Connect with us

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Mitsubishi Electric’ten çevreye dost teknolojiler

Yayın Tarihi:

on

Global ölçekte öncü bir yeşil şirket olan Mitsubishi Electric, ileri teknolojisini dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya sağlamak için kullanıyor. Bu doğrultuda tüm faaliyetlerinde çevresel duyarlılığı önceliği olarak belirleyen marka, yüksek enerji tasarrufuna sahip çözümleriyle Türkiye’de çevre dostu binalar, fabrikalar ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven ve görsel veri sistemleri için iddialı bir çözüm ortağı olarak dikkat çekiyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, markanın 100. yıldönümü olan 2021 yılına kadar ürün kullanımından ve üretimden kaynaklanan karbondioksit salımını yüzde 30’a varan oranda azaltmayı hedeflediğini açıkladı.

Dünya genelinde enerji kaynaklarının azalması ve küresel iklim değişikliğinin etkilerinin hızla artması nedeniyle verimlilik ve çevresel düzenlemeler giderek daha önemli hale geliyor. Bu noktada dünyanın öncü yeşil şirketlerinden Mitsubishi Electric; evler, ofisler, fabrikalar, altyapılar ve hatta uzay için geliştirdiği teknolojik yeniliklerle toplumların yaşam kalitesini artırmak ve daha aydınlık bir gelecek sağlamak için çalışıyor. Sürdürülebilir dünyanın önündeki en önemli engelin iklim değişikliği olduğu bilinciyle hareket eden bir şirket olduklarını söyleyen Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, markanın çevre yönetimi konusundaki tutumunu ifade eden “Eco Changes” (Eko Değişim) ilkesi çerçevesinde hem çalışanlarının hem de toplumun ekobilinç düzeyini artırmak için çalıştığını belirtti.

Mevcut kaynaklar en verimli şekilde kullanılmalı

Mitsubishi Electric’in tüm ürün ve çözümlerinin ileri teknoloji, kalite ve enerji tasarrufu çerçevesinde geliştirildiğinin altını çizen Şevket Saraçoğlu, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre dostu binalar, fabrikalar ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon; asansör; yürüyen merdiven ve görsel veri sistemleri için iddialı bir çözüm ortağıyız” diyerek şu bilgileri aktardı:

“Dünyada mevcut kaynakların en etkili ve verimli şekilde kullanılması gittikçe daha çok önem kazanıyor. Özellikle sanayide enerji kullanımının; üretimde ve üretim standartlarında bir düşüşe neden olmadan azaltılması gerekiyor. Mitsubishi Electric olarak enerji verimli ve çevreci fabrika otomasyon ürünlerimiz ile işletmelerde ve projelerde ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile fabrikalara çok daha hızlı; verimli ve çevreci üretim imkânı tanıyoruz. Konut; ofis ve endüstriyel klima sistemleri alanında; sistem ömrünü tamamlayana kadar çevreye dost bir yaklaşımla maksimum enerji tasarrufu sağlayacak sorunsuz bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Mitsubishi Electric tarafından icat edilen ve sadece Mitsubishi Electric asansörlerinde bulunan kabin içi yüke göre asansör hızını belirleme teknolojisi ile yüzde 35’e varan oranlarda enerji tasarrufu yapılarak yılda yaklaşık 1.400 kg CO2 salımı azaltılabiliyor.”

Karbon salımını yüzde 30’a varan oranda azaltma hedefi

Mitsubishi Electric’in 100. yıldönümü olan 2021 yılına doğru ilerlerken; uzun dönemli çevresel yönetim vizyonu “Çevre Vizyonu 2021” doğrultusunda hareket ettiğini ifade eden Saraçoğlu; sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu vizyon kapsamında; toplumun karbon salımını düşürmeye; geri dönüşüme dayalı bir toplum yaratmaya; biyolojik çeşitliliğe saygı duyarak doğaya uyum sağlamaya ve çevre bilincini artırmaya katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Mitsubishi Electric olarak; 2021 hedeflerimiz paralelinde ürün kullanımından kaynaklanan karbondioksit salımını 2001 mali yılına kıyasla; üretimden kaynaklanan karbondioksit salımını ise 1991 mali yılına göre yüzde 30’a varan oranda azaltmayı hedefliyoruz.”

Suyun israfını önleyen ve yeniden kullanım oranını artıran teknolojiler

Mitsubishi Electric’in; Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI-World Resources Institude) tarafından geliştirilen su riski değerlendirme aracı WRI Aqueduct’u kullanarak; su riski tedbirlerine en çok ihtiyaç duyulan küresel üretim sahalarına öncelik verdiğini belirten Saraçoğlu; bunun sonucunda toplam su tüketiminin 40 bin metreküp azaltıldığını söyledi. Markanın arıtılan atık suların soğutma sistemlerinde yeniden kullanılması gibi bazı tedbirler sayesinde kümülatif su geri dönüşüm oranının iyileştirilmesine katkı sağladığını söyleyen Saraçoğlu; “Mitsubishi Electric; iklim değişikliği ile mücadele ve su kaynaklarını korumaya yönelik çalışmaları ile CDP (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) tarafından iklim ve su kategorilerinde en yüksek sıralama olan A listesine girmeyi başarıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Su Tedariği

Türkiye’de bir tarımsal sulama kooperatifinden ilk GES projesi

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’de bir tarımsal sulama kooperatifi tarafından hayata geçirilen ilk güneş enerjisi santrali (GES) projesinin Mayıs ayında devreye girmesi bekleniyor.

Afyonkarahisar’da yaklaşık bin çiftçinin aktif üye olduğu S.S. Yeşilçiftlik Sulama Kooperatifi, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve Türkiye Sürdürülebilir Enerji Programı (TurSEFF) desteğiyle 1 Megavatlık güneş enerjisi santrali (GES) tesisi kuruyor.

Anahtar teslim kurulum hizmeti Dal Elektrik Solar tarafından yapılmakta olan projenin finansman çözümünde; TurSEFF; İş Bankası ve Dal Grup ortak çalışmasıyla Türkiye’de bu alanda ilk kez bir GES finansman modeli oluşturulmuş oldu. Başarılı bir iş birliği neticesinde oluşturulan bu modelin Türkiye’deki birçok enerji kooperatifine de örnek teşkil etmesi bekleniyor. Gerçekleştirilen bu projeyle kooperatifin elektrik ihtiyacı tamamen güneşten karşılanacak ve bu sayede kooperatif üyesi çiftçilere önemli bir ekonomik katkı sağlanmış olacak.

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik çabaların arttığı ülkemizde; yerel bir çiftçi kooperatifinin girişimiyle gerçekleştirilen GES projesi finansman modelinin; olumlu bir örnek teşkil edebileceği belirtiliyor.

Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

“Gelecek yıllarda su, altından daha değerli olacak”

Yayın Tarihi:

on

Yaşanabilir Bir Çevre İçin El Ele Konferansı’nda konuşan çevreci ve bilim insanı Prof. Dr. Orhan Kural, gelecek yıllarda suyun altından daha değerli olacağının altını çizdi ve herkese daha azla yaşama ve israftan vazgeçme tavsiyesinde bulundu.

Türkiye’de çevre koruma alanındaki önemli isimlerden biri olan bilim insanı, yazar Prof. Dr. Orhan Kural, Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı kapsamında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yaşanabilir Bir Çevre İçin El Ele Konferansı’nda, herkese daha azla yaşama ve israftan vazgeçme tavsiyesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler’e kayıtlı 193 ülkenin hepsine gittiğini ve Fidel Castro’dan Kraliçe Elizabeth’e kadar dünyanın önde gelen lider ve isimleri bir araya geldiğini belirten Prof. Dr. Orhan Kural, gelecek yıllarda suyun altından daha değerli olacağının altını çizdi ve çevre gününde okunan şiirlerle çevrenin kurtulmayacağını kaydetti.

1 adet pilin, 1 ton suyu kirlettiğine, lavabolara dökülen atık yağların yüzlerce balığın yaşam alanını yok ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Kural, “Duş alırken saatlerce suyun altında kalmayın. Bulaşıkları biriktirip bulaşık makinesinde yıkayın. En çok tüketiminin yapıldığı yer sifonlar. Sifonları dikkatli kullanalım” diye konuştu.

Türkiye’de bir günde 6 milyon ekmek çöpe gidiyor

İstanbul’da günde 3 milyon, Türkiye’de 6 milyon ekmeğin çöpe gittiğini ifade eden Prof. Kural, “İnandırıcı olmak için önce kendiniz yapmalısınız. Bugün 10 ayakkabıya ne gerek var? 2 ayakkabı yeter. Şu an evimi müze yaptım ve ben küçük bir odada yaşıyorum. Büyük büyük evlere gerek yok. Dünyada insanlar artık karavanlarda yaşamaya başladı” diye konuştu.

“Tabağınızda yemek bırakmayın. Tabakta yemek bırakmak haramdır” diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Orhan Kural, “Açık büfeden alınan yiyeceklerle bir de masada açık büfe yapılıyor. Parasını verdiniz diye israf etmemelisiniz” uyarısında bulundu.

Dünya İçin İyi Bir şey Yap adlı kitabının bugün Farsça’dan Urduca’ya, Rusça’dan Japonca’ya kadar birçok dile çevrildiğini ifade eden Kural, kitabının Ukrayna’da ise ders kitabı olarak kabul edildiğini ve okullarda okutulduğunu belirtti.  Prof. Dr. Kural, konferans sonrasında Interclean İstanbul katılımcı ve ziyaretçileri için Dünya İçin İyi Bir Şey Yap kitabını imzaladı.

Endüstriyel Temizlik Sektörü’nün Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki en önemli buluşma noktası olan Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri & Hizmetleri Fuarı ve Konferansı, 10-12 Nisan tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlendi. 40 ülkeden yaklaşık 150 markanın katılım sağladığı fuar, çok sayıda ülkeden yoğun ziyaretçi katılımı ile sona erdi.

Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

“Su fakiri bir ülke olma riskiyle karşı karşıyayız”

Yayın Tarihi:

on

Su üzerine çalışmalarıyla tanınan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Akgün İlhan su fakiri olma riskiyle karşı karşıya olduğumuzu belirtti.

Özgür Duygu Durgun ile 22 Nisan Dünya Su Günü münasebetiyle bir söyleşi gerçekleştiren Dr. Akgün İlhan, toplum sağlığına vurgu yaparak şunları belirtti:

“Bir toplumun sağlığını, geçim faaliyetlerini, refahını, sosyoekonomik gelişimini ve tüm bunların doğrudan bağlı olduğu ekosistemlerinin varlığını sürdürmesini sağlayacak miktarda temiz suyu garanti altına alma kapasitesine su güvenliği diyoruz. Sahraaltı Afrika ülkelerinin önemli bir bölümü, İran, Afganistan ve Pakistan gibi Asya ülkeleri ve Suudi Arabistan, Yemen gibi Ortadoğu ülkeleri bir süredir su kıtlığıyla yaşayan ülkeler. Bu tabloda fiziksel su kıtlığı kadar yönetimsel sorunlar da önemli rol oynuyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre 2025 yılında 1,8 milyar civarında insan mutlak su kıtlığı yaşayan bölgelerde yaşıyor olacak. Üstelik aynı süre içerisinde dünya nüfusunun üçte ikisinin de su sıkıntısı çeker hale gelmesi bekleniyor. Yine BM’nin gelecek senaryolarına göre mevcut iklim değişikliğiyle 2030 yılına geldiğimizde kurak ve yarı-kurak yerlerde yaşayan 24 ila 700 milyon arasında insan göç etmek zorunda kalacak. Yani su güvenliği tüm dünya için büyüyen bir sorun.

Türkiye’de ise suya erişimde büyük sorunlar kapıda dersek abartmış olmayız. Türkiye’nin kullanılabilir tatlı su miktarı yılda 112 milyar m3. Bu miktarı 82 milyonu aşmış olan nüfusumuza böldüğümüzde kişi başına düşen tatlı su miktarı yılda 1365 m3’e denk geliyor. Falkenmark indeksine göre eğer bu miktar 1000 ila 1700 m3 arasındaysa o ülke “su stresi” çekiyordur. Yani Türkiye şimdilik su stresi yaşanan bir ülke olsa da nüfusun artmasıyla, iklim değişikliği ve onunla uyumlu olmayan su politikalarıyla bu miktar 1000 m3’ün altına düşecek. İşte o zaman Türkiye tam su fakiri bir ülke olacak.

Su pahalılığına da dikkat çeken Dr. İlhan, bu hususta şunları belirtiyor:

“Büyük şehirler artan nüfusları ve yerleşim alanlarıyla su varlıkları üzerinde büyüyen baskılar oluşturuyorlar. Korunması gereken su havzaları yerleşime açılıyor ve hızla kirlenmeye maruz kalıyor. Su havzalarını yerleşim yerlerine çeviren kentler bir yandan da büyüyen nüfuslarının artan su taleplerini karşılamak için yüzlerce kilometre öteden su taşıyorlar. İstanbul Marmara Bölgesi’nin kuzeyi boyunca pek çok nehri kendine akıtırken ve hatta Batı Karadeniz’den bile su takviyesi alırken; Ankara Kırşehir’den ve Bolu’dan gelen sularla; İzmir de Manisa’nın yüzey ve yeraltı sularıyla takviye alıyor. Onca büyük projeyle taşınan suyun maliyeti de kaçınılmaz biçimde büyüyor. Ve bu projelerin tüm maliyetleri kanunen tüketicilerden geri alınmak zorunda olduğu için bu durum su faturalarına da yansıyor. Oysa büyük kentler kendi su varlıklarını koruyup; su taleplerini yereldeki kaynaklarından karşılamak için su tasarrufu yapsalar suyun fiyatı bu kadar yükselmeyecek.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com