Connect with us

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Masdaf, binalarda %50 su tasarrufu için “Gri Su Geri Kazanım Sistemleri”ni öneriyor

Yayın Tarihi:

on

”22 Mart Dünya Su Günü” nedeniyle su kaynaklarının etkili ve verimli yönetilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Masdaf Yurtiçi Satış Müdürü Cem Hanedanoğlu, gri su geri kazanım sistemleri ile konutlarda ve ofislerde kullanılan sudan %50’ye varan oranlarda tasarruf sağlanabileceğini belirtti.

Küresel ısınmadan doğrudan etkilenen su kaynaklarının yanlış yönetimi ve kullanımı nedeniyle dünya nüfusunun %40’ı susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Dünyada bir milyar insan, sudan mahrum ve 1,5 milyon çocuk her yıl kirli su nedeniyle hayatını kaybediyor. Yaklaşan “Dünya Su Günü nedeniyle” su kaynaklarının etkili ve verimli yönetilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Masdaf Yurtiçi Satış Müdürü Cem Hanedanoğlu, “Tüm dünyada hızla artan nüfus, sera gazı salınımı ve benzeri nedenlerle dünyayı tehdit altına alan küresel ısınma ve sanayileşme ile su kaynakları hızla tükeniyor. Hem ham su transferi ve dağıtımında hem de kullanım sonrası oluşan atık suların etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesi ekosistem ve dolayısıyla insan sağlığı için hayati önem taşıyor.” dedi.

Masdaf olarak üst yapı ve alt yapı projelerine yönelik olarak ürettikleri verimli pompa teknolojileri ile suyu, etkili ve verimli bir şekilde yönettiklerini belirten Hanedanoğlu, “Özellikle “gri su” olarak adlandırdığımız, siyah su (tuvalet suyu) haricinde bir evden kaynaklanan yani duştan, küvetten, lavabodan, mutfaktan, bulaşık ve çamaşır makinesinden gelen, kimyasal ve dışkı içermeyen atık suların verimli kullanımına ilişkin geliştirilen arıtma sistemleri ile konutlarda ve ofislerde kullanılan sudan %50’ye varan oranlarda tasarruf sağlanabilir. Çünkü evsel atık sularının minimum %50’si gri sudur. Yapılan hesaplamalara göre 4 kişilik bir ailenin tükettiği günlük gri su miktarı 500-600 litre arasındadır. Örneğin kombili bireysel ısıtma sistemlerinde duşta, suyun konfor sıcaklığına ulaşabilmesi için 5 ila 10 litre su boşa akmaktadır. TÜİK verilerine göre 2019 yılı itibari ile Türkiye’de çalışan 10 milyon kayıtlı kombi kullanıcısı bulunduğu göz önüne alındığında ülkemizde her gün milyonlarca litre suyun boşa aktığını söyleyebiliriz. Gri su geri kazanım sistemlerinin kullanımı, geri kazanılan su sayesinde ihtiyaç duyulan kullanım suyu miktarını da azaltacaktır. Gri su geri kazanım sistemlerinde arıtılan su, tuvalet rezervuarlarının yanı sıra bahçe sulamada yeniden kullanılabiliyor. Ülkemizde gri su geri kazanım sistemlerinde pompalama, filtreleme ve dezenfekte etme işlemleri için güvenilir çözümler sunan birçok arıtma firması bulunuyor.”

Masdaf olarak gri su geri kazanım sistemlerinde suyun tekrar basınçlandırılması için pompalar ürettiklerini belirten Hanedanoğlu, “Hexa serisi dik milli komple paslanmaz çelik pompalarımız, konusunda uzman arıtma firmaları tarafından tercih ediliyor. Suyun etkili ve verimli kullanımına yönelik olarak geliştirilen, çevreye dost olarak dizayn edilen HEXA serisi pompalarımızın gövde, çark ve mili, AISI 304 paslanmaz çelikten imal ediliyor. Masdaf Düzce tesislerinde üretilen, altıgen mil yapısı ile tungsten karbür yataklama sistemi sayesinde dayanıklılığı arttırılan pompalarımızla, uzun ömürlü kullanım için ideal çözümler sunuyoruz.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Atıksu yönetimi

Balıkesir’de 20 milyon euroluk atık su arıtma tesisi yatırımı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 20 milyon euroluk yatırımla yeni bir atık su arıtma tesisi kurulacak.

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünce yürütülen, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinin (BASKİ) nihai faydalanıcısı olduğu “Bandırma Entegre Su Projesi” çerçevesinde inşa edilecek Bandırma Atık Su Arıtma Tesisi’nin tanıtım toplantısı ilçede bir otelde yapıldı.

AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Bülent Üncü, toplantıda yaptığı konuşmada, tesisin Marmara Denizi ve Bandırma için önemine dikkati çekti. Üncü, AB ile ulusal paylarla da finanse ettikleri 20 milyon euroluk büyük bir projeye başladıklarını belirterek “Atık su arıtma olarak startını vereceğiz. Açıkçası, Batı Anadolu’da yürüttüğümüz tek projemiz. Doğu ve Güneydoğu’daki projelerimizin dışında Bandırma’ya ve özellikle Marmara Bölgesi’ne yapacağı katkıyı da çok önemsiyoruz.” dedi.

Türkiye’nin çevre altyapısına destek sağlayan, 2007’den bu yana devam eden Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Programı’ndan bugüne kadar hibe olarak 1 milyar eurodan fazla kaynak kullandıklarını bildiren Üncü, yurt genelinde 50 proje için belediyelerin, bakanlıkların katkılarıyla 11-12 milyar euroyu bulan önemli bir yatırımın hayata geçirildiğini aktardı. Söz konusu yatırımların detaylarına değinen Üncü, “Bu yardımlar sayesinde 38’i arıtma tesisi, 7’si su temini projesi, 5’i katı atık, 1500-1600 kilometrelik içme suyu hattı, 1200-1300 kilometrelik atık su kolektör hattını gerçekleştirdik.” diye konuştu.

“2023’e kadar Bandırma’nın içinde iş makineleri hep çalışacak”

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı ise farklı siyasi partilerin kadroları tarafından yönetilmesine rağmen Balıkesir Büyükşehir ve Bandırma belediyelerinin birlikteliği sayesinde bu tesis için güzel bir tablo oluştuğunu vurguladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz da 2019’da 20 ilçe ile katılımcı belediyecilik paydasında buluştuklarını dile getirdi. Arıtma tesisi yatırımının önemine değinen Yılmaz, “Şehrin ana arterlerindeki organizasyonu, yön değiştirmelerini yapacağız. Su borularını değiştirip arıtmanın yönüne doğru götüreceğiz, yağmur suyu hatlarını denize vereceğiz. 2023’e kadar Bandırma’nın içinde iş makineleri hep çalışacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Projeyle bölgedeki doğal kaynakların korunması, deniz kirliliğinin önlenmesi ve sağlıklı içme suyunun yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca, Marmara Denizi’nin kıyı bölgelerindeki müsilaj (deniz salyası) oluşumu önemli oranda azaltılarak ekosistemin sürdürülebilir bir şekilde korunmasına doğrudan katkı sağlanacak.

Toplantıya, Bandırma Belediye Başkanı Tolga Tosun, BASKİ Genel Müdürü İzzet Günal ile proje yetkilileri katıldı.

Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Escon Enerji Katar’da deniz suyunu yüzde 45 daha az enerji harcayarak arıtan sistem kurdu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

deniz suyu arıtma sistemi

Türk şirketi ESCON Enerji, Katar Çevre ve Enerji Araştırma Enstitüsü için geleneksel yöntemlere göre yüzde 45 daha az enerji harcayarak deniz suyunu arıtan bir sistem kurdu. “Absorbsiyonlu ısı pompasıyla verimi artırılmış çok kademeli distilasyon sistemi” projesi, birim su maliyetini de yüzde 30 azaltıyor. ESCON Enerji Genel Müdürü Onur Ünlü, “10 yıldan daha kısa bir süre içerisinde dünyada su kıtlığının yüzde 40’a kadar yükselmesi bekleniyor. Bu nedenle kaynakları doğru kullanmak ve enerji tüketimimizi azaltmak için bu gibi yüksek teknolojileri kullanmak zorundayız” dedi.

Türkiye’nin ilk enerji hizmet şirketi ESCON Enerji, yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da yenilikçi projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. ESCON Enerji bu kapsamda Katar’da deniz suyunu geleneksel yöntemlere göre daha az enerji harcayarak arıtan bir sistem kurdu. Hamad Bin Khalifa Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Katar Çevre ve Enerji Araştırma Enstitüsü (QEERI) için kurulan absorbsiyonlu ısı pompasıyla verimi artırılmış çok kademeli distilasyon sistemi (MED-ABS), enerji geri kazanımıyla birlikte maliyet avantajı da sağlıyor.

Türk şirketi ESCON, 10 ayda tamamladığı projenin ilk etabında sistemin simülasyonlarını oluşturup, hesaplamalarını yaptı. Bu veriler ışığında seçilip tasarlanan ekipmanların üretimi gerçekleştirildi. Sistem, senkron çalışması için otomasyon ve kontrol algoritmalarının tasarlanmasının ardından tesis sahasında devreye alındı.

Proje hakkında bilgi veren ESCON Enerji Genel Müdürü Onur Ünlü, “Sistemi kurduğumuz tesis, Katar’ın Dukhan şehrindeki sahilde yer alıyor. Bu bölgede yoğunluğu yüksek olan deniz suyunu tuzdan arındırmak için geçmişte kullanılan geleneksel yöntemler 12 kWh/m3 enerji gerektiriyordu. Kurduğumuz sistem ile bunu 4,5 kWh/m3 enerjiye kadar düşürdük. Bu sistem, geleneksel termal buhar sıkıştırma (MED-TVC) teknolojisine kıyasla yüzde 40 daha az ısıtma buharı tüketimi ve yüzde 55 daha düşük pompalama gücü gerektiriyor. Yani geleneksel yöntemlere göre yüzde 45 daha az enerji ile deniz suyunun arıtılmasını sağlıyor. Sistem aynı zamanda birim su maliyetini de yüzde 30 azaltıyor” dedi.

Ünlü, sistemin diğer avantajlarını ise şöyle sıraladı; “Kurduğumuz sistem düşük sıcaklıktaki bir ısı kaynağı ile çalışabildiği için gerek proses atık ısısı gerek motor soğutma ısısı gerekse de termal solar enerji ile kullanılabiliyor. Termal saflaştırma sistemleri, filtrelerin hassas olduğu yağ gibi sudaki yabancı maddelerden etkileniyor. Bununla birlikte filtrasyon sistemlerinin aksine yoğun tuzluluk saflaştırma performansında da bir değişikliğe sebep olmuyor.”

“Su kaynaklarını korumak için yüksek teknoloji kullanmalıyız”

Dünyanın su kıtlığı tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Onur Ünlü, “UNESCO tarafından yayımlanan Dünya Su Raporu’na göre su kıtlığı 2030 yılına kadar yüzde 40’a kadar yükselecek. Diğer taraftan fosil yakıtlar, sular da dahil olmak üzere gezegenimize geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Bunların önüne geçmek için kaynaklarımızı doğru kullanmalı, enerji tüketimimizi azaltmalı ve yenilenebilir enerjiye odaklanmalıyız. Bunun için de yüksek teknoloji içeren sistemleri kullanmak, hibrit teknikleri keşfetmek zorundayız. Biz de bu kapsamda ESCON olarak, MED-ABS ve farklı saflaştırma yöntemlerine yönelik araştırma-geliştirme faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Deniz suyunun yanı sıra endüstriyel atık suların geri kazanımı ve saflaştırılmasına yönelik yenilikçi çözümlerimizle de yaklaşmakta olan su problemine çözüm sunabilmek için hazırlıklarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.

Devamını Oku

Kirlilik Kontrolü / Geri dönüşüm

İTÜ’den müsilaj sorununa yönelik 10 çözüm önerisi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) bir grup bilim insanı, Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilaj (deniz salyası) sorununa ilişkin tespitleri ve olası çözümleri içeren teknik bir değerlendirme raporu açıkladı. 

İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Prof. Dr. İzzet Öztürk, Prof. Dr. Mustafa Yanalak, Prof. Dr. Özcan Arslan, Doç. Dr. Ebru Dülekgürgen, Doç. Dr. Mustafa Evren Erşahin ve Dr. Öğr. Üyesi Türker Türken’in müsilaj sorununa ilişkin görüş ve öneriler yer alıyor.

Müsilaj oluşumu ve sebep olduğu zararlarla ilgili analiz modellerinin de yer aldığı raporda, İTÜ Uydu Haberleşme ve Uzaktan Algılama Merkezi (UHUZAM) tarafından sağlanan uydu görüntülerine de yer veriliyor.

Teknik raporda müsilaj sorununun nedenleri ortaya konuyor

Güncel verilerine göre, Marmara Denizi havzasındaki belediye atıksularının %53’ü mekanik arıtma, %42’si ileri biyolojik (C, N, P giderimle) arıtma, %5’i ise biyolojik (C, kısmi N, P giderimli) arıtma sonrası denize deşarj edilmektedir. 

Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’nda yürütülen modelleme çalışmaları sonuçlarına göre, Marmara’da ötrofikasyon kontrolü ve alt tabakadaki çözünmüş oksijen seviyesinin daha da kötüye gitmesinin önlenmesi; diğer bir deyişle, alıcı ortamın yüzme su sporları ve balıkçılık gibi amaçlarla kullanımının sağlanması için, başta İstanbul olmak üzere Marmara’ya yapılacak bütün noktasal atıksu deşarjları öncesi biyolojik C, N ve P giderimli arıtma uygulanması önerilmektedir. 

Son 10 yılda başta İstanbul, İzmit ve Bursa olmak üzere Marmara’ya yapılan kentsel ve endüstriyel atıksu deşarjları öncesi biyolojik N ve P giderimli arıtma uygulamaları hız kazanmıştır. Söz konusu uygulamaların sonucu olarak özellikle Haliç, İzmit ve Gemlik Körfezlerinde belirgin su kalitesi iyileşmeleri sağlanmış ve biyo-çeşitlilik artmıştır. Ancak Yenikapı, Kadıköy, Küçükçekmece ve Büyükçekmece Ön Arıtma Tesisleri çıkış sularının deşarj edildiği Büyükçekmece Baba Burnu ~ Tuzla Yarımadası aksı kuzeyi ile su alışverişinin sınırlı olduğu İzmit Körfezi doğu bölgesinde alt tabakadaki çözünmüş oksijen seviyelerinin < 2 mg/L olduğu gözlenmektedir.

10 maddede müsilaj sorununa çözüm önerileri

  1. Marmara Denizi’ni, Boğazları ve deniz bağlantılarını içine alan Marmara Havzası bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmelidir.
  2. Marmara Denizi’nde müsilaj oluşum süreçlerini arttıran kirletici yüklerinin azaltılması için disiplinlerarası bilimsel temelli bir yaklaşım uygulanmalı ve üniversite-kamu-sanayi-özel sektör-STK işbirlikleri geliştirilmelidir. 
  3. İleri Biyolojik AAT çıkış sularının azami oranda kentsel yeşil alanların (varsa tarım alanlarının) sulamasında ve/veya endüstride kullanılarak, Marmara’ya verilen atıksu miktarının azaltılması sağlanmalıdır.
  4. Atıksu arıtma tesislerinde geri kazanıma öncelik verilmelidir. Bu kapsamda yenilikçi, az yer kaplayan ve enerji verimliliği yüksek atıksu arıtma proseslerinin uygulanmasına geçilmelidir. 
  5. OSB ve tekil sanayi tesislerinin etkin izleme ve denetimlerle öncelikli ve tehlikeli maddeleri belediye kanal şebekesine deşarj etmeleri önlenmelidir. 
  6. Marmara Denizi üst tabakasında ekolojik şartların oluşumu desteklenmelidir. Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi arasındaki balık göçüyle balık sığınma/yumurtlama alanları korunarak bu bölgelerin sürdürülebilirliği sağlanmalıdır. 
  7. Su kalitesi sürekli takip edilmeli, evsel ve endüstriyel AAT deşarjlarının izleme, denetim ve yaptırım kapasitelerinin geliştirilerek, standartlara uygun olarak işletilmeyen tesislere caydırıcı yaptırımların uygulanması ile izleme verilerinin paylaşımı sağlanmalıdır.
  8. İleri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin işletiminin, uzman özel sektör firmalarınca, asgari 8-10 yıllık sözleşmelere dayalı olarak işletilmeleri yaygınlaştırılmalıdır.
  9. Özellikle müsilaj ve kirlenmenin izlenmesi için farklı mekânsal ve zamansal çözünürlüklerde uydu görüntüleri temin edilmelidir. Aktif uydu sistemleri incelenerek çalışmalara entegre edilmelidir. 
  10. Marmara Denizi ve Havzası için karar destek sistemi olarak da hizmet edecek dinamik bir Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kurulmalıdır. Marmara Denizi ve etkileşimde olduğu alanlar hakkında sürekli olarak güncel bilgi üretilmeli, bu alanlardaki yapılaşma ve meydana gelen değişim belirlenmeli ve Marmara Denizi ekosistemine olan etkiler ortaya konulmalıdır.
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com