Connect with us

Vanalar

Mühendis gözüyle glob vana (çalışma, üretim ve bakım)

Yayın Tarihi:

on

Yasin Kartal
Makine Mühendisi (Ar-Ge Departmanı)
Duyar Vana Makine Sanayi AŞ

Çalışma şekli

Glob vanalar; bir milin ucuna bağlı klapenin, akışkan geçiş deliğinin üstüne oturtulması veya kaldırılması ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Klapeler, normalde kalın bir disk şeklindedir. Glob vanalar klape-mil bağlantı şekline göre kumandalı çekvalf veya yaylı çekvalf olarak da üretilebilir. 

Üretimi

Gövde, kapak, mil ve klape olmak üzere dört ana parçadan oluşur. Bu ana parçaların haricinde sızdırmazlık elemanları (klingrit veya grafit), bağlantı parçaları, volan vb. yardımcı malzemeler de bulunur. Üç farklı gövde tipi bulunmaktadır.

Bunlar;

1) Düz Geçişli (T tip): Genelde yüksek basınç kayıpları söz konusudur. Her ne kadar adı düz geçişli olsa da bu, sadece tesisata bağlantı için geçerlidir. Vana içinde akışkan bir “S” çizerek yol alır.

2) Köşe: Tesisat köşe noktaları için avantaj sağlarlar.

3) Y- tip: Basınç kayıpları yaklaşık yarı yarıya azaltılmıştır. KV değeri artmıştır. Vana içinde akışkan kalıntısı kalma riski daha azdır. Ancak, strok daha uzundur.

 

Klapenin sızdırmazlığı sağlayacak karşı parçası olan sit hassas işlenmelidir. Sitin gövdeye montajı üç farklı şekilde olur.

Bunlar;

  1. Vidalama yöntemi: Hem gövdeye hem de site diş çekilerek birbirlerine bağlanması yöntemidir.
  2. Sıvama yöntemi: Gövdeye kanal açılıp, site fatura yapılarak harici bir kuvvetle bu iki parçanın birleştirilmesidir.
  3. Sıkı geçme yöntemi: Gövdede bulunan yatağın sitin ölçüsünden 0.3 mm kadar daha düşük yapılarak harici kuvvetle sıkı geçmesidir.

Bu üç yöntem arasında mukavemet ve uzun süreli kullanım nedeniyle vidalama yöntemi daha uygundur.

Glob vanaların üretiminde strok mesafesi de önemli bir noktadır. Özellikle yaylı çekvalflerde klapenin açılabileceği maksimum mesafe akış için önemli bir faktördür. Bu mesafe doğru hesaplanmadığı takdirde istenilen akış gerçekleşmeyecektir.

Sitin ve klapenin işlenmesi esnasında hassas yüzey işlemesi yapılıp, daha sonra lepleme yöntemi ile sızdırmazlığa uygun düzeye getirilmelidir. (Şekil 1 ve 2). Sit ve klapenin yüzey kalitesi maksimum 0,1µm Ra değerinde olmalıdır.

Sit malzemesi

Paslanmaz çelik veya bronz olabilir.

Sızdırmazlık elemanı

Sızdırmazlık elemanı olarak grafit conta veya klingrit conta kullanılmalıdır. Bu malzemelerin ortak özelliği yüksek sıcaklıklara karşı dayanımlarının yüksek olmasıdır. Bu nedenle bu contaların kullanılması daha uygun olacaktır.

Üstünlükleri

– Hassas akış kontrolü sağlarlar.

– Klapenin, sit ile sürtünmesiz, oturarak teması ile iyi bir sızdırmazlık sağlanır. 

– Sızdırmazlık elemanları metal olduğu için (metal&metal sızdırmazlığı) yüksek sıcaklıklarda kullanıma uygundur.

-Sit ve klape arasında sürtünme olmadığı için çok sık ve çok sayıda açılıp, kapanmaya uygundurlar.

Zayıf yönleri

– Yapıları itibariyle basınç kayıpları fazladır.

– Ölü hacim içermektedirler.

– Vana formundan dolayı içinde kalıntılar birikebilir.

– Akış, sadece vana üstünde belirtilmiş yönde mümkündür. İki yönlü çalışmaya uygun değildir. Tek yönlü vanalardır.

Akışkan cinsi

Temiz, nötr veya agresif sıvı, gaz akışkanlar.

Akış yönü

Belirtilmiştir. Aksi yönde akış doğru değildir.

Kullanım yerleri

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Kızgın Yağ Tesisatları, Petrokimya Tesisleri vb.

Tahrik şekli

El ile, motorlu aktüatörler ile, kısa stroklularda mıknatıslanma ile (Solenoid valfler). 

Anma ölçüleri

DN 15’ten DN 400’e kadar olabilmektedir. 

Anma basıncı

PN 300’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler. Vanalarda giriş ve çıkış basınçları arasındaki “Basınç Farkı” standartlarda (DIN 3356) bazı basınç kademe ve anma ölçülerinde anma basıncının altında verilmektedir. (Örneğin, PN 16, DN 200 Glob Vanada Basınç farkı en fazla 14 bar olabilir şeklinde verilmektedir.) Bu, anılan vananın bir ucu atmosfere açık ise vananın çalışma basıncı, anma basıncı olan 16 bar değil, ancak 14 bar olabilir anlamına gelmektedir.

Çalışma sıcaklık aralığı

Genelde –500C ve +2500C aralığı için imal edilmektedirler. 

Tesisata bağlantı şekli

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı

İlgili bazı mamul standartları

TS EN 13789, DIN 3356, TS 15, ANSI B16.34, BS 1873, BS 5352, BS 5152, BS 5154, BS 5160.

Uygulama örnekleri

Sızdırmanın tehlike yaratabileceği durumlarda, glob vana kullanmamız gerekiyor ise iki vanayı birbirinin peşi sıra seri olarak takabiliriz. Girişte bir kaçak söz konusu olursa, yedek bir vana sistemde hazır bulunmuş olur. Bu sistem ile basınç düşümünü de iki vanaya dağıtmış, toplam gürültü seviyesini düşürmüş oluruz. 

İşletmede dikkat edilecek hususlar

Sızdırmazlık, klape ve sit yüzeylerinin biri birinin üzerine oturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle sızdırmazlık sağlanamayacak ve yüzeylerde bozulmalar olacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

Genel enerji tasarrufu açısından da vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

Bu tür vanalar yapıları gereği yarı açık pozisyonda bir problem doğurmadan kalabilir. Ancak, kapanmaya çok yakın, yani vananın çok kısık tutulduğu pozisyonlarda uzun süre tutulması doğru değildir. Vananın anma ölçüsünün olması gerekenden büyük seçilmiş olduğu bu durumlarda, klape ile sit arasında bırakılmış küçük aralıkta akışkan hızı ciddi şekilde artar. Akışkanın hızlı geçişi sit ve klape yüzeyinde kılcal olarak başlayan izler bırakır. Bu izler zamanla büyür ve vana kaçırmaya başlar. Bu hızlı akış aynı zamanda yüksek gürültü anlamına gelmektedir. Ayar için kullanılacak vanalarda, tasarım debisine uygun “debi faktörü” olan vanalar seçilmelidir. Kapasitesi büyük vana seçimi, ayar kabiliyetini azaltır. Bazı durumlarda, boru anma çapından bir veya iki kademe düşük anma çaplı vanalar kullanılabilmektedir.

Bakım, onarım

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine sızdırmazlık yüzeylerinin aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, yüzeylerin taşlanması, alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Enerji santralindeki püskürtme kontrolü sorunlarına 100DLC DRAG® Valf çözümü

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

IMI CCİ’nin enerji sektöründe kömüre dayalı bir termik santral işleten Hindistanlı müşterisi, süper ısıtıcı püskürtme kontrolü vanalarıyla ilgili sorunlar yaşıyor ve bu sorunlarda tesisin performansını ciddi şekilde etkiliyordu. Devreye alındığı 2015 yılından bu yana sorunlar yaşanan tesiste; vanalar, türbine giren buharın akış kontrolünü zayıflatan ve sıcaklık kontrolünün de azalmasına yol açan sızıntı ile birlikte, vana yuvasında erozyon sorunları yaşıyordu.

Tesisin operatörleri, türbin baypas sistemleri için önceden kurulmuş olan DRE, NBSE ve DRAG® vanalarının performansına dayalı bir çözüm için IMI CCİ’ye başvurdu. Süper ısıtıcı vanalardaki çeşitli sorunların temel nedenini belirlemek için müşteriyle yakın bir şekilde çalışan Valve Doctors® destekli IMI CCİ ekibi, sorunun bir kısmının, orijinal belirtilen parametrelerinin ötesinde çalıştırılması gereken mevcut vanalar olduğunu belirledi.

IMI CCI müşterisi için düşük akışlarda yüksek menzilin ve hassas kontrolün sağlanması için yeni belirlenen gereksinimlere dayanarak, pistonlu aktüatörlü 100DLC DRAG® vanalarını sundu. 100DLC vanalar; gerçek çalışma koşullarını karşılamak üzere 200kg/s’ye kadar inebilen kontrol edilebilir minimum debi, bakım sürecini basitleştirmek için kaynaklı koltuk yerine kelepçeli tip koltuk, kapatma işleminin sıkı olması için pnömatik pistonlu aktüatör gibi temel özellik sağlıyor. 100DLC tarafından sağlanan yüksek menzil, oturma alanına girerken akışkanın hızını sınırlayan ve aksi takdirde vananın kabiliyetini tehlikeye atacak aşındırıcı kuvvetleri en aza indiren DRAG® teknolojisi sayesinde mümkün hale geliyor. DRAG® teknolojisi, özel olarak karakterize edilmiş diskleri kullanarak, tüm proses koşulları için hassas kontrolü en üst düzeye çıkarırken menzili de artırabiliyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Karmaşık jikle valfi ihtiyaçlarına IMI Critical Engineering çözümü

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

IMI Critical Engineering, yeni bir müşterisinin yeni geliştirilen su enjeksiyonlu şok valfleri kullanımında ortaya çıkan bir dizi karmaşık ihtiyacın hızlı bir şekilde çözüm bulmasına yardımcı oldu. Petrol ve gaz endüstrisindeki IMI Critical Engineering müşterisi, sahip oldukları kurulu vanalarla güvenilirlik, gürültü ve kapasite ile ilgili önemli sorunlar yaşıyordu. Yükseklik ve alan sınırlamalarının var olduğu özel çalışma koşullarını karşılayacak olağanüstü performansta vanalara ihtiyacı olan müşteri, mevcut tedarikçilerinden aldığı vanaları değiştirmek için uygun bir çözüm bulamadı. Bu çözümsüzlük de vanaların operasyonel verimliliğini azaltıp arıza sürelerini artırdı. Müşterisinin tesislerini ziyaret ederek, ihtiyaçlarını değerlendiren IMI Critical Engineering ekibi, hızlı bir çözüm sundu. Vana uzmanları, müşterinin sekiz jikle vanasını, 100DWI su enjeksiyonlu jikle valflerle değiştirerek yükseltme yapmasını tavsiye etti.

Yeni vananın müşteriye sağladığı faydalar:

  • Vanaların dönüşü için plan dışında kapama işlemine duyulan ihtiyacı ortadan kaldıran iyileştirilmiş operasyonel güvenilirlik,
  • Toplam yaşam döngüsü maliyetlerinin %40’a kadar azaltılmasıyla gelen kar ve kapasite artışı,
  • Gürültü yönergelerine bağlı daha az gürültü seviyeleri,
  • Gelişmiş kavitasyon ve erozyon kontrol tasarımı sayesinde vananın kullanım ömründe %50’ye varan artış.

Konuyla ilgili açıklama yapan IMI CCİ Proje Müdürü Manuel Bader, şu ifadeleri kullandı: “Bu müşterinin yalnızca operasyonel sorunlarını çözmekle kalmayıp aynı zamanda yükseklik ve alan gereksinimlerini de karşılayan hızlı bir çözüm bulmasına yardımcı olmaktan mutluluk duyduk. Yüksek mühendislik yeteneklerimizi kullanarak verimliliklerini daha da artırmak ve arıza sürelerini azaltmak için gelecekte onlarla tekrar çalışmayı dört gözle bekliyoruz.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Flowserve, Avrupa Açık Kaynak Karbon Yakalama ve Depolama Girişimi için ekipman sağlayacak

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Küresel altyapı pazarları için akış kontrol ürünleri ve hizmetleri üreten Flowserve Corporation, Norveç’in ilk sınır ötesi ve açık kaynaklı karbon yakalama operasyonlarının bir kısmına kontrol vanaları ve depolama tesisi tedarik etmek üzere anlaşma imzaladığını duyurdu. Tahmini olarak 2024’te tamamlanacak olan bu tesis, türünün ilk örneği olacak ve Avrupa’daki karbonsuzlaştırma çalışmalarının daha da hızlanmasını sağlayacak.

Flowserve, Avrupa Açık Kaynak Karbon Yakalama ve Depolama Girişimi’nin Bergen bölgesinde yer alan sahası için Flowtop ve Mark One kontrol vanalarını sağlayacak. Flowserve bu tedariki ile offshore terminaline taşınmadan ve deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanmadan karbon yakalamayı kolaylaştıracak. Tesis tamamlandığında, tahminen 1.000 yıllık Norveç emisyonuna eş değer bir potansiyel depolama olanağına sahip olacak.

Küresel olarak, dünyanın karbon emisyonlarını sınırlamaya ve hatta azaltmaya yönelik artan bir ihtiyaç var. Konuyla ilgili açıklama yapan Flowerve CEO’su Scott Rowe, şu ifadeleri kullanıyor: “Dünyanın dört bir yanındaki hükümetlerin ve şirketlerin giderek iklim değişikliğini en aza indirme çabalarına odaklandığını ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için yatırımlar yaptığını biliyoruz. Hizmetler

, müşterilerimizin karbon azaltma çabalarının birçok alanında kullanılabilir. Çeşitlendirme, karbondan arındırma ve dijitalleştirme stratejimiz veya 3B büyüme stratejisi, Flowserve’nin dünyayı iyileştirme amacıyla akış kontrolü çözümleri sağlamada uzun süredir devam eden amaç beyanını doğrudan destekliyor. Organizasyon genelindeki 3D stratejisi, büyümemizi hızlandırmayı, gelişmekte olan bu pazarda önemli bir temel oluşturma amacımızı gerçekleştirmeyi destekliyor.”

İşletmeler, enerji taleplerini karşılamayı ve aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltmayı hedeflerken, alanında lider bir ürün ve hizmet sağlayıcısı olan Flowserve, müşterilerinin karbon azaltma hedeflerine ulaşmalarını sağlıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com