Connect with us

Etkinlikler

Sadece 25 litre su ile bir gününüzü geçirebilir miydiniz?

Yayın Tarihi:

on

National Geographic ve Finish, Türkiye’nin suyunu korumak için harekete geçti. Kolayca değiştirilebilecek bireysel alışkanlıklar hakkında tüketiciler bilgilendirilerek yakın gelecekte suyun tükenmesinin önlenmesi için bilincin artırılması hedefleniyor. Bu iş birliğinden doğan “25 Litre” belgeseli, dünya gündemindeki su kıtlığı sorununu konunun uzmanlarıyla Türkiye özelinde masaya yatırıyor.  

National Geographic ve Finish’in Türkiye’nin suyunu korumak adına gerçekleştirdikleri projeler medya mensupları ve özel davetlilerin katılımıyla 17 Nisan Çarşamba günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen etkinlikle tanıtıldı.

İş birliğinin en  önemli adımı olan ve 22 Nisan Pazartesi günü National Geographic ekranlarında izleyiciyle buluşacak olan 25 Litre belgeseli, gelecekte tüm dünyayı etkisi altına alacağı öngörülen su kıtlığına dikkat çekiyor. Su stresli ülkeler sınıfında yer alan Türkiye’de 2015 yılında 1.422 metreküp olan kişi başına düşen su miktarı, 2017 yılı itibariyle 1.386 metreküp olarak hesaplanmaktadır. İklim değişikliği, artan şehirleşme, endüstriyel gelişmeler, doğrudan ve dolaylı su kullanım alışkanlıkları ile coğrafi koşulların gelecekte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kişi başına düşen su miktarının azalmasına neden olacağı öngörülüyor.

25 Litre belgeseli; son birkaç yıldır kuraklıkla mücadele eden Cape Town’daki su kıtlığına karşı önlem olarak yerel yönetim tarafından planlanan ve günlük kişi başı su tüketiminin 25 litre ile sınırlanmasını öngören “Sıfır Günü” uygulamasından esinleniyor ve kurgusal bir anlatımla bu sınırlamayı geleceğin Türkiye’sine uyarlıyor.

Gökhan Özoğuz’un anlatıcılığını üstlendiği belgeselde suyu korumanın önemine dikkat çekilirken su tüketimi konusunda bireysel yaşam alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin gelecekteki olası senaryolara olumlu etkilerine vurgu yapılıyor.

25 Litre belgeselinde tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı; Boğaziçi Üniversitesi İklim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz; MEF Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Kibaroğlu; İSKİ Su Arıtma Dairesi Başkanı Fatih Yıldız; WWF Türkiye Tatlı Su Program Müdürü Eren Atak; Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni ve Programcısı Dr. Ömer Madra; Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız; Kokopelli Şehirde Eş Sorumluları ve permakültür tasarımcıları Yasemin Kırkağaçlıoğlu ve Elif Çatıkkaş ile Artemis Genel Müdürü Emel Eliipek ve Artemis Çevre Yüksek Mühendisi ve Ar-Ge Direktörü Ergin Erol gibi önemli uzmanlar da konuyu farklı açılardan ele alıyor; mevcut durumu ve çözüm önerilerini konuşuyor.

Finish’in su tasarrufuna dikkat çekmek için gerçekleştirdiği “Yarının Suyu” çalışmalarının elçiliğini üstelenen Özge Özpirinçci de belgeselde Özoğuz ile bugüne kadar edindiği deneyimleri paylaşıyor. Özpirinçci bu konudaki düşüncelerini “Cape Town’u ziyaret ettiğimde “Sıfır-Günü” kavramı ile yüz yüze geldim ve çok etkilendim. Aynı koşulların İstanbul’da da yaşanmaması için şimdiden farkındalık oluşturmak; bilinçlenmek ve harekete geçmek gerekiyor. Bu anlamlı projenin bir parçası olabilmek mutluluk verici.” sözleriyle ifade etti.

Etkinlik; National Geographic Avrupa ve Afrika Pazarlama Grup Başkanı  Rebecca Hill ve Reckitt Benckiser Pazarlama ve Ar-Ge’den Sorumlu Yönetim Başkan Yardımcısı Fabrice Beaulieu ev sahipliğinde gerçekleşti. Hill; “National Geographic olarak 131 yıldır insanlara ilham vermenin yanı sıra gezegenimizin; canlıların ve doğal kaynaklarımızın karşılaştığı risklere yönelik farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Bugünün en önemli sorunlardan biri insanlığın ve diğer ekosistemlerin devamlılığı için hayati önem taşıyan ancak giderek azalan su kaynakları.

Bu kıymetli kaynağın hassas bir şekilde ele alınması ve su tüketimi konusunda dünya çapında toplumsal bir farkındalık oluşturulması önemli. National Geographic Türkiye ekibimiz ile Finish’in iş birliği yaparak hayata geçirdiği 25 Litre belgeselinin de bu odağa hizmet eden bir çalışma olduğunu ve su tasarrufu konusunda farkındalığın artıracağını düşünüyorum. Belgeselin bireysel su tasarrufu konusunda insanlara ilham vereceğine inanıyorum” dedi.

Beaulieu ise büyük kentlerin su stresi sınırında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Cape Town Sıfır Günü örneğindeki sorun zaman içerisinde aşıldı; ancak küresel anlamda temiz su için hemen harekete geçmezsek nelerle karşılaşabileceğimizi çok net görüyoruz. Çünkü sadece Cape Town değil; dünyanın 20 mega kentinden 14’ü su kısıtı tehdidiyle karşı karşıya ve maalesef İstanbul da bu kentlerin arasında. Temizlik ve hijyen alanlarında ürettiğimiz ürünlerimizin  su ayak izine baktığımızda; yüzde 90 oranında tüketici kaynaklı olduğunu görüyoruz. Elde yıkama ya da makineye yerleştirmeden önce sudan geçirme gibi geleneksel bulaşık yıkama alışkanlıklarını terke etmenin su tasarrufu sağladığını her fırsatta vurguluyoruz. Buna ek olarak evlerde su tasarrufu yapmanın yollarını da herkese anlatmamız gerektiğine inanıyoruz.

Finish markamızı National Geographic’le bir araya getiren de bu oldu. Su kısıtı hemen şimdi ele almamız gereken en önemli konulardan biri ve bu çerçevede bizimle çalışmayı kabul etmelerinden büyük onur duydum. Bu belgesel ile birlikte günde sadece 25 litre su ile yaşamak zorunda kalmasının nasıl bir deneyim olacağı hakkında eminim herkesin bir fikri olacak. Bu benzersiz projede bizimle olan tüm National Geographic ekibine çok teşekkür ederim. Umarız 25 Litre belgeseli Türkiye’deki ve tüm dünyadaki insanlar için bir ilham kaynağı olur.”

Etkinliğe katılan ve belgesele de görüşleriyle katkıda bulunan İklim Bilimci ve Bilim Yaygınlaştırıcı Prof. Dr. Levent Kurnaz; “Dünya genelindeki iklim değişikliğini durdurabilmemiz mümkün olmayabilir ama elimizdeki suyu dikkatli ve doğru kullanmak kesinlikle mümkündür. Bunu sağlamak için de bulduğumuz her fırsatta suyun önemini ve doğru kullanmanın önemini herkese anlatmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“25 Litre” belgeseli hakkında

Belgesel ve senaryolu anlatımı bir araya getiren “25 Litre” belgeseli; son birkaç yıldır kuraklıkla mücadele eden Cape Town’daki su kıtlığına karşı önlem olarak yerel yönetim tarafından planlanan ve kişi başı su tüketiminin günde 25 litre ile sınırlanacağı ”Sıfır Günü” uygulamasından esinlenerek kurgusal bir anlatımla bu sınırlamayı gelecekte bir dönemde Türkiye’ye uyarlıyor.  Günlük su tüketim alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin geleceğimiz için ne denli büyük bir etkisi olabileceğine odaklanılıyor. Belgesel bilim insanlarından tarihçilere kadar birçok uzmanın görüşüyle öngörülen su kıtlığı sorununun kaynağının yanı sıra bu olası senaryoların gerçeğe dönüşmemesi için hem bireylere; hem de kuruluşlara düşen sorumlulukları ve çözümleri anlamaya çalışıyor. Senaryolu bölümlerde ise günlük su tüketiminin kişi başı 25 litre ile sınırlandığı İstanbul’da yaşayan genç bir doktorun ve çevresindekilerin bu durum ile değişen hayat hikayeleri ekrana geliyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

Etkinlikler

Yalıtım sektörü Başarı Ödülleri Ve Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri sahiplerini buldu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yalıtım dergisi tarafından 19.su düzenlenen “Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” ile Çatı ve Cephe dergisi tarafından 11.cisi düzenlenen “Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri” bu yıl BAU Teknolojileri dergimizin organizasyonu altında sahiplerini buldu.

21 Mart tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen Seçici Kurul toplantısı ödül kazananları belirledi. Toplantıya İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Koçlar Oral, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, CEPHEDER Yönetim Kurulu Başkanı Cengizhan Okur, EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, Sürdürülebilirlik Danışmanı Ömer Moltay ve aday firmaların yetkilileri katıldı.

Bu yıl, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri “Yılın Isı Yalıtımı Ürünü” kategorisinde iki aday, Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri “Yılın Cephe Malzemesi” kategorisinde iki aday okurlarımız ve Seçici Kurul tarafından oylandı. Oylama sonucunda ödülleri kazananlar belli oldu.

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü Ödülü’nü B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü ürünü ile ODE Yalıtım A.Ş. kazandı. Yılın Cephe Malzemesi Ürünü Ödülü’nü Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25 ürünü ile Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. kazandı.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü, Yılın Ses Yalıtımı Ürünü, Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü, Yılın Profesyoneli, Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü okur oylamasına sunulmadan sahiplerini buldu. Aynı yöntemle, Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri’nde, Yılın Çatı Sistem Bileşeni Ödülü ile Yılın Profesyoneli Ödülü de B2B Medya editörler kurulunun değerlendirmesi sonucunda belirlendi.

Kazananlara ödülleri Yapı Fuarı-TurkeyBuild İstanbul’da B2B Medya standında 23-24 Mart tarihleri arasında takdim edildi.

Ödül kazananların tam listesi aşağıda yer almaktadır:

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü

B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü

Epikon Eternal SBS Katkılı Polimer Bitümlü Su Yalıtım Örtüsü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Ses Yalıtımı Ürünü

Fullboard Full Plus+ Yoğunluğu Artırılmış Alçı Plaka, Fullboard Yapı Elemanları A.Ş.

Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü

Dalmaçyalı Stonewool Barrier Taşyünü Yangın Bariyeri, Betek Boya ve Kimya San. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Erdil Dinçer, Baumit Türkiye Satış ve  Pazarlama Direktörü

Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü
EPSDER

Yılın Cephe Malzemesi

Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.

Yılın Çatı Sistem Bileşeni

Aluform Platinum Pv Photovoltaic-Quick Fix Çatı Paneli, Aluform Pekintaş Alüminyum     San. ve Tic. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Cavit Mocan, Tepe Betopan Genel Müdürü

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Sivil toplum kuruluşları “Sıfır enerji binalar ile geleceği inşa et” deklarasyonunu imzaladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İstanbul’da 4 gün boyunca süren ZeroBuild Summit’22’nin kapanışında Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı bir de deklarasyon imzalandı. “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” başlıklı deklarasyonu imzalayan 11 sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcileri; sektör paydaşlarını da bu deklarasyona imza atarak, dönüşümün gerçekleşmesine destek vermeye çağırdı. 

Avrupa Birliği’nde zorunlu hale getirilen Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda Türkiye’de farkındalığı artırmak için bu yıl üçüncüsü düzenlenen ZeroBuild Summit’22- Uluslararası Sıfır Enerji Binalar Zirvesi, İstanbul’da gerçekleşti. Hyve Group tarafından düzenlenen 44. Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul ev sahipliğinde yapılan Zirve’nin kapanış oturumunda sektör temsilcileri ortak bir deklarasyona da imza attı.

Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” deklarasyonunu; AGİD, CEPHEDER, EYODER, MÜKAD, OMİD, PÜKAB, SEPEV, SOLARBABA, TEMEV, TÜRKONFED, VERİMDER’in başkan ve temsilcileri imzaladı.

 Zirvenin web sitesinde de imzaya açılan deklarasyonda; Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası’nın çıkarılması, Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirilmesi gibi talepler dile getirilirken, bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin de çalışmalarını gözden geçirmeleri ve iyileştirme yapmaları öneriliyor. Deklarasyona; yapı malzemeleri, yalıtım, havalandırma, ısıtma-soğutma, ev otomasyonu, aydınlatma, ev aletleri ve mimarlık gibi bu alandaki tüm ilgili sektörlerin temsilcilerinin imza vermesi hedefleniyor.

“Sadece merkezi hükümet değil tüm paydaşlar sorumlu”

Zirve’nin kapanışında konuşan ZeroBuild Summit’22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil, deklarasyonun imzacılarının; yeni binaların 2030’a, tüm binaların ise 2053 yılına kadar Net Sıfır Enerji Bina olması için oluşturulacak stratejik plana katkıda bulunmayı benimsediklerini söyledi. Deklarasyonla sadece merkezi yönetimin değil tüm paydaşların üzerine düşen sorumluluğu hatırlatmak istediklerini de vurgulayan Karanfil, deklarasyonun, “2053 Net Sıfır Hedefine” ulaşmada gerekli aksiyonları almak üzere bu alanda çalışan paydaşların benimsedikleri yaklaşımları içerdiğini aktardı.

Dr. Gamze Karanfil, Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda merkezi hükümetten beklentilerini ise şöyle özetledi: “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan On Birinci Kalkınma Planı’nda (2019-2023) daha verimli ve kendi enerjisini üreten binaların yaygınlaştırılacağı belirtildi. Deklarasyona imza veren paydaşlar olarak merkezi yönetimden beklentilerimiz; 2053 yılına kadar bina sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik ulusal yol haritalarının geliştirilmesi ve bu konuda yasal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesidir.”

12 maddelik deklarasyon web sitesinde

www.summit.zerobuild.org/tr adresinde imzaya açılan “Sıfır Enerji Binalar İle Geleceği İnşa Et”  deklarasyonun 12 maddesi şunlardan oluşuyor:

  • “Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası”nın çıkarılmasına destek olmak.
  • Stratejik eylem planları hazırlamak / hazırlanmasına katkı sunmak.
  • Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirmek.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile 2053 Net Sıfır Hedefine yönelik mevzuat çalışmalarına destek olmak.
  • Merkezi ve yerel yönetimlerin hazırlayacağı strateji ve eylem planlarına destek olmak.
  • Sıfır Enerji Binalarla ilgili yeni teknoloji, ürün ve hizmet geliştirmek için başta üniversiteler olmak üzere konunun paydaşlarıyla birlikte AR-GE, bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine katkı sağlamak.
  • Binalarda enerji verimliliği ve emisyonlarla ilgili periyodik çalışmalar/raporlamalar yapmak.
  • Sıfır Enerji Binalar ve binalarda enerji verimliliği ile ilgili farkındalığı artırmak üzere tüketici odaklı eğitimler düzenlemek.
  • Sıfır Enerji Binalar ile ilgili iletişim çalışmaları yapmak.
  • Her kurum ve kuruluşun kendi bünyesindeki binalar için enerji ve CO2 emisyonlarını azaltma hedeflerini belirlemek.
  • Sürdürülebilirlik Faaliyet Raporlarını yıllık olarak yayınlamak.
  • Bina sektöründe Sıfır Enerji Binalar için uluslararası standartlarda malzeme üretimine ve geliştirmesine ağırlık vermek.

Yapı Fuarı odağına enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını aldı

ZeroBuild Summit’22’ye ev sahipliği yapan ve yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul, bu yıl enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını odağına aldı. Fuarda yer alan Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi Konusunda Uygulama ve Araştırma Merkezleri, enerji verimliliği ve enerji yönetimi konusunda verdikleri eğitimlerle Türkiye’de uzman ihtiyacını karşılarken, Sıfır Enerji Binalara giden yol için gerekli zemini nasıl hazırladıklarını anlattı. Öte yandan, Yapı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliklere ek olarak, fuar katılımcılarının sundukları ürün ve teknolojiler, Türkiye’nin, Sıfır Enerji Binalar için ihtiyaç duyulan inşaat malzemeleri ve teknolojiler açısından doğru yolda olduğunu da göstermiş oldu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Demir-çelik sektörünün buluşma noktası Metal Expo’da, doluluk şimdiden %75’lere ulaştı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yeni nesil fuarcılık mottosuyla SKY Fuarcılık tarafından düzenlenen; içeriğindeki etkinliklerle demir-çelik sektörü ve Türk sanayisinin gündemini belirleyen, düzenlenen konferans ve seminer ile sektörün geleceğine ışık tutan ve piyasa oluşturan Metal Expo Fuarı, küresel ölçekte demir-çelik sektörünün üssü olma yolunda ilerliyor. 28 Eylül – 1 Ekim 2022 tarihleri arasında dördünce kez düzenlenecek olan fuar, şimdiden %75 doluluk oranına ulaştı. 

170’ten fazla katılımcı, 25 binden fazla ziyaretçi ve 66’dan fazla ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren Metal Expo Fuarı hakkında değerlendirmelerde bulunan Sky Fuarcılık Genel Müdürü Murat İçer, “Çeşitli zorluklara rağmen Metal Expo ilk yılında 5 ayrı ülkeden 16 yabancı katılımcıya, 62 ayrı ülkeden 600’e yakın yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İkinci ve üçüncü yılında da günün koşullarına göre iyi bir performans gösterdi. Şimdi kış geçti, artık fuarın baharını yaşamaya hazırlanıyoruz” diyor.

Demir çelik sektörünü METAL EXPO Fuarı’na benzetmek gerekirse, ‘ısındığını’ gözlemliyoruz. Bunun hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Sayfalarınızda görüşlerimize yer verdiğiniz için size teşekkür ederek söze başlamak istiyorum. Benzetmeniz gerçekten çok doğru bir tespit olmuş. Metal Expo’yu düzenleyen ekibin bir parçası olduğum için yorumlarım yanlı algılanabilir fakat sektör Metal Expo’yu gerçekten benimsedi. 2021 sonu itibarıyla %60’lara varan doluluk, şubat ayının ikinci yarısında %75’e ulaştı. Bu çok memnuniyet verici bir ivme, bu şekilde sürerse fuarın tanıtımı için bize gerekli olan zamanın bu yıl kalacağının belirtileri bunlar. Sektör fuarı öylesine benimsedi ki bu konuda zaman zaman katılımcılarla çok çarpıcı diyaloglar yaşıyoruz: Bir keresinde bir müşterimiz bu fuarı gezmeyi çok sevdiğini, 8-9 yıldır bu fuarı ziyaret ettiklerini ve artık katılma zamanlarının geldiğini düşündüklerini söylemişti. Oysa bildiğiniz gibi, Metal Expo sadece üç kez düzenlendi ve yaptığımız görüşmelerden sektörden buna benzer görüşleri sıkça alıyoruz. Yani Metal Expo sektöre öylesine nüfuz etmiş ki, deneyimledikleri her iyi etkinliğin ancak bu fuarda yaşanmış olabileceğini düşünüyorlar.

Yerli üretici için özellikle uluslararası pazarlar çok değerli. METAL EXPO’nun global pazarlardaki katılımcı ve ziyaretçi gruplarıyla nasıl bir ilişkisi var?

Marka bilinirliği bir fuar için çok önemli, henüz yolun başındaki fuara yabancı katılımcı ve ziyaretçi getirmekte zorlanırsınız. Devlet nezdinde bile en az 3 kez düzenlenmemiş fuar, rüştünü ispatlamış sayılmaz. İçerde de durum çok farklı değildir, izleyip karar vermek isteyenlerden bir fuar kadar daha katılımcı listesi oluşturabilirsiniz. Bu saydığım zorluklara rağmen Metal Expo, ilk yılında beş ayrı ülkeden 16 yabancı katılımcıya, 62 ayrı ülkeden 600’e yakın yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İkinci ve üçüncü yılında da günün koşullarına göre iyi bir performans gösterdi diyebiliriz. Şimdi kış geçti, artık fuarın baharını yaşamaya hazırlanıyoruz. Devlet nezdinde uluslararası fuar sayılmak için gerekli ön koşullara sahibiz, UFI gibi tüm prestijli uluslararası fuarların sahip olduğu bir üyeliğe başvurumuzu tamamladık. Sektördeki tüm dernek ve birlikler bu yıl yabancı alım heyetleri için bize destek vereceklerini açıkladılar, İMMİB ve ÇİB bu konuda görüşme halinde olduğumuz diğer önemli desteklerimiz arasında. Sorunuza dönecek olursak; ihracatçı birlikleri, İTO, sektörel dernekler, hayatını fuarlara yabancı ziyaretçi ve katılımcı getirerek sürdüren profesyonel şirketler olarak hepimiz el birliğiyle doğru ve nitelikli yabancı ziyaretçiyi bu fuarda ağırlayarak, ülkemizin ihracat hedeflerine katkı vermek için kenetlenmiş bir şekilde çalışıyoruz. 

Sektörel medya temsilcileri olarak METAL EXPO’yu konferans ve eğitim gibi birçok etkinliğin aynı anda gerçekleştiği bir eventler bütünlüğü olarak algılıyoruz. 2022’de de bu çok yönlü eventler devam edecek mi?

Fuarda ana katılımcı gruplarının hiç ürün sergilemediği dikkatinizi çekmiş olmalı çünkü Metal Expo bir networking platformu olarak tasarlandı ve tanıtıldı. Sektör de bunu çok doğru bir şekilde algıladı ve desteğini verdi. Bu fuarda ticaret tabi ki öncelikli konumuz ama ticaretin sürdürülebilirliği, sektörün ortak akılla birlikte alacağı kararların isabet oranına bağlı. Bu nedenle, Metal Expo sektörü düşündüren, konuşturan ve ortak bir sektör hafızası oluşmasına ortam sağlayan etkinliklere devam edecek. Fuarda bu yıl; UKUB ülkemizde kalıpçılık endüstrisinin geldiği yeri anlatan bir oturum gerçekleştirecek, Sanayi Bakanlığı ‘Yeşil Mutabakat’ konusunda çalışmaları gözlemek, yönlendirmek için yine işin içinde olan etkinlikler yapacak. 85. yılını kutlayacak olan demir-çelik sektörünü, önümüzdeki 15 -20 yılda nelerin beklediğinin yanıtlarını bu fuardaki etkinliklerde bulacağız.

2022 yılında birçok yeni katılımcının METAL EXPO’ya olan ilgisini gözlemliyoruz. Bunu hangi sebeplere bağlıyorsunuz?

Bu soruyu bir fizik kanunu ile yanıtlayabiliriz: Kütle Çekim Kanunu’na göre bir kütle ne kadar büyükse, etrafındaki cisimleri kendi merkezine doğru o denli büyük bir güçle çeker. Metal Expo da büyüyor ve çekim gücü artıyor. Fuarın bilinirliği, katılımcı ve ziyaretçi sayısının nicelik ve niteliği büyüdükçe, daha çok yeni katılımcı gözlemleyeceğiz. Bunun sonucu olarak 2023 yılında Metal Expo, dört salonda gerçekleşerek büyümesine devam edecek.

Geçen yıl METAL EXPO organizasyonlarının önemli bir parçası olarak düzenlenen Yeşil Mutabakat Çalıştayı, oldukça büyük ses getirmişti. Bu yıl da sektörün önemli sivil toplum kuruluşları ve devletin ilgili bakanlıklarıyla iş birlikleriniz olacak mı?

Bu soruya sayfalar dolusu yanıt verebiliriz ama kısaca şöyle ifade edelim: Demir-çelik sektörü, ihracatçı birlikleri, ilgili bakanlık ve otoriteler büyük bir uyum içinde Metal Expo’nun ülkemizin demir-çelik dünyasına açılan bir kapısı olabilmesi için hareket ediyor.

Pandemi ve online etkileşimin trend haline gelmesi, fiziksel fuarlara olan ilginin azalacağı düşüncesini getirdi. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Uluslararası Fuarcılar Birliği olan UFİ’nin, ‘Beyin Fırtınası’ ekibinde bulunma şansım oldu. Orada da bu konu yanıt aranan soruların başında geliyordu. Evden çıkamazsak, sosyal birer varlık olduğumuzu göz ardı edebilirsek, ticaretin aslında güven esaslı bir aktivite olduğunu görmezden gelebilirsek fuarları online olarak da yapabiliriz, neden olmasın! Bunun gerçekleşebilmesi için önce sorularıma olumlu yanıt verebilmeniz lazım. Bazı ürün gruplarında belirli bir bütçenin altında kalan standart ürünlerin alışverişinde online ilaçtır ama fuarlara alternatif olmak yerine ancak destekleyici unsur olarak varlıklarını sürdürebilir.

Son dönemlerin en popüler konularından birini Metaverse oluşturuyor. METAL EXPO’yu Metaverse platformunda da deneyimleyebilecek miyiz?

52 yaşındayım, 20’li yaşlarımda bilim kurgu bir kavramın hayatımızda somut bir yer edineceğini, buna Metaverse diyeceklerini söyleselerdi inanmazdım. Bugün bu kavramdan nasıl faydalanabileceğimizi bize anlatan bir sürü uzman görüşüne rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Şimdilik ‘Meta Evreni’nde yer almaktansa, bu evrende neler yapabileceğimize yoğunlaşıp, günü geldiğinde sanal evrenlerde var olmanın planlarını da yapıyoruz ama bu işin kanunlarının yazılıp kabul görmesini beklemek gerekir diye düşünüyorum.

Sorularımıza eklemek istediğiniz bir husus var mı?

Dört yıl önce yazmaya başladığımız bu hikayeye dahil olan ve her koşulda bizi destekleyen katılımcılarımızı burada anarak, onlara teşekkür etmek istiyorum. Tosyalı, Kardemir Karabük, Kardemir Haddecilik, Işık Çelik, Taşkazan, Alp Steel, Yükselen Çelik, Göktürkler Çelik, Çelik Metal, Kar Metal, Tecer Metal, Dempaş her yıl Metal Expo’da katılımcı olarak yer aldılar. Onlar olmasaydı, Metal Expo uluslararası kimliğe bürünemezdi.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com