Connect with us

Pompalar

Grundfos Türkiye, 20. yılına büyük hedeflerle giriyor

Yayın Tarihi:

on

Grundfos Türkiye, 20. yılına büyük hedeflerle giriyor

Bu sayıda, Danimarka’nın köklü pompa üreticisi Grundfos’un genel müdürü Burak Gürkan’ın konuğu olduk. Sizleri, Grundfos Türkiye’nin merkez binasında ekibimizi konukseverlikle ağırlayan ve sorularımıza kapsamlı cevaplar veren Burak Bey’in açıklamalarıyla baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Burak Gürkan, geçtiğimiz Haziran’dan beri Grundfos’ta çalışmaktayım. ODTÜ Fizik mezunuyum. Daha önce, 17 yıl otomasyon konusunda dünya devi olan bir firmada çalıştım. Yurt dışı bazlı değişik görevlerde de bulundum. Grundfos’a gelmeden önce, en geniş ürün grubunun Avrupa pazarlama direktörüydüm. Daha sonra da Türkiye ve Güney Hazar bölgesinin genel müdürlüğünü yaptım o firmada. Haziran’dan beri de Grundfos’tayım. Grundfos açıkçası benim için çok şey ifade eden bir firma, arkasında durduğu değerler ve markasının taşıdığı anlam itibariyle. Bu yüzden Grundfos’a gelmeye karar verdim.

Grundfos 1940’larda kurulmuş bir firma. Poul Due Jensen isminde bir Danimarkalı mucit tarafından kurulmuş ve yaşadığı bölgedeki bir çiftçinin su ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla kendi başına ürettiği bir pompayla işe başlamış bir firma. 1940’lardan bugüne de dünyanın en büyük pompa üreticisi haline gelmiş, dünyanın en verimli ve en çok satılan pompalarını yapıyor. Pompa dendiğinde de dünyanın en bilinen markaları arasındadır Grundfos. Danimarka menşeli bir firma ve sahibi bir vakıf, Jensen ailesi firmada devamlılığı ve uzun süre sağlıklı çalışmayı temin etmek adına firmayı vakfa devretmiş. En büyük hisse sahibi de bu vakıftır.

Müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetler nelerdir?

Müşterilerimize, herhangi bir sıvıyı, öncelikle su olmak üzere, bir noktadan bir noktaya taşımak üzere en verimli çözümü sunuyoruz. Pompa üretiyoruz temelde ama pompa pek çok alanda, pek çok sektörde, pek çok şey için kullanılıyor. Endüstriyel alanlarda, akla gelebilecek bütün endüstriyel firmalarda suyun ya da muhtelif sıvıların bir noktadan bir noktaya taşınması için gereken pompaları üretiyoruz. Tabii sadece endüstriyel alanda değil, aynı zamanda insanlara suyu ulaştırmak için yani şehir şebekelerinde kullanılan pompalar da var, bölgesel dağıtımlarda kullanılan pompalar. Bunlar şehir şebekelerinde suyu bir yerden bir yere basmakta ya da evlerde musluğu açtığımızda suyun akmasını sağlamak için kullanıldığı gibi aynı zamanda atık suyun toplanmasında da kullanılıyorlar. Bu tür, atık suyun toplanması veya bertaraf edilmek üzere ilgili alana gönderilmesi için kullanılan spesifik pompalarımız da var. Grundfos’un en iyi bilindiği ve tanındığı kısımsa binalardaki hizmetler. Binalar deyince, kombilerin içerisinde kullanılan küçük sirkülatörlerler yani devir daim pompaları da dâhil olmak üzere yaşadığımız evlerde kullanılan pompaları kastediyoruz. Bunlar ısıtma-soğutma amaçlı kullanılanlar olduğu gibi, binanın içinde suyun dağıtılması için de kullanılıyor, işte o dağıtımı yapan pompaları da Grundfos üretiyor. Özellikle hemen akla gelebilecek büyük ticari binalar, spor salonları ve stadyumlar, dev sergi salonları, oteller ve gökdelenler gibi büyük yapılarda kullanılan pompaları da üretiyoruz.

Son dönemde Grundfos pompalarının kullanıldığı, kamuoyunca da bilinen büyük projelerden örnekler verebilir misiniz?

Üçüncü havalimanı örneğini verebilirim. Türkiye’nin hatta dünyanın en büyük havalimanı olacak, Türkiye’nin en büyük yatırım projesidir bu. O projede kullanılan pompaların çok büyük bir kısmını, neredeyse tamamını Grundfos sağlayacak.

Türkiye’de ya da İstanbul’da yaşıyorsanız, büyük binalara, alışveriş merkezlerine girip çıkıyorsanız, Grundfos pompaları vasıtasıyla sizin elinize ulaşan suya dokunmamış olmanız mümkün değil.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

3 tane ana sektörde çalışıyoruz, endüstriyel sektör, su ve atık su yönetimi sektörü ve üçüncü olarak da binalarda kullanılan pompaları üretiyoruz. Grundfos Türkiye, üretim ve satışın bir arada bulunduğu bir ofis. Şu an burada oldukça büyük bir satış ekibimiz var, Türkiye’nin her tarafına dağılmış olarak bulunan. Aynı zamanda Türkiye’de satışımızı direkt yapabildiğimiz gibi müşterilerimize, bayilerimiz aracılığıyla da ulaşabiliyoruz; çok yaygın bir bayi ağımız var. Onun dışında kendi servis ekibimiz de var Türkiye organizasyonu içerisinde ve yine ülkenin tamamına yayılmış, çok yaygın bir servis ağımız ve iş ortaklarımız var. Dolayısıyla herhangi bir Grundfos pompasını Türkiye’nin herhangi bir yerinden temin edebileceğiniz gibi, servis hizmetini de lokal olarak bütün şehirlerden alabilirsiniz. Onun dışında, burada üretimimiz de var. Genellikle hidrofor yangın gibi daha büyük ölçekli ürünleri, ihtiyaca özel olarak burada detaylandırıp, seçip, projelendirip üretimini de yapıyoruz. Pompalarımızı Avrupa’daki belli başlı fabrikalarımızdan Türkiye’ye getirip, montajını Türkiye’de yapıyoruz.

Piyasadaki rekabet ortamı hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce sektörde adil bir rekabet ortamı var mı?

Pompa piyasası rekabetçi bir pazar. Burada bütün global oyuncular olduğu gibi yerel üreticiler de var ve hepsi kendisine pazarda bir yer buluyor. Dolayısıyla Türkiye pazarının, dünyadaki bazı belli başlı pazarlara göre çok daha rekabetçi olduğunu söyleyebilirim. Büyük firmaların ya da büyük yerel üreticilerin piyasada olması aslına bakarsanız bizi mutlu ediyor. Bunu şu anlamda söylüyorum, elbette daha fazla rekabet var ama bu da bizi daha iyi olmamız için zorluyor ve daha verimli, daha iyi nasıl çalışabiliriz sorusunu sürekli kendimize sormamıza sebebiyet veriyor. Büyük yabancı oyuncular Türkiye’de hâlihazırda aktif; aynı şekilde yerli üreticiler de. Grundfos pazardaki konumu itibariyle kendisini daha üst segmente oturtan bir firma. Grundfos, bulunduğu yer itibariyle hem kalitesi hem verimliliği hem de gücü ve markasının arkasında durduğu değerler anlamında pazarda, sadece pazar payıyla değil adıyla da en büyük marka diyebilirim Türkiye’de.

Firma olarak en iddialı olduğunuz ürün dalı hangisidir? Hangi ürününüzle daha çok tercih ediliyorsunuz?

Bütün ürünlerimizde iddialıyız. Spesifik olarak şu ürün dalında iddialıyız demek diğerini küçültmek olur ki öyle bir durum yok. Fakat, Grundfos’un güçlü olduğu bir alandan ve benim de gurur duyduğum bir alandan bahsetmemiz gerekirse, Grundfos, dünyanın en verimli pompalarını yapıyor. Verimli pompa ne demek? Pompa, suyu bir yerden bir yere ulaştırmak için kullandığınız elektrikli bir ekipman. Siz bir miktar suyu bir yerden bir yere taşırken bunu 3 birim elektrikle de yapabilirsiniz 5 birim elektrikle de yapabilirsiniz. Grundfos’un dünyada hassas olduğu iki tane konu var. Bir tanesi, çevreyle ilgili olarak sürdürülebilirlik. İkincisi de su; zaten işimiz çoğunlukla su. Bunlar dünyadaki en önemli iki sorun ve bunlara çözüm arayan, temel çözümler getiren firma Grundfos; suya ulaşım anlamında da, enerji verimliliği anlamında da. Enerji verimliliği dendiğinde şunu düşünebiliriz, şu an yapılan araştırmalara göre, dünyada kullanılan bütün elektriğin yaklaşık yüzde 10’unu dünyadaki pompalar tüketiyor. Ne kadar büyük bir enerji miktarı ettiği tahmin edilebilir. Eğer şöyle ütopik bir durum olsaydı, bütün dünya bir gün bir araya gelse ve yarın dünyadaki bütün pompaları Grundfos’un en verimli pompalarıyla değiştireceğiz deseydi ve biz bir gecede dünyadaki bütün pompaları Grundfos’un verimli pompalarıyla değiştirebilseydik, dünyada pompaların kullandığı enerjiyi yarı yarıya azaltabilirdik. Yani dünya elektriğinin yüzde 5’ini tasarruf edebilir Grundfos. Verimlilik ve sürdürülebilirlik anlamında dünya üzerinde bu kadar büyük bir etki yaratabilecek başka bir firma düşünemiyorum ben. Bir gecede dünyadaki bütün pompaları değiştirmek ve yüzde 5 tasarruf etmek inanılmaz bir karbon tasarrufu sağlar. Çevreyle ilgili olarak biliyorsunuz, enerji üretiminin çok büyük bir kısmı hâlâ hidrokarbon bazlı yakıtlarla üretiliyor. Dolayısıyla yüzde 5 gibi bir tasarrufun çevreyle ilgili olarak dünya çapında kazandıracağı avantajı tahmin dahi edemiyorum. Biz pompa sattığımız da evet, Grundfos için iyi bir şey yapmış oluyoruz ama dünya için de iyi bir şey yapmış oluyoruz. Çünkü verimsiz bir pompanın yapacağı işi Grundfos çok daha verimli pompalarla ve çok daha az elektrik harcayarak yapabiliyor. Dolayısıyla hem suya ulaşmakla ilgili daha kaliteli ve daha güvenilir bir ürün alıyorsunuz hem de enerji tüketimini azaltıyorsunuz ve çevreyle ilgili iyi bir şey yapmış oluyorsunuz, karbon emisyonunu azaltarak sürdürülebilirlik anlamında.

Pompa sistemlerinin dijital dönüşümü ve akıllı pompaların yaygınlık kazanmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Türkiye sathında pek çok akıllı pompamız var ve bunlarla düzenli haberleşiyoruz. Akıllı pompanın açık ara lideridir Grundfos. Dijitalleşmeye ve akıllı pompalara yaptığımız yatırıma örnek vermek gerekirse, Grundfos, yaptığı kârın yarısını sadece araştırma ve geliştirmeye harcıyor. Dünya üzerinde kârının yarısını araştırmaya ve geliştirmeye harcayan başka bir firma var mıdır, bilmiyorum. Vakıf firması olmasının verdiği avantajla, kârının yarısını işini geliştirmek için harcıyor, diğer yarısını da araştırma ve geliştirmeye ayırıyor. Dolayısıyla, yarın bir gün suyu bir yerden başka bir yere taşımak için yeni bir teknoloji üretilecekse, pompa dışında herhangi bir şey üretilecekse, inanın bunu Grundfos yapacaktır. O yüzden en akıllı, en dijital dönüşüme uygun ve dijital dönüşümün göbeğinden gelen yatırımları Grundfos yapıyor. Bu sıra herkesin bildiği ve kullandığı akıllı evler var, uzaktan, telefonunuzla kontrol edebildiğiniz, eve geldiğinizde ışıkları yakan, ısıyı değiştiren vs. herkesin evine giren akıllı cihazlar, Google’ın ve Amazon’un kendi ara üniteleri vasıtasıyla, biz bugün akıllı pompalarımızı bu sistemlere entegre edebiliyoruz. Yani su basıncını şurada artır, ısıyı şu şekilde yükselt, bu şekilde artır çünkü biliyorsunuz sirkülatör pompaları ısıtma ve soğutma için kullanılıyor. Bugün bizim akıllı pompalarımız o sistemlerle konuşabilir durumda. Yani benim akıllı bir evim var ve pompalarım da akıllı olsun ve sisteme entegre olsun derseniz, bugün yapabildiğimiz teknoloji o. Hâlihazırda bununla ilgili örneklerimiz var. Pompalarımız dijital dönüşümde o kadar ileride ki ne kadar süre kullanılacak, ne zaman bozulacak, ne zaman yardıma ihtiyaç duyacak hatta şu üzerinde çalıştığımız teknolojilerle, pompanın bozulma olasılığı varsa ihtiyacı olan parçanın ne olduğunu kendisi biliyor olacak ve kendisi otomatik olarak yedek parçasını sipariş ediyor. Yani “pompam bozuldu, şunu bir servise baktırayımdan” çok daha öte bir noktaya biz hâlihazırda dijital dönüşümle geçmiş durumdayız. Bizim uzun vadeli stratejimizde en çok yatırım yaptığımız alan zaten dijitalleşme çünkü geleceğin orada olduğunu ve -pompa eninde sonunda suyu bir yerden bir yere basıyor ama- mekanik alandan çok dijital alanda gidilecek yer olduğunu bildiğimizden Grundfos bu alanda açık ara lider konumunda.

Sektörün, Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini değerlendirir misiniz?

Endüstri 4.0 ya da endüstriyel nesnelerin interneti alanında da Grundfos çok aktif tabii ki. Biliyorsunuz data her yerde, her yerden data akıyor. O datanın anlamlandırılması, düzgün kullanılabilmesi yani hem data mining tarafında hem de o datanın doğru yani ihtiyaca uygun şekilde kullanılması anlamında, dijitalleşme mantığı çerçevesinde size doğru datayı sağlayacak, doğru bilgiyi verecek dijital ekipmanlara ihtiyacınız var. Grundfos da yaptığı yatırımla, hem Endüstri 4.0 hem endüstriyel nesnelerin interneti hem de evde kullandığınız akıllı cihazlar anlamında sonuna kadar destek sunuyor. Dediğim gibi, bu anlamda pazara baktığımızda açık ara öncü zaten.

Grundfos CEO’su Mads Nipper, 29 Kasım’da İstanbul’da gerçekleştirdiği sunumda “Sürdürülebilirlik departmanımız yok, 18 bin kişi sürdürülebilirlik için çalışıyoruz” ifadesini kullandı. Sürdürülebilirlik ve verimlilik şirketiniz için çok önemli iki kavram olmalı.

Sürdürülebilirlik benim bu şirkete geliş sebeplerimden bir tanesi. Grundfos’un sadece bir pazarlama konusu olarak değil tam aksine içten bir şekilde uygulamaya çalıştığı bir şey verimlilik. Öyle ki, CEO’muz konuşmasında bahsetmedi ama benim Grundfos’a gelişimin ikinci ayında bir rapor geldi önüme, geçen sene şu kadar su kullanmışsın, bu kadar elektrik kullanmışsın, önümüzdeki sene bu kadar su ve elektrik kullanabilirsin gibi hedefler koydular benim önüme. Ben sadece Türkiye’deki 80 kişilik organizasyonun genel müdürüyüm, Grundfos’un 18 bin kişilik bütün ekibinin, sürdürülebilirlik anlamında kendi içinde hedefleri var. Dünya için zaten iyi bir şey yapmaya çalışıyoruz ama bunu içten bir şekilde yapıyoruz. O yüzden sürdürülebilirlik departmanımız yok. Benim görevim olduğu gibi burada çalışan herkesin görevi sürdürülebilirlik. Nasıl daha az su kullanabiliriz, daha az enerjiyle daha etkili sonucu nasıl alabiliriz diye düşünmeye devam ediyoruz. Grundfos Türkiye merkez binası Leed Sertifikalı bir binadır. Daha az su sarfiyatı için hangi bitkilerin kullanılması gerektiğinden tutun da buradaki sulama sistemlerine, suyu en verimli nasıl kullanabiliriz, en verimli nasıl çalışabiliriz, bütün bunların nasıl daha verimli yapılabileceğini biz her gün araştırmakla yükümlüyüz. O yüzden CEO’muzun söylediği doğru, sürdürülebilirlik departmanımız yok, bu bizim günlük işimiz. Ben bu su ve elektrik hedeflerini tutturmaya çalışırken, bu sadece maliyetle alakalı değildir. Tabii ki olumlu bir tasarruf tarafı da var ama burada büyüyoruz, hızlı büyüyoruz, daha da hızlı büyüyeceğiz, bir yandan büyürken bir yandan da elektrik ve su tüketimini düşürmeye çalışıyoruz. Normal koşullar altında onların da büyümesi beklenir ama bizim global hedeflerimiz içerisinde Grundfos, toplamda bütün dünyadaki tesislerden ve ofislerden toplanan bilgiler ışığında bu yıl şu kadar büyüdük ama enerji tüketimimizi şu kadar azalttık, eskisinden daha fazla pompa üretiyoruz ve satıyoruz ve fakat bunu daha az enerjiyle ya da daha az su kullanarak yapıyoruz bilgilendirmesini yapar. Bunlar bizim için çok değerli. Dolayısıyla Grundfos sadece var oluşuyla ve yaptığı işle çevre için iyi bir şey yapmış olmuyor, aynı zamanda kendi içinde de bu sürdürülebilirliği yaşıyor. Bizim altı tane değerimiz var ve bunlardan biri, en önem verdiklerimizden biri sürdürülebilirlik. Bu bizim değerlerimizin içerisinde, bizim DNA’mızda. Grundfos’un genlerinde var sürdürülebilir bir çevre için çalışmak. Hatta CEO’muz Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilirlikle ilgili çalışan komitesindeki 25 üyeden bir tanesidir. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilirlik paketinin içerisinde 17 tane madde var, biz Grundfos olarak altıncı ve on üçüncüsüyle ilgili olarak çalışıyoruz. Bu maddeler bizim spesifik olarak üzerine çalıştığımız ve dünya çapında liderliğini yaptığımız konulardandır.

Kısa ve uzun vadede hayata geçirmeyi planladığınız projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Grundfos Global’den bahsedecek olursak, daha kârlı ve daha güçlü büyüme hedefleri mevcut. Hâlihazırda finansal olarak bağımsız ki değerlerimizden bir tanesi de bu, finansal yapısı oldukça güçlü olan bir firma Grundfos. Ama daha da ötesine geçen bir büyümeyi ve içinde bulunduğu alanda daha da iyisini yapmayı hedefleyen bir firma anı zamanda.

Türkiye özelinde bakacak olursak, pazar burada çok rekabetçi dedim ama hâlâ büyüyen bir pazarımız var. Dolayısıyla biz Türkiye’de büyük büyüme beklentileriyle gidiyoruz. 2017 büyüdüğümüz bir yıldı. Ama 2018 ve sonrasında daha güçlü ve daha hızlı büyümeyi planlıyoruz. Fırsat gördüğümüz bir sürü alan var Grundfos’un daha aktif olabileceği, gelişebileceği ve daha çok büyüyebileceği. Bu alanlar için Grundfos Türkiye çok belirgin bir şekilde çalışıyor. Umudumuz, mevcut binamıza sığamayacak kadar çok insanla birlikte çalışıyor olmak ve burayı bölge merkezlerinden biri haline getirmek. Türkiye’nin içinden geçtiği sıkıntıları söylemeye bile gerek yok tabii ama öte yandan potansiyelin ve değişimin çabuk adapte olabildiği bir pazar. Hâlihazırda Kıbrıs, Gürcistan ve Azerbaycan bize bağlı olarak çalışıyor ve potansiyeli gerçekleştirebilirsek daha fazlasını da yapmamız mümkün.

2017 yılını firmanız açısından değerlendirir misiniz?

2017, Grundfos açısından iyi bir yıldı. Elbette içinden geçtiğimiz bazı sıkıntılar vardı, tıpkı Türkiye’nin geçtikleri gibi. Ama daha önceki yıllarla karşılaştırıldığı zaman Grundfos için parlak bir yıl olduğunu söyleyebilirim.

Firma olarak gelecek yıldan beklentileriniz nelerdir?

2018’in bizim için çok büyük bir önemi var. 2018, Grundfos Türkiye’nin kuruluşunun 20. yılı. 20. yılda Grundfos, büyüklüğünün ve pazarda lider oluşunun altını çizecek. Çok büyük hedeflerle giriyoruz 20. yıla. 20 yılda Grundfos çok büyük bir yere geldi, hem ciro anlamında hem insan sayısı anlamında ve burası gerçekten bizim için sıçrama noktalarından bir tanesi. Buradan çok daha ileriye gidebileceğimizi görüyoruz. 20. yıl kutlamaları çerçevesinde 2018 geçtiğimiz yıllara benzemeyecek, çok daha büyük bir Grundfos duyacak ve göreceksiniz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Teşekkür ederim. Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik anlamında Grundfos’un Türkiye’ye katkısı aslından oldukça büyük. Buna şu anlamda bakabiliriz, Grundfos’un sattığı her yüksek verimlilikli pompa, verimli olmayan herhangi bir pompanın verimli bir pompayla değiştirilmesi, Türkiye’nin enerji tasarrufu anlamına geliyor. Türkiye gibi enerji açısından dışarıdan gelen karbon yakıtlara bağlı olan bir ülkeyiz. Biz kullandığımız her kilovat için yurtdışına para ödüyoruz, çünkü Türkiye’nin bu enerjiyi üretecek yerli kaynakları yetersiz. Ne yazık ki yenilenebilir enerji kaynaklarımızın oranı henüz beklediğimizin ya da istediğimizin çok çok altında, dolayısıyla müşterilerimizin satın aldığı her Grundfos pompa, hem Türkiye ekonomisi için iyi, çünkü daha az enerji sarf ediyor, dolayısıyla yurt dışı bağımlılığımız ve ticari açığımız azalıyor hem de çevre için iyi bir şey yapmış oluyoruz, çünkü karbon yakıtlardan elde ettiğimiz enerjiden tasarruf etmiş oluyoruz. Böylece Türkiye’nin ve dünyanın uzun vadeli sürdürülebilir olmasını sağlıyoruz. Bu yüzden Grundfos’un başarısı hepimizin başarısı ve beni de en çok heyecanlandıran konulardan bir tanesi de bu.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Lobe pompa nedir?

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

MIT Lobe pompalar, 316 paslanmazdan imal edilmiş olup, viskoz akışkanların transferini sağlamak üzere dizayn edilen, endüstriyel sektörde kullanılan akışkan transfer ürünleridir. Bu pompalar 316 paslanmaz olmaları sebebiyle gıdaya uygun ürünlerdir.

MIT Lobe Pompa çalışma prensibi

Akışkanın geldiği hattan pompa girişine besleme yapılır. Pompa, girişine kendi akışı ile gelen ürünü içerisine alır ve pompanın kafa kısmında mile bağlı olan lobeların, dönüş hareketiyle birlikte lobelar birbirine ters yönde dönerek akışkanı basınçlandırıp basma hattından ürünün aktarılmak istendiği yere doğru gitmesini sağlar. Temel çalışma prensibinde pompanın kuruda kalmaması, yeteri kadar beslemenin yapılması ve sürekli bir beslemenin olması gerekmektedir. MIT lobe pompalar, motor redüktöre kaplin bağlantı ile bağlıdır. Lobeların hareketi ise, redüktör milinden gelen güç ile pompanın dişli kutusundaki çarklar dönmeye başlar ve çarkların hareketi ile lobelar hareket etmeye başlar. Bu pompalar kuruda çalışmaya uygun olmadığı için sürekli bir besleme yapılması gerekmektedir. Pompada sızdırmazlık elemanı olarak mekanik salmastra kullanılmaktadır. Lobe pompalarda iki adet mil olduğu için bir pompada iki adet salmastra bulunmaktadır. Bu pompalar, 150 derece sıcaklıklara kadar çalışabilmektedir.

Kullanım alanları

Endüstriyel üretim tesislerinde kullanılan bu pompalar; bal, reçel, pekmez, tahin, şampuan, kek hamuru, nar ekşisi, salça, deterjan gibi viskozitesi yüksek olan ve hijyenik çalışma koşulları gerektiren birçok akışkanda rahatlıkla kullanılmaktadır.

Pompa seçimi nasıl yapılır?

MIT lobe pompa seçimi yapılırken; müşteriden debi, basınç, viskozite, sıcaklık gibi bilgilerin alınması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında pompanın gövdesi, motor ve redüktör seçimi yapılmaktadır. Bu pompalar için kullanım yerlerinde, akışkanın rahatlıkla pompa girişine kadar gelmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden hattın düzgün ve akışkanın belirli bir giriş basıncını sağlıyor olması gerekmektedir. Ayrıca kullanım yerinde eğer şerbet gibi yapışkan bir malzeme kullanılıyorsa, yıkamalı salmastra verilmelidir. Böylece salmastrada şerbetin yapışması, kuruması önlenmiş olacak ve salmastra kırılması ile karşılaşılmayacaktır. Ayrıca yine lobe pompalarda akışkanın belirli bir sıcaklıkta tutulması isteniyorsa ısıtma ceketi kullanılarak pompa içerisinde akışkanın sabit bir sıcaklıkta kalması ve kuruma donma gibi olayların önlenmesi sağlanabilmektedir.

MIT lobe pompaların işletmede kurulumunda dikkat edilmesi gerekenler

MIT lobe pompaları bir işletmeye kurarken, pompanın emiş hattı basma hattı ve pompanın konumlandığı yer çok önemlidir. Bir lobe pompayı sisteme bağlarken emiş ve basma hattının pompanın giriş çıkış çapı ile aynı ölçüde olması tavsiye edilmektedir. Pompa giriş hattı bağlanırken mümkün olduğunca, pompa girişinde dirsekten kaçınılması gerekmektedir. Böylece pompaya rahat bir besleme yapılması sağlanacaktır. Aynı zamanda pompanın giriş hattında yeteri kadar giriş basıncının oluşması için belli bir miktar ürünün, sürekli olarak pompaya akması gerekmektedir. Yani pompaya sürekli olarak besleme yapılmalıdır. Ekin Endüstriyel firması olarak pompanın çıkış hattına, emniyet ventili konulmasını önermekteyiz. Böylece pompa basınca girdiği zaman, kuruda kalması önlenecek ve pompa korunmuş olacaktır. Lobe pompalar, kaplin bağlantı ile birbirine bağlıdırlar ve bu sebepten herhangi bir sarsıntı veya ayar kaymasında lobelar kitlenebilir veya ön kapağa sürtme yapabilir, işte bunu önlemek için lobe pompa şasesinde bulunan deliklerden pompa bağlandığı yere sabitlenmesi gerekmektedir. Pompa sabitlendiğinde herhangi bir şekilde ayarı kaymayacak ve kullanım esnasında, sarsıntı sebebiyle bir hasar olmayacaktır. MIT lobe pompalar kullanılırken en çok dikkat edilmesi gereken bir başka konu da pompa kullanımı esnasında pompa içerisindeki akışkanın herhangi bir şekilde donmaması ve kurumamasıdır. Akışkanın donması veya kuruması halinde lobelarda ve/veya salmastralarda hasarlar meydana gelecektir. Bir başka dikkat edilmesi gereken durum ise lobe pompanın yağ seviyesidir. Standart lobe pompalarda dişli kutusunun üst tarafında bir tapa bulunmaktadır ve buradan dişli kutusunun yağlanması için gerekli olan yağ eklenir ve pompadaki gözetleme camı ile bu yağ seviyesi kontrol edilmektedir. Lobe pompalar standartlarının dışında yan çevrilebilmektedir. Böylece viskozitesi yüksek akışkanların pompaya girişi daha rahat olacaktır. 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

TP serisi toz pompaları

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Tapflo toz transfer pompası, birçok karmaşık ve büyük toz sistemleri ile aynı işi yapabilir. Toz, hermetik bir sistemin içine toz kabından prosesinize transfer edilir. Kompakt tasarım ayrıca üniteyi taşınabilir yapar. Yaygın tozların birkaç örneği; sinterleme tozu, karbon siyahı, reçineler ve silikonlardır.

Özellikleri ve faydaları

  • Diğer karmaşık toz sistemleriyle karşılaştırıldığında ekonomik bir çözümdür.
  • Manuel toz işlemeden daha kullanışlı ve güvenlidir.

Azaltılmış kontaminasyon

Toz, hermetik bir sistem içine toz kabından prosesinize aktarılır.

Ekonomik ve kompakt çözüm

Tapflo toz transfer pompası, birçok karmaşık ve büyük toz sistemiyle aynı işi yapabilir. Kompakt tasarım ayrıca üniteyi taşınabilir hale getirir.

Ne tür tozlar?

Toz transfer pompaları, özgül ağırlıkları 80 ile 720 kg/m3 kuru ağırlığa sahip farklı tipte proses tozlarını işleyebilmektedir. Genel olarak, toz elde sıkıldığında topaklanmıyorsa, Tapflo toz transfer pompası başarıyla kullanılabilir. Yaygın tozların birkaç örneği; sinterleme tozu, karbon siyahı, reçineler ve silikonlardır.

Kapasite

Toz transfer kapasitesi, yoğunluk, ağırlık  vb. kriterlere bağlı olarak bir tozdan diğerine son derece farklılık göstermektedir.

Çalışma prensibi 

Başlangıçta çalışma sorunu yoktur. Hava emiş sistemi, pompa çalıştırılırken toz birikmesi sorunlarını ortadan kaldırır.

Tozun difüzyonu için pompanın toz tarafına hava endüklenir. Optimum performans elde etmek için endüksiyon akışı bir iğneli valf vasıtasıyla manuel olarak ayarlanabilir.

Teknik veriler

  • Malzeme: PTFE Kaplı Alüminyum
  • Maks. basınç: 8 bar
  • Özellikler: Komple hava enduksiyon sistemi dahil
  • Patlamaya karşı koruma: IIG (gaz) / IID (toz), kategori 2’ye göre işaretlenmiş ATEX
  • Diyafram malzemesi: EPDM, NBR, PTFE
  • Valf topu: EPDM, NBR, AISI 316L, PU
  • Giriş/çıkış malzemesi: Paslanmaz çelik AISI 316L

Tapflo Group, bağımsız, İsveçli aile firması olup, havayla çalışan diyaframlı pompaların, santrifüj pompaların ve diğer endüstriyel proses ekipmanlarının üretici ve küresel tedarikçisidir.

Tapflo ürünleri ve hizmetleri 6 kıtada 75 ülkede mevcuttur. Tapflo olarak, müşterilerimizin rahatlığı için en yüksek Tapflo hizmet kalitesini garanti eden Tapflo Grup Şirketlerimiz ve özenle seçilmiş distribütörler tarafından dünya çapında temsil edilmekteyiz.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Lowara e-HM Serisi Pompalar ile konforlu su temini

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Yatay milli, çok kademeli, paslanmaz çelik pompa serisi e-HM, tesisatlarda yüksek performans ve konforlu su temini sağlar. Akışkan ile temas eden tüm parçalarda AISI304 ve AISI316L paslanmaz çelik malzeme seçeneği mevcuttur.

Sıcaklık değeri -30 °C ile + 120 °C arasında olan akışkanların transferine imkan sağlayan seri; içme suyu, ters osmoz, ilaç ve gıda gibi sıhhi uygulamalarda güvenle kullanılabilir. WRAS ve ACS sertifikaları sayesinde içme suyu dolum makineleri ve kullanım suyu tesislerinde de kullanıma elverişlidir. 

Ayrıca sertleştirilmiş ara yatakları sayesinde endüstriyel agresif sıvılara da dayanım sağlayan Lowara e-HM Serisi, PN12 ve PN16 gövde dayanım sınıfları ile yüksek sıcaklık ve yüksek giriş basıncı gerektiren uygulamalarda da kullanılabilmektedir. Çok çeşitli uygulamalara hizmet veren seri, düşük çalışma ses seviyesi (<70 dB) ile bina sistemlerinde de ihtiyaçları karşılamaktadır.

Balanslı çark tasarımı ile hidrolik verimliliği artırılan seri, farklı uygulamalar için özel olarak tasarlanmış yapısı sayesinde dikey montaja da imkan sağlamaktadır. Özellikle makine imalatçılarının ihtiyaç duyduğu alan tasarrufu için dar bölümlere dikey ya da yatay olarak kolaylıkla montajlanabilir. 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com