ve yağın optimum ayrılmasını sağlamak için 0,6 Bar’ı ideal aşırı basınç olarak hesapladı. 40 dakika dolduktan sonra valfler otomatik olarak değiştirilir ve MINK kıskaçlı kompresör aşırı basıncı 2,5 Bar’a yükseltir (Şek. 4). Bu, kum tuzağının altındaki kumu gevşetiyor, mamut pompası tarafından kolayca ve güvenli bir şekilde emilmesini ve bir toplama kabına aktarılmasını sağlıyor. Kumun 5 dakika emilmesinden sonra, havalandırma sistemi kontrol ünitesi kumu ve gresi ayırmak için standart moda geri dönüyor.

Çözümün sağladığı bir diğer fayda da MINK kompresörün, eski turbo fana göre çok daha az akım gerektirmesi. MINK pençe kompresörü 9 kilovatlık motorlu bir donanım barındırıyor. Nominal akım, yalnızca 5 dakika süren 2,5 Bar modunda, başlatma aşamasında kısa bir sürede ulaşıyor. 0,6 Bar’lık aşırı basınca sahip 40 dakikalık uzun standart mod sırasında motor, bu nominal değerin yalnızca bir kısmına ihtiyaç duyuyor. Kanalizasyon tesisi operatörü için bu, kumu manuel olarak çıkarma maliyetlerini ortadan kaldırmanın yanı sıra, yeni çözümün enerji maliyetlerini düşürmesine de olanak sağladığı anlamına geliyor. Erland Rasmussen, dönme hızı çok daha düşük olduğu için MINK kıskaçlı kompresörün eski turbo üfleyiciden çok daha sessiz olduğunu ifade ediyor.

Kaynak: buschvacuum.com

Devamını Oku

Kompresör

Kompresör nedir?

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Kompresör atmosferde bulunan hava ve diğer gazları atmosfer basıncından daha yüksek basınçlara sıkıştıran motorlu bir makinedir. Dilimize Fransızca’dan gelen bir kelime olan kompresörün ilk kullanımı, yüzyıllar öncesine kadar dayanır. İtici güç olarak genellikle elektrikli, benzinli ya da dizel gibi enerjiler kullanılan kompresörler, enerjileri kullanarak mekanik enerjiyi basınç enerjisine dönüştürmeyi amaçlayan makinelerdir.

Elektrik motorundan elde edilen enerjiyi kullanarak atmosferden aldığı hava veya gazı tüplerde sıkıştıran kompresörler, bu havayı kullanım alanına uygun olarak tahliye ederler. Bununla birlikte iş makineleri ya da motorlu araçlarda kullanılan kompresörler dizel motorlarla da çalışıyor olabilir. 

Temelde mekanik enerjiyi basınç enerjisine dönüştürmeyi amaçlayan makineler olan kompresörler; otomotiv, kimya ve petrokimya, tekstil, gıda, enerji, sağlık ve cam endüstrisi gibi çok farklı kullanım alanlarına sahiptir: Kısaca, mekanik hareketlerin olduğu her alanda kompresörlerin kullanımı mümkündür. Üreticiler için son derece kilit bir role sahip olan kompresörlerin, sağlıklı ve uzun ömürlü kullanımı için düzenli bakım oldukça önemlidir. Kompresör seçiminde; işletme basıncı, hava miktarı, kullanıma uygun kompresör tipi, güç tüketimi, yüksüz güç tüketimi, temiz basınçlı hava gibi hususlar, dikkat edilmesi gereken faktörler olarak yer alır.

Genel olarak ‘pistonlu’ ve ‘vidalı’ kompresörler olarak 2 başlık altında incelenen kompresörler, kullanım prensiplerine göre; Pistonlu, Vidalı, Merkezkaç, Eksenel Akımlı, Dönel Pozitif Yer Değiştirmeli ve Jet kompresörler olarak 6 ayrı başlık çerçevesinde toplanmaktadır.

Pistonlu kompresörler: Hacmi azaltmak ve basıncı artırmak için silindir adı verilen bölmede bir piston kullanan pozitif deplasmanlı kompresörlerdir. 

Vidalı kompresörler: Piston yerine rotor çifti kullanılan kompresör modeli, vidalı kompresör olarak adlandırılır. Motordan güç alan vida ünitesi dönmeye başladıktan sonra iç sistemindeki basınç düzeyini bir seviye artırır. Yükselen basınç sayesinde sistem, kendi içerisindeki yağ ile vidayı yağlar. Belli bir süre sonrasında hava emiş valfini otomatikman aktif hale getirerek yağ ve havayı aynı anda seperatör tankına iletir.

Merkezkaç kompresörler: Bu kompresörlerin çalışma prensibinde hava veya gaz, merkezi olarak dairesel hazneye alınır. Hava dairesel merkezin içinde dönme hareketi ile merkezkaç kuvveti etkisiyle hızlanır. 

Eksenel akımlı kompresörler: Bu kompresörler hava dönme eksenine paralel olarak hareket eder ve helisel şekilde devam eder. 

Dönel pozitif yer değiştirmeli kompresörler: Bu tür pompalarda hava dış merkezi, pompalar ile birbirini izleyen küçük hacimlere alınır. Hacim azaldıkça, basıncın artması sağlanır. 

Jet kompresörler: Bu kompresörler hidrolik ile gaz ve buhar kompresörleri olarak ikiye ayrılır: 

Hidrolik kompresörler: Düşen suyu ya da basınç altındaki suyu, mekanik hareketli bir parça kullanmadan, havaya basınç tatbik ederek kullanır. 

Gaz buhar kompresörler: Basınçlı havanın veya buharın çıktığı bir ağız vardır. Buradan yüksek basınçlı hava çıkarken genişler ve hızlı hareketi ile havayı da birlikte götürür. Azalan kinetik enerji, basıncın artmasına neden olur.

Devamını Oku

Kompresör

İşletmelere yüksek tasarruflu yerinde oksijen üretimi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Oksijen gerektiren endüstriyel uygulamalar için çığır açan bir mühendislik ürünü olan OGP+ yerinde oksijen jeneratörü, işletmelere %30 verimlilik artışı ve %70 ekstra enerji tasarrufu sağlıyor. Atlas Copco Kompresör Tekniği, yeni OGP+ oksijen jeneratörü sayesinde sunduğu bir dizi yeni kullanıcı avantajı ve önemli operasyonel tasarruflarla çıtayı daha da yükseltiyor.

Atlas Copco Kompresör Tekniği, kendi oksijenini üretmenin faydalarını keşfeden işletmeler için performans ve maliyet tasarrufu sunan çözümleriyle dikkat çekiyor. Kompresör ve oksijen jeneratöründen oluşan “yerinde oksijen üretim sistemi”, firmaları gaz satın alma, taşıma ve depolama maliyetlerinden ve lojistikten kurtarıyor.

Maliyette çift haneli düşüşler

Sınıfının en iyisi olarak konumlanan yerinde jeneratör modeli OGP+, endüstriyel oksijene ihtiyaç duyulan sağlık hizmeti alanları dışında su ürünleri yetiştiriciliğinde, biyoenerjide, metalurjide ve ilaç üretiminde de güvenle kullanılabiliyor. OGP+, PSA teknolojisini optimize ederek yeni verimlilik standartlarını belirliyor. Tam yükte, geleneksel bir jeneratörle aynı miktarda oksijen üretmek için %30 daha az havayı tüketerek işletmelerin birim oksijen başına toplam maliyetinde çift haneli düşüşler yakalamalarını mümkün kılıyor.

OGP+ ayrıca, kendi bünyesinde geliştirilen Değişken Döngü Tasarrufu (VCS) teknolojisi ile düşük yükte ek enerji tasarrufu da sağlıyor. VCS, daha düşük hacimde oksijen üretmek için ihtiyaç duyulan hava gereksinimini azaltmak üzere PSA döngüsünü optimize ederek düşük talep sırasında enerji israfını ortadan kaldırarak %70’e varan ekstra enerji tasarrufu sunuyor.

Tek düğmeyle oksijen saflığını ayarlama özelliği

OGP+’ın, enerji tasarrufunun yanı sıra tek bir düğmeye basarak ihtiyaç duyulan tam oksijen saflığını ayarlama özelliğinin kullanıcıya kolaylık sağladığını vurgulayan Atlas Copco Kompresör Tekniği Endüstriyel Hava Bölümü Ürün ve Pazarlama Müdürü Onur Çelik, “%95’e kadar oksijen üretebilen OGP+, yüksek saflıkta uygulamalar için satın alınan oksijene göre daha uygun maliyetli bir çözüm sunuyor. Bu, %95’i gerektirmeyen birçok endüstriyel uygulama için daha da fazla tasarruf anlamına geliyor. En yüksek saflıkta oksijen üretmek için daha çok enerji kullanıldığından, OGP+’ın yüksek gaz kalitesini korurken doğru saflığı ayarlama yeteneği, anında operasyonel tasarruf da sağlıyor. Saflıkta aşırı spesifikasyondan kaçınmak, daha küçük boyutlu bir kompresör ve jeneratöre izin verebileceğinden, finansal faydalar yatırım maliyetlerine kadar uzanıyor” diyor.

OGP+ ile alandan tasarruf da sağlanıyor

Maksimum kalite ve güvenilirlik sağlamak üzere tasarlanan OGP+; sürekli, otomatik besleme havası izleme, oksijeni gelen havadan ayıran zeolit ​​moleküler elek (ZMS) malzemesiyle son ürünün kalitesini koruyor. Ayrıca OGP+ ürettiği her oksijen birimini izleyerek herhangi bir saflık sorunu ortaya çıkması durumunda, kullanıcı tarafından önceden ayarlanmış olmak koşuluyla, jeneratör müdahale ederek saflık seviyesi geri gelene kadar oksijenin uygulamaya ulaşması durduruluyor. OGP+’ın sağladığı avantajlar arasında müşterilerin üretim katında yerden tasarruf sağlaması da bulunuyor. ZMS’nin optimum kullanımı ve şirket içinde tasarlanmış alüminyum adsorplayıcılar sayesinde, jeneratör çok kompakt bir ayak izine de sahip oluyor.

Devamını Oku

Trendler