Connect with us

Pompalar

Wilo yağmur suyu geri kazanımı ile Türkiye’nin su kaynaklarını korumaya hazır

Yayın Tarihi:

on

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14 Ocak 2021’de kabul ettiği İstanbul İmar Yönetmeliği Taslağı’na göre bin metrekarenin üzerindeki parseller, kamu yapıları, alışveriş merkezleri ve inşaat alanı 5 bin metrekareyi geçen ticari yapılarda hem binaları zemin suyundan korumak hem de bahçe sulama, otomobil yıkama ve tuvalet rezervuarları gibi alanlarda kullanılmak üzere çatı ve zemin sularının yer altında oluşturulacak bir sarnıçta toplanması zorunlu hale getirildi. Yağmur suyu hasadı olarak da bilinen bu sistem, kişi başına düşen yaklaşık bin 519 m3‘lük su miktarı ile su sıkıntısı çeken ülkeler arasında olan Türkiye’de su kaynaklarının verimli kullanılması adına büyük önem taşıyor. İleri teknolojisiyle pompa sistemleri alanında yeni nesil ürün ve sistemler geliştiren Wilo tam da bu noktada yağmur suyu geri kazanım ürünleri ile su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunuyor. Çatıdan topladığı yağmur sularını Wilo- RAIN3 ve Wilo- RainSystem AF 400 pompaları aracılığıyla bahçe sulama, araç yıkama ve tuvalet rezervuarları uygulama alanlarında kullanıyor.

Küresel iklim değişikliğiyle birlikte ortaya çıkan su sıkıntısı, aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülkeyi hızla etkisi altına alıyor. Bu noktada gerek bireysel olarak gündelik hayatta gerekse devletler bazında su sıkıntısı ile mücadele büyük önem taşıyor. Geçtiğimiz aylarda su kaynaklarını koruyan ve kısaca yağmur hasadı olarak bilinen çözüm İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edildi. Bu kapsamda İstanbul İmar Yönetmeliği Taslağı’na göre bin metrekarenin üzerindeki parseller, kamu yapıları, alışveriş merkezleri ve inşaat alanı 5 bin metrekareyi geçen ticari yapılarda hem binaları zemin suyundan korumak hem de bahçe sulama, otomobil yıkama, tuvalet rezervuarları gibi alanlarda kullanılmak üzere bir drenaj sistemi oluşturularak çatı ve zemin sularının yer altında açılacak sarnıçta toplanması zorunlu hale getirildi.

Yağmur suyu toplama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi kuraklık ile mücadelede mevcut su kaynaklarını korumaya yardımcı, sürdürülebilir bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Yağmur suyu geri kazanım ürünleri ile dikkat çeken pompa sistemlerinin öncü markası Wilo da bu yolla su kaynaklarının korunmasına katkıda bulunuyor.

Çevre dostu yağmur suyu toplama sistemi kısa sürede kendini amorti ediyor

Yağmur suyu toplama sistemi, bilinen adıyla yağmur suyu hasadı; yağmur sularının ve yüzeysel akışa geçen suların toplanıp biriktirilmesi ve bitkisel, hayvansal üretim ile evsel tüketim için gerekli olan suyun sağlanması olarak tanımlanıyor. Bu yöntem ile şebeke suyu kullanımı da önemli ölçülerde azaltılabiliyor. Konut içerisinde basit bir yağmur suyu toplama sisteminde, çatıdan toplanan yağmur suyu, büyük parçaları tutan filtreden geçirildikten sonra yağmur suyu deposuna geliyor. Yağmur suyu deposundan da çamaşır makinesi ya da tuvalet rezervuarı gibi konut içerisinde ihtiyaç duyulan alanlara pompalanıyor. Tarihi Roma dönemine kadar uzanan yağmur suyundan faydalanmak için tesisatların yağmur suyunu toplamaya yönelik düzenlenmesi ve suyun kullanılacağı alana uygun bir filtre sistemi ile su niteliğinin istenilen düzeyde arıtılması gerekiyor.

Bahçe sulama, araç yıkama ve tuvalet rezervuarlarında yağmur sularını kullanıyor

Wilo, yağmur suyu geri kazanım ürünleri ile su kaynaklarının verimli kullanılmasına katkıda bulunuyor. Çatıdan toplanan yağmur sularını Wilo- RAIN3 ve Wilo- RainSystem AF 400 pompaları aracılığıyla içme suyu temini gerektirmeyen bahçe sulama, araç yıkama ve tuvalet rezervuarları uygulama alanlarında kullanıyor. Wilo-RAIN3, konut ve ufak ticari binalar için kompakt modül olarak fişe takılmaya hazır, tek pompalı yağmur suyu yeniden kullanım ünitesi olarak öne çıkıyor. 11 lt tank hacmi, 6 m3/h maximum debisi, 55 mss maximum basıncı, 8 mss emiş yüksekliği bulunuyor. EN 1717 ve DIN 1989 standartlarına uygun olarak, LCD dokunmatik ekranı ile duvara asılarak kullanılabiliyor. Çeşitli hidrolik bağlantı seçenekleriyle sağlanan kompakt tasarımı sayesinde kolay ve hızlı kurulum avantajı içeriyor. Çekvalf ve DIN 1989 ile EN 1717’ye uygun taşma sensörlü ara depolama tankı sayesinde hijyen güvenliği de sağlıyor. Konut alanlarında sessiz çalışması, Wilo Servis hizmeti için Wi-Fi üzerinden kontrol güncellemesi ise ürünün öne çıkan diğer özelikleri arasında bulunuyor.

En yüksek işletim güvenliği ve az sesli hibrid sistem

Wilo-RainSystem AF 400 ise ticari ve sınai olarak içme suyundan tasarruf etmek için sarnıç veya depolarla bağlantılı yağmur suyu uygulamalarına yönelik bir hibrid sistem olarak öne çıkıyor. Ürün bir yeraltı deposundan veya bir sarnıçtan yağmur suyunun dalgıç motorlu pompalarla tümüyle otomatik beslenmesi için kullanılıyor. İçerisinde 2 adet normal emişli, korozyonsuz, az sesli santrifüj pompa bulunuyor. 400 lt tank hacmi, 16 m3/h maximum debisi, 55 mss maximum basıncı, 8 mss emiş yüksekliği bulunuyor. Akış ve ses optimizasyonlu tasarımı sayesinde sessiz çalışma özelliği içeriyor. Geleceğe yol gösteren Rain-Control Hybrid tam elektronikli regülasyon cihazı sayesinde en yüksek işletim güvenliğini sağlıyor. İhtiyaç anında otomatik kontrol edilen besleme pompası sayeside taze su takviyesi ile yüksek tasarruf imkanı veriyor. Fişe takılmaya hazır sistemin düzgün kumanda edilmesi; pompaların çevrimsel olarak değiştirilmesi ve pompalar dururken entegre bir test çalışması yapılması yoluyla sağlanıyor. LCD üzerinden sarnıç doluluk seviyesi, sistem basıncı ve işletim durumunun seçmeli olarak sürekli gösterilmesi de ürünün bir diğer dikkat çeken özelliğini oluşturuyor.

Pompalar

Has-Er’den madencilik endüstrisine mobil aktarım ve dozajlama sistemi çözümü

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Mono pompa üretiminin güçlü markası Has-Er Monopump, madencilik sektöründeki bir  aktarım ve dozajlama sistemi uygulaması için pompa ve ekipman tedariki gerçekleştirdi. 

Has-Er Monopump tarafından üretilen  pompalar ve ekipmanlar, aktarım ve dozajlama sisteminde kullanılmak üzere mobil hale getirilerek, madencilik sektöründe faaliyet  gösteren müşteriye teslim edildi. Sistemde  kullanılan pompalar ve otomasyon sistemi  Has-Er Monopump mühendisleri tarafından  projelendirilmiş ve üretime alınmıştır. Ürünler,  6.000 litre/saat – 32 BAR kapasitede enjeksiyon işlemi yaparak iş gücünü üstlenmiştir. 

Sistemde kullanılan elektrik donanımlar  ATEX ZONE II Sınıfına uygun ürünler kullanılarak üretilmiş olup, iş ve iş güvenliği önlemleri sağlanmıştır. Kullanılan elektrik motorları  da EX-PROFF ve ATEX ZONE II olarak tercih  edilmiştir.

Has-Er

Madencilik sektöründe kullanılan  sistem için oluşabilecek bütün önlemler alınmış ve çalışması sağlanmıştır. Sistemde kullanılan vana ve fittings mal zemeler 316 Kalite paslanmaz çelik olarak  tercih edilmiştir.  Has-Er Monopump, müşteri memnuniyetini  ön planda tutmaktadır ve her zaman müşte rilerinin kaliteli hizmeti uygun fiyatlara alma larını ön planda tutmaktadır. 

Devamını Oku

Pompalar

Zorlu uygulamalar için üst düzey çözüm: Seepex Mono Pompa

Yayın Tarihi:

on

Seepex, Almanya’da AB standartlarındaki tesislerinde ileri teknoloji lobe pompa üretmektedir. Su ve atıksu arıtma tesislerinin yanı sıra birçok endüstriyel uygulamada yaygın olarak kullanılmaktadır.

Seepex mono pompalar çok çeşitli sektörlerde, en zor uygulama şartlarında, sorunsuz akışkan transferi yaparak sayısız işletmede kullanılmaktadır. 500m3/h debi ve 96 bar basınca kadar geniş kapasite aralığına sahiptir. Düşük ve yüksek viskoziteli akışkanların transferinde uygun olduğu gibi aşındırıcı, yapışkan, ezilmeye ve köpüklenmeye hassas akışkanların transferinde de uygundur. Düzgün ve doğrusal, ölçülebilir bir akış sağlar, sessiz ve titreşimsiz çalışır.

Özellikler

  • Farklı kapasite seçenekleri (max.500 m3/h)
  • Yüksek basınçlarda çalışabilme (max. 96 bar)
  • -20°C – 300°C arası geniş çalışma aralığı
  • Katı partikül içeren (max.150 mm) ürün transferi
  • Düşük ve yüksek viskoziteli akışkanların transferi (max. 4.000.000 mPas)
  • Aşındırıcı, yapışkan, ezilmeye ve köpüklenmeye hassas akışkanların transferi
  • Düzgün ve doğrusal, dalgalanmalar içermeyen, ölçülebilir akış sağlama
  • Sessiz ve titreşimsiz çalışma
  • Kuru çalışma ve aşırı basınç koruması
  • Dökme demir, SS 316 ve diğer özel alaşımlardan mamul (metal, SBBPF, NBR, Viton, PTFA vb. FDA) onaylı elastomer seçenekleri
  • PLC/SCADA sistemlerine uygunluk
  • CIP/SIP çalışmalarına uygunluk
  • Bol ve ucuz yedek parça temini ile uzun yıllar sorunsuz çalışma

SCT Avantajları (Akıllı taşıma teknolojisi)

Rotor ve stator değişimi hattan sökülmeden yapılabilir.

  • Performans kayıplarında (stator – rotor aşınmasından kaynaklı kapasite düşüklüğü) stator ayarlanarak kapasite kontrolü yapılabilir, kayıplar önlenebilir.
  • Statorun anında değişimi gerektiği durumlar bu teknoloji ile giderilebilir.
  • Entegre edilmiş sıkıştırma tertibatı sayesinde uzun ömürlü rotor ve stator
  • Rotor ve statorun hızlı montaj – demontaj işlemi sayesinde çok kolay bakım
  • Bakım sürelerinin çok kısa olması nedeniyle pompada yüksek verimlilik
  • Rotor ve stator için daha düşük yedek parça masrafı
  • Bakım için daha az yer ihtiyacı
  • Bileşenler ağır olmadığı için bakım sırasında kolay kullanım
  • Bileşenler ağır olmadığı için düşük yedek parça nakliye masrafı
  • Elastomer ve çelik bileşenler ayrı ayrı imha edildiğinden dolayı çevre dostu
Devamını Oku

Pompalar

Salvatore Robuschi düşey milli pompalar

Yayın Tarihi:

on

Düşey milli pompaları (submerged pump) dalgıç pompalardan (submersible pump) ayıran en temel özellik; düşey milli pompalarda elektrik motorlarının terfi edilen sıvının içinde değil, kuru ve güvenli dış ortamda bulunmasıdır.

Dalgıç pompalarda ise, elektrik motoru kısmen ya da tamamen terfi edilen akışkanın içerisinde çalışmaktadır. Bu durum özellikle yüksek sıcaklıktaki ya da kimyasal olarak agresif olan akışkanların terfii söz konusu olduğunda bir kısım probleme sebep olabilmektedir.

Günümüzde üretilen birçok dalgıç pompada; her ne kadar aktif soğutma sistemleri kullanılsa da, düşey milli pompaların çalışabildiği yüksek sıcaklıklara (350°C ve üzeri) çıkılması pek mümkün olmamaktadır.

Dalgıç pompaların kimyasal olarak agresif akışkanların terfiinde kullanılması durumunda ise motor ve pompa gövdesi arasında kullanılan conta malzemesinin ya da elektrik kablosunun motora girişinde kullanılan sızdırmazlık malzemesinin deformasyonuna bağlı olarak, elektriksel arızalar ve motor arızalarının ortaya çıkması olasıdır. Bu nedenle, işletme şartlarında terfi merkezinde toplanan suyun kimyasal özellikleri sürekli takip edilmeli ve sipariş aşamasında üretici firma değişken akışkan özellikleri konusunda tam olarak bilgilendirilmelidir.

Terfi merkezinde toplanan akışkanın kimyasal ve fiziksel özelliklerinde oluşacak değişiklikler, düşey milli pompaların performansı ve ömrü açısından da önemli olmakla birlikte; düşey milli pompalarda, bu nedenle oluşacak hasar ve arızalar en başta malzeme deformasyonu şeklinde ve uzun vadede mekanik temelli olacaktır.

Terfi edilen akışkanın sebep olduğu gazların ve buharın, çevresel ya da güvenlik (yanma / patlama riski) endişelerine sebep olduğu uygulamalarda; düşey milli pompaların montaj plakası aynı zamanda “gaz sızdırmaz” bir kapak özelliği görecek şekilde üretilebilmektedir.

Gaz ya da buhar çıkışının olduğu uygulamalarda, montaj plakası üzerine uygun tahliye çıkışları ve özel ekipmanların (alev tutucu gibi) montajı kolay ve pratiktir.

Mil sızdırmazlığı açısından ise dalgıç pompalar sadece mekanik salmastralı olarak üretilebilirken; akışkan ve uygulama özelliklerine bağlı olarak düşey milli pompalar salmastralı ya da salmastrasız olarak seçilebilmektedir.

Düşey milli pompalarda yataklar, dalgıç pompalardan farklı olarak aktif bir yıkama/yağlama sistemine sahip olup; içerisinde aşındırıcı partiküllerin ya da yıkama sistemi borusunu tıkayacak büyüklükte katı parçaların olmadığı temiz akışkanların terfiinde, yatakların yıkanması ve yağlanması doğrudan terfi edilen akışkan ile yapılabilmektedir.

Akışkan içerisinde aşındırıcı partiküllerin ya da yıkama sistemi borusunu tıkayacak büyüklükte katı parçaların olması ve harici kaynaktan gelen temiz bir akışkan (ya da su ile) devamlı yıkama yapılamayan ya da yapılması istenmeyen uygulamalarda ise düşey milli pompalar mekanik salmastralı olarak seçilmekte, yatakların ve salmastranın yıkanması/yağlanması ise seviye kontrolüne sahip kapalı bir sistem ile sağlanmaktadır.

Akışkan içerisinde aşındırıcı partiküllerin ya da yıkama sistemi borusunu tıkayacak, yataklarda sıkışabilecek büyüklükte katı parçaların olması durumunda ise yatakların yıkanması/yağlanması harici bir kaynaktan sağlanacak temiz bir akışkan (ya da su ile) yapılmalıdır. Bu yıkama sayesinde akışkan içerisindeki partiküllerin yatakları fiziksel olarak aşındırması ya da yataklara birikerek operasyon için gerekli güç değerini gereksiz yere artırmasının önüne geçilebilecektir.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com