Connect with us

Genel

Katı partikül içeren endüstriyel akışkanlarda santrifüj pompa uygulamaları ve genel bilgiler

Yayın Tarihi:

on

İnsanlığın varoluşundan itibaren suyun taşınması için çeşitli aletler kullanılmıştır. Bilinen ilk su aracı M.Ö. 2000 yılında kullanılan şaduf (seren) adı verilen kaldıraç benzeri bir alettir.[1] Günümüzde kullanılan su pompalarına en yakın ekipman ise M.Ö. 3. yüzyılda Arşimet tarafından tasarlanan Arşimet Vidası adı verilen su transfer mekanizmasıdır.[2] Ayrıca 12. yüzyılda Artuklu döneminde ülkemizde yaşamış, özellikle su transferi konusunda geliştirdiği mükemmel mekanik sistemler ve o yıllarda robot biliminde yaptığı çalışmalarla dünya genelinde tanınan fizikçi ve mekanikçi El-Cezeri’yi de anmadan geçemeyiz.

Su döngüsü veya hidrolik döngü, denizlerde ve okyanusta bulunan suyun buharlaşıp atmosfere, ardından da yağmur olarak toprağa ve tekrar denize, okyanusa kavuşmasıyla tamamlanır. Bu süreçte su kütlesi değişmez. Bununla beraber insan elinin değdiği her yerde dengeler değişir. Buna suyun tarımsal, endüstriyel veya evsel kullanımlarında döngünün dışına çıkartılması örnek gösterilebilir. Bilinçsiz su kullanımının nelere yol açabileceğini hepimiz biliyoruz. Örneğin ülkemizde, Konya Ovası’nda oluşan obrukları, Karadeniz Bölgesi’nde bile görülebilen su kıtlığını, Göller Yöresi’nde kuruyan gölleri haber bültenlerinde sıkça duymamız bilinçsiz su kullanımının sonuçlarıdır. Su kıtlığına karşı çözüm olabilecek yeni fikir ve projeler geliştirmek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden Kıbrıs’a içme suyu sağlayabilmek için Mersin’den başlayan hat, deniz tabanından uzanarak 107 km’lik mesafe kat eder ve Girne Geçitköy Barajına ulaşır.[4] Benzer bir proje de İstanbul için yapılmıştır. Düzce’de Melen Nehri üzerine kurulan Melen Barajı’nda toplanan su, yeraltı boruları vasıtası ile İstanbul Anadolu Yakası’ndaki başka bir baraja ulaşmaktadır. Bu şekilde hatta yılda 1 milyar metreküpün üzerinde su taşınmaktadır.[5]

Şekil 1: Su döngüsü [3]

Araştırma sonuçlarından alınan verilere göre son yıllarda Türkiye, tarım ve sanayi üretimi yoğun bir toplum haline gelmiştir. Günümüzde en çok su tüketimi tarım sektöründe gerçekleşirken bunu sanayi tüketimi ve evsel kullanımlar takip etmektedir.[6] Dünyadaki su tüketim oranlarının ortalaması da yaklaşık olarak ülkemizdeki gibidir. Küresel su tüketiminin en yoğun olduğu yer tarım sektörüdür. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde toplam tatlı suyun %85-90’ı tarımsal üretimde kullanılırken, gelişmiş olan ülkelerde bu oran %16’lara kadar düşer.[7]

Şekil 2: Ülkemizde Yıllara ve Sektörlere Göre Su Kullanım Oranları [6]

TÜİK verilerine göre belediyelerin sağladığı içme ve kullanma suyu şebekesinden tüketilen kişi başı günlük ortalama su miktarının 224 litre olduğu görülmektedir. 3 büyük şehirde ise tüketilen kişi başı günlük ortalama su miktarının; İstanbul için 189 litre, Ankara için 239 litre ve İzmir için 208 litre olduğu tespit edilmiştir.[8] (Bu değerler 2018 yılına aittir. Sonraki yıllarda Covid-19 pandemisi koşulları ile değerlerde artış yaşanmıştır.) Yani çekirdek bir ailenin evindeki 1 aylık su ihtiyacı ortalama koşullarda yaklaşık olarak 25 m3 diyebiliriz. Sanayide ise su tüketimi bu değerlerden çok daha fazladır. 

Endüstriyel tesislerin su tüketimlerinin genel olarak temiz ve içilebilir sudan karşılandığını düşünürsek en küçük bir kaçak veya kaybın aslında ne kadar değerli olduğunu aşağıda vereceğimiz örnekte daha iyi kavramış oluruz. Örneğin 500.000 kcal kapasiteye sahip bir soğutma kulesinde buharlaşma ile saatte yaklaşık olarak 700-900 litre su, buhar olarak atmosfere salınır. Bu değerler demir çelik fabrikaları ve enerji santralleri gibi aşırı soğutma ihtiyacı bulunan tesisler için ise saniyelik tüketimdir. Ayrıca üretim tesislerinin proseslerinde kimyasal ya da biyolojik olarak kirlenen sularının oluşturduğu atık suyu düşünürsek, sanayideki su tüketimini daha iyi anlamış oluruz. Örneğin Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın yapmış olduğu araştırmada bir tişört üretmek için 2.700 litre su tüketildiği tespit edilmiştir.[8] Bu durumda kirli suyu geri kazanmak için en önemli önlemlerden biri de su arıtma sistemleridir. Endüstriyel tesisten çıkan kirli suyu, atık su geri kazanım sistemleri ile tekrar prosese kazandırabiliriz.  Biyolojik ve kimyasal arıtma sistemleri kullanılarak endüstriyel tesislerin atık sularının depolanıp daha sonra arıtılarak tekrar kullanımı mümkündür. Ayrıca yağmur suyu arıtma sistemleri ile de temiz su tasarrufu sağlamak mümkündür. Bu tesislerin kirli sularının transferinde kullanılacak olan pompalarda aşağıdaki hususları göz önünde bulundurmak gereklidir.

Endüstriyel akışkanların ve atık suların transferindeki önemli hususlar

Endüstriyel akışkanların transferi için kullanacağımız pompaların seçiminde aşağıdaki başlıklarda ifade edilen konuları dikkatlice tespit etmek gerekmektedir. 

Sıvının karakter tespiti 

Endüstriyel proseste kullanılan ve arıtılmak istenen akışkanın içinde barındırdığı kimyasalları, PH değerini, katı partikülleri, bu partiküllerin boyutunu, sıvının sıcaklığını, yoğunluğunu ve viskozitesini (akmazlığını) belirleyerek işe başlamamız gerekir. Akışkan ilk bakışta temiz ve duru olarak görünse bile içerisinde çözünebilen tuz ya da kimyasallar olabilir. 

Yoğunluk ve viskozite 

Sıvı yoğunluğu ve viskozitesi arttıkça pompanın elektrik motorundan çekeceği güç artacaktır. Eğer pompa seçiminde bu konuya dikkat edilmezse sahada pompanın elektrik motoru tahmin edilenden daha yüksek akım çekecek ve arızalara sebep olacaktır.

Pşaft = Q x H x  ρ / (367 x ηpompa)

Pşaft / ηmotor = Pşebeke

Bu formüllerde basılacak olan akışkanın debisi [m3/saat] basıncı [mSS] yoğunluğu [g/cm3] ve pompanın hidrolik veriminin bilinmesi gerekir. Çıkan değer, pompanın çalışması için gerekli şaft gücünü [kW] verir. Bu değeri elektrik motoru verimine böldüğümüzde ise şebekeden çekilecek toplam güç tespit edilmiş olacaktır. Çıkan sonuçtan akışkanımızı transfer etmek için ihtiyaç duyulan pompa rahatlıkla seçilebilir.

Viskozite için durum biraz daha karmaşıktır. Çünkü viskozitenin değişimi pompa gücüne ve performansına doğrudan etki etmesine rağmen doğrusal orantıda etki göstermez. Viskozite arttıkça pompanın performansı yani debi ve basma yüksekliği başta daha yavaş sonra hızla azalmaya başlar. Sahadaki tecrübelerimize göre viskozitesi 500 mPas’a kadar olan akışkanların transferi santrifüj pompalarla yapılabilirken, daha yüksek viskoziteli akışkanlar için pozitif deplasmanlı pompalar gibi farklı yapıdaki ekipmanlar kullanılmalıdır. Sıvı akıcılığını koruduğu sürece santrifüj pompalar ile basılabilir. Örneğin antifriz, bor yağı, motor yağı, bio-dizel, tuzlu su, bitkisel yağ vb. 

İki farklı akışkan için motor gücü hesabı 

Debi = 25 m3/h [Q]

Basma yüksekliği = 4 bar [H] 

Akışkan sıcaklığı = 25°C

Akışkan 1 = Su

Akışkan 2 = Etilen glikol

25°C’de suyun yoğunluğu 0,99 g/cm3 iken etilen glikolün 1,11 g/cm3’tür.

Aynı sıcaklıkta suyun viskozitesi 0,9 mPas ve etilen glikolün 16 mPas’dır. İki sıvı da santrifüj pompa ile transfer edilebilebilir. (x<500 mPas) 

Akışkan (su)

Pşaft = 25x40x0,99 / (367×0,75) = 3,59 kW 

3,59 / 0,95 = 3,77 kW su için şebekeden elektrik motorunun çekeceği güçtür. Bu pompa için 4 kW’lık elektrik motoru kullanmak gerekir.

Akışkan (etilen glikol)

Pşaft = 25x40x1,11 / (367×0,75) = 4,03 Kw

4,03 / 0,95 = 4,24 kW Etilen glikol için 4 kW’lik motor yeterli olmayacağı için 5,5 kW’lik elektrik motoru kullanmamız gerekecektir.

Kimyasal ve fiziksel şartlar

Bu kısma sıvı içinde bulunan katı partiküller ile başlamak gerekir. Çünkü çoğu zaman göz ile görülemeyen suda çözünmüş maddeler, pompaya ve tesisattaki diğer elemanlara ciddi hasar verir. Buna en güzel örnek deniz suyudur. Duru ve berrak olan deniz suyunun ihtiva ettiği tuz ve diğer mineraller, pompa içinde ciddi fiziksel ve kimyasal aşınmaya sebebiyet verir. Özellikle temiz su hatlarında kullanılan metal tesisat enstrümanlarının (pompa, vana, boru, çekvalf, pislik tutucu vb.) korozyona uğraması ile zamanla su içinde biriken pas ve kir, gerekli filtreleme işlemleri ile temizlenmez ise hareketli tüm parçaları aşındırarak (zımpara etkisi yaratarak) arızalara sebep olur. Aynı etki, açık havuzların yüzeyine düşen toz, kum vb. partiküllerin suya karışarak tesisata girmesiyle de görülür. Karşılaşılan diğer unsurlar ise kireç, çamur, tesisat montajından oluşan metal parçaları ve kaynak tozlarıdır. 

Atık suların transferi gündeme geldiğinde ise durum daha da zorlaşır. Atık su içinde kimyasal ve biyolojik olarak çeşitli materyaller bulunabileceği için pH ölçümü yapılmalıdır. Sıvı içinde çökelme ya da katılaşma olup olmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca atık sularda karşılaşılan yabancı cisimler (örneğin lifli parçalar, halat ya da kablo parçaları, çuval ipleri ve naylon parçalar gibi) pompaya ulaşmadan bertaraf edilmelidir. Aksi halde bu istenmeyen parçalar pompa çarklarında tıkanmalara sebep olur.

Akışkanın kimyasal özelliklerine göre doğru pompa seçimi hayati önem taşımaktadır. Sıvının kimyasallar ihtiva etmesi, tamamen asidik veya bazik özellikte olması durumunda pompanın tüm parçaları tek tek seçilmelidir. Pompa gövdesi, çarkı, mili, salmastrasının yüzeyleri ve elastomerleri sıvı ile teması halinde deforme olmayacak malzemelerden seçilmelidir. Aksi takdirde kimyasal ile reaksiyona giren bir materyal deforme olur ve pompanın arızalanmasına yol açar. Örneğin etilen glikol içeren bir sıvı için paslanmaz veya karbon çelik malzemeden imal bir pompa kullanılabilecekken, hidroklorik asit içeren bir sıvı için plastik pompa kullanılması gerekmektedir. 

Şekil 3 : 180°C için e-SVH serisi hava soğutmalı salmastralı kademeli paslanmaz çelik santrifüj pompa – Gıda tesisi

Sıcaklık

Bir proseste kullanılacak tesisat malzemelerinin tamamında maksimum dayanım sıcaklığı limiti bulunmaktadır. Prosesin ihtiyaç duyduğu sıvı sıcaklığı, malzemelerin maksimum dayanacağı sıcaklık limiti ile karşılaştırılmalıdır. Sıcak su kazanlarında basınç altında su sıcaklığı 180°C’ye kadar çıkarılabilir. Su kazanlarının sirkülasyon hatlarında hava soğutmalı salmastra ile donatılmış pompalar kullanılmaktadır. Çoğu endüstriyel prosesin çalışma sıcaklığı 110-120°C aralığındadır. Bu durumda kullanılacak olan ekipmanların tamamını uygun sıcaklık dayanımına göre seçmek gerekir. Özellikle EPDM ya da FPM (Viton®) gibi sıcaklığa dayanımı yüksek elastomer malzemelerden imal edilmiş sızdırmazlık elemanlarının kullanılması önemlidir. Sıfırın altına inen sıvı sıcaklarında da ayrıca limitler tespit edilmelidir. Suyun dışındaki proseslerde, örneğin kızgın yağ kullanımında akışkan sıcaklığı 300°C’ye kadar çıkabilmektedir.

Dış ortam sıcaklığının da kontrol edilmesi gereklidir. Pompa istasyonun bulunduğu hava koşulları suyun donma sıcaklığının altına iniyor ise pompa ve tesisatın izole edilmesi gerekmektedir. Aksi halde akışkanın donması sonucu pompalarda büyük hasarlar oluşacaktır. Çoğu zaman pompa odası yapılması da uygun bir çözümdür. 

Dalgıç pompalarda elektrik motorunun basılan akışkan içinde olduğu unutulmamalı ve pompanın sorunsuz çalışması için akışkanın izin verilen üst sıcaklık sınırı kontrol edilmelidir. Çoğu dalgıç pompa imalatçısı pompaların çalışabileceği akışkan sıcaklığı üst sınırını 40-50°C arasında belirlemiştir.   

Salmastra seçimi

Pompa seçimlerinde sızdırmazlık elemanları malzemeleri her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde sorunsuz çalışması gereken bir pompa devreye alındığı anda bile sızdırmaya başlayabilir. Günümüzde endüstriyel tesislerin çoğunda mekanik salmastralar kullanılmaktadır. Bunun yanında maden ve ağır sanayinin özel proseslerinde yumuşak salmastra kullanımı da mevcuttur. Özellikle katı partikül ihtiva eden sıvıların transferinde salmastra yüzey malzemelerinin aşınmaya karşı dayanım göstermesi beklenirken, kimyasal içerikli sıvılarda ise elastomer malzemelerin dayanımı daha fazla önem arz etmektedir. Hafif tuzlu sular için salmastra yüzeylerinde karbon ve seramik kullanılabilirken, deniz suyu transferinde salmastra yüzeyleri silikon karbid ya da tungsten malzemeden seçilmelidir. Özellikle gıda endüstrisinde temizlik amaçlı kullanılan CIP hatlarındaki pompaların salmastralarında EPDM elastomer uygun olurken, asit içeriği yoğun sıvılarda ise FPM elastomerler çok daha uzun ömürlü olmaktadır. Daha aşındırıcı sıvılarda ise çift mekanik salmastrayla birlikte salmastra haznesi tampon sıvı ile sabit basınç altında sirküle edilmektedir. Buna en güzel örnek otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde oldukça yoğun çalışan kaplama tesislerinin kimyasal sirkülasyonunu sağlayan çinko fosfat transfer pompalarıdır.

Şekil 4: Çift Mekanik salmastra ve tampon akışkan uygulaması [10]

Pompa seçimi

Pompa seçimine, prosesteki akışkan özellikleri tespit edildikten sonra pompanın yüzeyde mi yoksa dalgıç olarak mı çalışacağına karar vererek başlayabiliriz. Katı partikül içeren sıvılar için dalgıç pompa seçimi yapılacak ise sudaki maksimum partikül büyüklüğünü tespit etmeli ve pompamızın katı partikül geçirgenliğine uygun olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Devamında sıvı sıcaklığı ve havuzda çökelme-katılaşma olmadığını kontrol edip uygun seçimi yapabiliriz. 

Örnek uygulama:

Otomotiv sektöründe üretim yapan bir fabrikanın boyahane atıklarının biriktirildiği havuzdan, atık sıvıyı arıtma tesisine 20 m3/saat debi, 1 bar basınçta transfer edecek dalgıç pompa talebi için sorulması gereken sorular şu şekilde olmalıdır:

Havuzdaki sıvı sıcaklığı nedir?

İşletme çalışıyorken 30-35°C arası ama gece daha düşük sıcaklıkta.

Sıvı içindeki yabancı cisimler nelerdir? En büyük partikülün ölçüsü nedir?

Sıvı homojen su ile karışık boya, maks. 1-2 cm büyüklüğünde parçalar olabiliyor.

Sıvı yoğunluğu ve viskozitesi nedir?

Kirli su, yoğunluğu 1,1 g/cm3 civarındadır.

Havuz tabanına çökelme oluyor mu?

Evet oluyor. Yılda 1 defa havuzu boşaltıp iş makinesi ile havuz dibi temizleniyor.

Sıvının içindeki kimyasallar nelerdir? pH değeri kaçtır?

Sıvı bazik karakterli, pH değeri 9-10 civarı ama tesisatta paslanmaz çelik malzemeler kullanmaktayız.

Havuz derinliği nedir?

Yaklaşık 10 metre. 

Bu durumda seçilmesi gereken pompanın en az 40°C’de çalışabilen, paslanmaz çelik malzemeden imal edilmiş, en az 30 mm katı partikül geçişine izin veren çark yapısına sahip, 10 m daldırma derinliği olan bir dalgıç atık su pompası olmalıdır. Kullanımda dikkat edilmesi gereken husus, dipteki biriken çamurdan daha yüksek bir seviyede pompayı çalıştırarak, pompanın çamura gömülmesine engel olmaktır. 

Bu örnekteki sıvı sıcaklığını daha yüksek bir değere çıkardığımızda örneğin 50°C’nin üzerindeki sıcaklıklar için talep edildiğinde, satın alma maliyetleri oldukça yükselmektedir. Alternatif olarak bu tip durumlarda kolon tipi pompalar ya da kendinden emiş kabiliyeti olan yatay santrifüj çamur pompaları da tercih edilebilir. 

Sonuç

Su insan hayatı için çok değerli bir madde olduğu gibi, tedarikinden tüketim aşamasına kadar kullandığımız ekipmanların doğru seçimi de bir o kadar önemlidir. Bunların başında suyun transferini sağlayan pompalar gelirken yanlış pompa seçimi, su kaçak ve kayıplarına sebebiyet verir. Tesislerde su olmadan üretim yapılamaz. Bu nedenle insan, yaşama direkt olarak suyla bağlı olduğu gibi genel ihtiyaçlarını da yine su sayesinde karşılar. Endüstrinin de su olmadan çalışabilmesi mümkün değildir. Endüstriyel tesislerden çıkan atık sular her zaman bize sorun oluşturacaktır ancak doğru pompa ve ekipman seçimi ile bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Bu sayede üretimin aksamadan devam etmesini sağlayabiliriz ve gelecek nesillere hem su kaynaklarını hem de temiz üretimi miras bırakabiliriz.  

Faydalanılan başlıca kaynaklar:

https://www.lowara.com.tr/

https://www.ilpa.com.tr/

ÇENGEL, Yunus A.; CIMBALA John M.. Fluid Mechanics Fundamentals and Applications

İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü dergisi”, 1-6. sayılar. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eaduf#cite_note-1

https://tr.wikipedia.org/wiki/Pompa

https://sutema.org/mavi-gezegen/su-dongusu.2.aspx

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/asrin-projesi-askili-boru-sistemiyle-anadoludan-kktcye-su-tasiyor/2011317

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/dsi-istanbulda-su-sikintisi-yasanmayacak/1973612

https://cevreselgostergeler.csb.gov.tr/su-kullanimi-i-85738

https://sutema.org/kirilgan-dongu/suyun-sektorlere-gore-kullanim-oranlari.9.aspx

https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Belediye-Su-Istatistikleri-2018-30668

https://sutema.org/kirilgan-dongu/su-ayak-izi.15.aspx

https://www.aesseal.com/tr/node/2650

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Genel

İ-MAK’ın yeni ürün seçme motoru I-GUIDE’ı keşfedin

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İ-MAK, müşterilere ve geliştirme mühendislerine doğru redüktörü ve motoru seçmeye yardımcı olması için tasarlandığı, bilgisayar, tablet veya telefonla uyumlu yeni ürün motoru I-GUIDE ile birçok bilgiye ve çözüme hızlı erişme olanağı sunuyor. I-GUIDE, Android ve Ios için tasarlanan yeni İ-MAK mobil uygulama ile de uyumlu. Güncellenmiş İ-MAK ürün seçme motorunu şimdi www.imakreduktor.com adresinden erişilebilir.

Müşterilere ve geliştirme mühendislerine doğru redüktörü ve motoru seçmeye yardımcı olması için tasarlanan İ-MAK’ın ürün motoru, içeriğinde 1,000,000’dan fazla ürün referansı barındırıyor. 8 farklı dil seçeneği ile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Boşnakça, Flemenkçe, İsveççe ve Rusça) yeni İ-MAK ürün motoru, ihtiyaçlarınıza göre en iyi güç aktarım ürünlerini seçmeye yardımcı olmaya hazır.  Redüktörün anahtar veri tanımından başlayarak, özel seçenek ve özellik seçimine kadar yardım eden ve rehberlik yapan program, sonrasında ise uygun ölçü sayfaları, 3 boyutlu çizimleri ve diğer birçok teknik detayı kullanıcıya sunar.

Program kullanıcıya geniş çaplı seçeneklerden seçim yapmanıza olanak sağlıyor. Örneğin: Tahvil ve çıkış hızı, özel motor ve giriş seçenekleri, adapte edilmiş montaj pozisyonları, adapte edilmiş soğutma seçenekleri, boyama dereceleri ve özel renkler (RAL), özel flanş ve mil bağlantıları, fren seçenekleri, çıkış mili için özel malzeme seçimi, ATEX konfigürasyonu vs.

Yeni İ-MAK ürün motoru kullanıcılara piyasadaki en geniş ürün yelpazesinden seçim yapmanıza olanak sağlıyor. 0,12 kW’den başlayarak 650 kW’ye kadar, İ-MAK çözümleri 1,000,000’dan fazla ürün referansını kapsıyor. 14 seriye bölünmüş olarak, İ-MAK ürünleri kullanıcı isteklerini tam karşılayacak helisel, konik veya sonsuz dişli seçenekleri sunuyor. 

35,000 Nm torka kadar 8 farklı gövde seçeneği ve yüzlerce yeni kombinasyonuyla MA Monoblok serisi resmi tanıtımı, İ-MAK’ın güç aktarım sektöründeki pozisyonunu güçlendiriyor. Ayrıca İ-MAK NEMA standardını da ürün kataloğunun ağırlıklı bölümüne uyarladı. Kuzey Amerikalı müşteriler artık direkt motorlu redüktörleri NEMA standardında ve 60 Hertz seçeneğiyle sipariş verebiliyor. 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

Schaeffler akıllı makine izleme ile artan güvenlik, azalan arıza süresi ve maliyet

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Birçok sektör için küresel çapta ahşap, kağıt ve biyokütle bazlı çözümler üreten Stora Enso, Finlandiya’daki Sunila tesislerinden birinde çeşitli tahrik üniteleri için izleme çözümü arıyordu. Schaeffler’in kablosuz çözümü OPTIME’yi tercih eden Stora Enso, daha önce yüksek maliyetler nedeniyle yapılamayan izleme işlemi ile birçok fırsat yakaladı.

Schaeffler’in OPTIME ile müşteriye sağladığı avantajlar:

  • Kolay kurulum.
  • Planlanmamış kesintilerin minimuma indirilmesi.
  • Makinelerin kapsamlı ve kablosuz izlenmesi için uygun maliyetli çözüm.
  • Uzman bilgisi gerektirmeyen kolay veri analizi.
  • Dijital hizmetle beraber güç erişimli makinelere bağlantı gerektirmeyerek sağladığı personel için daha fazla güvenlik.
  • Bakım önlemleri, personel ve yedek parça temininin daha verimli planlanması. 
  • Firmanın ihtiyaç duyduğu her yere hızlı kurulum.

Stora Enso’nun Sunila’daki tesisi, sadece Finlandiya’da bulunan 14 fabrikadan birini oluşturuyor. Schaeffler müşterisi bu fabrikada; yumuşak odun hamuru ve lignin, tali yağı ve terebentin gibi kağıt hamuru endüstrisinin yan sanayi üretimini yapıyor. Bu tesiste üretim sırasında ciddi strese maruz kalan ve kontrol edilmeyen motorlar, pompalar, dişli kutuları ve fanların neden olduğu plansız kesintiler sık meydana geliyordu. Stora Enso, bu tür durumları azaltmak için yan kuruluşu Efora aracılığıyla uygun maliyetli takip çözümü arıyordu. Bu sorunlar haricinde personeli için daha iyi iş güvenliği sağlamayı da amaçlayan Efora, bu hedefleri göz önünde bulundurarak Schaeffler’e başvurdu.

Üstün Schaeffler çözümü

Durumu analiz eden Schaeffler Endüstri 4.0 Uzmanları firmaya, Schaeffler OPTIME ile kapsamlı bir durum izleme önerisinde bulundu. Schaeffler OPTIME çözümü, kablosuz sensörler, ağ geçidi ve dijital servisten meydana geliyor. Sensörler, makineleri ve ekipmanı izliyor. Ağ geçidi, sensörlerden gelen verileri alıyor ve Schaeffler Cloud’a iletiyor. OPTIME sorunları algılıyor, alarmlar veriyor ve sorunun olası kaynağı hakkında bilgi sağlıyor. OPTIME, tüm bunları Schaeffler’in bilgi birikimine dayalı olarak sağladığı için uzman durum izleme bilgisine gerek duyulmuyor. Sunila Mill’de 240 farklı makine için mümkün olan en kısa sürede 500 sensör ve 15 ağ geçidi kurulabiliyor. Çözüm, herhangi bir yapılandırma gerektirmiyor ve yüzlerce makinenin kolaylıkla izlenmesine olanak tanıyor. Otomatik analiz sayesinde, Stora Enso’daki uzmanlar ve bakım personeli en iyi şekilde destekleniyor ve makinelerin anlık güncel bilgilerine hakimiyet kazanıyor.

Şu ana kadar 16 makine için farklı sorunlar gözlemleyen OPTIME’den son derece memnun olan Schaeffler müşterisi Stora Enso, çözümü diğer tesislerde de uygulamayı planlıyor. Tüm endüstrilerde kullanılabilen OPTIME, 1 Temmuz 2020’den bu yana Avrupa pazarında bulunuyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Genel

E.C.A. ile yüzde 70’e varan su tasarrufu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla doğal kaynakları koruma sorumluluğunu sürdüren E.C.A., su tasarrufunu mümkün kılan ürünleriyle sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Üretim sürecinden itibaren yenilenemeyen doğal kaynak tüketimini en aza indiren marka; fotoselli, elektronik, zaman ayarlı ve termostatik bataryalar başta olmak üzere geniş ürün gamıyla su tasarrufunun önünü açarak yüzde 70’e varan su tasarrufunu mümkün kılıyor.

Sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerinin DNA’sına kodlayan E.C.A., yeni nesil teknolojilerle ürettiği ürünleriyle doğaya olan bakış açısını gözler önüne seriyor. Ham maddenin sürdürülebilirliği için ürünlerini minimum ölçülerde tasarlayan E.C.A., bu sayede yüzde 70′ e varan su tasarrufunu mümkün kılarak gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalıştığını kanıtlıyor. 

E.C.A., ürünlerini geleceği düşünerek tasarlıyor

Geniş ürün gamıyla su tasarrufunu standart bir uygulama olarak benimseyen ve sürdürülebilirliği amaç edinen E.C.A., fazla su kullanımını önleyen teknolojiler geliştiriyor. Yeni nesil ürünleriyle geleceğe değer katan elektronik bataryalar, minimum sıcaklıkta minimum debi ile maksimum tasarruf yapmayı sağlıyor. Özellikle ortak alanlarda üstün hijyen sağlayan fotoselli bataryalar, aynı zamanda otomatik açılma ve kapanması sayesinde bir yılda binlerce ton su tasarrufunu mümkün kılıyor. Bunun yanı sıra zaman ayarlı bataryalar sadece belirlenen süre boyunca akarak fazla su kullanımını engellerken, termostatik bataryalar da istenilen sıcaklığa gelene kadar geçen süre boyunca akan fazla suyu engelleyerek doğal kaynakların korunmasına yardımcı oluyor. Armatürlerin ısı ve debi ayarlı özel seramik kartuşları, su miktarı ve sıcaklığını dengelerken standart bir lavabo bataryasına göre çok daha fazla su tasarrufu sağlayan miks bataryalar da çevre dostu konseptiyle kullanıcısına fayda sunuyor.

Minimum boyutta ürün ambalajıyla daha az CO2 salınımı

Ürünlerin yanı sıra diğer iş süreçlerinde de su tasarrufunu korumaya yönelik adımlar atan E.C.A., inovasyon çalışmalarıyla ambalajları daha az boya ve daha çok geri dönüştürülmüş malzeme kullanarak üretiyor. Bu sayede ekosistemde yılda ortalama 4 bin 500 ağaç oksijen yaymaya devam ederken daha az CO2 salınımı ile çevreye duyarlı taşımacılığı mümkün kılıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com