Connect with us

Genel

Grundfos, akıllı pompalar ve onlara entegre frekans konvertörleri ile binaların enerji optimizasyonunu destekliyor

Yayın Tarihi:

on

 

Gelişen teknolojiyle düşünüş ve yaşam şekillerimiz değişmiş, daha teknolojik ürünler kullanmaya eğilim oluşmuş ve yaşamımız daha konforlu hale geldikçe, bunun sonucu olarak da enerji tüketimimiz de artmıştır. Çağımızın en önemli sorunlarından olan küresel ısınma ve çevre kirliliği de teknoloji yüzündendir.

Sanayileşme, hayat standartlarının yükselmesi ve nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı; enerji tüketimi dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2050 yılında, Türkiye nüfusunun 94,6 milyon olması bekleniyor. Bu nüfusun enerji ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanabilmesi, enerji konusunda dışa bağımlılığın azaltılabilmesi ve uzun vadeli sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlanabilmesi için; enerji üretimini artırmak kadar, enerjiyi verimli kullanabilmek de büyük önem taşıyor. Mevcut enerji kaynaklarının sayısını ve enerji üretimini arttırmak önemli olsa da; tüketicilerin bilinçlendirilerek, mevcut enerjiyi, gereksiz israflardan kaçınarak verimli bir şekilde kullanma bilincine varmalarını sağlamak ta hayati önem taşıyor.

Özellikle enerji tüketiminin çok olduğu sektörlerdeki tasarruf potansiyelinin değerlendirilmesi ve iletimde kayıp kaçak oranlarının düşürülmesinin enerji harcamalarını azaltacağını biliyoruz. Ülkemizde sanayide kullanılan elektriğin yaklaşık beşte biri pompalar tarafından tüketiliyor. Pompaların çalıştığı sistemlerde sıklıkla yapılan hata, yanlış pompa seçimi ve yanlış pompaj sistemi tasarımıdır. Bu tür sistemlerde yapılacak iyileştirmelerle yani Grundfos’un enerji verimliliği sağlayan akıllı pompalarının kullanımı ile yüksek miktarda enerji tasarrufu elde edilmesi mümkündür.

İklimlendirme sektöründe enerji verimliliğinden söz edebilmemiz için ise; binaların proje aşamasında bu konuya öncelik vererek enerji verimli tasarımların ortaya konması gerekir. Yani binalar ve tesisatlar henüz tasarım aşamasında minimum enerji harcayacak şekilde oluşturulmalıdır çünkü toplam pompalama maliyeti büyük oranda işin çok başında, yani sistemin tasarım aşamasında belirlenir. Proje başladıktan sonra imalatçıların ve uygulamacıların enerji verimliliği anlamında katkıları sınırlı olacaktır. Binalardaki genel elektrik enerjisi tüketim karakteristiklerine bakıldığında, en önemli tüketim kısmını HVAC olarak adlandırılan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemleri teşkil ediyor ve pompa uygulamaları elektrik enerjisi tüketiminde en büyük payı içeriyor.

Ancak yoğunlukla işletme maliyetlerinden çok ilk yatırım maliyetlerine göre ürün tercihinde bulunulmakta ve bu yüzden de enerji verimli ürünlerin kullanımı ve yaygınlaşması ne yazık ki istenen seviyeye hızlıca ulaşamıyor.

Bilindiği gibi, pompalar, akışkanın basınçlandırıldığı hidrolik bölüm ve hidrolik bölüme entegre bir elektrik motorundan oluşur. Pompanın tesis edildiği sistem, debi-basınç değişkenliği içeriyorsa elektrik motoru devir hızının da değişken olması elektrik tüketiminde önemli miktarda tasarruf sağlar. Bu tasarrufun temel sebebi, elektrik motorunun sistem ihtiyacına göre dur/kalk şeklinde çalışmaması ve motor hızının sistem ihtiyacına göre değişkenlik göstermesidir. Pompa motorlarında kullanılan frekans konvertörleri sayesinde pompaların ihtiyaca göre elektrik sarf etmeleri sağlanmış ve bu şekilde sabit devirli pompalara göre büyük oranlarda enerji tasarrufu sağlanmıştır. Pompalar, üzerlerine veya kontrol panolarına entegre edilen frekans konvertörü ile devirlerini ihtiyaca göre değiştirebilirler. Frekans konvertörü, 50 Hz olan şebeke elektriğinin frekansını azaltıp artırarak pompa devrinin ve çektiği akımın değişmesine yol açarak enerji tasarrufu sağlar. Motor devrini kontrol eden sürücüler, bir HVAC sisteminde çalışma veya yaşam alanlarının hava kalitesini sağlamak ve korumak açısından büyük öneme sahipler. Frekans konvertörleri, geleneksel metotlara kıyasla “sistem kontrolü”, “düşük gürültü seviyesi” ve “enerji tasarrufu” gibi konularda birçok üstünlük sağlar.

Pek çok bina sahibi ve işletmeci, aşırı büyük kapasiteli pompalar kurdurarak tesislerini ve kendilerini güvence altına aldıklarını düşünür. Bu, ilgili pompaların gerekenden çok fazla hidrolik güç üretmesi fakat odanın sıcaklığına hiçbir katkıda bulunmaması nedeniyle son derece maliyetli bir stratejidir. Mesela; ısıtma sistemlerinde sirkülasyon pompaları, yılın en soğuk günlerindeki kapasite ihtiyacını karşılayacak şekilde seçilirler. Ancak yılın en soğuk günleri ısıtma periyodunun yaklaşık %2’sidir. Diğer kalan %98’lik sürede daha küçük kapasitedeki bir sirkülasyon pompası ihtiyacı karşılayabileceği halde, pompa tam kapasite çalışarak gereğinden fazla elektrik enerjisi tüketecektir. Böyle bir durumda, pompaları oransal kontrol modunda çalıştırarak enerji tüketimlerini daha etkin hale getirebilmek mümkün.

Elektrik motorlarındaki enerji sarfiyatına baktığımız zaman en fazla elektrik tüketiminin pompa motorlarında olduğunu görüyoruz. Bugün sadece Türkiye’de değil tüm dünyadaki pompaların çok büyük bir çoğunluğu gereğinden daha yüksek kapasitelerde seçilmiştir. Gerek öngörülen emniyet toleransları ve tesisat hesaplamalarındaki değişiklikler nedeniyle, gerekse sistemde ihtiyaç duyulabilecek en yüksek kapasiteyi karşılamaları için pompalar büyük seçilmektedir.

Oysaki çok katlı binalar, alışveriş merkezleri, hastane ve oteller gibi yapıların iç mekanlarında farklı ısınma/soğutma ihtiyaçları vardır. Örneğin; güneş ışığının geldiği cephede ısınma ihtiyacı yokken diğer tarafta vardır ve ısınma ihtiyacı olmayan cephedeki radyatör vanaları kısılırken diğer cephedeki vanalar açık kalacaktır. Sabit devirli bir sirkülasyon pompası ihtiyaç değişikliklerinde yine tam kapasite çalışmak zorunda kalacak, ancak Grundfos’un enerji verimliliği sağlayan, değişken devirli pompaları kendi devirlerini azaltıp artırarak ihtiyaç duyulan noktada çalışacak ve buna göre elektrik enerjisi sağlayacaktır.

Grundfos’un HVAC uygulamaları için geliştirdiği frekans konvertörleri, konforlu çalışma ve yaşam alanları sunarken, sağladığı enerji tasarrufuyla doğanın korunmasına da yardımcı olur. Sürekli tam hızda çalışan bir elektrik motorunda bir frekans konvertörünün kullanılması, talebe bağlı olarak motor hızının değiştirilebilmesini sağlar. Çoğunluğunu fan ve pompaların oluşturduğu HVAC uygulamalarında, fan ve pompaların lineer olmayan yapısı gereği güç tüketimi, hızın küpü ile orantılı olarak değişir ve frekans konvertörü ile enerji tüketiminde 50 %ye varan tasarruf sağlamak mümkündür. Bununla birlikte sürücüler, sağladığı enerji tasarrufuyla yatırım maliyetlerini bir-iki yıl içerisinde amorti edebilirler.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Genel

Çevre ve Bütçe Dostu Isı Pompasına Talep Artıyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Baymak Isı Pompası

İklim krizinin etkileri ve pahalı enerji tüketimine alternatif çözüm sunan Isı Pompası, Türkiye pazarında yoğun ilgi görüyor. İklimlendirme sektörünün öncü markası Baymak, tek ürünle ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına cevap veren ısı pompası pazarında yüzde 50 büyümeyle, sektöre yön vermeye devam ediyor.

Dünyanın sürdürülebilirliğini tehdit eden tehlikeler arasında ilk sıraya yükselen çevre kirliliği ve iklim krizi ile pahalı enerji tüketimine alternatif çözüm sunan Baymak Isı Pompası, hem teknolojisi ve konforu hem de çevre dostu özellikleriyle tüketicide tam karşılık buldu. Enerjinin 80’ini doğadan yüzde 20’sini ise elektrikten sağlayan Baymak Isı Pompası, düşük enerji tüketimi ile dikkat çekiyor.

Yüksek Verimle Enerji Tasarrufu Sağlıyor

2030 dünya vizyonunda diğer elektrikli ısıtma sistemleri ile fosil yakıtlı kazanları geride bırakacağı öngörülen ısı pompalarında Baymak, Türkiye’de öncü rol üstleniyor. Enerji dönüşümünü temel alan vizyonuyla, hava kaynaklı ısı pompası ürünleriyle yüzde 80’e varan enerji tasarrufuna katkı sağlıyor. Doğa dostu, “Yenilenebilir Enerji Grubu”nun bir üyesi olan ısı pompası ailesi, evlerdeki iklim konforunu sağlamak için kullanılan “Split ve Monoblok Inverter” ayrıca yüksek kapasite Monoblok plus, havuz suyunu ısıtmak için kullanılan “Monoblok Havuz, evsel ve ticari işletmelerde sıcak su ihtiyacını gidermek için kullanılan “Monoblok Sıcak Su” ürünlerinden oluşuyor.

Isı pompası ile ısıtma-soğutma yapılabilirken, aynı zamanda bir boyler veya termoboyler ilavesiyle kullanılabilir sıcak su da elde edilebiliyor. Geleneksel ısıtma cihazlarından farklı olarak dış ortamın havasından aldığı enerji ile yüksek verim sağlayan ısı pompalarının bir PV sistemi ve güneş kolektörüyle birlikte kullanılmasıyla çok daha verimli bir sistem kurmak da mümkün. Isı pompası ürünleri uluslararası standartlarda da en yüksek puanla derecelendirildi. Gelecekte en etkin iklimlendirme teknolojilerinden biri olacağı öngörülen ısı pompasında Baymak, Avrupa ve uluslararası standartlara göre performans derecelendirmelerini onaylayan Eurovent tarafından, en yüksek verimlilik derecesi olan A+++ sertifikasyonuna sahip.

5 Kata Ulaşan Enerji Üretimi Sağlıyor

Baymak ısı pompaları, ısı enerjisini bir ortamdan diğer bir ortama taşıma prensibi ve elektrikle beslenen sistemiyle, 1 kW enerji harcayıp 5 kata ulaşan enerji üretimi sağlıyor. Ayrıca inverter olması sayesinde, üzerindeki sıcaklık sensörlerinden aldığı bilgiyle mekânın anlık ihtiyaç duyduğu ısıtmayı veya soğutmayı da sağlayarak, sadece ihtiyaç kadar elektrik tüketiyor. Elektrikle çalışması nedeniyle gazlı cihazlardaki riskleri de önlerken, kış aylarında split ve monoblok modellerde 65°C çıkış suyu sıcaklığı ve yaz aylarında soğutma özelliğiyle dört mevsim konfor sağlıyor. Fosil yakıt tüketimi olmadığı için gaz, duman, koku salınımı yapmayan ısı pompalarında baca gereksinimi de yok.

Bakteri Oluşumunu Engelliyor

Baymak IOTherm yeni nesil ısı pompaları, lejyonella fonksiyonu sayesinde, durgun suda oluşabilecek bakterilerin oluşmasını suyun sıcaklığını çok kısa süre içinde 60°C seviyelerine çıkararak engelliyor. Sıcak suyun uzun süre temiz ve sağlıklı bir şekilde muhafaza edilebilmesine katkı sunuyor. Sessiz çalışma seçeneğine sahip IOTherm ısı pompaları, haftalık ve günlük olarak da programlanabiliyor.

Kurulum ve Kullanım Kolaylığı

Baymak yeni nesil ısı pompaları, kurulum ve kullanım kolaylığı da sağlıyor. LCD ekranlı kontrol paneline sahip yeni nesil IOTherm ısı pompaları, tercihe göre bulunduğu odanın ortam sıcaklığına göre ‘oda termostatı’ olarak da çalışabiliyor. Özel tesisat ekipmanlarıyla kullanıldığında daha verimli bir şekilde çalışıyor. Buffer Tank anlık sıcaklık taleplerini içerisinde depoladığı sıcak sudan karşılayarak sistemin rahatlamasını sağlıyor. Aynı zamanda ısı pompasının devreye girme sürelerini
azaltıp, elektrik tüketimini de düşürüyor.

Devamını Oku

Genel

Güngör Terzi Çok Amaçlı Kültür Merkezi açıldı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Eğitim, sağlık ve sosyal yardımlaşma konularında faaliyet göstermek üzere Standart Pompa tarafından 2019 yılında kurulan El Ele Yarınlar Vakfı, sürdürülebilir yarınlar için çalışmalarına devam ediyor.

Bunlardan bir yenisi ise vakfın destekleriyle ve Şile Kaymakamı Mehmet Nebi Kaya, Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı, değerli kamu kurum yöneticileri, STK başkanları ve bölge halkının katılımıyla açılışı gerçekleşen, Şile Belediyesi Güngör Terzi Çok Amaçlı Kültür Merkezi.

Bölge için çok önemli katma değer sağlayacak olan kültür merkezi, sağlık taramaları ile eğitim ve öğretim konularında Şile ve çevresine hizmetlerine başlayacak.

Yardımlaşma ve dayanışma kültürünün bir aynası olarak görülen El Ele Yarınlar Vakfı, açılışı gerçekleşen kültür merkezinin, Standart Pompa ikinci jenerasyon ortaklarından Güngör Terzi’nin adı ile anılmasından duydukları mutluluğu ifade ederek buna vesile olan Şile Belediyesi’ne ve katkı sağlayan tüm kamu kuruluşlarına teşekkürlerini sundu.

Devamını Oku

Trendler