Connect with us

Nedir?

Hidrofor nedir?

Yayın Tarihi:

on

Suyu veya herhangi bir akışkanı, hava ile sıkıştırmak suretiyle basınç uygulanmasıyla bir noktaya ulaştırmaya ya da istenen yüksekliğe çıkarmaya yarayan ve elektrik enerjisiyle çalışan depolu pompa sistemlerine hidrofor denmektedir.

Hdroforlar, yüksek basınç sayesinde suyu istenen noktaya ulaştırırlar. 

Hidrofor tankları genel olarak çelik sac malzeme üretilir. Hidrofor tankının esas görevi su ile havayı bir araya getirmek ve basıncı sağlamaktır. Bununla birlikte tanklar sistemdeki vana ve kompresör gibi yardımcı elemanların da monte edildiği temel bileşen konumundadır.

Bina teknolojilerinde sıklıkla kullanılan hidroforlar, şebekeden gelen suyun basıncı yetersiz olduğunda devreye otomatik olarak girerek gerekli ivmeyi sağlar. Hidroforlardaki basınç, monometreler yardımıyla ölçülür.

Hidrofor çeşitleri

Otomatik hava basınçlı hidroforlar: Bu tip hidroforlar, bir hava şarj aparatı sayesinde havayı kendi kendine temin eden ürünlerdir. 

Kompresörlü hidroforlar: Bu tipte ise ürüne bir kompresör vasıtasıyla hava desteği sağlanır. Endüstriyel uygulamalar için kurulan sistemlerde bu tip ürünler tercih edilmektedir.

Membran basınçlı hidroforlar: Bu tip hidroforlarda ise depo membran ile ikiye ayrılmıştır. Depoya dolan su membran sayesinde hava dolu kısma basınç uygular ve önceden belirlenmiş basınca ulaşıldığında suyun akışı kesilir. 

Hidrofor seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Hidrofor seçiminde kullanım alanına uygun bir ürün seçmek son derece önemlidir. Öncelikle suyun iletileceği mesafenin bilinmesi oldukça önemlidir. Ayrıca debi yüksekliği de sistemin sağlıklı çalışması için oldukça önemlidir. Bununla birlikte çalışma ortamı ve aktarılacak sıvının özellikleri de önem arz eder. Bazı sistemler emiş de yapmaktadır. Bu tarz uygulamalar için seçilecek sistemlerin gereklilikleri karşılayacak ürünler arasından seçilmesi son derece önemlidir. Bina sistemleri için hidrofor seçerken ise kat ve daire sayısını göz ününde bulundurmalı, diğer parametrelerle birlikte uygun ürün seçilmiş olmalıdır.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Nedir?

SCADA sistemi nedir?

Yayın Tarihi:

on

Supervisory Control and Data Acquisition kelimelerinin ilk harflerinden oluşan bir kısaltma olan SCADA teriminin Türkçe karşılığı “Merkezi Denetleme Kontrol ve Veri Toplama”dır. Endüstriyel tesislerdeki faaliyetlerin bilgisayarlarla takip ve kontrol edilebilmesine olanak sunan SCADA sistemleri, temel olarak bir yazılım türüdür.

SCADA sistemleri üç ana bölümden oluşur:

  • Uzak terminal birimi (RTU)
  • İletişim sistemi
  • Kontrol merkezi sistemi

SCADA sistemleri temel olarak bir endüstriyel tesisteki tüm üretim aşamalarının tek merkezden izlenmesi, denetlenmesi, veri toplanması, raporlama yapılması ve ünitelerin kontrol edilmesine olanak sunar. Bu sebeple endüstriyel alanda geniş bir kullanım alanına sahiptir.

SCADA sistemlerinin kullanım alanları

SCADA sistemleri hangi avantajları sunuyor?

SCADA sistemleri için başlangıç maliyetleri bir miktar yüksek görünmekle birlikte, sağladığı pek çok fayda ve kısa sürede kendisini amorti etmesi sayesinde son derece isabetli yatırım kalemleri arasında görülmektedir. Genel olarak SCADA sistemleri sayesinde endüstriyel tesislerdeki üretim süreçlerinin anlık olarak takip edilebilmesi, zaman ve iş gücü anlamında ciddi faydalar sunmaktadır. Üretim verilerinin anlık olarak takip edilmesi ve kayıt altına alınması da işletme için gerek anlık gerek uzun vadede son derece önemli bir parametre olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanından anlık müdahaleye imkân sunmasının yanından belirli durumlarda arıza öncesi tespit yapılabilmesine de olanak sağlayan SCADA sistemleri, endüstriyel tesisler için pek çok avantajı beraberinde getirmektedir.

Devamını Oku

Nedir?

Kompresör nedir?

Yayın Tarihi:

on

Atmosferde bulunan hava veya gazları sıkıştırarak basıncını artıran motorlu sistemlere kompresör denmektedir.

Pnömatik uygulamalarının temel bileşenlerinden olan kompresörlerin ilk kullanımı yüzyıllar öncesine dayanır. Temel olarak sisteme giren havanın basıncının artırılması prensibine dayanan bir çalışma tarzı vardır.  Mekanik enerjiyi pnömatik enerjiye dönüştüren sistemlerdir. Elektrik motorundan elde edilen enerjiyi kullanarak atmosferden aldığı hava veya gazı tüplerde sıkıştıran kompresörler, bu havayı kullanıma alanına uygun olarak tahliye ederler. Bununla birlikte iş makineleri ya da motorlu araçlarda kullanılan kompresörler dizel motorlarla da çalışıyor olabilir. Motordan alınan güçle kompresör içinde negatif basınç (vakum) ortaya çıkar. Emilen hava sistemde hapsedilir ve sıkıştırılır. Sıkıştırmanın oranı basınç oranını da belirler. 

Kompresör çeşitleri nelerdir?

Temel olarak kompresörler şu başlıklar altında sınıflandırılabilir:

  • Pistonlu kompresörler
  • Vidalı kompresörler
  • Hidrolik kompresörler
  • Gaz ve buhar kompresörleri

 

Kompresörler, petrokimyadan dokuma tezgâhlarına, metal sanayiinden otomotive kadar pek çok sektör ve uygulamada kullanılmaktadır. Mekanik hareketlerin olduğu her alanda kompresörlerin kullanımı mümkündür. Sağlıklı ve uzun ömürlü bir kullanım için kompresörlerde düzenli bakım oldukça önemlidir. 

Devamını Oku

Nedir?

Hidrolik – pnömatik nedir

Yayın Tarihi:

on

Hidrolik ve pnömatik sistemler bir bütün olarak akışkan gücü sistemlerini oluştururlar. Yağ ve su gibi akışkanların kullanıldığı sistemler hidrolik; hava veya gaz kullanılan sistemlerse pnömatik olarak adlandırılmaktadır.

Hidrolik, akışkan gücünün mekanik özelliklerini inceleyen bilim dalına verilen isimdir aynı zamanda. Kelime, Fransızca, “su basıncı ile çalışan mekanizma, fizikte sıvılar mekaniği” anlamına gelen “hydraulique” sözcüğünden dilimize yerleşmiştir. Sözcüğün Fransızcaya ise Eski Yunancadan girdiği kabul edilmektedir. 

Pnömatik kelimesi ise havanın özelliklerini, hareketlerini ve davranışını inceleyen bir bilim dalı olmanın yanında; sıkıştırılmış hava ve gaz gücü ile çalışan iş elemanlarının (silindirler ve motorlar) ve kumanda elemanlarının (valfler) çalıştırılmalarında gerekli olan endüstriyel uygulamaları kapsayan bir tabirdir. Pnömatik terimini kökeni Yunancadaki “nefes almak” anlamındaki “pneuma” sözcüğüdür.

Hidrolikte sıkıştırılması mümkün olmayan akışkan gücü ile yani yağ ve su gibi akışkanlarla enerji iletimi sağlanırken; pnömatikte sıkıştırılabilir akışkan gücü yani hava ve gaz gibi akışkanlarla iletim sağlanmaktadır.

Hidrolik sistemlerin kullanılmasıyla çok büyük enerji sağlanabilirken; pnömatik sistemler, sıkıştırılmış akışkanlardan istifade ettiklerinden, nispeten daha düşük kuvvetler elde edilmek için kullanılırlar.

Tarih boyunca insanlar hidrolik enerjiden çok çeşitli şekillerde istifade etmişlerdir. Antik çağlardan bu yana insanlar akarsuların enerjisinden, değirmeni döndürmek ya da ağır yükleri bir yerden bir yere taşımak için istifade etmişlerdir. İnsanlık tarihinin ve medeniyetin gelişimi içerisinde bilim insanlarının ortaya koyduğu yeni prensiplerle bu alanda pek çok ilerleme kaydedilmiştir. Dairesel ve doğrusal hareketlerin üretilmesi için ortaya çıkan yeni fikirler ve yapılan bilimsel çalışmalar günümüzün modern sistemlerine varan yolu açmıştır.

Teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesine paralel olarak hidroliğin ifade ettiği anlam da değişime uğramıştır. Hidrolik sistemlerin temel prensipleri artık istenilen debi ve basınçta enerjinin elde edilmesi, bu enerjinin kontrol edilmesi ve iletilmesini ifade eder hale gelmiştir.

Teorik ve tarihi açıdan modern hidroliğin temelleri 17. yüzyılın ortalarında Fransız Fizikçi Blaise Pascal tarafından, kendi adı ile anılan Pascal Yasası ile atılmıştır. Pascal Yasası; bir kaptaki sıvının serbest yüzeyine uygulanan basıncın, sıvının temas ettiği tüm yüzeylerde, eşit oranda bir basınç yaratacağı esasını ortaya koymuştur.

Hidrolik sistemler esas olarak; yüksek güç yoğunluğu, nispeten düşük enerji sarfiyatı, enerji depolama kabiliyeti, hassas hareket, yumuşak ve kademesiz hareket kabiliyeti; aşırı yüklere karşı güvenli, darbesiz, kuvvet ve torku sabit tutma kabiliyeti ile; genelde kapalı ve korunmuş bir sistem olmaları dolayısıyla makine imalat sanayiinde halen çok önemli görevler üstlenmeye devam etmektedirler.

Pnömatiği, endüstriyel tanım olarak gaz basıncı ile çalışan sistemlerin hareket ve kontrolünü sağlayan sanayi dalı olarak ifade edebiliriz. İlk pnömatik uygulamalar 19. yüzyılın ortalarında başlamış olmakla beraber; bugün anladığımız anlamda geniş çaplı uygulamalar 20. yüzyılın ortalarında itibaren başlamıştır.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com