Connect with us

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Masdaf, atık su transferinde biyolojik hayatı koruyan çözümler sunuyor

Yayın Tarihi:

on

İnovatif ve çevreci su teknolojileriyle yarım asırdır pompa sistemleri sektörünün lider markaları arasında yer alan Masdaf, “Dünyaya iyi gelecek” mottosu ile çözüm ortağı olduğu projelere, dünya kaynaklarını koruyan ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. Masdaf, atık su uygulamalarına özel olarak geliştirdiği UKMS Kendinden Emişli Atık Su Pompaları ile kanalizasyon sularını ve endüstrilerdeki atık suları, ortama koku yaymadan ve atık su sızdırmadan transfer ederek, biyolojik hayatı ve insan sağlığını koruyor.

Dünya nüfusunun hızlı artışına ve sanayileşmeye paralel olarak su kaynaklarımızda yaşanan kirlilik oranı hızla artıyor. Kanalizasyon sularının ve endüstrilerdeki atık suların transferinin güvenli bir şekilde sağlanması hem ekolojik hayat hem de insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor. 

Yüksek sızdırmazlık

Pompa sistemleri sektörünün liderlerinden biri olan Masdaf, atık su uygulamalarına yönelik olarak, çevreci bir anlayışla geliştirdiği UKMS Kendinden Emişli Atık Su Pompaları ile kanalizasyon gibi kirli suları ve endüstrilerdeki atık suları, ortama koku yaymadan ve atık su sızdırmadan transfer ederek, biyolojik hayatı ve insan sağlığını koruyor. 

Pompa sistemlerinde tıkanma yaşanmıyor

Üstün bir dizayna sahip olarak geliştirilen UKMS Kendinden Emişli Atık Su Pompalar, çevreci bir yaklaşımın yanı sıra işletmede de büyük avantajlar sağlıyor. Güçlü yataklama elemanları sayesinde uzun yıllar zor koşullar altında çalışabilen UKMS pompaların katı partikül geçirgenliği 76 mm’ye kadar çıkabiliyor. Bu sayede atık suların transferi esnasında, katı ve lifli partiküller nedeniyle pompa sistemlerinde tıkanma yaşanması önlenerek, işletmelerin pompa sistemlerinden kaynaklı bir kesinti yaşamasının önüne geçiliyor. 

İşletme ve bakım kolaylığı

Masdaf’ın atık su uygulamalarına yönelik olarak dizayn ettiği UKMS serisi pompalar, kolay temizlenebilir olmasıyla da işletmelere bakım kolaylığı sunuyor. Pompanın gövdesinde bulunan temizleme kapağı sayesinde, basılan akışkanın içerisinde bulunan büyük partiküller, pompayı tıkadığında, pompanın tesisattan sökülmesine gerek kalmadan bakımı yapılabiliyor. Kolay bakım özelliği, acil müdahale durumunda sistemin kesintiye uğramadan çalışması açısından da büyük önem taşıyor. 

Farklı kapasitelerde 2”, 3”, 4”, 6”, 8”, 10” çıkışlı 6 model seçeneği bulunan UKMS pompalar özellikle; otel, hastane, endüstrilerdeki atık suların tahliyesinde, şantiyelerde kazı sularının tahliye edilmesinde ve yağmur suyu ile taşkın sularının deşarj edilmesinde de etkili çözümler sunuyor. 

Masdaf hakkında detaylı bilgi için www.masgrup.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Sızan Su / Kullanım Verimliliği

TIS çözümleri: SCADA ve DMA Yönetimi

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

“Merkezi Denetleme Kontrol ve Veri Toplama Sistemi” olarak adlandırılan SCADA sistemleri, su ve kanalizasyon idareleri tarafından şehir merkezi, ilçeleri, köy ve mahallelerde bulunan tüm içme suyu şebekesine bağlı; depolar, terfi istasyonları, kontrol noktaları, vana ve basınç odaları dahil tüm noktalarda anlık veri takibi, kontrol ve geçmiş verilerin analiz edilmesi amacıyla kullanılmaktadır.

SCADA sisteminin geliştirilmesi ve yeni basınç noktalarının eklenmesi ile birlikte; 

• Su nakil hatlarının en uygun basınçlarda çalışması, 

• Su depolarının en uygun seviyelerde çalışmaları, 

• Su kalitesinin online takibi, 

• Oluşabilecek olumsuzluklara online müdahale, 

• Sistemin merkezden en uzak noktaya kadar anlık olarak kontrol edilmesi sağlanmaktadır.

Aşağıdaki tesislerde; 

• İçme suyu depoları, 

• Depo-terfi ve terfi istasyonları, 

• Kuyular, 

• DMA, 

• Ölçüm noktaları (Debi, basınç), 

• Atıksu arıtma tesisleri, 

• Kanalizasyon terfi istasyonları, 

• Enerji yönetimi merkezi yazılımları, uygulamaları, orta gerilim tesislerini, alçak gerilim tesislerini, ölçüm ve kontrol ekipmanları ve otomasyonu, tek bir çatıda enerji yönetimine bağlanabilir. 

• Binlerce tesis 24 saat izlenebilir.

İl-ilçe genelinde bölgelere ayrılan içme suyu şebekesinde gece saatlerinde akustik dinleme işlemleri aktif bir şekilde yapılarak, rapor edilemeyen ve yeri belirlenemeyen kaçakların tespiti gerçekleştirilmektedir. SCADA merkezinden sürekli takibi yapılan gece debi değerleri, fiziki kaçak tespit ekipleri ile paylaşılarak sorunlu bölgelerde fiziki kaçak tespit çalışmalarını yoğunlaştırmaktadır.

• Su kayıp kaçaklarını azalmak amacı ile su dağıtım şebekesini daha kolay kontrol edilebilir, bağımsız, izole, küçük su dağıtım şebekelerine bölme (DMA alt bölgelere ayırma) metodu ile alt bölgeler oluşturulmakta; alt bölgeye verilen toplam su miktarı, her alt bölge girişinde bulunan debimetrelerle, yasal tüketim ise tahakkuk edilen su faturalarının verileri ile hesaplanmakta ve böylece her DMA için toplam su kaybı hesaplanabilmektedir.

• DMA bölgesinde ikamet eden abonelerin hatlarındaki yüksek basınç, SCADA tarafından değişken tarifelerle online olarak optimum değerlere çekilebilir.

• Bu iyileştirmenin tüketim değerlerine yansıması sonucunda da abonelerin su faturalarında da düşüş sağlanabilir.

• Bu sistemlerle su arıza oranlarının düşmesi ile birlikte de vatandaşların içme suyu ihtiyacı kesintisiz bir şekilde yerine getirilebilir.

• Bunun sonucunda yatırımlar çok hızlı bir şekilde hem ekonomik, ekolojik hem de sosyolojik olarak geri dönüşüm sağlar.

Basınç ve Sızıntı Yönetimi 

T.I.S. çözümler, tanılayıcı ağların performansını artırmak için tasarlanmış gelişmiş bir uygulama sistemidir. Basınçların ve akış hızlarının dikkatli bir şekilde yönetilmesi sayesinde kayıplar tespit edilir ve azaltılır. Yöneticiler, matematiksel modelleri kullanarak gerçekleştirilmesi gereken gerekli eylemleri iyi belirleyebilir. T.I.S. çözüm avantajları: Yalıtım valflerinin saha testi ve ayrı alt bölgelerin hidrolik testi ile gece aşama aşama test ile sızıntı algılama düzenleyici kuruluşların eklenmesiyle kontrollü basınç yönetimi gerçekleştirilir.

Devamını Oku

Trendler