Connect with us

Etkinlikler

“Projeler doğru yerlere planlandığı takdirde çevreye duyarlı santraller yapılabilir”

Yayın Tarihi:

on

 

 

Sevgili okurlarımız, Siemens Türkiye HES ve Okyanus Teknolojileri Satış ve Proje Yöneticisi Emine Uzun ile yaptığımız güzel sohbeti sizlerle paylaşmak isteriz.

Yenilenebilir enerjiler bağlamında Türkiye hidroelektrik sektörünü değerlendirir misiniz? Sektörün işleyişini; yasal düzenlemeler, pazar dinamikleri, mevcut ve uygulamaya geçirilmekte olan projeler bakımından nasıl buluyorsunuz? 

Bildiğiniz gibi Türkiye’de hidroelektrik enerji santrali sektörü DSI ve EPDK tarafından mevcut su rezervleri göz önüne alınarak belirlenmekte. HES’lerle ilgili yasal düzenlemeler tamamen devlet kontrolünde gerçekleştiriliyor. 2000’li yılların başında Türkiye’de hidroelektrik enerjisi çok aktif bir pazar haline geldi. Bu nedenle, pazara hızlı giriş yapan ama  doğru fizibilitesi yapılmamış pek çok proje ile karşılaşıldı.

Dolayısıyla hesapladıkları üretim değerlerine ulaşamayan yatırımcılar oldu. Bazı projelerin lisansları ikinci, hatta üçüncü kişilere satıldı ve bazı yatırım-cılar ise finansal kaynak bulamadıkları için projelerini tamamlayamadılar.  Bu sebeplerden dolayı yarıda bırakılan ve tamamlanamayan çok sayıda HES projesi bulunuyor. Bununla birlikte bilinçli olan enerji firmaları, projelerinin fizibilitesini çok iyi yaparak doğru mühendislik firmalarıyla çalıştılar ve doğaya hiç zarar vermeden çok güzel projelerin ortaya çıkmasını sağladılar.

 

Sektörün zorlukları var mı? Değişmesini ya da olmasını istediğiniz şeyler var mı? 

Az önce de değindiğim gibi sektördeki  enerji yatırımcılarının  doğru projeleri hayata geçirmesi çok önemli. Bunun yanı sıra HES sektöründe karşılaşılan en büyük problemlerden biri de finansal sorunlar. Projeler yapım aşamasında 1-2 yılda bitecek gibi tasarlanıyor ama inşaat işleri başladıktan sonra çok farklı ve beklenmeyen engeller çıkıyor. Örneğin iletim tünelleri yapımında karşılaşılan zeminin yapısı çok farklı olabiliyor ve bu nedenle  proje zamanında tamamlanamıyor ya da hesaplanan rakamın çok üzerinde bir maliyetle karşı karşıya kalınıyor.

Siemens Türkiye olarak, biz bu projelerin sadece elektrik ve mekanik sistem ve çözümlerini tasarlayıp temin ediyoruz. Elektrik ve otomasyon sistemlerinin yanı sıra tesise en çok verimi sağlayabilecek türbin ve jeneratör tipini de belirliyoruz. Yüksek gerilim konusundaki küresel Siemens tecrübemizi de tesislere sunuyoruz.

Bizim sorumlu olduğumuz alanlarda çok zorluk çıkmıyor; projeler doğru tasarlanıyor, ürünler zamanında teslim ediliyor ancak inşaatta yaşanan zorluklardan dolayı projelerde zaman zaman gecikmeler olduğu görülüyor. HES yapımlarında en zor aşama inşaat, çünkü su ile mücadele etmek, mevcut durumdaki  yatağını değiştirmek gerekebilyor, ayrıca suyu belirli bir yerde toplamak, taşımak, iletmek için zorlu aşamalar gerekiyor, bu konuda inşaatçı firmalar çok büyük zorluklarla karşılaşabiliyor.

 

HES karşıtlarına neler söylemek istersiniz?

Her projeyi eşit değerlendirmemek gerekiyor, ülkemizde ve dünyada enerji ihtiyacı var ve bu doğrultuda temiz ve yenilenebilir enerji kaynakları çok önemli. Projeler doğru değerlendirilip doğru tasarlanırsa doğaya zarardan çok fayda getirecektir. Projeler bilinçli ve doğaya saygılı yatırımcılar ile yapılmalı. İnşaat ve mimari projelerde cihaz yerleşimlerinin en minimize edilmiş ölçülerde ve doğru alanlara yapılmasını öneriyor ve bu konuda katkıda bulunuyoruz. Ayrıca sularda yasayan balık ve diğer canlıların yaşamını devam ettirmesi için gereken şartların sağlanması yönünde fikir ve önerilerimizi mutlaka belirtiyoruz.

 

 

HES’ler yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Projeler doğru yerlere planlandığı takdirde çevreye duyarlı santraller yapılabilir. Özellikle Dere tipi Projeler doğru planlandığı ve santraller birbirlerinin bıraktıkları kuyruk sularını kullandıkları takdirde çevreye verdikleri zarar en düşük seviyeye indirgenmiş oluyor.

Burada planlama yapılırken özellikle can suyu denilen suyun bırakılması gerekiyor. Suda yaşayan canlılar için balık geçitlerinin projelendirilmesi, ona göre balıkların gecisini saglayan türbinlerin ve kuyruk su cıkışlarının  tasarlanması gerekiyor.

HES’lerde kullanılan türbin ve jeneratörler çalıştığında karbon salımı diğer teknolojilere kıyasla oldukça düşük, minimum seviyede kalıyor. Gürültü seviyeleri de düşük. Sadece projeler yanlış planlama ile doğru olmayan yere yapılırsa veya su kaynakları yanlış kullanılırsa o zaman doğaya zarar verebilir. Suyun taşındığı iletim hatları, tüneller ile doğru şekilde yapıldığında yine doğaya bir zararı yok.

Bazı projelerde açık su kanalları yapılıyor ve üzeri kapatılmıyor. Örneğin, onlar doğaya ve canlılara zarar verebilir. Bu su kanalları köylülerin arazisinden geçebiliyor ya da geçtikleri yerlerde ağaçlar kesilebiliyor, açık kanallara hayvanlar düşebiliyor bu durumda çevreciler doğal olarak tepki gösteriyor.

Bizim yaptığımız birçok projede su, tünellerden ve kapalı cebri boru dediğimiz borularla taşınıyor ve çevreye duyarlı oldukları için etkinleri en aza indirgenmiş oluyor. Bununla birlikte HES’lerde kullanılan teknolojide sularda kesinlikle ekstra bir kirlenme olmuyor.

Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz? 

Sektörde büyük projelerin bir kısmı tamamlandı. DSİ’nin belirttiğine göre 2020 yılına kadar 30 GW’lık bir pazar payı planlanmış. Türkiye’deki su kaynakları bu doğrultuda belli, şu an devam eden ve lisansı verilmiş projeler tamamlandığında pazar belli bir doyuma ulaşacaktır. Ancak çok küçük mikro HES projeleri geliştirilebilir. 2020 yılına kadar sektörde projeler devam edecek ve tamamlanmış işletmeye alınmış projelerin servis, bakım, yenileme projeleri gündeme gelecek ve sektörde servis ihtiyacı artacak.

Bunun dışında dalga enerjisiyle ilgili çalışmalar yapılabilir ve Türkiye denizlerindeki dalga enerjisine yönelik ürünler geliştirilebilir. 2023’ten sonra dalga teknolojisine doğru bir gidişat olabileceğini düşünüyorum. Çünkü çevreye duyarlı ve yenilenebilir bir kaynak. Siemens’in de portföyünde bulunan okyanus teknolojisi ve denizler için yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla denizlerdeki potansiyel enerjinin kullanımı ön plana çıkabilir.

Burada Siemens’in yürüttüğü farklı bir çalışma da var. Örneğin Tuzla ve Ataköy’de biyolojik arıtma yapan tesisler var ve burada nerdeyse safa yakın su çıkarılıyor. Biz, buralara uygun çözümlerle HES projeleri önerdik, şu anda altyapı çalışmalarını yapıyoruz. Bundan sonra arıtma tesislerine, çok küçük su birikintilerine, derelere mikro HES’ler yapılabilir.

 

Önümüzdeki yaz kuraklık nedeniyle üretimin düşeceği ve elektrik fiyatlarının artacağı konuşuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz? 

2013 yılı da aslında önceki yıllara göre kurak geçti, DSI verilerine göre belli yıllar kurak geçeceğine dair öngörüler bildiriliyor, birkaç yıldır da zaten kurak tabir edilen dönemdeyiz. Bu durumda elektrik fiyatlarına yansıma olabilir. Firma olarak hidroelektrik sektöründeki faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz? (Elektrik üretim portföyünüz, yatırımlarınız, ekipman üretimleriniz vb.)

 

 

Siemens olarak ünite başı 30 MW’a kadar inşaat işleri hariç Elektro-Mekanik bölümleri için (türbin-jeneratör, elektrik, otomasyon) anahtar teslimi EPC mantığıyla çözümler sunuyoruz. Orta gerilim sistemlerinde az bakım gerektiren vakumlu ürünler sunuyoruz. Yakında gaz izoleli ürünlerle komple bakımsız çözümler de sunmaya başlayacağız. Siemens HES projelerinde ‘Small Hydro’ çözümleriyle öne çıkıyor. Büyük çaplı hidroelektrik santraller için VOITH’le kurduğumuz iş birliği çer çevesinde çalışıyoruz.

 

Bu tür projelerde VOITH türbin ve jeneratörü temin ediyor. Küçük HES’lerde ise Siemens Avusturya ekibiyle birlikte hareket ediyoruz. Small Hydro sistemlere yönelik Uzmanlık Merkezi’miz Avusturya’da bulunuyor. Avrupa ve Avusturya’da kullanılmış çok uygun çözümleri Türkiye’ye adapte ettik. Bu konuda yüksek teknolojili otomasyon, koruma ve senkronizasyon sistemlerimizi çok daha uygun maliyetle pazara sunuyoruz. Bu üstün teknolojili ürünleri çok uygun maliyetlerle sunduğumuz içinde müşterilerimize rekabet avantajı sağlıyoruz. Siemens Ar-Ge ekipleri daha yüksek teknolojiyle daha uygun fiyata çözümler üretmek için çalışıyor.

 

30 MW’a kadar olan sistemlerde ise Siemens elektrik ve mekanik tüm ürünlerin sorumluluğunu alarak EPC mantığıyla çözüm getiriyor. Yani bir HES’in türbini ve jeneratörü dahil olmak üzere içerisinde bulunan tüm mekanik ekipmanların ve elektrik ekipmanlarının projelendirilmesi, temini, yerinde montajının yapılması, devreye alınması hatta işletmede çalışacak personelin eğitilmesi ve komple santral devreye alınıp işletmeye başladıktan sonra da servis hizmetlerini kapsıyor. Komple santralin elektrik üretim aşamasında kullanılan elektrik ekipmanları, enerjinin iletiminde kullanılan yüksek veya orta gerilim seviyesindeki elektrik ekipmanlarıyla sistemlere komple çözüm sunuyoruz.

 

Burada Siemens’in güçlü olduğu ürünler; özellikle iletim, dağıtımda kullandığımız orta ve yüksek gerilim ekipmanlarımız, koruma, senkronlama ve otomasyon sistemlerinde kullanılan tüm cihaz ve komple çözümler. Şu an özellikle orta gerilim sistemlerinde sunduğumuz vakum kesicili pano çözümü çok az bakım gerektirmesiyle oldukça avantajlı bir çözüm. Ar-Ge çalışması devam eden ve Almanya’da üretilen gaz izoleli orta gerilim hücrelerimiz var, onları piyasaya sunduğumuz zaman; onlar da minimum bakım gerektiren ürünler olarak piyasada yerini alacak.

 

Varsa, rakiplerinizden üstün olduğunuz teknolojiler veya müşteriye sunduğunuz farklı hizmetler/ürünler nelerdir?

Anahtar teslimi çözümler sunabildiğimiz gibi tek tek ürün ve/veya montaj, devreye alma, servis gibi hizmetler de sunabiliyoruz. Özelikle komple elektrik ve otomasyon sistem çözümlerinde çok üst teknoloji kullanıyoruz. Bu yüsek teknolojinin özelliklerine değinmek gerekirse; orta gerilim sistemlerinde vakum kesicilerle az bakım ve yakında gaz izoleli ürünlerle bakım gerektirmeyen ürünler sunuyoruz. Ayrıca otomasyon, koruma ve senkron sistemlerimiz ile üstün teknolojik çözümler ile farklı ve üstünüz. Türk mühendis ve servis elemanlarımızla 7/24 servis hizmeti verebiliyoruz.

Elektrik ve otomasyondaki lider konumumuzla rakiplerimizden farklılaşıyoruz. Siemens, Türkiye’ye ilk giren elektrik ve otomasyon sistemleri sunan firma ve Türkiye’deki elektrik ve elektronik pazar payı çok yüksek. Ayrıca oldukça yüksek teknoloji ve sorunsuz ve kolay çözümler sunuyoruz. Projeler bittikten sonra müşterilerimize hızlı ve kolay servis hizmeti sağlayabiliyoruz. Siemens olarak Türkiye ve Avrupa menşeli ürünler kullanıyor ve Türkiye’de hemen hemen her yerde 7/24 servis hizmeti sunuyoruz. Bu yüzden pazardaki payımızın büyüklüğünü koruyacağını düşünüyorum.

 

Siemens elektrik ve otomasyona yönelik tüm ürünlerini Türkiye’de dizayn ediyor. Mühendisliği ve proje yönetimi Türkiye’de yapılıyor. Pazara yönelik ürünlerimiz bir kısmı Gebze, bir kısmı Kartal fabrikalarımızda üretiliyor. Mühendislik, devreye alma ve montaj ekibimiz, servisimiz ve proje yönetimimiz Türk yerli elemanlardan oluşuyor. Ürünlerde ise, yüzde 80-90 oranlarında yerli üretim yapıyoruz. Küçük HES’ler için Avusturya merkezinin sadece uzmanlığından ve Ar-Ge çalışmalarından destek alıyoruz.

Elektrik ve Otomasyon Sistemleri Siemens tarafından tamamlanan bazı  projelerimiz şöyle:

BERKE HES ADANA   510 MW TAHTA HES ADANA  15 MW BAĞIŞLI HES (Hakkari Yüksekova Zap Suyu) 3X10 MW

UZUNDERE HES RİZE: 2X35 MW UZUNÇAYIR HES TUNCE-Lİ:3X35MW

KAYABÜKÜ HES BOLU :3X4,5MW BAĞIŞTAŞ II HES ERZİNCAN: 3X16 MW

YEDİGÖZE HES ADANA: 3X105 MW

ARAKLI 1-2-3-4 HES TRABZON: 20 MW

KARGI HES  ÇORUM: 102 MW ÇAMBAŞI HES RİZE 45 MW

 

SIEMENS

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

İklimlendirme sektörünün buluşma noktası ISK – SODEX için yeni dönem hazırlıkları başladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İki yılda bir iklimlendirme sektörünü tek çatı altında buluşturan ISK – SODEX’de, yeni dönem için hazırlıklar başladı. 2021 yılında 95 ülkeden 86 bin ziyaretçi ve 27 ülkeden 812 katılımcı firmayı ağırlayan fuar, 2023 yılında da ivmesini yükselterek dünyanın ilgisini çekmeye devam edecek. Yerli ve yabancı 90 bin ziyaretçi ve 1.000’in üzerinde firmanın katılması beklenen 2023 ISK – SODEX’de, ikili iş görüşmelerinin de katkısıyla 500 milyon dolarlık ticaret hacminin yakalanması hedefleniyor.

26 yıldır düzenlenen ve iklimlendirme sektörünün en güçlü fuarlarından biri olan ISK-SODEX – Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı, her fuar sonrası gerçekleştirilen 500 milyon dolarlık ticaret hacmi ile dünyanın ilgi odağı haline geldi. 2021 yılında 95 ülkeden 12 bini yabancı olmak üzere toplam 86 bin ziyaretçiyi ağırlayan fuar, 27 ülkeden 812 katılımcı firmaya ev sahipliği yaptı. 53 ülkeden 300 profesyonel satın almacının katıldığı ikili iş görüşmelerine imkan sağlayan ISK-SODEX Fuarı, 2023 yılında da yükselişini sürdürecek. 25 – 28 Ekim 2023 tarihleri arasında yerli ve yabancı 90 bin ziyaretçi ve 1.000’in üzerinde firmanın katılması beklenen fuarın, 500 milyon dolarlık ticaret hacmi yaratması hedefleniyor.

İlk olarak 1997 yılında düzenlenmeye başlayan, yıllar içerisinde geldiği nokta ile Türkiye ihracatına büyük katkılar sağlayan ve 2021 yılında gerçekleşen versiyonuyla 2023 yılına kadar gerçekleştirilmek üzere 500 milyon dolarlık ticaret hacmi yakalayan ISK-SODEX Fuarı, geçmişten bugüne iklimlendirme sektörüne sağladığı katkıyı sürdürdü. Bugüne kadar binlerce katılımcı ve yüz binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapan ISK-SODEX, 2021 yılında 36.000 metrekarelik alanında 95 ülkeden 12 bini yabancı ziyaretçi olmak üzere, 2019 yılına kıyasla yüzde 27’lik artışla 86 bin ziyaretçiyi ağırlarken, 27 ülkeden 812 katılımcıya ev sahipliği yaptı. 53 ülkeden 300 profesyonel satın almacının katılımıyla ikili iş görüşmelerinin gerçekleştiği ISK-SODEX, milyonlarca dolarlık ihracat potansiyeli elde etti.

2023 yılı pazarın büyümesi için bir fırsat

Son yıllarda iklim değişikliğine paralel olarak sıcaklıkların da mevsimsel bazda çok sık değişiklik göstermesi ve mevcutta hissettiğimiz iklim krizinin etkilerinin gelecekte daha çok yükselecek olması sağlıklı iklimlendirme çözümlerinin önemini daha da artırdı. Pandeminin de bu konuya ilgiyi artırmasıyla birlikte yaşam alanları ve altyapılarda uygulanacak çözüm yöntemleri ve bunların sergilendiği fuarları öne çıkardı. Geçtiğimiz yıl 36.000 metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 2023 yılında 42.000 metrekarelik alanı olan yenilenmiş İstanbul Fuar Merkezi’nde 25-28 Ekim 2023 tarihleri arasında ziyaretçilere açılacak. ‘Sağlıklı İklimlendirme Çözümleri’ mottosuyla gerçekleşmesi planlanan Uluslararası ISK-SODEX 2023 Fuarı’nda alternatif enerjiyle çalışabilecek ürünler, temiz ve konforlu iç hava kalitesinin oluşturulması, akıllı HVAC-R otomasyon sistemleri, daha az enerji tüketen, daha yüksek performanslı ve çok fonksiyonlu ürünlerin ön plana çıkması bekleniyor. Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’dan binden fazla katılımcı, dünya genelinden 90 bin ziyaretçinin gelmesi beklenen fuarda ayrıca T.C. Ticaret Bakanlığı destekleri ile İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) tarafından organize edilecek olan Sektörel Nitelikli Alım Heyeti kapsamında gerçekleştirilecek olan B2B ikili iş görüşmeleri aracılığıyla da sektörün ticaret hacmine büyük katkı sağlanması amaçlanıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

GF Hakan Plastik, Özbekistan ve Nijerya’daki konumunu güçlendirdi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İhracat pazarında hedef ülkelere yönelik çalışmalarına devam eden GF Hakan Plastik, Özbekistan ve Nijerya’da bir kez daha güçlü duruşunu sergiledi. The Big 5 Construct Nigeria ve Aquatherm Tashkent 2022 fuarlarına katılan GF Hakan Plastik, iş birliklerini güçlendirirken Özbekistan’dan bir de ödülle döndü.

Nijerya/Lagos’ta düzenlenen Batı Afrika bölgesindeki fırsatlara odaklanan en büyük ve en etkili bina teknolojileri fuarı​ The Big 5 Construct Nigeria, 8.000’den fazla ziyaretçisi ve 25 ülkeden fazla katılımcısı ile 27-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti. Üstyapı atık su/ temiz su ağırlıklı güncel ürün grupları ile Nijerya’daki güçlü varoluşunu pekiştirerek gerek ülke içi gerekse çevre ülkelerdeki proje ve pazar potansiyellerini değerlendiren GF Hakan Plastik, ziyaretçilerin sorularını cevaplayarak ürün ve firma hakkında sunumlar gerçekleştirdi.

Katılımcı portföyü genel olarak, Nijerya’da özel konut işi yapan yerli ve yabancı müteahhitler; okul, otel ve hastane projelerinin yüklenici firmaları; toptan ve perakende satış ile ilgilenen tüccarlardan oluştu. Bu potansiyellerin değerlendirilmesi için yeni bağlantılar kurarak portföyünü genişletmeyi amaçlayan GF Hakan Plastik, fuar organizasyonunun önemli bir parçası oldu.

En Yenilikçi HVAC Teknolojisi Ödülü

Bölgenin en büyük sektör fuarı olarak anılan Aquatherm Tashkent Fuarı ise, farklı ülkelerden çok sayıda firmanın katılımı ile 28-30 Eylül tarihleri arasında Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleşti. Çözüm kolaylığı sunan üst kalite ürünleri ile Özbekistan’ın en prestijli projelerinde kullanılan GF Hakan Plastik ürünleri, fuar süresince ilgi odağı oldu. HVAC endüstrisi profesyonellerini buluşturan fuarda GF Hakan Plastik, teknoloji odaklı ve yenilikçi bakış açısı ile oldukça dikkat çekti.

Aquatherm Tashkent Fuarı‘nın 29 Eylül gecesinde 10. yılına özel düzenlenen gala gecesinde farklı ülkelerden, rakip katılımcıların ve firmaların da bulunduğu bir ödül töreni düzenlendi. Sahipleriyle buluşan ödüller arasında Silenta Extreme,’Best Innovative HVAC Technologies Ödülü’ne layık görüldü.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Xylem, 6. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu’nun altın sponsorluğunu üstlendi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Küresel su teknolojisi şirketi Xylem, 2- 3 Kasım 2022 tarihlerinde gerçekleşecek olan 6. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu & Sergisi’nin altın sponsorluğunu üstleniyor. Kendisini dünya genelindeki en zorlu su sorunlarını çözmeye adayan lider su teknolojisi şirketi Xylem, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek olan 6. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu & Sergisi’nde su yönetimi ve yenilikçi çözümlerini anlatacak.

Su ile ilgili en zorlu sorunlara karşı yenilikçi çözümler geliştiren küresel su teknolojisi şirketi Xylem, 2- 3 Kasım 2022 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek olan 6. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu & Sergisi’nde su yönetimi ve yenilikçi çözümlerini anlatacak. Bu yıl etkinliğin altın sponsoru olan şirket, sergi alanında B5/B numaralı standında su ile ilgili son teknoloji ürün ve sistemlerini de tanıtacak.

Xylem Türkiye Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, etkinliğin ilk gününde “Su Yönetimi ve Yenilikçi Çözümler” panelinde Xylem’in bu yöndeki çalışmaları üzerine konuşma yapacak. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu & Sergisi; su kaynaklarının en etkin biçimde kullanılması, içme suyu temininde gelir getirmeyen su kayıplarının azaltılması, verimlilik iyileştirmeleri, entegre su yönetimi, başarılı örnek uygulamaların tanıtılması ve yaygınlaştırılmasının tartışıldığı ve sunulduğu önemli bir platform olarak sektörde öne çıkıyor. Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’nın himayesinde düzenlenen Forum & Sergi, 2014 yılından bugüne kadar 6000 ziyaretçisi ile su yönetimi profesyonelleri, yerel yönetimleri, üniversiteleri, sulama birliklerini, finans sektörünü bir araya getirip sektör dinamiklerine yön veriyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com