Connect with us

Pompalar

Pompa seçimi nasıl yapılır?

Yayın Tarihi:

on

Pompa tipinin seçiminde bilinmesi gereken çalışma şartlarının değişkenleri başlıca şunlardır: Debi (Q) ve çalışma noktasında istenilen basma yüksekliği (H) değerleridir. Pompanın büyüklüğü ve devri, pompa seçim eğrilerinden belirlenir. Seçilen pompanın verim, pompa motorunun gücü ve HPSH değerleri gibi diğer parametreleri de pompa performans eğrilerinden okunur.

 

1- Pompadebisi: Q ile gösterilir, birim zamanda pompadan geçen sıvının hacmidir. Yaygın olarak [m3/h] ve[lt/sn] birimleri kullanılır.

2- Pompa basmayüksekliğ i: H ile gösterilir, pompa tarafındanakışı sağlanmak istenilen sıvıya verilen faydalıkinetik enerjidir. Yaygın olarak [m] birimi kullanılır.

3- Sisteminbasma yüksekliği: sistemin basma yüksekliği Haş ağıdaki gibi belirlenir:

H=h+TDP+ PA  formülü ile bulunur.

h-basılacak sıvının serbest sıvı yüzeyi ile basıldığı yer arasındaki statik yükseklik farkıdır.

TDP-tüm basınç kayıplarının toplamıdır. Bu toplam basınç farkı emiş  ve basma hattındaki

borulardaki sürtünme kayıpları, tüm vana, armatür ve fittingslerin sürtünme kayı plarından oluşur.

PA  – akma basıncı , basma hattının sonunda sıvının vana, armatür veya borudan akış  basıncıdır.

Her hattın pompanın Q-H grafiği üzerinde kendine özel bir sistem eğrisi vardır. Her pompanın optimum çalışma noktası sistem eğrisi ile pompa karakteristik eğrisi olan Q-H eğrisinin kesişme noktasıdır. Genellikle pompa devir sayısının, fan çapının veya sistemin karakteristiğinin değiştirilmesiyle çalışma noktası değişebilir. Sistemin karakteristik eğrisinin değiştirilmesi şu yöntemlerle yapılır. Eğer basılan sıvı viskozitesi su veya benzeri değerde ise sistemin karakteristiğini değiştirmenin pratik yolu boru hattının basınç kayıplarını artırmak veya azaltmaktır. Bu boru çapını değiştirerek veya vanayı açıp kapatma şeklinde olur. Diğer bir yolu ise statik kısmının değiştirilmesidir. Bu basma hattının basıncı veya su seviyesinin artırılması veya azaltılması şeklinde olur.

Pompa karakteristik eğrisinin değiştirilmesi ise şu eşitliklerdeki değişkenlerin fonksiyonudur. Pompanın çarkının çapı, debisi ve basma yüksekliği arasındaki matematiksel bağlantı şöyledir:

[D2/D1]2 = Q2/Q1 = H2 / H1

D-  burada pompanın çark çapını göstermektedir. Ayrıca pompayı tahrik eden motorun devir sayısı da değiştirilerek pompanın karakteristik eğrisi değiştirilebilir.

n 2 / n 1= Q2/Q1 [n2/n1]2 = H2 / H1 [n2/n1]3 = P2 / P1

Viskozitesi ve yoğunluğu sudan farklı olan akışkanların kullanıldığı sistemlerde pompanı seçiminde bu durum dikkate alınmalıdır. Bu gibi durumlarda hem sistemin karakteristiği hem de performans değerlerinde sapmalar olur. Pompalanan akışkanın viskozitesi arttığında pompanın bu akışkan için debi, basma yüksekliği, verimi düşer, ihtiyaç duyulan motor gücü artar. Pompa sisteminin kurulmasında pompanın emniyetle çalışabilmesinin en önemli karakteristiklerden biri de emiş koşullarıdır. Pompanın çalışma şartları pompa içerisinde kavitasyona sebep olmamalıdır. Pompalarda net pozitif emme basıncı diye adlandırılan NSPH değeri bir pompanın öngörülen işletme değerinde kavitasyonsuz ve verimli bir şekilde çalışabilmesi için, pompanın emiş ağzında var olması gereken nominal su basıncını ifade eder. Kavitasyon akışkanın çalışma sıcaklığındaki buharlaşma basıncı ile ilgilidir. Akışkanın pompa emişinde buharlaşmaması için gerekli olan asgari basınç akışkanın sıcaklığı ile birlikte artmaktadır.

15oC deki suyun buharlaşmaması için pompanın emişinde varolması gereken asgari basınç Pd= 0,01704 bar yani yaklaşık 0,17 metre iken 60oC deki suyun buharlaşmaması için gereken asgari basınç Pd= 0,19920 bar yani yaklaşık 2 metreye yükselmektedir. Pompa performans eğrilerinin alt kısımlarında gösterilen pompanın HSPH karakteristiğidir. Problemsiz çalışma için bu değer mevcut NSPH değerinden küçük olmalıdır.

NPSHmevcut > NPSHpompa

Atmosfere açık tanklı uygulamalarda atmosfer basıncının yaklaşık 9,5 mSS olduğu varsayılırsa, sistemin mevcut NPSH değeri şöyle hesaplanır.

NPSHmevcut =9,5-( DPe + he + Pd )

Bu formülde DPe emiş hattı basınç kayıpları toplamı, he emiş derinliği ve Pd akışkanın buharlaşma basıncı yerlerine konularak bulunur.

Pompanı motor gücünün doğru olarak seçilmesi de önemlidir. Motor gücünün doğru olarak seçiminde şu formülden faydalanılır:

P=[(Q x H x p ) / ( 367 x n )] x femniyet

Pompanın işletim noktasındaki debisi Q[m3/h], basma yüksekliği H[metre], akışkanın yoğunluğu p[kg/dm3] birimleriyle ve pompa verimi n ise ilgili pompa eğrisinden alınarak formülde yerine konulduğunda , gerekli olan asgari motor gücü P[kW] olarak bulunur. Kullanılan akışkan su olduğunda p=1[kg/dm3] kabul edilerek dikkate alınmaz.

Emniyet faktörü ise kullanılacak motorun nominal gücüne aşağıda verilen oranlarda emniyet payı eklemekle bulunur.

P <= 1,5 kW  lı k mil gücü için femniyet =1,15 tir.

P <= 15 kW  lı k mil gücü için femniyet =1,1 dir.

P > 15 kW  lı k mil gücü için femniyet =1,05 tir

Şekil 1

ÖRNEK :Şekilde görüldüğü gibi pompa seviyesinden 40 mSS kot farkı ve 610 metre mesafede bulunan bir sulama havuzuna Q = 75 m3/h basabilecek pompanın seçimini yapınız.

ÇÖZÜM :BU POMPANIN SEÇİMİNDE Q = 75 m3/h ve 40 mSS kapasiteli pompayı, pompa kataloğundan seçer ve montajını yaparsak, bu pompanın iş görmediğini acı bir tecrübe olarak görürüz.

Pompa seçiminde emiş  klepesi, emiş  borusu, dirsek, basma hattındaki çek valf, vana, dirsekler, TE ler ve hat boyunca borularda meydana gelecek direnç kayı plarınında hesaplanması  gerekir.

SİSTEM TOPLAM MANOMETRİK BASMA YÜKSEKLİĞİNİN HESABI (Hm)

Hm  = Hg  + hke  + hkb

a – (Hg) nin hesaplanması

Hg = hsb + hse = 40 + 5 = 45 mSS  i Hg = 45 mSS

b – (hke ) Emiş borusundaki direnç kayıpları

5″ Emiş tarafı toplam boru boyu 6m + 2m ………………………………………8 m (Şekil 1 den)

5″ Emiş klepesi eşdeğer düz boru boyu 1 adet x 10m ……………………….10 m (Şekil 1 tablodan)

5″ Standart dirsek eş değer düz boru boyu 1 adet x 4,5m ………………….+ 4,5 m

Emiş tarafı toplam eş değer düz boru boyu …………………………………….22,5 m (Şekil 1 tablodan)

hke  = 22,5 x ( 75 m3 /h – 5″ boruda sürtünme kaybı ) = 22,5 x        3,468

100

hke = 0,780mSS

c- (hkb ) basınç borusundaki direnç kayıpları

4″ basınç tarafı toplam boru boyu 10m + 600m …………………………………..610 m (Şekil 1 den)

4″ Çek valf eş değer düz boru boy ve eş değeri 1 adet x 8m ……………………8 m (Şekil 1tablodan)

4″ Standart dirsek eş değer düz boru boyu eş değeri 3 adet x 3,5m ………..10,5 m (Şekil 1 tablodan)

4″ Sürgülü vana eş değer düz boru boyu eş değeri 1 adet x 0,75m ……+ .. 0,75m

Basınç tarafı toplam eş değer düz boru boyu ……………………………………..629,25m (Şekil 1 tablodan)

hkb  = 629,25 x ( 75 m3 /h – 4″ boruda sürtünme kaybı ) = 629,5 x   9,892

100

hkb = 62.25mSS

d – Hm = Hg + hke + hkb            Hm=108,03 mSS

Seçilecek pompa

Q75m3/saat    H= 108,03mSS

KAYNAK: http://www.kumetek.com/Turkish/destek/pompasecimi.htm

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Pompalar

Dünyanın ilk yapay zekâlı pompası Wilo Stratos MAXO

Yayın Tarihi:

on

Teknolojideki öncülüğüyle dünyada pompa endüstrisine liderlik yapan Wilo, yeni ürünü Stratos MAXO ile akıllı pompa dönemini başlattı. Sistem verimliliği, enerji tasarrufu ve kullanım kolaylığı açısından çığır açan Stratos MAXO, en karmaşık sistemler için bile kolay ve kullanışlı çözümler sunuyor.

Yenilikçi ürünleriyle suya en hızlı ve en verimli şekilde yön veren Wilo, 150 yıllık teknoloji deneyimiyle pompa sistemleri sektörüne öncülük yapıyor. Bina teknolojilerinden, altyapı uygulamalarına ve endüstriyel uygulamalara kadar farklı alanlarda uzman bir marka olarak hizmet veren Wilo, bugüne kadar hayatı kolaylaştıran pek çok “ilk”i gerçekleştirdi.

İlk sirkülasyon pompasını icat eden Wilo, içinde bulunduğumuz dijital çağda dünyanın ilk akıllı pompasını geliştirdi. Wilo’nun geliştirdiği ilk yapay zekâlı pompa olan Stratos MAXO, sektördeki rekabetin çıtasını yükseltiyor.

Stratos MAXO, şu özellikleriyle fark yaratarak hayatı kolaylaştırıyor:

  • Öğrenme yeteneğine sahip Stratos MAXO, “Dynamic Adapt Plus” özelliği ile sistemi her 24 saatte bir analiz ediyor ve veri girişine gerek kalmadan en verimli çalışma noktasını kendi öğreniyor.
  • “Multi-Flow Adaptation” özelliği sayesinde; primer devre pompaları, Wilo-Net ile işletme verilerini alarak sekonder devre pompalarının debi ihtiyacına göre çalışmasını belirliyor.
  • Bina otomasyonuyla ve farklı mahallerdeki pompalar ile iletişim halinde kalarak sistem verimliliğini maksimize ediyor.
  • Akıllı telefonlar ve tabletler ile herhangi bir adaptör olmadan pompa verilerine kolayca ulaşmayı sağlıyor.

Wilo Stratos MAXO’nun detaylı teknik özellikleri

Stratos MAXO; “dynamic adapt plus”, “multi-flow adaptasyonu”, “sabit debi”, “T-sabit” ve “ΔT- sabit” olmak üzere beş yeni kontrol fonksiyonuna sahip.

Stratos MAXO; “dynamic adapt plus” özelliği sayesinde; pompa içerisindeki sıcaklık ve akış sensörlerini kullanarak 24 saatlik periyotlarla akışı analiz ediyor. Pompa, sisteme çalışma noktası set edilmeden gerçek çalışma noktasını bulabiliyor. Sürekli olarak sistemi izlemesi ve sistemdeki değişime göre kendi performansını ayarlaması Stratos MAXO’nun en önemli özelliklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Multi-flow adaptasyonu ile primer devre pompası, tüm sekonder devre pompaları ile iletişim halinde çalışıyor. Primer pompa, işletme verilerini ve sekonder devre pompaların ihtiyacını, Wilo – Net üzerinden algılayarak sekonder tarafın debisi dahil toplam debiyi sağlıyor.

Sabit debi fonksiyonu ile ısıtma ve soğutma proseslerinde debi, kapasitelere uygun olarak karşılanarak, kullanıcıyı pahalı ve verimsiz kontrol vanaları ihtiyacından kurtarıyor. Ayrıca pompa debisi maksimum ve minimum aralıkta sınırlandırılabiliyor. Bu sayede sistemin hidrolik dengesizlik riski azalırken, ihtiyaç değiştiğinde harici ekipmanlara gerek duyulmuyor.

Pompa ömrünü uzatan özellikler

Sistemdeki tüm vanalar kapalı olduğunda, ürün sisteme adapte olabilmek için minimum akışa ulaşana kadar pompa motoru duruyor. Her 5 dakikada bir, birkaç saniye pompa yeniden çalışıyor; pompa içinde bulunan akış kontrol sensörü ile akış kontrol ediliyor. Bu şekilde bekleme modundayken enerji tüketimi 1 w/s’den daha küçük oranda gerçekleşiyor. Bu sayede elektrik tasarrufu sağlanırken, pompanın aşırı ısınması önleniyor ve pompa ömrü uzuyor.

Yüzde 80’e varan elektrik tasarrufu

Stratos MAXO’da, ΔT- sabit sıcaklık kontrolü ile primer ve sekonder devre arasındaki sıcaklık farkını sabit tutacak şekilde primer pompanın devrini ayarlaması sağlanıyor. Bu sayede primer pompa, sekonder pompanın ihtiyacı kadar çalışarak yüzde 80’e kadar elektrik tasarrufu sağlıyor.

Hızlı ve kolay montaj için geniş elektronik gövdesi, çalışma ve ayar için 4,2” led ekranı, kataforez kaplamalı gövde ve rakor/ flanş bağlantı seçeneği, Wilo-Connector ve yeşil düğme teknolojisi ile kolay kurulum, tek kablolu kolay bağlantı, klemens kutusuna erişim için çıkarılabilir kontrol paneli, ısı kaybını azaltmak için izolasyon ceketi ve EC motor sayesinde yüksek performans, Stratos MAXO’nun dizaynında dikkat çeken diğer özellikleri arasında yer alıyor.

Akıllı mobil cihazlarla uzaktan erişim kolaylığı

Akıllı telefonlar ya da tabletlerle herhangi bir adaptör olmadan direkt bluetooth arayüz bağlantısı ile Stratos MAXO’nun işletme bilgilerine erişilebiliyor. Uzaktan erişim kolaylığı ile pompa üzerinde açma, kapama gibi işlemler yapılabilirken, pompaların eş yaşlanma prensibinde çalışması da görülüyor. Bu şekilde çalışma modu konfigürasyonu, özellikle de erişilmesi zor pompalar için çok faydalı bir özellik olarak dikkat çekiyor.

Entegre frekans konvertörlü, yüksek verimli Wilo-Stratos MAXO ürün grubu, sirkülasyon sistemlerindeki ısıtma, soğutma, güneş enerjisi, jeotermal enerji ve domestik sıcak su uygulamalarında fark yaratmaya hazırlanıyor.

Wilo-Stratos MAXO ailesinin üyeleri; Stratos MAXO, Stratos MAXO-D ve Stratos MAXO-Z, yapay zekâ, tasarım ve kullanım kolaylığı sağlayan özellikleriyle bina otomasyonuyla iletişimin gerekli olduğu uygulamalarda akla gelecek ilk pompa grubu olma iddiasını taşıyor.

Devamını Oku

Pompalar

Standart Pompa, Yeşilyurt Demir Çelik’i ağırladı

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin ilk 500 kuruluşu arasında daima üst sıralarda yer alan Yeşilyurt Demir Çelik’in çalışanları, 7-8 Mart tarihleri arasında Standart Pompa’nın fabrikasını ziyaret etti. Gelen konuklara Standart Akademi kapsamında “Teknik Pompa ve Tesisat” eğitimi verildi ve ayrıca montaj ve demontaj atölyesi gerçekleştirildi.  Yararlı paylaşımlara sahne olan ziyarette, demir çelik  tesislerinde karşılaşılan problemler dinlendi ve etkin çözümler üretildi.

Bilindiği gibi demir-çelik endüstrisinde, yoğun şekilde endüstriyel pompa kullanılıyor. Türkiye’nin ilk %100 yerli pompa üreticisi olan Standart Pompa, ihtiyaca özel çözümler, enerji verimliliği, zor koşullara dayanım, hızlı servis ve yedek parça temini gibi endüstrinin büyük önem verdiği kriterleri daima yerine getirerek güvenilir bir iş ortağı olarak hizmet veriyor.

Devamını Oku

Pompalar

Kavitasyon testi

Yayın Tarihi:

on

Laboratuvar ortamında kavitasyon altındaki çeşitli malzemelerin uğradıkları erozyon oranını ölçmek için farklı test cihazları ve metotları geliştirilmiştir. Kavitasyon testinde genellikle akışın içine yerleştirilen şekiller, hızın ve malzemenin erozyon üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılır. Test ortamının ince bir delikten yüksek basınç farkı ile genişlediği jet aparatının kullanımı buna örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer örnek ise buhar türbinlerinde meydana gelen su damlası erozyonu kavitasyon ile aynı hasara neden olmaktadır. Bu sebeple su damlası erozyonu cihazlarıyla yapılan testler de kullanılabilir.

Laboratuvar ortamında yapılan testlerin iki dezavantajı vardır:

Kavitasyon koşulları santrifüj pompalardaki akıştan temel olarak farklıdır. Hidrodinamik kavitasyon yoğunluğu bilinmiyor ve elde edilen sonuçlar büyük belirsizlikler barındırmaktadır.

Kısa test süreleri elde etmek için, genellikle pompalarda önemli ölçüde daha büyük olan kavitasyon yoğunlukları kullanılır. Bu nedenle testler gelişmiş erozyon için geçerlidir ve hasar mekanizmasının yorulma sürecine benzediği erozyon başlangıcına yakın işlemler için geçerli değildir. Bununla birlikte, malzemenin ya da sıvı özelliklerinin, malzeme ya da korozyon faktörleri biçiminde gelişmiş kavitasyon üzerindeki etkisinin belirlenmesi isteniyorsa, bu tür test cihazları, bu tür testlerin pompalar üzerinde gerçekleştirilmesinin olası maliyetleri nedeniyle tek uygun seçeneği temsil eder.

Elektrokimyasal ölçümler yoluyla kavitasyon erozyonunu tespit etmek ve ölçmek için girişimlerde bulunulmuştur. Proses, çelikler üzerindeki pasivasyon katmanlarının kabarcık patlaması ile yok edilmesine ve daha fazla yerel korozyon oluşmasına dayanmaktadır. Test sonucunda aşındırıcı numune ve referans elektrot arasındaki potansiyel fark kaydedilir. Bu fark erozyon yoğunluğunun ölçüsüdür.

Balonlar sünek bir malzeme üzerinde yeterli yoğunlukta patlarsa, malzemenin maruz kalmasının ilk aşamasında plastik deformasyon nedeniyle oyuklaşma gözlenir. Kabarcıkların boyutuna ve malzemeye bağlı olarak, oyuk çapları 10 ila 50 μm arasındadır. Çukurların sayısı ve ebadı kavitasyon yoğunluğu için bir ölçü olarak kabul edilir. Her bir durumda talep edilecek önemli test maliyetleri, geniş endüstriyel uygulamalarını engellemektedir.

Yukarıda açıklanan cihazlarla yapılan testlere yapılan önemli çabalara rağmen, endüstriyel uygulamada yeterince genel, doğru ve basit olacak olan çark hasarı tahmini için hiçbir yöntem geliştirilmemiştir. Bunun sebebi kavitasyon erozyonu, 3 boyutlu iki fazlı akış, termodinamik etkiler ve mikro aralıktaki malzeme reaksiyonları ile karmaşık bir yapıya sahip olmasıdır. Basit test cihazlarında teorik yaklaşımlar ve erozyon testleri ile pompalara veya diğer makinelere aktarılabilecek genel olarak geçerli çözümler elde etmek mümkün değildir. Bunun nedeni, dönen çark içindeki akış ve basınç dağılımının, dönen diskler veya sabit kanallar veya hava folyoları ile yeniden üretilememesidir.

Santrifüj pompalardaki kavitasyon erozyonunu kesin olarak bilimsel bir şekilde tahmin etmek amacıyla tanımlamaya çalışırken, aşağıdaki etkiler genel olarak uygulanabilir bir formda analitik, sayısal veya deneysel olarak yakalanmalıdır:

Giriş akışı; Rulmanlar arası çalışan pompaların emiş gövdeleri pompa çarkına tek tip olmayan 3 boyutlu akışlar üretir. Sonuç olarak görülme sıklığı, kavitasyon uzunluğu ve kabarcık hacmi çevreye göre değişir.

Kısmi yük devirdaimini dikkate alarak çark akışı, yerel hız ve kanatlarda basınç dağılımı ile karakterize edilir. Buhar kabarcıklarının gelişimi ve büyümesi, yerel statik basıncın buhar basıncına düştüğü bölgedeki çekirdeklerin dinamik karakteristikleri ile belirlenir. Gaz içeriği ve termodinamik sıvı özellikleri kabarcık büyümesini etkiler. Sıradaki boşluk, kanadın etrafındaki akışla etkileşime girer. Tamamen farklı kavitasyon biçimleri bulunabilir

Statik basıncın buhar basıncını aştığı bölgelere girişte baloncukların patlaması, malzeme için yük spektrumunu temsil eden hidrodinamik kavitasyon yoğunluğunu oluşturur. Aslında, büyüme ve patlama bölgeleri, boşluk salındığından dolayı ayrılamaz. Yoğunlaşamayan gazların içeriği ve termodinamik işlemler, patlama olayını ve dolayısıyla hidrodinamik kavitasyon yoğunluğunu etkiler.

Yukarıda bahsedilen karmaşık fiziksel ilişkileri analitik olarak, sayısal olarak ve deneysel olarak yeterince genel bir şekilde açıklama olasılığı çok azdır. Türbülanslı tek fazlı veya iki fazlı akışlarda basınç kaybı ve ısı transferi gibi nispeten daha basit işlemlerin bile neredeyse yalnızca ampirik korelasyonlar kullanılarak hesaplandığını düşünülecek olursa ampirik korelasyonlar endüstriyel uygulamada kavitasyon hasarı tahmini için uygulanabilir tek alternatiftir.

Ampirik yöntemlere başvurulurken, mümkün olan en fazla sayıda test sonucu, fiziksel fonksiyonlarla fiziksel olarak ilgili benzerlik parametreleriyle ilişkilendirilir. Bu şekilde, tanımlanmış geometrilere ve akış koşullarına sahip mevcut testler diğer konfigürasyonlara aktarılabilir. Ampirik korelasyonların dağılması süreçle ilgili fiziksel parametrelerin sayısı ile ilişkilidir. Basit iki fazlı akışların ampirik korelasyonları ±%100’den daha fazla belirsizliklerden etkilenebildiğinden, kavitasyon erozyonunun son derece karmaşık fenomeniyle daha da büyük bir saçılma kabul edilmelidir.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com