Connect with us

Endüstri 4.0

Nedir bu elektrik?

Yayın Tarihi:

on

Kent yaşamı, tarihsel ve toplumsal koşullar açısından genel bir kavram olmasına rağmen farklılıkları ve özgünlükleri de ihtiva eden bir yapıya işaret etmektedir. Bu, söz konusu yaşam birimlerine verilen ve değişik anlamlara gelen isimlendirmelerde de görülmektedir. Bu doğrultuda kent, uygarlık anlamında, Yunanca’da polis, Fransızca’da cite, Arapça’da medine; Almanca’da kale ya da oturma alanı anlamında burgh ya da borough; Latince’de ise yurttaşlık anlamında urbs ve civitas; kelimeleriyle isimlendirilmiştir. Sanayi Devrimi, tarımın keşfedildiği ve yeni aletlerle ziraatın başladığı Cilalı Taş Devri’nden beri süren (kent) yaşam biçiminden hâlâ imkân ve sınırlarını bulmaya çalıştığımız yeni yaşam biçimine geçişin adı; ilk ve en mühim adımıydı. Sanayi Devrimi, insanları tarlalarından; binlerce yıllık yaşam tecrübelerinden ve alışkanlıklarından uzaklaştırıp yepyeni bir döneme geçmeye mecbur kıldı. Belki de buhar makineleriyle sembolize edilebilecek bu yeni dönem, köklü teknolojik gelişmelerle desteklendi. Hem pratik buluşlar ardı ardına piyasaya sürüldü hem de sistemli araştırmalar olağanüstü bir hızla neticelenerek hayata dâhil oldu. Kömür-çelik sanayiinin gelişimi, demiryollarının ülkelerin içlerine kadar ilerlemesi, buharlı gemilerin okyanuslara açılması, elektrik teknolojisindeki gelişmeler, telgrafın keşfiyle haberleşme alanındaki gelişmeler ve elektrik ışığının evlere girmesi hep bu dönemdeydi. İnsanların yerine cansız güç kaynağı makineyi koyan bu dönemde, makinelerin hızlı, düzenli, şaşmaz ve yorulmaz performansları insanın bir günde yapabileceği işin kat kat fazlasını yapabiliyordu. Böylelikle verimde çok büyük artışlar sağlanmıştı. Bu devrede artık tarımla uğraşan nüfusun yerini de makineler almaya başlamıştı…

Her yeni icat ve bulunan araç, yeni sanayilerin kurulmasını zorunlu kılıyordu. Örneğin otomobil için tekerlek gerekiyor, tekerlek için kauçuk ve lastik alanında devrim niteliğinde değişimler yaşanıyordu. Sanayi alanları böylesine çoğaldıkça eski yapım yöntemleri değişiyor; ustaların şahsi işlerinin yerini makinelerin standart ve seri üretimi alıyor; bu da herkesin aynı saatte işe başladığı ve işini belirli saatlerde sürdürdüğü fabrikaların önlenemez yükselişini devam ettiriyordu. Daha fazla mekanik güç, daha fazla üretilmiş mal, daha fazla ulaştırma, daha çok tüketici, daha çok satıcı ve daha büyük firmalar doğuran bu dönem, elbette daha büyük kentleri de oluşturacaktı.

Yazının devamını okumak için lütfen buraya tıklayınız.

Endüstri 4.0

2020’ye damga vuracak yapay zekâ tabanlı Chatbot trendleri

Yayın Tarihi:

on

2019 yılında pek çok şirketin iş ve müşteri yönetim süreçlerine dahil olan Sanal Asistanlar ve chatbotların 2020’de de yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak daha akıllı hale gelmesi ve pek çok yeni kanalda kullanılması öngörülüyor.

Chatbotlar şirketlerin müşteri deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor. 2020 ve sonrasında yapay zekâ uygulamalarını yatırım hedeflerine alan şirketlerin ise chatbot alanında yaşanan gelişmeleri yakından takip etmesi ve şirketleri için en uygun chatbotu kurgulaması gerekiyor. 

Yapay zekâ tabanlı chatbotların kullanımı artacak

Düşük kapsamda basit süreçleri yapabilen kural tabanlı chatbotlar büyük şirketler için müşteriyi tam anlamıyla memnun etme konusunda yetersiz kalacak ve önümüzdeki dönemde bazı senaryolar için yapay zekâ tabanlı chatbotların geliştirilmesi zorunlu olacak. Bu chatbotların müşteriyi daha iyi anlamaları, tıpkı bir insan gibi müşteriyle iletişime geçmeleri ve karmaşık sohbetleri yönetebilmeleri tercih edilme oranlarını artıracak. Bu nedenle bu alanda hizmet veren CBOT gibi yapay zekâ (Conversational AI) alanında tecrübeli şirketler öne çıkacak. Başarılı uygulama örneklerinin de somut olarak görülmesi, denenmesi, kullanılması, müşterilerine chatbot deneyimi yaşatmak isteyen şirketlerin yapay zekâ tabanlı chatbotları seçmelerinde önemli bir rol oynayacak.

Kurumsal şirketlerde “Çatı Bot” uygulamaları göreceğiz

Kurumların iç sistemlerinde, çalışanları için oluşturdukları chatbotlar arttıkça bu botların yönetimini üstlenecek ve kullanıcıya tek bir arayüz ile tüm işlemlerini yapma imkânı sağlayacak bir “çatı bot” ihtiyacı da artıyor. Sistemler kullanıcı ile her zaman ön yüzdeki “çatı bot” ile iletişim kuracak, kullanıcının isteğini anlayarak, arka taraftaki İK botu, finans botu, IT botu gibi özelleşmiş botları diyaloğa çağırarak kullanıcının işleminin yapılmasını sağlayacak. 

Kişiselleşmiş hizmet veren botların kullanımı yaygınlaşacak

Artık etrafımızda kişinin bulunduğu ortamı, geçmiş diyaloglarını, genel seçimlerini bilen ve diyaloğu buna göre sürdüren chatbotlar göreceğiz. Ayrıca aynı anda birden fazla konuda diyalog sürdürebilen, başlıklar arasında geçiş yapabilen chatbotlar da hayatımıza girecek. İnsanların çeşitli mod ve duygularını sezebilen chatbotların gelişimi bu uygulamaların şirketler tarafından bir satış kanalı olarak tercih edilmesini sağlayacak. 

RPA ve Chatbot entegrasyonları ile daha otomatize iş süreçleri 

2019’un öne çıkan trendlerinden biri de Robotik Süreç Otomasyonu’ydu. (RPA) 2020’de bu yeni teknolojinin Chatbotlar ile entegre hale gelerek birçok şirkete; işlerini otomatik hale getirme, zaman kazanma ve tutarlı süreçlerin inşa etme gibi önemli fırsatlar sunacağı bir yıl olacak. Yapay zekâ ve RPA uygulamalarıyla iş yönetimlerini otomatize eden şirketler tekrar eden işlerde ortaya çıkan zaman kaybını engelleyerek çalışanlarını daha komplike işlerde istihdam edebilecekler.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

Türkiye’de ilk endüstriyel 5G uygulaması

Yayın Tarihi:

on

12 – 15 Mart 2020 tarihlerinde düzenlenecek WIN EURASIA 2020 fuarında sergilenecek Türkiye sanayisinin ilk 5G senaryoları, fuar öncesi Siemens, Mitsubishi Electric, MCS, i2i Systems, SICK, Universal Robots UR, Schunk, IQ Vizyon, Merlicon, Oppent, Siskon, Simtek ve Trio Mobil’in katıldığı etkinlikle tanıtıldı.

i2i Systems’in yeni geliştirdiği yerli ve milli 5G şebekesinin ilk defa duyurulduğu törende, 5G Arena alanında uygulanacak “Akıllı Üretim için 5G” senaryoları gösterildi. “Tümleşik Dijitalizasyon ve Endüstri 4.0″ senaryosunda i2i Systems’in canlı 5G şebekesi test edildi.

MCS GRUP tarafından tasarlanan “CodeMaster Endüstri 4.0 Uygulaması” bu ağı kullanarak Mitsubishi Electric robotu, Schunk robot eli ve Siemens Mindsphere bulut çözümü ile IIoT tabanlı haberleşti. Senaryo kapsamında ürünün iş emri verildiği andan itibaren tüm yaşam döngüsü anlık olarak takip edilebildi. i2i Systems’in yerli ve milli 5G teknolojisinin kullanıldığı; SICK, Universal Robots UR ve Schunk ortaklığıyla sergilenen diğer senaryoda ise insan-robot-bulut ve sensör etkileşimi gerçek zamanlı olarak gösterildi.

Hayata geçirdikleri bu iş birliğiyle 5G alanında özellikle farklı endüstrilerin dönüşümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaları teşvik etmeyi amaçladıklarını belirten Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel, “Türkiye dijital dönüşümde bir çağ atlıyor. Yerli ve milli 5G frekansının bütünleşik 5G senaryoları üzerinde kullanılması, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekten ciddiye aldığını ve yeni bir döneme kapı araladığını gösteriyor. WIN EURASIA’da otonom sistemlerden robot insan etkileşimine, anlık ısı haritası ve üretim takibinden karanlık fabrika ile yapay zekâya; derin öğrenmeden bulut sisteme kadar farklı konularda canlı 5G senaryolarını bir araya getireceğiz. Türkiye’nin endüstriyel alandaki gücünü tüm dünya görecek” dedi.

“5G uygulaması verimi ciddi oranda artıracak”

Teknolojide yeni devrim Endüstri 4.0’ı hayata geçirirken; SCHUNK olarak bu teknolojiye uygun hızı sağlayacak 5G’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Schunk Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Emre Sönmez ise “Nesnelerin İnternetinden bahsettiğimiz bu dönemde; durum; süreç izleme ve iletişimin doğrudan bileşen düzeyinde yapıldığı ürünlerimiz ile biz de bu verimliliği artıracak sisteme entegre oluyoruz. Özellikle üretim alanlarında esnek; hızlı ve verimi ciddi oranda artıracak olan 5G’nin hayatımıza katılmasıyla; ticari kapasitenin artışını heyecanla bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

“Endüstri 4.0’a geçiş Türkiye’nin öncelikli hedefi olmalı”

ENOSAD Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Halıcı; Dijitalleşme ve Endüstri 4.0’a geçiş; yerli teknoloji vurgusuyla “Türkiye sanayisinin her kolu için her zamankinden daha kritik bir konu haline geldi.  Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimizin;  zaman kaybetmeden üretimde bu teknolojilere yer vermesinin rekabette önemli avantajlar sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Ardından iki örnek senaryo üzerinden endüstriyel 5G’yle robotlarla iletişim ve dijitalizasyon örnekleri sergilendi.

WIN Eurasia 2020, 12-15 Mart tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

Teknolojide kesenin ağzı “yapay zekâ” için açıldı

Yayın Tarihi:

on

Teknoloji alanında faaliyet gösteren küresel şirketler, bu yıl yapay zekâ alanındaki yatırımlarını milyar dolar seviyesinin üzerine çıkardı.

Yazılım şirketi Microsoft, internet tabanlı her yerden erişim sağlanabilen veri depolama sistemi olan bulut yapısı Azure’u yapay zekâ ile geliştirmek için OpenAI yapay zekâ şirketine 1 milyar dolarlık yatırım yaptığını duyurmuştu. Microsoft, kâr amacı gütmeyen yapay zekâ araştırma şirketi OpenAI ile temmuz ayında ortaklık gerçekleştirmişti. Söz konusu ortaklık kapsamında iki şirket Microsoft’un Azure bulut platformu için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmek üzere anlaşmıştı.

Bu yıl yapay zekâ teknolojisine yatırım yapan şirketler arasında IBM de yer aldı. ABD merkezli teknoloji şirketi, şubat ayında yaptığı açıklamayla New York’ta SUNY Polytechnic Institute’de Yapay Zekâ Donanım Merkezi kurulumu için 2 milyar dolar yatırım yapacağını bildirmişti. IBM söz konusu projeyle, bölgedeki yapay zekâ çalışmalarının küresel ölçekte yaygınlaştırılabilmesi için bir “merkez üssü” oluşturmayı hedefliyor.

Yapay zekâya yapılacak milyar dolarlık bir diğer yatırım açıklaması da analitik yazılım geliştiricisi SAS’dan gelmişti. Şirket, mart ayında yaptığı açıklamada, yapay zekâya gelecek üç yıl için toplamda 1 milyar dolar yatırım yapacağını duyurmuştu.

Japonya merkezli SoftBank Group da yapay zekâ teknolojilerine yatırım için 108 milyar dolarlık fon açtığını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Ekonomi devleri zirve için yarışta

Şirketlerin doğrudan yatırımlarının yanında ülkeler de yapay zekâ alanındaki rekabeti artırdı. Yapay zekâ destekli akıllı bir şehir kurmak için 380 milyar dolarlık yatırım kararı alan Çin, yılın ilk çeyreğinde bu alanda faaliyet gösteren firmalar için 2,1 milyar dolarlık bir teknopark merkezi kuracağını açıklamıştı. Ayrıca Çin, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün (WIPO) raporuna göre yapay zekâ teknolojilerinde en fazla patent başvurusu gerçekleştiren ve bu konuda dünyanın en çok akademik makale üreten ülkesi konumuna geldi.

Söz konusu gelişmeler üzerine ABD, Şubat ayında “ABD’nin yapay zekâ alanındaki konumunu korumak” konulu bir başkanlık kararnamesi yayımladı. Kararnamede, ABD’nin büyümesi için önemli bir rol oynadığı değerlendirilen yapay zekâ teknolojilerine yatırımların sürdürülmesi tavsiye edildi. Bunun yanında, bu konuda eğitimin artırılması ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik kararlar da yer aldı.

ABD, 2018’de yapılan 19,2 milyar dolarlık yapay zekâ yatırımlarının yarısından fazlasını ülkesine çekmeyi başarmıştı. Danışmanlık hizmeti firması PwC’nin tahminine göre ise 2030’a kadar yapay zekânın küresel ekonomiye katkısının 15,7 trilyon dolar olması öngörülüyor. Bu rakamın yüzde 26’sının Çin tarafından oluşturulması beklenirken, ABD’nin payının yaklaşık yüzde 15’lere gerilemesi bekleniyor.

Öte yandan, Avrupa Birliği de nisanda bilimsel araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak üzere oluşturduğu “Horizon 2020” programı çerçevesinde yapay zekâ alanına 1,5 milyar avroluk yatırım gerçekleştirileceğini duyurmuştu. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com