Connect with us

Sektör Haberleri

Wilo inovatif çözümleriyle su teknolojilerinde fark yaratıyor

Yayın Tarihi:

on

İleri teknolojisi ile küresel ölçekte 150, Türkiye’de ise 30 yıldır pompa sistemlerinin öncü markalarından biri olarak faaliyetlerini sürdüren Wilo, kullanıcı dostu ürünleriyle farklı sektörlere inovatif çözümler sunmaya devam ediyor. Sürdürülebilir konseptlere ve akıllı teknolojilere dayanan ağ bağlantılı sistemler geliştirerek, günümüz pazarına ve yarının karmaşık ihtiyaçlarına ürünler ve çözümler getiren Wilo, pompa sektöründe standartları belirliyor. 

Yüksek teknolojisiyle yenilikçi pompa sistemleri üreten Wilo, pompa sektöründe sürekli yeni standartlar belirliyor. ‘Smart Urban Area’ (Akıllı Kentsel Alanlar) olarak bilinen entegre kent merkezleri, Wilo için önemli büyüme alanlarının başında geliyor. Wilo’nun akıllı ve verimli çözümler sunduğu ve geliştirdiği zorlu alanların hepsi, bu kent merkezlerinde buluşuyor.  

Dijitalleşen dünyada teknolojisiyle insanların hayatını kolaylaştırırken, çevre dostu sürdürülebilir bir stratejiyi benimseyen Wilo, doğa ile barışık şehirler inşa edilmesine katkı sağlayarak insanların doğa ve teknolojiyle daha uyumlu, huzurlu ve mutlu yaşayacağı akıllı şehirlerin altyapısını oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. İş ve ürün gelişimini de bu strateji çerçevesinde gerçekleştirdiklerini ve Türkiye pazarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunarak sektöründe teknoloji öncüsü oldukların vurgulayan Wilo Türkiye Pazarlama Müdürü Banu Kiper, “Müşterilerimize sadece ürün sağlamayı değil, onlar için çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda geniş ürün yelpazemiz ve sistemlerimizle farklı alanlar için teknolojik çözümler geliştiriyoruz” dedi. 

Teknolojik olarak her zaman bir adım önde ve yeniliği pazara ilk getiren marka olmayı hedeflediklerini belirten Kiper, “Kısıtlı doğal kaynaklarımızdan olan su ile çalışırken verimlilik ve güvenlik giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu yüzden bina sistemleri ve su yönetimi için zamanın çok ilerisinde, kullanıcı dostu ve teknolojik olarak yüksek performanslı çözümler sunuyoruz. Bu kapsamda, yüksek enerji verimli IE5 motora sahip Stratos GIGA2.0, Nexos yapay zekalı Wilo-Rexa SOLID-Q veya dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliğini taşıyan Wilo-Stratos MAXO ürün gruplarımızı geliştirdik” açıklamalarında bulundu. 

Stratos PICO ile işletim kolaylığı

2022 yılına yeni ürün geliştirmeleri ile giriş yaptıklarını söyleyen Kiper, “Isıtma-soğutma tesisatları veya endüstriyel sirkülasyon devrelerinde kullanılan ıslak rotorlu, sirkülasyon pompamız Wilo-Stratos PICO fonksiyonel ve tasarımsal olarak yenilendi. Geniş ekranı ve yeşil düğme teknolojisi ile değişen tasarımının yanında, yeni ayar asistanı sayesinde son kullanıcılar tarafından pompa kurulumu ve kullanımı oldukça kolay hale gelmiştir. Daha önceleri Wilo-Stratos MAXO ürünü ile karşımıza çıkan Dynamic Adapt plus özelliği ile sistemin çalışma şartlarını kendi kendine öğrenebilen yeni Wilo-Stratos PICO, kullanıcılara maksimum enerji verimliliği ve konfor sunuyor” şeklinde konuştu.

Değerli su kaynakları için alternatif çözüm

Dik milli santrifüj pompa modellerine alternatif olarak geliştirilen yeni Wilo-Medana CV1-L pompa serisi ile ilgili bilgiler veren Kiper “İçme suyu uygulamaları için verimli sistem entegrasyonu sağlayan modelimiz Wilo-Medana CV1-L korozyona dirençli bileşenlere sahip olan tasarımı sayesinde 50 °C’ye kadar ortam sıcaklıklarında kullanılabiliyor. Paslanmaz çelik yapısı sayesinde içme suyu uygulamaları ve özel uygulamalar için uygun olan bu serimizin, ACS, WRAS ve KTW gibi içme suyu standartlarına uyumluluğu bulunuyor” dedi.

 

EMUport CORE ile güvenli atık su yönetimi

Geleneksel ayırma sistemlerine veya pompa istasyonlarına kıyasla daha güvenilir olan Wilo-EMUport CORE ile ilgili açıklamalarda bulunan Kiper, “Katı madde ayırıcılı hazır terfi istasyonlarımızın çalışma aralıkları, hizmet alanının da genişlemesine paralel olarak artırıldı. Özellikle alışveriş merkezi, tren istasyonları, oteller, hastaneler veya huzurevleri gibi yapılara çözüm sunan Wilo-EMUport CORE serileri, atık sudaki katı maddeleri ve ön arıtılmış suyu ikiye ayırarak katı maddelerin pompa tarafından taşınmak zorunda kalmamasını ve böylece düşük bakım maliyeti ve maksimum sistem kullanılabilirliği sağlamaktadır. Yeni seriler ile birlikte saatte maksimum 80 m3 debi ve 59 m’ye kadar basma yüksekliklerinde çalışabilen katı madde ayırıcılı istasyonlarımız ile farklı uygulama alanlarına çözüm sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Wilo-Live Assistant ile müşteri memnuniyeti ön planda 

Dijitalleşmenin iş yapış süreçlerinden ürünlere, tedarik süreçlerinden çözümlere kadar her bölümde ağırlıklı olarak yer aldığını dile getiren Wilo Türkiye Pazarlama Müdürü Banu Kiper, şöyle devam etti: “Akıllı şehirlerle birlikte akıllı su çözümlerine ihtiyaç duyulması, kentsel nüfus oranının artışıyla beraber sürdürülebilir su ihtiyacının karşılanması ve atık suyun verimli bir şekilde yönetilmesi gibi gelişmeler dijital teknolojilerin bu alanda çok daha yoğun olarak kullanılmasını gerektiriyor. Bu noktada Wilo olarak; insanlar, ürünler, hizmetler, fabrikalar ve makineler arasında akıllı ağ bağlantıları oluşturarak akıllı çözümleri hayata geçirmek için dijitalleşmeden etkin şekilde yararlanıyoruz. Bunların başında Wilo-Asistant uygulamamız geliyor. Pompa seçimi, süpervizörlük, kurulum ve devreye alma gibi bilgilere kolay erişim sunarken aynı zamanda uzaktan kontrol ile telefonunuz üzerinden pompa kontrolünü sağlayan Wilo-Asistant uygulamamız ile yüksek verimli pompa teknolojisinin kapsamlı dünyasını, taahhüt ve proje firmalarındaki teknisyen ve planlayıcıların akıllı telefonlarına getiriyoruz ve her yıl ürün ve hizmet gamımıza giren çözümlerimizi uygulama üzerinde güncelliyoruz. Bir diğer hizmetimiz ise özellikle pandemi döneminde önemi daha da artan Wilo-Live Assistant’dır. Bu hizmet sayesinde kullanıcılar, pompa ve pompa sistemleri hakkında tüm soru ve sorunları için bulundukları noktadan kolaylıkla servis hizmetlerimize online olarak ulaşarak canlı ve gerçek zamanlı video iletişimi ile destek alabiliyor. Bu sayede satış sonrası hizmetlerimiz müşteri taleplerine hızlı ve etkin bir çözüm sunabilmek için farklı teknolojik kanallardan 7/24 destek vermekte.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Su Kaynaklarını Koruma Yolunda TOFAŞ’tan Önemli Başarı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Tofaş, Küresel İklim Platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) “Su programı” 2023 derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde ederek, A- derecelendirme notuyla “Liderlik” seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Tofaş, iklim değişikliği ile mücadele kapsamındaki faaliyetleri ve suyun verimli kullanımı konusunda yürütüğü çalışmalarla doğal kaynakları koruma performansını sürekli iyileştirmeye devam ediyor.

Tofaş, dünyanın en büyük iklim değişikliği verisine sahip olan, yatırımcıların, şirketlerin, şehirlerin ve bölgelerin çevresel etkilerini yönetmeleri için küresel bilgilendirme sistemini yürüten CDP’nin (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) derecelendirmesinde önemli bir başarı elde etti.

2014 yılında CDP listesine Türkiye’den giren ilk otomotiv şirketi olan Tofaş, suyun verimli kullanımı konusunda yürüttüğü çalışmalarla, Karbon Saydamlık Projesi’nin (Carbon Disclosure Project – CDP) “Su programı” 2023 yılı derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde etti ve “A-derecelendirme notu” ile liderlik seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Sürdürülebilir üretim için su ve atık su sistemlerini hassasiyetle yöneten ve su kullanım miktarını sürekli iyileştiren Tofaş, üretim operasyonlarında oluşan atık suyu modern arıtma ünitelerinde arıtıyor. Atık suların uygun ortama deşarjını gerçekleştirerek, her yıl yaklaşık 60 milyon metreküp yani 1.000 kişinin bir yıllık tüketimine tekabul eden su miktarının tekrar kullanımını sağlıyor. Tofaş son beş yılda araç başına taze su tüketiminde de yüzde 30’luk bir iyileşme oranını yakaladı ve 2023 yılında bir araç için 2,6 metreküp seviyesine düşürdü.

Otomotiv sektöründe tüm süreçlerde sürdürülebilirliklik anlayışıyla öncü olmayı hedefleyen Tofaş, Kapsam 1 ve 2 toplamında 2030’a kadar yüzde 50 karbon azaltımı, 2050 yılında ise net sıfır karbon olma hedefi doğrultusunda enerji verimliliği projeleri, güneş enerjisi üretimi ve kullanımına yönelik projeler yürütmekte; tüm üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımında verimliliği arttırmak üzere 5R (Refuse, Reduce, Reuse, Recycle, Recover – Reddet, Azalt, Tekrar Kullan, Geri Dönüştür, Geri Kazan) sürekli iyileştirme faaliyetlerini sürdürmektedir.

Devamını Oku

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Trendler