Connect with us

Pompalar

Negatif emiş yapan pompalarda uygulama şekilleri, sahada karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri

Yayın Tarihi:

on

Yazan

Tufan Çalışkan
Lowara Türkiye Distribütörü İlpa A.Ş.
Makina Mühendisi

Giriş

Su haznesinin pompa seviyesinin altında bulunduğu durumlarda, santrifüj pompa seçimi ve tesisat projelendirilmesi sistemin sağlıklı çalışabilmesi adına hayati önem taşımaktadır. Doğru pompa seçilmiş olsa bile tesisat hatalarından kaynaklanan problemler neticesinde pompa istenen verimde çalışmayacağı gibi arızalar da gözlemlenebilir. Dolayısıyla negatif emiş yapılması zorunlu olan durumlarda pompa seçimi ve montajı çok büyük önem kazanmaktadır.

 

Şekil 1. Negatif emiş yapan pompa uygulaması

1. Tespitler

Doğru pompa seçimi için talep edilen debi ve basınç değerlerini bilmek çoğu zaman yeterli değildir. Negatif emiş yapılacak bir sistemde emiş deposu derinliği, akışkan seviyesi ve sıcaklığı, varsa katı partikül içeriği ve uygulama yapılacak bölgenin rakımı mutlaka bilinmelidir. Bunlara ilave olarak  pompa sistemlerinin sağlıklı çalışabilmesi için aşağıdaki noktalar da büyük öneme sahiptir.

a. Boru içi akış hızı

Pompanın verimli ve sorunsuz çalışması için sağlayacağı debi ve basıncı uygun bir tesisattan geçirmek şarttır. Bu sebeple tesisattaki akış hızı aşağıdaki sınırlar içinde olmalıdır. Sıvı akışı, bu sınırların dışında olur ise pompa basamaz ya da deformasyona uğrayabilir. Bu değerler, emiş borusunda 0,5-1,5 m/s, basma borusunda ise 1-3,5 m/s aralığındadır.

Yukarıdaki değerler temiz akışkanlar için geçerlidir. Katı partikül içeren akışkanlarda çökelmeyi önlemek için basma hattında minimum hızın 2 m/s olması tavsiye edilir.

b. NPSH (“Net Positive Suction Head”/ Net Pozitif Emiş Yüksekliği)

NPSH(pompa) değeri, buharlaşmayı engellemek için pompa emiş tarafında gerekli olan minimum basınçtır. NPSH değeri [m] olarak ölçülür ve artan debiye bağlı olarak yükselir. NPSH(pompa) değeri, her bir pompa için ISO 9906’ya göre yapılan testlerle belirlenir. Buharlaşmayı önlemek için sistemin mevcut NPSH(mevcut) değeri, NPSH(pompa) değerinden büyük olmalıdır. Aksi takdirde pompa içerisinde kavitasyon oluşur ve pompaya zarar verir.

NPSH(mevcut) değeri, emiş haznesindeki sıvı seviyesinin pompadan daha aşağıda olduğu negatif emişli sistemlerde aşağıdaki formülle hesaplanır.

NPSH(mevcut)= Ha – Hv – Hs – Hfs

Ha : Atmosfer basıncı (Rakıma bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hv : Buharlaşma basıncı (Sıcaklığa bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hs : Statik emme yüksekliği (Pompa gövdesi ile sıvı üst seviyesi arası mesafedir.)

Hfs : Emiş hattındaki sürtünme kayıpları hesaplanmalıdır.

Uygulamanın yapılacağı rakım kontrol edilmelidir. Örnek olarak bir pompa aynı tesisat ile İstanbul’da sorunsuz çalışırken, atmosfer basıncının farklılık göstermesinden dolayı Kayseri’de veya Erzurum’da kavitasyon sorunu çıkarabilir.

2. Pompa Seçimi

Negatif emiş yapılması gereken durumlarda neden dalgıç pompa kullanılmıyor gibi bir soru akıllara gelebilir. Dalgıç pompaların yatırım, işletme ve servis maliyetleri, günümüzde kuru zeminde çalışan pompalara göre oldukça yüksektir. Ayrıca dalgıç pompaların elektrik motorları da sıvı içinde oldukları için sıcak suların transferinde motor izolasyon sınıflarına göre üst sıcaklık limitleri bulunmaktadır. Kuru zeminde çalışan pompalarda ise üst sıcaklık limitleri dalgıç pompalara göre oldukça yüksektir.

Talep edilen debi ve basma yüksekliğine göre pompa seçimi yapılırken, debi arttıkça NPSH(pompa) değerinin de artacağı unutulmamalıdır. Sistemin NPSH(mevcut) değeri hesaplanmadan pompa seçmek, hatalara yol açabilir.

Aşağıda (Şekil 2.a ve Şekil 2.b) emme-basma flanş ölçüleri ve motor güçleri aynı, çark çapları farklı tasarlanmış 2 pompa için aynı debi ve basınçta oluşan farklı NPSH değerleri yer almaktadır.  Eğer sistemin NPSH(mevcut) değeri 6 m ise her iki pompanın da kullanılması uygunken, bu değerin 3 m olması durumunda ise yalnızca 2. pompanın doğru bir seçim olacağı görülmektedir.

Şekil 2.a.

Şekil 2.b.

Uygulama

a. Doğrudan negatif emiş

Pompa debisine göre emme ve basma boru çapları belirlenerek tesisat detayları oluşturulmalıdır. Emme borusu için pompa emiş flanşı ölçüsünden en az 1 boy daha büyük boru kullanılmalıdır. Pompa emiş flanşı ile ilk dirsek arasında mutlaka yatay düz boru bulunmalıdır. Yatay boru uzunluğunun en az çapının 5 katı uzunluğunda olması tavsiye edilir. Eğer dirsek pompa emişinin hemen sonrasında olur ise pompa girişindeki akış, türbülans yaratabilir. Bu da vibrasyona, akabinde de deformasyona sebep olabilir. Emiş borusu ile pompa arasındaki bağlantıda hava boşluğu kalmaması için mutlaka eksantrik redüksiyon kullanılmalıdır. Hava boşluğu yaratmamak için alınabilecek bir önlem de emişteki düz borunun pompaya doğru yükselecek şekilde (%6) eğimli montajlanmasıdır. Pompa beton kaide üzerinde çelik şaseye montajlanmalı, kaplin var ise kaçıklık ayarı mutlaka müsaade edilen tolerans değerleri içinde kalacak şekilde ayarlanmalıdır. Pompa emme ve basma flanş bağlantılarına kompanzatör konulmalıdır.

Emiş hattı üzerinde vana ve pislik tutucu kullanılmamalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucuna süzgeçli tip dip klapesi kullanılmalıdır. Bu sayede pompa dursa bile emiş borusu ve pompa gövdesi içinde su kalacak ve tekrar çalıştırma öncesi yeniden dolum yapma ihtiyacı gerekmeyecektir.

Emiş borusu, havuz yan duvarlarından boru çapının en az 3 katı kadar mesafede olacak şekilde montajlanmalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucunun havuz zemininden en az 1 boru çapı kadar yukarıda kalması gerekmektedir. Havuz dibinde çamur vb. katı partikül çökelmesi olması durumunda klapenin tıkanmasını önlemek için bu yükseklik artırılabilir. Klape su yüzeyine çok yaklaşır ise su akışı yüzeye ulaşan bir girdap oluşturarak emiş borusu içine hava almaya başlayabilir. Bu da vibrasyona, gürültüye, kavitasyona ve performans düşüklüğüne, akabinde de deformasyona yol açabilir. Bu durumun önüne geçmek için su yüzeyi ile emiş borusu ucu arasında olması gereken minimum seviye aşağıdaki formülden hesaplanabilir;

S= D+Q / D1,5 / 1069

S: Emiş borusu ucu ile su seviyesi arası mesafe (m)

D: Emiş borusu çapı (m)

Q: Debi (l/s)

Örneğin yukarıda seçimini yapmış olduğumuz 180 m3/h-25 mSS değerlerinde çalışacak pompa için minimum su seviye yüksekliği ve boru çaplarını tespit edelim;

Pompa modeli: NSCS 100-135/185

Pompa emiş flanşı: DN125

Pompa basma flanşı: DN100

180 m3/h akışın emiş borusundaki hızının 1,59 m/s olması için boru çapı DN200 (8”) olmalıdır.

180 m3/h akışın basma borusundaki hızının 2,83 m/s olması için boru çapı DN150 (6”) olmalıdır.

Hız değerleri boru sürtünme kayıp tablolarından alınabilir.

S= 0,2 + 50 / 0,21,5 /1069

S= 0,7 m

Yani emiş borusu ucu su seviyesinden 0,7 m aşağıda, havuz zemininden en az 0,2 m yukarıda, duvarlardan 0,6 m uzakta olmalıdır.

Tüm montaj şartları sağlandığında pompayı çalıştırmadan önce pompa gövdesinin ve emiş borusunun tamamı su ile doldurulmalıdır. Bunun için pompa gövdesi üzerindeki doldurma tapasından yararlanılabileceği gibi, basma hattına dolum için harici bir su girişi yapılabilir.

Şekil 3. Negatif emiş yapan pompaların montaj detayı.

 b. Paralel bağlı birden fazla pompa ile negatif emiş uygulaması

Bu durum için tüm hesaplamalar bir önceki bölüm ile aynıdır. Dikkat edilmesi gereken konu pompaların emiş hatlarının müstakil olması gerektiğidir. Pompa emişlerinde kolektör kullanılmamalıdır. Emiş boruları arasında en az 3 çap ölçüsünde mesafe olmadır. Bir önceki sayısal örnek için bu mesafe en az 0,6 m’dir.

Şekil 4. Birden fazla negatif emiş yapan pompaların montaj detayı

c. Kendinden Emiş Tankı uygulaması

Doğrudan negatif emiş yapan sistemlerde karşılaşılan olumsuz durumlar sebebiyle emiş tesisatı üzerine konulacak bir emiş tankı ile hem dip klapesi kullanımı zorunluluğu ortadan kalkacak hem de pompa gövdesinde sürekli su bulunması sağlanacaktır. Emiş borusu çapı doğrudan emiş uygulamasında olduğu gibi hesaplanır ancak emiş tankına en kısa mesafeden giriş yapılması zorunludur. Yatay düz boru kullanılmasına gerek yoktur.

Kapasitelerin düşük olduğu sistemlerde (1-3 m3/h) pompa imalatçılarının “kendinden emişli pompa” ya da “jet pompa” isimleri ile seri imalatını gerçekleştirdikleri pompaların kullanımı uygundur. Fakat kapasitelerin çok daha büyük olduğu, akışkanın kimyasal ya da katı partikül ihtiva ettiği için dip klapesi kullanımı uygun olmayabilir. Bu şekildeki proseslerde emiş tankı kullanmak hem pompanın susuz kalmasını engelleyerek duruş ve arızaları ortadan kaldıracak, hem de prosesin bakım periyodunu çok daha uzun hale getirecektir.

Emiş tankı hacmi hesaplanırken dikkat edilmesi gereken husus tank hacminin, emiş borusu hacminden daha fazla olması gerektiğidir. Basma hattında ise pompa çıkışının düz boru ile emiş tankından daha yüksek seviyeye ulaştırılması gerekmektedir. Emiş borusu üzerinde hiçbir ekipman bulunmamalıdır. Emiş tankı ile pompa emiş flanşı birbirine bitişik tasarlanmalıdır. Arada boru, vana çekvalf vb. eleman bulunmamalıdır.

Birden fazla pompanın paralel bağlı çalışması durumunda ise her bir pompa için ayrı emiş hattı ve ayrı emiş tankı olmalıdır.

Şekil 5. Kendinden Emiş Tankı uygulama Şeması
1-Su deposu, 2-Emiş Borusu, 3-Emiş tankı , 4-Basma hattı, 5-Pompa

3. Sahada Karşılaşılan Problemler ve Çözümleri

a. Pompa emiş yapmıyor;

 Doğrudan negatif emiş yapacak sistemde pompa gövdesini su ile doldurmadan pompa çalıştırılır ise emiş borusunda hava kalacağı için pompa suyu çekemeyecektir. Pompa gövdesindeki tapadan su doldurulmalı sonrasında pompa çalıştırılmalıdır.

b. Pompa emiş yapıyor fakat durup tekrar kalktığında emiş yapmıyor;

Pompa hızlı duruş-kalkış yaptığında emiş borusu içinde akış kopuyor olabilir. Pompa yavaş kaldırılmalıdır ya da dip klapesinde sızıntı veya arıza olabilir. Klape temizlenmeli, gerektiğinde değiştirilmelidir.

c. Pompa emiş yapıyor fakat gürültü/vibrasyon çok fazla ya da teorik hesaplanan performans değerleri pratikte gerçekleşmiyor;

 Emiş borusu ucuna girdap ile hava giriyor olabilir, emiş ucu ile su seviyesi arası mesafe artırılmalıdır.

  • Pompa kaplin ayarı bozulmuş olabilir, kaplin ayarı kontrol edilmelidir.
  • Dip klapesi süzgeci tıkanmış olabilir, temizlenmeli veya değiştirilmelidir.
  • Su sıcaklığının hesaplanan değerden daha yüksek bir sıcaklığa ulaşmış olması sebebi ile pompa gövdesinde su, buhar fazına geçerek kavitasyona neden olabilir. Daha düşük NPSH değerine sahip bir pompa kullanılmalı ya da emiş hattındaki basınç kayıpları düşürülmelidir.
  • Pompa basma hattından emiş hattına enjektör yapılabilir. (Bu yöntem daha detaylı bir hesaplama gerektirir.)

Kavitasyon

Başlı başına bir konu olmakla birlikte pompa emişindeki basınç düşüşünün vakum etkisi yaratması sonucunda pompa içinde oluşan kabarcıkların patlaması, pompa çark ve gövdesine çarparak deforme etmesi şeklinde ifade edilebilir.  Pompa çalışırken çakıl taşı çarpmasına benzer bir ses ve vibrasyon ile kendini belli eder. Deforme olmuş pompa çarkı kanatlarında sünger benzeri delikli görüntü oluşur. Zamanla çarkın parçalanmasına, gövdenin hasarlanmasına, yatakların bozulmasına, kaplinin ve rulmanların dağılmasına kadar deformasyonlara yol açabilir.

Şekil 6. Aynı kapasite ve basınçta çalışan aynı pompa çarkının NPSH(mevcut) değişimi ile çark önünde oluşan su kabarcıkları görseli. Sırası ile NPSH(mevcut) değerleri: 8m, 4m, 2m, 1m

Sonuç

Sorunsuz bir uygulama için pompanın depo seviyesinin altında olması istenmektedir. Depo şekli ya da tesisatın elverişsizliğinden dolayı bu her zaman mümkün olmayabilir. Su transferi yapılması için zoraki durumlarda negatif emiş yapılması gerekebilir. Negatif emiş yapıldığında hassas hesaplama ve ekipman seçimi gerekmektedir. Aksi takdirde arıza ya da verimsiz çalışan bir sistem elde edilir. Bu da gereksiz enerji sarfiyatına, kaynakların verimsiz tüketilmesine sebep olur. Sistemlerin kalbi konumundaki pompaların seçilmesinde ve tesisat tasarlanmasında mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Pompaların çalıştığı sistemler göz önünde bulundurulduğunda pompanın durması tesisin tamamının durmasına yol açacağından çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

MSN-RO ve A-RO pompalarıyla tuz arıtma projelerinde yüksek verimlilik, düşük maliyet

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Global pompa uzmanı Sulzer, tuzdan arıtma sektörü için yüksek performanslı ürün portföyünü genişletti. MSN-RO yüksek basınç pompası serisi, sermaye ve işletme maliyetlerini optimize etmede Sulzer’in mevcut kanıtlanmış özelliklerini birçok yönden geliştirdi. Buna ek olarak AHLSTAR şarj pompaları serisi, modern büyük ölçekli tuz arıtma projelerine uygun olarak artırılmış kapasitelerle genişletildi. 

Dünya nüfusunun yarısına yakınının yaşamını sürdürdüğü bölgelerde önemli derecede su kıtlığı yaşanıyor. Talep arttıkça, Ters Ozmoz (RO) teknolojisi kullanılarak yapılan tuzdan arındırma, tarımsal, evsel ve endüstriyel uygulamalarda içme suyu tedarikinde her zamankinden daha önemli bir role sahip hale geliyor. Üretimin arttırılmaya, kullanılabilirliğin iyileştirilmesine ve işletme maliyetlerinin düşürülmeye çalışılması sonucu, RO tesislerinin tasarımı son yıllarda önemli ölçüde ilerledi.

Pompalar, tuz arıtma sahası için kritik öneme sahip bir ekipman kategorisidir. Tesislerin sermaye yatırımının önemli bir bölümünü oluştururlar, tükettikleri enerji ise üretilen suyun nihai maliyetinin yüzde 60 ila 70’ine karşılık gelir. Ayrıca, artan enerji maliyetleri, pompa verimliliğini odak noktası haline getirmektedir. Sulzer, daha az enerji tüketen, maliyetleri düşüren ve sürdürülebilirliği artıran pompalar tasarlayarak pazar gereksinimlerini karşılamaya devam ediyor.

MSN-RO ile yeni kuşak verimlilik

MSN-RO yüksek verimli pompa, 35.000 m3/d’ye kadar çıkan kapasiteye sahip büyük, bağımsız RO ile modern, büyük ölçekli tuz arıtması uygulamaları için tasarlandı. Çok kademeli eksenel ayrık gövdeli pompa, sektörde kendini kanıtlamış Sulzer tasarımlarını esas alır. Hidrolik bölümü, yağlama sistemi ve dengeleme cihazları MBN-RO pompasından gelir. Bakımı kolaylaştırmak için tasarlanmış eksenel ayrık muhafazası, MSD-RO serisi baz alınarak türetildi. MSN-RO ayrıca, sermaye maliyetlerini düşürürken işletme verimliliğini artırmak için tasarlanmış ve geliştirilmiş yönler içerir. Difüzör ve deşarj kıvrımı, kapsamlı hesaplamalı akışkanlar dinamiği analizi ile optimize edilmiş yeni yüksek verimli tasarımlara sahip. Pompa içindeki yenilenebilir sabit aşınma parçaları, en yüksek verimlilik için minimum boşluklarla polietereterketon (PEEK) mühendislik polimerinden üretildi. MSN-RO’nun birincil yatakları da PEEK’ten yapılmıştır ve suyla yağlanmıştır. Bu yaklaşım, cebri yağlama ve soğutma sistemi gereksinimini ortadan kaldırarak pompanın çalışmasını ve bakımını önemli ölçüde basitleştirir ve bu da potansiyel yağlayıcıların proses suyunu kirletme riskini de ortadan kaldırır.

 A-RO ile kapasitede artış

Sulzer’in AHLSTAR uçtan emişli tek kademeli santrifüj pompaları, tuzdan arındırma endüstrisi tarafından hem birinci kademe yüksek basınçlı besleme pompaları için ara pompalar olarak hem de ikinci geçiş hizmetleri için birincil tedarik olarak halihazırda yaygın olarak kullanılıyor. Tasarım, yüksek verimliliği ve geniş bir çalışma aralığında performansı koruma yeteneği ile tanınıyor. Sulzer, tüm basınç aralığı boyunca yüksek verimlilik ihtiyaçlarını karşılamak için AHLSTAR serisini daha yüksek akış hızlarına ve biraz daha yüksek kafalara genişletti. Bu ek boyutlar, geniş bir uygulama yelpazesi için uygun maliyetli çözümler sunan büyük modern tesislere yönelik.

Hem A-RO hem de MSN-RO pompaları, Sulzer’in yüksek düzeyde yapılandırılabilir, modüler bir tasarım sunma ilkesini takip ediyor. Küresel üretim ve mühendislik destek yetenekleriyle birlikte bu, Sulzer’in tuzdan arındırma sektörünün pompa gereksinimlerinin tamamı için özel çözümler sunmasına imkan tanıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Atık su sistemleri Lowara DOMO GRI serisi ile güvende

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Partikül içeren atık suların transferi için tasarlanmış Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, özel tasarlanmış AISI 316 paslanmaz çelik parçalayıcı bıçak sistemi sayesinde tıkanmaz ve güvenli bir sistem sağlıyor.

1,1 kW ve 1,5 kW motor gücüne sahip modelleri bulunan serinin trifaze ve monofaze opsiyonları mevcuttur. Monofaze modeller, üzerinden flatörlü olarak teslim edilmektedir. 

Katı partikül içeren atık suların pompalanması, septik tankların ve konut haznelerinin boşaltılması, su baskını tahliyesi, kanalizasyon şebekesine su temini gibi uygulamalarda kullanılan Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, 5 m’ye kadar daldırma derinliğine sahiptir. Bu pompaların izolasyon sınıfı F ve koruma sınıfı IP68’dir.

DOMO GRI serisi pompalar, sahip oldukları özelliklerle tam bir fiyat-performans ürünü olarak atık su sistemlerinde Lowara güvencesiyle verimli bir kullanım sağlamaktadır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Typhonix Pompaları vaka çalışması

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Konvansiyonel olarak üretilen su pompalarıyla karşılaştırıldığında düşük kesmeli ve birleşik üretilen su pompası tiplerinin operasyonel ve ekonomik faydalarını değerlendirmek için su pompası uygulamasına dayalı bir vaka çalışması yapıldı.

 Vaka çalışması iki bölüme ayrıldı: İlk bölüm, durumu ve ele alınan pompa tiplerini kapsıyor. İkinci bölüm; boyut ve ağırlık, mekanik ve proses güvenliği, gürültü ve bakım ve işletim gibi proses hususlarını, CAPEX ve OPEX hususlarını tartışmaya açıyor.

Ele alınan durum 

İşlem ve ekipman özelliklerine ait bilgiler operatörden geliyor. Şekil 1, işlem hakkında genel bir fikir sunuyor. Üretilen su, Pompa A ile LP ayırıcıdan LP hidrosiklon paketine pompalanıyor. Elektrostatik birleştiriciden gelen su, Pompa B ile LP ayırıcıya veya doğrudan LP hidrosiklonlara geri pompalanıyor.

Görsel 1: İşleme genel bakış

Düşük basınçlı ayırma sisteminden gelen suyun en az 2/3’ü pompa A tarafından işlenir. Kalan su, pompa B’den gelen suyun yönlendirilmesine bağlı olarak Pompa B ve/veya Pompa A tarafından pompalanır. Her iki pompadaki fark basıncı yaklaşık 10 Bar’dır. Bu aşamada operatör tarafından gerçek işlem verisi sağlanmamıştır. Bu nedenle, bu vaka çalışması için kullanılan su içinde yağ (OiW) içeriği, operasyona benzer alanlardaki deneyimlere dayanmaktadır. LP ayırıcısının aşağısındaki OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’den fazla olduğu tahmin edilirken, birleştiricinin aşağısındaki OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’den az olması beklenir. İlgili ham madde, yaklaşık 40°’lik bir API yer çekimi ile nispeten hafiftir. Konsantrasyonlara ve deneyim verilerine dayanarak, ortalama yağ damlacık boyutunun (dv50) yaklaşık 10 – 12 µm olduğu varsayılır.

Ele alınan pompa tipleri

Operatör, A ve B pompa uygulamalarını her ikisi için eksantrik vidalı pompaların kurulumunu yapmıştır. Eksantrik vidalı pompalar, damlacıklarda aşırı kırılmayı önlemek için en sık kullanılan pompa türleri arasında yer alan pozitif deşarj pompalardır. Bu çalışmada Typhonix Düşük Kesmeli ve Birleştirilmiş Pompalar, eksantrik vidalı pompalarla karşılaştırılmıştır. Su pompası seçimi hakkında daha fazla bilgi için ‘Su Üretimi Uygulamalarında Düşük Kesmeli Pompa Seçimi Konusu’ makalesi önerilir.

Typhonix Düşük Kesmeli Pompalar, pompa içindeki türbülans seviyesini kontrol ederek yağ damlacıklarının kırılmasını, yağ ve suyun emülsifikasyonunu önlemek için tasarlanmış çok kademeli santrifüj pompalardır. Şekil 2, Uzak Doğu’da üretilen su arıtma paketi için teslimatı yapılan düşük kesmeli pompanın fotoğrafını göstermektedir.

Görsel 2: Typhonix Düşük Kesmeli Pompa (fotoğraf: typhonix.com)

Typhonix Birleştirme Pompaları, damlaların çarpışmasına ve birleşmesine imkan tanıyarak üretilen suda dağınık yağ damlacıklarının hacim kazanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmış çok kademeli santrifüj pompadır. 2015’te yapılan bir araştırma, birleştirme pompalarında çarpışmanın desteklenmesinin dv50’yi artırma biçimini, bunun da eksantrik vidalı pompa ve tek kademeli santrifüj pompanınkiyle karşılaştırdığını gösteriyor. Çalışma ayrıca, damlacık büyümesinin aşağı akışlı bir hidrosiklonun, ayırma verimliliğini artırdığını da gösteriyor. Şekil 3, ana özelliklerin (1) düşük kesmeli pompalama aşamaları, (2) birleşen çark konfigürasyonu ve (3) birleşen difüzör yapıların olduğu pompa iç parçalarını göstermektedir.

Görsel 3: Typhonix Birleştirme Pompası iç yapı

İşlemde göz önünde bulundurulanlar

Typhonix Birleştirme Pompası, A için iyi bir alternatif olarak kabul edilir. OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’nin oldukça üzerinde olması beklendiğinden, bu pompanın damlacıkları artırması nedeniyle, dağılmış fazın boyutu, aşağı yönlü su arıtma ekipmanlarının ayırma verimliliği üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacaktır. Ayrıca bu pompa, damlacık boyutundaki artış, dağılmış fazın konsantrasyonuna bağlı olduğundan proses kapasitesini artıracaktır. Konsantrasyondaki artış, damlacık boyutunda daha fazla artışa neden olacak ve bu da aşağı yönlü arıtma ekipmanının verimliliğini daha da artıracaktır. Typhonix Birleştirme Pompası, pompa B’ye bir alternatif olarak da düşünülebilir. Ancak, bu konumda beklenen düşük OiW konsantrasyonu (<200 ppm) nedeniyle, birleştirme etkisinin sınırlı olması beklenir. Typhonix Düşük Kesme Pompaları daha küçüktür ve Typhonix Coalescing Pompaları’na kıyasla daha düşük CAPEX’e sahiptir. Bu nedenle Typhonix Düşük Kesme Pompası, ekonomik olarak B pompasına daha uygun bir alternatif olarak kabul edilir.

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Boyut ve ağırlık 

Belirli nedenlerden dolayı, eksantrik vidalı pompalara operatör tarafından herhangi bir harcama yapılmamıştır. CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler bu nedenle mevcut bilgilere dayalı olarak yapılmaktadır.

İlgili kurulu eksantrik vidalı pompaların boyutu ve ağırlığı Tablo 1’de verilmiştir. Uygulamalar için seçilen alternatif Typhonix pompalarına ilişkin veriler Tablo 2’de verilmiştir. 

Tablo 1: Eksantrik vidalı pompalar

 Tablo 2: Typhonix pompaları

Tablolar 1 ve 2’deki verilere dayanarak Typhonix pompalarının A ve B uygulamalarının her ikisinde de eksantrik vidalı pompalara göre daha küçük ve hafif olduğu sonucuna ulaşılabilir.

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Mekanik ve işlemsel güvenlik

Eksantrik vidalı pompalar pozitif deplasmanlı pompalardır. Bu durumda pompanın ve/veya boruların ciddi şekilde hasar görmesini önlemek için tıpalı çıkış koruması gerekir. Pozitif deplasmanlı pompalara sahip boru sistemlerinde, blok çıkış durumunda sisteme aşırı basınç uygulanmasını önlemek için bir basınç tahliye valfi veya patlama diski tertibatı bulunur. Akışkanı güvenli bir konuma yeniden yönlendirmek için ek borular gerekir. Bu özel durum için gereken yedek aksamlar, valfler, boru tesisatı ve ısı takip sistemi ile her iki pompa için Basınç Emniyet Valfi (PSV) kurulumu gerçekleştirilir. Basınç koruma sistemi kurma zorunluluğu, ekipman miktarını artırarak CAPEX’i ve artan bakım gereksinimleriyle OPEX’i etkiler.

Typhonix Düşük Kesme ve Birleştirme Santrifüj Pompaları’nın ikisi de rotodinamik pompa tipidir. Bu pompa tipleri, sistem normalde maksimum pompa basma yüksekliğine dayanacak şekilde tasarlandığından, tıpalı çıkışta boru sisteminde aşırı basınç oluşmasına neden olmaz. Bu nedenle bir basınç tahliye sistemi gerekmez.

Eksantrik vidalı pompalar ve Typhonix pompaların tedariki, Değişken Frekanslı Sürücüler (VFD) ile sağlanır. Gerekli minimum akış, Typhonix pompalarının çalışma aralığı içindedir ve bu nedenle minimum akış hattı gereksinimi ortadan kalkar. Minimum akış kontrol valflerindeki kesme kuvvetleri nedeniyle dağılmış fazdaki damlacıkların boyutlarının azalması olasılığı nedeniyle, düşük kesmeli pompalama uygulamalarında minimum akış hattı uygulanması önerilmez. 

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Bakım ve operasyon

Eksantrik vidalı pompaların bakımını operatör yapmamaktadır. Bu nedenle buradaki bakım ile ilgili hususlar, benzeri su uygulamalarında bu pompa tiplerini kullanan operatörlerden alınmıştır.

Eksantrik vidalı pompanın aşınmaya maruz kalan ana kısmı, bir tür elastomerden imal edilen statordur. Bu pompa tipi genellikle bulamaç formundaki akışkanları pompalamak için güvenilir bir şekilde kullanılsa da normal su uygulamalarında olduğu gibi, sıvı viskozitesi düşük olduğunda partiküller, statorda önemli dereceye aşınmaya neden olabilir. Parçacıkların stator ömründe ciddi sorunlara neden olduğu operatörler tarafından birkaç vaka ile rapor edilmiştir. Elastomerin üretilen sıvılarla uyumsuzluğu ile ilgili sorunlar da bilinmektedir. Eksantrik vidalı pompa, stator ve rotor arasındaki alanın yağlanması için bir akışkana gereksinim duyar. Bu pompanın kuru çalıştırılması, statorda önemli hasara neden olur.

Partiküller santrifüj pompalarda da erozyona neden olurlar. Açıkta kalan parçalar için yapılacak doğru malzeme seçimi ile bu risk azaltılabilir. Ayrıca Typhonix pompaları, pompa içinde düşük devirde ve düşük sıvı hızlarında çalıştırılacaktır. Bu, pompa iç parçalarının aşınma oranını daha da azaltacaktır. Ayrıca, Typhonix pompaları API 610’a göre üretilmiştir, yani pompalar normal aşınma parçaları hariç minimum 20 yıllık hizmet ömrü ve en az 3 yıllık kesintisiz çalışmayı sağlamak üzere tasarlanmışlardır.

Gürültü

Genel olarak maliyetli olduğu, hacim işgal ettiği ve muayene ile bakımda erişimi güçleştirdiği için gürültü yalıtımı pek istenmez. Gürültü izolasyonu gereksinimi CAPEX ve OPEX üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir.

Ele alınan durumda hem pompa A hem de pompa B, 85 dBA gürültü sınırlaması olan alanlara kurulur. Her iki eksantrik vidalı pompa, bu pompalar için ihtiyaç duyulan dişli kutularının yüksek ses seviyeleri nedeniyle bu durumda ses yalıtımı gerektirmiştir. Gürültü muhafazalarının ilave ağırlığı pompa A için 200 kg ve pompa B için 175 kg’dır.

Typhonix pompaları, ele alınan durumlarda için yalıtımı gerektirmez. A uygulaması için önerilen, birleştirme pompası için maksimum gürültü seviyesi 66 dBA’dır. B uygulaması için önerilen düşük kesmeli pompa için maksimum gürültü seviyesi sadece 63 dBA’dır. Bu nedenle her iki pompa tipi de gürültü seviyesi sınırlamasının oldukça altında çalışır.

Sonuç

Bu makalede ve pompa seçimiyle ilgili makalede vurgulandığı gibi, tartışılan tüm pompa türlerinin artıları ve eksileri vardır. Bir pompa seçimi, sadece CAPEX’e odaklanmayı değil, bütüne bakmayı gerektirir. Uygulama için düşük kesme gerekli mi yoksa konvansiyonel tek kademeli santrifüj pompa mı kullanmalısınız? Birleştirici pompa kullanmanın ek faydası nedir, su arıtma aşamalarının sayısını azaltabilir mi? Bakım ve muayene sıklığı, yedek parça tedariki, güvenilirlik, yüz ölçümü vb. uygulama için uygun bir pompa seçerken dikkate alınması gereken önemli faktörlerdir.

Bu özel durum için Typhonix düşük kesme ve birleştirme pompaları, eksantrik vidalı pompalar için uygun alternatiflerdir. Bunun faydaları, daha düşük MTBF, gürültü yalıtımı veya PSV’lere gerek olmaması ve daha az ayak izi ve ağırlık olacaktır. Birleştirici pompa ayrıca, sistemin bozulmalarla başa çıkma kapasitesini artırır ve deşarj OiW hedefine ulaşmak için gereken arıtma aşamalarının sayısını potansiyel olarak azaltır.

NIELS VAN TEEFFELEN

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com