Connect with us

Etkinlikler

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi 12 Mart’ta İstanbul’da

Yayın Tarihi:

on

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin düzenlediği 3. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, 12 Mart’ta UNIQ İstanbul’da gerçekleştirilecek. Türkiye’nin lider şirketleri, teknoloji devleri, yerli ve yabancı uzmanlar, akademisyenler ve girişimcilerin katılacağı etkinliğin ana teması “Yapay Zeka İşinize Değer Katar” olacak. 

Bu sene 12 Mart’ta UNIQ İstanbul’da gerçekleştirilecek 3. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde yapay zekanın etkili olduğu tüm alanlarda sağlayacağı katma değer her yönüyle ele alınacak. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) düzenlediği, Türkiye’nin en büyük yapay zeka buluşması olan etkinliğe dünyanın farklı noktalarından alanında uzman pek çok isim konuşmacı olarak katılacak. 

100’e Yakın Konuşmacı 1500’den Fazla Katılımcıya Yapay Zeka’yı Anlatacak

“Yapay Zeka İşinize Değer Katar” temasının işleneceği etkinlikte, yapay zekanın perakendeden sağlığa, üretimden finansa, otomotivden eğitime kadar hayatın pek çok alanındaki etkisi 1500’den fazla katılımcıya aktarılacak. Türkiye’deki yapay zeka çalışmalarının desteklenmesi için yola çıkan ve ekosistemin büyümesine büyük katkılar sağlayan TRAI’nin düzenlediği Zirve’de üç salonda eş zamanlı olarak düzenlenecek sunum ve panellerde yapay zeka hakkındaki son gelişmeler paylaşılacak. Konunun uzmanları, kurumların temsilcileri ve Startuplar’la tanışma şansı yakalayacak olan katılımcılar, Zirve’de aralarında Türkiye’nin önemli firmalarının üst düzey yöneticilerinin de yer aldığı 100’e yakın konuşmacının sunumunu dinleme fırsatı bulacak. 

“Yapay Zeka Medeniyetimizin İşletim Sistemi Haline Gelecek”

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin Kurucusu Halil Aksu yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın her şirket, her sektör ve hatta her ülke için rekabetçi bir güç haline geleceğini belirtti. “Yapay zeka medeniyetimizin işletim sistemi haline gelecek. Sağlıktan eğitime, e-ticaretten üretime, güvenlikten adalete, bankacılıktan otomotive kadar iş ve özel hayatın her alanına derinden nüfus edecek. Daha önce hiç görmediğimiz kadar büyük optimizasyonlar, öngörüler, kalite artışları ve müşteri deneyimleri yaşatacak” diyen Aksu, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin de farkındalığı ve ekosistemi geliştirmede büyük rolü olduğunun altını çizdi. 

Yapay zekaya olan ilginin gittikçe arttığını ifade eden Aksu, “Bundan dolayı bu yılki zirvemizin odağı ve sloganının ‘Yapay Zeka İşinize Değer Katar’ olmasına karar verdik. Ülkemizde yapay zeka çalışmalarının geliştiğini ve çoğaldığını görmekten dolayı onur ve mutluluk duyuyoruz. Çünkü Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’ni bu konudaki farkındalığı artırmak ve ekosistemi geliştirmek hedefiyle kurmuştuk. 10 kadar Startup ile başladıktan sonra üç yıl içinde bu sayıyı 100’ün üzerine taşımayı başardık. Önümüzdeki yıllarda bu sayının katlanarak artacağını ve daha çok yapay zeka projesi gerçekleştirileceğini göreceğimize dair inancımız da tam” dedi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

Etkinlikler

Metal Expo Eurasia, 30 Eylül 2020’de kapılarını açıyor

Yayın Tarihi:

on

Demir çelik endüstrisinin, farklı segmentlerinde geniş bir perspektifle bir araya geldiği, Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası demir çelik fuarı Metal Expo Eurasia, 2020 yılında üçüncü kez İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. 30 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında organize edilecek etkinlik, geçen yıllarda olduğu gibi, konferans- eğitim- panel gibi organizasyonlar bütünlüğüyle sektörün en değerli platformlarının başında yer alacak.

Katılımcı-ziyaretçi dinamiğinde yeni yaklaşımlar

Metal Expo; demir çelik sektöründe üretici- tedarikçi-hizmet sağlayıcı ayrımı yapmaksızın, sektörde 20‘den fazla segmentteki profesyoneli uluslararası ticari platformda bir araya getiriyor. 2020 tanıtım kampanyasını “thisisthird” konseptiyle oluşturan organizasyon, Türk demir çeliğinin marka değerini, özellikle Avrasya ve Afrika’da daha bilinir ve değerli kılmak adına, özel road Show etkinlikleriyle de güçlendiriyor. Etkili iş birlikleri ancak etkili tanıtımlarla gerçekleşebilir prensibinden yola çıkılarak hazırlanan 2020 planlamasında birçok uluslararası organizasyonda Metal Expo markasını taşıyacak.

Sivil Toplum Kuruluşlarıyla güçlü iş birlikleri

Demir çelik ile ilişkili 15’ten fazla ulusal, 10’dan fazla yabancı sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirilen iş birlikleri sayesinde, 2020’de oldukça yoğun uluslararası nitelikli ziyaretçi hedeflenirken, özellikle Türk demir çelik sektörünün ihtiyaç duyduğu global pazarlardaki kuruluş ve organizasyonlar ile uzun soluklu ve sürdürülebilir ikili temaslar hedeflenmekte.

Daha güçlü sektör, daha etkin pazar koşulları!

Metal Expo’nun organizasyon olarak fuar ile eş değerde tuttuğu konferans, eğitim ve seminer etkinlikleri, 2020’de daha geniş bir içerik ve katılım ile organize edilecek. Bu süreçte, özellikle uluslararası alanda söz sahibi konuşmacılar ve kurumlar içerik planlamasında yer alacaklar. Metal Expo, bir yandan katılımcı ziyaretçi ilişkilerinde ticari fırsatlar fırtınası yaratırken, bir diğer yandan da sektörün, hem Türkiye’de hem de yurt dışında, daha güçlü ve etkin şartlara sahip olmasını hedeflemekte. 

Devamını Oku

Etkinlikler

Bugün Uluslararası Dünya Su Günü

Yayın Tarihi:

on

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1993 yılında, tatlısu kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve sürdürülebilirliğe odaklanmayı teşvik etmek amacıyla, 22 Mart tarihini Uluslararası Dünya Su Günü ilan etmiştir. Her yıl farklı bir temayla kutlanan Dünya Su Günü’nün 2020 yılı teması “Su ve iklim değişikliği”dir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne göre iklim değişikliği, karşılaştırılabilir bir zaman periyodunda gözlemlenebilen doğal iklim değişikliğinin yanı sıra direkt veya dolaylı yollarla küresel atmosferin yapısını bozan insan faaliyetlerinin sonucunda iklimde oluşan değişimler olarak tanımlanmaktadır. Gelinen noktada durumu “küresel iklim krizi” olarak adlandırmak çok daha yerinde olmaktadır.

Küresel iklim krizi, fosil yakıt tüketimi, arazi kullanımındaki değişimler, ormansızlaşma ve endüstriyel süreçler gibi insan kaynaklı etkinliklerle atmosfere salınan sera gazlarının, doğal sera etkisini kuvvetlendirmesinin sonucu olarak yerkürede oluşan iklim değişikliklerini ifade etmektedir. Yeryüzünde yaşanan iklim krizinin tarihçesi çok eski olmakla birlikte iklim üzerinde insan etkilerinin Sanayi Devrimi ile başladığı kabul edilmektedir. Sanayi Devrimi’yle birlikte artan fosil kaynak tüketimi, arazi kullanımındaki değişiklikler ve ormanların tüketilmesi gibi insan etkinlikleri atmosferdeki sera gazı birikimlerini hızla artırmıştır.

Atmosferde yer alan CO2 ve diğer sera gazı oranlarında Sanayi Devrimi’nden sonra başlayan hızlı artışa paralel olarak, ortalama yüzey sıcaklıklarında da küresel çapta belirgin ısınma eğilimleri gözlenmiştir. Dünya çapında yapılan bilimsel çalışmalar, ortalama yüzey sıcaklıklarının 20. yüzyılda yaklaşık olarak 0.6°C oranında arttığı sonucunu ortaya koymaktadır Yağışlar, aynı yüzyılda kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlem bölgelerinde %5-10 değerinde artarken, subtropikal karaların önemli bir bölümünde yaklaşık %3 oranında azalmıştır.

İklim krizi, Dünya su döngüsünü bozuyor

İklim krizinin kilit unsurlarından biri, suyu okyanuslardan atmosfere, karaya, nehirlere, göllere ve ardından yeniden denizlere ve okyanuslara kesintisiz şekilde dağıtan Dünya su döngüsü üzerindeki etkisidir. İklim krizi atmosferdeki su buharı seviyelerini arttırmakta ve su bulunabilirliğini daha az öngörülebilir bir hale sokmaktadır. Bu durum, bazı yerlerde daha yoğun yağışa bazı yerlerdeyse, özellikle de yaz aylarında çok şiddetli kuraklıklara sebep olabilmektedir. Farklı bir ifade tarzıyla, küresel iklim krizi, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu, gelecekte daha fazla sel gibi aşırı iklim olayı ve çok ciddi kuraklık riskleri olduğu anlamına gelmektedir. Sel ve kuraklıklardan okyanus asitleşmesine ve yükselen deniz seviyelerine kadar, iklim krizinin su üzerindeki etkilerinin önümüzdeki yıllarda giderek şiddetlenmesi beklenmektir. Günümüzde hava ve okyanus sıcaklıklarının arttığını, kar ve buzulların yaygın bir şekilde eridiğini ve deniz seviyelerinin yükseldiğini gösteren pek çok araştırma mevcuttur.

Daha aşırı ısı dalgaları, insan sağlığı üzerindeki etkilerine ek olarak daha yüksek buharlaşma oranlarına sebep olmakta ve bu çoğu zaman zaten su kıtlığı yaşayan yerlerde su kaynaklarının daha da azalmasına neden olmaktadır.

Aşırı sıcaklıklardaki olağanüstü artışın yanı sıra, akarsu debilerinde de azalmalar gözlenmektedir. Bu durum şiddetli kuraklık risklerinin yanı sıra, ürün veriminde düşüş, biyoçeşitlilik kaybı ve orman yangınları gibi riskleri arttırmaktadır.

Küresel iklim krizinin göller ve nehirlerin ortalama su sıcaklığı üzerinde yarattığı etki, tatlı su sistemleri üzerinde önemli değişikliklere sebep olmaktadır. İklim krizinin neden olduğu bu durum, su habitatları üzerinde, kirlilik dahil diğer baskıları artıran bir etkide bulunmaktadır.

İklim krizinin, gelecek on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir.

İklim krizinin, gelecek on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Gelecekteki iklim krizinin ölçeğini ve etkilerini iki etken belirleyecektir. İlki, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel anlaşmaların ne derecede uygulanabilir olacağıdır. İkincisi ise mevcut olan ve gelecekte öngörülen aşırı iklim olaylarından doğabilecek riskleri asgari düzeye indirmeye yönelik stratejilerin ve politikaların belirlenip uygulanmasıdır. Gözlemlenen iklim değişiklikleri, ekosistemler, ekonomi ve insan sağlığı ve refahı üzerine şimdiden geniş etkilere neden olmaktadır.

Şehir ve bölge yönetimleri, sellerin ve aşırı iklim olaylarının etkilerini asgari düzeye indirmek için su yönetiminde sürdürülebilir ve akılcı uygulamaları tespit etmek ve uygulamaya geçmek için çalışmalar yapmaktadır. Sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğini hafifletmek iklim krizinin etkilerini azaltma politikalarının merkezinde yer almaktadır.

Daha az su kullanımı ve israfın önlenmesi bu adaptasyon stratejilerinin kilit unsurudur. İç sular ve kıyılar boyunca sel riski altındaki bölgelerin belirlenmesi, iklim krizinin öngörülen risklerinin hesaplanması ve bu riskleri azaltmak için tedbirler alınması gerekmektedir.

İklim krizinin olumsuz etkileri sıcaklık artışı, yağışların düzensizliği, bazı yörelerde aşırı yağış bazılarında kuraklık beklentisidir. Bu etkilerin tarımda verim kayıplarına, dünyada nüfusun gıda güvenliğinin riske girmesine, salgın hastalıklara ve açlık sorunlarına yol açacağı öngörülmektedir.

Küresel ısınmaya bağlı olarak görülen iklim krizi sonucu su potansiyelinde meydana gelen azalmayla birlikte nüfus artışına paralel olarak su talebinin artması, su kaynaklarının etkin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Suyun yoğun kullanıldığı tarım sektöründe, iklim krizi sonucu kuraklığın etkilerini hafifletmek amacıyla ekim teknikleri, mahsul çeşitlendirme ve toprak kullanım yönetimi tekniklerinin yanı sıra su tüketimini azaltan basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması da adaptasyon çalışmaları arasında yer almaktadır. Hayvancılıkta, yerel hayvanların mera arazilerinde otlatılması da adaptasyon önlemleri içerisinde bulunmaktadır.

Uluslararası Dünya Su Günü, “Su ve iklim değişikliği” temasıyla küresel krize dikkat çekmektedir.

Devamını Oku

Etkinlikler

GF Hakan Plastik’ten Dünya Su Günü Mesajı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

“İklim değişikliği ve su ilişkisi, her geçen gün bize daha akıllı yöntemler kullanmamız ve geleceğimizi güvence altına almamız gerektiğini ortaya koyuyor”

22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle açıklamada bulunan GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler, dünya su döngüsünün  bozulmaya başlamasının başta Avrupa olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde etkilerini hissettirmesi ve gelecek için planlı şekilde eylemde bulunulması gerekliliği üzerinde durdu.

İsviçre merkezli GF Piping Systems’ın bünyesinde bulunan GF Hakan Plastik’in Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Besler açıklamasında, 2020 yılı teması olan “Su ve İklim Değişikliği” ilişkisinin her geçen yıl kendisini daha fazla hissettirdiğini belirterek şunları kaydetti:

“Suyun çıkarılması, güvenli şekilde taşınması, dağıtılması bizim uzmanlık alanımız. Su, bizim vazgeçilmezimiz. 22 Mart Dünya Su Günü’nün 2020 temasının Su ve İklim Değişikliği olması bu nedenle bizim için değerli.

Dünyanın halihazırda büyüme hızı, tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliği su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Su kaynakları, yani göller, nehirler ile kıtaları çevreleyen okyanus ve denizler de etkileniyor. Buzullar eriyor, deniz suyu sıcaklıkları ve tuzluluk oranları değişiyor, dolayısıyla deniz ekosistemi değişiyor. Bu değişim bizim yaşam şekillerimizde de etkisini gösteriyor.

İklim değişikliği atmosferdeki su buharı seviyelerini artırıyor ve su bulunabilirliğini daha az öngörülebilir hale getiriyor. Bu kimi yerlerde daha yoğun yağmur fırtınaları, kimi yerlerde özellikle yaz aylarında çok şiddetli kuraklıklar yaşayabiliyoruz. Geçtiğimiz yıl aşırı sıcaklıklar sayısız can aldı ve kuraklığa yol açtı, mahsullere zarar verdi ve içimizi acıtan yangınlar gördük. Dünyanın farklı ülkelerinde yine su taşkınları haberlerini üzüntü ve korku içinde takip ettik.

Her geçen gün yaşamımızı etkileyen farklı olaylar karşımıza çıkıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan ve sosyal yaşamdan ekonomiye etkilerini yüksek risk seviyesinde yaşadığımız Koronavirüs’ten korunmak için ellerimizi hangi sıklıkta ve nasıl yıkamamız gerekliliği üzerine uyarılar sağlık kurumlarınca yapılıyor. Su, hayatımızın merkezinde. Temiz suya ulaşılması bir yaşam şartı. Bu nedenle iklim değişikliği ve su ilişkisi, her geçen gün bize daha akıllı yöntemler kullanmamız ve geleceğimizi güvence altına almamız gerektiğini ortaya koyuyor. Bunun için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi, iklim değişikliğine etki eden faktörlerin kontrol altına alınmasına katkı sağlaması ve planlı bir şekilde eylemde bulunulması gerekiyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com