Connect with us

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

22 Mart Dünya Su Günü’nden temel soru: Suyumuz bitiyor mu?

Yayın Tarihi:

on

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla her yıl 22 Mart günü Dünya Su Günü olarak kutlanmaktadır.

Böyle bir gün belirlenmesindeki en büyük amaç giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması için de somut adımların atılmasına ortam hazırlamaktı. Küresel iklim krizine bağlı etkiler canlı yaşamlarının üzerinde her geçen gün artan bir şekilde doğrudan etkiler yapıyor. Bunun yanı sıra nüfus artışı ve aşırı kâr hırsıyla sürdürülen ticari faaliyetler doğal kaynakların büyük bir hızla tahrip olmasına zemin hazırlayan etmenler arasında. Su kaynakları da bu süreçte büyük tehdit altında. Araştırmalar dünya nüfusunun yüzde 40’ının yakın gelecekte susuzluk ve kuraklık tehdidi altında olduğunu gösteriyor.  

Türkiye su fakiri olma yolunda

Dünya Doğal Kaynaklar Enstitüsü (WRI)  tarafından hazırlanan bir rapora göre Türkiye, su sıkıntısı çeken ülkeler sıralamasında 32. sırada bulunuyor. Kişi başına düşen su miktarının 1.519 metreküp olarak belirlendiği Türkiye, bu oranla “su sıkıntısı çeken” ülkeler kategorisinde yer alıyor. Su kaynaklarının hızlı bir şekilde tükendiği ve ülkenin nüfus artış hızı da dikkate alındığında, Türkiye’deki su sorununun giderek ağırlaşacağı ve çok uzak olmayan bir gelecekte “su fakiri” ülkeler sınıfına geçebileceği de öngörüler arasında.

Su kriziyle mücadelede pompaların önemi

Kuraklık ve su krizi tüm dünyayla birlikte Türkiye’de çok büyük bir sorun. Doğru pompa seçimi kaynakların etkin kullanımı açısından çok büyük önem taşıyor. Pompa üreticileri, gelişen teknolojiyle çok daha akıllı pompalar üretirken, verimlilik değerlerinde de etkin ürünler tasarlıyor. Hem sanayide hem de yapılardaki su kullanımında enerji ve su tasarrufu sunan yenilikçi pompa teknolojileri, iklim değişikliğiyle mücadelede de hayati öneme sahip. Yapılan araştırmalar her beş elektrik motorundan birinin bir pompa sistemine enerji sağladığını ortaya koyuyor. Verimli elektrik motorları ve pompaların kullanımı hem doğayla dost bir üretim süreci hem de tasarruf yapmak için anahtar konumunda.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Atık suların yeniden kullanımında 2023 hedefi 6 ayda aşıldı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, atık suların yeniden kullanım oranına ilişkin 2023 yılı sonu için belirlediği %5 hedefini, Haziran ayı itibarıyla aştı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından, küresel iklim değişikliğinin en çok etkilediği doğal kaynaklardan birisi olan su kaynaklarının korunması için başlatılan çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Kuraklık ile su kaynaklarının azaldığını göz önünde bulunduran Bakanlık, yakın gelecekte su krizlerinin ülkemizde yaşanma olasılığının düşürülmesi amacıyla atık suların arıtılarak çeşitli alanlarda yeniden kullanıma kazandırılmasını sağlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca atık suların yeniden kullanılmasını teşvik etmek amacıyla arıtma tesislerine elektrik faturaları için yüzde 50’sine kadar geri ödeme yapılıyor. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda yapılan düzenleme sonrasında bu oran, ileri arıtma teknikleri ile arıtılmış atık suyunu yeniden kullanan kuruluşlara kullanım oranına göre yüzde 100’e kadar kademeli olarak artırılıyor.

Çalışmalar kapsamında belirlenen atık suların yeniden kullanım oranına ilişkin 2023 yılı sonu hedefi, Haziran ayı itibarıyla aşıldı. Gelişmeyle ilgili açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlamak ve iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmak sorumluluğuyla, atık suların yeniden kullanım oranına ilişkin, 2023 yılı sonu için belirlediğimiz yüzde 5’e çıkarma hedefimizi yıl bitmeden tamamladık. Haziran ayı itibarıyla, atık suların yeniden kullanım oranını yüzde 5,2’ye çıkardık” ifadelerini kullandı.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

1 günde milyonlarca metreküp su tasarruf mümkün

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Son yılların en sıcak günlerinin yaşandığı Türkiye’de, İstanbul başta olmak üzere özellikle büyük şehirlerde su tasarrufu yapılması konusunda art arda uyarılar yapılıyor. Su kullanım miktarlarının rekor seviyelerde artmasının endişe verici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, bireysel olarak yapılacak tasarrufların çok yüksek miktarda suyun korunmasında önemli olduğuna vurgu yapıyor. Evde, iş yerinde ve bahçede kullanılan su miktarının çeşitli yöntemlerle azaltılabileceğinin altını çizen Adiller, aksi halde gelecek nesillere kalmadan mevcut nesillerin susuzluğun farklı boyutlarda yaşandığına şahit olacakları konusunda uyarıyor.

Üsküdar Ünv. SHMYO Çevre Sağlığı Uzmanı

Üsküdar Üniversitesi SHMYO Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, ülke genelinde yaşanan su sorunu karşısında bireysel olarak su tasarrufu sağlamanın önemine değindi ve su tasarrufu sağlamak için neler yapılabileceğini anlattı.

Su sorunu endişe verici

Son yılların en sıcak yaz aylarından birini geçirdiğimiz bu dönemde susuzluğun aklımıza gelen ilk sorunlardan biri olduğunu belirten Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerimizde her yaz bu sorun gündeme geliyor. Bu yıl, kış ve bahar aylarında yağışların geçtiğimiz yıllara göre daha düşük seviyede kalmasıyla etkisini daha tehlikeli bir şekilde gösteriyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi yüksek nüfus yoğunluğuna sahip şehirlerimizin barajlarının doluluk oranının yüzde 40 seviyelerinin altına düştüğünü görüyoruz. Bir yandan da İSKİ’den 12 gün arayla yapılan iki rekor haberi alıyoruz. 14 Temmuz günü tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşan su kullanımı, 26 Temmuz’da bir üst seviyeye çıkıyor. Bu durumu benzerleri tabii ki farklı şehirlerimizde de yaşanıyor. Bu durum oldukça endişe verici” dedi.

Bireysel olarak yapılacak tasarruflar çok yüksek miktarda suyu korumaya yardımcı olur 

Türkiye’nin sanılanın aksine su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken Adiller, “Su fakiri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yıl büyük ölçekli bir susuzluk yaşamasak da önümüzdeki yıllarda artan sıcaklıklar ve nüfusun etkisiyle susuzluk sorunu bizlere zor günler yaşatabilir. Bu noktada yetkililerin alacağı önlemler dışında vatandaş olarak bizlere de görev düşüyor. Bireysel olarak yapabileceğimiz birkaç litrelik tasarruflar bile bütüncül olarak ele aldığımızda çok yüksek miktarda suyumuzu korumamıza yardımcı oluyor” uyarısında bulundu.

1 günde milyonlarca metreküp su tasarrufu yapılması mümkün

Gündelik hayatta yapılacak küçük değişikliklerin bile büyük etkiler yaratabileceğini yineleyen Adiller, “Yıllardır herkes tarafından bilinen en basit tasarruf yöntemi olan ‘diş fırçalarken musluğu kapalı tutma’ alışkanlığını ele alalım. Normal bir musluk dakikada 10-15 litre arasında su akıtıyor. Diş fırçalama süresinin 1 dakika olduğunu düşündüğümüzde günde 2 kez diş fırçalayan bir kişi musluğu açık bıraktığında günde 20 ila 30 litre arasındaki suyu boşa harcıyor. 4 kişilik bir ailede bu miktar 80-100 litre, ülke nüfusunun dörtte biri göz önüne alındığında ise 400 ila 600bin metreküp seviyelerine ulaşıyor. Bu miktara tasarruf edilebilecek diğer alanlar da katıldığında ülke genelinde 1 günde milyonlarca metreküp su tasarrufu yapılmasının mümkün olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Evde basitçe uygulanabilecek farklı yöntemlerle tasarruf sağlanabilir

Evimizde, işyerimizde hatta bahçemizde kullandığımız su miktarını nasıl azaltabileceğimiz konusunda çeşitli tasarruf yöntemlerinden bahseden Çevre Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şöyle devam etti: “Evde yemek yaparken, sebze ve meyvelerin yıkanması sırasında akan muslukta yıkama yapmak yerine bir kap içerisinde yıkama yaptığımızda tükettiğiniz su miktarı önemli ölçüde azalacaktır. Ayrıca yıkama yaptığınız suyu çiçeklerinizi sulamak amacıyla da kullanabilirsiniz. Evde en çok su kullanılan yerler arasında kuşkusuz banyo ve tuvaletler yer alıyor. Banyoda geçirilen süreyi kısaltmak, banyo sırasında suya doğrudan ihtiyaç duymadığımız anlarda musluğu kapatmak, tuvaletlerin rezervuarlarının içine rezervuarınızın kapasitesine göre dolu bir pet şişe koymak yine kolaylıkla uygulanabilecek tedbirlerdendir. Çamaşır ve bulaşık da evlerde çok su kullanılmasına neden olur. Günümüzde çamaşır ve bulaşık makinelerinin kullanımı yüksek miktarda su tasarrufu sağlıyor. Ancak bu noktada tasarrufu artırmak için alınabilecek tedbirler de mevcut. Çamaşırların yıkanması noktasında çamaşır makinesinin ya da bulaşık makinesinin az miktarda çamaşır ya da bulaşık için çalıştırılmaması dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri. Bunun dışında çok kirli olmayan çamaşır ya da bulaşıklarda kısa programlar tercih edilebilir. Kısa programlarda yıkama yapmak su dışında elektrik tasarrufu da sağlar.”

Bahçede tasarruf için kısa sürede fazla sulama yerine sık ve az sulama yapılmalı

Ev içinde olduğu gibi bahçede de büyük oranda su tasarrufu sağlanabileceğine vurgu yapan Adiller, “Bahçemize bulunduğumuz bölgenin iklimsel koşullarına uyumlu ve yüksek
su ihtiyacı olmayan bitkilerin seçilmesi ilk önemli nokta. Sonrasında ise sulama şartları büyük önem arz eder. Bahçe sulamaları sırasında en sık yapılan yanlış uygulamalardan biri kısa sürede yüksek miktarda su ile sulama yapılmasıdır. Kısa sürede yüksek miktarda sulama yapıldığında bitkinin ihtiyaç duyduğu suyun fazlası toprağın alt katmanlarına bitkilerin köklerinin ulaşamadığı bölümlere gitmektedir. Bu yüzden bahçe sulamalarında daha sık aralıklarla daha az miktarda su verilmesi daha uygundur. Ayrıca sulama saatlerinin sabah erken saatlerde ya da akşam geç saatlerde yapılması sulama sırasında güneş etkisiyle buharlaşan su miktarını da azaltacaktır. Bu önlemler dışında damlama sulama sistemlerinin kullanımı da geleneksel sulama yöntemlerinden daha az su tüketimine sebep olduğundan uygulanabilecek diğer bir tasarruf yöntemi olarak düşünülebilir” tavsiyesinde bulundu.

Musluğa yerleştirilecek küçük bir aparatla daha az su harcanabilir

Su tasarrufu konusunda evlerde su kullanan cihazların verimliliğinin de oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bildiğimiz gibi teknolojinin gelişmesiyle birlikte her geçen gün enerji verimliliği konusunda daha az enerji tüketip, daha fazla iş yapan pek çok cihaz geliştiriliyor. Bu durum su kullanımında da benzer bir yapıya sahip. Günümüzde üretilen çamaşır ve bulaşık makineleri pek çok üstün özellikleri dışında su tüketimi konularındaki cimrilikleri ile de birbirleriyle yarışıyorlar. Bu tasarruf yarışı  sadece bu cihazlarla da sınırlı kalmıyor. Günümüzde kullandığımız muslukların da büyük bir kısmı daha az su verip daha fazla tasarruf yaratmaya odaklanıyor. Bu tasarruf sadece yeni alınan musluklar için de geçerli değil. Günümüzde eski tip musluğunuza yerleştireceğiniz küçük bir aparat size daha az su tüketerek aynı performansı alma imkânı sunuyor” dedi.

Sürdürülebilir bir yaşam için kararlılık önemli…

Dr. Adiller, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu noktada üzerimize düşen görev, en önemli doğal kaynaklarımızdan biri olan suyumuzu korumak için su tasarrufunu ön planda tutan ürünler tercih etmek. Alışkanlıklarımızı değiştirmek her ne kadar zor olsa da sürdürülebilir bir yaşam için kararlı olmamız gerekiyor. Aksi halde gelecek nesillere kalmadan mevcut nesillerimiz susuzluğun farklı boyutlarda yaşandığına şahit olacaktır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Atıksu yönetimi

Basınçlı drenaj sistemleriyle Tiny House atık su bertarafında devrim

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Tiny House’lar bir trendden daha fazlasıdır; onlar bir harekettir. Aşırı tüketimden uzaklaşıp daha sürdürülebilir, bilinçli bir yaşam tarzına doğru bir düşünce değişimini temsil ediyorlar; ancak her yenilikte olduğu gibi, yeni zorlukları da beraberinde getiriyorlar. Bu tür konutlar için verilen inşaat izinleri, seçilen atık su bertaraf sistemi nedeniyle genellikle yetkililer tarafından kabul edilmiyor. Aşağıda Tiny House’ların drenajı için seçenekler sunuluyor ve basınçlı drenaj sistemleri ile standartlara uygun atık su bertarafı inceleniyor.

Tiny House nedir?
Tiny House’lar verimlilik ve minimalizm için tasarlanmış küçük, genellikle mobil konutlardır. Özellikle genç nesiller ve çevreye duyarlı insanlar arasında giderek daha popüler hale gelen düşük maliyetli ve esnek bir konut çözümü sunar. Ortalama olarak 35 metrekarelik yaşam alanına sahiptirler ve hem daimi ikametgah hem de tatil evi olarak kullanılırlar.

Artan talep ve hedef kitle
Tiny House pazarı, uygun fiyatlı konutlara yönelik artan talep ve daha basit, daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı arzusuyla istikrarlı bir şekilde büyümektedir. Hedef kitle geniş olup genç profesyonellerden emeklilere ve ekolojik ayak izlerini azaltmak isteyen çevreye duyarlı kişilere kadar uzanmaktadır.

İnşaat izinleri ile ilgili zorluklar
Tiny House inşa etmenin en büyük zorluklarından biri inşaat izni almaktır. Almanya’daki birçok belediyede, genellikle daha küçük, kırsal araziler üzerine inşa edilen Tiny House’lar için sorunlu olabilen, kamu kanalizasyon sistemine “bağlantı zorunluluğu” vardır. Bu bağlantı zorunluluğu özellikle kendi kanalizasyon arıtma tesisi olan ve planlanan Tiny House’ların yerleşim alanlarında veya genellikle sahibinin kendi mülkünde inşa edileceği belediyeler tarafından istenmektedir.

Geleneksel drenaj seçenekleri
Küçük bir evi drene etmenin çeşitli yolları vardır. Burada sadece yaygın drenaj seçeneklerini kısaca özetleyeceğiz:

Toplama çukuru: Tiny House’ların atık su bertarafı için basit ve yapısal olarak ucuz bir çözümdür. Beton veya plastikten yapılmış sızdırmaz bir kap toprağa gömülür ve evi atık su kaynağına bağlanır. Ancak toplama çukurları artık onaylanmamakta ve yetkililer tarafından kapatılmaktadır. Mülk sahiplerinin daha çevre dostu çözümler kullanmaları gerekmektedir.

Ayırma tuvaleti: Bir ayırma tuvaleti idrar ve dışkıyı ayrı ayrı kaplarda toplar. İdrar ayrı olarak toplanırken, dışkı ya kompostlanır ya da başka bir yere atılır. Dışkının dondurulduğu veya yakıldığı seçenekler de mevcuttur; ancak bu hedef grubun çevreye duyarlı yaklaşımıyla uyumlu olmamalıdır. Bu tür bertaraf, kokuların ve kompostlanacak atık miktarının azaltılmasına yardımcı olur.

Bitki bazlı arıtma: İnşa edilmiş sulak alan, atık suyu temizlemek için bitkileri ve mikroorganizmaları kullanan bir tür atık su sistemidir. Atık su, içinde bitkilerin büyüdüğü çakıl ve kum filtrelerinden oluşan bir sistemden geçirilir. Bitkiler atık sudaki besin maddelerini emer ve kirleticilerin parçalanmasına yardımcı olur. Arıtılan su daha sonra çevreye deşarj edilebilir veya sulama için kullanılabilir.

Kimyasal tuvalet: Bir tanktaki katı maddeleri parçalamak ve kokuları azaltmak için kimyasallar kullanır. Tank düzenli olarak boşaltılmalı ve temizlenmelidir. Çevreye zarar vermekten kaçınmak için doğru kimyasalların kullanılması ve güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi önemlidir.

Kamu kanalizasyonuna bağlantı: Tiny House’ları kamuya ait kanalizasyon sistemine bağlamak ve ardından atık suyu bir kanalizasyon arıtma tesisinde arıtmak en uygun drenaj şeklidir ve ayrıca resmi onay alma şansı en yüksektir. Bununla birlikte, eğer Tiny House kanalizasyon sisteminden uzakta yer alıyorsa veya topografik olarak kanalizasyon seviyesinin altındaysa, atık suyun yerçekimi sistemiyle bertaraf edilmesi pratikte imkansızdır. Yine de kamu altyapısına istenen bağlantıyı gerçekleştirmek için burada akıllı çözümlere ihtiyaç vardır.

Basınçlı Drenaj ve Kaldırma İstasyonları
Tiny House’larda atık su bertarafı için verimli ve sürdürülebilir bir çözüm basınçlı drenaj sistemleri ve kaldırma istasyonlarıdır. Basınçlı drenaj ile atık su küçük, basınca dayanıklı bir borudan pompalanır. Bu, özellikle geleneksel yerçekimi drenajının mümkün olmadığı elverişsiz topografyaya veya yüksek su tablalarına sahip alanlarda avantajlıdır.

Yeni trendler için kanıtlanmış teknoloji
Basınçlı drenaj konusunda geniş deneyime sahip Jung Pumpen, çeşitli bağlamlarda sistemleri başarıyla uygulamıştır. Örneğin, Darß yarımadasında 1.600’den fazla tatil evi etkili
drenaj için basınçlı borular kullanmaktadır. Jung Pumpen, ayrıca atık su toplama ve aktarma için kaldırma sistemlerini kullanarak yüzen evler için atık su bertarafında da yer
almaktadır.

Güncel vaka çalışması
Basınçlı drenajı iş başında sergileye Groneberger Mühle tatil beldesinde, 21 Tiny House ile atık su plastik bir kanalizasyon haznesinde toplanmakta ve kamusal kanalizasyon sistemine bağlı bir transfer haznesine pompalanmaktadır. Basınçlı boru yıkama sistemleri atık suyun taşınması için en uygun koşulları sağlamaktadır.

Jung Pumpen ile Tiny House’ların mottosuna uygun çözümler
Tiny House’larda atık su bertarafının ele alınması yenilikçi çözümler gerektirir. Jung Pumpen tarafından geliştirilenler gibi basınçlı drenaj sistemleri, Tiny House yaşamının mottosuna uygun sürdürülebilir bir yaklaşım sunmaktadır. Atık su yönetimindeki zorlukların üstesinden gelen bu sistemler, sürdürülebilir konut çözümlerinin ilerlemesine katkıda bulunur.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com