Connect with us

Pompalar

Wilo, pompalarda dijital adaptasyon ile verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlıyor

Yayın Tarihi:

on

Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek’le bir söyleşi gerçekleştirdik. Köklü pompa üreticisinin hem yerel hem de global düzeydeki operasyonları hakkında ayrıntılı bilgiler sunan Mehmet Bey, Wilo’nun küresel iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği role ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

150 yıla yaklaşan mazisiyle Wilo dünya çapında bir marka. Firmanızın hem globaldeki hem de yerel düzeydeki faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Pompa ve pompa sistemleri sektörünün öncüsü Wilo olarak dünyada 149 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Almanya’nın Dortmund kentinde bakır ve pirinç işleme fabrikası olarak 1872 yılında kurulan markamız, 1928’de dünyanın ilk sirkülasyon pompasını üreterek yerel oyunculuktan global oyunculuğa ilk adımını attı. Sirkülasyon pompasının icadından bugüne birçok ilke imza atan Wilo, bugün binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılan pompa sistemlerinde sektörünün öncü markası konumunda. Dünya genelinde 7800 çalışanımız ve 60’tan fazla ülke temsilciliğimiz ile yılda yaklaşık 10 milyon pompa üretiyoruz. 10 bine yakın geniş ürün gamımız ve sistemlerimizle farklı alanlar için çözümler geliştiriyor, enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çalışmalarımızı sürekli artan bir ivmeyle sürdürüyoruz.

Wilo olarak Türkiye’deki faaliyetlerimize ise 1992 yılında başladık ve 1997’de markanın dünyadaki malzeme temin merkezlerinden biri olarak tescillendik. Wilo Türkiye operasyonumuzda 35 bayimiz, 100’ü aşan merkez çalışanımız ve uzmanlaşmış servis kadromuz ile yaklaşık 1.000 kişilik bir aile olarak müşterilerimize enerji verimliliği yüksek, üstün performanslı ürün ve çözümler sunuyoruz. Müşterilerimize sadece ürün sağlamak değil onlar için çözüm ortağı olmak en büyük hedefimiz. Ülkemizdeki faaliyetlerimizi; ticari ve domestik alanda bina teknolojileri, alt yapı uygulamaları, endüstri ve servis olmak üzere beş ayrı alanda kategorize ediyoruz. Bununla birlikte müşteri memnuniyetinin yüksek kaliteli ürün, çözüm ve hizmetten geçtiğine inanıyor ve Türkiye genelindeki yaygın servis ağımız ve uzman kadromuz sayesinde satış sonrası hizmetlerimizle de farklılaşıyoruz. Müşterilerimize, onların ihtiyaçlarına özel olarak geliştirdiğimiz servis çözümlerimizle kurulum sürecinden başlayarak ürünlerin kullanım ömrü boyunca onarımdan periyodik bakıma, yedek parça değişiminden mesleki eğitime kadar her alanda uzman servis kadromuzla hizmet sunuyoruz.

Ürün gruplarınız ve çözüm sunduğunuz ana sektörler nelerdir?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 10 bine yakın geniş ürün gamımız ve sistemlerimiz ile farklı alanlar için çözümler geliştiriyoruz. Ürünlerimiz binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılıyor. Bina teknolojileri alanında bireysel kullanıcıların yanı sıra iş merkezleri, hastaneler, alışveriş merkezleri, üniversiteler hizmet alanlarımız arasında yer alıyor. Endüstriyel kuruluşların ihtiyaçlarını karşıladığımız endüstri kategorisinde ise kuruluşların bir parçası gibi çalışıyor, en verimli ve uygun çözümleri geliştirmek için çalışıyoruz.

Wilo, dünyanın gündemindeki yapay zekâ teknolojilerini pompa sistemlerine adapte ederek bu alanda da öncü bir rol oynadı. Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünyanın ilk sirkülasyon pompasını icat eden ve tarihinde pek çok parlak kilometre taşını barındıran Wilo olarak, dijitalleşme alanındaki çalışmalarımızla günümüzde de ilklere imza atmaya devam ediyoruz. Bu anlamda dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliğine sahip, sistem verimliliğini en üst seviyelere taşıyan, ödüllü Wilo-Stratos MAXO ve Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip, yeni nesil özelliklerle donatılmış Wilo-Rexa SOLID-Q gibi dikkatleri üzerine çeken teknolojik ürünlerimiz bulunuyor.

Stratos MAXO ile Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisini pompa dünyasına taşıyoruz. Güçlü iletişim yetenekleri sayesinde çalışma noktasının önceden belirlenmesine ihtiyaç duymaksızın sistem ihtiyacını analiz eden Stratos MAXO, en verimli çalışma noktasını kendisi belirliyor. Böylelikle sadece pompa verimliliğinin değil sistem verimliliğinin de maksimum seviyede tutulmasına destek oluyor. Akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla etkileşime geçebilen ve tüm verilere anlık olarak ulaşılmasına olanak sağlayan Stratos MAXO, Design Plus ve Blue Innovation ödüllerini de aldı.

Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip Wilo-Rexa SOLID-Q ise akıllı şehirlere ve çağımızın ihtiyaçlarına son teknoloji akıllı sistem çözümü sunuyor. Yüksek işletim güvenilirliği, düşük bakım ihtiyacı, enerji verimliliği, ihtiyaca göre dizayn edilebilme gibi özellikleriyle dikkat çeken Wilo-Rexa SOLID-Q, sahip olduğu yazılım sayesinde tıkanmaya sebep olan maddeleri tespit ederek kendi kendini temizleyebiliyor. Akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla etkileşime geçebilen Wilo-Rexa SOLID-Q, tüm verilere anlık olarak ulaşılmasını da sağlıyor. Arıtma teknolojilerinde yapay zekâlı pompa döneminin mimarı bir marka olarak, inovatif teknolojisiyle dikkat çeken Wilo-Rexa SOLID-Q ile dijitalleşmenin getirdiği avantajları kullanıcılara yaşatıyoruz.

Küresel iklim krizi ve kuraklık gibi tehditler kaynakların verimli kullanılmasına yönelik hassasiyeti artırıyor. Wilo’nun verimlilik ve sürdürülebilirlik çerçevesindeki anlayışı hakkında neler söylemek istersiniz?

Pandemi süreci ile sürdürülebilirlik ve iklimin korunması tüm dünyada daha da önemli hale geldi.

Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak gelişen kuraklık, dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini maalesef artırıyor. Geçtiğimiz günlerde NASA, resmi internet sitesi üzerinden Türkiye’nin yer altı sularının durumuyla ilgili bir harita paylaştı ve durumu değerlendirdi. Yayınlanan haritaya göre Türkiye’deki yer altı suları ortalama seviyenin ciddi derecede altına inmiş durumda. Bu gözlemden de anlaşılacağı üzere Türkiye’deki tek sorun barajlardaki yetersiz su oranı değil aynı zamanda yer altı sularımız da hızla azalıyor.

Az önce bahsettiğimiz gibi aslında dijitalleşmenin önemi de bir kez daha burada ortaya çıkıyor. Akıllı ve bağlantılı çözümlerimiz ile sadece şehirlerin akıllı kentsel alanlar olma yolunda evrim geçirmesine katkıda bulunmuyoruz buna ek olarak çok daha düşük enerji tüketimini mümkün kılarak iklim değişikliğini yavaşlatmaya yardımcı oluyoruz. Wilo olarak iklim değişikliği karşısında su yönetim sistemlerinin verimliliğini artırarak dünya çapında daha iyi yaşam standartlarına ulaşmaya destek oluyoruz. Ürünlerimiz, sistemlerimiz ve çözümlerimiz dünyanın her yerinden insanlara akıllı, verimli ve iklim dostu bir şekilde su sağlamaya katkıda bulunuyor. Bu katkımız sayesinde gerçekleştirdiğimiz eylem planları neticesinde Wilo olarak bu yıl dünya çapında faaliyet gösteren 49 diğer şirketle birlikte Birleşmiş Milletler ve Bloomberg’in “50 Sürdürülebilirlik ve İklim Lideri” adlı küresel sürdürülebilirlik ve iklim koruma girişimine katılmak üzere seçildik. Bu girişimin bir parçası olmak bizler için gurur verici. İklimin korunması, enerji ve kaynak verimliliği ile dijital dönüşüm gibi konularda net bir duruşa sahibiz. Küresel ağ ortaklarımızla birlikte geleceğe yönelik iklim dostu çözümler geliştiriyor ve politik çevrelerle, iş dünyasıyla ve STK’larla kurulan diyalogları proaktif olarak teşvik ediyoruz. Birlikte iklim değişikliğini yavaşlatabileceğimizi ve küresel iklim koruma hedeflerine ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

Sürdürülebilirlik stratejimizin bir parçası olarak, önümüzdeki yıllarda insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend tanımladık. Globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm olarak belirlediğimiz bu mega trendlere karşı nasıl bir çözüm geliştirebileceği üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Tüm yatırımlarımızı dünyaya hızla yön verecek bu trendler ışığında gerçekleştiriyoruz. Bu yolda kat ettiğimiz mesafe ve elde ettiğimiz veriler, doğru ve tarafsız bir şekilde analiz edilebilmesi adına yılda 2 defa Sürdürülebilirlik Konseyi tarafından kontrol edilecek.

Suya ve geleceğe yön verme hedefimiz doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele etmeye ve daha yaşanabilir bir dünya için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda geçtiğimiz yılın sonunda Avrupa’nın en prestijli ödüllerden biri olarak kabul edilen ve sürdürülebilirliği iş modellerinin bir parçası haline getirerek, kriz zamanlarına rağmen değişimi yönlendiren şirketlere verilen Alman Sürdürülebilirlik Ödülü’nün de sahibi olduk.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Wilo olarak, ileri teknolojiye ve enerji verimliliğine sahip akıllı pompaların yaygınlaşması için aralıksız çalışıyoruz. Türkiye’de 30. yılımıza doğru ilerlerken, 2021 yılında da temiz su temini alanında çalışmalarımıza hız vermeyi hedefliyoruz. Mevcut pazarlarımızı korumanın yanı sıra potansiyeli yüksek yeni pazarlara da giriş yapmayı planlıyoruz.  Verimli binalar ve altyapı çalışmalarımız kapsamında su yönetimi ve endüstri alanlarındaki faaliyetlerimizi hızlandırarak Türkiye’deki liderliğimizi pekiştireceğiz. Global tarafta Ar-Ge çalışmalarımızın temelinde verimli teknolojilerle çevre ve kullanıcı dostu ürünler geliştirmek yatıyor. Bu kapsamda Wilo olarak 100 milyon insanın temiz suya erişimini sağlama hedefimiz doğrultusunda yenilikçi su çözümlerimizin büyüme hızını yüzde 7,5 artırmayı amaçlıyoruz. Akıllı su sistemlerimizdeki büyüme hedefimizi ise yüzde 35 olarak planlıyoruz. Çünkü bağlantı, operasyonel güvenilirlik ve maksimum verimliliğin gelecekte daha fazla kaynak tasarrufu için gerekli olan temel faktörler olduğuna inanıyoruz. İçme, tarım ve sanayi için kesintisiz temiz su temini, geleceğin en büyük zorluklarından biri olacak. Su altyapı sistemlerinin karmaşıklığı, yaşamın çeşitli alanlarını dijital ve akıllı yöntemlerle birbirine bağlayan bütünsel çözümler gerektiriyor. 2021 yılında da bu konuya odaklanacağımızı ve bu zorluklara yenilikçi çözümler bulabilmek adına var gücümüzle çalışacağımızı söyleyebilirim.

Yanı sıra geçtiğimiz yıl Dortmund şehrindeki üretim merkezimizi “Akıllı Fabrika” kimliği ile yeniden şekillendirerek, 300 milyon Euro’luk bir yatırımla ileri teknoloji robotik sistemlerin kullanıldığı dijital bir üretim tesisi olarak hayata geçirdik. Wilo tarihindeki en büyük yatırım olarak dikkat çeken Dortmund fabrikamız WiloPark’ın 2021 yılında bize ayrı bir güç ve ivme katacağına inanıyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Dijitalleşme iş yapış süreçlerimizden ürünlerimize, tedarik sürecimizden çözümlerimize kadar her bölümümüzde ağırlıklı olarak yer alıyor. Servis hizmetlerimizde kullanıcılarımıza hem online hem de fiziki olmak üzere iki ayrı şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz mobil ve dijital çözümümüz olan Wilo-Live Assistant sayesinde kullanıcılar, pompa ve pompa sistemleri hakkında tüm soru ve sorunları için bulundukları noktadan kolaylıkla servis hizmetlerimize ulaşarak canlı ve gerçek zamanlı video iletişimi ile destek alabiliyor. Bununla birlikte servis hizmetlerine 7/24 ulaşma imkânı sunuyoruz. Gelen tüm talepler hızlı ve etkin bir şekilde servis hizmetlerimiz tarafından yanıtlanıyor. Tüm bu çalışmaların dışında sahada fiziksel bir ziyaretin gerekmesi durumunda ise ziyaretlerimizi sadece kullanıcıların talepleri doğrultusunda önceden görüşerek, karşılıklı onayların alınması, uygun koşulların sağlanması ve gerekli tüm tedbirlerin alınmasının ardından gerçekleştiriyoruz. Wilo Social adını verdiğimiz sosyal platform uygulamamızla kullanıcılara anlık bildirimlerle Wilo ve sektör hakkında güncel haberlere ulaşma, yeni ürün, referanslar ve eğitimlerden haberdar olma, canlı destek özelliği ile ihtiyaç duyulan her anda yardım alabilme gibi olanaklar sunuyoruz. Bununla birlikte her yıl belirli aralıklarla düzenlediğimiz eğitimlerimizi de “eAcademy” ismiyle dijital platformumuza uyarladık.

Wilo olarak geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de ileri teknoloji ile donatılmış ürünlerimiz, hizmetlerimiz, çözümlerimiz, servislerimiz, geliştirdiğimiz projeler, iş disiplinimiz, insan ve çevre odaklı felsefemiz ışığında yol alarak sürdürülebilir bir dünya için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Başarılarımız ve büyümemizin en büyük mimarları olan çalışanlarımız, bayilerimiz, servislerimiz ve müşterilerimizden aldığımız güçle sektörümüzdeki öncü konumumuzu destekleyecek iddialı projelere imza atmayı sürdüreceğiz.

Mehmet Ürek kimdir?
1995 yılında İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra 2000 yılında Uludağ Üniversitesi’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından Eprom Endüstriyel Otomasyon Mühendislik firmasında Satış Sorumlusu olarak iş hayatına başladım. 2005 yılında Doğuş Otomotiv’de Servis Mühendisi olarak görev aldım, aynı yıl DemirDöküm firması ile el sıkışarak kariyer hayatıma DemirDöküm’de Kurumsal Satış Müdürü olarak devam ettim.  Beş yılın ardından buradaki görevimden ayrılarak ESBE AB’de Ülke Müdürü görevini üstlendim. 2016 yılında Wilo Türkiye bünyesine katılarak Satış Müdürü olarak iki yıl görev aldıktan sonra, Genel Müdür Yardımcısı olarak Mas-Daf Pompa’da çalıştım. 2019 Nisan ayı itibariyle Wilo Türkiye bünyesine yeniden dahil oldum ve o tarihten bu yana Wilo Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. İş hayatımın dışında vaktimin büyük çoğunluğunu ailemle geçiriyorum. İyice evlere kapandığımız bu pandemi döneminde evde birlikte eğlenceli vakit geçirecek etkinlikler yaratıyoruz. Büyük şehirde yaşamanın stresini şehir dışına çıkarak ve doğada vakit geçirerek atmayı çok seviyorum. Doğayı dinleyerek, anlamaya çalışıyorum. Doğanın müthiş bir motivasyon kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bu sayede kendi iç yolculuğumu gerçekleştirmeye çalışıyorum. Tüm üst düzey yöneticilerin kendi iç yolculuklarını tamamlaması ve kendi karar yeteneklerini geliştiren destek noktalarını bulması bence oldukça önemli. İçinde bulunduğumuz pandemi dönemi, iş hayatındaki liderler ve yöneticiler için de çok büyük bir test oldu. Bu dönemde sağlam ve güçlü duruşlarıyla başarılarını sürdüren genç liderlerin ileride en yetenekli yöneticiler ve liderler olacağını düşünüyorum. Pozitif taraftan baktığımda bu sürecin kendi gelişim ve karar mekanizmalarımda çok büyük bir fark yarattığını şimdiden görebiliyorum.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

MSN-RO ve A-RO pompalarıyla tuz arıtma projelerinde yüksek verimlilik, düşük maliyet

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Global pompa uzmanı Sulzer, tuzdan arıtma sektörü için yüksek performanslı ürün portföyünü genişletti. MSN-RO yüksek basınç pompası serisi, sermaye ve işletme maliyetlerini optimize etmede Sulzer’in mevcut kanıtlanmış özelliklerini birçok yönden geliştirdi. Buna ek olarak AHLSTAR şarj pompaları serisi, modern büyük ölçekli tuz arıtma projelerine uygun olarak artırılmış kapasitelerle genişletildi. 

Dünya nüfusunun yarısına yakınının yaşamını sürdürdüğü bölgelerde önemli derecede su kıtlığı yaşanıyor. Talep arttıkça, Ters Ozmoz (RO) teknolojisi kullanılarak yapılan tuzdan arındırma, tarımsal, evsel ve endüstriyel uygulamalarda içme suyu tedarikinde her zamankinden daha önemli bir role sahip hale geliyor. Üretimin arttırılmaya, kullanılabilirliğin iyileştirilmesine ve işletme maliyetlerinin düşürülmeye çalışılması sonucu, RO tesislerinin tasarımı son yıllarda önemli ölçüde ilerledi.

Pompalar, tuz arıtma sahası için kritik öneme sahip bir ekipman kategorisidir. Tesislerin sermaye yatırımının önemli bir bölümünü oluştururlar, tükettikleri enerji ise üretilen suyun nihai maliyetinin yüzde 60 ila 70’ine karşılık gelir. Ayrıca, artan enerji maliyetleri, pompa verimliliğini odak noktası haline getirmektedir. Sulzer, daha az enerji tüketen, maliyetleri düşüren ve sürdürülebilirliği artıran pompalar tasarlayarak pazar gereksinimlerini karşılamaya devam ediyor.

MSN-RO ile yeni kuşak verimlilik

MSN-RO yüksek verimli pompa, 35.000 m3/d’ye kadar çıkan kapasiteye sahip büyük, bağımsız RO ile modern, büyük ölçekli tuz arıtması uygulamaları için tasarlandı. Çok kademeli eksenel ayrık gövdeli pompa, sektörde kendini kanıtlamış Sulzer tasarımlarını esas alır. Hidrolik bölümü, yağlama sistemi ve dengeleme cihazları MBN-RO pompasından gelir. Bakımı kolaylaştırmak için tasarlanmış eksenel ayrık muhafazası, MSD-RO serisi baz alınarak türetildi. MSN-RO ayrıca, sermaye maliyetlerini düşürürken işletme verimliliğini artırmak için tasarlanmış ve geliştirilmiş yönler içerir. Difüzör ve deşarj kıvrımı, kapsamlı hesaplamalı akışkanlar dinamiği analizi ile optimize edilmiş yeni yüksek verimli tasarımlara sahip. Pompa içindeki yenilenebilir sabit aşınma parçaları, en yüksek verimlilik için minimum boşluklarla polietereterketon (PEEK) mühendislik polimerinden üretildi. MSN-RO’nun birincil yatakları da PEEK’ten yapılmıştır ve suyla yağlanmıştır. Bu yaklaşım, cebri yağlama ve soğutma sistemi gereksinimini ortadan kaldırarak pompanın çalışmasını ve bakımını önemli ölçüde basitleştirir ve bu da potansiyel yağlayıcıların proses suyunu kirletme riskini de ortadan kaldırır.

 A-RO ile kapasitede artış

Sulzer’in AHLSTAR uçtan emişli tek kademeli santrifüj pompaları, tuzdan arındırma endüstrisi tarafından hem birinci kademe yüksek basınçlı besleme pompaları için ara pompalar olarak hem de ikinci geçiş hizmetleri için birincil tedarik olarak halihazırda yaygın olarak kullanılıyor. Tasarım, yüksek verimliliği ve geniş bir çalışma aralığında performansı koruma yeteneği ile tanınıyor. Sulzer, tüm basınç aralığı boyunca yüksek verimlilik ihtiyaçlarını karşılamak için AHLSTAR serisini daha yüksek akış hızlarına ve biraz daha yüksek kafalara genişletti. Bu ek boyutlar, geniş bir uygulama yelpazesi için uygun maliyetli çözümler sunan büyük modern tesislere yönelik.

Hem A-RO hem de MSN-RO pompaları, Sulzer’in yüksek düzeyde yapılandırılabilir, modüler bir tasarım sunma ilkesini takip ediyor. Küresel üretim ve mühendislik destek yetenekleriyle birlikte bu, Sulzer’in tuzdan arındırma sektörünün pompa gereksinimlerinin tamamı için özel çözümler sunmasına imkan tanıyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Atık su sistemleri Lowara DOMO GRI serisi ile güvende

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Partikül içeren atık suların transferi için tasarlanmış Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, özel tasarlanmış AISI 316 paslanmaz çelik parçalayıcı bıçak sistemi sayesinde tıkanmaz ve güvenli bir sistem sağlıyor.

1,1 kW ve 1,5 kW motor gücüne sahip modelleri bulunan serinin trifaze ve monofaze opsiyonları mevcuttur. Monofaze modeller, üzerinden flatörlü olarak teslim edilmektedir. 

Katı partikül içeren atık suların pompalanması, septik tankların ve konut haznelerinin boşaltılması, su baskını tahliyesi, kanalizasyon şebekesine su temini gibi uygulamalarda kullanılan Lowara DOMO GRI Serisi pompalar, 5 m’ye kadar daldırma derinliğine sahiptir. Bu pompaların izolasyon sınıfı F ve koruma sınıfı IP68’dir.

DOMO GRI serisi pompalar, sahip oldukları özelliklerle tam bir fiyat-performans ürünü olarak atık su sistemlerinde Lowara güvencesiyle verimli bir kullanım sağlamaktadır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Typhonix Pompaları vaka çalışması

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Konvansiyonel olarak üretilen su pompalarıyla karşılaştırıldığında düşük kesmeli ve birleşik üretilen su pompası tiplerinin operasyonel ve ekonomik faydalarını değerlendirmek için su pompası uygulamasına dayalı bir vaka çalışması yapıldı.

 Vaka çalışması iki bölüme ayrıldı: İlk bölüm, durumu ve ele alınan pompa tiplerini kapsıyor. İkinci bölüm; boyut ve ağırlık, mekanik ve proses güvenliği, gürültü ve bakım ve işletim gibi proses hususlarını, CAPEX ve OPEX hususlarını tartışmaya açıyor.

Ele alınan durum 

İşlem ve ekipman özelliklerine ait bilgiler operatörden geliyor. Şekil 1, işlem hakkında genel bir fikir sunuyor. Üretilen su, Pompa A ile LP ayırıcıdan LP hidrosiklon paketine pompalanıyor. Elektrostatik birleştiriciden gelen su, Pompa B ile LP ayırıcıya veya doğrudan LP hidrosiklonlara geri pompalanıyor.

Görsel 1: İşleme genel bakış

Düşük basınçlı ayırma sisteminden gelen suyun en az 2/3’ü pompa A tarafından işlenir. Kalan su, pompa B’den gelen suyun yönlendirilmesine bağlı olarak Pompa B ve/veya Pompa A tarafından pompalanır. Her iki pompadaki fark basıncı yaklaşık 10 Bar’dır. Bu aşamada operatör tarafından gerçek işlem verisi sağlanmamıştır. Bu nedenle, bu vaka çalışması için kullanılan su içinde yağ (OiW) içeriği, operasyona benzer alanlardaki deneyimlere dayanmaktadır. LP ayırıcısının aşağısındaki OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’den fazla olduğu tahmin edilirken, birleştiricinin aşağısındaki OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’den az olması beklenir. İlgili ham madde, yaklaşık 40°’lik bir API yer çekimi ile nispeten hafiftir. Konsantrasyonlara ve deneyim verilerine dayanarak, ortalama yağ damlacık boyutunun (dv50) yaklaşık 10 – 12 µm olduğu varsayılır.

Ele alınan pompa tipleri

Operatör, A ve B pompa uygulamalarını her ikisi için eksantrik vidalı pompaların kurulumunu yapmıştır. Eksantrik vidalı pompalar, damlacıklarda aşırı kırılmayı önlemek için en sık kullanılan pompa türleri arasında yer alan pozitif deşarj pompalardır. Bu çalışmada Typhonix Düşük Kesmeli ve Birleştirilmiş Pompalar, eksantrik vidalı pompalarla karşılaştırılmıştır. Su pompası seçimi hakkında daha fazla bilgi için ‘Su Üretimi Uygulamalarında Düşük Kesmeli Pompa Seçimi Konusu’ makalesi önerilir.

Typhonix Düşük Kesmeli Pompalar, pompa içindeki türbülans seviyesini kontrol ederek yağ damlacıklarının kırılmasını, yağ ve suyun emülsifikasyonunu önlemek için tasarlanmış çok kademeli santrifüj pompalardır. Şekil 2, Uzak Doğu’da üretilen su arıtma paketi için teslimatı yapılan düşük kesmeli pompanın fotoğrafını göstermektedir.

Görsel 2: Typhonix Düşük Kesmeli Pompa (fotoğraf: typhonix.com)

Typhonix Birleştirme Pompaları, damlaların çarpışmasına ve birleşmesine imkan tanıyarak üretilen suda dağınık yağ damlacıklarının hacim kazanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmış çok kademeli santrifüj pompadır. 2015’te yapılan bir araştırma, birleştirme pompalarında çarpışmanın desteklenmesinin dv50’yi artırma biçimini, bunun da eksantrik vidalı pompa ve tek kademeli santrifüj pompanınkiyle karşılaştırdığını gösteriyor. Çalışma ayrıca, damlacık büyümesinin aşağı akışlı bir hidrosiklonun, ayırma verimliliğini artırdığını da gösteriyor. Şekil 3, ana özelliklerin (1) düşük kesmeli pompalama aşamaları, (2) birleşen çark konfigürasyonu ve (3) birleşen difüzör yapıların olduğu pompa iç parçalarını göstermektedir.

Görsel 3: Typhonix Birleştirme Pompası iç yapı

İşlemde göz önünde bulundurulanlar

Typhonix Birleştirme Pompası, A için iyi bir alternatif olarak kabul edilir. OiW konsantrasyonunun 200 Ppm’nin oldukça üzerinde olması beklendiğinden, bu pompanın damlacıkları artırması nedeniyle, dağılmış fazın boyutu, aşağı yönlü su arıtma ekipmanlarının ayırma verimliliği üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacaktır. Ayrıca bu pompa, damlacık boyutundaki artış, dağılmış fazın konsantrasyonuna bağlı olduğundan proses kapasitesini artıracaktır. Konsantrasyondaki artış, damlacık boyutunda daha fazla artışa neden olacak ve bu da aşağı yönlü arıtma ekipmanının verimliliğini daha da artıracaktır. Typhonix Birleştirme Pompası, pompa B’ye bir alternatif olarak da düşünülebilir. Ancak, bu konumda beklenen düşük OiW konsantrasyonu (<200 ppm) nedeniyle, birleştirme etkisinin sınırlı olması beklenir. Typhonix Düşük Kesme Pompaları daha küçüktür ve Typhonix Coalescing Pompaları’na kıyasla daha düşük CAPEX’e sahiptir. Bu nedenle Typhonix Düşük Kesme Pompası, ekonomik olarak B pompasına daha uygun bir alternatif olarak kabul edilir.

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Boyut ve ağırlık 

Belirli nedenlerden dolayı, eksantrik vidalı pompalara operatör tarafından herhangi bir harcama yapılmamıştır. CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler bu nedenle mevcut bilgilere dayalı olarak yapılmaktadır.

İlgili kurulu eksantrik vidalı pompaların boyutu ve ağırlığı Tablo 1’de verilmiştir. Uygulamalar için seçilen alternatif Typhonix pompalarına ilişkin veriler Tablo 2’de verilmiştir. 

Tablo 1: Eksantrik vidalı pompalar

 Tablo 2: Typhonix pompaları

Tablolar 1 ve 2’deki verilere dayanarak Typhonix pompalarının A ve B uygulamalarının her ikisinde de eksantrik vidalı pompalara göre daha küçük ve hafif olduğu sonucuna ulaşılabilir.

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Mekanik ve işlemsel güvenlik

Eksantrik vidalı pompalar pozitif deplasmanlı pompalardır. Bu durumda pompanın ve/veya boruların ciddi şekilde hasar görmesini önlemek için tıpalı çıkış koruması gerekir. Pozitif deplasmanlı pompalara sahip boru sistemlerinde, blok çıkış durumunda sisteme aşırı basınç uygulanmasını önlemek için bir basınç tahliye valfi veya patlama diski tertibatı bulunur. Akışkanı güvenli bir konuma yeniden yönlendirmek için ek borular gerekir. Bu özel durum için gereken yedek aksamlar, valfler, boru tesisatı ve ısı takip sistemi ile her iki pompa için Basınç Emniyet Valfi (PSV) kurulumu gerçekleştirilir. Basınç koruma sistemi kurma zorunluluğu, ekipman miktarını artırarak CAPEX’i ve artan bakım gereksinimleriyle OPEX’i etkiler.

Typhonix Düşük Kesme ve Birleştirme Santrifüj Pompaları’nın ikisi de rotodinamik pompa tipidir. Bu pompa tipleri, sistem normalde maksimum pompa basma yüksekliğine dayanacak şekilde tasarlandığından, tıpalı çıkışta boru sisteminde aşırı basınç oluşmasına neden olmaz. Bu nedenle bir basınç tahliye sistemi gerekmez.

Eksantrik vidalı pompalar ve Typhonix pompaların tedariki, Değişken Frekanslı Sürücüler (VFD) ile sağlanır. Gerekli minimum akış, Typhonix pompalarının çalışma aralığı içindedir ve bu nedenle minimum akış hattı gereksinimi ortadan kalkar. Minimum akış kontrol valflerindeki kesme kuvvetleri nedeniyle dağılmış fazdaki damlacıkların boyutlarının azalması olasılığı nedeniyle, düşük kesmeli pompalama uygulamalarında minimum akış hattı uygulanması önerilmez. 

CAPEX ve OPEX ile ilgili değerlendirmeler: Bakım ve operasyon

Eksantrik vidalı pompaların bakımını operatör yapmamaktadır. Bu nedenle buradaki bakım ile ilgili hususlar, benzeri su uygulamalarında bu pompa tiplerini kullanan operatörlerden alınmıştır.

Eksantrik vidalı pompanın aşınmaya maruz kalan ana kısmı, bir tür elastomerden imal edilen statordur. Bu pompa tipi genellikle bulamaç formundaki akışkanları pompalamak için güvenilir bir şekilde kullanılsa da normal su uygulamalarında olduğu gibi, sıvı viskozitesi düşük olduğunda partiküller, statorda önemli dereceye aşınmaya neden olabilir. Parçacıkların stator ömründe ciddi sorunlara neden olduğu operatörler tarafından birkaç vaka ile rapor edilmiştir. Elastomerin üretilen sıvılarla uyumsuzluğu ile ilgili sorunlar da bilinmektedir. Eksantrik vidalı pompa, stator ve rotor arasındaki alanın yağlanması için bir akışkana gereksinim duyar. Bu pompanın kuru çalıştırılması, statorda önemli hasara neden olur.

Partiküller santrifüj pompalarda da erozyona neden olurlar. Açıkta kalan parçalar için yapılacak doğru malzeme seçimi ile bu risk azaltılabilir. Ayrıca Typhonix pompaları, pompa içinde düşük devirde ve düşük sıvı hızlarında çalıştırılacaktır. Bu, pompa iç parçalarının aşınma oranını daha da azaltacaktır. Ayrıca, Typhonix pompaları API 610’a göre üretilmiştir, yani pompalar normal aşınma parçaları hariç minimum 20 yıllık hizmet ömrü ve en az 3 yıllık kesintisiz çalışmayı sağlamak üzere tasarlanmışlardır.

Gürültü

Genel olarak maliyetli olduğu, hacim işgal ettiği ve muayene ile bakımda erişimi güçleştirdiği için gürültü yalıtımı pek istenmez. Gürültü izolasyonu gereksinimi CAPEX ve OPEX üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir.

Ele alınan durumda hem pompa A hem de pompa B, 85 dBA gürültü sınırlaması olan alanlara kurulur. Her iki eksantrik vidalı pompa, bu pompalar için ihtiyaç duyulan dişli kutularının yüksek ses seviyeleri nedeniyle bu durumda ses yalıtımı gerektirmiştir. Gürültü muhafazalarının ilave ağırlığı pompa A için 200 kg ve pompa B için 175 kg’dır.

Typhonix pompaları, ele alınan durumlarda için yalıtımı gerektirmez. A uygulaması için önerilen, birleştirme pompası için maksimum gürültü seviyesi 66 dBA’dır. B uygulaması için önerilen düşük kesmeli pompa için maksimum gürültü seviyesi sadece 63 dBA’dır. Bu nedenle her iki pompa tipi de gürültü seviyesi sınırlamasının oldukça altında çalışır.

Sonuç

Bu makalede ve pompa seçimiyle ilgili makalede vurgulandığı gibi, tartışılan tüm pompa türlerinin artıları ve eksileri vardır. Bir pompa seçimi, sadece CAPEX’e odaklanmayı değil, bütüne bakmayı gerektirir. Uygulama için düşük kesme gerekli mi yoksa konvansiyonel tek kademeli santrifüj pompa mı kullanmalısınız? Birleştirici pompa kullanmanın ek faydası nedir, su arıtma aşamalarının sayısını azaltabilir mi? Bakım ve muayene sıklığı, yedek parça tedariki, güvenilirlik, yüz ölçümü vb. uygulama için uygun bir pompa seçerken dikkate alınması gereken önemli faktörlerdir.

Bu özel durum için Typhonix düşük kesme ve birleştirme pompaları, eksantrik vidalı pompalar için uygun alternatiflerdir. Bunun faydaları, daha düşük MTBF, gürültü yalıtımı veya PSV’lere gerek olmaması ve daha az ayak izi ve ağırlık olacaktır. Birleştirici pompa ayrıca, sistemin bozulmalarla başa çıkma kapasitesini artırır ve deşarj OiW hedefine ulaşmak için gereken arıtma aşamalarının sayısını potansiyel olarak azaltır.

NIELS VAN TEEFFELEN

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com