Connect with us

Genel

Pandemiyle yaygınlaşan uzaktan çalışma ile ofislerin cazibesi azaldı mı?

Yayın Tarihi:

on

Pandemi ile birlikte hem iş yapış biçimlerimiz hem de çalışma alışkanlıklarımız ve çalışma metotlarımız değişti. Birçok şirket Pandemi sonrasında yaşadığı krize uyum sağlamak için şirketin krizde yakalandığı durumun fotoğrafını çekmekle işe başladı. Çekilen fotoğraf sonrası görülen mevcut durum ile uzun sürecek Pandeminin ortaya çıkaracağı yaşam değişikliğinin arasındaki farkın bir analizini yaparak bu dönemde şirketin geleceği için eksikliklerine yönelik yenilikçi yöntem, proses ve stratejileri belirlemek her şirket için analiz edilmesi gereken bir konuydu. Şirketin sağlıklı büyümesi ve rekabette fark yaratması için değişim ve yenilikçi metotların şirkete entegre edilmesi kriz dönemlerinde hem zorunlu hem de gelecek için çok önemli bir fırsattır. Hepimizin gördüğü, ancak değişmekle değişime direnmek arasında gidip geldiği dönemi, her zamanki gibi değişenler kazandı. 

Şirketler bu dönemde en çok dijitalleşmenin önemini anladılar. Artık orta vadede tüm şirketlerin dijitalleşmeye yatırım yapması ve bu konuda proaktif olmaları gerekmektedir. Pandemi öncesi çoğu şirket, çalışanı ile  “home office” çalışmayı ya bilmiyor ya da kontrol edemeyeceğini düşünüp zaten istemiyordu. Artık Y kuşağı ile çalıştığımız ve Z kuşağının da iş hayatında olacağı bu yıllarda çalışanı ofiste görmek istemenin, fabrikadaki gibi sabah giriş akşam çıkış saatlerini kontrol etmenin bir anlamı olmadığını gördük. Y ve Z kuşağı gibi internetin, akıllı telefonların ve sosyal medyanın içerisinde büyümüş bir kuşağı ofis duvarları ile sınırlamanın nasıl verimsiz olduğunu anladık. Şimdi artık “home ofis” çalışma kavramını şirketlerimizde öne çıkartmaya başladık. Böylece hem sabit masraflardan tasarruf etme fırsatı elde ediyor (şube, ofis, şehir bazında kiralık yerler ve buna bağlı sabit giderler), hem de müşterilere daha yakın ve hızlı hizmet verebiliyoruz. Çağrı merkezi (Call Center) dahil servis hizmetlerinin bile gerekli alt yapı kurulduğunda artık çalışanlar tarafından evden çalışma ile mümkün olduğunu Pandemi sayesinde uygulayarak yaşadık. Baktık ki işler ofise gelmeden de yürüyor, servis hizmetleri verilebiliyor, siparişler online alınabiliyor, eğitimler online yapılabiliyor ve satış görüşmeleri internet üzerinden kolaylıkla yapılabiliyor. Daha da güzeli ofise çağrılmadan, onlarca kilometre yol yapıp sadece birkaç saat için haftalık veya aylık toplantılara katılmak için günlerini harcamaya gerek kalmadan internet üzerinden ister birebir, isterseniz grup toplantılarını çok verimli bir şekilde yapabiliyorsunuz. Bu toplantılar için seyahatler, ülkeler veya şehirlerarası uçuşlar, konaklamalar, saatlerce sıkıcı ve bitmeyen toplantılardaki zaman kayıpları gibi birçok verimsizliğinde nasıl ortadan kalkacağını gördük ve emin olduk. 

Ofise veya şirkete gelmeyen kişinin dalga geçtiğini, iş yapmak yerine kendine zaman ayırdığını ve bu nedenle mutlaka sabah ve akşam çalışanları ofiste görerek onların çalıştığına inanmak için kontrol etmeyi düşündüren egomuzun nasıl işe yaramadığını gördük. Ofise gelinmeden, günlük iş programlarını sanal ortamlarda yaparak, toplantı ve iş görüşmelerini internet üzerinden gerçekleştirerek; çalışanlarla iletişim, müşterilerle iletişim, çalışanların verimliliği, çalışanların performans ve raporlamaları gibi operasyonel birçok kontrol etmek istediğimiz konuların aslında ofise gelinmeden de yapılabildiğine inandık. 

Home ofis çalışmanın işten kaytarmak değil, aslında birçok bölgede ve birçok iş kolunda çok daha verimli olduğunu keşfettik. Çünkü denemek ve görerek inanmayı tercih edenler için bu tecrübeyi onlara yaşatacak bir Pandemi gerçeği vardı. 

Home ofis çalışanlarımızı nasıl yöneteceğiz, nasıl iş programları oluşturacağız, onlarla nasıl ve hangi sıklıkta online görüşme ve toplantılar yapacağız, nasıl şeffaf ve anlık bir raporlama ve bilgi akışı kuracağız gibi uygulamaya yönelik konuları bünyemizde hızlıca çözmeye odaklandık. Hem çalışanlarımızı hem yöneticilerimizi bu yeni alışkanlıklar konusunda eğittik, bilgilendirdik ve gerekli alt yapı eksiklikleri varsa bunlara yatırım yaptık. Değişmeden gelişemeyeceğimizi bize zorla öğreten bir Pandemi vardı. Bu yönleri ile Pandemi iş hayatımıza dijitalleşmeyi hızlıca yerleştirdi ve ofiste bedenen var olma zorunluluğunu ortadan kaldırdı. 

Şirketlerde birçok farklı raporlama programları; finansal takip ve analiz; satış, üretim ve lojistikte farklı software ve ERP modülleri kullanılmaktadır. Ya da çok basit programlarla sadece finansal ve satışa yönelik ana konular takip edilmektedir. Raporların hazırlanışı çok zaman almakta, elle sürekli başka raporlardan toparlanan bilgiler her defasında değişmekte ve güvensizlik yaratmakta, eksik veya hatalı bilgiler nedeniyle doğru analizler yapılamamakta veya çözüm üretmekte geç kalınmaktadır. Ayrıca hem orta hem üst düzey yöneticiler kendi alanlarında sorumlu olduğu işlere ait sonuçları günlük ya da anlık göremediği için, mevcut gidişatla ilgili aynı ay içerisinde müdahale veya önlem alma imkanı olamamaktadır.

Pandemi dolayısıyla home ofis çalışma düzeni, bize tek bir ERP sisteminin bir şirkette anlık işlerin takibinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Tek bir ERP sistemi, herkesin anlık, online, aynı şeffaflıkla görmesini sağlar. Müşteriler de çok hızlı yanıt almakta ve satış ekipleri de müşterilerin performansı dahil her işlemi ERP üzerinden görüp doğru ve hızlı hizmet verebilir hale gelir. Üretimden lojistiğe, satıştan finansa tek bir ERP sistemi şirketlerimiz için zorunluluktur. Bu sistemlerin kullanımı, yetkilendirilmesi, mevcut verilerin güncellenmesi ve doğruluğunun sağlanması, çalışanların eğitimi gibi süreçlere zaman ve kaynak ayırmak gereklidir. 

ERP sistemleriyle beraber CRM programlarıyla satış ekiplerinin akıllı telefonlar, laptop ve bilgisayar ile internetin olduğu her yerde anlık bilgileri sisteme girip, anlık raporlama, iş programı, müşteri ziyaretlerinin programlanması, günlük aktivitelerin takibi, hedeflere göre ciroların müşteri bazında ve bölge bazında anlık görülmesi, projelerin takibi gibi birçok önemli ölçüm ve kontrol noktalarını da online takip etmeyi hedeflemeliyiz. Şirket içi evrak, kağıt ve belge ile yapılan tüm işler yok edilmelidir. Bu bize hem zaman hem hız kazandıracaktır. Kontrol ve çözüm becerilerimiz artacaktır. Bunlar da kar ve kazanç demektir, sağlıklı büyüme demektir. Çalışanın da esnek ve motiveli çalışması demektir. Bu tür sistemlerle yetkilendirme, onaylama, kontrol, denetim ve performans analizleri gibi birçok ölçümü çalışan ve yönetici bazında yapabilirsiniz. Hem daha şeffaf hem de çok adil olursunuz. Herkese açık ve şeffaf bir sistem olduğu için çalışan da endişe ve şüpheyi yok eder, tam tersine rekabeti artırır ve güven yaratır. 

Pandemi ile e-ticaret hacmi çok arttı. Ayrıca sosyal medya kullanımının ne kadar etkili olduğu ortaya çıktı. Online alışverişin oranı, bir ürünü almadan önce internetten araştırıp bilgi ve fikir alma gibi alışkanlıklar sürekli ve hızla artacaktır. Bu nedenle dijital pazarlama ve lojistik hizmetlerinin artık çok daha farklı platformlarda, hızlı ve fark yaratan mecralarda kitlelerde farkındalık yaratacak şekilde yapılmasının önemi ortaya çıktı. 

İnsanlar uzaktan çalışmaya alıştılar

İlk başlarda uzaktan çalışmaya veya evden çalışmaya zorlandık. İyi yönleri de vardı evden çalışmanın. Aileyle beraber kaliteli ve uzun zaman geçiremediğimizin günleri telafisi oldu. Onları gerçekten önemsediğimizi ve değer verdiğimizi bu kadar çok hissettirdiğimiz bir dönem belki de olmamıştı. Onlarla işten sıyrılarak öz benliğimizle uzun zamandır bu kadar doğal vakit harcayamadığımız bir dönemi, evden çalışmaya mecbur kaldığımız Pandemi sayesinde geçiriyoruz. Daha sağlıklı ve daha huzur dolu bir iş ve aile dengesi oluşturduğumuzu gözlemleyebiliyorum. Bu tarafı iyi kısımları. Ancak çevremde en çok gördüğüm şikayet ise evden çalışmanın zorluğu ve ev ortamındayken kendinizi soyutlayıp işe yönelik yoğunlaşacağınız bir ortam yaratmanın zorluğu. 

Ancak buradaki en önemli konu, ofiste olduğu kadar evden veya herhangi bir yerden eldeki dijitalleşme imkanlarının kalitesine bağlı olarak ofisle aynı kalitede iş yapabilme becerisinin olması. İllaki ofiste masada veya yöneticinizle veya ekibinizle aynı ortam bulunma zorunluluğunun olmaması. Çalışanlarınızı nerede ve nasıl işe dahil edebilmeyi, hangi sıklıkla ve nasıl iletişim kurabilmeyi, internet üzerinden düzenli ve planlı olarak görüntülü görüşmeler yapabilmeyi yönettiğinizde uzaktan çalışma ofiste çalışırken var olan birçok olumsuzluğu da yok ediyor görüşündeyim. Örneğin; ofiste çalışmada var olan işe gidip gelirken trafikte kaybedilen zaman kaybı ve stres, işteki yemek saatlerinin uzatılmasının getirdiği zaman kayıpları, toplantıların verimsiz ve pasif katılımla geçmesinin yarattığı verimsizlik, dedikodulara harcanan zaman, sigara ve kahve molalarındaki uzayan zamanların verimsizliği gibi olumsuzluklar uzaktan çalışmada olmuyor. Bu nedenle uzaktan çalışma ile ofiste çalışmanın yapılan işin niteliğine göre belirli oranlarda harmanlanması kesinlikle verimi artıracaktır.

Pandemiyle beraber karantinalar ortaya çıktığında, uzaktan çalışmaya geçiş çok hızlı bir biçimde gerçekleşti. Bazı şirketler bugün halen personelinin %25’ini ofiste çalıştıracak bir sirkülasyon ile çalışanlarını home ofis çalışmaya yönlendirmiş durumda. Bazıları %50 oranda personelini ofiste çalışmaya çağırıyorlar.

Uzun yıllardır trend olan büyük plazalardaki çalışma ofisleri ve bu ofislerin açık ofis olarak dizayn edilmesi birçok şirketi bu tür açık ofis düzenine veya plazaların lüks çalışma ortamlarına yönlendirmişti. Bu ofislerde sosyal iletişim ve etkileşim ön planda tutuluyor, çalışanlar için ortak toplantı alanları, kahve içme ve sohbet etme alanları, dinlenme mekanları ve camların kapalı olduğu çok iyi havalandırılan ortamlar yaratılmıştı.

Pandemi ile birlikte en büyük sorun, bu ofislerdeki açık ofis alanlarının hijyene aykırı şartlar taşıması, kişileri izole edememesi ve daha da önemlisi açılmayan pencereler nedeniyle taze hava girişinin olmamasıydı.  Pandemi ile birlikte ofislerdeki asansör kullanımları ve havalandırma sistemlerinin standartları; bunların nasıl kullanılmasına dair yönetmelikler ve kullanım esasları ilgili kurum ve kuruluşlarca yeniden tanımlandı ve yayınlandı. Ancak mevcut sistemlerin bu yeni yönetmeliklere uyumu veya tam olarak gereklilikleri sağlaması maalesef tam anlamıyla mümkün olamamaktadır. Açık ofisler yerine daha çok bölmeli alanlar, daha geniş koridor ve antreler, ortak alanlarda taze hava girişinin sağlanması, yüksek katlı binalardaki kalabalık asansör kullanımlarından kaçınma gibi birçok talep, gelecek plaza ofislerinin veya ofis çalışanlarının ön planda tutması gereken konular olacaktır.

Uzaktan çalışma kültürü ile artık personelin işe geliş gidiş saatini, ne kadar çalıştığını, nasıl çalıştığını kontrole alışmış bir yapıdan ve kafadan uzaklaşacağız. Tam tersine çalışanlarımız, özgürce kendi çalışma ortamını belirleyebilecekler. İstenilen sonuca mekan bağımsız, internetin ve dijitalleşmenin verdiği her türlü olanaktan yararlanarak ulaşacak beceri ve yetkinliğe sahip olarak ulaşacak şekilde evrimleşmeye devam edecekler. İşverenler ve yöneticilerimiz de çalışanlara daha fazla eğitim ve online özgürlük verecekler; en önemlisi onlara güvenmeyi öğreneceklerdir. 

Büyük ve lüks plazalardaki ofislere mi yoksa kapasitemizin yarısında yetecek daha fazla bölmeye, açık pencereye olanak tanıyan, az katlı olup asansörden çok merdiveni kullanmayı tercih edeceğimiz az katlı binalardaki sade ofisler mi tercih edilecek göreceğiz. Bence sağlıklı ortamları içerisinde barındıran sade ofisler veya katlar, plazalara göre tercih edilir duruma gelecektir. Plazalar, bu yeni koşullara göre ofislerinin büyüklüğünü, pencerelerin kullanılmasını, asansörlerin daha akıllı teknolojilerle hijyen koşullarına uygun dönüşümünü ve bölmeli bir oturma düzenine daha fazla odaklanacak iç dekorasyonu dikkate alarak yeniden yapılanacaklardır.

Kapasitemizin diğer yarısı ise uzaktan çalışmaya odaklanacak ve böylece bazı bölümler uzaktan çalışma ağırlıklı, bazı bölümler dönüşümlü olarak ofiste olacak ve bazı bölümler belki daha uzun süreli ofiste olacak şekilde bir harman yaratılacak. Bu hem masrafların kısılması hem esneklik hem yaratıcılık hem sağlıklı ortamlar ile çalışanların korunması, hem de hız açısından büyük avantajlar getirecektir. 

Pandemi sonrasında artık ofisten çalışmanın yanı sıra uzaktan veya home ofis çalışmak en çok tercih edilen çalışma biçimi olacaktır. Bu nedenle ofislerimizi yeniden düzenlemeye ihtiyaç olacaktır. Aynı zamanda home ofis ya da uzaktan çalışma ile ofis çalışmasının yeni bir harmanlamasını yapan bir çalışma düzeni oluşturmalıyız. Yarı zamanlı uzaktan çalışmalar, farklı ofis saati kurgulamaları, uzaktan ve ofisten çalışma kombinasyonu Pandemi sonrası yeni iş düzenimizin bir parçası olacaktır.

Online işe alım görüşmeleri, online eğitimler ve işe yeni başlayanların evine hoş geldin kahvaltılarının gönderilmesi artık birçok şirkette bugünün normali haline geldi. Yeni işe alınanların işteki uyum programları ve onlara yardımcı olacak kişilerle ilişkileri bile online ortamda yapılıyor artık. Online eğitimleri videolarla veya internet tabanlı toplantı programları ile yapılıyor. Satış ekiplerinin toplantıları, şirket içi eğitimler, yönetim toplantıları, tüm raporlamalar, pazarlama faaliyetlerinin hayata geçirilmesi gerekli pazarlama aksiyonları tamamen online olarak ve internet üzerinden yapılıyor. Herkes başta zorlansa da bu metotları kullanmayı öğrendi, alıştı ve artık benimsedi. Ürün lansman ve müşterilere tanıtım toplantıları çok büyük sayılarda katılımcıların dahil olduğu sanal toplantı ve etkinlik yönetimi ile yapılıyor. Bu konuda etkinlik yönetimi yapan ajanslar ve firmalar aşırı yaratıcı fikirler ve teknolojinin sunduğu en iyi olanakları birleştirerek müthiş gösteriler ve lansmanlar yapıyorlar. Ofisler gibi etkinlikler için otellerin büyük salonları bile artık anlamsız kaldı; otellerde çok büyük sahne dekorunun yer aldığı ve yüzlerce katılımcıyla büyük balo salonlarında yapılan lansman toplantıları artık, sanal ortamlarda bilgisayar ekranlarından izleyerek gerçekleşiyor.  

Ofislerimiz var olacak. Ama ofislerimizin oturma ve taze hava için gerekli mimari düzeninin değişeceği kesin. Eskisi kadar tam kadro ofiste oturacakmış gibi ofislerin büyüklüğüne karar verilmeyecek, kadroların yarısı uzaktan çalışacak şekilde ofis ihtiyaçları belirlenecektir. Yüksek katlı ve akıllı asansörler olsa bile asansör kullanımının az sayıda olacağı yapılar başka bir kriter olacaktır ofis seçerken. Ofisle uzaktan çalışmayı birlikte harmanlayan ve dijitalleşmenin tüm imkanları ile çalışanlarına bağımsız ama verimli çalışma şekli sunan tüm şirketler Pandemi sonrası bir adım önde olmaya devam edecektir. Z kuşağının yapısını da dikkate alarak, onları sınırlamadan ve kapalı bir alanda tutmaya zorlamadan, onlara güvenerek, online iletişimi ön planda tutarak ve çalışanlara teknolojinin ve internetin sunduğu tüm imkanları verecek bir iş yapma kültürüne geçmenin zamanı geldi de geçiyor. Ofis mi uzaktan çalışma mı tartışmalarından ziyade, ofisi geri plana alıp uzaktan çalışma yöntemini de kullanarak çalışanları trafiğin kaybettirdiği zamandan ve toplu taşıma ile ofisin getirdiği hijyen sorunlarından uzak tutmak ön planda olmalı.

Endüstri yüksek mühendisi ve makine mühendisi olarak 30 yıla yakın uluslararası şirketlerde Türkiye, Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’da üst düzey yöneticilik deneyimleriyle hem endüstriyel hem de bireysel uygulamalarda enerji verimliliği, ısıtma, soğutma ve otomasyon konularındaki uzmanlığını; satış, pazarlama ve satış sonrası hizmetler tecrübesini; şirketlerdeki değişim yönetimi ve liderlik konularındaki yönetselliğini yurt içinde ve yurt dışında şirketlere ‘’yönetim danışmanı’’ olarak kendi şirketi ile aktarmaya devam etmektedir.

Genel

ANT Mühendislik, dijital çözüm ortağı olarak MONETA’yı seçti

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Endüstriyel otomasyon alanında fabrika ve makine imalatçılarının tüm otomasyon ihtiyaçlarına cevap veren ANT Mühendislik, profesyonel iletişim ajansı olarak MONETA Medya Grubu’nu tercih etti.

Türkiye distribütörlüğünü yaptığı LS Electric, Hanyoung Nux, BDC Elektronik, Datalogic, IDEC ve Nemicon gibi dünyaca ünlü markalarla, endüstriyel otomasyon alanında fabrika ve makine imalatçılarının otomasyon ihtiyaçlarına çözüm sunan ANT Mühendislik’in dijital görünürlüğü, MONETA’ya emanet. 1993 yılından bu yana sanayiye sunduğu çözüm odaklı ürün gamıyla tanınan ANT Mühendislik, her geçen gün önemi daha da artan profesyonel dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi için MONETA Medya Grubu ile iş birliği yaptı. 

Endüstriyel otomasyon alanında 28 yılı aşan tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen markalarından biri olan ANT Mühendislik, güçlü çözüm ortakları ile kadrosunu genişleterek; güçlü mühendis kadrosu, satış öncesi ve sonrası teknik destek, hızlı servis desteği, stoktan malzeme teslimi, detaylı fiyat listesi, tüm ürünlerde dünya standartlarına uygunluk ilkeleri, DCS, Geniş Alan Scadaları ve veri analizleriyle üreticilerin tüm otomasyon ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Türkiye’nin tüm şehirlerini kapsayan geniş bayi ağı ile hizmet veren firma; beyaz eşya ve elektronik, otomotiv ve otomotiv parçaları, gıda-içecek ve ilaç-kozmetik, ambalaj ve plastik, baskı ve kağıt, konveyör sistemleri ve akıllı depolama, metal işleme ve makineleri, ağaç ve ahşap işleme, taş-seramik ve cam, tıp ve analiz, paketleme, tekstil gibi pek çok sektöre çözümler sunuyor. Sahip olduğu sertifikalar ve kalite politikası ile performansını sürekli geliştiren ANT Mühendislik, müşteri memnuniyetinin sürekliliğini sağlamak, kalite bilincini geliştirmek ve çalışanlarının memnuniyetini artırmak için sürekli eğitimler veriyor.

Endüstrinin iletişim ağı: MONETA

‘Endüstriyel Pazar İletişimi’ konsepti çerçevesinde birçok çalışma yürüten MONETA Medya Grubu, iş ortaklarına dijital dünyada öne çıkmak için gerekli desteği sunuyor. Bu kapsamda web sayfası hazırlanması; sosyal medya yönetimi, e-mail marketing, reklam ve ilan tasarım desteği gibi pek çok farklı alanda 360° Dijital Pazarlama desteği veren MONETA, iş ortaklarının marka değerinin artırılmasına katkı sunuyor. Geleneksel ve dijital pazarlama anlayışlarını harmanlayarak sektörel ihtiyaçlara özel çözümler geliştirme konusunda uzmanlaşmış olan MONETA; sürekli ölçülebilir, takip edilebilir ve hızlı aksiyon almaya dönük anlayışıyla iletişim ve pazarlama hizmetleri yürütüyor. MONETA, sanayinin pek çok farklı alanından birçok firmanın iletişim faaliyetlerini yönetiyor.

Devamını Oku

Genel

Çalışanların fikirlerini almanın önemi

Yayın Tarihi:

on

Liderlik iş hayatında önemli bir beceridir. Lider bir yönetici olabilmek, iş hayatında fark yaratır; fark yaratan bir işletme ise rekabette öne çıkar, sürdürülebilir bir başarı sağlar, memnun personel ve bağlı müşteriler yaratır. Böylece karlı bir büyüme sağlar.

İş yaşamında liderlik başarıyla eş değerdir ancak başarı sadece lidere bağlı değildir. Onun orkestrayı, yani ekibini nasıl yönettiğine de bağlıdır. Ekibiniz size saygı duyarsa ve kendisini önemli hissederse sizi takip eder. Müşterileriniz ise motiveli bir ekipten pozitif enerji alır. Dinlenen ve fikirlerine değer verilen bir ekip, motivasyonu yüksek bir ekiptir. 

İyi bir lider; en iyilerle çalışmayı ve onları yönetebilmeyi bilen kişidir. İyi bir lider biat beklemez, tam tersine ekibiyle iş birliği ve görüş alışverişi içerisinde çalışır. 

Başarının ve fark yaratmanın ana kaynağı önce farklı karakter, beceri, yetkinlik ve görüşteki kişilerden oluşan bir ekiple çalışmaktan gelir. Doğru ekip, bir orkestra gibi çok sesli olmalıdır. Herkesin birbirini tamamladığı farklı görüşlerle değerlendirme ve analiz becerisi olmalı ki doğru analiz ve kararlar için temel sağlam olabilsin. 

Günümüzde teknolojinin ilerlediği, robotların insanın yaptığını daha kısa sürede ve daha nitelikli yaptığı; dijitalleşmenin her alanda yaygınlaşıp artık akıllı teknolojilerle her şeyin kontrolünün parmak ucumuzda olduğu, rekabetin ve karlılığın gittikçe arttığı bir dönemde liderlik ve yönetim anlayışı da değişmiştir.

Artık biat isteyen, ‘’hep benim dediğim olmalı, her şeyi ben bilirim’’ diyen ve geri bildirimden bile hoşlanmayan; aşırı egolu, kavgacı, çabuk motivasyonunu kaybeden, kendisine yapılan bir eleştiriyi bile saygısızlık gören; çok çalışmayı ve ofiste bedenen kalmayı başarı ve işe bağlılık olarak gören yönetici tipi tarihe karışmıştır.

İyi bir yöneticinin en önemli yetkinliği, dinlemek ve doğru sorular sormaktır. İyi bir yönetici karşı tarafı ve ekibini konuşturur; yüzeysel konuların değil, detayın ve konunun özünün anlatmasını sağlar. Bu detaya inebilmek için doğru zamanda, doğru sorular sorar. Bu sorularla ekip arkadaşlarına yol çizer, düşünmelerini sağlar. İletişim kurar, iç dünyalarındaki duvarları yıkar. Onları konuya dâhil eder, fikirlerini alır, çözümlere katkısı olan ekip üyelerinin otomatikman çözümlerde sorumluluk almalarını sağlar. 

Fikri alınan ekip üyesi üretmeye, çözüm bulmaya ve inisiyatif kullanmaya karşı daha cesurdur. Bu da çalışanların kişisel gelişimlerini hızlandırırken, şirkette daha yetenekli, özgüvenli ve çözüm odaklı çalışanların oluşumunu sağlar. 

Birlikte çalışmaktan zevk alınan yöneticiler, ekip arkadaşlarına saygı gösteren, karşısındakinin fikirlerini dinleyen ve değer veren, onlara örnek olacak tutum ve davranış sergileyen, alçak gönüllü, sabırlı, eğitici, yol gösterici, bilgi ve tecrübesiyle takdir edilen kişilerdir. Bu tarz yöneticiler, davranışlarıyla hem saygı ve güven duyulan hem de sevilen bir pozisyona konumlanmıştır. Mütevazi olmak önemlidir. Her şeyi ben bilirim edası, ekip ruhuna ve ekip olmaya zarar verir. Bu nedenle egoyu kontrol etmek; alçak gönüllü olmak, çalışanların fikirlerini almak, onların görüşlerini dinlemek ve yapıcı ilişkiler kurmak yöneticilikte önemli bir beceridir. Bunun için özgüven gerekir, bilgi gerekir, saygılı ve dürüst olmak gerekir.

Başarı için ekibinizi önemseyin. Onların fikirlerine değer verin. 

Sözün özü: Ekibinize, “benim yerimde olsaydın sen nasıl düşünürdün” diye sorarak onların fikirlerini alıp, bu fikirlerinden yararlanmalısınız. Kendi fikrinizi dikte etmek yerine, beyin fırtınası yaparak kendi fikrinizi de onların fikirleri arasına koyarak; soru sorarak ortak fikirlerin oluşmasına olanak tanımalısınız.

 

Devamını Oku

Genel

Motivasyon, çalışan performansının jet yakıtıdır

Yayın Tarihi:

on

Motivasyon bir çalışanın enerjisinin kaynağıdır. Motive edilen bir çalışandan beklenenin üzerinde bir performans alınır. Motiveli çalışan tutkulu ve istekli çalışır, etrafına da pozitif enerji saçar. Aksine motivasyonun düşük olduğu yerde ise verimlilik düşer; yapılan işin niteliği azalır.

Motivasyonu düşük çalışanlar, şirkete müşteri ve ciro kaybettirir. Çalışanların motivasyonunun düşük olduğu şirketlerde;

  • Dedikodu yüksektir,
  • Personel değişim hızı yüksektir,
  • Şirkete ve yönetime güven düşüktür,
  • Üretilen işin niteliği düşüktür,
  • Yaratıcılık ve yeni fikir oranı zayıftır.

Motivasyonu yüksek olan insanlar mutluluklarını çevrelerindeki 2-3 insana yansıtırken; mutsuzluklarını, 10 kişiye yansıtmaktadırlar. Diğer bir deyişle motivasyonu düşük bir çalışanınız müşterileriniz ve çalışanlarınız dahil, etrafındaki 10 kişiyi olumsuz etkiler.

Motivasyon, çalışandan yüksek bir performans alınması sağlar. Yüksek performanslı çalışanların oluşturduğu bir ekip de fark yaratır ve müşteri memnuniyeti ile karlı büyümenin önemli bir parçasıdır.

Çalışanları motive edecek davranışlara örnekler vererek bazı davranışların çalışan üzerindeki etkilerini daha net vurgulamak isterim.

Doğru, saygılı ve alçak gönüllü bir tutum ile çalışana yaklaşmak

Çalışana tepeden bakmadan, biat istemeden, her şeyi bilir bir tavırla yaklaşmadan, sadece emir vererek iş istemeden, hatalarında kötü davranmak, başarılarının da takdir etmemek bir çalışana yapılabilecek en büyük zulümdür. Bu nedenle çalışana değere veren bir üslup ile yaklaşmak, alçak gönüllü olmak, çalışanları dinlemek, çalışanları önemsemek çalışanın motivasyon kaynağıdır.

Çalışanın fikirlerine değer vermek

Çalışanların görüşlerine değer vermek, onları dinlemek, önerilerini almak, karar vermeden önce onların düşüncelerini almak, fikir ve öneri getirici toplantılar düzenlemek, düzenli geri besleme yapmak, geri bildirim ile onların gelişimine katkıda bulunmak, uzman oldukları konularda inisiyatif kullanmalarına olanak tanımak, onları projelere dahil etmek gibi eylemlerle çalışanların kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak, şirketteki toplantılara katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda onların gelişimine katkıda bulunmak çalışanın ana motivasyon kaynaklarından birisidir.

Takdir etmek 

Çalışanın yaptığı işin niteliği, kalitesi veya beklenenin üzerinde sağladığı performansından dolayı beğenildiğinin kendisine ifade edilmesidir. Hepimiz davranışlarımız veya yaptığımız işin beğenilmesini bilmek ve duymak ister. Beğenilmek, övgü almak, değer verildiğini duymak ve başarımızın onaylanması hepimiz için gurur vericidir. Özellikle bunu duymak, herkesin içerisinde veya birebir yüzünüze karşı ifade edilmesi gururumuzu okşar. Bizi daha fazla enerji ile doldurur ve yeniden takdir almak için kendimizi daha iyi çalışmaya odaklar. Bu şekilde odaklanmak da çalışanın performansını artırması ve verimli çalışmasının sağlanması demektir. Takdir aynı zamanda çalışanın özgüvenini de yükseltir ve inisiyatif kullanma becerisini de artırır. Takdir çalışanın fark edilmesi demektir ve çalışan başarılarının karşılığında bunun görülmesini bilmekten çok hoşlanır. Böylece iyi çalışanın yönetimce ayrı bir değerlendirmeye tutulduğunu bilir. 

Manevi ödül sistemi ve takdiri ödül ile birlikte yapmak

Başarılı veya iyi bir iş çıkarmış çalışanı bir sertifika, bir takdirname, bir kupa, bir eğitim veya bir tatil ile ödüllendirmek, çalışanın motivasyonunu daha fazla artırmaktadır. Bu tür ödüller aynı zamanda diğer çalışanları da daha iyi performans göstermeye teşvik eder. 

Çalışana, kendisine güven duyulduğunu hissettirmek

Çalışana güven duyulduğunu hissettirmenin en iyi yolu ona iş delege etmek ve hata yapmasından endişe etmeden ona sorumluluk vermektir. Kişiye güven duymak onun size karşı daha fazla bağlılıkla çalışmasını sağlamak demektir. 

Adil ve ölçülebilir bir performans sistemi kullanmak

Çalışan motivasyonunda en önemli faktörlerden birisi de maddi ödüllendirmedir. Adil ve çalışanın kendisini de öz değerlendirme ile değerlendirebileceği bir performans değerlendirme sistemi çalışan bağlılığı için çok önemlidir. Çalışanların yaptığı işin tanımına ve yetkinliklerine göre başarı kriter faktörleri tanımlanır. Bu faktörlerin yer aldığı hedef anlaşmaları hazırlanır. Bu faktörlere göre yıl içerisinde üst yöneticiyle yapılacak hedef anlaşması performans geri bildirim görüşmeleri yapılmalıdır. Yıl sonunda ise her çalışanın performans değerlemesi yapılarak, ölçülebilir kriterlerle şeffaf bir değerlendirme yapılır. Bu değerlendirmeye göre maddi ödüller elde edilen başarı kriter puanına göre çalışana verilir. Başarının verdiği coşku ve gururun yanı sıra maddi bir ödülle de taçlandırılması motivasyonu kat kat artıracaktır. 

Özetle, çalışanlarımızı motive etmek ve onları coşkuyla çalışır hale getirmek sadece iyi bir ücret vererek değil; doğru ve örnek bir tutum; olgun, saygılı ve alçak gönüllü bir davranış; onları dinlemek ve önemsemekle olur.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com