Connect with us

Pompalar

Wilo, yapay zekâlı dalgıç pompa Wilo-Rexa Solid Q’nün tanıtımını yaptı

Yayın Tarihi:

on

Geleceğin teknolojilerini geliştiren Wilo, altyapı uygulamalarına yönelik akıllı sistem çözümleriyle IFAT Eurasia 2019 Uluslararası Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı’na katıldı. 15’e yakın farklı ürünle fuarda katılımcılarla buluşan Wilo’nun, özellikle yapay zekâlı dalgıç su pompası Wilo-Rexa Solid Q ile katı madde ayırıcı atık su terfi istasyonu EMUport Core sistemi ilgi odağı oldu.

Çevre teknolojileri sektörünün nabzının tutulduğu IFAT Eurasia 2019 Uluslararası Çevre Teknolojileri İhtisas Fuarı, 28-30 Mart 2019 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Pompa sistemleri sektöründe hayatı kolaylaştıran teknolojik çözümleri ve en yenilikçi deneyimleri sunan Wilo Türkiye’nin standı, üç gün boyunca fuarın çekim merkezi oldu.

Wilo Türkiye, IFAT Eurasia’daki standında katılımcıların ürünleri rahatlıkla inceleyebileceği, Wilo mühendislerinden bilgi alabileceği alan oluşturdu. 15’e yakın yenilikçi pompa sergileyen Wilo’nun, özellikle Wilo-Rexa Solid Q ve EMUport Core adlı ürünleri sektör temsilcileri tarafından ilgiyle karşılandı.

“Atık suyun terfi edilmesinde en etkili çözümleri sunuyoruz”

IFAT Eurasia 2019 hakkında bir değerlendirme yapan Wilo Türkiye Altyapı ve Endüstri Satış Müdürü Ercan Tortumlu, şunları söyledi: “IFAT Eurasia 2019’da öne çıkardığımız ürünlerden EMUport Core ile atık su terfi istasyonlarında koku ve tıkanma problemlerine en etkili çözümleri sunuyoruz. Hastane, AVM gibi projelerde atık suyun terfi edilmesinde kullanılan EMUport Core’un daha büyük kapasitede olanları ise belediyeler tarafından tercih ediliyor. Atık sularla gelen çocuk bezleri, ıslak mendiller gibi katı malzemeleri ayıran EMUport Core, ayrıştırma işleminin ardından atık suyu ızgara kullanmadan olduğu gibi deşarj hattına gönderebiliyor.”

“Yapay zekâlı akıllı pompa dönemini başlattık”

Wilo Türkiye Altyapı ve Endüstri Satış Müdürü Ercan Tortumlu, yapay zekâlı dalgıç su pompası Wilo-Rexa Solid Q’nun ise dijitalleşmenin getirdiği avantajları kullanıcılara yaşattığını belirtti. Ercan Tortumlu sözlerine şöyle devam etti: “Yapay zekâlı akıllı pompa dönemini başlattık. Wilo-Rexa Solid Q’nun içinde bir yazılım yer alıyor. Pompa çalışırken çarklara giren katı malzemenin yarattığı tıkanıklık, sistem tarafından otomatik algılıyor ve pompa dönüş yönünün tersine hareket ederek içindeki malzemeyi dışarı atıyor. Akıllı pompalarımız birbirleriyle haberleşiyor ve optimum noktada çalışarak, gelen debiye göre kendilerini adapte edebiliyor. Böylelikle enerji verimliliği anlamında ciddi kazanımlar sağlanıyor. Wilo-Rexa Solid Q’ya uzaktan cep telefonuyla da erişmek mümkün. Böylece olası elektrik kesintisi, su kaçağı gibi gelişmeleri ve tüm dataları anlık olarak takip edebiliyorsunuz.”

Wilo Vakfı’ndan “Genç Su Ödülü” yarışmasına destek

Wilo’nun standında sergilenen ürünlerin yanı sıra IFAT Eurasia kapsamında üniversite öğrencilerinin katıldığı bir yarışmaya Wilo Vakfı tarafından destek verildi. Almanya merkezli Su; Atık Su ve Atık Birliği (DWA) tarafından düzenlenen yarışmada; Çin; Hindistan; Güney Afrika ve Türkiye gibi ülkelerden öğrencilerin yer aldığı üniversite takımları “entegre su kaynakları yönetimi” konusunu araştırdı. Uluslararası su sorunlarına dikkat çekmek ve çözümler bulmak amacıyla düzenlenen yarışmada başarılı olan takıma “Genç Su Ödülü” verilirken; Wilo Vakfı 2015 yılından bu yana yaptığı gibi yarışmanın birincilik ödülünü bağışladı.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Negatif emiş yapan pompalarda uygulama şekilleri, sahada karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri

Yayın Tarihi:

on

Yazan

Tufan Çalışkan
Lowara Türkiye Distribütörü İlpa A.Ş.
Makina Mühendisi

Giriş

Su haznesinin pompa seviyesinin altında bulunduğu durumlarda, santrifüj pompa seçimi ve tesisat projelendirilmesi sistemin sağlıklı çalışabilmesi adına hayati önem taşımaktadır. Doğru pompa seçilmiş olsa bile tesisat hatalarından kaynaklanan problemler neticesinde pompa istenen verimde çalışmayacağı gibi arızalar da gözlemlenebilir. Dolayısıyla negatif emiş yapılması zorunlu olan durumlarda pompa seçimi ve montajı çok büyük önem kazanmaktadır.

 

Şekil 1. Negatif emiş yapan pompa uygulaması

1. Tespitler

Doğru pompa seçimi için talep edilen debi ve basınç değerlerini bilmek çoğu zaman yeterli değildir. Negatif emiş yapılacak bir sistemde emiş deposu derinliği, akışkan seviyesi ve sıcaklığı, varsa katı partikül içeriği ve uygulama yapılacak bölgenin rakımı mutlaka bilinmelidir. Bunlara ilave olarak  pompa sistemlerinin sağlıklı çalışabilmesi için aşağıdaki noktalar da büyük öneme sahiptir.

a. Boru içi akış hızı

Pompanın verimli ve sorunsuz çalışması için sağlayacağı debi ve basıncı uygun bir tesisattan geçirmek şarttır. Bu sebeple tesisattaki akış hızı aşağıdaki sınırlar içinde olmalıdır. Sıvı akışı, bu sınırların dışında olur ise pompa basamaz ya da deformasyona uğrayabilir. Bu değerler, emiş borusunda 0,5-1,5 m/s, basma borusunda ise 1-3,5 m/s aralığındadır.

Yukarıdaki değerler temiz akışkanlar için geçerlidir. Katı partikül içeren akışkanlarda çökelmeyi önlemek için basma hattında minimum hızın 2 m/s olması tavsiye edilir.

b. NPSH (“Net Positive Suction Head”/ Net Pozitif Emiş Yüksekliği)

NPSH(pompa) değeri, buharlaşmayı engellemek için pompa emiş tarafında gerekli olan minimum basınçtır. NPSH değeri [m] olarak ölçülür ve artan debiye bağlı olarak yükselir. NPSH(pompa) değeri, her bir pompa için ISO 9906’ya göre yapılan testlerle belirlenir. Buharlaşmayı önlemek için sistemin mevcut NPSH(mevcut) değeri, NPSH(pompa) değerinden büyük olmalıdır. Aksi takdirde pompa içerisinde kavitasyon oluşur ve pompaya zarar verir.

NPSH(mevcut) değeri, emiş haznesindeki sıvı seviyesinin pompadan daha aşağıda olduğu negatif emişli sistemlerde aşağıdaki formülle hesaplanır.

NPSH(mevcut)= Ha – Hv – Hs – Hfs

Ha : Atmosfer basıncı (Rakıma bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hv : Buharlaşma basıncı (Sıcaklığa bağlı olarak hazır tablolardan seçilmelidir.)

Hs : Statik emme yüksekliği (Pompa gövdesi ile sıvı üst seviyesi arası mesafedir.)

Hfs : Emiş hattındaki sürtünme kayıpları hesaplanmalıdır.

Uygulamanın yapılacağı rakım kontrol edilmelidir. Örnek olarak bir pompa aynı tesisat ile İstanbul’da sorunsuz çalışırken, atmosfer basıncının farklılık göstermesinden dolayı Kayseri’de veya Erzurum’da kavitasyon sorunu çıkarabilir.

2. Pompa Seçimi

Negatif emiş yapılması gereken durumlarda neden dalgıç pompa kullanılmıyor gibi bir soru akıllara gelebilir. Dalgıç pompaların yatırım, işletme ve servis maliyetleri, günümüzde kuru zeminde çalışan pompalara göre oldukça yüksektir. Ayrıca dalgıç pompaların elektrik motorları da sıvı içinde oldukları için sıcak suların transferinde motor izolasyon sınıflarına göre üst sıcaklık limitleri bulunmaktadır. Kuru zeminde çalışan pompalarda ise üst sıcaklık limitleri dalgıç pompalara göre oldukça yüksektir.

Talep edilen debi ve basma yüksekliğine göre pompa seçimi yapılırken, debi arttıkça NPSH(pompa) değerinin de artacağı unutulmamalıdır. Sistemin NPSH(mevcut) değeri hesaplanmadan pompa seçmek, hatalara yol açabilir.

Aşağıda (Şekil 2.a ve Şekil 2.b) emme-basma flanş ölçüleri ve motor güçleri aynı, çark çapları farklı tasarlanmış 2 pompa için aynı debi ve basınçta oluşan farklı NPSH değerleri yer almaktadır.  Eğer sistemin NPSH(mevcut) değeri 6 m ise her iki pompanın da kullanılması uygunken, bu değerin 3 m olması durumunda ise yalnızca 2. pompanın doğru bir seçim olacağı görülmektedir.

Şekil 2.a.

Şekil 2.b.

Uygulama

a. Doğrudan negatif emiş

Pompa debisine göre emme ve basma boru çapları belirlenerek tesisat detayları oluşturulmalıdır. Emme borusu için pompa emiş flanşı ölçüsünden en az 1 boy daha büyük boru kullanılmalıdır. Pompa emiş flanşı ile ilk dirsek arasında mutlaka yatay düz boru bulunmalıdır. Yatay boru uzunluğunun en az çapının 5 katı uzunluğunda olması tavsiye edilir. Eğer dirsek pompa emişinin hemen sonrasında olur ise pompa girişindeki akış, türbülans yaratabilir. Bu da vibrasyona, akabinde de deformasyona sebep olabilir. Emiş borusu ile pompa arasındaki bağlantıda hava boşluğu kalmaması için mutlaka eksantrik redüksiyon kullanılmalıdır. Hava boşluğu yaratmamak için alınabilecek bir önlem de emişteki düz borunun pompaya doğru yükselecek şekilde (%6) eğimli montajlanmasıdır. Pompa beton kaide üzerinde çelik şaseye montajlanmalı, kaplin var ise kaçıklık ayarı mutlaka müsaade edilen tolerans değerleri içinde kalacak şekilde ayarlanmalıdır. Pompa emme ve basma flanş bağlantılarına kompanzatör konulmalıdır.

Emiş hattı üzerinde vana ve pislik tutucu kullanılmamalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucuna süzgeçli tip dip klapesi kullanılmalıdır. Bu sayede pompa dursa bile emiş borusu ve pompa gövdesi içinde su kalacak ve tekrar çalıştırma öncesi yeniden dolum yapma ihtiyacı gerekmeyecektir.

Emiş borusu, havuz yan duvarlarından boru çapının en az 3 katı kadar mesafede olacak şekilde montajlanmalıdır. Emiş borusunun su içinde kalan ucunun havuz zemininden en az 1 boru çapı kadar yukarıda kalması gerekmektedir. Havuz dibinde çamur vb. katı partikül çökelmesi olması durumunda klapenin tıkanmasını önlemek için bu yükseklik artırılabilir. Klape su yüzeyine çok yaklaşır ise su akışı yüzeye ulaşan bir girdap oluşturarak emiş borusu içine hava almaya başlayabilir. Bu da vibrasyona, gürültüye, kavitasyona ve performans düşüklüğüne, akabinde de deformasyona yol açabilir. Bu durumun önüne geçmek için su yüzeyi ile emiş borusu ucu arasında olması gereken minimum seviye aşağıdaki formülden hesaplanabilir;

S= D+Q / D1,5 / 1069

S: Emiş borusu ucu ile su seviyesi arası mesafe (m)

D: Emiş borusu çapı (m)

Q: Debi (l/s)

Örneğin yukarıda seçimini yapmış olduğumuz 180 m3/h-25 mSS değerlerinde çalışacak pompa için minimum su seviye yüksekliği ve boru çaplarını tespit edelim;

Pompa modeli: NSCS 100-135/185

Pompa emiş flanşı: DN125

Pompa basma flanşı: DN100

180 m3/h akışın emiş borusundaki hızının 1,59 m/s olması için boru çapı DN200 (8”) olmalıdır.

180 m3/h akışın basma borusundaki hızının 2,83 m/s olması için boru çapı DN150 (6”) olmalıdır.

Hız değerleri boru sürtünme kayıp tablolarından alınabilir.

S= 0,2 + 50 / 0,21,5 /1069

S= 0,7 m

Yani emiş borusu ucu su seviyesinden 0,7 m aşağıda, havuz zemininden en az 0,2 m yukarıda, duvarlardan 0,6 m uzakta olmalıdır.

Tüm montaj şartları sağlandığında pompayı çalıştırmadan önce pompa gövdesinin ve emiş borusunun tamamı su ile doldurulmalıdır. Bunun için pompa gövdesi üzerindeki doldurma tapasından yararlanılabileceği gibi, basma hattına dolum için harici bir su girişi yapılabilir.

Şekil 3. Negatif emiş yapan pompaların montaj detayı.

 b. Paralel bağlı birden fazla pompa ile negatif emiş uygulaması

Bu durum için tüm hesaplamalar bir önceki bölüm ile aynıdır. Dikkat edilmesi gereken konu pompaların emiş hatlarının müstakil olması gerektiğidir. Pompa emişlerinde kolektör kullanılmamalıdır. Emiş boruları arasında en az 3 çap ölçüsünde mesafe olmadır. Bir önceki sayısal örnek için bu mesafe en az 0,6 m’dir.

Şekil 4. Birden fazla negatif emiş yapan pompaların montaj detayı

c. Kendinden Emiş Tankı uygulaması

Doğrudan negatif emiş yapan sistemlerde karşılaşılan olumsuz durumlar sebebiyle emiş tesisatı üzerine konulacak bir emiş tankı ile hem dip klapesi kullanımı zorunluluğu ortadan kalkacak hem de pompa gövdesinde sürekli su bulunması sağlanacaktır. Emiş borusu çapı doğrudan emiş uygulamasında olduğu gibi hesaplanır ancak emiş tankına en kısa mesafeden giriş yapılması zorunludur. Yatay düz boru kullanılmasına gerek yoktur.

Kapasitelerin düşük olduğu sistemlerde (1-3 m3/h) pompa imalatçılarının “kendinden emişli pompa” ya da “jet pompa” isimleri ile seri imalatını gerçekleştirdikleri pompaların kullanımı uygundur. Fakat kapasitelerin çok daha büyük olduğu, akışkanın kimyasal ya da katı partikül ihtiva ettiği için dip klapesi kullanımı uygun olmayabilir. Bu şekildeki proseslerde emiş tankı kullanmak hem pompanın susuz kalmasını engelleyerek duruş ve arızaları ortadan kaldıracak, hem de prosesin bakım periyodunu çok daha uzun hale getirecektir.

Emiş tankı hacmi hesaplanırken dikkat edilmesi gereken husus tank hacminin, emiş borusu hacminden daha fazla olması gerektiğidir. Basma hattında ise pompa çıkışının düz boru ile emiş tankından daha yüksek seviyeye ulaştırılması gerekmektedir. Emiş borusu üzerinde hiçbir ekipman bulunmamalıdır. Emiş tankı ile pompa emiş flanşı birbirine bitişik tasarlanmalıdır. Arada boru, vana çekvalf vb. eleman bulunmamalıdır.

Birden fazla pompanın paralel bağlı çalışması durumunda ise her bir pompa için ayrı emiş hattı ve ayrı emiş tankı olmalıdır.

Şekil 5. Kendinden Emiş Tankı uygulama Şeması
1-Su deposu, 2-Emiş Borusu, 3-Emiş tankı , 4-Basma hattı, 5-Pompa

3. Sahada Karşılaşılan Problemler ve Çözümleri

a. Pompa emiş yapmıyor;

 Doğrudan negatif emiş yapacak sistemde pompa gövdesini su ile doldurmadan pompa çalıştırılır ise emiş borusunda hava kalacağı için pompa suyu çekemeyecektir. Pompa gövdesindeki tapadan su doldurulmalı sonrasında pompa çalıştırılmalıdır.

b. Pompa emiş yapıyor fakat durup tekrar kalktığında emiş yapmıyor;

Pompa hızlı duruş-kalkış yaptığında emiş borusu içinde akış kopuyor olabilir. Pompa yavaş kaldırılmalıdır ya da dip klapesinde sızıntı veya arıza olabilir. Klape temizlenmeli, gerektiğinde değiştirilmelidir.

c. Pompa emiş yapıyor fakat gürültü/vibrasyon çok fazla ya da teorik hesaplanan performans değerleri pratikte gerçekleşmiyor;

 Emiş borusu ucuna girdap ile hava giriyor olabilir, emiş ucu ile su seviyesi arası mesafe artırılmalıdır.

  • Pompa kaplin ayarı bozulmuş olabilir, kaplin ayarı kontrol edilmelidir.
  • Dip klapesi süzgeci tıkanmış olabilir, temizlenmeli veya değiştirilmelidir.
  • Su sıcaklığının hesaplanan değerden daha yüksek bir sıcaklığa ulaşmış olması sebebi ile pompa gövdesinde su, buhar fazına geçerek kavitasyona neden olabilir. Daha düşük NPSH değerine sahip bir pompa kullanılmalı ya da emiş hattındaki basınç kayıpları düşürülmelidir.
  • Pompa basma hattından emiş hattına enjektör yapılabilir. (Bu yöntem daha detaylı bir hesaplama gerektirir.)

Kavitasyon

Başlı başına bir konu olmakla birlikte pompa emişindeki basınç düşüşünün vakum etkisi yaratması sonucunda pompa içinde oluşan kabarcıkların patlaması, pompa çark ve gövdesine çarparak deforme etmesi şeklinde ifade edilebilir.  Pompa çalışırken çakıl taşı çarpmasına benzer bir ses ve vibrasyon ile kendini belli eder. Deforme olmuş pompa çarkı kanatlarında sünger benzeri delikli görüntü oluşur. Zamanla çarkın parçalanmasına, gövdenin hasarlanmasına, yatakların bozulmasına, kaplinin ve rulmanların dağılmasına kadar deformasyonlara yol açabilir.

Şekil 6. Aynı kapasite ve basınçta çalışan aynı pompa çarkının NPSH(mevcut) değişimi ile çark önünde oluşan su kabarcıkları görseli. Sırası ile NPSH(mevcut) değerleri: 8m, 4m, 2m, 1m

Sonuç

Sorunsuz bir uygulama için pompanın depo seviyesinin altında olması istenmektedir. Depo şekli ya da tesisatın elverişsizliğinden dolayı bu her zaman mümkün olmayabilir. Su transferi yapılması için zoraki durumlarda negatif emiş yapılması gerekebilir. Negatif emiş yapıldığında hassas hesaplama ve ekipman seçimi gerekmektedir. Aksi takdirde arıza ya da verimsiz çalışan bir sistem elde edilir. Bu da gereksiz enerji sarfiyatına, kaynakların verimsiz tüketilmesine sebep olur. Sistemlerin kalbi konumundaki pompaların seçilmesinde ve tesisat tasarlanmasında mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Pompaların çalıştığı sistemler göz önünde bulundurulduğunda pompanın durması tesisin tamamının durmasına yol açacağından çok dikkatli olunması gerekmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Devamını Oku

Pompalar

İklim krizi ve pompalarda enerji verimliliği 

Yayın Tarihi:

on

Birkaç on yıldır çevre aktivisti hareketler, hükümetler, enerji verimliliği uzmanı mühendisler ve bilim insanları iklim krizini tartışıyor. İklim krizi ne yazık ki kentleri, üretimi, yaşam alanlarını etkisi altına aldığında konuşulmaya başlandı. Dünya Sağlık Örgütü, 2025-2050 yılları arasında yaşanacak yüzyılın ikinci çeyrek diliminde iklim krizinin sebep olacağı salgın hastalıklardan dolayı 250 bin insanın hayatını kaybedeceği öngörüsünde bulunuyordu. Bu yazının kaleme alındığı an itibariyle iklim krizinin sebep olduğu viral bir salgın hastalık olan Covid-19’un ne yazık ki 3 ay gibi kısa bir sürede 1,6 milyon insanda görüldüğünü ve 90 bin insanın ölümüne sebep olduğunu görüyoruz. 

İklim krizi nedir? 

İklim krizini kolay anlaşılması için bir benzetmeyle anlatmaya çalışalım. Yazın otomobilinize bindiğinizde otomobilin içinin dışarıdan çok daha sıcak olduğunu hissedersiniz. Çünkü otomobile giren güneş ışınları camlardan koltuklara, direksiyona, konsola yayılmış, absorbe olmuş ve otomobilinizin ısısını yükseltmiştir. Otomobilinizin camları ise giren güneş ışınlarının dışarıya çıkmasını engellemiş ve otomobilinizin içinde sera etkisi yaratmıştır. Yazın o otomobile binmek ne büyük eziyettir!* İşte 4,5 milyar yaşındaki dünyamızın sera gazları etkisi ile yaşadığı şey tam olarak budur. Fosil yakıtların yanması ile açığa çıkan sera gazları (CO2, CH4, N2O, O3, florlu gazlar, su buharı) dünyanın çevresinde bir sera etkisi yaratıyor. Sera etkisi ile küresel ısınma artıyor ve bölgeler arası sıcaklık farkları oluşuyor. Bu da atmosferdeki havanın dolaşım hızını artırarak şiddetli rüzgârlar ve kasırgalar yaratıyor. Yani hava akımları şiddetleniyor. Atmosferdeki ısı enerjisi, denizler, göller, okyanuslar vb. ile absorbe oluyor ve bu absorbsiyon buharlaşmayı artırarak şiddetli yağmurları yaratıyor. Yani iklim krizi sera gazları etkisiyle, sera gazları ise enerji verimliliği düşük endüstriyel tesisler ve onların lojistik ihtiyaçlarından oluşmaktadır.

Covid-19 salgınının etkisi gündemde yokken, iklim krizinin dünya ekonomisine verdiği zarar 1,2 trilyon dolar olarak hesaplanıyordu. Son 150 yılda dünyanın ortalama sıcaklığı 1 derece artmış ve maliyeti büyük olmuştur. Bu sıcaklık 2 derece artarsa bu maliyetin 10 kat artacağı düşünülmektedir. İstatistiki çalışmalara baktığımızda sera gazları içinde en fazla orana sahip olanın CO2 (%81) olduğu görülmektedir. CO2, %80 enerji sektöründe, %20 ise endüstriyel tesislerde oluşmaktadır. Enerji sektöründe üretilen enerjinin, önemli bölümünün endüstriyel tesislerde harcandığı düşünüldüğünde enerji verimliliği çalışmalarının hem santrallerde hem de endüstriyel tesislerde ne derece önemli olduğu görülmektedir.

İklim krizi ve Covid-19 

Yazının başında da ifade edildiği gibi Dünya Sağlık Örgütü, ikinci çeyrek yüzyılda 250 bin insanın iklim krizi sebebiyle yaşamını yitireceğini öngörüyordu. Bu ölümlerin temel sebebini ise salgın hastalıklar olarak belirlemişti. İnsan topluluklarından uzak bölgelerde görülen kimi hastalıklar artık dünyanın her noktasında öldürücü etkiye sahipler. Örneğin sıtma hastalığını yayan sinekler iklim krizinden dolayı artık kuzey bölgelerde de yaşam gösterebiliyorlar. Yine Corona ailesinden Covid-19 virüsü de vahşi hayvan kaynaklı bir virüs ve iklim krizinin oluşturduğu olumsuz koşullardan dolayı insanın vahşi doğaya yaklaşması sebebiyle mutasyon geçirerek bulaşıyor. İklim krizi ve salgın hastalıkların etkileri sera gazları salımlarının yüksek olduğu sanayi bölgelerinde ve sanayi kentlerinde daha şiddetli hissediliyor. Örneğin şimdiye kadar çıkan sonuçlar ile yapılan araştırmalarda sanayi bölgelerinde (İtalya’nın kuzeyi, Çin’in sanayi bölgeleri, Türkiye’de İstanbul, Kocaeli, Zonguldak havzaları…) Covid-19 virüs salgını sebebiyle ölümlü vakaların oranının çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor. 

İklim krizine karşı mücadelede enerji verimliliği

İklim krizi senaryolarında küresel ısınma düzeyini 1,5°C ile sınırlandırmak hala mümkündür. Bunun için önümüzdeki 10 yılda CO2 gazı salımının %45 oranında düşürülmesi ve önümüzdeki 30 yılda da net sıfır emisyon değerinin yakalanması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı’nın hazırlamış olduğu bir önlem senaryosunda CO2 gazı salımı, karbon tutma teknolojisi kullanılması ile %19 oranında, tamamıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesi ile %17 oranında, tamamıyla nükleer enerji kaynaklarına geçilmesi ile %6 oranında, enerji verimliliği çalışmaları ve izleme sistemleri ile %58 oranında azaltılabilir. Nükleer enerji kaynakları özellikle yenilenebilir enerji statüsüne alınmamıştır. Çünkü nükleer enerjinin dünyanın ve toplumların geleceği için satın alınmaması gereken bir risk olduğu düşünülmektedir. Covid-19 salgını ile mücadele edilen şu günlerde iklim krizine karşı politika geliştirmenin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere iklim krizine karşı geliştirilecek politikalarda ise enerji verimliliği çalışmalarının payı oldukça yüksektir.

Enerji verimliliği ve pompa sistemleri

Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı UNIDO’nun verilerine göre dünyadaki elektrikli motorların sarf ettiği enerjinin %22’sinin pompalar tarafından harcandığı bilinmektedir. Pompa sistemleri kullandıkları yüksek enerji sarfiyatı nedeniyle enerji verimliliği çalışmalarında başlıca aday haline gelmiştir. Pompa sistemlerinde harcanan enerjinin %75’inin santrifüj pompalar için harcandığı düşünüldüğünde sektör olarak nereye odaklanmamız gerektiği açıktır.

Dünyadaki elektrik motorlu ekipmanların sarf ettiği enerji oranları (Kaynak: UNIDO)

Binalarda enerji verimliliği çalışmaları yapılırken öncelikle mevcut pompa sistemleri ele alınır. Endüstriyel tesislerde ise enerji verimliliği çalışmaları yapılırken öncelikle basınçlı hava ekipmanlarından başlanılması önerilir. Basınçlı hava üretmek oldukça pahalıdır ve üretilen enerjinin %94’ü ısı enerjisine dönüşür. Bu sebeple bir basınçlı hava prosesinde kayıp ve kaçaklar oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Sonrasında en önemli enerji kullanıcısı olarak pompalar gelir. Dolayısıyla pompa sistemleri çok iyi dizayn edilmeli ve optimum çalışma noktası doğru tespit edilmelidir. Tesislerdeki pompa sistemleri performansının düşük olmasının ise genelde dört temel sebebi vardır.

  • Kurulu sistem bileşenleri mevcut işletim koşullarında verimsizleşmiş olabilir. (Sistem bakımlarının çok sık yapılmasından anlaşılır.)
  • Pompa bileşenlerinin verimleri azalmış olabilir. (Kavitasyon gürültüsü oluşması, pompa performansının düşmesi vb. ile anlaşılır.)
  • Pompa sistemlerinin debi ve basınç değerleri ihtiyacın üzerinde seçilmiş olabilir. (Sistemde vanaların kısık çalıştırılması ve bypass hattının sürekli açık tutulmasından anlaşılır.)
  • Pompalar tasarlandığı değerlerin dışında fazla çalıştırılıyor olabilir. (Zamanla talebin artması ile pompa çalışma noktasının değişmesinden anlaşılır.)

Pompa sistemlerinde enerji verimlilik çalışmaları 

Pompa sisteminde performans düşüklüğünün sebebinin doğru anlaşılmasından sonra proses incelemesine geçilir. Pompaya bağlı çalışan ve etkileşim halinde olan tüm bileşenlerin dikkatli incelenmesi ve iyi anlaşılması gerekmektedir. Akışkanın geçtiği tesisatın çapı, uzunluğu, malzemesi, üzerindeki ısı değiştiriciler, vanalar, oransal kontrol sistemleri vb. tüm sistem bileşenleri incelendikten sonra sistemin akış şeması oluşturulmalıdır. Sistemin incelenmesi ve doğru anlaşılması bize debi ve basıncın sistemde nasıl değişeceğini gösterir. Pompa sistemlerinin gerektiğinden daha büyük tasarlanması bilinen en büyük hatadır. Genellikle işletmenin değişebileceği düşünülen debi ihtiyaçları ya da işletmelerdeki teknik personellerin ihtiyatlı davranmak istemesi bu hataya sebebiyet vermektedir. Pompa sistemlerinin gereğinden büyük tasarlanması aşırı basınç kayıpları oluşturur ve fazladan güç tüketimine sebep olur. Her sistemin kendine özgü bir çalışma noktası vardır. Önemli olan sistemin nominal yük talebini doğru belirlemek ve pompaları bu talebe göre seçmektir. Özellikle ısıtma/soğutma, kullanım suyu, arıtma prosesleri değişken yüklere sahiptir. Değişken yüklerin olduğu sistemlerde çalışma noktasını pompa eğrisinin içinde tutmak oldukça önemlidir. Burada basınç kaybı hesabı doğru yapıldıktan sonra sistemin değişen talepleri de hesaba katılmalı ve gerekiyorsa sürücü kontrolü sağlanmalıdır. 

Debi, akım, basınç ölçümleri ve güç denklemleri 

Pompa sistemlerinde enerji verimliliği çalışmaları mutlaka ölçümlerle desteklenmelidir. Ultrasonik debimetreler, manometreler ve enerji analizörleri enerji verimliliği çalışmalarının önemli ekipmanlarıdır. Hatta takılan manometrelerden basınç değerleri okunur, aynı anda basma hattına takılmış olan transduserler yardımıyla debimetreden anlık debi alınır.  Enerji analizörü kullanılarak akım ve güç değerleri tespit edilir. Tüm bu değerler formüllere yerleştirilerek pompanın anlık hidrolik verimliliği hesaplanır. Burada transduserlerin koyulduğu noktalar önemlidir. Transduserler, tesisatın akış yukarı tarafında 10 çap uzunluğunda,  akış aşağı tarafında ise 5 çap uzunluğunda düz boru üzerinde yerleştirilmelidir. 

Tüm ölçümler tamamlanıp değerler ortaya çıkartıldığında pompaların tesisatta verimli noktalarda çalışıp çalışmadığı belirlenir. Pompalar mevcut durumlarında verimsiz bir noktada çalışıyorlarsa, pompa yenileme için tasarruf değerleri ve yatırımın geri ödeme süreleri hesaplanarak rapor halinde sunulur. 

Doğru noktalarda çalışacak verimli pompaların değişimi sonrasında enerji verimliliği durumu, sonuçları değerlendirmek için saha verilerinin kontrolü, sistem verimliliğine etkisi güç denklemleri kullanılarak yorumlanabilir. Ayrıca çalışmalar sırasında sistemde yeniden belirlenen debi ve basma yüksekliği değerlerinin enerji verimliliğine katkısı da analiz edilir. 

Pompa sistemlerinde enerji verimliliği çalışmalarını aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz.

  1. Tesisteki verimlilik çalışması yapılacak pompa grubu belirlenir. 
  2. Tesisteki pompa gruplarının kullanım sıklığı ve amacı belirlenir. 
  3. Pompaların yıllık çalışma süreleri çıkarılır, paralel ve seri çalışan pompalar belirlenir. 
  4. Pompalar çalışırken debi ve basınç değerlerinin gün içindeki değişimi incelenir. 
  5. Akış kontrolünün nasıl yapıldığı incelenir.
  6. Pompaların hangi sıklıkta bakıma alındığı tespit edilir.

Endüstriyel tesislerde yaptığımız enerji verimliliği çalışmalarının yönetim sürecini sizlerle paylaştık. Yaptığımız bu çalışmalardaki en büyük motivasyonumuz dünyamıza ve canlıların geleceğine ciddi bir yatırım yaptığımıza olan inancımızdır. Enerji yöneticileri ve sektörde çalışan mühendislerin çabalarının ise tek başına yeterli olamayacağı kesindir. Enerji yöneticisi ve mühendislerin çalışmaları sahiplenmesi kadar hükümetlerin ve sanayicilerin strateji geliştirmesi, planlama yapılması, potansiyellerin belirlenmesi, uygulama ve operasyon kontrolü, izleme/ölçme ve kontrol sürekliliği, enerji verimliliği çalışmalarındaki olmazsa olmazlardır. Dünyanın sera gazı salımındaki hedef rakamlarına ulaşmak için sektörümüze önemli bir görev düşüyor. Bu görevi yerine getirmek için sektörde çalışan teknik personelin enerji verimliliği çalışmalarına odaklanması ise hayati önemdedir.  

Faydalanılan kaynaklar

  1. www.iklimadaleti.org
  2. www.iklimin.org
  3. www.enverportal.yegm.gov.tr
  4. www.globalcarbonatlas.org
  5. www.worldometers.info 
  6. UNIDO ve YEGM Kaynakları 
  7. Dünya Enerji Konseyi 2019 Durum Raporu

        *Benzetmeyi ilk duyduğumuz enerji-etüt proje yöneticisi Sn. Ayhan Sarıdikmen’e saygılar sunarız.

Yazan:

Birtan Altan, Lowara Türkiye Distribütörü İlpa AŞ Enerji Birimi Yöneticisi

Devamını Oku

Pompalar

Wilo “sosyal mesafe korumalı” çözümler sunuyor

Yayın Tarihi:

on

Corona krizi dönemlerinde dahi bir uzman olarak ısıtma, su temini ve atık su uzaklaştırma sistemi üzerinde çalışmamız şarttır. Pompalara servis hizmeti verirken kişisel temastan kaçınılması zor durumlara rağmen, her zaman yanınızda bir uzmanınız olsaydı nasıl olurdu?

Pompalar ve pompa sistemi çözümleri hakkındaki tüm sorularınız için mobil ve dijital çözüm olan Wilo-Live Asistant ile Wilo’ya rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Wilo-Live Assistant nedir ve nasıl çalışır?

Wilo-Live Assistant ile danışmanlar kazan dairesinde veya teknik odada canlı ve gerçek zamanlı video iletimi yoluyla size destek olabilir. Wilo iş arkadaşı ekranındaki her şeyi takip ederken, akıllı telefonunuzu kurulum durumunu göstermek için kullanabilirsiniz. Bileşenleri ve diğer ayrıntıları görür ve böylece sorunun ne olduğunu belirleyebilir. Buna ek olarak, Wilo uzmanı, akıllı telefonunuzun ekranında da görebileceğiniz resimde çizimler yapabilir.

Ne kullanmam gerekiyor?

Yalnızca internet tarayıcısı (Safari, Chrome, Opera, Edge) ve internet bağlantısı olan mevcut bir iOS veya Android akıllı telefonunuzun olması yeterlidir. Ayrıca bir uygulama gerekli değildir.

Nasıl erişebilirim?

İlk önce telefonla iletişim kurabileceğiniz yerel servis organizasyonlarımız aracılığıyla erişebilirsiniz. Görüşmede, video desteğinin sorularınızı daha hızlı ve özel olarak cevaplayabileceği ortaya çıkıyor, çalışanlarımız size SMS yoluyla akıllı telefonunuza bir erişim bağlantısı gönderecek. Bağlantıya tıkladıktan sonra, sadece akıllı telefon mikrofonunuza ve akıllı telefon kameranıza erişimi etkinleştirmeniz yeterlidir.

Elbette verileriniz her zaman korunur. Depolama alanı yok ve videolar kaydedilmemektedir. Akıllı telefonunuza yalnızca siz erişebilirsiniz.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com