Connect with us

Pompalar

Negatif emiş yapan pompalarda uygulama şekilleri, sahada karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri

Yayın Tarihi:

on

Yazan

Tufan Çalışkan
Lowara Türkiye Distribütörü İlpa A.Ş.
Makina Mühendisi

Giriş

Su haznesinin pompa seviyesinin altında bulunduğu durumlarda, santrifüj pompa seçimi ve tesisat projelendirilmesi sistemin sağlıklı çalışabilmesi adına hayati önem taşımaktadır. Doğru pompa seçilmiş olsa bile tesisat hatalarından kaynaklanan problemler neticesinde pompa istenen verimde çalışmayacağı gibi arızalar da gözlemlenebilir. Dolayısıyla negatif emiş yapılması zorunlu olan durumlarda pompa seçimi ve montajı çok büyük önem kazanmaktadır.

 

Şekil 1. Negatif emiş yapan pompa uygulaması

1. Tespitler

Doğru pompa seçimi için talep edilen debi ve basınç değerlerini bilmek çoğu zaman yeterli değildir. Negatif emiş yapılacak bir sistemde emiş deposu derinliği, akışkan seviyesi ve sıcaklığı, varsa katı partikül içeriği ve uygulama yapılacak bölgenin rakımı mutlaka bilinmelidir. Bunlara ilave olarak  pompa sistemlerinin sağlıklı çalışabilmesi için aşağıdaki noktalar da büyük öneme sahiptir.

a. Boru içi akış hızı

Pompanın verimli ve sorunsuz çalışması için sağlayacağı debi ve basıncı uygun bir tesisattan geçirmek şarttır. Bu sebeple tesisattaki akış hızı aşağıdaki sınırlar içinde olmalıdır. Sıvı akışı, bu sınırların dışında olur ise pompa basamaz ya da deformasyona uğrayabilir. Bu değerler, emiş borusunda 0,5-1,5 m/s, basma borusunda ise 1-3,5 m/s aralığındadır.

Yukarıdaki değerler temiz akışkanlar için geçerlidir. Katı partikül içeren akışkanlarda çökelmeyi önlemek için basma hattında minimum hızın 2 m/s olması tavsiye edilir.

b. NPSH (“Net Positive Suction Head”/ Net Pozitif Emiş Yüksekliği)

NPSH(pompa) değeri, buharlaşmayı engellemek için pompa emiş tarafında gerekli olan minimum basınçtır. NPSH değeri [m] olarak ölçülür ve artan debiye bağlı olarak yükselir. NPSH(pompa) değeri, her bir pompa için ISO 9906’ya göre yapılan testlerle belirlenir. Buharlaşmayı önlemek için sistemin mevcut NPSH(mevcut) değeri, NPSH(pompa) değerinden büyük olmalıdır. Aksi takdirde pompa içerisinde kavitasyon oluşur ve pompaya zarar verir.

NPSH(mevcut) değeri, emiş haznesindeki sıvı seviyesinin pompadan daha aşağıda olduğu negatif emişli sistemlerde aşağıdaki formülle hesaplanır.

NPSH(mevcut)= Ha – Hv – Hs – Hfs

Ha : Atmosfer basıncı (Rakıma bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hv : Buharlaşma basıncı (Sıcaklığa bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hs : Statik emme yüksekliği (Pompa gövdesi ile sıvı üst seviyesi arası mesafedir.)

Hfs : Emiş hattındaki sürtünme kayıpları hesaplanmalıdır.

Uygulamanın yapılacağı rakım kontrol edilmelidir. Örnek olarak bir pompa aynı tesisat ile İstanbul’da sorunsuz çalışırken, atmosfer basıncının farklılık göstermesinden dolayı Kayseri’de veya Erzurum’da kavitasyon sorunu çıkarabilir.

2. Pompa Seçimi

Negatif emiş yapılması gereken durumlarda neden dalgıç pompa kullanılmıyor gibi bir soru akıllara gelebilir. Dalgıç pompaların yatırım, işletme ve servis maliyetleri, günümüzde kuru zeminde çalışan pompalara göre oldukça yüksektir. Ayrıca dalgıç pompaların elektrik motorları da sıvı içinde oldukları için sıcak suların transferinde motor izolasyon sınıflarına göre üst sıcaklık limitleri bulunmaktadır. Kuru zeminde çalışan pompalarda ise üst sıcaklık limitleri dalgıç pompalara göre oldukça yüksektir.

Talep edilen debi ve basma yüksekliğine göre pompa seçimi yapılırken, debi arttıkça NPSH(pompa) değerinin de artacağı unutulmamalıdır. Sistemin NPSH(mevcut) değeri hesaplanmadan pompa seçmek, hatalara yol açabilir.

Aşağıda (Şekil 2.a ve Şekil 2.b) emme-basma flanş ölçüleri ve motor güçleri aynı, çark çapları farklı tasarlanmış 2 pompa için aynı debi ve basınçta oluşan farklı NPSH değerleri yer almaktadır.  Eğer sistemin NPSH(mevcut) değeri 6 m ise her iki pompanın da kullanılması uygunken, bu değerin 3 m olması durumunda ise yalnızca 2. pompanın doğru bir seçim olacağı görülmektedir.

Şekil 2.a.

Şekil 2.b.

Uygulama

a. Doğrudan negatif emiş

Pompa debisine göre emme ve basma boru çapları belirlenerek tesisat detayları oluşturulmalıdır. Emme borusu için pompa emiş flanşı ölçüsünden en az 1 boy daha büyük boru kullanılmalıdır. Pompa emiş flanşı ile ilk dirsek arasında mutlaka yatay düz boru bulunmalıdır. Yatay boru uzunluğunun en az çapının 5 katı uzunluğunda olması tavsiye edilir. Eğer dirsek pompa emişinin hemen sonrasında olur ise pompa girişindeki akış, türbülans yaratabilir. Bu da vibrasyona, akabinde de deformasyona sebep olabilir. Emiş borusu ile pompa arasındaki bağlantıda hava boşluğu kalmaması için mutlaka eksantrik redüksiyon kullanılmalıdır. Hava boşluğu yaratmamak için alınabilecek bir önlem de emişteki düz borunun pompaya doğru yükselecek şekilde (%6) eğimli montajlanmasıdır. Pompa beton kaide üzerinde çelik şaseye montajlanmalı, kaplin var ise kaçıklık ayarı mutlaka müsaade edilen tolerans değerleri içinde kalacak şekilde ayarlanmalıdır. Pompa emme ve basma flanş bağlantılarına kompanzatör konulmalıdır.

Emiş hattı üzerinde vana ve pislik tutucu kullanılmamalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucuna süzgeçli tip dip klapesi kullanılmalıdır. Bu sayede pompa dursa bile emiş borusu ve pompa gövdesi içinde su kalacak ve tekrar çalıştırma öncesi yeniden dolum yapma ihtiyacı gerekmeyecektir.

Emiş borusu, havuz yan duvarlarından boru çapının en az 3 katı kadar mesafede olacak şekilde montajlanmalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucunun havuz zemininden en az 1 boru çapı kadar yukarıda kalması gerekmektedir. Havuz dibinde çamur vb. katı partikül çökelmesi olması durumunda klapenin tıkanmasını önlemek için bu yükseklik artırılabilir. Klape su yüzeyine çok yaklaşır ise su akışı yüzeye ulaşan bir girdap oluşturarak emiş borusu içine hava almaya başlayabilir. Bu da vibrasyona, gürültüye, kavitasyona ve performans düşüklüğüne, akabinde de deformasyona yol açabilir. Bu durumun önüne geçmek için su yüzeyi ile emiş borusu ucu arasında olması gereken minimum seviye aşağıdaki formülden hesaplanabilir;

S= D+Q / D1,5 / 1069

S: Emiş borusu ucu ile su seviyesi arası mesafe (m)

D: Emiş borusu çapı (m)

Q: Debi (l/s)

Örneğin yukarıda seçimini yapmış olduğumuz 180 m3/h-25 mSS değerlerinde çalışacak pompa için minimum su seviye yüksekliği ve boru çaplarını tespit edelim;

Pompa modeli: NSCS 100-135/185

Pompa emiş flanşı: DN125

Pompa basma flanşı: DN100

180 m3/h akışın emiş borusundaki hızının 1,59 m/s olması için boru çapı DN200 (8”) olmalıdır.

180 m3/h akışın basma borusundaki hızının 2,83 m/s olması için boru çapı DN150 (6”) olmalıdır.

Hız değerleri boru sürtünme kayıp tablolarından alınabilir.

S= 0,2 + 50 / 0,21,5 /1069

S= 0,7 m

Yani emiş borusu ucu su seviyesinden 0,7 m aşağıda, havuz zemininden en az 0,2 m yukarıda, duvarlardan 0,6 m uzakta olmalıdır.

Tüm montaj şartları sağlandığında pompayı çalıştırmadan önce pompa gövdesinin ve emiş borusunun tamamı su ile doldurulmalıdır. Bunun için pompa gövdesi üzerindeki doldurma tapasından yararlanılabileceği gibi, basma hattına dolum için harici bir su girişi yapılabilir.

Şekil 3. Negatif emiş yapan pompaların montaj detayı.

 b. Paralel bağlı birden fazla pompa ile negatif emiş uygulaması

Bu durum için tüm hesaplamalar bir önceki bölüm ile aynıdır. Dikkat edilmesi gereken konu pompaların emiş hatlarının müstakil olması gerektiğidir. Pompa emişlerinde kolektör kullanılmamalıdır. Emiş boruları arasında en az 3 çap ölçüsünde mesafe olmadır. Bir önceki sayısal örnek için bu mesafe en az 0,6 m’dir.

Şekil 4. Birden fazla negatif emiş yapan pompaların montaj detayı

c. Kendinden Emiş Tankı uygulaması

Doğrudan negatif emiş yapan sistemlerde karşılaşılan olumsuz durumlar sebebiyle emiş tesisatı üzerine konulacak bir emiş tankı ile hem dip klapesi kullanımı zorunluluğu ortadan kalkacak hem de pompa gövdesinde sürekli su bulunması sağlanacaktır. Emiş borusu çapı doğrudan emiş uygulamasında olduğu gibi hesaplanır ancak emiş tankına en kısa mesafeden giriş yapılması zorunludur. Yatay düz boru kullanılmasına gerek yoktur.

Kapasitelerin düşük olduğu sistemlerde (1-3 m3/h) pompa imalatçılarının “kendinden emişli pompa” ya da “jet pompa” isimleri ile seri imalatını gerçekleştirdikleri pompaların kullanımı uygundur. Fakat kapasitelerin çok daha büyük olduğu, akışkanın kimyasal ya da katı partikül ihtiva ettiği için dip klapesi kullanımı uygun olmayabilir. Bu şekildeki proseslerde emiş tankı kullanmak hem pompanın susuz kalmasını engelleyerek duruş ve arızaları ortadan kaldıracak, hem de prosesin bakım periyodunu çok daha uzun hale getirecektir.

Emiş tankı hacmi hesaplanırken dikkat edilmesi gereken husus tank hacminin, emiş borusu hacminden daha fazla olması gerektiğidir. Basma hattında ise pompa çıkışının düz boru ile emiş tankından daha yüksek seviyeye ulaştırılması gerekmektedir. Emiş borusu üzerinde hiçbir ekipman bulunmamalıdır. Emiş tankı ile pompa emiş flanşı birbirine bitişik tasarlanmalıdır. Arada boru, vana çekvalf vb. eleman bulunmamalıdır.

Birden fazla pompanın paralel bağlı çalışması durumunda ise her bir pompa için ayrı emiş hattı ve ayrı emiş tankı olmalıdır.

Şekil 5. Kendinden Emiş Tankı uygulama Şeması
1-Su deposu, 2-Emiş Borusu, 3-Emiş tankı , 4-Basma hattı, 5-Pompa

3. Sahada Karşılaşılan Problemler ve Çözümleri

a. Pompa emiş yapmıyor;

 Doğrudan negatif emiş yapacak sistemde pompa gövdesini su ile doldurmadan pompa çalıştırılır ise emiş borusunda hava kalacağı için pompa suyu çekemeyecektir. Pompa gövdesindeki tapadan su doldurulmalı sonrasında pompa çalıştırılmalıdır.

b. Pompa emiş yapıyor fakat durup tekrar kalktığında emiş yapmıyor;

Pompa hızlı duruş-kalkış yaptığında emiş borusu içinde akış kopuyor olabilir. Pompa yavaş kaldırılmalıdır ya da dip klapesinde sızıntı veya arıza olabilir. Klape temizlenmeli, gerektiğinde değiştirilmelidir.

c. Pompa emiş yapıyor fakat gürültü/vibrasyon çok fazla ya da teorik hesaplanan performans değerleri pratikte gerçekleşmiyor;

 Emiş borusu ucuna girdap ile hava giriyor olabilir, emiş ucu ile su seviyesi arası mesafe artırılmalıdır.

  • Pompa kaplin ayarı bozulmuş olabilir, kaplin ayarı kontrol edilmelidir.
  • Dip klapesi süzgeci tıkanmış olabilir, temizlenmeli veya değiştirilmelidir.
  • Su sıcaklığının hesaplanan değerden daha yüksek bir sıcaklığa ulaşmış olması sebebi ile pompa gövdesinde su, buhar fazına geçerek kavitasyona neden olabilir. Daha düşük NPSH değerine sahip bir pompa kullanılmalı ya da emiş hattındaki basınç kayıpları düşürülmelidir.
  • Pompa basma hattından emiş hattına enjektör yapılabilir. (Bu yöntem daha detaylı bir hesaplama gerektirir.)

Kavitasyon

Başlı başına bir konu olmakla birlikte pompa emişindeki basınç düşüşünün vakum etkisi yaratması sonucunda pompa içinde oluşan kabarcıkların patlaması, pompa çark ve gövdesine çarparak deforme etmesi şeklinde ifade edilebilir.  Pompa çalışırken çakıl taşı çarpmasına benzer bir ses ve vibrasyon ile kendini belli eder. Deforme olmuş pompa çarkı kanatlarında sünger benzeri delikli görüntü oluşur. Zamanla çarkın parçalanmasına, gövdenin hasarlanmasına, yatakların bozulmasına, kaplinin ve rulmanların dağılmasına kadar deformasyonlara yol açabilir.

Şekil 6. Aynı kapasite ve basınçta çalışan aynı pompa çarkının NPSH(mevcut) değişimi ile çark önünde oluşan su kabarcıkları görseli. Sırası ile NPSH(mevcut) değerleri: 8m, 4m, 2m, 1m

Sonuç

Sorunsuz bir uygulama için pompanın depo seviyesinin altında olması istenmektedir. Depo şekli ya da tesisatın elverişsizliğinden dolayı bu her zaman mümkün olmayabilir. Su transferi yapılması için zoraki durumlarda negatif emiş yapılması gerekebilir. Negatif emiş yapıldığında hassas hesaplama ve ekipman seçimi gerekmektedir. Aksi takdirde arıza ya da verimsiz çalışan bir sistem elde edilir. Bu da gereksiz enerji sarfiyatına, kaynakların verimsiz tüketilmesine sebep olur. Sistemlerin kalbi konumundaki pompaların seçilmesinde ve tesisat tasarlanmasında mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Pompaların çalıştığı sistemler göz önünde bulundurulduğunda pompanın durması tesisin tamamının durmasına yol açacağından çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Salmastrasız manyetik tahrik pompası nedir?

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Salmastrasız manyetik tahrikli pompa, pompa şaftının yalıtılmasında kullanılan dinamik salmastraya sahip olmayan konvansiyonel santrifüj pompadır. Bu dinamik salmastra, tamamen sızdırmaz bir taşıma birimi veya basınç sınırı oluşturmak için statik bir muhafaza ile değiştirilir. Endüstride 70 yıldır kullanılan manyetik tahrikli salmastrasız santrifüj pompalar, tesis mühendisliği müteahhitlerine ve operatörlerine; yüksek işletim güvenliği, düşük bakım maliyeti ve çevre standartlarına tavizsiz uyan %100 sızdırmasız bir pompa olarak geliyor. Kapatılması zor uygulamalar ve tehlikeli, uçucu ve agresif kimyasalların taşınmasında daha uygun maliyetli bir çözüm olduklarını kanıtlayan manyetik tahrikli pompalar, çift mekanik salmastralı santrifüj pompaların yerini alıyor.

Mekanik salmastralı pompa yerine salmastrasız manyetik tahrikli pompanın seçilme nedenleri

Ruhrpumpen Manyetik Tahrik Pompası ile yüksek verim, üstün performans

Pompa teknolojisi üretiminde 65 yıldan fazla deneyimi bulunan Ruhrpumpen, dünyanın en büyük şirketlerinin ağır kimyasal işleme uygulamalarında tercih ediliyor. 2010 yılından bu yana kimya endüstrisinde DIN EN ISO 2858, 15783 standartlarında ve petrokimya endüstrisinde API 685 standartlarında yüksek verimli ve eksiksiz manyetik tahrikli ağır hizmet tipi santrifüj pompa serisi üreten Ruhrpumpen’in manyetik tahrikli sızdırmaz pompa yelpazesi, 150’den fazla farklı kimyasalı ve ayrıca DIN/ISO ve API konfigürasyonlarında çok sayıda farklı karışımı işleyebiliyor. 

Kalıcı manyetik tahrikli tip CRP-M santrifüj pompalarını; 3D modelleme, sonlu eleman analizi ve CFD simülasyonu gibi en son mühendislik teknikleri ve araçları ile tasarlayarak üreten firmanın; manyetik tahrikli SCE-M proses pompası, API 610 muadili (bkz. SCE pompa serisi) kanıtlanmış bir tasarıma dayanıyor ve müşterilerin neredeyse tüm gereksinimlerini karşılamak için 130’dan fazla hidrolik kombinasyon sunuyor. Sızdırmaz manyetik tahrikli pompalar için yenilikçi tasarımların geliştirilmesi ve uygulanmasında çalışan endüstri uzmanlarından oluşan Ruhrpumpen mühendislik ekibi, şu ana kadar 9 patent aldı ve manyetik tahrikli standart pompa yapılarına dahil etti:

Dahili Akışlar ve Basınçlar (patent verildi)

Muylu Rulman Tasarımı (patent verildi)

Eksenel Tepki Dengesi

Zirkomyum Oksid Muhafaza Kaplaması Sabitlemesi (patent verildi)

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

​​Sulzer, genişlettiği PLR çamur pompası serisini pazara sunuyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Sulzer, yüksek katı içerikli akışkan işlemleri için tasarladığı PLR çamur pompası serisi, yüksek kalitedeki yapısıyla aşındırıcı akışkanların kullanıldığı tüm pompalama uygulamalarında aşınmaya karşı olağanüstü direnç sağlıyor.

Çamur pompalama piyasasında artan talebe yanıt olarak PLR çamur pompası gamını genişleten Sulzer, portföyüne kapasiteyi 3’900 m3/saate çıkaran 8 yeni boyutta pompa ekledi. Ek boyutların yanında, çıkarılabilir emme plakası ve yüzer flanşlar gibi yeni özellikler de bulunuyor.

PLR pompasının çok çeşitli seçeneklerle birleştirilen özel tasarımı; aşındırıcı çamur akışkanlar, amonyum nitrat ve ayrıca köpük pompalama ve kendinden regülasyonlu uygulamalar gibi oldukça zorlu sahalara uygun hale getiriyor.

Temel aşınma parçalarının geniş duvar kalınlığı ve optimize edilmiş biçimleri, daha uzun pompa ve yedek parça ömrü sağlarken, korozyon ve aşınma direncini artırıyor. Optimize edilmiş yapısı ve ağır tip hizmete özel rulman ünitesi sayesinde son derece güvenilir olan PLR pompa serisi, firmanın Fransa Saint-Quentin’deki fabrikasında üretiliyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Wilo Türkiye, 30. yılını kutladı: Yeni hedef Türkiye’den global projelerde yer almak

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İleri teknolojisi ile 150 yıldır tüm dünyada pompa sistemlerinin öncü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren Wilo, Türkiye’deki 30. yılını sektör paydaşları, çözüm ortakları ve sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen gala davetiyle kutladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, “Öncelikli hedefimiz Türkiye’den global projelerde yer almak” dedi. Gecede konuşan bir diğer isim olan Wilo Grup Kıdemli Başkan Yardımcısı Jens Dallendoerfer ise, “Wilo Türkiye’yi sadece Türkiye değil, çevre ülkelere de hizmet verebilecek bir üretim merkezine dönüştürmek için yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

1872 yılında Dortmund’da bakır ve pirinç fabrikası olarak kurulan, 1992 yılında ise Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan Wilo, o tarihten bu yana Türkiye’de istikrarlı bir büyüme gerçekleştirerek sektörün lider markalarından biri haline geldi. İnşaat sektörünün içinde yer alan mekanik tesisat pazarında yenilikçi pompa sistemleri ile hizmet veren Wilo, Türkiye’de geçirdiği 30 yılı özel bir gala gecesiyle kutladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, “Wilo, kurulduğu günden bu yana geçirdiği uzun ve başarılarla dolu süreçte yerel bir uzmanken dünya çapında bir oyuncu konumuna geldi. Bundan tam 30 sene önce, 23 Mart 1992’de, 300 m2’lik alanda 10-15 kişi ile Erenköy Ethemefendi’de başlayan Wilo Türkiye maceramız, her geçen gün daha da istikrarlı bir büyümeyle devam etti. Ufacık bir ekip ile başlayan yolculuğumuza, bugün 9.000 m2’lik alana kurulu merkez ofisimize bağlı olarak çalışan ekibimiz, yetkili satıcılarımız ve servislerimiz ile birlikte Türkiye genelinde yaklaşık 1.000 kişilik geniş bir aile ile devam ediyoruz. Ancak bunun yakın gelecekte bize yetmeyeceğini ve büyüme planlarını hızlandırmamız gerektiğini hissediyor ve görüyoruz.  Hoş bir tesadüftür ki bu sene Türkiye’de 30. yılımızı kutlarken dünyada 150. yılımıza girmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Öncelikli hedefimiz Türkiye’den global projelerde yer almak

30 yılı geri bıraktıkları Türkiye pazarı için öncelikli hedeflerini paylaşan Arkaya, “Bulunmadığımız yeni iş alanlarına girmek ve Türkiye’nin global organizasyondaki yerini sağlamlaştıracak yatırımlar yapmak, yenilikçi ürün ve hizmetleri pazara sunmak en önemli hedeflerimizdir” dedi.

“Yüksek verimli pompalar ile dünyadaki toplam elektrik tüketimi yüzde 4 azaltılabilir”

Türkiye için 2022 stratejileri içerisinde özellikle değişim pazarına odaklandıklarını dile getiren Arkaya, “Wilo olarak müşterilerimizin bir yandan kısıtlı enerji kaynaklarını daha verimli kullanarak sürdürülebilir gelişime katkıda bulunmalarını sağlarken, bir yandan da tasarruf edebilmeleri için Wilo Enerji Çözümleri hizmetini sunuyoruz. Çünkü pompalar tüm dünyada enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 10’luk kısmına sebep oluyor. Mevcut durumdaki pompaların yüksek verimli pompalar ile değişimi sayesinde dünyadaki toplam elektrik tüketimi yüzde 4 azaltılabilir; bu oranın yaklaşık 1 milyar insanın evinde tükettiği elektriğe eş değer olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

 “Wilo Türkiye’yi üretim merkezine dönüştürmek için yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz”

Geceye uzaktan bağlantı yoluyla katılan Wilo Grup Kıdemli Başkan Yardımcısı Jens Dallendoerfer de önemli bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’nin, Wilo Gruba bağlı en önemli ülkelerden biri olduğunu dile getiren Jens Dallendoerfer, şu ifadeleri kullandı: “Wilo Türkiye, Wilo Grubu’nun en önemli iştiraklerinden biri. Wilo Türkiye, geçtiğimiz 30 yıl içinde sürekli olarak gelişti ve yükselişini aralıksız sürdürdü 30. yılımızda da yeniden Türkiye’de sektör lideri konumuna geldi. Bu gelişim bize gösterdi ki, Wilo Türkiye yalnızca Türkiye pazarına hitap etmenin çok daha fazlasını yapabilir. Bu potansiyeli değerlendirmek, Wilo Türkiye’yi sadece Türkiye değil çevre ülkelere de hizmet verebilecek bir üretim merkezine dönüştürmek için yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz. Konumu sayesinde Türkiye her zaman önemli bir rol oynayacak ve biz de bundan yararlanmak istiyoruz. Böylece hem Türkiye hem de dünyada Wilo’nun büyük potansiyele sahip Türkiye’deki başarı öyküsünü devam ettireceğiz. Geçtiğimiz 30 yıl boyunca bu yolculukta bize eşlik etmiş olan ve bugün geleceği inşa etmek üzere bizimle çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederim.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com