Connect with us

Hidrolik - Pnömatik

Pnömatik sistemler neden optimize edilmelidir?

Yayın Tarihi:

on

21. yüzyılda, pnömatik sistemler dünyaca kabul gören bir teknoloji olarak üretimin her alanında kullanılmaktadır. Basınçlı hava, soğutmadan montaj ve ambalajlama hattı üzerindeki otomatik makineleri kontrol etmeye kadar her yerde kullanılır.

Pnömatik sistemler son derece etkili olmasına rağmen hava sıkıştırma içeren uygulamalarda sıkıştırma maliyeti genel elektrik maliyetinin içine gizlenebilir. Çünkü birçok üretici pnömatik sistemlerinin tam çalıştırma maliyetini belirleyemez. Avrupa’da ortalama basınçlı hava maliyeti, her kWh için yerel elektrik maliyeti, kullanılan kompresörlerin çıkış gücü, sistemin büyüklüğü ve kompresöre çekilen havanın yoğunluğuna bağlı olarak her metreküp için 1,5 ila 2,7 cent arasında değişir.

Yasal talepler ve artan elektrik maliyetinin üreticileri mümkün olduğunca enerji tasarrufu yapmaya itmesi gibi nedenlerle enerji tüketimini azaltmak günümüz OEM’leri için önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir. Örneğin, Birleşik Krallık endüstri sektörü hava sıkıştırmak için her yıl 10 TWh’nin üzerinde elektrik kullanır. Bu da atmosfere beş milyon tondan daha fazla CO2 salındığı anlamına gelir. Pnömatik sistemlerin, fabrikalardaki enerji tüketiminin oldukça büyük bir kısmını oluşturması nedeniyle israfın ve sızıntıların en aza indirilmesi için önlemler alırken sistemdeki hava akışını en yükseğe çıkarmak çift taraflı kazanç sağlar.

Boyutlandırmanın önemi

Artık kırk yıl öncesine kıyasla doğru boyuttaki parçaları kullanmak konusunda akıllandık. “Eski günlerde”, “borunuzun boyutu ne ise doğru boyut odur” denilirdi. Mühendislerin büyük, boru çapına uygun parçaların fabrikalar için pnömatik sistemleri tasarlarken tek seçenek olmadığını fark etmesi çok uzun sürdü.

Örneğin, standart bir hava hattı filtresi, su ve diğer parçacıkların hattı kirletmesini önlemek için uç kısımda santrifüj hareketi kullanır. Filtre boyutu çok büyükse (genelde olduğu gibi boruya göre boyutlandırılmışsa) santrifüj hareketi suyu gidermek için yeterince sert olamaz. Diğer taraftan ise çok küçük boyutlandırılırsa basınçta gözle görülür bir düşüş yaşanır. Dolayısıyla, sistemin genel verimliliğini sağlamak ve basınç düşüşlerini engellemek için doğru boyutu bulmak çok önemlidir. Ayrıca boruların doğru şekilde boyutlandırıldığından emin olmak da hesaba katılması gereken başka bir etkendir.

Boru tesisatını yeniden değerlendirme

Birçok pnömatik sistemde, borular ana hat borusundan uygulamaya bağlanır. Bu işlem, genellikle erkek ve dişi parçaları kullanarak kolayca takılan ve çabuk bağlantı elemanı adı verilen bir konnektör tarafından bağlanır. Cihazların çok fazla bağlanması ve ayrılması gereken yerlerde çabuk bağlantı elemanları oldukça kullanışlıdır. Ancak yüksek miktarlarda basınç düşüşlerine neden olarak zaten en yüksek düzeyde çalışan sistemi basınçtan mahrum bırakabilirler.

Bazen su kirliliğinden dolayı çelik boruların içinde pas ve tortu birikir. Bu pas ve tortu tabakası zaman zaman çabuk bağlantı elemanlarını tıkayabilir. Buna çözüm olarak çelik boru tesisatları plastiğe çevrilebilir veya çelik yerine alüminyum kullanılarak üretilmiş standart bağlantı elemanları ve parçaları kullanılabilir.

Çift basınç yaklaşımı

Hâlâ birçok uygulama tek basınç kaynağı ve çift egzoz yaklaşımıyla tek basınç dolaşımında kurulur. Bu kurulum optimum egzoz koşulları sağlasa da birçok endüstriyel uygulama için en iyi kurulum seçeneği olmayabilir. Buna alternatif olarak çift basınç yaklaşımı adıyla bilinen yöntem kullanılabilir. Bu yöntem, ileri ve geri hareket koşullarında aynı gücün kullanılmasını gerektirmeyen uygulamalar için uygundur.

Örneğin bir silindirin, yük taşımak için 80 PSI’de ilerletilmesi gerekirken silindiri eski haline getirmek için aynı güç gerekmeyebilir. Çift basınç modelinde iki regülatörün kullanılmasıyla silindir dışarıya ilerlerken 80 geri çekilirken 30 PSI’de çalıştırılabilir.

Bu iki basınca ulaşmanın birçok yolu vardır ve bazıları diğerlerinden daha etkilidir. Ancak yüksek basınç çıkışı ve düşük geri çekiş basıncı ilkesi tüm seçeneklerde aynıdır.

Filtreleri değiştirme

Verimliliği optimize etmenin başka bir yolu kirli parçaları değiştirmek veya temizlemektir. Pnömatik dolaşımdaki tipik, ticari primer filtreler, havadaki beş mikron büyüklüğündeki parçacıkları bile filtrelemek için tasarlanmıştır. Bu filtrelerin birçoğu, tüm su damlacıklarını filtrelemek için döndürme hareketi kullanır.

İlk olarak, parçacık filtresi 1 veya 1,5 bar basınç farkına göre boyutlandırılabilir. Bu boyutlandırma, içeriye giren hava akışı ve dışarıya çıkan suyun doğru miktarda olması için yeterli karşı basınç sağlar. Ancak, kirlenme başladığında parçanın yalnızca dışı değil aynı zamanda iç yüzeyleri de tabakayla örtülür. Ölçme deliğinin bir kısmı mutlaka tıkanır ve 1,5 bar’lık fark yavaş yavaş azalır. Sonuç olarak, yalnızca parça kirlendiği için 2 ila 4 bar arasında kayıp yaşanabilir.

Birçok kullanıcı parçayı dışarı çıkarıp temizledikten sonra tekrar sisteme yerleştirerek çalıştırmaya devam eder. Birçok kirletici madde parçanın içinde olduğu ve kolayca ulaşılamayacağı için bu çok iyi bir fikir değildir. Nispeten daha ucuz olan parçayı değiştirmek yerine sistemi tıkalı filtreyle çalıştırdığınızda kompresör ek basınç düşüşünü telafi etmek için daha çok iş yapar ve bu nedenle sistemi çalıştırmak her ay daha maliyetli hale gelir.

Parker’ın sinter bronz veya lifli kâğıt tipi filtrelerden beyaz sinter plastik parçaya geçmesinin sebebi kirlendiğinde kolay anlaşılmasını ve değiştirilmesini sağlamaktır.

Temiz, kuru hava

Havayı sıkıştırmanın temel ilkelerinden biri çevredeki havayı almak ve küçük bir hazneye sıkıştırmaktır. Ancak kompresörün etrafındaki ortamda bulunan hava su ve kir gibi birçok şeyi taşır. Havayı sıkıştırdığınızda aynı zamanda ısıtırsınız ve sıkıştırma işleminin kendisi gaz kaybına neden olur. Bu da havanın tekrar soğuyana kadar suya tutunma isteğini artırır.

Hava soğudukça su, sistem borularının içinde yoğunlaşır. İşte sistemin içindeki su bu borulardan gelir. Pnömatik sisteme akan su miktarını azaltan birçok farklı mekanizma vardır. Ancak temel başlangıç noktalarından biri kurutuculardır. Kurutucular, havayı soğutur ve suyun yoğunlaşarak havadan çıkmasını sağlar. Sisteme kurutucu eklemek içindeki tüm suyu olmasa da suyun büyük bir miktarının giderilmesini sağlar. Bu noktada, paraçacık filtreleri devreye girer ve suyun geri kalanı ile tozu sistemden temizler.

Sistemde su kalması doğal olarak ekipmanın paslanması ve diğer çevre sorunlarının yanı sıra birçok sorun oluşturur.

Basınç kaybını en aza indirme

Birçok üretici, hava kaçaklarının hiç hissettirmeden zarara neden olduğunu bilir. Fabrikanın her yerinde kaçak olabilir, bulunması zordur ve normal işlemlerin sesi nedeniyle de genellikle duyulamaz. Kaçaklar, yeterince sıkıştırılmamış bir bağlantı parçasından, sızdırmazlık keçesi olan bir silindire kadar pek çok farklı nedenle gerçekleşebilir. Genellikle, boru bağlantısı veya çabuk bağlantı elemanındaki bir çatlak hava kaçırır. Yalnızca tek bir kaçak bile basınç ve kaçak oranına bağlı olarak yılda binlerce euro zarara sebep olabilir. Örneğin, 12 bar çalışma basıncına sahip bir sistemdeki 1 mm çaplı delik yıllık 500 euro civarında enerji maliyetine neden olabilir. Sistemde birden çok kaçak olduğunda maliyetlerin ne kadar hızlı artabileceğini kestirmek güç değildir. İdeal bir senaryoda, fabrikalar sistemin verimliliğini en iyi duruma getirmek için çalışmama süresinde kaçakları tespit etmek ve onarmak için çok sıkı bir sistem uygulayabilir. Kaçak tespiti ve onarımı, basınçlı hava maliyetlerini önemli oranda düşürmek için en uygun maliyetli yöntemdir.

Bu noktaların hepsi, enerji tasarrufunun optimize edilmesi ve hava akışını güçlendirmek için göz önünde bulundurulmalıdır. Fabrikalar büyüdükçe pnömatik sistemdeki her parçanın da talebin üstesinden gelebilmek için büyütülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Hidrolik - Pnömatik

Endüstri 4.0’a uyumlu hidrolik hortum presleme hattıyla Uğur Hidrolik

Yayın Tarihi:

on

2014 yılında İMES Sanayi/Dudullu Bölgesi’ndeki 30 metrekarelik bir alanda kurulmuş olan Uğur Hidrolik, kısa süre içerisinde ciddi yatırımlar ve projelere imza attı ve büyümesini hızlı bir şekilde sürdürüyor.

Uğur Hidrolik, bu süre içinde iki ayrı lokasyonda faaliyetlerine devam etmekte. Merkez binası Dudullu İMES Sanayi Sitesi’nde bulunan Uğur Hidrolik, burada proje destek ve hidrolik ekipman satışı hizmetlerine 400 metrekare alanda devam ediyor. Yatırımlarına devam eden Uğur Hidrolik, İzmir Yenişehir’de açmış olduğu şubesi ile Ege’deki sanayicilere hizmet verirken, Dilovası İMES Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde bulunan 4 bin metrekare fabrikası ile proje tasarım ve üretim merkezi olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Yatırımlarında, dijital dönüşümü gerçekten uygulanabilir alanlarda hayata geçiren Uğur Hidrolik’in yeni fabrikasındaki Hidrolik Hortum Presleme Hattı buna bir örnek.

  • Finn Power ve endüstri 4.0 ile uyumlu Hortum Pres Makinası:
  • 3″e kadar R1-R2-4SH-R13 Hortumları Sıkar. Dış Çap 87mm’e kadar sıkma kap
  • 280 Ton Sıkma
  • Çabuk Değiştirme Dolabı ve aparatı + Arka Dayama + Arka Ayna+ Ayak Pedalı.
  • 17 Takım Sıkma Kalıpları
  • Otomatik Yağlama
  • Barkod Okuyucu
  • Yağ Soğutma
  • ICC Özel Sıkma Programları

ICC Özel Sıkma Program özellikleri

ICC Özel Sıkma Programı, basınç ile sıkma, sıkarken basıncı görme, adım adım sıkma, online hata analizi, sıkım sonrası raporlama (kaç mm hangi basınçta nerede çıktı, grafik ile gösterme, online uyarı sistemi, bilgisayar bağlantı ve raporlama özelliklerine sahiptir.

Finn Power’ın Endüstri 4.0’a uyumlu Hidrolik Hortum Presleme Hattı ile faaliyetlerine devam eden Uğur Hidrolik, dünya çapında kabul görmüş 62 markanın Türkiye ve yakın coğrafyada distribütörlüğünü ve bayiliğini yürütüyor. Bunlardan birkaçı şunlardır: Akon (Oransal Kumanda Kolları), Alfagomma (Hidrolik Hortumlar), Battioni (Vakum Pompaları), Comer Industry (Planet Redüktör), Cromsteel (Kromlu-İndiksiyonlu Miller, Honlanmış Borular), Dana Brevini (Hidrolik Yön Kontrol Valfleri, Planet Redüktörler…), Emmegi (Soğutucular), Enerpac, Faster (Quick Kaplin), Galtech (Dişli Pompa), GALLI (Hortum Tamburları), FOX (Akümülatör), Helac (Döner Aktüatör), Hema (Dişli Pompa), Jurop (Vakum Pompaları), LuEn (Yardımcı Hidrolik Valfler, Popet Valfler, Katriçler), Oilcomp (Yardımcı Hidrolik Valfler), OT Oil-Technology (Dişli Pompa ve Akış Bölücü), OMT (Soğutucu ve Hidrolik Aksesuarlar), Mintor (Depo üstü aksesuarlar), Pakkens (Manometre Grubu), Prattisoli (Yüksek Basınçlı Su Pompaları), PZB (Pistonlu Pompa Çeşitleri), Samhydraulik (Pistonlu ve Orbital Hidromotorlar), Strickland (Kauçuk ve Çelik Hidrostatik Yürüyüş Paletleri), Tecnord (Özel Joistikler, Bobinler…), TMA (Kaldırma Halat Tamburları), Walvoil (Hidrolik Kumanda Kolları).

Bunlar ve daha da fazlası güçlü bir şekilde stoklarında bulunduran Uğur Hidrolik’in, son iki yıla kadar ağırlıklı olarak sadece mobil hidrolik alanında hizmetlerine devam ediyordu. Yeni gelişmeler ve bünyesine kattığı yeni marka anlaşmaları ve gelişen kadrosu ile Uğur Hidrolik, hidroliğin endüstriyel alanında da hızla büyüyor.

Devamını Oku

Hidrolik - Pnömatik

MP Serisi manifold ailesi büyüyor 

Yayın Tarihi:

on

PAKKENS yeniden yapılandırdığı manifold ürün serisini tanıttı. Arıtma tesislerinden petrokimya tesislerine kadar birçok endüstriyel uygulamada kullanılabilecek olan manifoldlar, farklı bağlantı şekilleri için oluşturulmuş ergonomik tasarımları ve dayanıklılıklarıyla dikkatleri çekiyor. 

Ölçüm ekipmanları, basınç aksesuarları ve ısıtma sektörü için hidrolik grup üretiminde sektörün öncü ismi olan PAKKENS, basınç aksesuarları ailesinin bir üyesi olan manifoldlarını yeniden yapılandırdı.

 

Eski teknolojide ölçüm ekipmanlarının, bakım onarım ve değişim işlemleri için prosesten ayrılmaları gerektiğinde tüm proses içindeki akışkanların sistemden boşaltılması gerekmekteydi. Manifold ürün ailesi, bu işlemin üretim koşullarında yarattığı zaman ve üretim kaybının önüne geçmek için geliştirilmiştir. Ölçüm cihazlarına proses kesintisiz şekilde devam ederken müdahale edilebilmesinin yolu açılmıştır. 

PAKKENS bu ürün grubunda başlatmış olduğu bir yeniden yapılanma süreci ile ürün çeşitliliğini günden güne arttırmış ve zengin bir ürün portföyü oluşturmuş durumdadır. Kullanıcıların standart ürün gruplarından kendilerine uygun ürünü bulamamaları halinde, sahip olduğu güçlü tasarım ve esnek üretim programı sayesinde müşterinin kullanım yerine uygun terzi işi ürün tasarlama ve müşteriye sunma kabiliyetine de sahiptir. 

AISI 316L malzemeden imal edilmiş manifoldlar 38°C’de, maksimum 413 bar basınç değerinde, yüksek viskoziteli, kristalleşebilen ve aşındırıcı olmayan proses akışkanları ile uyumlu olarak çalışıyorlar. Yapısında bulundurduğu PTFE contaları sayesinde -54°C/210°C çalışma sıcaklığına sahip ürünler, diş-diş, diş-flanş ve flanş-flanş gibi farklı proses bağlantı çeşitleri ile birçok endüstriyel uygulamada kullanılabiliyorlar. 

Genel olarak ölçüm ekipmanlarıyla birlikte kullanmak için tasarlanmış olan manifoldlar 1 yollu, 2 yollu, 3 yollu ve 5 yollu olmak üzere dört gruba ayrılıyor. 1 yollu ve 2 yollu manifoldlar bağıl ve mutlak basınç ölçer, basınç transmitterleri ve basınç anahtarlarıyla birlikte kullanılabilirken, 3 yollu ve 5 yollu manifoldlar fark basınç ölçümünün gerekli olduğu uygulamalarda yer alırlar. Ürünler, çeşitlerine göre izolasyon vanaları, tahliye tapaları, tahliye vanaları ve eşitleme vanaları ile donatılmışlardır. İzolasyon vanaları, proses ve ölçüm ekipmanı arasındaki akışı engellemek ya da akışa izin vermek amaçlı kullanılırken, tahliye vanaları ve tapaları, izolasyon vanaları kapatıldıktan sonra kapalı hacim içindeki proses akışkanının güvenli bir şekilde tahliyesi için kullanılmaktadır. Ek olarak eşitleyici valf, ölçüm cihazına giren iki farklı basıncı eşitleme görevine sahiptir. 

PAKKENS Manifoldlar genel olarak arıtma sistemleri, petrokimya tesisleri ve kimyasal tesislerde kullanıldığı gibi petrol ve doğalgaz transfer sistemlerinde de sıklıkla kullanılırlar. 

PAKKENS, tecrübeli tasarım ve AR-GE ekibi ile çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılması amacıyla hassas, güvenilir, emniyetli ve dayanıklı ürünler tasarlayıp üretmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Hidrolik - Pnömatik

Pnosan Group, yeni tesis yatırımıyla gücünü artırıyor

Yayın Tarihi:

on

Akışkan kontrolü çözümlerinin önde gelen markası Pnosan Group, sektöre buhar ve akış kontrolü, sızdırmazlık, pnömatik ve hidrolik çözümleri sunuyor. Pnosan Group Marka İletişim Uzmanı Nida Şahin’den, firmanın faaliyet alanları ve ürün grupları hakkında ayrıntılı bilgiler aldık.

Öncelikle yeni tesis yatırımları hakkında bilgi almak istediğimiz Nida Hanım, şunları söyledi: “Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar, son yaşadığımız ve hâlâ yaşamaya devam ettiğimiz pandemi koşulları sebebiyle çok fazla sekteye uğramıştı. Bundan dolayı Temmuz başında yatırımıza başlayabildik, bu durumdan oldukça memnunuz. Yeni yatırım projemizle, üretim hattımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Pnosan Group’un ürün gamına katılan yeni direkt tesirli buhar basınç düşürücü vanayla ilgili de şu bilgileri aldık: “Nst-Nordsteam basınç düşürücü vanalar, buhar, basınçlı hava ya da diğer yanıcı olmayan sanayi gazlarının bulunduğu hatlarda kullanım için tasarlanmışlardır. Bu ürün, yüksek basınçta buhar ya da kızgın yağ gibi akışkanların, basıncının düşürülmesinde idealdir. Bilindiği üzere endüstri sektöründe, maliyet ve zaman bakımından avantaj kazanmak için, akışkanlar yüksek basınçlı hatlarla transfer edilirler. Daha sonra, kullanım yerlerine bağlı olarak bu basınçların düşürülüp, proses verimliliği ve güvenliği için stabil hale getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple de endüstriyel kuruluşlar basınç düşürücülere gereksinim duymaktadır. Bu ürün ihtiyaca göre sistemde veya makinenin ana girişinde kullanılabilmektedir. Nst-Nordsteam basınç düşürücülerin en önemli özelliği ise, bize verilen basınç ayar sahalarına göre üretimi gerçekleştirebiliyor olmamızdır. 

Ürünün Ar-Ge sürecinden ve hitap ettiği alanlardan da bahseden Nida Hanım, şu açıklamaları yaptı: “Ürettiğimiz ürünleri çeşitli testlerden geçirmeden piyasaya sunmuyoruz. Üretimine başladığımız basınç düşürücü vanalarımız da şu anda teste tabi tutuluyor. Gerekli olan tüm testleri geçtikten sonra, seri üretimine başlayarak müşterilerimizin hizmetine sunmayı planlıyoruz.

Bir ürünün üretimine başlamadan önce tüm ekip bir araya geliyor ve ürünün pazardaki konumunu, satış adetlerini inceliyoruz. İnceleme tam anlamıyla bittikten sonra, üretimi kararı aşamasında, piyasa koşullarında bu ürünü, hangi sektörlere verebileceğimizi netleştiriyoruz. Tüm bu sürecin ardından, pazar araştırması tarafına geçiyoruz. Bu noktada ürünün bizim alanımızdaki önemine ve spesifik özelliklerine yöneliyoruz ve ilk değerlendirmemizi yaparken bu kriterleri göz önünde bulundurmak bizim için büyük bir önem ve ciddiyet taşıyor. Ekibimizle geçmişten bugüne kadar edindiğimiz tecrübeyi de arkamıza alarak bir maliyet hesaplaması yapıyoruz. Senelerdir alanında uzman ve deneyim sahibi kişilerle çalıştığımız için ekibimizdeki herkesin değerlendirmesi bizim için oldukça fazla önem taşıyor. Bu aşamaların hepsini geçtikten sonra da teknik taraftaki çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Ürünün prototipi üretildikten sonra, test aşamalarını tamamlıyor ve son olarak seri üretimine başlıyoruz. 

Ar-Ge laboratuvarlarımız üzerindeki çalışmalarımız da devam ediyor. Bu alanda şirketimizin en önemli adımı montajlarımızı sağlıklı şekilde yapabiliyor olmamız ve bu alanda ciddi bir aşama kaydettiğimizi de söyleyebiliriz. Bu ciddi aşamaların başında da yaptığımız makine yatırımları gelmektedir. Özellikle AB ülkelerine daha kaliteli ve standartlarına uygun ürünler gönderebilmek için özenle çalışıyoruz.”

Pnosan Group Marka İletişim Uzmanı Nida Şahin, pandemi sürecinde firma olarak aldıkları tedbirleri ve yeni normale ilişkin değerlendirmelerini almak istediğimizdeyse şunları ifade etti: “Türkiye’de ilk COVID-19 vakası çıktığı günden bu yana şirketlerin çoğu, dijital yetkinliklerine bağlı olarak çalışanlarını, müşterilerini ve diğer tüm paydaşlarını korumak ve riskleri en aza indirgemek adına belli önlemler aldılar. Biz de bu önlemleri, sektörün imkânları doğrultusunda yapmaya gayret gösterdik ve hâlâ da yapmaktayız.

COVID-19 pandemisiyle birlikte, tüm toplum ve tabii ki çalışma hayatı en azından bu süreci atlatana kadar bir uyum sürecine girmiş oldu. Bununla birlikte iş hayatının aktörleri olarak; pek alışık olmadığımız yepyeni sorular ve sorunlarla karşı karşıya kalırken, yanıtlarını ve çözümlerini de aramaya başladık. Kısa vadede süreçle mücadele ederken, uzun vade olarak düşündüğümüzde de önemli dersler çıkardık.

İş dünyasında yeni iş modelleri ve pazar yapıları oluşuyor ve bu noktada markaların konumlandırılmasının, daha önemli olduğunu düşünmekteyiz. Şirket olarak, geleneksel strateji yöntemlerinden biraz sıyrılarak, yeni dijital entegrasyon dönemine uyum sağlamaya gayret gösteriyoruz. Bu konudaki avantajımız, altyapımızı daha önceden, online kullanıma uygun hale getirmeyi düşünmüş olmamızdı. Benzer kriz yönetimlerinde, hızlı aksiyon alırken, planlı ilerlemenin de önemli olduğunu biliyor olmak, bu konuda bize sağlıklı ilerleme imkânı sağladı.”

Pnosan Group Marka İletişim Uzmanı Nida Şahin

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com