Connect with us

Vanalar

Akışkan teknolojilerinde 40 yılın tecrübesi: Sunsay Mühendislik

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin köklü firmalarından Sunsay Mühendislik’in kurucusu Yusuf Kenan Sayar’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmalarının 40 yıllık yolculuğunun yanı sıra ülkemizin ve sektörün genel durumuna ilişkin pek çok değerlendirmede bulunan Yusuf Bey’e teşekkür ediyor ve sizleri bu keyifli sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Yusuf Kenan Sayar

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1942 Adana doğumludur.

Adana Meslek Lisesi’ni bitirip, akabinde Makine Teknikerliği okuduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden 1966 yılında mezun olmuştur.

Sırasıyla,

  • 1966-1970 yılları arasında Karayolları 17. Van Bölge Müdürlüğü’nde (5 yıl) Bakım Müdürü,
  • 1970-1976 yılları arasında STFA Kadıncık 2. Barajı’nda Bakım Müdürü,
  • 1976-1977 yılları arasında STFA-Libya (Tripoli-Trablus) Limanı Şantiye Makine Bakım Müdürü,
  • Libya dönüşü de Doğuş Holding’in kurucusu Ayhan Şahenk Bey’e Samsun Baraj İnşaatı Danışmanlığı

görevlerini yaptıktan sonra 1978 yılında “su, buhar, kimyasal ve endüstriyel akışkan teknolojileri” alanında endüstriyel tesislerin ihtiyaçlarına yönelik faaliyet yapmak üzere kendi firmasını kurmuştur.

Şirketi kurduğu yıllarda satışın yanında özellikle o yıllarda çok eksik olan endüstriyel konularda eğitim faaliyetlerini de paralel yürüterek şirketine vizyon kazandırıp büyüme sağlamıştır.

Sunsay’ın tarihçesinden ve faaliyet alanlarından bahseder misiniz?

Pompalar, vanalar ve ölçü kontrol ürünleri olmak üzere 1978 yılından bu yana 3 ana dal üzerinde faaliyet göstermekteyiz.

Sunsay’ın başlarda hidrolik-pnömatik ekipmanlar, hortum ve küresel vanalar imalatı gibi geniş bir yelpazesi varken sonrasında kurumsallaşma ve daha da sadeleşerek büyüme gibi hedeflerle bu 3 ana gruba yönelimi olmuş ve 1992 yılında isim değişikliğine gidilerek Sunsay Mühendislik adını almıştır.

1994 yılında eğitimini Almanya’da tamamlayan, Avrupa etiğine önem veren, Avrupa stratejisi ve disipliniyle yetişen Sunsay’ın 2. jenerasyonu Hakan Sayar’ın imalatın iptalini istemesi üzerine firmamız imalatı bırakmış ve beraberinde 1996 yılında Avrupa’daki, başta Alman firmaları olmak üzere kendi sektöründe isim yapmış güçlü firmaların bölge distribütörlükleri alınmıştır. Adana firması olmamıza rağmen vizyonel ilerleyişimizle firmamız büyümüş, personel sayımız artmış ve mevcut yerinden ayrılıp daha büyük ve daha kaliteli bir mevkiiye taşınmıştır.

2009 yılındaki ekonomik krizi gerek pazarlama kabiliyeti gerek müşteri memnuniyeti odaklı hizmetlerimizle fırsata çevirebildiğimizi söyleyebiliriz. Çünkü Türkiye’nin ağırlıklı ilk 500 firmasıyla çalışmaktayız. Kurumsal, yatırım kapasitesi sürekli olan, ihracat yapan, üretimi öyle veya böyle bir şekilde durmayan firmalarla çalışmaktan keyif alıyoruz. O dönemde birçok sektör dururken petrol ve enerji sektörüne ağırlık verilmişti. Petrol sektörüne yoğunlaşarak o dönemde Amerika’daki petrol sektöründen faydalanabilmek için bir tesis kurma yolunda ilerleyerek 3. jenerasyon sayesinde de Amerika California’da Sunsay Export firması kuruldu. Bunun haricinde Almanya’da ve İstanbul’da irtibat ofislerimiz bulunmaktadır.

Türkiye distribütörlüğünü yapıyor olduğumuz,

– İsviçre menşeli WEY Bıçaklı Sürgülü Vanalar,

– Hollanda menşeli WOUTER WITZEL Kelebek vanalar,

– İspanya menşeli BVALVE Metal Körüklü Globe Vanalar,

– İsviçre menşeli CHEMVALVE PTFE/PFA Kaplı Kelebek Vanalar,

– Almanya menşeli PONNDORF Hortum Pompalar,

Türkiye Partnerliğini yürüttüğümüz DITEC Kumaş ve Bez Kompansatörler ve bölge bayiliğini üstlendiğimiz birçok markanın endüstriyel ürünleriyle müşterilerimize 40 yıldır hizmet sağlamaktan onur duyuyoruz.

Yakın zamanda pazara sunduğunuz ya da sunacağınız yeni bir ürün bulunuyor mu? Varsa bu ürün hakkında değerlendirme yapar mısınız? Şayet ürün pazara çıktıysa ne zaman çıktı, özellikleri neler, satışlarınıza sağladığı katkı nedir?

Biz Sunsay Mühendislik olarak Avrupa’nın kendi alanında isim yapmış ancak Türkiye’de çok fazla tanınmayan üreticilerini Türkiye pazarı ile buluşturuyoruz ve burada en önemli husus üretilen ürünlerin “yeni nesil” diyebileceğimiz özelliklere haiz olması. Yakın zamanda pazara sunduğumuz en önemli ürünlerden bir tanesi ise değişmeyen contaya sahip yeni nesil “Kelebek Vanalar”dır. Bu ürün Türkiye’de yok denecek kadar az bilinmektedir ve aslen yapmış olduğumuz araştırmalarda piyasada bu özellikte olduğu belirtilen ürünlerin aslında üretim prosesi gereği doğru ürünler olmadığı tarafımızca tespit edilmiştir. Conta değişmemesi demek hem Kelebek Vana’nın en önemli yedek parça unsurlarından birisine ilerleyen eskime sürecinde ilave sipariş verilmemesi ile maliyet azaltılması demek hem de bu teknolojiyle vananın ömrünün çok daha uzun olmasını sağlamak demektir.

İlave olarak ise rakiplerine oranla mükemmel denecek derecede sızdırmazlık sağlayarak tehlikeli ortamların oluşmasını engellediği gibi çevresel koruma da sağlamaktadır. Hem insan hayatı hem de son dönemde bir o kadar üzerinde durulan çevrenin korunması hususları zaten bu tür ürünleri ön plana çıkarmaktadır.

Gerçek “Vulkanize Sistem” ile vana gövdesine adapte edilen conta sayesinde üretilen bu tür vanaların neredeyse sayısız avantajı olmakla birlikte aşağıdaki hususların bilinçli kullanıcıların dikkatini çekeceği kanaatindeyiz:

– Eşsiz sızdırmazlık konsepti ile çift taraflı %100 sızdırmazlık,

– Açma kapamada minimum aşınma,

– Düşük tork ihtiyacına bağlı ekonomik aktüatör seçimi,

– Tam geçiş sağlayan gövde dizaynıyla değişmeyen akış kapasitesi,

– Gövde ile birleştirilmiş liner sayesinde gövdeyle temassız akışkan geçişi,

– Contasız montaj imkânı,

– Gürültü izolasyonu,

– Gövde ile conta arasında sıfır korozyon,

– Vakum hattı için uygunluk (ki bu özellik bu vanayı özel yapmaktadır).

Sunsay olarak biz bu tür vana satışları ile kesinlikle uzun dönem maliyetleri düşürdüğümüzü, çevreye katkı sağladığımızı ve müşterilerimizin güvenini kazanarak farklı yeni nesil ürünleri kendilerine tanıtma fırsatı yakaladığımızı düşünüyoruz.

Pazarın ihtiyaçlarını nasıl analiz ediyorsunuz? Müşterileriniz için yaptığınız en faydalı uygulama neydi?

Pazarın ihtiyaçlarını en basit şekliyle sık müşteri ziyaretleri yaparak, sahadaki sorunlarını öğrenip, bahsi geçen yeni nesil ve masraflarını amorti eden özellikte ürünleri tanıtıp, müşterilerimizin denemesine fırsat vererek ve bu denemeler sonrası sorunlarına çözüm olup olmadığını netleştirerek takip ediyoruz.

Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimleri üretici firmalarla paylaşarak gerektiğinde “tailor made” dediğimiz “terzi usulü” üretimler ile müşteriye özel çözümler üretilmesi vasıtasıyla piyasaya ciddi katkılar sağladığımızı düşünüyoruz.

Müşterilerimiz için son dönemde yapmış olduğumuz faydalı uygulamalardan birine örnek vermek gerekirse, kimya sektöründe kullanılan ve gövdesel olarak çok ağır olduğu için insan gücü ile monte edilemeyen “Plug Vanalar” yerine yeni nesil çok daha hafif yani az sayıda insan gücü ile monte edilebilen, kullanımı daha kolay olan, ayrıca vana hat üzerinde çalışırken dahi sızdırmazlık contası yenilenebilen “Bıçaklı Vanalar” vermiş olmamız ve müşterilerimizin hem maliyet hem de olası iş kazaları açısından eski cins vanalara kıyasla risk oranı azaltılmış ürünler ile memnuniyetlerini kazanmış olmamızı söyleyebiliriz.

Pompa Vana kullanıcıları için özel tavsiyeleriniz var mı? Ürün seçimi konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Özellikle ürün seçimi konusunda pompa vana kullanıcılarına verebileceğimiz en önemli tavsiyeler şunlardır:

– Firmamız ve/veya benzer misyon ve vizyona sahip firmalar vasıtasıyla yeni nesil denen ürünleri doğru teknikler ile proseslerine uygun en verimli şekilde tetkik etmeleri,

– Firmamızın kendilerine sunmuş olduğu ürünler için deneme isteğimizin birinci aşamasında vizyonumuzda bulunan “ülkemize değer katma” hedefi bulunduğuna, dolayısıyla bizim gibi düşünen tüm firmalara fırsat vermelerine, yani önceliğimizin satıştan çok verimli ürünler kullanılması vasıtasıyla zincirleme reaksiyon ile hepimiz için  kazan-kazan politikasının gelişeceğine inanmaları,

– Proses/saha şartları paylaşılırken olabildiğince fazla teknik bilginin doğru olarak paylaşılmasına gayret edilmesi,

– Bu konuda sıkıntı yaşanıyor ise 40 yılı aşkın süreden bu yana sektörde olan bizlere güvenerek rahatlıkla bizlerden teknik destek alabileceklerini bilmeleri,

– Bizim veya başka firmaların temin ettiği ürünlerde yaşadıkları sorunları objektif olarak bizler ile paylaşmaları.

Sektörünüzde bugünlerde hangi trendi gözlemliyorsunuz? Pazarı domine eden trendler nelerdir?

Her ne kadar global pazar faaliyetlerinin maliyetleri düşürmek doğrultusunda bir eğilimin her dönem için geçerli olduğu savunulsa da sektörümüzde günümüz için gözlemlediğimiz en önemli eğilimin artık müşterilerimizin verimli, kaliteli ürünlerini tercih ettiklerini doğrultusunda olduğunu görüyor ve tecrübe ediyoruz. Yani en basit deyimiyle “ucuz malzeme alacak kadar zengin değilim” sözüne paralel bir gelişimin giderek arttığını bilfiil yaşıyoruz. Pazarı domine eden bu eğilimin giderek artmasının iki önemli avantajı olduğuna inanıyoruz. Öncelikle kaliteli ürün seçimiyle daha çok değil uzun dönemde daha az maliyetlere katlanmaktayız ki bu da ilkemize ciddi katkı sağlamaktadır. İkinci olarak ise birçok ürünü yurtdışından ithal etmek yerine bu tür yeni nesil ürünleri nasıl diğer ülkeler üretebiliyorsa Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları hızlandırılırsa, ki devletimiz bu konuda çeşitli teşvikler vermektedir, yerli üretim pazarı gelişecek, bu da ithalat değil, ihracat rakamlarına yansıyacak, dolayısıyla ülkemizin refah seviyesinin artmasına vesile olarak gelecek nesillerimize katkı sağlayacaktır.

Türkiye’deki pompa vana sektörü potansiyeliyle ilgili neler söylemek istersiniz? Değişimi nerede görüyorsunuz?

Türkiye’deki pompa vana sektörü potansiyeli olarak aslında gelişmiş ülkelere oranla daha kat edecek çok yolumuzun olduğunu düşünmekteyiz. Özellikle ithal ürünler yerine yerli üretimlerde kaliteyi artırmamız gerektiğini, bu sektörde bilimsel çalışmaların artırılarak çeşitli enstitüler, bilim akademileri, teknoloji parkları vasıtasıyla yapılan araştırmaların üretime yansıması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun temelinin eğitimde yattığını, özellikle şu anda yetişen gençliğin ülkemiz konjonktürüne bağlı bir güvensizlik nedeniyle yurtdışı ülkelerde okuma ve yaşama isteklerinin değişmesi için ise çaba sarf edilmesi gerektiğini vurgulamak isteriz.

Firmamız bu doğrultuda çeşitli üniversitelerde mesleki odalar veya dernekler ile bir bütün olarak üstlenmiş olduğu sosyal projeler vasıtasıyla kendi çapında katkı sağlamaktadır ve bu tür faaliyetleri de artıracaktır.

Firmamız değişimi tamamen bilimsel gelişmelerde görmektedir. Matematik evrenin en temel bilimi olduğu gibi, hayatımızın devam etmesi için su gibi en başta gerekli kaynağın, akabinde insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler için üretimlerde kullanılan en temel pompa vana gibi ürünlerin gelişiminin teknolojiye paralel değil daha ilerde olması gerektiği kanısındayız.

Sürdürülebilirlik kavramı firmanız için ne ifade ediyor?

Sürdürülebilirlik kavramının SUNSAY Mühendislik için en başta “güven” değeriyle paralel bir kavram olduğuna inanıyoruz. Eğer tedarik sektöründe 40 yılı aşabilmiş isek bunun müşterilerimizin bizlere olan güveni sayesinde olduğuna inanıyoruz. Bunun ise tarafımızdan yenilikçilik, araştırma, paylaşma, doğru ürün seçimi ve tabii ki en önemlisi “satış sonrası hizmetlerde olan güven” vasıtasıyla sağlandığına inanıyoruz.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Sürdürülebilir biyokütle projesi için küresel vanalar

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ladish, sürdürülebilir biyokütle ve BECCS (Biyoenerji / Karbon Yakalama ve Depolama) pilot projesinde kullanılmak üzere çeşitli ebatlarda Ağır Hizmet küresel vanaları için sipariş aldı.

Uygulama, 12” boyutunda 300 adet  valf aracılığıyla bir geminin tepesine serbest düşüşle aktarılan talaşları kapsıyor. Kapatmadan  sonra, kızağın hafif bir vakum çekeceği şekilde tasarlandı. Daha sonra, tekneye buharla 305 psi ile 350 psi arasında basınç uygulanacak. Gemi 2205 tipi. Bir süre sonra alttaki 4” valf açılacak ve basınç, talaşları dışarı üfleyecek.

Müşteri, önerilen inşaat malzemeleri için firmaya geldi. Nihai tasarım, F51 Duplex gövde ve trim olarak tamamlandı.

“İkinci Nesil” ağır hizmet küresel vana hattı olan “S” Serisi, Ağır Hizmet Metal Yataklı Küresel Vanaların problem çözme kabiliyetini Nikel Esaslı alaşımlardan üretilen Ladish’in ana pazarlarına getirdiği için seçildi. Ladish’in manuel, otomatik açma-kapama ve yüksek devirli proses vanaları için sunduğu tasarım ve kaplama teknolojisi, konvansiyonel teknolojinin kaldığı yerden devam ediyor.

Ladish’in tam otomatik perdahlama teknolojisi, her ciddi hizmet küresel vanasının, tüm tanınmış endüstri standartları ve proses koşullarında kapatmayı sıkkı, güvenilir ve tutarlı biçmde gerçekleştirilmesini sağlar. Çok çeşitli “yüksek enerji” servislerine monte edilen bu valf, zamana direndiğini de ispatlıyor. Yüksek sıcaklık ve basınç, aşındırıcı hizmet veya aşındırıcı aşırı koşullar altında çalışırken, S1 ve S2 serisi küresel vanalar tercihiniz olmalıdır.

Sıkı kapatma işlmei sistem güvenilirliği için ne kadar önemliyse, düşük emisyon gereksinimlerini karşılamak da en büyük önceliktir. Bu 2020 tasarımı, sonradan düşünülerek değil, temel olarak modern düşük emisyon gereksinimleri esas alınarak yapıldı. Stabilizasyon, çoklu contalar, kaporta sistemlerinde genişletme ve yüksek sıcaklığa dayanıklı yeni  malzemeler, modern endüstriye dayatılan gereksinimleri karşılamak için mevcut seçeneklerden sadece birkaçıdır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Birleştirici akış düzenleyici ile çığır açan teknoloji

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Petrol işlenmesi esnasında, vanalar ve pompalar gibi akış kontrol ünitelerindeki doğal türbülans, petrol fazlarını karıştırır ve emülsiyon haline getirir. Genel olarak türbülans, sudaki yağ damlacıklarını veya yağdaki su damlacıklarını kıran kesme kuvvetleri oluşturur. Damlacık boyutu, çökelme hızlarına önemli ölçüde etki ettiğinden, sonuç genellikle aşağı akışlı ayırma işlemlerinin verimliliğindeki azalmadır. Typhonix, 16 yıldır bu alanda araştırmalar yürütüyor ve şu anda çok fazlı akışı kontrol ederken damlacık kırılmasını önemli ölçüde azaltan valf ve pompa teknolojileriyle piyasada yerini alıyor. Son yıllarda, Typhonix bu araştırmayı yeni bir düzeye taşıdı: Petrol akışı kontrolü ile bağlantılı olarak kesme kuvvetlerini azaltmaya odaklanmak yerine şimdi amaç, aynı zamanda kesme kuvvetlerini de kontrol etmek, optimize etmek ve bunları yapıcı bir şekilde kullanmak olarak değişti. Typhonix artık kesme kuvvetlerinin büyüklüğünün kontrol edildiği ve akış aşağı ayırma proseslerinin yararına optimize edildiği valf ve pompa tasarım yeteneğine de sahip bulunuyor. Ayırma perspektifinde, damlacık kırılmasına yol açan kesme kuvvetleri, enerjinin yanlış kullanımıdır. Bununla birlikte, dağılmış yağ veya su damlacıklarının buluşup birleşmesini sağlamak için kesme kuvvetlerinin enerjisini kullanmak, yapıcı bir enerji kullanımıdır. Birkaç yıl önce Typhonix, yeni birleştirici pompayı piyasaya sürdü. Tam ölçeklerde yapılan testler, pompanın damlacık boyutunu %100’e kadar artırabileceğini gösterdi. Bu pompada üretilen suyun, hidrosiklonlarda aşağı akışta ayırmayı önemli ölçüde iyileştirdiğini belgelemiştir.

Birleştirici akış düzenleyici

Typhonix çığır açan akış kontrol teknolojisi olarak Birleştirici Akış Düzenleyici’yi (CFC) piyasaya sürüyor. CFC’de, akış hızını veya basıncı kontrol eden türbülanslı enerji, çok fazlı akışta damlacık kırılmasından ziyade damlacık büyümesini teşvik ediyor. Birleştirici akış düzenleyicide, akışkana belirli, arzu edilen ve özel hesaplanan duruş süresi sağlayan nispeten uzun akış kanalları uygulanır. Daha sonra, akış kanalları içinde türbülans seviyesi, optimal bir birleşme oranını destekler. Aşağıdaki şekil, CFC’nin bir resmini (solda) ve laboratuvardaki bir CFC test ünitesinin fotoğraflarını (sağda) göstermektedir.

Şekil 1. Birleştirici akış düzenleyicinin çizimi ve fotoğrafları.

CFC ile devrim niteliğindeki yenilik, kapasiteden bağımsız türbülans/kesme seviyesine sahip kısma cihazı tasarlama imkanıdır. Bu nedenle, standart bir valfin aksine, CFC’de iki ayrı tasarım kriteri vardır:

1. Kapasite (Cv)

2. Birim kütle başına enerji kayıp oranı (Kesme hızı)

Genel olarak, dağılmış fazın damlacıkları küçük olduğunda, damlacıkların büyük olduğu durumlara göre, optimum birleşme için sürekli fazda daha yüksek türbülans seviyeleri gerekir. Bu nedenle, CFC her yeni uygulamaya özel üretilecektir. Boyut ve ağırlık açısından, büyük dağılmış damlacıklar içeren akışı işlemini yapan CFC normalde küçük damlacıkları işleyen CFC’den daha büyük olmalıdır.

Su kesintilerinde yapılan testler

CFC, çeşitli su kesintileri, farklı gaz oranları, farklı valf basınç düşüşleri vb. bulunan akışlarda test edilir. Testlerde Exxsol ve tuzlu su (%3,5) kullanılmış ve sıvıların sıcaklığı 50 °C’dir. CFC, standart valf ile paralel kurulumla test edildi. Yağ ve su kalitelerinin incelenmesinde test ünitelerinin akış aşağısına yerleştirilmiş ayırıcı kullanıldı. Şekil 2’deki grafikler bu deneylerin sonuçlarının örnekleridir. Soldaki grafik, ayırıcı su çıkışındaki sudaki yağ konsantrasyonunu (OiW), sağdaki grafik ise yağ çıkışındaki yağdaki su konsantrasyonudur (WiO). Sonuçlar, birleştirici akış düzenleyici kullanıldığında atık yağ ve suyun kalitelerindeki iyileşmenin oldukça büyük olduğunu göstermektedir.

Şekil 2. Su kesintili akışlarda Birleştirici akış düzenleyicisnin test sonuçları. Sol: Ayırıcı su çıkışında su içinde yağ. Sağ: Ayırıcı su çıkışında yağda su.

Su üretimi ile yapılan testler

CFC ayrıca sentetik olarak üretilen su akışları üzerinde test edildi. Şekil 3’ün sonuçları, tuzlu suda sırasıyla 250, 500 ve 1000 ppm konsantrasyonlarda Exxsol kullanılmış testten örneklerdir. Üretilen su akışı, 5-20 bar aralığındaki basınç düşüşlerinde CFC veya standart bir valf aracılığıyla yönlendirildi. Soldaki grafik, giriş damlacık boyutu yaklaşık 115 µm olduğunda test cihazlarının çıkışındaki yağ damlacık boyutunu göstermektedir. Sağdaki grafikte giriş damlacık boyutu yaklaşık 15 um’dir.

Şekil 3. Birleştirici Akış düzenleyicisnin iki fazlı üretimde su akışı üzerindeki test sonuçları. Sol: 115 µm giriş damlacık boyutu. Sağ: 15 µm giriş damlacık boyutu.

CFC’nin kesme kuvvetleri (türbülans seviyesi) kapasite ile birlikte bir tasarım faktörü olduğundan, Şekil 3’ün sonuçları belirli bir tasarımda CVC’nin performansını temsil eder. Damlacıklar çok büyük olduğunda (115 µm, soldaki grafik), CVC’nin damlacık boyutunda meydana gelen azalmanın standart valfe göre önemli ölçüde daha düşük olduğu görülmektedir (10 faktör). Sağdaki grafik, besleme damlacıkları küçük (15 µm) olduğu durumdaki sonuçları gösterir. Burada standart valf damlacıkları kırmaya devam ederken, CVC onları yağ konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak önemli ölçüde büyütür. Genel olarak CFC, müşterilerin ham özelliklerine göre performans gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Şekil 4’teki grafikler, API 22 ham petrolü üzerinde CFC testinin sonuçlarını göstermektedir. Bu örnekte, valf üniteleri boyunca basınç düşüşü yaklaşık 8 Bar’dır. Soldaki grafik gerçek damlacık boyutlarını gösterirken, sağdaki grafik test ünitesinin girişinden çıkışına damlacık boyutundaki nispi değişimi gösterir. En küçük giriş damlasında, CFC çıkış damlacık boyutunun iki katından fazladır (%125). Bunun aksine, standart valf her zaman damlacıkları kırar.

Şekil 4. Ham petrol ile iki fazlı su üretim akışı üzerinde birleştirici akış düzenleyicisinin test sonuçları. Sol: Mutlak damlacık boyutu. Sağ: Girişten çıkışa damlacık boyutundaki nispi değişim.

Uygulamalar
CFC, bir petrol prosesinde birçok farklı uygulama bulabilir. İlk olarak, mantıksal olanlar, birleştirme etkisinden yararlanan aşağı akış ayırma işlemlerine sahip iki veya üç fazlı akış kontrol cihazlarıdır. Şekil 5, iki olası uygulamayı göstermektedir. Solda, CFC, yukarı akıştaki üç fazlı ayırıcıdaki su seviyesini kontrol etmek için kullanılır, burada akış aşağı hidrosiklonların birleştirme etkisinden dolayı verimlilik artıracaktır (Ref. Şekil 3 ve 4). Sağda, CFC jikle olarak uygulanır, böylece ayırma koşullarındaki iyileşme nedeniyle normalden daha küçük ve daha kompakt bir aşağı akış ayırıcıyı mümkün kılar (ref. Şekil 2).

Şekil 5. Birleştirici akış Düzenleyicinin imkan tanıdığı uygulamalar. Sol: Seviye kontrol ünitesi yukarı akışta üretilen su hidrosiklonları. Sağ: Jikle ünitesi yukarı akış bağlama ayırıcısı.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Aşırı basınçlı pompalamayı önleyen koruma valfler

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Endüstri lideri bir Anaerobik Arıtma (AD) mühendislik şirketi, atık su uygulamalarında AKO esnek vanalarını kullanıyor. 50 kWe’den enerji bitkileri de dahil olmak üzere ham madde kullanan büyük ölçekli tesislere kadar 30’dan fazla anaerobik arıtma tesisi inşa eden ve bakımını yapan şirket, çiftlik bulamaçları ile gıda ve endüstriyel atık sahalarında yıllarca çalıştıktan sonra tesis tasarımı, ekipman imalatı, kurulumu ve ‘işletme-bakım’ konusunda kapsamlı deneyime sahip. İlk olarak bir atık su arıtma tesisi sahasında pinç vanalarını fark eden şirketin sahadaki mühendislerden bazıları, bu vanaların ne kadar iyi performans sergilediklerini gördükten sonra kendi endüstriyel tesislerine de tanıtıyor ve şirket, yenilenebilir enerji ve atık su arıtma uygulamalarında 10 yıldır pinç vanaları kullanıyor.

Atık su tesisindeki AKO vanaları

Esnek vana ile kolayca taşınan agresif atık su

Bu özel uygulamada kullanılan AKO esnek vanalar, atık suyu dahili kauçuk körük/manşondan geçirir. Atık su karışımı 40 santigrat derecedir ve boru hatlarından 2 BAR basınçta geçer. Esnek valf, pompanın çıkışına takılır ve normalde kapalı konumda tutulur. Esnek valfin içindeki kauçuk manşon %100 sızdırmaz contaya sahiptir ve bükülmeyi önlemek için her seferinde aynı konumda açılır/kapanır. Bu tesis, atık suyu sürekli olarak sitenin çevresine 7/24 pompalar. Atık su, kum parçaları ve ara sıra agresif bulamaç akışkanları içerir. Bunların tümü, esnek vananın içindeki doğal kauçuk manşon ile sorunsuz bir şekilde işlenir.

Pompayı aşırı basınçtan koruyan AKO valfi

Basınç tahliyesinde esnek vanalar

Esnek vanalarda, özel bir basınç tahliye sistemi olan vana gövdesinin nipeline monte edilmiş bir schrader vanası, basınç göstergesi ve manifold bloğu bulunur. Esnek vanalar atık suyu geri tutar ve aşağı yönde tıkanıklık varsa; pompa basıncı yükselirse pompanın basıncını tahliye etmek için esnek vana kanal içinde atık su tarafından itilir. Tıkanıklık giderildikten sonra kanal basıncı normal çalışma basıncına döner ve valf ayarlanan basınca geri döner.

Bu uygulamada kullanılan pinç vanası – VF150.03X.31.30LA artı AKO’nun basınç tahliye sistemi grubu

Pinç vanasını kapatmak için kullanılan hava miktarı her gün sahada kontrol edilir ve gerektiğinde tamamlanır. Şirketin AKO basınç tahliye pinç vanası ürünlerinden genel olarak memnuniyeti çok iyi ve yeni projelerle gelecek için çok fazla potansiyel var.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com