Connect with us

Diğer Tesisat Sistem ve Elemanları

Erensan pandemide Ar-Ge çalışmalarına hız verdi

Yayın Tarihi:

on

Basınçlı Kap ve Kazan Sektörü’nün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden Erensan’ın Genel Müdürü Efkan Çeviker, tüm sektörlerin pandeminin ekonomik etkilerini hissettiğini fakat şirket olarak bu süreci etkin bir şekilde değerlendirerek Ar-Ge çalışmalarına hız verdiklerini söyledi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sürecinde Ar-Ge yatırımlarına hız kesmeden devam eden ERENSAN, katma değeri yüksek ürün ve prosesler geliştirme çalışmalarına hız kazandırdı. Konuyla ilgili bilgi veren ERENSAN Şirketler Grubu Genel Müdürü Efkan Çeviker “Bütün sektörleri etkisi altına alan pandemi sürecinde Ar-Ge faaliyetlerine hız vermeye başladık. 56 yıllık deneyim ve bilgi birikimimizi ithal ürünlere alternatif olabilecek, sektöre bayrak tutacak yeni ürünler üretmek için kullanıyoruz. Titiz Ar-Ge çalışmalarımız sonuncunda Yozgat fabrikamızda yüzde 100 yerli üretim ile paslanmaz malzemelerden oluşan düşük Nox emisyon değerlerine sahip, çevre dostu TR MIX premix brülörlü paslanmaz çelik yer tipi yoğuşmalı sıcak su kazanını sektöre kazandırdık” dedi.

“Yüksek katma değerli ürünleri dünyaya ihraç ediyoruz”

ERENSAN’ın 2017 yılında Groupe Atlantic Ar-Ge Yetkinlik Merkezi olarak seçildiğini belirten Çeviker, ”Ar-Ge merkezi olarak yaptığımız çalışmalar sonucunda katma değeri yüksek ürünler üretiyor ve dünyanın en büyük pazarlarına ihraç ediyoruz. Ürünün fonksiyonelliğini arttıran çalışmalar; Ar-Ge stratejilerimiz içinde çok önemli bir yere sahip. Ar-Ge departmanımızda kendi mühendis ekibimiz ile kazan, basınçlı kap, eşanjör ve ekonomizör tasarımları yapıyor ve farklı uygulamalar için ürünler geliştiriyoruz. Yapmış olduğumuz Ar-Ge çalışmaları sonucunda kendi patentli ürünlerimizi üretiyoruz. Grubun üretim tesislerinde de global rekabete ayak uydurabilmek ve ürünlerimizi en son teknolojileri kullanarak üretmek üzere yeni yatırımlar yapıyor, Endüstri 4.0’a geçmek için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

Endüstri 4.0 çerçevesinde insan gücüne yatırım

Grubumuzun prensipleri olan “kısa ve uzun dönemde çalışanlarımızın gelişimine, açık fikirlik, kolektif çalışma ve alanlarında uzmanlaşma“  ilkelerini ön planda tutarak 21.yüzyılın bize sunduğu dijitalleşme süreçlerini çok dikkatle takip ediyoruz. Üretim merkezlerimizde çalışanlarımızın Güvenlik  ve Kalite prensiplerimiz çerçevesinde olmasına öncelik vererek Endüstri 4.0 uygulamalarını hayata geçirmeye ve ekiplerimizi de eğitmeye çalışıyoruz. Bu çalışmaları yaparken ilk dikkat ettiğimiz nokta çalışanlarımızın yetenekleri ve gelişme kapasiteleri oluyor. Gelişmekte olan sanayiye gelişmekte olan insan gücü (İnsan 4.0) sloganıyla Meslek Liseleri ve Meslek Yüksek okullarında kalifiye insan gücü yetiştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda 2020’de  Meslek Yüksek Okulları ve Yüksek Öğretim kurumlarındaki ilgili bölümleri destekleme kararı aldık. Yeni ürün ve süreç projelerinde üniversite sanayi işbirliğinin desteklenmesiyle ulusal ve uluslararası pazarda daha yenilikçi ürünlerle yer almayı hedefliyoruz” dedi.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Diğer Tesisat Sistem ve Elemanları

Pigging ile ürün geri kazanım mucizesi

Yayın Tarihi:

on

Ürün geri kazanım sistemlerinin yıldızı olan pig veya sıyırıcı, esasen petrol ve gaz boru hatlarının izlenmesi amacıyla geliştirilmiş hareketli bir yapıdır. Kontrol ölçümleri için sensörlerle donatılmış olan pig, incelenecek boru hattı bölümüne doğru hareket ettirilerek izlenme yaptırılmaktaydı.

Gıda işleme teknolojisinin gelişimi ile birlikte bu prensip, kademeli olarak kapalı işleme sistemleri alanında da kullanılmaya başlamıştır. Süt ürünleri, içecekler, sıvı gıda veya bakım ürünleri işlenirken, pig genellikle borularda temizleme işlemi uygulanmadan önce değerli ürün kalıntılarını dışarı atmak için hijyenik açıdan temiz bir tapa olarak kullanılmaktadır. Sonuç olarak, daha fazla kaliteli ürün atık su ile kaybedilmeden önce proses içerisinde kalarak değerlendirilmektedir. 

Süt işleme endüstrisi veya kozmetik üretimi gibi, sıvıların büyük miktarlarda işlendiği yerlerde, ürün geri kazanım sistemleri veya Pigging Sistemleri olarak adlandırılan bu kanıtlanmış teknoloji, şirketler için çok önemli bir hale gelmektedir. Bu sistemler, ham maddelerin asgari atıkla işlenmesini sağlamakta ve aynı zamanda zorlu boru temizleme süreçlerinde su tüketimini optimize ederek atık su arıtımının azaltılmasına ve tatlı su kaynaklarının korunmasına yardımcı olmaktadır.

Pig, ilgili boru kısmı içerisinde hava, su, karbondioksit veya nitrojen gibi itici gazlar aracılığıyla hareket ettirilir ve borunun ilk yıkama işleminden önce bekleme konumuna geri getirilir. Boruyu sıkıca kapatan çeşitli elastik plastiklerden imal edilir.

Boru içerisi tamamen sıyrıldığından; Pigging ve üretim sonrası  gerekli olan temizleme  suyu ve kimyasalları miktarını da önemli ölçüde azaltması, bu ilave adımın ekolojik olarak sürdürülebilir su kullanımı için önemli bir adım olduğunu kanıtlamaktadır. Sonuçta, gerekli hijyenik kaliteye sahip yoğurt, sıvı meyve püresi veya cilt bakım kremleri gibi sıvı ürünler üretmek için çok miktarda suya ihtiyaç duyulmaktadır. 

Artık gıda, kozmetik ve ilaç üretimleri tamamen dışarıya kapalı sistemler ve hatlar içinde yapılmakta olup,  bir sonraki kapalı üretiminden  önce herhangi bir kalıntı bırakmadan ürünle temas etmiş tüm yüzeylerin temizlemesi  ve sterilizasyonu gerektiğinden işleme ortamında ölü alanlar içermemeli CIP / SIP çevrimleri (Yerinde Temizlik / Yerinde Sterilizasyon) ile sistem içerisindeki en ufak noktaya dahi nüfus etmelidir. Lakin CIP /SIP’den önce ürün kalıntılarının tamamının temizlenmiş ve gönderilmiş olması çok önemli olup PIGGING (Balıklama) değeri burada ortaya çıkmaktadır. PIGGING sonrası hatlardaki ürün tamamen sıyrıldığından CIP/SIP hem çok kolay hem de istenen hijyen kalitesi ile yapılabilmektedir. 

Bir tesisin bu ve diğer prosesleri gerçekleştirmede ne kadar gelişmiş olduğuna bağlı olarak, tesisten tesise su tüketiminde büyük farklılıklar kaydedilmektedir. Ürün geri kazanım teknolojisinin olanakları neredeyse sınırsız olmakla birlikte, ekolojik iyileştirme alanındaki potansiyeller ürün ve tesis tasarımına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Diğer Tesisat Sistem ve Elemanları

Buharlaştırıcı (Evaporatör) sistemlerinde pompa seçimi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Buharlaştırıcılar (evaporatörler), bir karışımı oluşturan akışkanların kaynama noktalarının birbirinden farklı olmasından yararlanarak; bu akışkanları birbirinden ayırmayı sağlayan endüstriyel ekipmanlar ya da sistemlerdir. 

Bu birbirinden ayırma işleminin amacı, bazen bir akışkanın saflaştırılması olabileceği gibi; bazen de içerisindeki çözücüleri uzaklaştırarak daha derişik bir karışım elde etme çabası olabilir. 

Birçok endüstriyel uygulamada karışımdan uzaklaştırılmak istenen çözücü bileşen su olsa da, farklı endüstriyel uygulamalarda karışım içinde su dışında değişik kimyasal özelliklerde çözücüler de olabilmektedir.

Buharlaştırılarak karışımdan uzaklaştırılan akışkan ya da çözücü; kimyasal özellikleri ve ekonomik değerine bağlı olarak, bir geri kazanım sistemine gönderilebilir ya da bir ürün olarak değerlendirilebilir.

Bu sistemlerin verimliliği artırmak, akışkanın düşük sıcaklarda ve bozulmadan buharlaşmasını sağlamak üzere; buharlaştırıcılar genel olarak atmosfer basıncının altında, düşük basınlarda (vakum) çalıştırılmaktadır ve bu durum özellikle sistemde kullanılan pompalarda özel tedbirler almayı zorunlu kılmaktadır.

Bu tedbirlerin en başında da pompanın şaft sızdırmazlığına ilişkin tedbirler yer almaktadır.

İlk satın alma ve işletme maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda; bu sistemlerde akışkan özelliklerine uygun çift mekanik salmastra kullanılması pratik ve uzun ömürlü bir çözüm olmaktadır. 

Bu iki salmastra arasındaki hacme pompanın çalışma basıncının (yaklaşık 0.5 bar) üzerinde basınçlı su (ya da pompanın transfer ettiği akışkan özelliklerini bozmayacak ve bu akışkanla reaksiyona girmeyecek başka bir akışkan) verilmesi salmastra yüzeylerinin sağlıklı bir şekilde yıkanmasını sağlarken, hem de sistemin salmastralar üzerinden dışarıdan hava emmesinin önüne geçilmiş olunacaktır. 

Sıcaklık ise sistemin ayrılmaz bir parçası olup; işletme sıcaklığı göz önünde bulundurularak, pompa üzerinde kullanılan tüm malzemelerin ve seçilen pompanın dizayn değerinin bu sıcaklığa uygunluğu kontrol edilmelidir.

Ayrıca buharlaştırma işleminin başlangıcı ile bitişi arasında, akışkan yoğunluğu ve viskozite değerlerinde artış olacağı; buna göre pompanın transfer ettiği debi değerinin düşebileceği ve/veya pompanın ihtiyaç duyduğu elektrik motor gücünün artacağı, pompa seçilirken en başta göz önünde bulundurulmalıdır. 

Tüm bu tedbirler ve genel olarak buharlaştırıcı sistemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Salvatore Robuschi markalı ISO 5199 normu pompalar şu avantajları sunmaktadır:

  • Geniş malzeme seçeneği (AISI 316, Süper dubleks, AISI 904, Hastelloy, vb.)
  • Yüksek sıcaklık dayanımı (En fazla 220° C)
  • Yüksek çalışma basıncı (En fazla 16 bar)
  • Yüksek debi değeri (En fazla 2400 m³/h)
  • API 682 ile tarif edilen 14 farklı sızdırmazlık sistemine uygunluk.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Diğer Tesisat Sistem ve Elemanları

“Dünyanın en devrimci solar ısıtıcısı”

Yayın Tarihi:

on

Solar İstanbul’un az sayıdaki uluslararası katılımcısından solar ısıtıcısı panel üreticisi GREENoneTEC standını ziyaret ettik ve Pazarlama ve Satış Yöneticisi Patrick Vallant’la bir söyleşi gerçekleştirdik.

 Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, Ben Patrick. GREENoneTEC’de Pazarlama ve Satış Yöneticisiyim. Burada, İstanbul’da, yeni ürünümüzü Türkiye piyasasına tanıtmak için bu güzel fuardayız.

Firmanız Greenonetec’den söz eder misiniz?

Tabii. GREENoneTEC, imalat anlamında solar ısıtma teknolojilerinde küresel anlamda piyasada önde gelen firmalardan biridir. 30 yıllık büyük bir tecrübeye sahibiz. Firma sahibimiz Robert Kanduth, bu işe bir garajda başlamıştı. Küresel anlamda sektörde imalatta robotları, otomatik sistemleri ilk kullananlardandır. 3 yıl önce, ürünümüze Avusturya, Almanya, İtalya ve çevredeki birkaç ülkeye ticaret anlamında odaklandık. Termosifon segmentine girmek istedik. Ve gerçekten yeni bir ürün geliştirmek dileğindeydik. Burada gördüğünüz de o. Bu nedenle ona “Dünyanın en devrimci solar ısıtıcısı” diyoruz.

Sunpad’de en devrimci ve yenilikçi kısım ısı transfer sıvısı olarak gözüküyor. Bence Sunpad’in en göze çarpan özelliği. Bundan söz eder misiniz?

Bence sistemin bütünü, çünkü birçok yeni malzeme kullanıyoruz. Ekstrüde polipropolin, yalıtım ve kasada kullanılıyor. Ayrıca, çift katmanlı, yansıma yapmayan cam malzeme kullanıyoruz. Ve tabii ki, içeride korozyona karşı özel bir sıvı kullanıyoruz. Görünümün kendisi de yenilikçi, tankı görmüyoruz. Çatıda bir iPad gibi gözüküyor. Sistemin birçok avantajı var, çünkü açık bir sistem, temiz su sistemi. Dolayısıyla hiçbir sorunla karşılaşmıyorsunuz. Hafif bir sistem. Sistemin ağırlığı sadece 60 kilogram. Ağırlığı 160-170 kilogramı bulan termosifon sistemiyle karşılaştırıldığında çok hafif. Termosifonda ortaya çıkana benzer, bakımla ilgili bir sorunumuz da yok. Termosifon sisteminde, elemanları her yıl değiştirmelisiniz. Üründe başlıkla ilgili bir başlık ortaya çıkmıyor. Ayrıca, kurulum süresi termosifona göre %75 oranında daha kısa, çünkü sadece birkaç vida, soğuk su borusu, sıcak su borusuyla kurulumu kolayca tamamlıyorsunuz. Biz de diyoruz ki, solar ısıtıcısı Sunpad ile mutlu, uzun bir ömür geçiriyorsunuz.

Bu bağlamda, Sunpad en uzak yerlere, bakımla ilgili sorunlardan uzak kurulabilme özelliğine sahip, bu da kullanıcıya kolaylık sağlıyor.

Evet, tabii ki. Odağımızsa her zaman hane ihtiyaçları oldu. Tabii, sanayi için de kullanılabiliyor, ancak odak noktamız meskenler.

 Sunpad taşımaclık sorununu da ortadan kaldırıyor.

Evet, taşımacılık tarafından baktığımızda, ürünü şu anda 40’dan fazla ülkeye gönderiyoruz. Burada göze çarpan, tabii ki taşımacılık maliyeti. Parçaların hepsi, %100 oranında Avusturya’da üretiliyor. Bu durumda, tabii ki taşımacılık sorunu ortaya çıkıyor. Ancak biz paketlemeyi de optimize ettik, böylelikle 40 foot konteynere, örneğin, 120 Sunpad sığabiliyor. Karşılaştırırsak, termosifonda 70 gibi bir sayı bulursunuz. Bu da, sipariş bakımından daha az maliyet anlamına gelir. Çünkü bir konteyner için her zaman aynı bedeli ödersiniz. Paketlemeyi optimize ettiğimiz durumda, her defasında daha çok ürün taşınır, bu da para tasarrufu yapılmasını sağlar.

Dolayısıyla bu da ithalatçınız için, piyasa fiyatlandırması anlamında daha iyi.

Tabii ki. Ancak şunu ifade etmeliyiz ki bizim odağımız, ürünü gönderdiğimizde müşterinin tatmin olması. Ucuz olduğu söylenen 150-200 euroluk Çin malzemesi satın almıyoruz. Onların kurulumunu yapıyorsunuz bir yıl geçmeden sistem bozuluyor ya da benzeri şeyler meydana geliyor. Biz biliyoruz ki, sistemi kullanan bir müşteri uzun vadede tatminkâr kalmalı. Dolayısıyla fiyatın ortalama olduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye piyasası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye piyasası inanılmaz. Tabii ki termosifon sektöründe en büyük piyasa olan Çin’den sonra çok büyük bir piyasa. Tabii ki güçlükleri olan bir piyasa. İyi ortaklık kurmalısınız, iyi bir piyasa pozisyonunuz olmalı ki, piyasada ayakta kalabilesiniz. Çok güçlükleri var, çünkü çok iyi yerli üretiminiz de var. Yabancı bir ülkeye girmek de güç. Tecrübemizle ve Türkiye piyasası için de ilgi çekici olan ürünlerimizle tüketicileri ikna edebileceğimizi düşünüyorum.

Türkiye piyasası açısından fuar, Koronavirüsü dışında, beklentilerinizi karşıladı mı?

Bu fuar, evet, ancak görüyorsunuz, bu Korona ile küresel anlamda mücadele etmeliyiz. Gördüğünüz üzere, burada hiç trafik yok. Ama önemli değil. Biz burada olduğumuz için mutluyuz. Çünkü, bu fuara gelmeseydik, sizi göremeyecektik, diğer bazı kişileri göremeyecektik. Bizim için bu, ürünlerimizi sergilemek, networking yapmak ve bazı irtibatlar edinme anlamı taşıyor. Tabii ki trafik anlamında daha yüksek beklentilerimiz vardı. Ancak bu, fuarın kusuru değil. Bazı ortaklarımızı da davet ettik, ancak Korona ile ilgili durum nedeniyle herkes katılımını veya ziyaretini iptal etti.

Son gelişme olarak, Trump Avrupa’dan seyahatleri askıya aldı.

Biliyorum biliyorum, bunu gördüm. 3 hafta önce Miami’deydim. Ancak şu anda en kötü durum İtalya’da. Bunun nedeni, İtalya’da daha çok Çinli insanın olması, sorun buradan kaynaklanıyor.

Röportaj için çok teşekkür ederiz.

Teşekkür ederiz.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com