Connect with us

Su Arıtma Şartlandırma Sistem ve Cihazları

Revize edilmiş G8 sertifikasıyla Alfa Laval PureBallast 3

Yayın Tarihi:

on

Alfa Laval PureBallast 3, piyasadaki lider balast suyu arıtma teknolojisinin üçüncü neslidir ve revize edilmiş IMO G8 test gereklerini karşılayan ilk çözümdür. Norwegian Maritime Authority adına hareket eden DNV GL, 2 Şubat tarihinde, güncellenmiş bir tip onay sertifikası yayınladı ve böylelikle Alfa Laval, revize edilmiş G8 taleplerine uyumlu olan ilk tedarikçi oldu.

2006 yılında piyasaya sunulduğundan bu yana Alfa Laval PureBallast, balast su arıtma performansında öncü olmaya devam ediyor. Günümüzde PureBallast 3 bu liderliği aldı ve revize edilmiş IMO G8 kılavuzlarına göre tip onaylı ilk çözüm oldu.

Alfa Laval PureBallast ürün müdürü Anders Lindmark, “Gemi sahipleri, PureBallast 3’ün çevrenin korunmasını ve yönetmeliklere uyulmasını sağlayacak performansı sunacağından tamamen emin olabilir” diyor ve ekliyor: “Müşterilerimize, gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen çözümler gerekiyor, bu nedenle Alfa Laval için, revize edilmiş G8 kurallarıyla uyum sertifikası birinci öncelik olmuştur.”

Müşteriler detaylı testler talep ediyor

Detaylı, revize edilmiş G8 kuralları, günümüzdeki sıkı U.S. Coast Guard gerekliliklerine daha da uyumlu. Başlangıçtaki G8 kurallarına göre tip onayı almış bazı sistemlerin, ilave testlere ya da değerlendirmeye tabi tutulduklarında D-2 performans standardını karşılamaması nedeniyle, bunlarda önemli değişiklikler yapıldı. Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) gibi müşteri kuruluşları, revize edilmiş G8 kurallarını ısrarla istedi ve yalnızca donanım eklemek yerine, endüstride balast su arıtması alanında yapılan çok büyük yatırımlarda istenen sonuçların alınmasını sağlamayı amaçladı.

Önceki kurallarda onaylanan balast su arıtma sistemleri 2020’ye kadar kurulmaya devam edilebileceğinden, revize edilmiş G8 uyumuna sahip bir sistemin hemen satın alınması gerekmez. Benzer şekilde, kurulumu önceden yapılmış sistemlerde yükseltme yapılması gerekmeyecektir. Yine de, revize edilmiş G8 uyumu için hazır olması sayesinde PureBallast, gemi sahiplerinin yatırımlarından en iyi sonucu alacağı, sağlam bir çözümdür.

G8 sertifikası Alfa Laval için birinci öncelik

Alfa Laval, müşterilerinin endişelerini dinledikten ve yasal gelişmeleri yakından izledikten sonra, yeni G8 rejimine göre biyolojik etkinlik testlerine erkenden başladı. Deniz suyu, tuzlu su ve tatlı su testleriyle birlikte, sonuçların su sıcaklığından bağımsızlığını onaylamaya yönelik ilave testler, 2017 yılının 3. çeyreğinde tamamlandı. Norwegian Maritime Authority adına DNV GL tarafından yapılan incelemeler ve hazırlanan raporlardan sonra Alfa Laval, 2 Şubat 2018 tarihinde, endüstrideki ilk revize edilmiş G8 sertifikası onayını aldı. PureBallast 3 donanımına yalnızca tek bir sensör eklenmişti ve güç tüketimi ya da akışında değişiklik yapılmamıştı.

Anders Lindmark şunları söyledi: “Büyük değişiklikler gerekmemesi faktörü, PureBallast teknolojisinin sağlamlığını bir kez daha kanıtlanıyor. Hem U.S. Coast Guard tip onayı hem de revize edilmiş G8 uyumuyla PureBallast 3, bütün filolar için, gelecekteki değişikliklerden etkilenmeyecek tek bir çözüm sunuyor.”

Basitçe söylemek gerekirse, revize edilmiş G8 sertifikası PureBallast 3’ün, en geniş, en zorlayıcı işletim senaryoları yelpazesinde uyumlu olmayı sağlıyor. Daha önce alınmış U.S. Coast Guard tip onayıyla birlikte, büyük ölçekli üretim kaynakları, güçlü ortaklıklar ve iyi geliştirilmiş bir servis sunumu, Alfa Laval’in balast su arıtmada güvenilir bir seçenek olduğunu kanıtlıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Xylem, Türkiye’deki faaliyet alanını güçlendirmeye devam ediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

2021’in son aylarında Türkiye’nin önde gelen pompa ve su arıtma sistemleri şirketi Anadolu Flygt’ı satın alan Xylem, kilit pazar olarak gördüğü Türkiye’deki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. WTW Analitik İş Birimi’nin Türkiye’deki yönetimini üzerine alan Xylem, 2022’nin ikinci yarısı itibarıyla WTW ürünleri için sipariş almaya başlayacak.

Dünyanın temiz su ihtiyacını sağlamada yaratıcı çözümler üreten küresel su teknolojisi şirketi Xylem, Türkiye’deki büyüme hedeflerinin bir parçası olarak 2021 yılında Anadolu Flygt’ı satın almış; geçtiğimiz ay da genel merkezini Ataşehir’e taşımıştı. Kilit pazar olarak gördüğü Türkiye’deki varlığını güçlendirmeye yönelik hamleler yapmaya devam eden şirket, şimdi de 2011 yılından bu yana bir Xylem markası olan ve Xylem Analitik İş Birimi kapsamında faaliyet gösteren WTW ürünlerinin tüm yönetimini üzerine aldı. Markanın şimdiye kadar Türkiye temsilciliğini yapan Durko ile anlaşma sağlayan şirket

, yeni dönemde WTW ürünlerinin satışlarını kendi bünyesinde gerçekleştirecek.

Su analizi konusunda lider marka

70 yılı aşkın köklü geçmişiyle bir endüstri standardı haline gelen WTW, su analizi için üstün kaliteli analitik enstrümanların tasarımı ve üretiminde lider bir konumda bulunuyor. Güçlü uygulama uzmanlığı ile marka; su, atık su, yiyecek, içecek, çevre, kimya ve ilaç sektörlerine güvenilir, fonksiyonel ve çok yönlü bir ürün yelpazesi sunuyor. Portföyünde bulunan elektro-kimyasal, fotometrik, bulanıklık ölçümlerinin yanı sıra biyolojik bozunabilirliğin belirlenmesi için sayaçlar ve ölçüm sistemleri ile su ve atık suyun ölçümü ve izlenmesi için aksesuarlar hayata geçiriyor.

“Türkiye pazarındaki varlığımızı daha da büyüteceğiz”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan WTW Gelişmekte Olan Pazarlar Analitik Yöneticisi ve Genel Müdürü Damian Roach “Durko’ya Türkiye pazarını geliştirmek için yıllarca verdiği hizmet için minnettarız. Durko’nun desteğiyle proses ve laboratuvar ürünlerimiz artık bu pazarda oldukça iyi tanınıyor. Bu yeni dönemi de satış ortaklarımıza daha fazla ürün erişimi sağlayabilmek, daha önce yapılan çalışmaları devam ettirip aynı zamanda geliştirebilmek ve genişletilmiş uygulama ve hizmet desteği sunabilmek için heyecan verici bir fırsat olarak görüyoruz. Satış ortaklarımızın desteğiyle Türkiye pazarındaki varlığımızı daha da büyütürken bu işi geliştirmek ve müşterilerimizle daha da yakın temas kurmak için atacağımız bir sonraki adımları sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Xylem Türkiye Genel Müdürü Altuğ Bilgiç

Xylem Türkiye Genel Müdürü Altuğ Bilgiç ise, “Şirketimizin Durko ile uzun yıllara dayanan bir ortaklığı bulunuyordu. Sektörümüzde değerli çalışmalar gerçekleştiren Durko, markamız WTW’nin Türkiye temsilciliğini yaparak ürünlerimizi sektörümüze tanıtmamızda büyük katkılarda bulundu. Bu vesileyle, hayata geçirdikleri başarılı çalışmalar için firmaya bir kez daha en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Artık Xylem Türkiye olarak WTW markamız için aktif bir şekilde çalışacağımız yepyeni bir döneme giriyoruz. Müşterilerimize ve iş ortaklarımıza bölgesel olarak daha fazla destek ve hizmet sunmamıza vesile olan bu gelişme için çok mutlu ve heyecanlıyız” şeklinde konuştu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Su Arıtma Şartlandırma Sistem ve Cihazları

Schaeffler’den su arıtma tesisleri için entegre durum izleme sistemi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Schaeffler, SmartCheck sensörlerine dayalı özel olarak tasarlanan durum izleme sistemi ile su arıtma tesislerindeki olası arızalara karşı güvenilir çözüm sunuyor. Tamamen PLC üzerinden entegre edilen durum izleme sistemi sayesinde müşteri, plansız sistem kesintilerini tamamen önleyebiliyor ve yüksek kaliteli içme suyunun her zaman temin edilmesini sağlıyor.

Schaeffler, Asya’da içme suyu tedarik şirketi olarak faaliyet gösteren ve günde 200 milyon litre suyu; arıtan, filtreleyen, klorlayan, yakın zamandaki genişlemenin ardından ozonlayan ve biyolojik olarak etkinleştiren bir müşterisi için tesisteki olası arızaları tamamen önleyebileceği yeni bir çözüm geliştirdi. Schaeffler’in müşterisi, bölge için güvenilir ve yüksek kalite içme suyu temininden sorumlu olduğu için ilgili tesislerin arızaya karşı korunması öncelik taşıyordu. Pompa istasyonlarındaki olası arızaları güvenilir bir şekilde önlemek için akıllı durum izleme sistemi (CMS) arayışında olan müşteri, en son su arıtma teknolojilerini kurarak tesislerini genişlettikten sonra, durum izlemesi için entegrasyonu tam sağlayabilecek yüksek performanslı bir sistem çözümü uygulamak istedi.

Schaeffler, müşterisine tesisteki olası arızaları tamamen önleyebileceği, SmartCheck sensörlerine dayalı özel olarak tasarladığı bir durum izleme sistemi sundu. Schaeffler’in sunduğu çözümde: Programlanabilir lojik kontrolör PLC ile müşteri altyapısına tamamen entegre edilen 84 SmartCheck, 15 pompa istasyonunda ilgili üniteleri izliyor. Veriler, her bir pompa istasyonunda ve ayrıca kontrol odasında ayrı ayrı görüntülenebiliyor. Sistem ayrıca alarmların tetiklenmesi ve ünitelerin acil durumda kapatılması gibi otomatikleştirilmiş rutinlerin uygulanmasına da imkan tanıyor.

Tamamen PLC üzerinden entegre edilen durum izleme sistemi sayesinde müşteri, plansız sistem kesintilerini tamamen önleyebiliyor ve bölgeye her zaman yüksek kaliteli içme suyunun temin edilmesini sağlayabiliyor. Ekipman hasarında oluşabilecek birkaç bin Euro’ya varan maliyetleri ortadan kaldırıyor. Müşteriye özel CMS, müşterinin sisteminde eksiksiz ve anlaşılması kolay bir şekilde görselleştirilen, her bir ünite için titreşim, sıcaklık ve diğer parametreler hakkında çok ayrıntılı bilgiler sağlıyor. Yüksek düzeyde ayrıntı, operasyonel güvenilirlik ve kestirimci bakım sağlamak için mükemmel bir veri temeli sağlıyor. Tüm bunlar, sahada özel titreşim teşhisi bilgisi gerekmediği anlamına geliyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna özel sektör dahil edilmelidir

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Müsilaj için başlatılan deniz temizleme seferberliği ve yapılan eylem planı yeterli değildir. Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna, özel sektör katılmalıdır. Sivil toplum, üniversite ve kamu kuruluşlarının yanı sıra, aileden, topluma, öğrenciden, öğretmene, işçiden, işverene, köylüden, çiftçiye kadar herkesin katılacağı yeşili ve maviyi koruyan ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bir, ‘Topyekun Çevre Seferberliği’ ilan edilmelidir.

Ekolojik inovasyon sistemleri geliştiren, Türkiye’de ve dünyada suyun değerine, arıtma sistemlerinin önemine dikkat çeken Sosyal Girişimci Çevre ve Arıtma Teknolojileri Planettek’in Kurucusu Hürriyet Necdet Aydoğan, topyekun çevre seferberliği ilan edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul’da her gün, fabrika kimyasal atıklarından dolayı farklı renklere bürünen dereler ile karşılaşıldığını hatırlatan Aydoğan şöyle konuştu: ‘Ülkemizde son yıllarda ‘Sıfır Atık’ çalışmaları başlatılmıştır. Umut verici bu politikadır fakat ‘su’ bu uygulamaların neresindedir? Su, geri dönüşümü mutlaka yapılması gereken en önemli doğal kaynaktır. Son bir ayın sıcak gündem konusu ‘Deniz Salyası’ bize, tehlikenin kapıda değil, evimizin içinde olduğunu gösterdi. Bu yüzden, artık zihinlerde, davranışlarda ve yapılacak eylemlerde, atılacak adımların köklü değişiklikler yaratması gerekir. Bu köklü değişiklikleri gerçekleştirmek için ‘seferberlik’ ilan edilmelidir. Su kanalizasyon idarelerinin bir kısmı atık su arıtma projeleri adı altında doğaya, denizlere atık deşarj ediyor. İşletmeler yönetmelik gereği arıtma sistemleri koysa bile ne yazık ki hantal, enerji israfı yapan arıtmaları göstermelik kullanıyor.  Pek çok işletme ‘arıtma’ adı altında mekanik ön arıtma yapıyor. Bu sayede tuvalete atılmaması gereken naylon poşet, çocuk bezi, ıslak mendil gibi suda çözülmeyen maddeleri filtre eden sistemleri, arıtma olarak değerlendiremeyiz’ dedi.

‘Verimi düşük ve hantal teknolojiler kullanmak sürdürülebilir seçenek değildir’

Ülkemizde atık su arıtma tesislerinin önemli bir bölümünün, enerji tüketimlerinin yüksek olması nedeniyle kısmen ya da hiç çalıştırılmadığına dikkat çekti. Enerjinin ithal edildiği bir ortamda verimi düşük ve hantal teknolojiler kullanmanın sürdürülebilir seçenek olmadığını söyleyerek, su geri dönüşümü ve arıtma sistemleri ile ilgili karşılaştığı olumsuz uygulamalar hakkında örnekler verdi. Hürriyet Necdet Aydoğan, ‘İşletmelerin yanı sıra konut siteleri kendi atık su arıtma tesislerini yapmakla sorumludur. Örneğin, İstanbul Zekeriyaköy’ün büyük bölümünde atık su arıtma altyapısı yoktur. Atık suyu ve lağımı Zekeriyaköy deresine ya da Karadeniz’e veriyorlar. Konunun farklı bir boyutu ise ihracatın lokomotif sektörlerinden tekstil üretimini teşvik amacıyla hala bazı belediyelerin sanayicilere bedelsiz yeraltı/kuyu sularını sınırsız kullanma izni vermesi nedeniyle yaşanıyor. Çünkü işletmeler bedava aldıkları su için çözüm üretmeyi tercih etmiyorlar. Dünyanın en büyük mağazalarında satılacak ürünleri, ülkemizde birkaç dolara üretebilmek için tüketilen su miktarı, bir t-shirt için 2500 Litre, Jean pantolon için ise 10.000 Litre (10 ton)’olduğunu söyledi.

‘Biyolojik arıtma geri dönüşüm için çok önemli bir sistemdir’

Büyükşehirde yaşayan herkesin sorumluluğuna dikkat çeken ve çevre duyarlılığına davet eden Aydoğan çözüm önerileri sundu; ‘Büyükşehirlerde farklı arıtma uygulamaları yapılmaktadır. Denize verilen organik kirliliklerin kimyasal kirliliklerden daha masum olduğu, sonuçta organik kirliliklerin deniz canlıları tarafından tüketildiği düşünülür. Oysa Marmara Denizi bu şekilde adeta boğulmuştur. Derin deşarj olarak kullanılan yöntem, kapalı denizlerde kullanılmamalıdır. Bakterilerin bulunduğu dışkı ve idrar nehirlere, oradan da tarlalara ya da denizlere ulaşır. Biyolojik arıtmada bakteriler devreye girer ve organik kirlilik %90-95 oranında giderilir. Deşarj edildiği su ortamındaki oksijeni tüketen azot ve fosfor da kaynaklarına verilecek arıtılmış suların mutlaka ileri biyolojik arıtmadan geçirilmesi gerekir. Ama önce belediyeler, yerel yönetimler ve devlet, gereken adımları atmalıdır. Su hatlarındaki çatlak ve kırıklardan %20-50 oranındaki su kaybını derhal durdurmalıdır. Atıksu arıtma tesisleri en düşük işletme maliyeti, en az enerji tüketen, sürdürülebilir teknolojilerle kurulmalıdır. Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna, özel sektör katılmalıdır. Sivil toplum, üniversite ve kamu kuruluşlarının yanı sıra, aileden, topluma, öğrenciden, öğretmene, işçiden, işverene, köylüden, çiftçiye kadar herkesin katılacağı yeşili ve maviyi koruyan ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bir, ‘Topyekun Çevre Seferberliği’ ilan edilmelidir.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com