Connect with us

Etkinlikler

Bugün Uluslararası Dünya Su Günü

Yayın Tarihi:

on

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1993 yılında, tatlısu kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve sürdürülebilirliğe odaklanmayı teşvik etmek amacıyla, 22 Mart tarihini Uluslararası Dünya Su Günü ilan etmiştir. Her yıl farklı bir temayla kutlanan Dünya Su Günü’nün 2020 yılı teması “Su ve iklim değişikliği”dir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne göre iklim değişikliği, karşılaştırılabilir bir zaman periyodunda gözlemlenebilen doğal iklim değişikliğinin yanı sıra direkt veya dolaylı yollarla küresel atmosferin yapısını bozan insan faaliyetlerinin sonucunda iklimde oluşan değişimler olarak tanımlanmaktadır. Gelinen noktada durumu “küresel iklim krizi” olarak adlandırmak çok daha yerinde olmaktadır.

Küresel iklim krizi, fosil yakıt tüketimi, arazi kullanımındaki değişimler, ormansızlaşma ve endüstriyel süreçler gibi insan kaynaklı etkinliklerle atmosfere salınan sera gazlarının, doğal sera etkisini kuvvetlendirmesinin sonucu olarak yerkürede oluşan iklim değişikliklerini ifade etmektedir. Yeryüzünde yaşanan iklim krizinin tarihçesi çok eski olmakla birlikte iklim üzerinde insan etkilerinin Sanayi Devrimi ile başladığı kabul edilmektedir. Sanayi Devrimi’yle birlikte artan fosil kaynak tüketimi, arazi kullanımındaki değişiklikler ve ormanların tüketilmesi gibi insan etkinlikleri atmosferdeki sera gazı birikimlerini hızla artırmıştır.

Atmosferde yer alan CO2 ve diğer sera gazı oranlarında Sanayi Devrimi’nden sonra başlayan hızlı artışa paralel olarak, ortalama yüzey sıcaklıklarında da küresel çapta belirgin ısınma eğilimleri gözlenmiştir. Dünya çapında yapılan bilimsel çalışmalar, ortalama yüzey sıcaklıklarının 20. yüzyılda yaklaşık olarak 0.6°C oranında arttığı sonucunu ortaya koymaktadır Yağışlar, aynı yüzyılda kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlem bölgelerinde %5-10 değerinde artarken, subtropikal karaların önemli bir bölümünde yaklaşık %3 oranında azalmıştır.

İklim krizi, Dünya su döngüsünü bozuyor

İklim krizinin kilit unsurlarından biri, suyu okyanuslardan atmosfere, karaya, nehirlere, göllere ve ardından yeniden denizlere ve okyanuslara kesintisiz şekilde dağıtan Dünya su döngüsü üzerindeki etkisidir. İklim krizi atmosferdeki su buharı seviyelerini arttırmakta ve su bulunabilirliğini daha az öngörülebilir bir hale sokmaktadır. Bu durum, bazı yerlerde daha yoğun yağışa bazı yerlerdeyse, özellikle de yaz aylarında çok şiddetli kuraklıklara sebep olabilmektedir. Farklı bir ifade tarzıyla, küresel iklim krizi, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu, gelecekte daha fazla sel gibi aşırı iklim olayı ve çok ciddi kuraklık riskleri olduğu anlamına gelmektedir. Sel ve kuraklıklardan okyanus asitleşmesine ve yükselen deniz seviyelerine kadar, iklim krizinin su üzerindeki etkilerinin önümüzdeki yıllarda giderek şiddetlenmesi beklenmektir. Günümüzde hava ve okyanus sıcaklıklarının arttığını, kar ve buzulların yaygın bir şekilde eridiğini ve deniz seviyelerinin yükseldiğini gösteren pek çok araştırma mevcuttur.

Daha aşırı ısı dalgaları, insan sağlığı üzerindeki etkilerine ek olarak daha yüksek buharlaşma oranlarına sebep olmakta ve bu çoğu zaman zaten su kıtlığı yaşayan yerlerde su kaynaklarının daha da azalmasına neden olmaktadır.

Aşırı sıcaklıklardaki olağanüstü artışın yanı sıra, akarsu debilerinde de azalmalar gözlenmektedir. Bu durum şiddetli kuraklık risklerinin yanı sıra, ürün veriminde düşüş, biyoçeşitlilik kaybı ve orman yangınları gibi riskleri arttırmaktadır.

Küresel iklim krizinin göller ve nehirlerin ortalama su sıcaklığı üzerinde yarattığı etki, tatlı su sistemleri üzerinde önemli değişikliklere sebep olmaktadır. İklim krizinin neden olduğu bu durum, su habitatları üzerinde, kirlilik dahil diğer baskıları artıran bir etkide bulunmaktadır.

İklim krizinin, gelecek on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir.

İklim krizinin, gelecek on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Gelecekteki iklim krizinin ölçeğini ve etkilerini iki etken belirleyecektir. İlki, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel anlaşmaların ne derecede uygulanabilir olacağıdır. İkincisi ise mevcut olan ve gelecekte öngörülen aşırı iklim olaylarından doğabilecek riskleri asgari düzeye indirmeye yönelik stratejilerin ve politikaların belirlenip uygulanmasıdır. Gözlemlenen iklim değişiklikleri, ekosistemler, ekonomi ve insan sağlığı ve refahı üzerine şimdiden geniş etkilere neden olmaktadır.

Şehir ve bölge yönetimleri, sellerin ve aşırı iklim olaylarının etkilerini asgari düzeye indirmek için su yönetiminde sürdürülebilir ve akılcı uygulamaları tespit etmek ve uygulamaya geçmek için çalışmalar yapmaktadır. Sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğini hafifletmek iklim krizinin etkilerini azaltma politikalarının merkezinde yer almaktadır.

Daha az su kullanımı ve israfın önlenmesi bu adaptasyon stratejilerinin kilit unsurudur. İç sular ve kıyılar boyunca sel riski altındaki bölgelerin belirlenmesi, iklim krizinin öngörülen risklerinin hesaplanması ve bu riskleri azaltmak için tedbirler alınması gerekmektedir.

İklim krizinin olumsuz etkileri sıcaklık artışı, yağışların düzensizliği, bazı yörelerde aşırı yağış bazılarında kuraklık beklentisidir. Bu etkilerin tarımda verim kayıplarına, dünyada nüfusun gıda güvenliğinin riske girmesine, salgın hastalıklara ve açlık sorunlarına yol açacağı öngörülmektedir.

Küresel ısınmaya bağlı olarak görülen iklim krizi sonucu su potansiyelinde meydana gelen azalmayla birlikte nüfus artışına paralel olarak su talebinin artması, su kaynaklarının etkin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Suyun yoğun kullanıldığı tarım sektöründe, iklim krizi sonucu kuraklığın etkilerini hafifletmek amacıyla ekim teknikleri, mahsul çeşitlendirme ve toprak kullanım yönetimi tekniklerinin yanı sıra su tüketimini azaltan basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması da adaptasyon çalışmaları arasında yer almaktadır. Hayvancılıkta, yerel hayvanların mera arazilerinde otlatılması da adaptasyon önlemleri içerisinde bulunmaktadır.

Uluslararası Dünya Su Günü, “Su ve iklim değişikliği” temasıyla küresel krize dikkat çekmektedir.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

Yalıtım sektörü Başarı Ödülleri Ve Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri sahiplerini buldu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yalıtım dergisi tarafından 19.su düzenlenen “Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” ile Çatı ve Cephe dergisi tarafından 11.cisi düzenlenen “Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri” bu yıl BAU Teknolojileri dergimizin organizasyonu altında sahiplerini buldu.

21 Mart tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen Seçici Kurul toplantısı ödül kazananları belirledi. Toplantıya İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Koçlar Oral, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, CEPHEDER Yönetim Kurulu Başkanı Cengizhan Okur, EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, Sürdürülebilirlik Danışmanı Ömer Moltay ve aday firmaların yetkilileri katıldı.

Bu yıl, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri “Yılın Isı Yalıtımı Ürünü” kategorisinde iki aday, Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri “Yılın Cephe Malzemesi” kategorisinde iki aday okurlarımız ve Seçici Kurul tarafından oylandı. Oylama sonucunda ödülleri kazananlar belli oldu.

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü Ödülü’nü B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü ürünü ile ODE Yalıtım A.Ş. kazandı. Yılın Cephe Malzemesi Ürünü Ödülü’nü Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25 ürünü ile Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. kazandı.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü, Yılın Ses Yalıtımı Ürünü, Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü, Yılın Profesyoneli, Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü okur oylamasına sunulmadan sahiplerini buldu. Aynı yöntemle, Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri’nde, Yılın Çatı Sistem Bileşeni Ödülü ile Yılın Profesyoneli Ödülü de B2B Medya editörler kurulunun değerlendirmesi sonucunda belirlendi.

Kazananlara ödülleri Yapı Fuarı-TurkeyBuild İstanbul’da B2B Medya standında 23-24 Mart tarihleri arasında takdim edildi.

Ödül kazananların tam listesi aşağıda yer almaktadır:

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü

B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü

Epikon Eternal SBS Katkılı Polimer Bitümlü Su Yalıtım Örtüsü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Ses Yalıtımı Ürünü

Fullboard Full Plus+ Yoğunluğu Artırılmış Alçı Plaka, Fullboard Yapı Elemanları A.Ş.

Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü

Dalmaçyalı Stonewool Barrier Taşyünü Yangın Bariyeri, Betek Boya ve Kimya San. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Erdil Dinçer, Baumit Türkiye Satış ve  Pazarlama Direktörü

Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü
EPSDER

Yılın Cephe Malzemesi

Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.

Yılın Çatı Sistem Bileşeni

Aluform Platinum Pv Photovoltaic-Quick Fix Çatı Paneli, Aluform Pekintaş Alüminyum     San. ve Tic. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Cavit Mocan, Tepe Betopan Genel Müdürü

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Sivil toplum kuruluşları “Sıfır enerji binalar ile geleceği inşa et” deklarasyonunu imzaladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İstanbul’da 4 gün boyunca süren ZeroBuild Summit’22’nin kapanışında Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı bir de deklarasyon imzalandı. “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” başlıklı deklarasyonu imzalayan 11 sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcileri; sektör paydaşlarını da bu deklarasyona imza atarak, dönüşümün gerçekleşmesine destek vermeye çağırdı. 

Avrupa Birliği’nde zorunlu hale getirilen Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda Türkiye’de farkındalığı artırmak için bu yıl üçüncüsü düzenlenen ZeroBuild Summit’22- Uluslararası Sıfır Enerji Binalar Zirvesi, İstanbul’da gerçekleşti. Hyve Group tarafından düzenlenen 44. Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul ev sahipliğinde yapılan Zirve’nin kapanış oturumunda sektör temsilcileri ortak bir deklarasyona da imza attı.

Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” deklarasyonunu; AGİD, CEPHEDER, EYODER, MÜKAD, OMİD, PÜKAB, SEPEV, SOLARBABA, TEMEV, TÜRKONFED, VERİMDER’in başkan ve temsilcileri imzaladı.

 Zirvenin web sitesinde de imzaya açılan deklarasyonda; Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası’nın çıkarılması, Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirilmesi gibi talepler dile getirilirken, bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin de çalışmalarını gözden geçirmeleri ve iyileştirme yapmaları öneriliyor. Deklarasyona; yapı malzemeleri, yalıtım, havalandırma, ısıtma-soğutma, ev otomasyonu, aydınlatma, ev aletleri ve mimarlık gibi bu alandaki tüm ilgili sektörlerin temsilcilerinin imza vermesi hedefleniyor.

“Sadece merkezi hükümet değil tüm paydaşlar sorumlu”

Zirve’nin kapanışında konuşan ZeroBuild Summit’22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil, deklarasyonun imzacılarının; yeni binaların 2030’a, tüm binaların ise 2053 yılına kadar Net Sıfır Enerji Bina olması için oluşturulacak stratejik plana katkıda bulunmayı benimsediklerini söyledi. Deklarasyonla sadece merkezi yönetimin değil tüm paydaşların üzerine düşen sorumluluğu hatırlatmak istediklerini de vurgulayan Karanfil, deklarasyonun, “2053 Net Sıfır Hedefine” ulaşmada gerekli aksiyonları almak üzere bu alanda çalışan paydaşların benimsedikleri yaklaşımları içerdiğini aktardı.

Dr. Gamze Karanfil, Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda merkezi hükümetten beklentilerini ise şöyle özetledi: “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan On Birinci Kalkınma Planı’nda (2019-2023) daha verimli ve kendi enerjisini üreten binaların yaygınlaştırılacağı belirtildi. Deklarasyona imza veren paydaşlar olarak merkezi yönetimden beklentilerimiz; 2053 yılına kadar bina sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik ulusal yol haritalarının geliştirilmesi ve bu konuda yasal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesidir.”

12 maddelik deklarasyon web sitesinde

www.summit.zerobuild.org/tr adresinde imzaya açılan “Sıfır Enerji Binalar İle Geleceği İnşa Et”  deklarasyonun 12 maddesi şunlardan oluşuyor:

  • “Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası”nın çıkarılmasına destek olmak.
  • Stratejik eylem planları hazırlamak / hazırlanmasına katkı sunmak.
  • Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirmek.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile 2053 Net Sıfır Hedefine yönelik mevzuat çalışmalarına destek olmak.
  • Merkezi ve yerel yönetimlerin hazırlayacağı strateji ve eylem planlarına destek olmak.
  • Sıfır Enerji Binalarla ilgili yeni teknoloji, ürün ve hizmet geliştirmek için başta üniversiteler olmak üzere konunun paydaşlarıyla birlikte AR-GE, bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine katkı sağlamak.
  • Binalarda enerji verimliliği ve emisyonlarla ilgili periyodik çalışmalar/raporlamalar yapmak.
  • Sıfır Enerji Binalar ve binalarda enerji verimliliği ile ilgili farkındalığı artırmak üzere tüketici odaklı eğitimler düzenlemek.
  • Sıfır Enerji Binalar ile ilgili iletişim çalışmaları yapmak.
  • Her kurum ve kuruluşun kendi bünyesindeki binalar için enerji ve CO2 emisyonlarını azaltma hedeflerini belirlemek.
  • Sürdürülebilirlik Faaliyet Raporlarını yıllık olarak yayınlamak.
  • Bina sektöründe Sıfır Enerji Binalar için uluslararası standartlarda malzeme üretimine ve geliştirmesine ağırlık vermek.

Yapı Fuarı odağına enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını aldı

ZeroBuild Summit’22’ye ev sahipliği yapan ve yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul, bu yıl enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını odağına aldı. Fuarda yer alan Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi Konusunda Uygulama ve Araştırma Merkezleri, enerji verimliliği ve enerji yönetimi konusunda verdikleri eğitimlerle Türkiye’de uzman ihtiyacını karşılarken, Sıfır Enerji Binalara giden yol için gerekli zemini nasıl hazırladıklarını anlattı. Öte yandan, Yapı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliklere ek olarak, fuar katılımcılarının sundukları ürün ve teknolojiler, Türkiye’nin, Sıfır Enerji Binalar için ihtiyaç duyulan inşaat malzemeleri ve teknolojiler açısından doğru yolda olduğunu da göstermiş oldu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Demir-çelik sektörünün buluşma noktası Metal Expo’da, doluluk şimdiden %75’lere ulaştı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yeni nesil fuarcılık mottosuyla SKY Fuarcılık tarafından düzenlenen; içeriğindeki etkinliklerle demir-çelik sektörü ve Türk sanayisinin gündemini belirleyen, düzenlenen konferans ve seminer ile sektörün geleceğine ışık tutan ve piyasa oluşturan Metal Expo Fuarı, küresel ölçekte demir-çelik sektörünün üssü olma yolunda ilerliyor. 28 Eylül – 1 Ekim 2022 tarihleri arasında dördünce kez düzenlenecek olan fuar, şimdiden %75 doluluk oranına ulaştı. 

170’ten fazla katılımcı, 25 binden fazla ziyaretçi ve 66’dan fazla ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren Metal Expo Fuarı hakkında değerlendirmelerde bulunan Sky Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, “Çeşitli zorluklara rağmen Metal Expo ilk yılında 5 ayrı ülkeden 16 yabancı katılımcıya, 62 ayrı ülkeden 600’e yakın yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İkinci ve üçüncü yılında da günün koşullarına göre iyi bir performans gösterdi. Şimdi kış geçti, artık fuarın baharını yaşamaya hazırlanıyoruz” diyor.

Demir çelik sektörünü METAL EXPO Fuarı’na benzetmek gerekirse, ‘ısındığını’ gözlemliyoruz. Bunun hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Sayfalarınızda görüşlerimize yer verdiğiniz için size teşekkür ederek söze başlamak istiyorum. Benzetmeniz gerçekten çok doğru bir tespit olmuş. Metal Expo’yu düzenleyen ekibin bir parçası olduğum için yorumlarım yanlı algılanabilir fakat sektör Metal Expo’yu gerçekten benimsedi. 2021 sonu itibarıyla %60’lara varan doluluk, şubat ayının ikinci yarısında %75’e ulaştı. Bu çok memnuniyet verici bir ivme, bu şekilde sürerse fuarın tanıtımı için bize gerekli olan zamanın bu yıl kalacağının belirtileri bunlar. Sektör fuarı öylesine benimsedi ki bu konuda zaman zaman katılımcılarla çok çarpıcı diyaloglar yaşıyoruz: Bir keresinde bir müşterimiz bu fuarı gezmeyi çok sevdiğini, 8-9 yıldır bu fuarı ziyaret ettiklerini ve artık katılma zamanlarının geldiğini düşündüklerini söylemişti. Oysa bildiğiniz gibi, Metal Expo sadece üç kez düzenlendi ve yaptığımız görüşmelerden sektörden buna benzer görüşleri sıkça alıyoruz. Yani Metal Expo sektöre öylesine nüfuz etmiş ki, deneyimledikleri her iyi etkinliğin ancak bu fuarda yaşanmış olabileceğini düşünüyorlar.

Yerli üretici için özellikle uluslararası pazarlar çok değerli. METAL EXPO’nun global pazarlardaki katılımcı ve ziyaretçi gruplarıyla nasıl bir ilişkisi var?

Marka bilinirliği bir fuar için çok önemli, henüz yolun başındaki fuara yabancı katılımcı ve ziyaretçi getirmekte zorlanırsınız. Devlet nezdinde bile en az 3 kez düzenlenmemiş fuar, rüştünü ispatlamış sayılmaz. İçerde de durum çok farklı değildir, izleyip karar vermek isteyenlerden bir fuar kadar daha katılımcı listesi oluşturabilirsiniz. Bu saydığım zorluklara rağmen Metal Expo, ilk yılında beş ayrı ülkeden 16 yabancı katılımcıya, 62 ayrı ülkeden 600’e yakın yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İkinci ve üçüncü yılında da günün koşullarına göre iyi bir performans gösterdi diyebiliriz. Şimdi kış geçti, artık fuarın baharını yaşamaya hazırlanıyoruz. Devlet nezdinde uluslararası fuar sayılmak için gerekli ön koşullara sahibiz, UFI gibi tüm prestijli uluslararası fuarların sahip olduğu bir üyeliğe başvurumuzu tamamladık. Sektördeki tüm dernek ve birlikler bu yıl yabancı alım heyetleri için bize destek vereceklerini açıkladılar, İMMİB ve ÇİB bu konuda görüşme halinde olduğumuz diğer önemli desteklerimiz arasında. Sorunuza dönecek olursak; ihracatçı birlikleri, İTO, sektörel dernekler, hayatını fuarlara yabancı ziyaretçi ve katılımcı getirerek sürdüren profesyonel şirketler olarak hepimiz el birliğiyle doğru ve nitelikli yabancı ziyaretçiyi bu fuarda ağırlayarak, ülkemizin ihracat hedeflerine katkı vermek için kenetlenmiş bir şekilde çalışıyoruz. 

Sektörel medya temsilcileri olarak METAL EXPO’yu konferans ve eğitim gibi birçok etkinliğin aynı anda gerçekleştiği bir eventler bütünlüğü olarak algılıyoruz. 2022’de de bu çok yönlü eventler devam edecek mi?

Fuarda ana katılımcı gruplarının hiç ürün sergilemediği dikkatinizi çekmiş olmalı çünkü Metal Expo bir networking platformu olarak tasarlandı ve tanıtıldı. Sektör de bunu çok doğru bir şekilde algıladı ve desteğini verdi. Bu fuarda ticaret tabi ki öncelikli konumuz ama ticaretin sürdürülebilirliği, sektörün ortak akılla birlikte alacağı kararların isabet oranına bağlı. Bu nedenle, Metal Expo sektörü düşündüren, konuşturan ve ortak bir sektör hafızası oluşmasına ortam sağlayan etkinliklere devam edecek. Fuarda bu yıl; UKUB ülkemizde kalıpçılık endüstrisinin geldiği yeri anlatan bir oturum gerçekleştirecek, Sanayi Bakanlığı ‘Yeşil Mutabakat’ konusunda çalışmaları gözlemek, yönlendirmek için yine işin içinde olan etkinlikler yapacak. 85. yılını kutlayacak olan demir-çelik sektörünü, önümüzdeki 15 -20 yılda nelerin beklediğinin yanıtlarını bu fuardaki etkinliklerde bulacağız.

2022 yılında birçok yeni katılımcının METAL EXPO’ya olan ilgisini gözlemliyoruz. Bunu hangi sebeplere bağlıyorsunuz?

Bu soruyu bir fizik kanunu ile yanıtlayabiliriz: Kütle Çekim Kanunu’na göre bir kütle ne kadar büyükse, etrafındaki cisimleri kendi merkezine doğru o denli büyük bir güçle çeker. Metal Expo da büyüyor ve çekim gücü artıyor. Fuarın bilinirliği, katılımcı ve ziyaretçi sayısının nicelik ve niteliği büyüdükçe, daha çok yeni katılımcı gözlemleyeceğiz. Bunun sonucu olarak 2023 yılında Metal Expo, dört salonda gerçekleşerek büyümesine devam edecek.

Geçen yıl METAL EXPO organizasyonlarının önemli bir parçası olarak düzenlenen Yeşil Mutabakat Çalıştayı, oldukça büyük ses getirmişti. Bu yıl da sektörün önemli sivil toplum kuruluşları ve devletin ilgili bakanlıklarıyla iş birlikleriniz olacak mı?

Bu soruya sayfalar dolusu yanıt verebiliriz ama kısaca şöyle ifade edelim: Demir-çelik sektörü, ihracatçı birlikleri, ilgili bakanlık ve otoriteler büyük bir uyum içinde Metal Expo’nun ülkemizin demir-çelik dünyasına açılan bir kapısı olabilmesi için hareket ediyor.

Pandemi ve online etkileşimin trend haline gelmesi, fiziksel fuarlara olan ilginin azalacağı düşüncesini getirdi. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Uluslararası Fuarcılar Birliği olan UFİ’nin, ‘Beyin Fırtınası’ ekibinde bulunma şansım oldu. Orada da bu konu yanıt aranan soruların başında geliyordu. Evden çıkamazsak, sosyal birer varlık olduğumuzu göz ardı edebilirsek, ticaretin aslında güven esaslı bir aktivite olduğunu görmezden gelebilirsek fuarları online olarak da yapabiliriz, neden olmasın! Bunun gerçekleşebilmesi için önce sorularıma olumlu yanıt verebilmeniz lazım. Bazı ürün gruplarında belirli bir bütçenin altında kalan standart ürünlerin alışverişinde online ilaçtır ama fuarlara alternatif olmak yerine ancak destekleyici unsur olarak varlıklarını sürdürebilir.

Son dönemlerin en popüler konularından birini Metaverse oluşturuyor. METAL EXPO’yu Metaverse platformunda da deneyimleyebilecek miyiz?

52 yaşındayım, 20’li yaşlarımda bilim kurgu bir kavramın hayatımızda somut bir yer edineceğini, buna Metaverse diyeceklerini söyleselerdi inanmazdım. Bugün bu kavramdan nasıl faydalanabileceğimizi bize anlatan bir sürü uzman görüşüne rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Şimdilik ‘Meta Evreni’nde yer almaktansa, bu evrende neler yapabileceğimize yoğunlaşıp, günü geldiğinde sanal evrenlerde var olmanın planlarını da yapıyoruz ama bu işin kanunlarının yazılıp kabul görmesini beklemek gerekir diye düşünüyorum.

Sorularımıza eklemek istediğiniz bir husus var mı?

Dört yıl önce yazmaya başladığımız bu hikayeye dahil olan ve her koşulda bizi destekleyen katılımcılarımızı burada anarak, onlara teşekkür etmek istiyorum. Tosyalı, Kardemir Karabük, Kardemir Haddecilik, Işık Çelik, Taşkazan, Alp Steel, Yükselen Çelik, Göktürkler Çelik, Çelik Metal, Kar Metal, Tecer Metal, Dempaş her yıl Metal Expo’da katılımcı olarak yer aldılar. Onlar olmasaydı, Metal Expo uluslararası kimliğe bürünemezdi.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com