Connect with us

Vanalar

Vana seçimini etkileyen faktörler

Yayın Tarihi:

on

 

Vana seçimi endüstriyel proseslerin verimliliğine doğrudan etki eten faktörlerin başında gelmektedir.Bu sebeple, eskiden sarf malzemesi olarak kabul edilen vanalar; artık performansı, çalışma ömrü, tasarımı, prosese katkısı, enerji sarfiyatı gibi faktörler ölçülerek değerlendirilen ve sistemin optimizasyonunda önemli bir etken olan birer ekipman haline gelmiştir. Dolayısıyla da günümüzde “ürettiğini satmaya çalışan” değil; prosesi ve prosesin ihtiyaçlarını bilerek “prosese özel çözümler sunabilen” vana üreticileri tercih edilmektedir.

 

Özellikle kronik sorunlarda çözüm olarak sunulan vanaların , sorun yaşanılan standart vanalara oranla ilk yatırım maliyeti daha yüksek olabilmektedir. Fakat, unutulmamalıdır ki sorun yaşanılan vanaların periyodik değişimleri öngörülemeyen işçilik, bakım-onarım maliyetlerini , ürün, ham madde  ve üretim kayıplarını, üretim planında aksamaları vs  beraberinde getirerek toplam verimliliği düşürmekte ve görülmeyen/ölçülemeyen bu ilave maliyetleri ile birlikte çok daha pahalıya gelmektedir.

 

Vana seçimi pek çok faktöre bağlı olmak ile birlikte, temel olarak prosese, çalışma şartlarına ve akışkanın kimyasal özelliklerine göre farklılık göstermektedir. İstenilen performansı ve çalışma ömrünü sağlayacak “optimum” bir vana seçimi aşamasında dikkate alınması gereken faktörler aşağıda başlıklar halinde sunulmaktadır.

 

Akışkanın Niteliği: 

Vanalarda akışkan ile tamas edecek olan gövde, disk/küre/plug ,mil,yay, üst kapak gibi parçaların malzeme seçimini yapmak için öncelikle akışkanın niteliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Akışkanın korozif ya da abrasif nitelikle olması malzeme seçimindeki temel faktördür. Bu sebeple akışkanın kimyasal içeriği, pH değeri, viskozitesi,  var ise katı partikül oranı ve tane boyutu göz önünde bulundurulmalıdır.

Katı partikül oranı yüksek olan akışkanların aşındırıcı etkisi vana tipinin belirlenmesinde yardımcı olacaktır. Örneğin; katı partikül oranı düşük olan akışkanlarda Tümsek Geçişli (Weir Type ) Diyafram vanalar kullanılmakta iken, oran yükseldiğinde Düz Geçişli (Straight Through Type ) Diyafram vanaların kullanılması gerekmektedir ya da polimerize olan akışkanlarda Plug Vanalar Küresel Vanalara göre çok daha iyi performans göstermektedir.

Akışkanın Sıcaklığı:  

Sıcaklık akışkanın niteliği ile birlikte değerlendirmeye alınarak uygun materyal seçimine yön vermektedir. Özellikle yüksek sıcaklık söz konusu ise bu etkinin akışkanın daha agresif bir yapıya geçmesine sebep olacağı için kimyasal dayanım tablolarının referans alınması gerekir. Kimi akışkanlar ortam şartlarında stabil ve etkisi düşük bir karakterde iken, yüksek sıcaklıkta çok daha etkili ve korozif bir yapıya geçebilmektedir. Diğer taraftan, yüksek sıcaklık özellikle buhar uygulamalarında beraberinde yüksek basıncı da getireceği için vananın basınç/sıcaklık tablolarınındaki limit değelerinin dikkate alınması önem arz etmektedir.

 

Örneğin;  şeker fabrikalarındaki buhar uygulamalarında 140⁰C’ye kadar Kauçuk Yataklı (Resillient Seat) Kelebek Vanalar , 250⁰C’ye kadar Çift Eksen Kaçıklığı olan (Double Eccentric) Kelebek Vanalar,  250⁰C – 550⁰C sıcaklık aralığında ise Üçlü Eksen Kaçıklığı olan (Triple Eccentric) Kelebek Vanalar kullanılabilmektedir. Bu öreneği dikkate aldığımızda vana tipini belirleyen temel faktör sıcaklıktır.

 

Akışkanın Basıncı :

Vanalar için basınç değerini “tasarım basıncı” (nominal basınç = anma basıncı ) ve “çalışma basıncı” (operasyonel basınç) olarak ikiye ayırmak mümkündür. Tasarım basıncı vananın çalışma limitini ve  flanş normunu tayin etmektedir. Çalışma basıncı ise prosesin işlevine göre optimize edilmiş minimum, normal ve maksimum çalışma basınçlarını, giriş-çıkış basınçlarını kapsamaktadır. Çalışma basınçları vananın seçiminde etkili olduğu gibi aktüatör modelinin ve kontrol açıklığının belirlenmesinde de etkili olan temel faktörlerdir.

Örneğin; bir maden prosesinde HPAL (High Pressure Acid Leaching) uygulamasında Küresel Vanalar yüksek basınçtaki ve katı partiküllü akışkana karşı yeterli performansı ve güveni sağlayamadığı için Sleeved Plug Vanalar kullanılmaktadır.

Diğer taraftan, basıncın değil, vakumun söz konusu olduğu proseslerde ise sistemin ihtiyacı olan izolasyonu ve %100 sızdırmazlığı sağlayan Vaccuum-Proof tasarımdaki Kelebek Vanalar ya da Plug Vanalar kullanılmaktadır.

Akışkanın Hızı:

Vana seçiminde genellikle göz ardı edilen akış hızı, vananın çalışma ömrünü doğrudan etkileyen bir faktördür. Akış hızının yüksek olduğu ve özellikle katı partikül içeren bir akışkanların hatlarında kullanılan vanalar çok yüksek bir aşındırıcı etkiye maruz kalırlar. Vana içerisinde hızdan kaynaklanan türbulans sebebi ile etkisi daha da artan aşınma vana gövde ve sızdırmazlık yüzeyinde kısa sürede deformasyona sebep olabilmektedir.

Örneğin; Diyafram vanalar için,

Gaz ya da basınçlı hava hatlarındaki hız limiti 100m/s,

Katı partikül içermeyen bir Sülfürik Asit Hattındaki hız limiti 6m/s,

Kristalize içeriği olan bir Amonyum Sülfat Çözeltisindeki hız limiti 2,5m/s’dir.

Bu limitler, üretici firmalara göre farklılık göstermekle birlikte akışkanın içeriğine göre ne denli farklı değerler alabildiğine dikkat edilmelidir.

Materyal Seçimi:

Akışkanın nitelikleri ve vananın prosesteki görevi dikkate alınarak, vanayı oluşturan ve özellikle de akışkanla temas halinde olan parçalar için en ideal malzemenin seçilmesi gerekmektedir. Bu malzemeler standart  GGG40- Sfero Döküm , WCB-Karbon Çelik,  AISI 316-Paslanmaz Çelik olabileceği gibi kimi zaman da ağır proses şartlarından dolayı AISI 904L,Nickel, Alloy 20, Super Duplex, Incoloy, Monel, Inconel, Hastelloy,  Zirconium, Titanium gibi exotic materyaller olabilir.

ExoticMateryallerin seçimi beraberinde yüksek maliyet de getireceği için kaplı vanakullanımının da bir opsiyon olarak değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin;termik santrallerde Baca Gazı Arıtma Ünitesinde (BGA=FGD) akışkanın yüksek kloriçeriğinden dolayı kullanılacak olan KauçukYataklı Kelebek Vananın disk malzemesi Hastelloy C olarak da seçilebilir ya da çalışma sıcaklığı elverdiğitakdirde “Hostalen-GUR”  Kaplı bir diskseçilebilir. Aynı performansı sağlamasına rağmen Hostalen-GUR  kaplı diskin maliyeti, Hastelloy C disktenyaklaşık %30 daha ekonomiktir.

Bir SülfürikAsit hattında ya da Klor Alkali Prosesinde kullanılan Teflon Kaplı Küresel Vanalar, 904L materyalden üretilen KüreselVanalara göre çok daha ekonomik ve uzun ömürlü çözümlerdir.

Vananın Uzunluk ve Flanş Normu Seçimi:

İşletmelerde kullanılmakta olan vanaların uzunluk ve flanş normları mühendislik aşamasnda borulama için belirlenmiş olan değerlerdir. Bir vananın uzunluk normu (L Boyu = Face to Face ) ve flanş normu  DIN, BS, ASME ya da JIS Normlarında olabilir. Pek çok vana üreticisi bu alternatif normları birer opsiyon olarak sunmaktadır. Prosesteki mecut bir vananın değişimi gerekiyor ise bu L Boyu ölçüsünün ya da Flanş Normunun üretici firmaya bildirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan özellikle kuruluşu çok eskiye dayanan işletmelerde farklı proseslerde alt yükleniciler tarafından farklı normlarda vanalar kullanılmış olabilir. Hatta aynı hattaki iki vananın farklı normlara sahip olabilmektedir. Bu gibi durumlardan dolayı bazı vana üreticileri örneğin uzunluk normu DIN fakat flanş normu ASME olan vanalar da üreterek pratik çözümler sunabilmektedir. Bu sebeple, proseste standardizasyonun ve yedeklemenin sağlanabilmesi, vana değişimlerinde hatta işlem süresinin ve bakım duruşlarının kısaltılabilmesi için tüm vanaların aynı normda olması gerekmektedir.

Vananın Kumanda Şekli:

Manuel Çalıştırma;  10 Pozisyonlu Kollu, Dişli Kutulu, Zincirli Dişli Kutulu ya da Ağırlık Kollu olabilmektedir. Manuel kullanılacak olan vanalarda açma-kapama anındaki torkun dikkate alınarak kumanda şeklinin belirlenmesi önemlidir.

Örneğin, Kelebek Vanalarda Manuel Kollu kumanda genellikle max.DN200 çapa kadar kullanılmakta, daha büyük çaplarda ise tork yükseldiği için dişli kutulu kumanda kullanılmaktadır. Fakat, Plug vanalarda tasarım gereği tork değerleri daha yüksel olduğu için max. DN100 Çapa kadar kollu kumanda kullanılabilmektedir. Operatörün çalışma ergonomisi dikkate alınarak işletmede kullanılacak olan manuel vanaların kumanda şekli tespit edilmelidir.

Otomatik Çalıştırma: Pnömatik Aktüatörlü, Elektrik Aktüatörlü, Hidrolik Aktüatörlü,  Ağırlıklı Aktüatörlü ya da bunların bir kombinasyonu şeklideki özel tasarımlar ile otomatik operasyon sağlanabilir. Bu noktada önemli olan prosesin gereksinimi doğrultusunda, vananın görevi, günlük açma-kapama sayısı, operasyon süresi , kontrol şekli (On/Off ya da Oransal ), emniyet pozisyonu (Çift Etkili, Normalde Açık ya da Normalde Kapalı ), iletişim arayüzü (Profibus, Hart, FieldBUS)  gibi etkenler dikkate alınarak enerji tüketimi optimum olan kumanda şeklinin seçilmesidir. Örneğin; bazı pozisyonerler sürekli hava tüketimine sebep olmakta iken bazı üreticiler yalnızca operasyon alında hava kullanan modellere sahiptir.

 

Otomatik çalıştırmada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise aktüatör modelinin ve gerekli ise Limit Switch, Solenoid Valf, Pozisyoner gibi ilave aksesuarların seçimidir. Aksesuar seçiminde işletmede mevcut voltaj değerleri ve koruma sınıfı belirtilmelidir. Aktütör modeli işletmede sağlanacak minimum hava basıncı ve vananın açma-kapama tork değeri ve %20 ile %30 arasında değişebilen güvenlik faktörü dikkate alarak seçilmelidir.

Özetle prosese uygun vana seçimi, akışkanın niteliği bilindiği, gerekli proses değerlerinin sağlandığı ve değerlerin doğru analiz edildiği takdirde mümkündür.

Hazırlayan:

Bahadır TAŞDEMİR

Endüstriyel Projeler Şefi

LEON TEKNİK – Leontek Dış Tic. Ltd. Şti. 

e-mail: bahadir@leonteknik.com  

web: www.leonteknik.com 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

LESER LNG POSV valfleriyle, sıvılaştırmada işletme verimliliğini artırıyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Rusya’nın Baltık Denizi kıyısındaki doğal gazı Batı Avrupa’ya taşıyan Kuzey Akımı boru hattının başlangıç ​​noktasında yer alan kompresör istasyonunda, sıvılaştırılmış doğal gazın üretimi, depolanması ve taşınmasında tesis kompleksinin lisanslayıcısı olan Linde, komplekste karşılaştığı güçlükleri LESER ile aştı.

Linde, yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 1,5 milyon ton LNG olan, Rusya’nın Baltık Denizi kıyısındaki kompresör istasyonunda; sıvılaştırılmış doğal gazın üretimi, depolanması ve taşınmasında tesis kompleksinin lisanslayıcısı olarak görev alıyor. Tesiste gerekli olan kriyojenik ortam sıcaklıkları, münferit bileşenlerin teknik tasarımında güçlük çıkarıyor. Tedarikçilerinden teknik gereksinimleri çözmelerinin yanı sıra, teslimatlarını zamanında ve güvenilir bir biçimde yerine getirmelerini bekleyen Linde, çözüme LESER ile ulaşıyor.

LNG’nin ekonomik olarak sunulabilmesi için sıvılaştırma sürecinin verimli bir şekilde tasarlanması gerekiyor. -161 ila -164 °C’lik gerekli kriyojenik ortam sıcaklıkları, tesisteki münferit bileşenlerin teknik tasarımında güçlük çıkarıyor. Özellikle aşırı basınç durumlarında kriyojenik işlemde ve Rusya ortam sıcaklıklarında bile son koruma olarak güvenilir bir şekilde çalışması gereken emniyet valfleri için de aynı durum ortaya çıkıyor.

Doğal gaz sıvılaştırma tesislerinde kullanım için tüm gereksinimleri karşılayan ve kusursuz bir ürün yelpazesi sunan LESER, müşterisine LNG POSV valfleriyle sıvılaştırmada işletme verimliliğini artıracak bir çözüm sundu. Teknik gazlar alanında LESER ile uzun yıllardır çalışan Linde, sıvı helyum uygulamaları için sıcaklıkları -269 °C’ye kadar düşen projelerde, kriyojenik pazardaki LESER’in bilgi birikimine güvendi. Hava ayırma tesislerinin proje yönetimindeki ortak deneyim ve LESER’in tüm LNG ürün yelpazesi, özellikle PopAction versiyonundaki modüler Cryo-POSV, Linde için önem arz ediyor.

LESER çözümü

Emniyet valflerinin sızdırmazlığını gerçek koşullar altında -146 °C’nin altındaki ortam sıcaklıklarında kendi kriyojenik test tezgahında kanıtlayan LESER, hassas helyum sızıntı testi, DIN EN 13648-1 standardını esas alıyor. Tesis verimliliği, ilgili alanlarda Pilot Kumandalı Emniyet Valfleri’nin (POSV) kullanılmasıyla da destekleniyor. Bu çözüm, yaylı emniyet valflerinin aksine, tepki verene kadar sıkı olan ve böylece tesisin tepki basıncına göre daha yüksek çalışma basıncı gereksinimini karşılıyor. Altı POSV valfi, sıvılaştırma tesisinde LIMUM® teknolojisinin verimliliğini destekliyor. LESER LNG POSV, uzun yıllardır standart bir çözüm olarak kullanılarak LPG uygulamalarındaki kendini kanıtlayan tasarımı temel alıyor.

LESER, LNG’de düşük sıcaklık aralığı için ve ilgili proje gereksinimlerine uyarlama yapılabilmesi amacıyla tasarımı modüler olarak daha da geliştirdi: Rusya’daki tesiste, buharlaştırıcı kullanılmış ve pilotta gaz halinde bir ortam durumu sağlamak için pilot ana vanadan termal olarak ayrıldı. Ana valfteki pistonun sızdırmazlığı için sıcaklığa dayanıklı PTFE bileşiği, yaylı ağızlıklı keçenin -162 °C’ye kadar düşük çalışma sıcaklıklarında kullanılmasını sağlıyor. Ana valf, pistonun sızdırmazlığı için bir PTFE bileşiği ile donatıldı. Özel koltuk burcu tasarımı, ıslanan giriş alanında yumuşak bir conta gerektirmez. Kontrol pilot valfi, çeşitli gereksinimler için Pop Action ve ModuulateAction versiyonlarında düşük sıcaklığa dayanıklı yumuşak conta kullanılıyor.

Projelerin gereksinimleri için özel olarak tasarladığı ‘Proje Montajı’ üretim segmentiyle müşterilerine en uygun koşulları sağlayan LESER, proje departmanıyla ilk aşamadan projenin devreye alınmasına kadar Linde’ye destek verdi.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Süt tesislerinde bakım

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Süt tesislerinde bakım, her zaman, kesintisiz makine performansı, kesintisiz çalışma ve prosesler konularına kapsamlı bir yaklaşım sağlayan ihtiyaçların sürekli değerlendirilmesi ile karakterize edilmiştir. Uzun vadede giderlerin azalmasını ve gelirlerinin artmasını doğrudan etkilediği için  iyi yönetilen bir şirkette en önemli birimlerden biridir.

Günümüzde, hijyenik proses hatlarında meydana gelen problemler için sadece elektrik, mekanik veya teknik dokümantasyon okumada değil, aynı zamanda otomasyon, bilgisayar işletimi veya temel enerji analizinde de kapsamlı yetkinlik gerekmektedir.

Acil durumların karmaşıklığı, olası tüm senaryoları öngörmeyi ve üretim sürecini eski haline getirmek için gerekli tüm gerekli parça ve bileşenlerle önceden stoklamayı imkansız hale getirir. Tapflo Group Global Pazarlama Müdürü Mikolaj Laguna-Horodniczy, “Ek olarak, üretim tesislerinde çoğu zaman yeterince büyük bir yedek parça deposu yoktur ve yedek parçalara bütçe ayırmak ile ilgilenmezler. Bu nedenle, akış çözümleri tedarikçilerinin, hijyenik valfler gibi müşteriye anında teslim edebilecek, böylece arıza süresini en aza indirebilecek büyük bir yedek parça  stoğuna sahip olması önemlidir.” diyor. 

Bakım departmanında yüksek bir teknik seviye oluşturmak uzun vadeli bir süreçtir ve bazı şirketlerin belirli görevleri outsource etmesini gerektirir. Tapflo, acil durumlarda güvenilir ortağınız olmak için servis departmanının yetenek ve niteliklerinin geliştirilmesine yıllardır özel önem vermektedir. Tapflo Group Hijyenik Ürünler Uzmanı Paweł Równicki, “Talebinize hızlı yanıt vermeyi, çok çeşitli bakım hizmetlerini, özel endüstriyel otomasyonu ve kapsamlı tanılamayı garanti ediyoruz.” diyor.

Tapflo, ürün portföyünü başka bir birinci sınıf hijyenik vana markasıyla genişletiyor: Cipriani Harrison vanalar!

Valfler, hijyen endüstrisinde hayati bir sistem bileşeni olmuştur. Tapflo şirketi, 2020’den beri  Cipriani Harrison Valves hijyenik vanalarını müşterilerine sunmaktadır. Şu anda, 3000’den fazla çeşitli tipte vana (aseptik, flap, mantar, mixproof, vb.) doğrudan Tapflo deposundan temin edilebiliyor ve böylelikle teslimat zamanlarını maksimum kısaltma garantisi veriyor. 

Cipriani Harrison Valves, 30 yıldır dünyanın her yerinden müşterilere başarılı bir şekilde tedarik eden, ürünlerini Amerika, Asya veya Avrupa pazarında, kompleks teknolojik proseslerin işleyişini sağlayan hijyenik paslanmaz çelik vananın dünya standartlarında bir üreticisidir. Tapflo Group Türkiye Ülke Direktörü Cüneyt Başar, “Rekabetçi fiyat avantajı, sağlam tasarımı ve üstün kalitesi nedeniyle müşterilerimize Cipriani Harrison vanalarını tam bir güvenle sunuyoruz.” diyor.

Ürün özellikleri:

-Tüm bileşenler standart olarak FDA, 3A, EHEDG’ye göre tam hijyen sertifikasına ve ayrıca EN10204’e göre 3.1 malzeme sertifikasına sahiptir.

– Tüm vana tipleri 304L ve 316L’lik hijyenik paslanmaz çeliktendir.

– Gerekli ortama uyum sağlamak için kapsamlı bir salmastra seçeneği yelpazesi mevcuttur. 

– Farklı standartlara uygun tüm boyutlar için tüm seçenekler mevcuttur.

 Tapflo Group, bağımsız, İsveçli aile firması olup, havayla çalışan diyaframlı pompaların, santrifüj pompaların ve diğer endüstriyel proses ekipmanlarının üretici ve küresel tedarikçisidir.

Tapflo ürünleri ve hizmetleri 6 kıtada 75 ülkede mevcuttur. Tapflo olarak, müşterilerimizin rahatlığı için en yüksek Tapflo hizmet kalitesini garanti eden Tapflo Grup Şirketlerimiz ve özenle seçilmiş distribütörler tarafından dünya çapında temsil edilmekteyiz.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

ÖZKAN Makina birçok alanda ilkleri barındıran 20 milyon euroluk yeni fabrikasını açtı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Kelebek vana başta olmak üzere, iğne vana, çek vana, vantuz ve demontaj parçası gibi fonksiyonel vana sistemleri alanında lider üreticilerden biri olan ÖZKAN Makina, 20 milyon euroluk yatırım değerine sahip Project Pearl Fabrikası’nı hayata geçirdi. Temelleri 2019 yılında atılan ve ÖZKAN Makina’nın iki fabrikasına ek olarak inşa edilen 7.000 metrekarelik tesis, birçok alanda tek olma özelliği taşıyor.

1983 yılında üretime başlayan ve 2011 yılından bu yana tüm dünyada tanınan Hawle Avusturya Grubu çatısı altında faaliyetlerine devam eden ÖZKAN Makina, İzmir Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan iki fabrikasına ek olarak inşa edilen dünyanın en modern kelebek vana tesisi Project Pearl’in açılışını gerçekleştirdi. Hawle Avusturya Grup’un 20 milyon Euro yatırım yaparak son teknoloji makinelerle donattığı 7.000 metrekarelik tesis; Özkan Makina Genel Müdürü Alexey Kuznetsov, Özkan Makina Genel Müdürü Ümit Şevik ve Hawle Avusturya Grup Yönetimi’nden üst düzey isimlerin katıldığı törenle açıldı.

Hawle Avusturya Grup Yönetimi ve Özkan Makina Genel Müdürleri – DN2500 çaplı iki kelebek vananın önünde

Son teknolojiyle donatılan tesis, DN100’den DN2600 çapa kadar vana gövdelerinin işlenmesine olanak sağlarken, uzun yıllar korozyona karşı koruma anlamına gelen GSK kalite standartlarına göre boya yapılan Türkiye’deki tek tesis olma özelliğini taşıyor. Birçok ilki barındıran tesisteki üretimin tüm dünyaya ulaştırılması planlanırken; üretimden sonra tüm ürünler, EN standardı veya farklı ülkelerden talep edilen farklı standartlara göre basınç testlerine giriyor.

Açılış töreninde bando ekibinin gösterisi

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com