Connect with us

Sektör Haberleri

Hidrolik ve pnömatik sektörü, HPKON’la 9. kez bir araya geldi

Yayın Tarihi:

on

Hidrolik ve pnömatik sektörüne dair en trend ürün ve teknolojik gelişmeler, 16-19 Kasım tarihleri arasında İzmir’de MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen 9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı HPKON’da tanıtıldı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, kongre ile eş zamanlı gerçekleşen HPKON Fuarı’nı gezerek hidrolik-pnömatik, kontrol tekniği, mekatronik, otomasyon ve endüstri 4.0 uygulamalarını sergileyen firmaları ziyaret etti. Etkinlikte, sektörün teknolojik gelişimine ve ihracat potansiyeline odaklanıldı.

9.Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı HPKON; özel sektör, akademisyen, bilim insanları, sektör ve iş dünyasından sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve saha çalışanlarını, fuar boyunca aynı çatı altında bir araya getirdi. 4 gün süren kongrede; açılış konferansı, bildiriler, atölye çalışmaları, kurslar, panel, yuvarlak masa toplantıları, konferanslar ile dinamik bir platform oluşturuldu; 52 bildiri sunumu, 16 atölye çalışması, 1 panel, 3 kurs, 3 yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Kongre ile eş zamanlı gerçekleşen HPKON Fuarı da 1.030 m2 alanda, hidrolik-pnömatik, kontrol tekniği, mekatronik, otomasyon ve endüstri 4.0 uygulamalarını sergileyen 39 firmanın katılımı ile gerçekleşti. 9. Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, “Bugün bir hidrolik press, hidrolik press olmaktan çıktı. Bir elektronik cihaz haline geldi. Mekatronik teknolojilerin hidrolik sistemlerle buluşması çok önemli bir rol oynadı. Artık yaptığımız makinelerin fonksiyonları değişti” diyerek değişen ve dönüşen durumu anlattı. Yeni dünyaya göre Türkiye’deki sistemlerin önemli hale geldiğini ifade eden Büyükdede, “Türkiye değişim ve dönüşüm geçiriyor. Biz artık sanayicimize ve dış yatırımcımıza yer yetiştirmekte zorlanıyoruz. Organize Sanayi Bölgeleri’ne olan talep her geçen gün artıyor. İzmir bölgesinde şu an 50 milyon metrekare yerimiz olsa bu 50 milyon metrekareyi yerleştiririz. Çünkü Türkiye şu anda belki de en çok talep gören ülke. En büyük yatırım talebi alan ülke. Şu anda Türkiye’yi metrekare metrekare büyütmeye gayret ediyoruz” dedi. 

HPKON sektörün gelişimine katkı sağlıyor 

HPKON’un sektörün gelişimine katkı sağladığına dikkat çeken Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Ertaşkın Ferron, Hidrolik ve Pnömatik teknolojileri sektörünün bugün Avrupa ve Amerika başta olmak üzere; dünya üzerindeki tüm kıtalara ihracat yaptığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Değerli sektör temsilcilerimizden aldığımız bilgilere göre; 10 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan sektörün, Türkiye’de 560 milyon Avro pazar büyüklüğüne ulaştığı öngörülüyor. Ama bu rakamların sadece tahmini olduğunu önemle vurgulamak isterim. Çünkü, akışkan gücü teknolojileri, onlarca sektöre yüksek enerji verimliliği sağlayan, çevreci ve maliyeti azaltan teknolojik çözümler sunan bir sektördür. Bu açıdan bakıldığında ulaştığı pazar büyüklüğü aslında hayallerimizin ve hedeflerimizin çok ötesindedir. Her 3 yılda bir ev sahipliği yaptığımız Hidrolik ve Pnömatik Kongre ve Fuarı HPKON’un sektörün gelişmesinde önemli rol oynadığına ve katkı sağladığına inanıyoruz. Aynı şekilde her yıl İstanbul’da düzenlediğimiz WIN EURASIA fuarı ile Hidrolik ve Pnömatik sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyoruz.” 

HPKON, 2025 yılında da sektörü aynı çatı altında buluşturacak

“Uluslararası katılımlı” olarak, 16-19 Kasım 2022 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilen HPKON – 9. Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı; 3 bine yakın ziyaretçi, 624 kayıtlı delege, 248 kursiyer, 487 atölye çalışması iştirakçisinin katılımı ile gerçekleştirildi. TMMOB Makine Mühendisleri Odası ve Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş iş birliği ile düzenlenecek HPKON – 10. Hidrolik Pnömatik Kongresi, 2025 yılında sektörü hem ortak bilgi platformu hem de verimli bir ticaret ortamında yine bir araya getirecek.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

YENADER: Jeotermal kaynaklardan daha fazla yararlanmamız gerekiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ülke olarak mevcut potansiyelimiz doğrultusunda yaşanılan enerji arzı krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi gerektiğini belirten, YENADER Başkan Yardımcısı Ali Karaduman, “Jeotermal enerji kaynakları bakımından Türkiye öncü bir konumda. Ülkemizin jeotermal enerji kurulu gücü Kasım 2022 sonu itibarıyla 1686 MW’ı bulmuş durumda. Var olan potansiyelimizi daha verimli kullanmak için jeotermal enerji santrali yatırımlarının devlet tarafından desteklenerek, canlandırılması önem taşıyor” dedi.

Jeotermal potansiyeli bakımından Avrupa’nın 1. ülkesi ve kurulu güç bakımından dünyanın 4. ülkesi konumunda olan Türkiye, dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye’nin enerji üretiminde jeotermal enerjinin yıldızı parlıyor. Jeotermal enerji kaynak zengini olan Türkiye, direkt kullanımlardaki (balneoloji, ısıtma-soğutma vb.)  termal enerji kullanımının yanı sıra, aynı kaynağın elektrik enerjisi kullanımında da dünyada öncüler arasında yerini aldı.

Yenilenebilir, sürdürülebilir, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türü olan jeotermal enerji; yerin derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcak su ve buhardan yapay yollarla elde edilen bir enerji türü olarak tanımlanıyor. Aktif bir tektonik kuşak üzerinde yer alan ülkemiz, jeopolitik ve coğrafi konumu sebebiyle jeotermal kaynaklar açısından oldukça zengin bir ülke konumunda yer alıyor. Ülkemizin jeotermal enerji potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği (YENADER) Başkan Yardımcısı Ali Karaduman şu açıklamalarda bulundu: “2022 Ekim sonu itibarıyla ülkemizin jeotermal enerji kurulu gücü 1686 MW’ı bularak, üretilen toplam elektrik enerjisi içindeki payı %3,5 oldu. Ülke olarak jeotermal kaynaklardan daha fazla yararlanmamız gerekiyor. Yaklaşan enerji arzı krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi gerekiyor. YEKDEM fiyatlarını, artan ham madde fiyatları ile karşılaştırdığımızda özellikle jeotermal enerji santrali yatırımlarının durağan hale geldiği gözlemleniyor. Yeni bir enerji santralinin oluşumu izinler dahil minimum 36 ay. Tam da bu nedenle duran jeotermal enerji santrali yatırımlarının tekrardan canlandırılması ülkemizin enerji yatırımlarının atağa geçmesi için de elzemdir.”

Jeotermal çevreye dost bir enerji türü

Mevsim koşullardan, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha az etkilenen, jeotermal enerjinin sürdürülebilir ve yenilenebilir bir kaynak olarak ülkemiz ve geleceğimiz açısından çok değerli olduğunu vurgulayan Ali Karaduman, “Jeotermal enerjinin temiz bir enerji türü olarak adlandırılmasındaki en önemli sebeplerden birisi ise; teknolojik jeotermal enerji üretim prensiplerine uyulması halinde, jeotermal enerji ile yapılan elektrik üretimi, ısıtma ve diğer uygulamalarda, hiçbir zararlı atık maddenin çevreye ve atmosfere atılmamasıdır.  Jeotermal enerji santrallerinden, enerji üretmek için fosil yakıtlar kullanılmadığı için azot ve sülfür dioksit emisyonları sıfırdır” dedi. 

Jeotermalin enerji potansiyeli

Jeotermal enerji, dünyanın magmatik ısısından elde edilen doğal bir enerji kaynağı. Dünyanın çekirdeği olan magmadan kabuk kısmına ve buradan da bazen yüzeye kadar çeşitli yollarla ulaşan ısı, yüzey kayaçlarını ve bu kayaçların çatlak ve boşluklarını dolduran akışkanları ısıtır. Çatlak ve boşluklardaki aşırı ısınmış sular, yer altına açılmış kuyularla yeryüzüne çıkarıldıklarında, içerdikleri ısı enerjisi direkt ısıtıcı olarak kullanıldıkları gibi, mekanik enerjileri de türbin-jeneratörlerde elektrik enerjisine dönüştürmek suretiyle endüstrinin çeşitli alanlarında değerlendiriliyor.

Jeotermal enerji dünyada yenilenebilir bir enerji kaynağı ve çevreye diğer enerji kaynaklarına göre daha az zarar veren temiz enerji kaynağı olarak biliniyor. Jeotermal kaynaklardan, haftada 7 gün ve günde 24 saat enerji üretilebilir. Bu nedenle, dünyada olduğu gibi ülkemizde de jeotermal kaynakların aranması, işletilmesi ve üretilen enerjinin halkımızın kullanımına sunulması için yoğun çalışmalar yapılıyor.

Jeotermal enerjiden en çok elektrik üretimi gerçekleştiren ülkelerin ABD, Endonezya, Filipinler, Türkiye, Yeni Zelanda ve Meksika olduğunu sözlerine ekleyen Ali Karaduman, jeotermal enerjinin başlıca kullanım alanlarını şu şekilde sıraladı: “Yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan jeotermal enerjiyi elektrik enerjisi üretimi; merkezi ısıtma ve soğutma, örneğin tarımda sera ısıtma uygulamaları; kaplıca amaçlı kullanım, termal turizm gibi pek çok alanda kullanarak ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlamamız mümkün!”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

E.ON ve Messe Berlin’den iklim dostu gelecek için enerji ortaklığı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

E.ON ve Messe Berlin, geleceğe yönelik bir enerji tasarrufu projesi uyguluyor: 2025 yılına kadar E.ON, sergi alanlarının soğutma ve ısıtma tedarikini iklim dostu teknolojilere dönüştürecek. Gelecekte, çeşitli ısı kaynakları bir arada çalışacak ve önemli enerji, CO2 ve maliyet tasarruflarına ek olarak, bireysel enerji kaynaklarından da bağımsızlık sağlayacak. Teknolojik olarak oldukça zorlu bu projede dönüşüm, devam eden operasyonlar sırasında gerçekleşecek. Gelişmeyle ilgili konuşan Messe Berlin Genel Müdürü Dirk Hoffman, “Messe Berlin’de iklimin korunmasını çok ciddiye alıyoruz. Enerji tüketimimizi optimize etmek yıllardır merkezi bir endişe kaynağı oldu; Alman hükümeti, Berlin eyaleti ve mevcut enerji krizi tarafından belirlenen iklim hedefleri sonucunda daha da önemli hale geldi. İklim dostu ve maliyet etkin ısıtma ve soğutma kaynağına geçerek, operasyonlarımızda daha fazla sürdürülebilirlik yolunda önemli bir adım atıyoruz” dedi. Konuyla ilgili konuşan E.ON Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Patrick Lammers ise, “Berlin’de, ısı geçişinin mevcut binalarda nasıl çalışabileceğini ve dijital, ileriye dönük enerji konseptleriyle akıllıca tasarlanabileceğini gösteriyoruz. Bu, iklimin korunması, arz güvenliği ve ayrıca enerjinin karşılanabilirliği için vazgeçilmezdir. Almanya’da ısıtma sektörü enerji tüketiminin yüzde 50’den fazlasını oluşturmasına rağmen, ısı geçişi bugün hala gerekli düzeyde ilgi görmüyor. Bu da bu tür projeleri daha da önemli kılıyor” ifadelerini kullandı.

CO2 emisyonları, enerji tüketimi ve maliyetler önemli ölçüde azaltıldı

Planlanan yeni binalar ve dönüşümler ile ısıtma ve soğutma tedarikiyle ilgili iş birliği, Messe Berlin’in yeni bir verimli enerji kullanımı biçiminden faydalanmasını sağlayacak. Fuar kaynaklı mevcut atık ısının yaklaşık üçte ikisi geri dönüştürülebilecek ve gelecekte kullanılabilecek. Tüm enerji sisteminin dijitalleştirilmesi ve fuar alanlarındaki tüm binaların ve salonların sürekli izlenmesi de ek verimlilik kazanımları sağlayabilecek. E.ON uzmanları sahada, önceki doğal gaz ve petrol bazlı ısı kaynağının bir kısmını, yeni modern pelet kazan sistemiyle değiştiriyor. Mevcut ısı üretim tesislerinden bazıları pik yükleri karşılayacak şekilde modernize ediliyor. Bu, gelecekte ısı üretiminin en az yüzde 50’sinin yenilenebilir enerjilerden sağlanmasıyla karbon nötr olacağı anlamına geliyor. Ayrıca ekip, özellikle ısıtma şebekesindeki sıcaklıkları düşürme amacıyla, enerji merkezlerinde ve tüm ısıtma ve soğutma şebekesindeki sistem hidroliğini en son teknik standarda getirmek için Messe Berlin ile birlikte çalışıyor.

Soğutma tedariki için toplam kapasitesi 46 megavat olan 4 yeni soğutma grubu kullanılacak. Ayrıca atık ısı, yeni bir soğurma tesisinde soğuk üretmek için verimli bir şekilde kullanılıyor. Devam eden operasyonlarda tüm çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Dönüşümden sonra, Messe Berlin’in istikrarlı fiyatlardan ve planlama güvenliğinden faydalanacağı 15 yıllık bir enerji tedarik taahhüt anlaşması imzalanacak. Bununla birlikte, yalnızca önemli maliyet tasarrufları sağlanmakla kalmayacak, aynı zamanda CO2 emisyonlarında yılda yaklaşık 5.400 tona varan önemli bir azalma meydana gelecek. Ayrıca, E.ON’un yeni enerji konsepti, gelecekte daha fazla yenilenebilir enerjinin olası entegrasyonunu şimdiden hesaba katıyor. Almanya’nın en büyük çatı üstü güneş enerjisi santrallerinden biri şu anda Messe Berlin’in salon çatılarına inşa ediliyor. Burada üretilen güneş enerjisi gelecekte soğutma ve ısıtma sağlamak için de kullanılabilecek. E.ON için proje, Berlin’deki büyüme hamlesinde önemli bir adım anlamını taşıyor.

Kaynak: www.pressebox.com

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

İngiliz imalat firması, büyük küresel ürün hattını satın aldı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İngiltere’deki bir üretim şirketinin büyüme planları, Avrupa’dan son teknoloji bir ürün hattının satın alınmasıyla heyecan verici bir sıçrama yaptı. Küresel teknoloji şirketi ABB tarafından Almanya’da üretilmiş olan VA akış ölçer ürün portföyünü yapmak üzere McMenon Engineering Services’in seçilmesinin ardından, bir dizi Değişken Alanlı (VA) akış ölçer artık Cumbria Workington’da üretilecek. Satın almanın ardından, ortaklık anlaşması kapsamında McMenon, ABB markasını taşıyan VA sayaçlarını tedarik etmeye devam edecek ve sayaçlar ABB’nin ürün gamının bir parçası olmaya devam edecek. 

Dünya çapında kaliteli akış ve sıcaklık ölçüm cihazları üreticisi ve tedarikçisi olan McMenon ve ABB uzun süredir devam eden bir ortaklığa sahip. Anlaşma, yeni iş sahaları yaratacak ve McMenon’un küresel iş gücünü neredeyse üçte bir oranında artıracak. Bu satın almayla birlikte, küresel akış ölçer ve sıcaklık cihaz pazarında oldukça tanınan bir isim olan McMenon, şimdi VA akış ölçerlerin büyük küresel üreticileri arasında yer alacak. ABB müşterileri hiçbir fark görmeyecek ve alışık oldukları ürün kalitesinin aynısı devam edecek. Konuyla ilgili konuşan McMenon CEO’su Anand Puthran, “McMenon’un ABB tarafından VA debimetre ürün portföyü için güvenilir yeni bir yuva olarak görülmesinden büyük gurur duyuyorum. Diğer küresel rakipler arasından seçilmiş olmamız, ürün mühendisliği ve üretim becerilerimizin kalitesinin ve inovasyon konusundaki itibarımızın kanıtıdır” dedi. Anlaşmanın bir kazanç olduğunu vurgulayan CEO’su Anand Puthran, “McMenon için bu, aynı zamanda İngiltere üretimi için de bir kazanç. Üretim operasyonlarının özellikle Almanya gibi işinde en iyi olan ülkelerden İngiltere’ye aktarılması pek sık rastlanan bir durum değil. Yakın zamanda West Cumbria’daki 75 yıllık üretim mirasını kutladık ve İngiltere üretiminde bayrağı dalgalandırmaya devam etmekten gurur duyuyoruz” açıklamasında bulundu.

Firmanın Baş Operasyon Sorumlusu Shiby Bernard ise, “Birkaç hafta içinde, McMenon’un parlak ekibi tüm ürün hattını İngiltere Workington’a başarıyla taşıdı. Bu satın alma, iş gücümüz ve yeni işler için istikrar, büyüme ve daha fazla fırsat yaratacak. McMenon, proaktif çabalar ve ekibinin mükemmel desteği sayesinde, pandemi ve Brexit’in yan etkilerinden çıkarken kendi geleceğini güvence altına almaya yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: https://www.messekompakt.com/newsticker

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com