Connect with us

Etkinlikler

GÜBRETAŞ sektörde global bir şirket olma yolunda hızla ilerliyor

Yayın Tarihi:

on

Sevgili okurlarımız, sizler için GÜBRETAŞ Genel Müdürü Sn. Şükrü KUTLU ile keyifli bir röportaj yaptık. Şimdi sizleri bu sohbetle baş başa bırakıyoruz.

 

Bizlere GÜBRETAŞ’tanbahseder misiniz?

Tarım da verimliliği artırmak amacıyla sektörün ilk şirketi olarak 1952 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan GÜBRETAŞ, 63 yıla ulaşan kurumsal tarihi boyunca daima sektörde öncü bir roloynadı. Türkiye’nin ilk fosfatlı ve kompoze gübresini üretti, ilk toprak analiz laboratuvarlarını kurdu, Borsa’da işlem gören ilk 13 şirketten biri oldu, sektör açısından çok önemli yatırımlara imza attı ve önemli sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdi.

Türkiye genelinde 3 farklı ildeki analiz laboratuvarı ve 5 üretim tesisinin yanı sıra 2 liman, 5 lojistik merkez, 7 bölge müdürlüğü ve 2900 civarında satış noktasıyla tarım yapılan her noktaya ulaşan GÜBRETAŞ,kuruluşundan bu yana ülkemizin tarım ve sanayi sektörlerinin en büyük şirketleri arasında yer aldı.

Özellikle 2005 sonrasında hız kazandırdığımız yeni stratejiler sayesinde öncülüğümüzü daha etkin hale getirdik. Bu adımlardan biri ülkemizde gübre ham maddesinin yetersizliğin edeniyleham madde kaynaklarına sahip ülkelerde yatırım yapma stratejisi doğrultusunda, liderlik ettiği konsorsiyumla 2008 yılında İran’daki Razi Petro kimya tesislerini satın aldı. “Türkiye’nin yurt dışındakien büyük sanayi yatırımı” olan bu girişim, GÜBRETAŞ’ın global oyunculuk yolunda attığı ilk adım olma özelliği taşırken, fosfat kaynaklarına sahip ülkelerde yatırım ve iş birliği arayışları da sürdürülmektedir.

Ürün sayısı ve çeşitliliği açısından sektörün lideriyiz. Türkiye’de üretimi yapılan her türlü bitkinin beslenmesi için kullanılan 177 ürünümüz mevcut. Hedefimiz ürün portföyümüzü tüketicilerimizin ihtiyaçları ve gelişen teknolojiye göre sürekli güncelleyerek sektördeki öncü ve yenilikçi misyonumuzu sürdürmektir.

 

GÜBRETAŞ olarak sunduklarınız nelerdir?

Bunların yanı sıra yine aynı dönemde Ar-Ge ve sosyal sorumluluk çalışmalarına da ağırlık verdik. GÜBRETAŞ olarak tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırmayı önemsiyoruz.Klasik kimyevi gübreler bitkilerin besin ihtiyacını tam olarak karşılamadığından bitkiye ve bölgeye özel gübreler formüle etme stratejisini geliştirdik. Bu çerçevede Ar-Ge çalışmaları yaparak hububat, mısır, ayçiçeği,pancar, patates, çeltik gibi bitkileri için özel formüller geliştirdik. Özel ürünlerimizle çiftçilere dengeli gübreleme imkanı vererek tarımsal üretimde verim ve kalitenin artmasına katkı sağlıyoruz. Bu çalışmaların temelinde de 2005’denberi sürdürdüğümüz Türkiye Toprak Verimliliği Haritası Projesi’nde sağlanan veriler ve tecrübeler bulunuyor.

Diğer yandan çiftçilerimize bitki besleme konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz. Her yıl Türkiye genelinde 2 bine yakın noktada yaklaşık 150 bin çiftçi ve ziraat mühendisiyle yüz yüze iletişim kurarak tüketicilerimize tarımsal üretim ve bitki besleme konularında bilinçlendirme eğitimleri veriyoruz. Deneme tarlalarımız ile çiftçilerimiz için model üretim alanları kuruyoruz. Toprak numunesi alma eğitimi veriyor ve toprak numunesine göre gübreleme programları oluşturuyoruz.

Dünyaya oranla ülkemizdeki tarım sektörünün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye 113 milyar TL’lik tarımsal GSYH ile dünyanın 7’nci büyük tarım ekonomisi konumundadır. Tarım sektörü istihdam açısından ülkemiz için hala önemini korumaktadır. Çalışan nüfusun %24’ü geçimini tarımdan sağlamaktadır. Son yıllarda az da olsa dış ticaret fazlası veren sektör, ihracatımıza olumlu katkı yapmaktadır. 30 milyonayakın yabancı turistin tarımsal gıda ihtiyacının yurt içi üretimden karşılanması gelir hanemize yazılan önemli katkıdır.

Ülkemizin tarımsal üretimden bakımından en önemli avantajı, çok farklı mikro klima alanlarına sahip olmasın edeniyle her türlü ürünün yetiştirilmesine müsait olmasıdır. Dezavantajlarımızın başında ise su kaynaklarımızın yetersizliği, tarımsal işletmelerin küçük ve parçalı olması, akar yakıt ve gübre gibi girdilerde dışa bağımlı olmamız geliyor.

Sektörümüz açısından bakılacak olursa; başta hububat olmak üzere birim alan verimimizin gelişmiş ülkelere göre düşük olması ciddi sorundur. Düşük verimin temel sebebi ülkemizin kuru tarım alanlarının yetersiz yağış almasıdır. Sulu tarım alanlarında elde ettiğimiz verim, gelişmiş ülkelerle hemen hemen aynıdır. KOP, GAP ve DAP gibi bölgesel projelerin tamamlanmasıyla birlikte sulanabilir arazilerimiz artacak sonuçta verim sorunumuz önemli ölçüde çözülmüş olacaktır.

Tüm bunların yanı sıra ülkemizin kimyevi gübre üretiminde kullanılan doğalgaz, fosfat kayası, potasyum gibi ham madde kaynaklarına sahip olmaması nedeniyle gübre sektörü ithalata bağımlıdır. Stok,fiyat ve kur riskimiz yüksek, kar oranımız ise çok düşük. İthalat bağımlılığı nedeniyle hiçbir oyuncunun ham madde girdi maliyetlerini belirleme avantajı söz konusu değil. Pazardaki yoğun fiyat rekabeti düşük kârlılığın en önemli nedenidir.

Sermayesi yoğun düşük kârlı bir sektör olmamıza karşın son birkaç yıldır ciddi yatırımlar da yapılıyor.Ülkemizin azotlu gübrelerde üretim açığı var. Yeni yatırımlar, AN (AmonyumNitrat) ve CAN (Kalsiyum Amonyum Nitrat) gübresi tüketimimizin tamamının yurt içi üretimden karşılanmasını sağlayacak boyutta, hatta ihracat imkanı da oluşacak.

Tarım sektörünün önemli sorunlarından biri de yanlış tarım uygulamaları. Tarım sektöründe iyi tarım uygulamalarını ve bilinçli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak amacıyla her yıl Türkiye’nin yaklaşık 2 bin noktasında 150 bin civarında çiftçi ve ziraat mühendisinin katılımıyla eğitim toplantıları gerçekleştiriyoruz.

 

Sektörde kullanılan pompa ve vana sistemleri ile ilgili bizleri bilgilendirebilir misiniz?

Sektörde globe, plug, küresel ve kelebek vana tipleri mevcut. Biz de üretim tesislerimizde otomatik ve on-off kontrol vanaları kullanıyoruz.

 

Bu anlamda çözüm ortaklarınız var mı?

Yıkama kulesinde Vernert, amonyak hatlarında Friatec, suhatlarında Mass, sıcak kaplama yağı sistemlerinde ise Vimpi markalarını kullanıyoruz. Buhar, amonyak, sülfürik asit hatlarında Termo, Klinger Yakacık vanaları; Fosforik asit hatlarında ise Gemü, Burçelik, Saunders vanalarını tercih ettik.

Bakım onarım işleri tamamıyla bünyemizde istihdam ettiğimiz mekanik bakım elemanları tarafından yürütülüyor.

 

Yakın gelecek hedefleriniz nelerdir?

Son dönemde ağırlık verdiğimiz üretim tesisi yatırımıyla da GÜBRETAŞ’ı geleceğe hazırlıyoruz. Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yer alan tesislerimizde 2012 yılında başlattığımız şirket tarihininen büyük yurt içi tesis yatırımıyla çevreci ve modern bir yapıya kavuşturduğumuz NPK/DAP gübre fabrikası tamamlandı. Mart ayında deneme üretimine başlayan butesis sayesinde Türkiye’nin en modern NPK gübre üretim tesisini hayata geçiriyoruz.

Önümüzdeki birkaç yılda yapacağımız yeni üretim tesisi yatırımlarıyla bu alandaki ürün ve hizmet kalitesi ile üretim kabiliyetimiz çokdaha güçlü hale gelecek. Üretim alanındaki yatırım faaliyetlerimiz tamamlandığında, ülkemizde talep gören ürünleri üretir hale gelerek kendilehimize daha rekabetçi bir ortam oluşturma arzusundayız.

Yurt dışı yatırım planlarına dabirkaç cümleyle değineyim. Bilindiği gibi sektörümüzün temel ham maddeleri azot, fosfat ve potasyumdur. Ülkemiz gübre ham maddesi açısından yetersiz olduğundan GÜBRETAŞ, 2006’dan itibaren ham madde kaynaklarına yakın olma temel stratejisini geliştirdi.

Bu sebeple 2008 yılında yapmış olduğumuz İran’daki Razi Petrokimya tesisi yatırımımız çok olumlu neticeler vermiş ve bize güç katmıştır. Razi yatırımımızın tamamlayıcısı olarak fosfat bazlı bir yatırım arayışımız ve çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle siyasi ve ekonomik olarak stabil Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında hali hazırda görüşmeler veçalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar ile ilgi olarak kısa vade de çalışmalarımızın ilk sonuçlarını almış olacağız.

 

Türkiye’nin 2023 vizyonu çerçevesinde tarım sektörünün nasıl bir rolünün olduğunu düşünüyorsunuz?

Ülkemizdeki de kar başına ortalama gübrekullanım oranları, Avrupa ve tarımın ağırlıklı olduğu ülkelere göre çok düşük.Uzmanların yaptığı hesaplamalara göre, dekar başına dünya ortalamasında gübre tüketimi yapılması halinde Türkiye’deki toplam tüketimin (neredeyse %50artışla) 7,5 – 8 milyon ton civarında gerçekleşmesi gerektiği söyleniyor.

Önümüzdeki yıllarda Türkiye genelinde hayata geçecek büyük sulama ve tarım projeleriyle tarım alanındaki talebin de yükselmesini bekliyoruz. Biz de üretim ve lojistik altyapımızı güçlendirerek3-4 yıl içinde satış miktarı kabiliyetimizi 2 milyon ton bandına çıkarmayı hedefliyoruz.

Bununla birlikte biz GÜBRETAŞ olarak, çok gübre kullanmak yerine “doğru miktarda ve düzenli” gübre kullanımını önemsiyoruz ve eğitimlerimizde bu bilincin yayılmasına önem gösteriyoruz.

Diğer yandan sürdürdüğümüz sosyal sorumluluk projeleriyle bilim, eğitim, çevre ve kültür-sanat alanlarında ülkemiz için katma değerler üretmeye devam ediyoruz.

Dünyadaki toplam gübre tüketiminin 175 milyon ton civarında olduğunu düşünecek olursak, Türkiye’nin ortalama 5 milyonton civarındaki yıllık toplam tüketimle payı %2’ye yakın olduğunu söyleyebiliriz. Dünyanın en büyük 7 tarım ekonomisinden birisi olduğumuza göredaha düzgün bir planlamayla bu oranın artırılması mümkün olabilir.

Sektörde tarım daha bilinçli hale gelirken, önemli şirketlerin de bu alana yatırım yapmasıyla ölçekli tarım yaygınlaşıyor. Son yıllarda tarım sektörü, Türkiye ekonomisinin büyümesine en yüksek katkıyı veren sektörlerden biri oldu. İstihdamda yüzde 25’lere varan bir katkı sağlayan tarım, ihracat fazlası vermesiyle cari açığın kapanmasına katkı sağlıyor. Bu ivmenin sürdürülmesi halinde, 2023’te dünyanın en büyük 5. tarım ekonomisine sahip ülkesi olmamız da mümkün olabilir.

GÜBRETAŞ, 2006 yılında belirlediği “uluslararası yatırımlarla sektörde global bir şirket olma” hedefiyle şu ana kadar önemli bir mesafe aldı ve bu çizgiyi sürdürerek yeni yurt içi-yurt dışı yatırımlarla Türkiye’nin 2023 yılı hedefleri içinde sektörün gelişiminde liderliğini korumayı hedefliyor.

 

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

2014 yılında ülkemizdeki toplam gübre tüketimi 5,47 milyon tona geriledi. GÜBRETAŞ ise sektördeki daralmanın aksine satışta bir önceki yıla oranla %5,5 artış sağlayarak, 2014 yılını toplam1 milyon 759 bin ton satışla şirkettarihinin yeni rekoruna ulaşarak tamamladı. Buna bağlı olarak Tarım Bakanlığı verilerine göre pazar payımızı %32’ye yükselttik.

Finansal yönden de geçen yılı%25 artışla 2 milyar 848 milyon TL konsolide ciroyla tamamlarken, net kârımızı isebir önceki seneye oranla %122 artışla 210,6 milyon TL’ye yükselttik. Ayrıca geçen yıl Yarımca Tesisleri’mizde 523 bin ton üretimle yüzde 76’lık kapasite kullanımına ulaştık.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

6.Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’na geri sayım başladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Nalburiye ve hırdavat sektörünün 2022deki dünyaya açılan tek arenası 6.Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’na 250ye yakın katılımcı ve 20.000 kalem ürün çeşidi, yüzde 95 doluluk oranıyla geri sayım başladı.

Tüm sanayi kolları ile ortak bağı olan nalburiye ve hırdavat sektörü;  üretim, montaj, bakım, onarım süreçlerindeki ürün tedarikini ve çarkın dönmesini sağlayan 20 bin kalem ürün çeşidini,  15-18 Eylül tarihleri arasında Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nda sergilemeye hazırlanıyor. İlk düzenlendiği günden bu yana sektöre dair önemli bir eksikliği gideren fuar, 6’ncı yılıyla birlikte artık hırdavat ve nalburiye sektörü için gerek katılımcı markalar gerek yerel ve uluslararası ziyaretçi nezdinde geleneksel bir ticari organizasyon hale geldi. 

Avrasya’nın kalbindeki konumuyla, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleriyle ticari bağlantılar için güçlü fırsatlar sunma iddiasını sürdüren Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, 2022 yılında maksimum verim sağlamak amacıyla “Birlikte Büyüyoruz” sloganıyla katılımcı ve ziyaretçilerden aldığı yoğun talep ile 25.000 m2’lik alana İFM 5-6-7. hallere taşınıyor.

İnovasyon, yenilik ve çeşitlilik konusunda dünya çapında bir dinamizme sahip olan Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı, 15-18 Eylül tarihleri arasında elektrikli ve mekanik el aletleri ve aksesuarlarından kaynak makinaları ve elektrotlarına, D.I.Y. (kendin yap) ürünleri, zımpara, çivi makinaları ve aşındırıcılara; lazer aletleri ve iş güvenliği ekipmanlarından izolasyon, yalıtım ve tecrit malzemelerine, boyacı ve kilit aksesuarlarına kadar çok büyük bir ürün çeşitliliği sunuyor.

6 yıldır ülkemiz ve MENA coğrafyası için nalburiye ve hırdavat sektöründe büyük bir eksikliği ortadan kaldıran fuar, sektörün ihracat hedeflerini yakalamasına her geçen gün daha fazla katkı sağlıyor.

Sektörün ihracat hedefi 15 milyar dolar

Türkiye hırdavat sektörü bu yıl önemli bir atılım yaşayarak ihracatta rekor kırmaya hazırlanıyor. Alınan siparişler Türkiye’nin dünyada yeni üretim merkezi olmaya başladığını ortaya koyuyor. Gelişen olaylarla Rusya-Ukrayna çıkmazı,  Çin’in kapanması, Avrupa, MENA ve Afrika bölgesinin yeni üretim merkezi arayışlarını daha fazla ihtiyaç haline getirdi. Bu doğrultuda Türkiye jeo-stratejik yapısı, ulaşılabilir konumu, kaliteli üretimi ile hedef pazar ülke konumundadır. Pandemi şartlarında gerçekleştirilen fuarda yapılan ihracat rakamlarını göz önüne alınca 15-18 Eylül 2022 yılında 15 Milyar doların üzerinde ihracat anlaşmalarının merkezini 300’e yakın katılımcısı ile Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nın oluşturması bekleniyor.

Nalburiye ve hırdavat sektörünün Türkiye’deki ilk ve tek uluslararası fuarı

Nalburiye ve hırdavat sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası fuarı olmasının etkisiyle Türkiye’nin 81 ilinden ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar ayrıca Türkiye’nin ticaret ve sanayi odaları, sanayi bölgelerinden gelenlerin oluşturduğu sivil gruplar ile yoğun bir ticaret ortamı sağlıyor.

İstanbul Hırdavat Fuarı projeyi yönetici Zülküf Karadayı

İstanbul Hırdavat Fuarı’nın ilk yılından bu yana projeyi yöneten Zülküf Karadayı, fuar hakkında şu açıklamada bulundu:

Fuar yüzde 95 doluluk oranına ulaştı. Hırdavat ve nalburiye sektörünün önde gelen markalarının yer aldığı organizasyona geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Karbosan, Platinum Sponsor olarak en büyük desteklerden birini vermiş oldu. Yerli üreticilerin uluslararası arenada boy gösterebildiği Avrasya ve MENA bölgesindeki etkili platform haline gelen fuar, bölge ülkelerdeki profesyonel ziyaretçileri ile güçlü bir bayi ortaklığı sağlıyor.  Son yıllarda hırdavat ve nalbur sektöründe üretime yönelik yatırımların artmasının doğal sonucu olarak yerli ürünlerde artan çeşitliliği görebilmekteyiz. Dünyadaki gelişmeler doğrultusunda bölgemize ciddi bir talep yoğunluğunun farkındayız. Yerli üretici firmalarımız, kaliteli ürünleriyle yurt dışındaki rakipleriyle yarışabilir konuma geldiler. Böylece, sektör sadece yurt içinde değil; dünya pazarında da kalitesiyle önemli bir pay almaya hazır. Fuarımız 6’ncı yılında artık dünyaya açılmak isteyen markaların en güçlü pazarı olarak gelenekselleşti. 6 yıllık çalışmalarımızın sonucunda özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki önemli yatırımcı ve satınalmacıların ajandasında fuarımızın yer almakta olduğunu gururla söyleyebilmekteyiz. Ayrıca yeni taşındığımız 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlardaki 25 bin metrekarelik alanda tüm sektör oyuncularının 20 bin kalem ürün çeşidi ile sergi açtığı fuarımızı 4 gün boyunca dolu dolu sergilemenin heyecanını taşıyoruz.”

Nalburiye ve hırdavat sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmek için sizde Uluslararası İstanbul Hırdavat Fuarı’nı ziyaret edin

Sektörün ülkemizdeki uluslararası tek buluşma noktası İstanbul Hırdavat Fuarı 15-18 Eylül 2022 tarihlerinde, 6.kez İFM’de 5.6.7.hall’de düzenleniyor.  Bu büyük buluşmaya ortak olun, siz de yerinizi alın! Ücretsiz davetiye ve detaylı bilgi için; www.istanbulhirdavatfuari.com

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Yalıtım sektörü Başarı Ödülleri Ve Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri sahiplerini buldu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yalıtım dergisi tarafından 19.su düzenlenen “Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” ile Çatı ve Cephe dergisi tarafından 11.cisi düzenlenen “Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri” bu yıl BAU Teknolojileri dergimizin organizasyonu altında sahiplerini buldu.

21 Mart tarihinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen Seçici Kurul toplantısı ödül kazananları belirledi. Toplantıya İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Koçlar Oral, İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, CEPHEDER Yönetim Kurulu Başkanı Cengizhan Okur, EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, Sürdürülebilirlik Danışmanı Ömer Moltay ve aday firmaların yetkilileri katıldı.

Bu yıl, Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri “Yılın Isı Yalıtımı Ürünü” kategorisinde iki aday, Çatı Cephe Malzemeleri Ödülleri “Yılın Cephe Malzemesi” kategorisinde iki aday okurlarımız ve Seçici Kurul tarafından oylandı. Oylama sonucunda ödülleri kazananlar belli oldu.

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü Ödülü’nü B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü ürünü ile ODE Yalıtım A.Ş. kazandı. Yılın Cephe Malzemesi Ürünü Ödülü’nü Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25 ürünü ile Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. kazandı.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü, Yılın Ses Yalıtımı Ürünü, Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü, Yılın Profesyoneli, Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü okur oylamasına sunulmadan sahiplerini buldu. Aynı yöntemle, Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri’nde, Yılın Çatı Sistem Bileşeni Ödülü ile Yılın Profesyoneli Ödülü de B2B Medya editörler kurulunun değerlendirmesi sonucunda belirlendi.

Kazananlara ödülleri Yapı Fuarı-TurkeyBuild İstanbul’da B2B Medya standında 23-24 Mart tarihleri arasında takdim edildi.

Ödül kazananların tam listesi aşağıda yer almaktadır:

Yılın Isı Yalıtımı Ürünü

B-s1-d0 R-Flex Elastomerik Kauçuk Köpüğü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Su Yalıtımı Ürünü

Epikon Eternal SBS Katkılı Polimer Bitümlü Su Yalıtım Örtüsü, ODE Yalıtım A.Ş.

Yılın Ses Yalıtımı Ürünü

Fullboard Full Plus+ Yoğunluğu Artırılmış Alçı Plaka, Fullboard Yapı Elemanları A.Ş.

Yılın Yangın Yalıtımı Ürünü

Dalmaçyalı Stonewool Barrier Taşyünü Yangın Bariyeri, Betek Boya ve Kimya San. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Erdil Dinçer, Baumit Türkiye Satış ve  Pazarlama Direktörü

Yalıtım Sektörüne Katkı Özel Ödülü
EPSDER

Yılın Cephe Malzemesi

Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E Cam Nötral 50/25, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.

Yılın Çatı Sistem Bileşeni

Aluform Platinum Pv Photovoltaic-Quick Fix Çatı Paneli, Aluform Pekintaş Alüminyum     San. ve Tic. A.Ş.

Yılın Profesyoneli

Cavit Mocan, Tepe Betopan Genel Müdürü

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Etkinlikler

Sivil toplum kuruluşları “Sıfır enerji binalar ile geleceği inşa et” deklarasyonunu imzaladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İstanbul’da 4 gün boyunca süren ZeroBuild Summit’22’nin kapanışında Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı bir de deklarasyon imzalandı. “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” başlıklı deklarasyonu imzalayan 11 sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcileri; sektör paydaşlarını da bu deklarasyona imza atarak, dönüşümün gerçekleşmesine destek vermeye çağırdı. 

Avrupa Birliği’nde zorunlu hale getirilen Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda Türkiye’de farkındalığı artırmak için bu yıl üçüncüsü düzenlenen ZeroBuild Summit’22- Uluslararası Sıfır Enerji Binalar Zirvesi, İstanbul’da gerçekleşti. Hyve Group tarafından düzenlenen 44. Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul ev sahipliğinde yapılan Zirve’nin kapanış oturumunda sektör temsilcileri ortak bir deklarasyona da imza attı.

Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” deklarasyonunu; AGİD, CEPHEDER, EYODER, MÜKAD, OMİD, PÜKAB, SEPEV, SOLARBABA, TEMEV, TÜRKONFED, VERİMDER’in başkan ve temsilcileri imzaladı.

 Zirvenin web sitesinde de imzaya açılan deklarasyonda; Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası’nın çıkarılması, Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirilmesi gibi talepler dile getirilirken, bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin de çalışmalarını gözden geçirmeleri ve iyileştirme yapmaları öneriliyor. Deklarasyona; yapı malzemeleri, yalıtım, havalandırma, ısıtma-soğutma, ev otomasyonu, aydınlatma, ev aletleri ve mimarlık gibi bu alandaki tüm ilgili sektörlerin temsilcilerinin imza vermesi hedefleniyor.

“Sadece merkezi hükümet değil tüm paydaşlar sorumlu”

Zirve’nin kapanışında konuşan ZeroBuild Summit’22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil, deklarasyonun imzacılarının; yeni binaların 2030’a, tüm binaların ise 2053 yılına kadar Net Sıfır Enerji Bina olması için oluşturulacak stratejik plana katkıda bulunmayı benimsediklerini söyledi. Deklarasyonla sadece merkezi yönetimin değil tüm paydaşların üzerine düşen sorumluluğu hatırlatmak istediklerini de vurgulayan Karanfil, deklarasyonun, “2053 Net Sıfır Hedefine” ulaşmada gerekli aksiyonları almak üzere bu alanda çalışan paydaşların benimsedikleri yaklaşımları içerdiğini aktardı.

Dr. Gamze Karanfil, Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda merkezi hükümetten beklentilerini ise şöyle özetledi: “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan On Birinci Kalkınma Planı’nda (2019-2023) daha verimli ve kendi enerjisini üreten binaların yaygınlaştırılacağı belirtildi. Deklarasyona imza veren paydaşlar olarak merkezi yönetimden beklentilerimiz; 2053 yılına kadar bina sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik ulusal yol haritalarının geliştirilmesi ve bu konuda yasal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesidir.”

12 maddelik deklarasyon web sitesinde

www.summit.zerobuild.org/tr adresinde imzaya açılan “Sıfır Enerji Binalar İle Geleceği İnşa Et”  deklarasyonun 12 maddesi şunlardan oluşuyor:

  • “Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası”nın çıkarılmasına destek olmak.
  • Stratejik eylem planları hazırlamak / hazırlanmasına katkı sunmak.
  • Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirmek.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile 2053 Net Sıfır Hedefine yönelik mevzuat çalışmalarına destek olmak.
  • Merkezi ve yerel yönetimlerin hazırlayacağı strateji ve eylem planlarına destek olmak.
  • Sıfır Enerji Binalarla ilgili yeni teknoloji, ürün ve hizmet geliştirmek için başta üniversiteler olmak üzere konunun paydaşlarıyla birlikte AR-GE, bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine katkı sağlamak.
  • Binalarda enerji verimliliği ve emisyonlarla ilgili periyodik çalışmalar/raporlamalar yapmak.
  • Sıfır Enerji Binalar ve binalarda enerji verimliliği ile ilgili farkındalığı artırmak üzere tüketici odaklı eğitimler düzenlemek.
  • Sıfır Enerji Binalar ile ilgili iletişim çalışmaları yapmak.
  • Her kurum ve kuruluşun kendi bünyesindeki binalar için enerji ve CO2 emisyonlarını azaltma hedeflerini belirlemek.
  • Sürdürülebilirlik Faaliyet Raporlarını yıllık olarak yayınlamak.
  • Bina sektöründe Sıfır Enerji Binalar için uluslararası standartlarda malzeme üretimine ve geliştirmesine ağırlık vermek.

Yapı Fuarı odağına enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını aldı

ZeroBuild Summit’22’ye ev sahipliği yapan ve yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul, bu yıl enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını odağına aldı. Fuarda yer alan Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi Konusunda Uygulama ve Araştırma Merkezleri, enerji verimliliği ve enerji yönetimi konusunda verdikleri eğitimlerle Türkiye’de uzman ihtiyacını karşılarken, Sıfır Enerji Binalara giden yol için gerekli zemini nasıl hazırladıklarını anlattı. Öte yandan, Yapı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliklere ek olarak, fuar katılımcılarının sundukları ürün ve teknolojiler, Türkiye’nin, Sıfır Enerji Binalar için ihtiyaç duyulan inşaat malzemeleri ve teknolojiler açısından doğru yolda olduğunu da göstermiş oldu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com