Connect with us

Pompalar

Wilo, pompalarda dijital adaptasyon ile verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlıyor

Yayın Tarihi:

on

Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek’le bir söyleşi gerçekleştirdik. Köklü pompa üreticisinin hem yerel hem de global düzeydeki operasyonları hakkında ayrıntılı bilgiler sunan Mehmet Bey, Wilo’nun küresel iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği role ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

150 yıla yaklaşan mazisiyle Wilo dünya çapında bir marka. Firmanızın hem globaldeki hem de yerel düzeydeki faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Pompa ve pompa sistemleri sektörünün öncüsü Wilo olarak dünyada 149 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Almanya’nın Dortmund kentinde bakır ve pirinç işleme fabrikası olarak 1872 yılında kurulan markamız, 1928’de dünyanın ilk sirkülasyon pompasını üreterek yerel oyunculuktan global oyunculuğa ilk adımını attı. Sirkülasyon pompasının icadından bugüne birçok ilke imza atan Wilo, bugün binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılan pompa sistemlerinde sektörünün öncü markası konumunda. Dünya genelinde 7800 çalışanımız ve 60’tan fazla ülke temsilciliğimiz ile yılda yaklaşık 10 milyon pompa üretiyoruz. 10 bine yakın geniş ürün gamımız ve sistemlerimizle farklı alanlar için çözümler geliştiriyor, enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çalışmalarımızı sürekli artan bir ivmeyle sürdürüyoruz.

Wilo olarak Türkiye’deki faaliyetlerimize ise 1992 yılında başladık ve 1997’de markanın dünyadaki malzeme temin merkezlerinden biri olarak tescillendik. Wilo Türkiye operasyonumuzda 35 bayimiz, 100’ü aşan merkez çalışanımız ve uzmanlaşmış servis kadromuz ile yaklaşık 1.000 kişilik bir aile olarak müşterilerimize enerji verimliliği yüksek, üstün performanslı ürün ve çözümler sunuyoruz. Müşterilerimize sadece ürün sağlamak değil onlar için çözüm ortağı olmak en büyük hedefimiz. Ülkemizdeki faaliyetlerimizi; ticari ve domestik alanda bina teknolojileri, alt yapı uygulamaları, endüstri ve servis olmak üzere beş ayrı alanda kategorize ediyoruz. Bununla birlikte müşteri memnuniyetinin yüksek kaliteli ürün, çözüm ve hizmetten geçtiğine inanıyor ve Türkiye genelindeki yaygın servis ağımız ve uzman kadromuz sayesinde satış sonrası hizmetlerimizle de farklılaşıyoruz. Müşterilerimize, onların ihtiyaçlarına özel olarak geliştirdiğimiz servis çözümlerimizle kurulum sürecinden başlayarak ürünlerin kullanım ömrü boyunca onarımdan periyodik bakıma, yedek parça değişiminden mesleki eğitime kadar her alanda uzman servis kadromuzla hizmet sunuyoruz.

Ürün gruplarınız ve çözüm sunduğunuz ana sektörler nelerdir?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 10 bine yakın geniş ürün gamımız ve sistemlerimiz ile farklı alanlar için çözümler geliştiriyoruz. Ürünlerimiz binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılıyor. Bina teknolojileri alanında bireysel kullanıcıların yanı sıra iş merkezleri, hastaneler, alışveriş merkezleri, üniversiteler hizmet alanlarımız arasında yer alıyor. Endüstriyel kuruluşların ihtiyaçlarını karşıladığımız endüstri kategorisinde ise kuruluşların bir parçası gibi çalışıyor, en verimli ve uygun çözümleri geliştirmek için çalışıyoruz.

Wilo, dünyanın gündemindeki yapay zekâ teknolojilerini pompa sistemlerine adapte ederek bu alanda da öncü bir rol oynadı. Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünyanın ilk sirkülasyon pompasını icat eden ve tarihinde pek çok parlak kilometre taşını barındıran Wilo olarak, dijitalleşme alanındaki çalışmalarımızla günümüzde de ilklere imza atmaya devam ediyoruz. Bu anlamda dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliğine sahip, sistem verimliliğini en üst seviyelere taşıyan, ödüllü Wilo-Stratos MAXO ve Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip, yeni nesil özelliklerle donatılmış Wilo-Rexa SOLID-Q gibi dikkatleri üzerine çeken teknolojik ürünlerimiz bulunuyor.

Stratos MAXO ile Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisini pompa dünyasına taşıyoruz. Güçlü iletişim yetenekleri sayesinde çalışma noktasının önceden belirlenmesine ihtiyaç duymaksızın sistem ihtiyacını analiz eden Stratos MAXO, en verimli çalışma noktasını kendisi belirliyor. Böylelikle sadece pompa verimliliğinin değil sistem verimliliğinin de maksimum seviyede tutulmasına destek oluyor. Akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla etkileşime geçebilen ve tüm verilere anlık olarak ulaşılmasına olanak sağlayan Stratos MAXO, Design Plus ve Blue Innovation ödüllerini de aldı.

Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip Wilo-Rexa SOLID-Q ise akıllı şehirlere ve çağımızın ihtiyaçlarına son teknoloji akıllı sistem çözümü sunuyor. Yüksek işletim güvenilirliği, düşük bakım ihtiyacı, enerji verimliliği, ihtiyaca göre dizayn edilebilme gibi özellikleriyle dikkat çeken Wilo-Rexa SOLID-Q, sahip olduğu yazılım sayesinde tıkanmaya sebep olan maddeleri tespit ederek kendi kendini temizleyebiliyor. Akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla etkileşime geçebilen Wilo-Rexa SOLID-Q, tüm verilere anlık olarak ulaşılmasını da sağlıyor. Arıtma teknolojilerinde yapay zekâlı pompa döneminin mimarı bir marka olarak, inovatif teknolojisiyle dikkat çeken Wilo-Rexa SOLID-Q ile dijitalleşmenin getirdiği avantajları kullanıcılara yaşatıyoruz.

Küresel iklim krizi ve kuraklık gibi tehditler kaynakların verimli kullanılmasına yönelik hassasiyeti artırıyor. Wilo’nun verimlilik ve sürdürülebilirlik çerçevesindeki anlayışı hakkında neler söylemek istersiniz?

Pandemi süreci ile sürdürülebilirlik ve iklimin korunması tüm dünyada daha da önemli hale geldi.

Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak gelişen kuraklık, dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini maalesef artırıyor. Geçtiğimiz günlerde NASA, resmi internet sitesi üzerinden Türkiye’nin yer altı sularının durumuyla ilgili bir harita paylaştı ve durumu değerlendirdi. Yayınlanan haritaya göre Türkiye’deki yer altı suları ortalama seviyenin ciddi derecede altına inmiş durumda. Bu gözlemden de anlaşılacağı üzere Türkiye’deki tek sorun barajlardaki yetersiz su oranı değil aynı zamanda yer altı sularımız da hızla azalıyor.

Az önce bahsettiğimiz gibi aslında dijitalleşmenin önemi de bir kez daha burada ortaya çıkıyor. Akıllı ve bağlantılı çözümlerimiz ile sadece şehirlerin akıllı kentsel alanlar olma yolunda evrim geçirmesine katkıda bulunmuyoruz buna ek olarak çok daha düşük enerji tüketimini mümkün kılarak iklim değişikliğini yavaşlatmaya yardımcı oluyoruz. Wilo olarak iklim değişikliği karşısında su yönetim sistemlerinin verimliliğini artırarak dünya çapında daha iyi yaşam standartlarına ulaşmaya destek oluyoruz. Ürünlerimiz, sistemlerimiz ve çözümlerimiz dünyanın her yerinden insanlara akıllı, verimli ve iklim dostu bir şekilde su sağlamaya katkıda bulunuyor. Bu katkımız sayesinde gerçekleştirdiğimiz eylem planları neticesinde Wilo olarak bu yıl dünya çapında faaliyet gösteren 49 diğer şirketle birlikte Birleşmiş Milletler ve Bloomberg’in “50 Sürdürülebilirlik ve İklim Lideri” adlı küresel sürdürülebilirlik ve iklim koruma girişimine katılmak üzere seçildik. Bu girişimin bir parçası olmak bizler için gurur verici. İklimin korunması, enerji ve kaynak verimliliği ile dijital dönüşüm gibi konularda net bir duruşa sahibiz. Küresel ağ ortaklarımızla birlikte geleceğe yönelik iklim dostu çözümler geliştiriyor ve politik çevrelerle, iş dünyasıyla ve STK’larla kurulan diyalogları proaktif olarak teşvik ediyoruz. Birlikte iklim değişikliğini yavaşlatabileceğimizi ve küresel iklim koruma hedeflerine ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

Sürdürülebilirlik stratejimizin bir parçası olarak, önümüzdeki yıllarda insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend tanımladık. Globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm olarak belirlediğimiz bu mega trendlere karşı nasıl bir çözüm geliştirebileceği üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Tüm yatırımlarımızı dünyaya hızla yön verecek bu trendler ışığında gerçekleştiriyoruz. Bu yolda kat ettiğimiz mesafe ve elde ettiğimiz veriler, doğru ve tarafsız bir şekilde analiz edilebilmesi adına yılda 2 defa Sürdürülebilirlik Konseyi tarafından kontrol edilecek.

Suya ve geleceğe yön verme hedefimiz doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele etmeye ve daha yaşanabilir bir dünya için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda geçtiğimiz yılın sonunda Avrupa’nın en prestijli ödüllerden biri olarak kabul edilen ve sürdürülebilirliği iş modellerinin bir parçası haline getirerek, kriz zamanlarına rağmen değişimi yönlendiren şirketlere verilen Alman Sürdürülebilirlik Ödülü’nün de sahibi olduk.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Wilo olarak, ileri teknolojiye ve enerji verimliliğine sahip akıllı pompaların yaygınlaşması için aralıksız çalışıyoruz. Türkiye’de 30. yılımıza doğru ilerlerken, 2021 yılında da temiz su temini alanında çalışmalarımıza hız vermeyi hedefliyoruz. Mevcut pazarlarımızı korumanın yanı sıra potansiyeli yüksek yeni pazarlara da giriş yapmayı planlıyoruz.  Verimli binalar ve altyapı çalışmalarımız kapsamında su yönetimi ve endüstri alanlarındaki faaliyetlerimizi hızlandırarak Türkiye’deki liderliğimizi pekiştireceğiz. Global tarafta Ar-Ge çalışmalarımızın temelinde verimli teknolojilerle çevre ve kullanıcı dostu ürünler geliştirmek yatıyor. Bu kapsamda Wilo olarak 100 milyon insanın temiz suya erişimini sağlama hedefimiz doğrultusunda yenilikçi su çözümlerimizin büyüme hızını yüzde 7,5 artırmayı amaçlıyoruz. Akıllı su sistemlerimizdeki büyüme hedefimizi ise yüzde 35 olarak planlıyoruz. Çünkü bağlantı, operasyonel güvenilirlik ve maksimum verimliliğin gelecekte daha fazla kaynak tasarrufu için gerekli olan temel faktörler olduğuna inanıyoruz. İçme, tarım ve sanayi için kesintisiz temiz su temini, geleceğin en büyük zorluklarından biri olacak. Su altyapı sistemlerinin karmaşıklığı, yaşamın çeşitli alanlarını dijital ve akıllı yöntemlerle birbirine bağlayan bütünsel çözümler gerektiriyor. 2021 yılında da bu konuya odaklanacağımızı ve bu zorluklara yenilikçi çözümler bulabilmek adına var gücümüzle çalışacağımızı söyleyebilirim.

Yanı sıra geçtiğimiz yıl Dortmund şehrindeki üretim merkezimizi “Akıllı Fabrika” kimliği ile yeniden şekillendirerek, 300 milyon Euro’luk bir yatırımla ileri teknoloji robotik sistemlerin kullanıldığı dijital bir üretim tesisi olarak hayata geçirdik. Wilo tarihindeki en büyük yatırım olarak dikkat çeken Dortmund fabrikamız WiloPark’ın 2021 yılında bize ayrı bir güç ve ivme katacağına inanıyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Dijitalleşme iş yapış süreçlerimizden ürünlerimize, tedarik sürecimizden çözümlerimize kadar her bölümümüzde ağırlıklı olarak yer alıyor. Servis hizmetlerimizde kullanıcılarımıza hem online hem de fiziki olmak üzere iki ayrı şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz mobil ve dijital çözümümüz olan Wilo-Live Assistant sayesinde kullanıcılar, pompa ve pompa sistemleri hakkında tüm soru ve sorunları için bulundukları noktadan kolaylıkla servis hizmetlerimize ulaşarak canlı ve gerçek zamanlı video iletişimi ile destek alabiliyor. Bununla birlikte servis hizmetlerine 7/24 ulaşma imkânı sunuyoruz. Gelen tüm talepler hızlı ve etkin bir şekilde servis hizmetlerimiz tarafından yanıtlanıyor. Tüm bu çalışmaların dışında sahada fiziksel bir ziyaretin gerekmesi durumunda ise ziyaretlerimizi sadece kullanıcıların talepleri doğrultusunda önceden görüşerek, karşılıklı onayların alınması, uygun koşulların sağlanması ve gerekli tüm tedbirlerin alınmasının ardından gerçekleştiriyoruz. Wilo Social adını verdiğimiz sosyal platform uygulamamızla kullanıcılara anlık bildirimlerle Wilo ve sektör hakkında güncel haberlere ulaşma, yeni ürün, referanslar ve eğitimlerden haberdar olma, canlı destek özelliği ile ihtiyaç duyulan her anda yardım alabilme gibi olanaklar sunuyoruz. Bununla birlikte her yıl belirli aralıklarla düzenlediğimiz eğitimlerimizi de “eAcademy” ismiyle dijital platformumuza uyarladık.

Wilo olarak geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de ileri teknoloji ile donatılmış ürünlerimiz, hizmetlerimiz, çözümlerimiz, servislerimiz, geliştirdiğimiz projeler, iş disiplinimiz, insan ve çevre odaklı felsefemiz ışığında yol alarak sürdürülebilir bir dünya için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Başarılarımız ve büyümemizin en büyük mimarları olan çalışanlarımız, bayilerimiz, servislerimiz ve müşterilerimizden aldığımız güçle sektörümüzdeki öncü konumumuzu destekleyecek iddialı projelere imza atmayı sürdüreceğiz.

Mehmet Ürek kimdir?
1995 yılında İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra 2000 yılında Uludağ Üniversitesi’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından Eprom Endüstriyel Otomasyon Mühendislik firmasında Satış Sorumlusu olarak iş hayatına başladım. 2005 yılında Doğuş Otomotiv’de Servis Mühendisi olarak görev aldım, aynı yıl DemirDöküm firması ile el sıkışarak kariyer hayatıma DemirDöküm’de Kurumsal Satış Müdürü olarak devam ettim.  Beş yılın ardından buradaki görevimden ayrılarak ESBE AB’de Ülke Müdürü görevini üstlendim. 2016 yılında Wilo Türkiye bünyesine katılarak Satış Müdürü olarak iki yıl görev aldıktan sonra, Genel Müdür Yardımcısı olarak Mas-Daf Pompa’da çalıştım. 2019 Nisan ayı itibariyle Wilo Türkiye bünyesine yeniden dahil oldum ve o tarihten bu yana Wilo Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. İş hayatımın dışında vaktimin büyük çoğunluğunu ailemle geçiriyorum. İyice evlere kapandığımız bu pandemi döneminde evde birlikte eğlenceli vakit geçirecek etkinlikler yaratıyoruz. Büyük şehirde yaşamanın stresini şehir dışına çıkarak ve doğada vakit geçirerek atmayı çok seviyorum. Doğayı dinleyerek, anlamaya çalışıyorum. Doğanın müthiş bir motivasyon kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bu sayede kendi iç yolculuğumu gerçekleştirmeye çalışıyorum. Tüm üst düzey yöneticilerin kendi iç yolculuklarını tamamlaması ve kendi karar yeteneklerini geliştiren destek noktalarını bulması bence oldukça önemli. İçinde bulunduğumuz pandemi dönemi, iş hayatındaki liderler ve yöneticiler için de çok büyük bir test oldu. Bu dönemde sağlam ve güçlü duruşlarıyla başarılarını sürdüren genç liderlerin ileride en yetenekli yöneticiler ve liderler olacağını düşünüyorum. Pozitif taraftan baktığımda bu sürecin kendi gelişim ve karar mekanizmalarımda çok büyük bir fark yarattığını şimdiden görebiliyorum.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Pompalar

ECO-SYS Akıllı Sıvı Halkalı Vakum Pompalar

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Full otomasyon ile entegre edilerek; arıza tespit bildirimi, otomatik arıza bildirimi, kullanıcı dostu arayüz, yüksek enerji verimliliği ile birlikte daha birçok özellik sayesinde tak-çalıştır olarak üretilen ECO-SYS, sistemler ile uyum içerisinde çalışır. Kabin sayesinde dışardan gelen etkenlere karşı sistem içerisinde oluşabilecek arızaları en aza indiren ECO-SYS, enerji verimliliğini sağlamak için sistemlerin ihtiyacı kadar çalışır.

Tak-çalıştır

Sistemle bağlantısı yapıldıktan sonraki tüm işlemleri kendisi yapan ECO-SYS Serisi Akıllı Sıvı Halkalı Vakum Sistemi, tasarımı ile kullanım kolaylığı sağlar.

Enerji verimliliği

Tamamen enerji verimliliği üzerine tasarlanan ECO-SYS, yenilikçi anlayış içerisinde enerji verimliliğine katkıda bulunur.

Scada sistemine entegrasyon

Sistem içerisindeki bilgileri scada ile bağlantı sağlar.

Otomatik arıza bildirimi

ECO-SYS’nin arıza durumunda hareketli aksamları ile ilgili arıza bildirim ekranı, kendi sisteminde entegre durumlarda arıza paylaşma fonksiyonu ile kolaylık sunar.

Kullanıcı dostu arayüz

Vakum sistemler için tasarlanan dokunmatik ekran sayesinde, her şey daha kolay!

Sektörler

ECO-SYS; kimya, gıda, plastik, tekstil, cam, seramik, sağlık, kağıt, şeker, deri, maden, orman endüstrisi, vakumla kaldırma, yer altı suları, enerji santralleri, seramik ve savunma sanayi sektörleri için uygundur.

Bakım

Bakım gerektirmeden uzun süre yüksek verimle çalışır.

Devamını Oku

Elektrik Motorları

Başarı hikayelerinin çözüm ortağı VEK Motor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

17’den fazla ülkeyle iş birliği içerisinde 8 markayı Türkiye’nin imalat sanayisiyle buluşturan VEK, yarım asra yaklaşan sektör birikimi, mühendislik alanında uzman kadrosu ve müşterilerinin ürettiği ürünler konusundaki tecrübesiyle önemli projelerin çözüm ortağı konumunda yer alıyor. Güçlü iş ortaklıkları sayesinde dünyanın lider markalarını tek kaynaktan sunan VEK, sektörde yetişen ve ihtiyaçlara göre çözümler geliştiren mühendis ağırlıklı çalışan yapısıyla bu markaların kalitesini; mühendislik, sahada elde edilmiş tecrübe, imalat sanayisindeki bilgi-birikim, satış öncesi ve sonrası hizmetlerle buluşturuyor.

Elektrik motorlarında WEG, AEMOT, WAT-TEE, NİDEC, Rotor NL, Marathon; inverter ve test sistemlerinde KISTLER, KOSTAL, Danfoss, LS Electric; redüktör grubunda ise Yılmaz Redüktör’ü geniş ürün yelpazesinde barındıran VEK; doğru ürün, doğru teknoloji ve doğru sistem tasarımı ile daha verimli, daha çevreci, daha kompakt ve uygun fiyatlı çözümler sunuyor.

Müşterilerinin ürettiği pompa, kompresör vb. ürünler hakkında da bilgi sahibi olan VEK; su ve atık su uygulamalarından petrol ve doğal gaz endüstrisine, inşaat ve altyapıdan denizcilik sektörüne, tarım endüstrisinden enerji üretimine kadar 15’ten fazla sektörün ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılıyor.

Referansları arasında Tüpraş, TAV, Standart Pompa, Vansan, Procyon Elektrik, İSKİ, DSİ, TCDD, ASKİ, Tüpraş, TAV, Standart Pompa, Vansan, EMCEKARE, Masdaf, Olgun, Netafim, EBARA, MSP gibi kurum ve kuruluşların yer aldığı VEK, pek çok önemli projenin çözüm ortağı oluyor.

Firmanın tamamladığı referans projeler arasında şunlar yer alıyor:

İSKİ Kazandere Terfi Merkezi 1.6 MW OG motor tedarik edilmesi ve kurulumu.

DSİ Akpazar Ovası Sulama Projesi kapsamında 800 kW orta gerilim motorun tedarik edilmesi ve kurulumu.

DSİ Denizli Tavas Projesi kapsamında 500kw AG motor tedariki ve kurulumu.

İSKİ Büyükçekmece Hamsu Pompa İstasyonu Projesi’nde 355kw OG motor tedarik ve kurulumu.

BM destekli Etiyopya Sulama Projesi kapsamında 14 adet AG ve 23 adet OG motor tedarik ve kurulumu (toplam kurulu güç 25.000 kW).

DSİ Boztepe Projesi kapsamında 800kW AG motor tedarik ve kurulumu.

Özbekistan Enerji Santral Projesi kapsamında 7 adet OG motor değişimi.

İSKİ Anadolu Terfii Merkezlerinde IE4 yüksek verimli motor değişim projesi.

BM destekli Tanzanya ve Ruanda Sulama Projeleri kapsamında muhtelif güçlerde toplamda 18 adet AG motor (toplam kurulu güç 4.800 kW).

Adana Adliyesi Soğutma Ünitesi 800kw değişken hız sürücülü pano.

Konya Organize Sanayi Arıtma Tesisi Projesi kapsamında muhtelif güçlerde toplam kurulu gücü 6.000 kw AG motor.

DSİ Edirne Çakmak IE4 yüksek verimli motor projesi.

DSİ Isparta Atabey Pompa İstasyonu 1.5 MW OG motor projesi.

İSKİ Terkos 1.1 MW OG motor projesi.

Azerbaycan 1.2 MW OG Motor Projesi.

Devamını Oku

Trendler