Connect with us

İklimlendirme

Microsoft’tan Danfoss’a İş Ortağı Ödülü

Yayın Tarihi:

on

Soğutma ve HVAC alanındaki uzmanlığını buluta taşımak amacıyla Microsoft ile iş birliği yapan Danfoss, “Sürdürülebilirliği Etkinleştirme” kategorisinde 2020 Microsoft İş Ortağı Ödülü’nü almaya hak kazandı.

Isıtma, soğutma, motor kontrol sistemleri ve güç çözümleri alanlarında dünya liderleri arasında yer alan Danfoss, soğutma ve HVAC alanındaki dijital dönüşümünü güçlendirmek ve hızlandırmak için yakın zamanda Microsoft ile bir iş birliğine girdi. İki markanın IIoT iş birliği sonucu Danfoss, “Sürdürülebilirliği Etkinleştirme” kategorisinde 2020 Microsoft İş Ortağı Ödülü’nü almaya hak kazandı. 

Danfoss, Microsoft Azure platformu tarafından desteklenen yeni Danfoss Soğutma Bulut Paketi ile Soğutma ve HVAC sistemi sahiplerine ve profesyonellerine enerji tasarrufu, operasyon ve satış verimliliği artışı sağlıyor. Modern teknoloji ve alan uzmanlıklarını müşterilerine sunan Danfoss, gıda perakendecilerinin de mağazalarında gıda kaybını %40’a varan oranda azaltmalarına ve gıda kalitesini artırmalarına destek oluyor.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

İklimlendirme

Kovid-19 sürecinde doğru iklimlendirme cihazı kullanımı uyarısı

Yayın Tarihi:

on

İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, şehir hastanelerinde ortam şartlarına uygun klimaların kullanıldığını belirterek, “Akut ve yoğun bakım klinikleri, tecrit odaları, ameliyathaneler Kovid-19 sürecine daha hazırlıklı” açıklamasında bulundu.

İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Atasoy, Anadolu Ajansı’na açıklamalarda bulundu ve son 20 yıldır iklimlendirme sektörünün istikrarlı büyüme gösterdiğini ifade etti.

Atasoy, son yıllarda çevreci çözümlerin ve enerji tasarruflu ürün kullanımın yaygınlaşmasıyla, klima sektörünün de geliştiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlayan A++ enerji sınıfı ürünlere talep ciddi oranda arttı. Türkiye’de faaliyet gösteren güçlü üretici ve distribütör firmalar, tüketicinin beklentilerine hızla yanıt veriyor. Alışveriş merkezleri ve büyük marketlerde yaygın olarak kullanılan çatı tipi paket klimalarda geçen yıl bir önceki yıla göre üretimde yüzde 20 artış, ithalatta ise yüzde 71 daralma görüldü. Bu grupta pazarın Türk malı ürünlere kaydığı gözlendi. Teknolojilerle klimaların enerji verimlilikleri her gün artıyor. Klimalarda ‘akıllı sensör’ teknolojileri kullanılmaya başlandı. Mekânda bulunan insanları algılayan akıllı sensörler, oda boşaldığında otomatik olarak enerji tasarruflu moda geçiş yaparak, cihazın tasarruf özelliğini artırıyor. IOS ya da Android’den indirilen uygulamalarla akıllı telefon ve tabletlerden klimalarınızı online olarak kontrol edilebiliyorsunuz.”

Atasoy, klimaların doğru kullanımının sağlık ve tasarruf açısından çok önemli olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Klimayı soğutma modunda çalıştırırken çok düşük sıcaklığa ayarlamamak gerekiyor. Bu şekilde daha hızlı serinlik elde edemezsiniz. Klimalarda rahat edeceğiniz en yüksek sıcaklığı seçmelisiniz. Bu sıcaklık genellikle Türkiye koşullarında 24-26 derecedir. Düşürdüğünüz her derece, klimanın elektrik tüketimini yaklaşık yüzde 10 artıracaktır. Klimanızı dış ortam sıcaklığından en fazla 6 derece daha düşük bir seviyede kullanmanızı tavsiye ediyoruz.”

Devamını Oku

İklimlendirme

Dünyamız kocaman, ısınan bir akvaryum

Yayın Tarihi:

on

Soğutma teknolojisinin yaşam ve toplum için önemini duyurmak ve farkındalık yaratmak için kutlanan Dünya Soğutma Günü’nde bu yıl, soğuk zincirin gıda ve sağlık için vazgeçilemez yeri vurgulanarak, tarladan sofraya gıda ile ilaç, aşı, kan, organ taşınması ve depolanmasındaki mühim konum, sağlık ve gıda güvenliği için ortaya konuyor.

Evimizdeki klimalar ile büyük bina ısıtma-soğutma-hava iyileştirme, endüstri ve tedarik zinciri soğutma sistemlerinde iklimlendirme maliyetinin en büyük kısmı enerji bedelidir. Enerji, dünyamızın küresel sıcaklık artışına neden olan sera gazlarının en büyük kısmının da sebebidir. Enerji üretip, tükettikçe dünyamız ısınır, iklim değişir. Son iki ayda yaşadığımız aşırı sıcak, sel, taşkın, hortum gibi olaylarla günlük ve endüstriyel yaşamımız olumsuz etkilenir.  Dünyamız üçte ikisi su dolu kocaman eşsiz bir akvaryum. Bitki-hayvan-mikroorganizmalarla paylaştığımız güzelim gezegenimizi, akvaryumumuzun atmosferini ısıtamayız, ısıtmamalıyız diyen İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, 26 Haziran Dünya Soğutma Günü’ne özel açıklama yaptı.

Yaşam İçin Soğuk Zincir

İklimlendirme sektörünün, soğuğun gücünün mekânlarımıza, endüstriye sağladığı konfor ve işlevsellik vazgeçilmezdir. Soluduğumuz iklimlendirilmiş hava evimizde, işimizde, hastanelerde bize sağlık ve hijyen sunarken, endüstriyel üretimlerde, ürün tedarik zinciri yönetiminde soğutma teknolojisi önemlidir. Sözün özü iklimlendirme mühimdir diyen Prof. Karaosmanoğlu, soğuk zincirinin yaşamdaki, gıda ve sağlık güvenliğindeki yerini, tarladan sofraya gıda ile ilaç, aşı, kan, organ taşınması ve depolanmasındaki konumunu vurguladı.

Soğutma enerjisinin iklim değişimine etkisi azaltılmalı

Mekânlarımızı yaşanır kılan, endüstriye soğuğun gücünü sunan sektör gezegenimizde küresel ısınmaya, iklim değişimine neden olmamalı. Soğutma teknolojisi kaynaklı sera gazı salımlarını azaltmak için iklimlendirme cihaz ve ekipmanların yaşam döngüsü boyunca, üretim-kullanım-ömrünü tamamlama-atık yönetimi aşamalarında çevre ve iklim değişimi etkileri, karbon ayak izi mümkün en az düzeyde olmalı hususlarına dikkat çeken Prof. Karaosmanoğlu, “Bu bağlamda, ısıtma-soğutma yükleri dikkate alınarak doğru teknik seçimlerle yapılacak yalıtımlı binalarda, cihaz ve ekipmanların teknik seçimi, enerji yönetimi, bakım ve onarımın doğru ve zamanında yapılması, ömrünü tamamladıktan sonra atık önceliklemesine göre yönetilmesi önemlidir. Soğutma sistemlerinde hijyen gereklilikleri de yerine getirilmelidir. Büyük bina ve tesislerde yerinde, güneş, rüzgâr, biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi ile birlikte elektrik-ısı-soğuk (trijenerasyon) üretimi teknik cazibesinin yanı sıra sağlık, çevre ve iklim dostu soğutma zinciri için topluma sunulması öneminin altını çizdi.

Doğa ile uyumlu iklimlendirme için yetkin sektör gücümüz var

Ülkemizdeki yerli ve çok uluslu markalar, sektörel sivil toplum ve ihracat yetkin sektör gücü varlığının; pazara doğa ile uyumlu, iklim değişimine dirençli ürünlerin arzı için mühim olduğunu belirten Dr. Karaosmanoğlu, Türkiye iklimlendirme sektörünün, hepimizin Dünya Soğutma Günü kutlu, soğutma enerjisi karbon ayak izimiz düşük, hepimizin akvaryumu dünyamız mutlu olsun dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Devamını Oku

İklimlendirme

Termostatın yolculuğu…

Yayın Tarihi:

on

HVAC sistemlerinin temeli 1620’li yıllarda, termostatın atası olarak bilinen bir aletle atıldı. Yüz yıllar süren termostatın yolculuğu, LG’nin sunduğu enerji verimli, çevre dostu, mükemmel performansa sahip, uzaktan yönetilebilen ürünlerle devam ediyor.

HVAC çözümleri, hayatımızın birçok yerinde önemli bir rol oynayan karmaşık sistemler. Elektrikli klimalar 100 yılı aşkın süredir evlerimiz, ofislerimiz, okulumuz ve fabrikalarımız dahil olmak üzere yaşadığımız tüm alanlarda iklimi yöneterek bizi rahat ettiriyor. İhtiyaçlarımız geliştikçe, bu karmaşık sistemleri çalıştıran yenilikçi bileşenler ve teknolojileri de gelişiyor. Ancak, iklim kontrolünün geliştirilmesi konusundan bahsederken, HVAC sistemleri ile ilgili üzerinde pek durulmayan önemli bir bileşen var: Termostat. Termostatı nerede olursak olalım sıcaklığı kontrol etme ve izleme ara yüzü olarak tanımlayabiliriz. Bu tanıma, termostat teknolojisinin yıllar içinde çok yol kat ettiğini de eklemek gerekiyor.

Her şey ısıyla başladı

Termostat teknolojilerinin tamamı ısıyı kontrol etmekle başlıyor. 1620’lerde, Cornelius Drebbel adlı bir mucit, cıva kullanarak yumurtaların kuluçka dönemi için sıcaklığı düzenleyen, termostatın atası olarak kabul edilen aleti yarattı. İlk termostat patenti, tekstil imalatında, sıcaklıkları düzenlemek için Andrew Ure tarafından 1830’da alındı. İlk elektrikli termostat ise, bundan 50 yıl sonra, Warren Johnson adında bir öğretmen ve mucit tarafından, sınıfında rahat etmek için kullanıldı. Bu alet her ne kadar çok ilkel olsa da, binaların içindeki sıcaklığı kontrol etmek için kullanılan, bugün bildiğimiz termostatın gerçek anlamda ilk örneğiydi. Birkaç yıl sonra da, Albert Buts, fırın kapısını açıp kapatarak sıcaklığı ayarlayan otomatik kasnak sistemine sahip bir termostatın patentini aldı.

1906’ya gelindiğinde, programlanabilir bir tür termostattan bahsedilmeye başlandı. Bu, kullanıcıların belirlenen zamanlar için sıcaklıkları önceden ayarlamasına izin veren bir C saatiydi. Elektrikli saatler daha sonra 1934’te termostat uygulamalarına entegre edildi ve ilk kadran termostatları 1950’lerde ortaya çıktı. 1980’lere kadar daha karmaşık programlama özelliklerine sahip dijital ekranlı termostatlar görülmedi. Devre ve ekran teknolojisi ilerledikçe, daha gelişmiş termostat teknolojileri görmeye devam ettik ve bu da bizi bugün bulunduğumuz yere getirdi. Ancak modern termostatların kapsamlı yetenekleri hakkında ne biliyoruz?

Bir adım sonrası

Günümüz termostatları, 100 yüz yıl önce geliştirilen termostatlardan çok farklı. Artık termostat teknolojisi, farklı alanlarda kapsamlı iklim kontrolü sağlayan, bir HVAC sistemindeki tüm işlemlerin izlenmesine ve enerji tüketiminin yönetilmesine izin veren sistemler ve sadece sıcaklığı kontrol etmekten çok uzakta. Kullanıcılar sıcaklık, nem ve hava kalitesi de dahil olmak üzere çevresel bilgileri izlerken, haftalık, aylık veya yıllık planlar için entegre planlama yapılandırabiliyorlar. Bu sistemlerle, merkezi bina kontrolü, aydınlatma ve havalandırma gibi 3. taraf uygulamalarla entegrasyon da sağlanabiliyor. Bugünün termostatları yaşamlarımızda ve çevremizle nasıl etkileşimde olduğumuzu kökten değiştiriyor.

Son 100 yılda, termostat teknolojisinin, basit problemleri çözmekten, hayatımızın en vazgeçilmez alanlarında çözüm sağlayan kurtarıcıya dönüştüğünü gördük. Son yıllarda gerçekleşen HVAC ve termostat teknolojisindeki hızlı ilerlemeyle, yakın gelecekte pazara, evlerimize ve işletmelerimize daha da heyecan verici değişiklikler getirecek.

Bu alanda öncü olan LG Electronics, sunduğu sistemlerle enerji verimliliği ve mükemmel performansı bir arada sunuyor. LG’nin çevre dostu ürünü LG Therma V R32 MONOBLOK, dünyanın ilk R32 soğutucu akışkanına sahip monoblok ürünü. İç mekanlardan kolayca kontrol edilebilen LG Therma V R32, üstün tasarımlı kumandasıyla her mekana uyum sağlıyor. Sezgisel ara yüzü, basit bir dokunuşla hızlı ve kolay bir kullanım sağlarken, otomatik kullanım modu, kullanıcıların kendi yaşam şekillerine göre ayarlama yapabilmelerine imkan tanıyor. Enerji tüketimini en aza indiren LG Therma V R32 ile evin farklı bölümleri, farklı sıcaklıklara ayarlanabiliyor, üstelik Smart ThinQ uygulamasıyla uzaktan yönetilebiliyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com