Connect with us

İklimlendirme

Mitsubishi Heavy Industries’ten yüksek enerji verimliliği sunan akıllı teknoloji

Yayın Tarihi:

on

55 yıllık Form Şirketler Grubu güvencesi ve Japon Mitsubishi Heavy ortaklığında kurulan Form MHI Klima Sistemleri, KXZR Heat Recovery VRF ürünüyle yenilikçi ve son teknoloji iklimlendirme çözümleri sunuyor. 

Mitsubishi Heavy KXZR Heat Recovery VRF, eş zamanlı ısıtma ve soğutma yapan ısı geri kazanımlı sistemi ile enerji verimliliği yüksek bir iklimlendirme sağlıyor. 

Dış ünite; her bir iç ünitenin bağımsız olarak iç ortam şartlarına ve ihtiyaçlarına göre ısıtma ya da soğutma için çalışmasına imkan tanıyor. Sistemin sunduğu birbirinden bağımsız çalışabilme özelliği, farklı cepheleri nedeniyle ısı yükleri değişen yapılar için oldukça uygun bir model sunuyor. Nominal kapasitesi 8 HP (22,4 kW)den, tek dış ünite modülünde 24 HP’ye (67 kW) kadar, üç dış ünite modülü ile 60 HP’ye (168 kW) kadar tek bir sistem olarak çalışabiliyor. 

Patentli CHCC – Sürekli Isıtma Kapasitesi Kontrol Özelliği teknolojisi ile ürün, bir süre sonra enerji kaybına neden olan defrost çevrimine yenilikçi bir çözüm sunuyor. Ürün, sahip olduğu yenilikçi teknolojisi sayesinde sürekli ısıtma sağlıyor ve bu sayede dış ortam defrost koşullarını devamlı kontrol ederek serpantindeki buzlanma durumunu kontrol altında tutuyor.  Defrost koşullarında yüksek sıcaklıklarda üfleme yapabilmesinin yanı sıra, kapasite düşümünü kademeli hale getirerek sıralı defrost sistemlerinde yaşanan büyük kapasite düşüşlerini de engelliyor.

1965 yılında kurulan Form Şirketler Grubu, grup bünyesinde yer alan 4 bağımsız firmasıyla merkezi, bireysel iklimlendirme ve endüstriyel uygulamalar alanında, yaşam kalitesini arttıracak cihazların üretim, satış ve satış sonrası faaliyetlerini sürdürmekte; rezidanslardan otellere, okullardan hastanelere her tür bina, iş merkezi, fabrika ve alışveriş merkezleri için iklimlendirme sistem çözümleri sunmaktadır.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

İklimlendirme

Mekatronik mühendisliği ve iklimlendirme sistemleri

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Turhan Karakaya

Mekatronik Mühendisleri Derneği

Mekatronik Mühendisi, MBA

Makina Mühendisi

Endüstri Yüksek Mühendisi

İklimlendirme; dilimize İngilizce HVAC&R (Heating, Ventilation, Air Conditioning and Refrigeration) kelimelerinin kesişimi olarak yansımıştır. İklimlendirme meslek alanının altında ısıtma, havalandırma, klima ve soğutma sistemleri temel olarak yer almaktadır. İklimlendirme kelime anlamı itibariyle kapalı ortamın sıcaklığının, neminin ve hava kalitesinin istenen seviyeye getirilmesi ve tutulması işidir. İklimlendirme meslek alanı ile mekatronik mühendisliği mesleğinin kesişmediği neredeyse hiçbir bölüm bulunmamaktadır. Cihazlar kendileri başlı başına mekatronik sistemlerdir. Bu cihazların kurulduğu tesisler ve bu sistemlerin isteğe bağlı olarak çalıştırılması yani sistemin bütünü ise yine açık bir şekilde mekatronik sistemlerdir. 

Mekatronik mühendislerinin en önemli işlerinden biri akıllı makineler tasarlamaktır. Bir mekatronik sistemde üç önemli alt sistem bulunmaktadır. Bunlardan ilki “algılayıcılar ve etkileyiciler” olarak adlandırılmaktadır. Algılayıcılar ve etkileyiciler dendiğinde kuvvet, akış hızı, sıcaklık, nem, öteleme ve daha birçok veriyi ölçen elemanlar olarak tanımlanabilmektedirler. Bu anlamda algılayıcılar fiziksel ortam ile makineleri birbiri ile irtibatlandıran köprülerdir. Bu ekipmanlar hem veri almak hem de makineleri yönlendirmek için kullanılırlar. Diğeri ise “kontrol devreleri”dir. Mekatronik mühendisliği amaca uygun olarak bir makinenin ya da sistemin nasıl kontrol edileceğinin senaryosunu oluşturma, var olan senaryoyu anlama, geliştirme, iyileştirme aşamalarında çok kritik roller üstlenirler. Kontrol sistemini geliştiren elektronik alanındaki uzmanlarla yakın çalışma içindedirler ve çalışmalara yön verir, liderlik ederler. Son aşama ise “aktüatörler” olarak sınıflandırılmaktadır. Bu ekipmanlar “işi yapan”, “emri amaca uygun şekilde ve zamanda yapan” ekipmanlardır. 

Yalnızca ısıtma cihazı olarak bir kombiyi ele alırsak; kombiler temel olarak ortamların ısıtılmasını ve talep edilmesi durumunda sıcak su sağlamak için üretilmiş cihazlardır. Kombiler yakıt olarak doğalgaz ya da LPG (likit petrol gazı) kullanırlar. Sisteme giren bu gazın verimli şekilde yakılması için bir gaz valfi devresi vardır. Bu valf oransal olarak ihtiyaca bağlı kapasite ayarı yapan bir elektriksel bobin devresine sahiptir. Bu valfin hangi oranda açılacağına ya da kapanacağına karar veren bir elektronik beyin/elektronik kart bulunmaktadır. Bu kart bu kararı kombinin birçok noktasında bulunan sensörlerden veri alır. Kombinin içinde ısıtma ve sıcak su ihtiyacı için sistemde dolaşan suyu ısıtan bir ısı eşanjörü bulunur. Bu eşanjörde sistemdeki su bir pompa yardımıyla dolaştırılır. Bu pompalar da yine inverter (kademe kontrollü) sürücülüdür. Dolayısıyla tıpkı gaz valfleri gibi pompalar da ihtiyaca bağlı kapasite ayarlıdır. Sensörler giden ve dönen suyun sıcaklığını, dış hava sıcaklığını, baca gazı sıcaklığını ve daha birçok veriyi alır ve elektronik devreye iletir. Bu verilere göre cihaz ne kadar gaza ihtiyaç duyduğuna, sistemde dolaşması gereken suyun miktarına ve sıcaklığına karar verir. Kombiler merkezi ısıtma sistemlerinin de en küçük haldeki bir modelidir. Teknolojisini bu kadar anlatmamızın sebebi küçük bir model olmasındandır.

Bir ısıtma sistemi olarak kombilere mekatronik mühendisliği penceresinden bakıldığında sadece cihaz tarafının dahi tam bir mekatronik sistem olduğu açıkça görülebilir. Sensörler algılayıcılar, kombinin elektronik kartı yani beyni kontrol devresi, pompalar, vanalar, valfler ise aktüatörlerdir. Bu sistemler bir kombi de olsa, büyük bir kazan dairesi de olsa boyut değişse dahi birbirlerine çok benzerler. Daha büyük kazanlarda gaz valflerinin yerini brülörler, tek pompanın yerini birden çok pompa devresi, elektronik kartın yerini ise ısıtma sistem otomasyon devresi alır. Ancak temel mantık aynıdır. Kombi de olsa, kazan dairesi de kurulsa bu sistem bir mekatronik sistemdir.

Benzer sistemlerden biri ise klima cihazlarıdır. Klima cihazlarının en basit ve en sık kullanılan hali split klimalardır. Bu cihazlar ortamın sıcaklığını yazın düşürmek yani soğutmak, kışın ise ısıtmak amacıyla üretilmektedirler. Soğutma ve ısıtma operasyonları esnasında filtrelerinin özelliklerine göre kısmen hava kalitesinin artırılması ve nem kontrolü gibi işlevler de görürler. Temel olarak soğutma sistemde dolaşan soğutucu akışkanın iç ünite serpantininden sıvı halde geçerken ortam havası üzerindeki ısı enerjisini üzerine ısı çekmesi, bu sayede buharlaşması ile gerçekleşir. Üzerine ısı almış ve buhar fazına geçmiş soğutucu akışkan klima cihazının içinde bulunan kompresör yardımıyla dış üniteye pompalanır ve dış ünite serpantinlerinde dolaştırılırken iç ortamdan aldığı ısıyı dış ortama aktarır, böylece tekrar sıvı hale gelerek yeniden buharlaşabilecek, üzerine ısı alabilecek hale getirilir. Klima cihazlarının soğutucu akışkanı dolaştıran kompresörleri yine kombilerdeki pompalarda bahsettiğimiz gibi inverter yani kademe kontrollüdür. Kullanıcı elindeki kumandası ile ortamda istediği sıcaklık, hava hızı ve nem değerini cihaza bildirir. Bu komutu alan cihaz öncelikle ortam havası şartlarını sensör vasıtasıyla ölçer. Kullanıcının istediği ile ayarlanan sıcaklık arasındaki farka bakarak elektronik kart kompresörün hangi kademede çalıştırılacağına, sistemde ne kadar miktarda, basınçta ve sıcaklıkta soğutucu akışkan dolaştırılacağına karar verir. Bu karara istinaden kompresör uygun kademede çalıştırılır, elektronik expension (genleşme) valfleri uygun açıklığa otomatik olarak getirilir, böylece soğutma veya ısıtma mükemmele yakın şekilde gerçekleştirilir. Burada da görüleceği üzere bir klima cihazı ısı transferi, eşanjörleri, sensörleri, inverter kompresörleri, elektronik kartları ve valfleri ile bir bütün olarak tam bir akıllı cihaz yani Mekatronik sistemlerdir. Bu klima cihazının küçük modeli olmasına karşın, sistem ne kadar büyük olursa olsun mantığı aynıdır. 

İklimlendirme sistemlerini kombi, kazan, klima, havalandırma, mekanik sistem olarak bir binaya uyguladığımızda bu kez bu bina mekatronik sistemlerden oluşmuş başka bir mekatronik sistem haline gelir. Bu kez tüm bu ekipmanların binanın farklı bölümlerinden gelecek farklı bölüm ve yüklere göre senkronize bir şekilde çalıştırılması ayrı bir uzmanlık gerektirir. Bu durumda artık bina bir mekatronik sistemdir. Burada da yine biz mekatronik mühendislerine ihtiyaç vardır.

Özetle, makine mühendisliği disiplini yalnızca ısı transferi ve mekanik olarak konuyu ayrıntılı incelerken, mekatronik mühendisliği sisteme bir bütün olarak bakar ve termodinamik, ısı transferi, mekanik ve elektronik kontrol sistemleri ile ilgilenir. Mekatronik mühendisliği multi disipliner yönü ile sadece iklimlendirme sektöründe dahi sayısız fırsatlar yaratır. Ülkemizde iklimlendirme sektörü yaklaşık 12 milyar dolarlık bir hacme sahip dev bir sektördür. İhracatta bu sektör en hızlı büyüyen sektörlerden biridir. Bu açıdan gerek sistemlerin geliştirilmesi, Ar-Ge departmanları, üretim alanlarında gerekse üretilen sistemlerin binalara uygulanması, tasarlanması, mevcut sistemlerin iyileştirilmesi, verimli hale getirilmesi konularında mekatronik mühendislerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. 

Gelecek çok yönlü bilgi ve becerilere sahip uzman mühendisleri yani mekatronik mühendislerinin ellerinde şekilleniyor. Hemen her sektörde biz mekatronik mühendislerine olan talep, ilgi çığ gibi büyüyor. Farkında olunması ve kıymet bilinmesi temennisiyle.

Devamını Oku

İklimlendirme

DemirDöküm, MaxiAir ısı pompası ailesinin yeni üyesini satışa sundu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İklimlendirme sektöründe satışa sunduğu doğa dostu ürünleriyle sektöre öncülük eden DemirDöküm; ısıtma, soğutma ve sıcak suda geleceğin cihazı olarak gösterilen ısı pompası ürün ailesini geliştirmeye devam ediyor. 2018 yılında MaxiAir ile ısı pompası alanına giriş yaparak kısa sürede önemli bir pazar payına ulaşan DemirDöküm, MaxiAir Plus Mono’yu satışa sundu. Isı pompası ürün grubuna her yıl yeni yatırımlar yapan DemirDöküm bu alandaki hedefini büyüttü. 

Çevrenin korunması, sürdürülebilir bir gelecek ve var olan emisyonların minimum seviyeye indirilmesi amacıyla yenilenebilir enerjide önemli adımların atıldığı günümüzde DemirDöküm; sağlıklı, yüksek kaliteli ve maksimum tasarruf sağlayan ürünleriyle sektöre öncülük etmeye devam ediyor. Havadaki ısı enerjisini minimum elektrik enerjisi ile harmanlayarak tüketicilerin ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını tek cihazda karşılayan DemirDöküm, MaxiAir ısı pompası ailesinin yeni üyesini satışa sundu. DemirDöküm, MaxiAir Plus Mono ile ısı pompasındaki iddiasını artırıyor.

Kışın düşük, yazın yüksek sıcaklıkta en ideal ısı konforunu minimum enerji tüketimi ile sunmak için geliştirilen MaxiAir Plus Mono’yu iş ortaklarına dijital bir toplantıyla tanıtan DemirDöküm, yenilenebilir enerji trendleriyle şirketin bu alandaki hedeflerini paylaştı. Enerji verimliliği, yeşil enerji, enerji tüketimi gibi konularda uzun yıllardır önemli çalışmalar yürüten DemirDöküm’ün tanıtım toplantısı, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu ve Sabancı Üniversitesi EDU Eğitim Ortağı Aykut Yalçın’ın katılımı ile gerçekleşti.

Gezegenin sürdürülebilir geleceği için önümüzdeki 30 yıl içinde sıfır karbon hedefi koyan Avrupa Yeşil Mutabakat Çağrısı’na uygun olarak; tarımdan sanayiye, enerjiden iklimlendirmeye kadar tüm sektörlerin karbonsuz bir strateji benimsenmesi gerekeceğine işaret eden Ufuk Atan, “İklim değişikliği ile ilgili mücadele kapsamında kabul gören anlaşmalarla; 2030 yılına kadar karbon emisyonunda yüzde 55 düşüş hedefleniyor. Yenilenebilir enerji payında yüzde 32, enerji verimliliğinde ise yüzde 32,5 artış hedefleyen Paris Anlaşması ile 2050 yılında AB’de hedef sıfır karbon” dedi. 

“Trendleri yakından takip ediyor ve hızlı adaptasyon sağlıyoruz”

Kabul edilen anlaşmaların, açıklanan taahhütlerin, enerji odaklı iklimlendirme sektörü için hayli önemli olduğuna dikkat çeken Atan, “Önümüzdeki süreçte kabul edilen anlaşmalar gereği AB ülkeleri ile yapılacak ticarette bu hedeflere uyum sağlamamız gerekecek. Bakanlığımız, uyum çalışmalarıyla ilgili süreci başlatmış durumda. Çevre odaklı kanun değişikliklerine sektör olarak aşinayız. Bunun bir benzer örneğini de 2018 yılında ErP geçişinde yaşadık. Türkiye Avrupa trendlerini çok yakından takip ediyor ve hızlı adaptasyon sağlıyor” dedi.

“İklim nötr ekonomi hedefinde ısı pompalarının önemi artacak”

Mutabakatla enerji verimli ürünlerin hem üretimi hem de son kullanıcı tarafında teşvik edilmesinin öngörüldüğüne dikkat çeken Ufuk Atan; “Yeşil Mutabakatın getirdiği önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak yönetmelik ve teşvikler sayesinde ısı pompası pazarının öneminin artacağı öngörülüyor. Isı pompaları; temiz bir enerjiye sahip ve yüksek verimli cihazlar olması sebebiyle iklim nötr ekonomiye geçişte sektörü yönlendirecek ürünler olacak” açıklamasını yaptı.

“3 ihtiyacı tek cihazla karşılıyor”

Pandemi ile ülkemizde sağlığa ve çevreye duyarlılığın arttığını belirten Atan şöyle konuştu: “Pandemi sürecinde oluşan önemli trend, müstakil ve bahçeli evlere yönelik artan talep oldu. Bu tür yaşam alanları için çevreci, verimli ve konforu karşılayan teknoloji ürünü ise ısı pompası. Isıtma, soğutma ve sıcak su kullanım ihtiyacını tek cihazla çözüm sunan bu ürünler kullanıcıların hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor. 5 birim ısı enerjisi elde etmek için 4 birim enerjiyi havadan kullanan ve yalnızca 1 birim elektrik enerjisi kullanarak doğaya zararlı etkiyi minimuma indiren ısı pompaları, üst düzey sağladığı enerji tasarrufuyla da tüketici bütçesine destek oluyor.” 

“Avrupa ısı pompası pazarı 5 yılda 4 kat büyüdü”

Toplantıda gezegenin sürdürülebilir geleceği için yüksek verim ve yüksek enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası ürün geliştirilmesi için DemirDöküm’ün son 5 yıldır önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Kayaoğlu, ısı pompası trendinin Avrupa’da katlanarak artış gösterdiğini belirtti. Avrupa ısı pompası pazarının 5 yılda 4 kat büyüdüğünü, pazarın 800 bin adet seviyesine ulaştığına dikkat çeken Kayaoğlu, ürün satışında Almanya ve Fransa’nın öncü ülkeler arasında yer aldığını, bu ülkelerde yıllık 150 bin bandında ürün satışı gerçekleştiğini kaydetti. Kayaoğlu, İtalya, İngiltere, Hollanda, İsviçre gibi ülkelerde de satış adedinin 50 bin seviyesine ulaştığını, Türkiye ile kıyaslanabilecek iklim ve pazar büyüklüğüne sahip olan İspanya’da ise satışların 2020 yılında 7 kat büyüyerek 35 bin adede çıktığını söyledi.

“Türkiye’de ısı pompasında ciddi fırsat var”

Yeşil Mutabakat ile birlikte üretim yaklaşımından ürünlerin paketlenmesine kadar birçok alanda değişimin yaşanacağına dikkat çeken Kayaoğlu, yüksek enerji verimliliği ve sıfır atık hedefi doğrultusunda yeni kavramlar ve yeni ürünlerin sektörün geleceğini şekillendireceğini söyledi. Erol Kayaoğlu, “Yakın bir gelecekte hayata geçecek uyum çalışmalarıyla birlikte yenilenebilir teknoloji pazarının çok ciddi büyüyeceğini ve İspanya seviyelerine geleceğini öngörüyoruz. Nüfus potansiyelini düşünürsek Türkiye’de ısı pompası pazarında ciddi fırsat var” dedi. 

“Pazar payımızı her yıl yüzde 3 artırmayı hedefliyoruz”

DemirDöküm’ün 67 yıllık öncülüğünü ısı pompası alanında da devam ettirerek MaxiAir ile 2018 yılında ısı pompası pazarına girdiklerini hatırlatan Erol Kayaoğlu, DemirDöküm’ün üretim ve hedefleriyle ilgili olarak şunları kaydetti: “Üç yıl önce ısı pompası pazarına giren DemirDöküm, sektördeki iddiasını 2019 yılında daha çevreci, verimli ve daha sessiz çalışan MaxiAir Plus ile farklı bir noktaya taşıdı. MaxiAir Plus Mono ile yeni bir başarı hikayesi yazmayı hedefliyoruz. 2021 yılında hedefimiz pazar payımızı yüzde 10’un üzerine taşımak. Önümüzdeki her bir yıl için de kendimize yüzde 3’lük pazar payı artış hedefi belirledik.”

“Her bölge, her ilde kendine özgü fırsatlar var”

Toplantıda ısı pompası ürün grubunun sıcak iklimde ve doğalgaz yatırımının olmadığı bölgelerde daha çok tercih edildiği algısının olduğunu fakat DemirDöküm’ün ürünü lanse ettiği tarihten günümüze talepler doğrultusunda 25 farklı ilde sistem kurulumunu yaptığını belirten Kayaoğlu; “Her bölge, her il kendine özgü çok farklı fırsatları barındırıyor. Afyon, Kastamonu, Zonguldak gibi soğuk iklime sahip bölgeler de mevcut. Sakarya, Çorum, Trakya gibi büyük illere yakın yerlerde de ciddi potansiyel var. O yüzden her bölgede ısı pompasının üstün özellikleri sayesinde bu kategoriye ihtiyaç mevcut” açıklamasını yaptı.

Çevreye 700 kat duyarlı yeni nesil ısı pompası

Kışın düşük, yazın yüksek sıcaklıkta ideal ısı konforunu minimum enerji tüketimi ile sunmak için geliştirilen DemirDöküm MaxiAir Plus Mono, çevreye 700 kat daha duyarlı olan R290 yeni nesil soğutucu akışkan teknolojisiyle ön plana çıkıyor. Isıtma verim sınıfında (COP) 5,4’e varan, soğutma verim sınıfında (EER) 4,6’ya varan enerji değerleriyle düşük enerji tüketimine sahip olan MaxiAir Plus Mono ısı pompası, yüksek sezonsal değerleri sayesinde A+++ verimle çalışarak minimum enerji tüketimi sağlıyor. Kompakt boyutlarıyla yer sorununu da ortadan kaldırıyor ve dar alanlarda dahi kolay montaj imkanı sunuyor. Kütüphane sessizliğinde bir yaşam alanı vadeden ürün, 3 metre mesafede bile 28 dB(A) ses seviyesiyle konfor çıtasını yükseltiyor. Maxi Air Plus Mono Isı pompası 5, 8, 12 ve 15 kW kapasite seçenekleri ile farklı kullanım ve ihtiyaçlara uygun olacak şekilde satışa sunuluyor.

Devamını Oku

İklimlendirme

Rönesans İnşaat’ın Mobil Isı Merkezi’ndeki Tercihi Mimsan

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Isıtma sektörünün öncü markası Mimsan, yüksek verimli “mobil ısı merkezi” ile iklim şartları ile etkileşim içerisinde olan şantiyelerde konforlu bir yaşam alanı sunmaya devam ediyor.

Avrupa’nın en büyük 9’uncu müteahhitlik şirketi olan Rönesans İnşaat’ta İstanbul Beşiktaş’ta bulunan şantiyesinde çözüm ortağı olarak Mimsan’ı seçti.

 İleri teknolojisi ve mühendislik gücüyle ısıtma sektörünün lider markası olan Mimsan, başta şantiyeler olmak üzere ısınmaya gereksinim duyan dış mekânlarda sıcak su ve ısınma ihtiyacını karşılayan “Mobil Isı Merkezi” ile prestijli projelerin çözüm ortağı olmaya devam ediyor.

Mimsan son olarak Avrupa’nın en büyük 9’uncu müteahhitlik şirketi olan Rönesans İnşaat’ın İstanbul Beşiktaş’ta bulunan şantiyesine 500.000 Kcal/h ve 1.000.000 Kcal/h kapasiteli “Gaz Yakıtlı Mobil Isı Merkezi” tedarik etti.

Konforlu yaşam alanları sunuyor

Şantiyenin sıcak su ve ısınma ihtiyacını karşılayacak olan “Mobil Isı Merkezi” taşınabilir yapısıyla da hem transfer hem de kolay kurulum avantajı sağlıyor. Yerleşkenin bulunduğu iklim şartlarına ve ihtiyaca uygun olarak dizayn edilen mobil ısı merkezleri, şantiyede ki yatakhane, yemekhane, ofis, giyinme odası gibi alanlarda, çalışanların, sıcak su ve ısınma ihtiyaçlarını güvenli bir şekilde sağlayarak, konforlu yaşam alanları sunacak.

Bakım kolaylığı

Bir konteyner görünümünde olan mobil ısı merkezleri, bağlantı ve kurulum için gerekli olan tüm yardımcı ve ana elemanlara sahip olarak üretiliyor. Ayrıca konteynerin açılabilir ön kapağı sayesinde bakım ve arıza hallerinde hızlı ve kolay müdahale imkânı sağlıyor.

Yüksek verim

Isı izolasyonlu sandviç paneller kullanılarak geliştirilen uzun ömürlü konteyner, her türlü hava şartında yüksek verimde çalışarak, ısı kayıplarından kaynaklı enerji maliyetlerinin önüne geçiyor.

Sıvı ve katı yakıt ile mobil buhar alternatifi

29 kW – 2.500 kW kapasite aralığında üretilen “Mobil ısı merkezleri”, sıvı ve katı yakıt ile mobil buhar çeşitleriyle de kullanıcılarına alternatif çözümler sunuyor.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com