Connect with us

Pompalar

  Dalgıç Pompa Sistemlerinin değişim veya onarımında karar süreci

Yayın Tarihi:

on

   Cüneyt BULCA

Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Ürün Müdürü – Su Basınçlandırma Sistem ve Ürünleri

cuneyt.bulca@alarko-carrier.com.tr

 

ÖZET :

Dalgıç pompa sitemlerinde göstergeler ve kontrol cihazları arıza sinyali göstermeye başladıklarında, ikisi de birbirinden zor olan iki seçenek söz konusu olur. Onarmalı mı yoksa değiştirmeli miyiz?

Bazen arızaya yol açabilecek bir durum söz konusu iken hata sinyalleri çok net olmayabilir. Gürültülü ve titreşimli su çıkışı, düzenli olmayan dalgalı bir motor akımı, basılan suyun içerisinde aşırı köpük (Hava + Su karışımı), pompaların çok fazla dur-kalk yapması… Bunların tamamı verimsiz bir dalgıç pompa sistemi söz konusu olduğuna işaret etmektedir. Hata sinyalleri karışık ve fazlaysa, değişim ve onarım arasında karar vermek çok zor olabilir.

Bu durumda en cazip ve kestirme yolun pompaların onarılarak yeniden çalışır duruma getirilmesi olduğu düşünülebilir. Bu onarım operasyonu her ne kadar daha az masraflı görünüyor olsa da, çok büyük enerji ve para kaybına yol açabilecektir. Onarmak veya değiştirmek… Bunlardan birini seçtikten sonra tek bir şey gerçek olacak; o da istenen verimin ve parasını ödediğiniz fayda ve beklentinin elde edilebilmesi için profesyonel bir desteğe ihtiyacınız. Bu makalenin doğru karar almanızda işinize yarayacağı ümidiyle.

 

ABSTRACT :

 

It’s a common dilemma in any submersible pump application when submersible pump system monitors and control appliance begin to show warning signals. Should we repair or replace them?

Sometime, warning signals is not so clear that your submersible pump system is in fault. Noisy and vibratory discharge of water, unevenly current, excessive foam (Water + Air mixture) in discharge water, or frequent cycling on and off – All of this may indicate an inefficient submersible pump system. If warning signals is not so clear and mixed, determining can be difficult between replace or repair operation.

 

It’s tempting to go to quick route and pay for repairs to get it up and running again. That fixing operation may seem the least expensive route now, but it may cause big energy and money lose. Repair or replace . After your decision one thing will be certain: You will definitely need professional support for the getting efficiency and delivers all the benefits you expect and paid for. Hope this article may help you for getting true decisions.

1.0 GİRİŞ :

 

Hızlı nüfus artışı, endüstriyel gelişim, tarımsal faaliyetler ve kentleşme kullanılabilir suya olan gereksinimi arttırmıştır. Yüzey sularındaki azalma ve kirlenme nedeniyle suya olan gereksinim, yeraltı sularının özelliklede kurak ve yarı kurak bölgelerde daha fazla olmak üzere kullanılmasıyla giderilmeye çalışılmaktadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha çok tercih edilen metot olmasıyla birlikte diğer bölgelerde de miktar ve kalitesindeki değişimin düşük olması, yüzey sularının değerlendirilmesi için gereken yatırımların yüksek olması nedenleriyle sıklıkla tercih edilmektedir. Kısacası çok değişik bölgelerde ve çok farklı amaçlar için yeraltı suyu kullanımı söz konusu olmaktadır. Yeraltı sularından en ekonomik ve verimli bir şekilde istifade edilmesini sağlayan ve en çok tercih edilen metot dalgıç pompa kullanımıdır. Dolayısıyla benzer özellik ve kapasitedeki dalgıç pompaların farklı iklimsel değişiklikler gösteren bölgelerde kullanımı söz konusudur.

 

Dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri dalgıç pompaların içerisinde bulundukları ortam şartlarına uygunluğudur. Çünkü ortam şartlarında meydana gelen her değişim dalgıç pompaları olumlu veya olumsuz mutlaka etkileyecektir. Bu değişim kullanıcılar tarafından belirli bir amaç doğrultusunda kontrollü olarak yapılabildiği gibi, yeraltında zaman içerisinde meydana gelen ve bizlerin kontrol edemeyeceği değişimlerle de oluşabilir. Burada odaklanılması gereken konu bizlerin kontrolü dışında meydana gelen değişimler ve bu değişimler sonucu dalgıç pompa parametrelerinde oluşan kötüleşmelerdir. Zamanında tespit edilemeyen ve gerekli önlem alınmayan durumlarda dalgıç pompamızı ya da dalgıç pompa ile birlikte sondaj kuyumuzu da kaybedebiliriz.

 

Yerin onlarca hatta bir çok bölgemizde yüzlerce metre altına montajı yapılan dalgıç pompaların arıza durumlarında onarım amaçlı demontajı, açık arazi şartları, il/ilçe merkezlerine olan uzaklıklar, pompa + kolon boruları ağırlıkları dikkate alındığında oldukça zor ve külfetli bir operasyondur. Özellikle bu tür arızaların tarımsal sulama sezonunda su temini esnasında veya içme suyu temini esasında meydana geldiğinde, külfet aciliyete bağlı olarak her iki taraf içinde çok daha büyük olmaktadır. Bu durumda yapılması gereken arıza oluşmadan gerekli tedbirlerin alınması amacıyla dalgıç pompayla ilgili parametrelerin düzenli olarak izlenmesi ve ön bakım sistematiğinin kurulmasıdır.

 

2.0 İDEAL SİSTEM:

 

Potansiyel arıza sinyalleri, olası etkileri ve çözüm önerilerinden bahsetmeden önce ideal bir dalgıç pompa sisteminde hangi elemanların olduğuna bir bakalım. Sistemi oluşturan parçaları tanıdıkça kontrol ve izleme amaçlı nasıl kullanılacaklarını daha iyi anlayabileceğiz.

 

 

İdeal Dalgıç Pompa Sistem Şeması

 

 

Bu sistemde izleme yapabileceğimiz en önemli parçalar sırasıyla Enerji Panosu Göstergeleri (Voltmetre, Ampermetre, Watt Metre vb.), Monometre (Basınç mSS/bar), mevcutsa debimetre (m3/h yada l/sn.), Sıvı Seviye Rölesi, Basma Borusu Çıkış Ağzı, uyarı-ikaz lambaları olup, kontrol amaçlı kullanılacak parçalar ise Enerji Panosu üzerinde bulunan anahtarlar, termik role vb., Vana ve Çekvalftir.

 

Yerin yüzlerce metre altında çalışan dalgıç pompalarda arıza teşhisinin doğru koyulabilmesi için bir çok parametrenin kesinlikle birlikte yorumlanması gerekmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki hiçbir parametre tek başına sonuca dönük net bir bilgi vermeyecektir. Pompa yeryüzüne çıkarıldıktan sonra yapılacak inceleme sonrası arıza nedeni ve hasarın boyutu kesin olarak saptanabilse de, ana hedef yukarıda anlatılan külfet gerçekleşmeden pompa daha kuyu içerisindeyken hata parametrelerinin doğru okunup değerlendirilmesiyle doğru bir teşhis koyabilmek olmalıdır. Bu biraz da bu sektörde uzun yıllardır çalışıyor olmakla yani sektörel tecrübeye sahip olmakla ilişkilidir.

 

Dalgıç pompalar şekil-2 de gösterildiği gibi bir çok faktörle doğrudan etkileşim halindedir. Bu faktörlerden biri veya birkaçı hatalı olduğunda dalgıç pompalar arızalanmadan önce kontrol cihazlarında izlenebilen hata sinyalleri üretirler. Bu gibi durumlarda pompa izlenmiyor ve gerekli önlem alınmıyorsa arıza kaçınılmaz olacaktır.

 

Dalgıç Pompa Sistemi Etkileşim Şeması (Etkileşim Faktörleri)

 

 

2.1 ÖRNEK VAKA İLE ARIZA ANALİZİ ve DOĞRU ONARIM/DEĞİŞİM KARARI:

 

Onarmalı mı yoksa değiştirmeli miyiz sorusuna verilecek cevabın aslında ne kadar karışık ve zorlu bir sürecin ardında olduğunu anlatması açısından, 2002-2007 yılları arasında Çerkezköy’de yaşanan kayda değer miktarda dalgıç pompa arızası sonrası sıklıkla muhatap olduğum bu soruya gerçek bir vakayı analizi ile birlikte cevap arayacağız.

 

Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy, Trakya Ergene Havzası üzerinde bulunmakta ve bu bölgede bulunan yeraltı suyu kuyuları serbest akiferden(*) beslenmektedir. Şekil-4’ten görüleceği üzere Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait 49869 numaralı rasat(gözlem) kuyusu Çerkezköy’e en yakın ve yeraltı su seviyeleriyle ilgili net bilgi alabileceğimiz kuyudur. Bu kuyudaki yıllara bağlı değişim bize bölgedeki yeraltı suyu seviyelerindeki durumu/değişimi gösterecektir.

 

Türkiye’deki 25 Nehir havzası ve çalışma alanı.

 

(*) Serbest Akifer: Yeraltı suyu bulunduran katmanın (Akifer), geçirimsiz iki tabaka arasında bulunmadığı, yeraltı suyunun akifer özelliğine bağlı serbest aktığı akiferler.

 

Ergene Havzası Alt Havza ve Rasat Kuyuları

 

Çerkezköy bölgesinde sorun yaşandığı 2002 -2007 yılları arasında su kuyuları 200-250 m civarında açılmaktaydı. (Bugün 250-300 m arasında bir derinlikte açılmaktadır.) 2002 yılında bu kuyularda Statik Su Seviyesi (**) 73 m, Dinamik Su Seviyesi(***) 103 m civarındaydı. Bu kuyularda çalışan Alarko AL 8075/10 Al-8 45 kW tipi pompalarımız bölgede faaliyet gösteren fabrikalarda proses suyu temini amaçlı kullanılmaktaydı. 2006 yılında pompalarımızda belirgin bir şekilde arıza artışı tespit ettik. Arızaların bir çoğunda dalgıç pompa motorunun yandığı, aynı yıl içerisinde bir kaç kez sarılarak onarıldığına şahit olduk. Bu davranış modeli doğal olarak arıza frekansının da yükselmesine sebep olmuştur. Şimdi bu durumun neden ve nasıl oluştuğunu inceleyelim.

Grafik-1 : Çerkezköy 49869 nolu Rasat Kuyu Verileri- YAS Seviye Değişimi

(**) Statik Su Seviyesi: Kuyudan su basılmadığı durumda yer yüzeyi ile yeraltı suyunun bulunduğu mesafe.(m)

(***) Dinamik Su Seviyesi: Pompalama işlemi sonrası yeraltı suyunun yer yüzeyi ile olan mesafesi.(m)

 

Grafik-1’den görüleceği üzere 2002 yılında 70 m olan yeraltı suyu seviyesi, 2006 yılında 92 m’ye kadar düşmüştür. Bu düşüm bölge için anormal sayılabilecek bir düşümdür. Bu düşüme bölgede sayıca fazla olan ve proseslerinde girdi olarak yeraltı suyu kullanan işletmelerin ve bölgede kaçak açılan kuyuların neden olduğu aşikardır. Sonuç olarak kontrolsüz ve aşırı kullanım sonucu 5 Kasım 2009 tarihli resmi gazete ilanı ile Çerkezköy’ün de dahil olduğu Çorlu 1-1 sahası işletmeye kapatılmıştır.

 

Bölgedeki dalgıç pompaların bu süreç içerisinde neye maruz kaldıklarını anlamak için aşağıdaki çalışmanın yapılması gerekmektedir. Serbest akiferlerde denge hali için, denge ya da diğer adıyla Thiem Formülü kullanılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aynı kuyu debisi için 2002 yılında 70 m olan YAS seviyesinin, 2006 yılında 92 m’ye düşmesini yukarıdaki denklemi kullanarak irdeleyelim. Sınır şartları

 

Q1 = Q2 = Q (Aynı kuyu debisi)

K1=K2 = K (Aynı Akifer )

R1=R2 = R ( Aynı Düşüm Konisi Yarıçapı)

r1=r2 =r   (Aynı sondaj /delgi çapı; Delgi çapı düşüm mesafesi boyunca değişmiyor)

17 ½ “ Delgi Çapı

Toplam Delgi Uzunluğu : 250 m

Dinamik Seviye1 :103 m

H1 = 250 – 70 = 180 m

h1 = 250 – 103 = 147 m

H2 = 250 – 92 = 158 m

h2 = ?

 

Yukarıdaki formül kullanıldığında h2 119 m olarak hesaplanır yani dinamik seviye 119–92=27 m daha artmıştır. Peki bu artışın dalgıç pompa için anlamı ne olacaktır?

 

Bu bölgedeki pompalar başlangıçta dinamik seviyenin 12 m (2 boy kolon borusu) altına yani 92+12=104 m’ye monte edildiklerini tespit ettik. Sürtünme kayıpları ve işletme basınç değeri ile birlikte gerekli seçim parametreleri 75 m3/h debi 129 mSS basınç olarak belirlenmiş.

 

İşletmelerle yaptığımız görüşmelerde ve yerinde yaptığımız incelemelerde şu bilgileri tespit ettik. Tamamına yakınında kontrol cihazları üzerinden ara sıra takip yapılmış olsa da, ilk devreye alındığında tüm parametrelerin kayda alınmadığı, düzenli kontrol yapılarak parametrelerin aynı tabloya işlenmediği yani trent takibi yapılmadığı, bazı sistemlerde monometrelerin olmadığı veya çalışmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerde gerçek/Doğru bir Kuyu Logu raporunun bulunmadığı, kuyunun hidrolik parametrelerinin bilinmediği ve takip edilmediği görülmüştür. Pompaların konumunu sık devreye grime- çıkma sonucu bir kaç kez değiştirilmiş ve daha derine indirilmiştir. Fakat bir türlü motor yanmalarının önüne geçilememiştir. Her seferinde pompalar kuyudan çıkarılmış ve motor sarımları ve gerekli pompa onarımları yapılarak tekrar aynı kuyuya aynı şartlarda monte edilmiştir.

 

Peki ne olmuştur? tüm bu anlatılanlar ve hesaplamalar ışığında olasılığı yüksek muhtemel bir senaryo yazılabilir.

 

Dalgıç pompa ilk devreye alındığında, motor akımı (A), gerilim (V), Şebekeden Çektiği Güç (kW), basınç (mSS), Debi (m3/h; debi metre üzerinden, yoksa basma borusu doluluk oranı ve suyu yatay fırlatma mesafesi kaydedilir), Titreşim (Basma borusu üzerinden çıplak elle tutulacak), ses (basma borusu çıkışından) değerleri tam olarak kaydedilmemiştir. İlerleyen zaman zarfında YES düşümüne bağlı olarak dinamik seviyeler hızla düşmüştür, ilk başlarda dalgıç pompa motoru dinamik seviye düşüşüne bağlı ilave güç ihtiyacını karşılamış olsa da , motor akımları nispeten yükselmiş, kuyudaki su seviyesi pompaya yaklaşmış olduğu için kavitasyon başlamış ve basma borusu üzerinde titreşim + ses oluşturmuş, seviye elektrotları gün içerisinde dalgıç pompayı bir kaç kez durdurmuştur. Yani pompa ciddi olarak arıza ikaz sinyalleri vermeye başlamıştır. Muhtemelen tek bir sinyal üzerinden yapılan yorumla pompanın sadece konumu değiştirilmiş, kavitasyona bağlı titreşim ve sık dur-kalk önlenmiştir. Fakat motor sargılarının nispi akım yüksekliğinden ısındığı ve ısınmaya bağlı olarak da izolasyon dirençlerinin zayıfladığı göz ardı edilmiştir.

 

Dinamik seviyedeki düşüm kritik seviyeye ulaştığında, motor aşırı yüklenmiş basılan su miktarında azalmayla beraber kabarcıklanma görülmeye başlamıştır. Uyarı sinyalleri zamanında değerlendirilmediği için pompa yatakları aşınmış ve motor sargıları zayıf olduğu bir noktadan yanmıştır. Motor yanmalarında ilk akla gelen neden arızanın şebeke gerilim değişikliklerinden, faz kayıplarından, faz dengesizliğinden veya kontrol panosu dahilindeki elemanların görevlerini yapmamasından kaynaklandığıdır. Genellikle tartışma müşteri ile servisler arasında bu eksende gerçekleşmektedir. İşletme Teknik personelleri tarafından su ihtiyacının aciliyetinden dolayı detaylı tetkik yapılmadan onarım kararı alınmış, pompa işletme imkânları dahilinde veya dış destekle sökülerek motor sarımı yapılmak üzere servise gönderilmiştir. Toplam bedel aradaki ilişkinin gücüne göre paylaşılmış, pompa onarım sonrası eski yerine monte edilmiştir. İlk arıza sonrası müşteriler sorunu en uygun şekilden çözdüğünü düşünerek memnun görülse de aynı arızanın tekrarında iletişimin şekli değişmiş ve karşılıklı memnuniyetsizlik durumu ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en sık rastlanan müşteri davranış şekli bir başka pompa markasının denenmesidir. Bu tercih farklı markayı satacak olan kişinin saha tecrübesi ve uzmanlık oranıyla ilişkili olarak çözüm olabilecek ya da var olan sorunu daha fazla büyütecektir.

 

3.0 SONU :

 

 

Peki doğru mu karar verilmiştir? Kesinlikle Hayır. Uyarı ve ikazlar iyi değerlendirilmiş ve bölgeyle ilgili değişimler ilgili kuruluşlardan(DSİ) öğrenilmiş olsaydı, pompa motorunun artan dinamik seviyeye bağlı olarak artacak hidrolik güç ihtiyacını karşılayamayacağı, daha büyük bir motor gücüne yani farklı bir pompa modeline ihtiyaç duyulacağı öngörülebilirdi. Yani değişim kararı verilerek 8075/10 AL8-45 kW yerine, 8075/12 AL-8 55 kW pompa kullanımıyla sorun geri dönüşsüz çözülebilirdi.

 

Onarım tercihinde göz ardı edilen diğer bir konu da Enerji Tüketimi olmuştur. Artan dinamik seviye sonrası pompanın işletme noktası, en verimli olduğu noktadan kayarak sistem verimi %4,2 oranında kötüleşmiştir (8075/10 modeli için). Bunun anlamı aynı pompa bir yıl süresince 4.500 saat çalışma sonrası 42 kW*4500* 0,042=7938 kW fazla güç harcayacaktır. Bu gücün parasal karşılığı 0,2 $/kW tan 1587 $ yani yaklaşık 5,604 TL olacaktır.

 

Sonuç olarak onarım ya da değişim kararını doğru olarak vermek görüldüğü üzere oldukça karmaşık ve detaylı hesaplamalara ve saha tecrübesine bağlıdır. Ölçemediğiniz bir olguyu değerlendiremeyeceğiniz gibi, değerlendiremediğiniz bir olguyu geliştiremez/iyileştiremezsiniz. Diğer bir gerçek ise değerlendirebilmek için kesinlikle bilgi, uzmanlık ve tecrübeye ihtiyaç duyulacağıdır.

 

Alarko Carrier olarak dalgıç pompa sektöründeki ilk üretici olmamız ve 50 seneyi aşkın tecrübemizle, bu gibi durumlarda en doğru kararın alınmasında müşterilerimize en üst düzeyde destek sağlayabiliyoruz. Bu amaçla konusunda uzman ve ihtisaslaşmış Türkiye geneline yaygın dalgıç pompa yetkili satıcı ve servis teşkilatımızla hizmet vermeye devam ediyoruz.

 

Kaynaklar ;

 

 

  • Kuyu Hidroliği, Fletcher.G.DRISCOLL Çeviri Ali Faruk ÖZTAN DSİ Yayınları, Ankara-2010

 

  • Well Owners Handbook, Well Management Section Environmental Health Division, Minnesota Department of Health, Fourth Edition January 2014

 

  • Ergene Havzası’nda Yağış ve Yeraltı suyu Seviye Verilerinin Değerlendirmesi Nurettin PELEN, Merve İŞLEK, Nuriye AYDIN, III.TÜRKİYE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONGRESİ, TİKDEK 3-5 Haziran 2013, İstanbul

 

  • Alarko Carrier Ürün Yönetimi Eğitim Notları / Kuyu Hidroliği-1 ve Dalgıç Pompa Seçim Tekniği / E. Cüneyt BULCA Ürün Müdürü Su Basınçlandırma Sistemleri

 

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Birleştirici akış düzenleyici ile çığır açan teknoloji

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Petrol işlenmesi esnasında, vanalar ve pompalar gibi akış kontrol ünitelerindeki doğal türbülans, petrol fazlarını karıştırır ve emülsiyon haline getirir. Genel olarak türbülans, sudaki yağ damlacıklarını veya yağdaki su damlacıklarını kıran kesme kuvvetleri oluşturur. Damlacık boyutu, çökelme hızlarına önemli ölçüde etki ettiğinden, sonuç genellikle aşağı akışlı ayırma işlemlerinin verimliliğindeki azalmadır. Typhonix, 16 yıldır bu alanda araştırmalar yürütüyor ve şu anda çok fazlı akışı kontrol ederken damlacık kırılmasını önemli ölçüde azaltan valf ve pompa teknolojileriyle piyasada yerini alıyor. Son yıllarda, Typhonix bu araştırmayı yeni bir düzeye taşıdı: Petrol akışı kontrolü ile bağlantılı olarak kesme kuvvetlerini azaltmaya odaklanmak yerine şimdi amaç, aynı zamanda kesme kuvvetlerini de kontrol etmek, optimize etmek ve bunları yapıcı bir şekilde kullanmak olarak değişti. Typhonix artık kesme kuvvetlerinin büyüklüğünün kontrol edildiği ve akış aşağı ayırma proseslerinin yararına optimize edildiği valf ve pompa tasarım yeteneğine de sahip bulunuyor. Ayırma perspektifinde, damlacık kırılmasına yol açan kesme kuvvetleri, enerjinin yanlış kullanımıdır. Bununla birlikte, dağılmış yağ veya su damlacıklarının buluşup birleşmesini sağlamak için kesme kuvvetlerinin enerjisini kullanmak, yapıcı bir enerji kullanımıdır. Birkaç yıl önce Typhonix, yeni birleştirici pompayı piyasaya sürdü. Tam ölçeklerde yapılan testler, pompanın damlacık boyutunu %100’e kadar artırabileceğini gösterdi. Bu pompada üretilen suyun, hidrosiklonlarda aşağı akışta ayırmayı önemli ölçüde iyileştirdiğini belgelemiştir.

Birleştirici akış düzenleyici

Typhonix çığır açan akış kontrol teknolojisi olarak Birleştirici Akış Düzenleyici’yi (CFC) piyasaya sürüyor. CFC’de, akış hızını veya basıncı kontrol eden türbülanslı enerji, çok fazlı akışta damlacık kırılmasından ziyade damlacık büyümesini teşvik ediyor. Birleştirici akış düzenleyicide, akışkana belirli, arzu edilen ve özel hesaplanan duruş süresi sağlayan nispeten uzun akış kanalları uygulanır. Daha sonra, akış kanalları içinde türbülans seviyesi, optimal bir birleşme oranını destekler. Aşağıdaki şekil, CFC’nin bir resmini (solda) ve laboratuvardaki bir CFC test ünitesinin fotoğraflarını (sağda) göstermektedir.

Şekil 1. Birleştirici akış düzenleyicinin çizimi ve fotoğrafları.

CFC ile devrim niteliğindeki yenilik, kapasiteden bağımsız türbülans/kesme seviyesine sahip kısma cihazı tasarlama imkanıdır. Bu nedenle, standart bir valfin aksine, CFC’de iki ayrı tasarım kriteri vardır:

1. Kapasite (Cv)

2. Birim kütle başına enerji kayıp oranı (Kesme hızı)

Genel olarak, dağılmış fazın damlacıkları küçük olduğunda, damlacıkların büyük olduğu durumlara göre, optimum birleşme için sürekli fazda daha yüksek türbülans seviyeleri gerekir. Bu nedenle, CFC her yeni uygulamaya özel üretilecektir. Boyut ve ağırlık açısından, büyük dağılmış damlacıklar içeren akışı işlemini yapan CFC normalde küçük damlacıkları işleyen CFC’den daha büyük olmalıdır.

Su kesintilerinde yapılan testler

CFC, çeşitli su kesintileri, farklı gaz oranları, farklı valf basınç düşüşleri vb. bulunan akışlarda test edilir. Testlerde Exxsol ve tuzlu su (%3,5) kullanılmış ve sıvıların sıcaklığı 50 °C’dir. CFC, standart valf ile paralel kurulumla test edildi. Yağ ve su kalitelerinin incelenmesinde test ünitelerinin akış aşağısına yerleştirilmiş ayırıcı kullanıldı. Şekil 2’deki grafikler bu deneylerin sonuçlarının örnekleridir. Soldaki grafik, ayırıcı su çıkışındaki sudaki yağ konsantrasyonunu (OiW), sağdaki grafik ise yağ çıkışındaki yağdaki su konsantrasyonudur (WiO). Sonuçlar, birleştirici akış düzenleyici kullanıldığında atık yağ ve suyun kalitelerindeki iyileşmenin oldukça büyük olduğunu göstermektedir.

Şekil 2. Su kesintili akışlarda Birleştirici akış düzenleyicisnin test sonuçları. Sol: Ayırıcı su çıkışında su içinde yağ. Sağ: Ayırıcı su çıkışında yağda su.

Su üretimi ile yapılan testler

CFC ayrıca sentetik olarak üretilen su akışları üzerinde test edildi. Şekil 3’ün sonuçları, tuzlu suda sırasıyla 250, 500 ve 1000 ppm konsantrasyonlarda Exxsol kullanılmış testten örneklerdir. Üretilen su akışı, 5-20 bar aralığındaki basınç düşüşlerinde CFC veya standart bir valf aracılığıyla yönlendirildi. Soldaki grafik, giriş damlacık boyutu yaklaşık 115 µm olduğunda test cihazlarının çıkışındaki yağ damlacık boyutunu göstermektedir. Sağdaki grafikte giriş damlacık boyutu yaklaşık 15 um’dir.

Şekil 3. Birleştirici Akış düzenleyicisnin iki fazlı üretimde su akışı üzerindeki test sonuçları. Sol: 115 µm giriş damlacık boyutu. Sağ: 15 µm giriş damlacık boyutu.

CFC’nin kesme kuvvetleri (türbülans seviyesi) kapasite ile birlikte bir tasarım faktörü olduğundan, Şekil 3’ün sonuçları belirli bir tasarımda CVC’nin performansını temsil eder. Damlacıklar çok büyük olduğunda (115 µm, soldaki grafik), CVC’nin damlacık boyutunda meydana gelen azalmanın standart valfe göre önemli ölçüde daha düşük olduğu görülmektedir (10 faktör). Sağdaki grafik, besleme damlacıkları küçük (15 µm) olduğu durumdaki sonuçları gösterir. Burada standart valf damlacıkları kırmaya devam ederken, CVC onları yağ konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak önemli ölçüde büyütür. Genel olarak CFC, müşterilerin ham özelliklerine göre performans gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Şekil 4’teki grafikler, API 22 ham petrolü üzerinde CFC testinin sonuçlarını göstermektedir. Bu örnekte, valf üniteleri boyunca basınç düşüşü yaklaşık 8 Bar’dır. Soldaki grafik gerçek damlacık boyutlarını gösterirken, sağdaki grafik test ünitesinin girişinden çıkışına damlacık boyutundaki nispi değişimi gösterir. En küçük giriş damlasında, CFC çıkış damlacık boyutunun iki katından fazladır (%125). Bunun aksine, standart valf her zaman damlacıkları kırar.

Şekil 4. Ham petrol ile iki fazlı su üretim akışı üzerinde birleştirici akış düzenleyicisinin test sonuçları. Sol: Mutlak damlacık boyutu. Sağ: Girişten çıkışa damlacık boyutundaki nispi değişim.

Uygulamalar
CFC, bir petrol prosesinde birçok farklı uygulama bulabilir. İlk olarak, mantıksal olanlar, birleştirme etkisinden yararlanan aşağı akış ayırma işlemlerine sahip iki veya üç fazlı akış kontrol cihazlarıdır. Şekil 5, iki olası uygulamayı göstermektedir. Solda, CFC, yukarı akıştaki üç fazlı ayırıcıdaki su seviyesini kontrol etmek için kullanılır, burada akış aşağı hidrosiklonların birleştirme etkisinden dolayı verimlilik artıracaktır (Ref. Şekil 3 ve 4). Sağda, CFC jikle olarak uygulanır, böylece ayırma koşullarındaki iyileşme nedeniyle normalden daha küçük ve daha kompakt bir aşağı akış ayırıcıyı mümkün kılar (ref. Şekil 2).

Şekil 5. Birleştirici akış Düzenleyicinin imkan tanıdığı uygulamalar. Sol: Seviye kontrol ünitesi yukarı akışta üretilen su hidrosiklonları. Sağ: Jikle ünitesi yukarı akış bağlama ayırıcısı.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

MSN-RO ve A-RO pompalarıyla tuz arıtma projelerinde yüksek verimlilik, düşük maliyet

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Global pompa uzmanı Sulzer, tuzdan arıtma sektörü için yüksek performanslı ürün portföyünü genişletti. MSN-RO yüksek basınç pompası serisi, sermaye ve işletme maliyetlerini optimize etmede Sulzer’in mevcut kanıtlanmış özelliklerini birçok yönden geliştirdi. Buna ek olarak AHLSTAR şarj pompaları serisi, modern büyük ölçekli tuz arıtma projelerine uygun olarak artırılmış kapasitelerle genişletildi. 

Dünya nüfusunun yarısına yakınının yaşamını sürdürdüğü bölgelerde önemli derecede su kıtlığı yaşanıyor. Talep arttıkça, Ters Ozmoz (RO) teknolojisi kullanılarak yapılan tuzdan arındırma, tarımsal, evsel ve endüstriyel uygulamalarda içme suyu tedarikinde her zamankinden daha önemli bir role sahip hale geliyor. Üretimin arttırılmaya, kullanılabilirliğin iyileştirilmesine ve işletme maliyetlerinin düşürülmeye çalışılması sonucu, RO tesislerinin tasarımı son yıllarda önemli ölçüde ilerledi.

Pompalar, tuz arıtma sahası için kritik öneme sahip bir ekipman kategorisidir. Tesislerin sermaye yatırımının önemli bir bölümünü oluştururlar, tükettikleri enerji ise üretilen suyun nihai maliyetinin yüzde 60 ila 70’ine karşılık gelir. Ayrıca, artan enerji maliyetleri, pompa verimliliğini odak noktası haline getirmektedir. Sulzer, daha az enerji tüketen, maliyetleri düşüren ve sürdürülebilirliği artıran pompalar tasarlayarak pazar gereksinimlerini karşılamaya devam ediyor.

MSN-RO ile yeni kuşak verimlilik

MSN-RO yüksek verimli pompa, 35.000 m3/d’ye kadar çıkan kapasiteye sahip büyük, bağımsız RO ile modern, büyük ölçekli tuz arıtması uygulamaları için tasarlandı. Çok kademeli eksenel ayrık gövdeli pompa, sektörde kendini kanıtlamış Sulzer tasarımlarını esas alır. Hidrolik bölümü, yağlama sistemi ve dengeleme cihazları MBN-RO pompasından gelir. Bakımı kolaylaştırmak için tasarlanmış eksenel ayrık muhafazası, MSD-RO serisi baz alınarak türetildi. MSN-RO ayrıca, sermaye maliyetlerini düşürürken işletme verimliliğini artırmak için tasarlanmış ve geliştirilmiş yönler içerir. Difüzör ve deşarj kıvrımı, kapsamlı hesaplamalı akışkanlar dinamiği analizi ile optimize edilmiş yeni yüksek verimli tasarımlara sahip. Pompa içindeki yenilenebilir sabit aşınma parçaları, en yüksek verimlilik için minimum boşluklarla polietereterketon (PEEK) mühendislik polimerinden üretildi. MSN-RO’nun birincil yatakları da PEEK’ten yapılmıştır ve suyla yağlanmıştır. Bu yaklaşım, cebri yağlama ve soğutma sistemi gereksinimini ortadan kaldırarak pompanın çalışmasını ve bakımını önemli ölçüde basitleştirir ve bu da potansiyel yağlayıcıların proses suyunu kirletme riskini de ortadan kaldırır.

 A-RO ile kapasitede artış

Sulzer’in AHLSTAR uçtan emişli tek kademeli santrifüj pompaları, tuzdan arındırma endüstrisi tarafından hem birinci kademe yüksek basınçlı besleme pompaları için ara pompalar olarak hem de ikinci geçiş hizmetleri için birincil tedarik olarak halihazırda yaygın olarak kullanılıyor. Tasarım, yüksek verimliliği ve geniş bir çalışma aralığında performansı koruma yeteneği ile tanınıyor. Sulzer, tüm basınç aralığı boyunca yüksek verimlilik ihtiyaçlarını karşılamak için AHLSTAR serisini daha yüksek akış hızlarına ve biraz daha yüksek kafalara genişletti. Bu ek boyutlar, geniş bir uygulama yelpazesi için uygun maliyetli çözümler sunan büyük modern tesislere yönelik.

Hem A-RO hem de MSN-RO pompaları, Sulzer’in yüksek düzeyde yapılandırılabilir, modüler bir tasarım sunma ilkesini takip ediyor. Küresel üretim ve mühendislik destek yetenekleriyle birlikte bu, Sulzer’in tuzdan arındırma sektörünün pompa gereksinimlerinin tamamı için özel çözümler sunmasına imkan tanıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Atık su sistemleri Lowara DOMO GRI serisi ile güvende

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Partikül içeren atık suların transferi için tasarlanmış Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, özel tasarlanmış AISI 316 paslanmaz çelik parçalayıcı bıçak sistemi sayesinde tıkanmaz ve güvenli bir sistem sağlıyor.

1,1 kW ve 1,5 kW motor gücüne sahip modelleri bulunan serinin trifaze ve monofaze opsiyonları mevcuttur. Monofaze modeller, üzerinden flatörlü olarak teslim edilmektedir. 

Katı partikül içeren atık suların pompalanması, septik tankların ve konut haznelerinin boşaltılması, su baskını tahliyesi, kanalizasyon şebekesine su temini gibi uygulamalarda kullanılan Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, 5 m’ye kadar daldırma derinliğine sahiptir. Bu pompaların izolasyon sınıfı F ve koruma sınıfı IP68’dir.

DOMO GRI serisi pompalar, sahip oldukları özelliklerle tam bir fiyat-performans ürünü olarak atık su sistemlerinde Lowara güvencesiyle verimli bir kullanım sağlamaktadır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com