Connect with us

Elektrik Motorları

ELK Motor, ürün yelpazesini 315 gövde elektrik motorlarıyla genişletti

Yayın Tarihi:

on

ELK Motor, 315 gövde elektrik motorlarının 2020 yılı içerisinde ürün portföyündeki yerini alacağını açıkladı.

315 gövde elektrik motorlarının da katılmasıyla ELK Motor, artık raflarda aranan standart AC motor güç aralığını komple temin edebilecektir. Düşük güçlere doğru da bir başka yenilik olarak 63 gövde motor gamı, hâlihazırda ELK Motor ürün listesine girmiş ve sipariş olarak taleplerini toplamaktadır.

Yurt dışı pazar atılımı

ELK Motor’un ihracat faaliyetleri de hız kesmeden sürüyor. Firmadan yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “ELK Motor’un kuruluşundan beri devam etmekte olan yurt dışındaki ihracat performansımızın artışı kısmen kapanan Avrupa’daki ihtiyaçlardan pay almak gibi görülebilir. Ancak belki çok daha önemli bir konuda iyi haber vermek gerekirse; yüksek potansiyele sahip uluslararası pazarda gördüğümüz dünya devleri ile uzun zamandır yapılan ve kılı kırk yararak denebilecek kadar son derece detaylı ürün geliştirme ve tedarik çalışmalarımızın nihayet meyvelerini vermiştir. Bu sene sonu ya da önümüzdeki sene başında artık sadece numune ya da deneme maksatlı örnek ürünler değil, seri üretim teslimatlarımız bu dev imalatçılar üzerinden tüm dünyaya dağılmaya başlıyor.”

Yeni fabrika yatırımı ile verimlilikte artış

ELK Motor, 50.000 metrekare kapalı alana sahip yeni üretim tesisine taşınma sürecini kısa bir süre önce tamamlamıştı. Yeni tesise ilişkin şu açıklama yapıldı: “Yeni yerimizde, alanımızın da iki katından fazla genişlemesi neticesinde elbette bir verim artışı gözlemleniyor. Stok alanlarımız için olsun makine yerleşimleri ve proses verimliliği olsun her açıdan bunu söylemek mümkün. Yeni fabrikamız demişken, henüz görmediyseniz, kapılarımız her zaman açık, fabrikamızı gezmeye de bekleriz. 

Yeni fabrikamızda zaten gayet yeni ve son teknoloji ürünü olan seri üretim makinalarımızla çalışıyor olmanın yanı sıra artan ihtiyaçlar sebebiyle gerekli eklentileri/modifikasyonları ve otomasyon iyileştirmelerini artık yazılım ve otomasyon kadrolarımız sayesinde kendi bünyemizde yapıyoruz. Bu sayede, sadece makine bazında iyileştirmeler değil, kısa bir süre içerisinde topyekûn bir verim artışını; elimiz ayağımız olan IT sistemimiz ile fabrika içinde mevcut ve sürekli de geliştirdiğimiz OT sistemlerini konuşturarak daha otomatik ve verimli çalışan otonom sistemler haline getirmeyi hedefliyoruz. Burada IT sistemimizden kasıt; ürün planlamadan, fatura kesimine, satınalma proseslerinden sevkiyatların optimize edilmesine kadar kullandığımız ERP sistemini, OT sisteminden kasıt olarak da, saha seviyesinde makine ve makineler arası haberleşmeleri kastettiğimiz otomasyon (otomatik kontrol) işlevlerini sunan sistemlerimizi kastetmekteyiz.

Ürün gamının sürekli gelişmesi, uluslararası dünya devlerinin sadece ilgisini çekme değil beraberinde gelen bizimle çalışma arzuları, fabrikamızın her gün gelişen yeni teknolojileri takip edecek şekilde sürekli olarak ve kendi kadrolarımız tarafından dijital dönüşümü ve beraberinde artık kaçınılmaz olan endüstri 4.0 konseptleriyle donatılması ve nihayet bütün bu unsurların bir potada eritilmesidir diyebiliriz, ELK Motor için. Doğal olarak bu da kaçınılmaz olarak beraberinde başarı öykülerini getiriyor.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Elektrik Motorları

Laboratuvar otomasyonu için tahrik çözümleri

Yayın Tarihi:

on

Analitik laboratuvarlarda günlük olarak sayısız numune test edilmektedir. Bu alanda otomasyonun getirdiği faydalar son derece açık: Daha hızlı sonuçlar, daha yüksek verim, daha az hata ve daha düşük personel maliyeti. Sorunsuz bir çalışma için, yüksek dinamikler ve hassasiyet, tahrik sistemleri için son derece önemli. Dr. Aihua Hong ile FAULHABER’da sorumlu olduğu bu pazar segmentindeki gereksinimler ve gelişmeler hakkında konuştuk.

Laboratuvar otomasyonu hangi endüstrilerde rol oynamaktadır?

Otomatik prosesler kimya, ilaç ve gıda teknolojisi gibi tüm laboratuvar alanlarında bulunabilir. Tıp endüstrisi, dünya çapında önemli oranda büyüme kaydeden bir alandır. Otomatik çözümler, in vitro teşhis (IVD) olarak adlandırılan, yani kan, idrar ve doku gibi tıbbi örneklerin analizinde uzun yıllardır bu alanda vazgeçilmezdir. Test prosedürleri, yeni ilaçların geliştirilmesinde ilaç şirketlerinin araştırma laboratuvarlarında giderek daha otomatik hale gelmektedir.

Laboratuvar otomasyonu tam olarak nedir?

Farklı laboratuvarlardaki otomasyon derecesi oldukça değişkendir. Bağımsız cihazlar kullanarak bireysel işlemlerin gerçekleştirilmesinden karmaşık sistemlerde tam numune analizine kadar uzanır. İkincisi, özellikle standart bir protokole göre çok sayıda numunenin incelenmesi gereken ve çok az esnekliğe ihtiyaç duyulan alanlarda gereklidir – örneğin bir hastanenin ana laboratuvarında IVD veya tıbbi teşhis için büyük laboratuvarlarda.. 

Bu alanlarda hangi işlemler otomatik olarak gerçekleştirilir? 

Analiz sürecinin neredeyse tamamı bu laboratuvarlarda otomatik olarak gerçekleşir. Renk kodlu numune test tüplerinde kan örneklerinin hazırlanması ile başlar. Tarayıcı, bir test tüpü için gereken analiz türünü kaydeder ve bunun bir robot kolu tarafından uygun şekilde seçilmesini sağlar. Bu örneklerin bazıları, kan bileşenlerini ayırmak için santrifüjlenir. Numuneler daha sonra konveyor bant veya çekişli küçük el arabası gibi özel taşıma birimleri ile gerçek analiz istasyonuna taşınır.

Analiz istasyonunda ne olur?

Numune ilk olarak barkodu bir kameraya yönlendirerek ve okunarak tanımlanır. Ardından tıpa test tüpünden çıkarılır ve numunenin bir kısmı alınır. Daha sonra test tüpü tekrar kapatılır ve daha sonraki bir tarihte olası testler için arşivlenir. Numune, gerçek analiz için bir reaksiyon kabına aktarılır, örn. bir test plakası veya petri kabı üzerine. Sonraki testler sırasında, tahrik teknolojisi esas olarak pipetleme, sıvı taşıma ve karıştırma gibi süreçler için kullanılır.

Motorlar hangi gereksinimleri karşılamalı?

Tüm süreç boyunca birçok farklı hareket gerçekleştirilmelidir ve tahrik teknolojisinden beklenen talepler de buna göre değişir. Konveyör bantları büyük ve güçlü motorlar ve mümkün olduğunca kompakt ve hafif bileşenler gerektirir. Kapsamlı ürün yelpazemiz sayesinde tüm spektrumu kapsayabilir ve neredeyse her gereksinim için son derece iyi bir çözüm sağlayabiliriz.

Bize bazı örnekler verebilir misiniz? 

Birçok uygulama, alma ve yerleştirme ve pipetleme işlemleri gibi tekrarlanan başlatma / durdurma hareketleri için oldukça dinamik bir sistem gerektirir. Bunu yaparken hem hız hem de son derece hassas konumlandırma gereklidir. Boyut ve ağırlık da burada bir rol oynar: Tutucu kolun veya pipetleme başlığının yukarı ve aşağı hareketi için tahrik genellikle mobil bileşende bulunabilir. Bu nedenle son derece hafif ve kompakt olmalıdır.

FAULHABER motorlarının avantajları nelerdir?

1524SR ve 2224SR serisi DC mikromotorlar bu uygulamalar için bilhassa uygundur. Demir armatürleri yoktur ve bu nedenle karşılaştırılabilir performansa sahip diğer modellerden çok daha hafif ve daha küçüktürler. Aynı zamanda, son derece yüksek dinamiklere sahip olmaları ile karakterizedir. Esas olarak, ünitenin toplam uzunluğunu sadece iki milimetre artıran bir dizi IE3 kodlayıcı ile birlikte kullanılırlar. Bu nedenle, son derece kompakt bir tasarımla yüksek performans elde edilir.

FAULHABER ürünlerininin tercih edilmesinin başka nedenleri var mı? 

Müşterilerimizin ekipmanlarının daha uzun süre güvenilir bir şekilde çalışabilmesi için yüksek kaliteli bileşenlere sahip olması son derece önemlidir. Numune analizi için cihazları ile birlikte sattıkları reaktifler karlarının yaklaşık yüzde doksanını oluştururlar. Bu nedenle ekipmanlarının hizmet ömrü ve reaktif satışlarının sürekliliği doğrudan ilişkilidir.

Tahrik sistemleri

Ayrıca, IVD ekipmanı işletime alınmadan önce pahalı bir sertifikasyon sürecinden geçmelidir. Bu işlemi tekrarlamamak için, mümkün olan yerlerde mevcut cihazların başka modellerle değiştirilmesinden kaçınılır. Bu nedenle yedek parçaların mevcudiyeti de önemli bir rol oynamaktadır. Bir FAULHABER bileşeninin uzun bir hizmet ömründen sonra değiştirilmesi gerekirse, müşteri, yıllar sonra bile bizden hala o bileşenin elde edilebileceğine güvenebilir. 

Devamını Oku

Elektrik Motorları

Çok yüksek verimlilik seviyelerine sahip yeni motor serisi: Dyneo+

Yayın Tarihi:

on

Nidec Leroy-Somer, yeni, süper premium verimliliğe sahip, sabit mıknatıs destekli senkron relüktans motor Serisi Dyneo+ modelini takdim eder. Senkron sabit mıknatıs teknolojisinin performansını asenkron motorların kolay kurulumuyla birleştiren Dyneo+ motorları, endüstriyel uygulamaların en katı gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır ve dijitalleştirme kullanıldığında daha da fazla seçenek sunmaktadır.15 yıllık tecrübesi ve 3 gigawatt’ın üzerinde kurulum deneyimi ile Nidec Leroy-Somer, yüksek enerji verimliliğine sahip senkron motor ve değişken hızlı sürücü çözümlerinin tedarikinde lider olarak kabul edilmektedir.

Güçlü uzmanlığı ile Nidec Leroy-Somer tek başına indüksiyon ve senkron sabit mıknatıs teknolojilerinin tüm faydalarını içeren ve akıllı sürücü çözümleri açısından ek olarak önemli ilerlemeler sunan süper premium verimliliğe sahip sabit mıknatıs destekli senkron relüktans motorların yeni bir serisi olan Dyneo+´yu geliştirmiştir.

Enerji verimliliği sınıfında lider

IEC 60034-30-2 ve NEMA Süper Premium / Ultra-Premium en yüksek verimlilik seviyelerine ulaşan IE5’in üzerindeki enerji verimliliği seviyesi ile Dyneo+ değişken hız ve yükte döngüde gerçek kullanımda önemli miktarda enerji tasarrufu sağlar. Sonuç olarak, bu seri piyasadaki en düşük toplam maliyetle elde edilmektedir.

Dyneo+ senkron motor serisi, Nidec Leroy-Somer değişken hızlı sürücüler, Powerdrive F300 ve yeni Powerdrive MD Smart ile birlikte geliştirilmiştir. Dyneo + motor performansını optimize etmek için mükemmel bir şekilde uyarlanmış olan bu son nesil yüksek güç hızlı sürücüler kullanıcı deneyimini zenginleştirmek ve yeni Systemiz uygulamasının özelliklerinden tam olarak yararlanmak için yeni bir HMI ve güvenli bir Bluetooth bağlantısı ile donatılmıştır.

Dijitalleştirme sayesinde hızlı ve kolay kullanım

Kendini Dyneo+ motorlarına odaklamış olan Nidec Leroy-Somer, sistemler arasında bilgi alışverişini kolaylaştırmak ve sonraki eylemleri tetiklemek için çok çeşitli dijitalleştirilmiş hizmetler sunan benzersiz bir interaktif uygulama olan Systemiz’i tasarlamıştır.

Tüm ürün literatürüne anlık erişime ek olarak, Systemiz sadece motor plakasındaki QR kodunu tarayarak kolay ve sezgisel sürücü ayarı için motor parametrelerine doğrudan erişim sağlar. Yeni ve tamamen yapılandırılabilir Powerdrive MD akıllı ara yüz modülü sayesinde, özelleştirilmiş alarm üretimi ve yenilikçi teşhis araçları yardımıyla öngörülen bakım ayarı artık mümkündür.

Etkileşimli yapılandırma ve hızlı kurulum, önemli bir avantaj olarak ciddi bir maliyet tasarrufu sunar.

Tork ve hız performansı

Değişken hız için tasarlanan bu yeni ürün serisi, pozisyon geri bildirimi olan veya olmayan çalışmalar için optimize edilmiş genel çalışma performansı sunar.

Doğru hız ve tork kontrolü sunan Dyneo+ motor ve sürücü, gerilim azaltma veya cebri havalandırma olmaksızın genişletilmiş hız aralıklarında sabit torku garanti eder. Bu aynı zamanda, yüksek hızda yüksek tork gerektiren uygulamalar için son derece etkili ve uygulanması kolay bir çözümdür. Sensörsüz modda yüksek başlangıç performansı enkoder ihtiyacını ortadan kaldırır.

Güvenilirlik ve basitlik

Nidec Leroy-Somer, sağlamlığı ve güvenilirliği ile bilinen Imfinity® asenkron motorlarının mekanik platformuna dayanan Dyneo+ serisini geliştirmiştir. Kanıtlanmış parçaların kullanımı, bu yeni motorlara büyük bir tasarım gücü ve uzun bir servis ömrü sağlar. Diğerlerinin yanı sıra, bu yapı seçenekleri arasında değişken hız uygulamalarına uyarlanmış ve şaft üzerindeki ağır yüklere dayanacak şekilde boyutlandırılmış rulmanlar, takviyeli izolasyonlu sargılar, düşük aşırı ısınmaya sahip yeni nesil topraklamasız rotor bulunmakta ve standart olarak takılan PTC ve PT100 sensörleri sayesinde mükemmel termal koruma sağlamaktadır.

Dyneo+ hızlı kurulum, basit parametre ayarı ve kolay bakım sağlamak üzere tasarlanmıştır. Daha kolay kablolama için büyük bir terminal kutusu ile donatılmış olan motor, asenkron motor kadar basit bir şekilde monte edilebilir veya sökülebilir. Düşük rotor kaybını kullanan teknoloji sayesinde Dyneo+, özellikle yüksek yağlama frekansında bakım maliyetlerini azaltır.

Yüksek derecede adaptasyon

Dyneo+ 6000 rpm’ye kadar olan hızlar için 11 ila 430 kW arasında her türlü konfigürasyon için uygun iki opsiyon sunmaktadır:

Makinelere, uygulamalara veya sistemlere herhangi bir değişiklik olmadan mevcut tasarımı ile kolayca entegre edilen standart bir IEC motor ile %100 değiştirilebilir dizayn

– Herhangi bir alan kısıtlamasını aşmak ve enerji tüketimini optimize etmek için piyasadaki en yüksek güç-ağırlık oranına sahip son derece kompakt bir dizayn

Alüminyum gövdeli IP55 versiyonuna (LSHRM serisi) ve IP23 çelik versiyonuna (PLSHRM serisi) ek olarak, Dyneo+ korozif ortamlar veya şiddetli mekanik gerilmelere maruz kalan uygulamalar için ideal bir demir döküm gövde aralığı (FLSHRM) önermektedir.

Bu avantajlar, Dyneo+’yı endüstriyel soğutma, kompresör, pompa, havalandırma, ekstrüder, öğütme vb. pazarların gereksinimlerine tam olarak uyum içinde son derece çok yönlü bir ürün serisi haline getirmektedir. Dyneo+, enerji zorunluluklarını ve verimlilik ihtiyaçlarını birleştirerek proses uygulamalarına uyum sağlar.

Devamını Oku

Elektrik Motorları

AEM’den pompa ve kompresör endüstrileri için senkron relüktans motor

Yayın Tarihi:

on

AEM Elektrik Motorları Genel Müdürü Sami Akdoğan’la bir röportaj gerçekleştirdik. AEM’in üretim süreçleri ile pompa ve kompresör sektörlerine özel çözümleri hakkında bilgiler veren Sami Bey, Covid-19 sürecinde firma olarak aldıkları tedbirler ve “yeni normal” dönemine ilişkin öngörülerini de paylaştı bizlerle.

AEM Elektrik Motorları’nı yakından tanıyabilir miyiz? Ürün çeşitliliğiniz nedir ve hangi sektörlere hitap ediyorsunuz?

AEM Elektrik Motorları, Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen elektrik motor üreticilerinden bir tanesidir. Vizyonunda Türkiye’nin verimli motor açığını kapatmanın yanı sıra yüksek güçte motor üretimi vardır. Bu bağlamda 2015 yılında yaptığımız yatırımla geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Şu an alçak gerilimde 0,12 kW-500 kW arasında üretimimiz bulunmaktadır. Bütün prosesleri kendi bünyemizde üretiyoruz. Bir elektrik motor üreticisi olarak sanayinin bütün dallarında varız.

AEM Elektrik Motorları Genel Müdürü Sami Akdoğan

Yüksek verimli motor seçenekleriyle iddialısınız. Ürünlerinizin teknik özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

Yüksek verimli motor konusunda iddialıyız. Kuruluşumuzdan beri amacımız yüksek ve doğru verimlilikte motor üretmek. 2 yılda 180 yeni kalıp ürettik IE3-IE4 motorlar için. Bu çok büyük bir hız ve kabiliyet. Motorlarımızın verimlerini ölçmek için ve diğer global üreticilerle benchmark için 2016’daki ilk yatırımımız 475 kW’lik test laboratuvarımızdı. Test laboratuvarımızın özelliği sürücü verimini, motor verimini ve sürücü artı motor verimini ölçebilen bir sistem olmasıydı. Bildiğiniz gibi artık sürücü verimleri de regülasyona girecek. Bu yüzden bu çok önemli. AEM Motor olarak müşterilerimize özellikle motor kabullerini fabrikadaki test laboratuvarında, ekiplerinizle gelerek sistem verimini görünüz, bu şekilde kabul yapınız diyoruz. Son iki yıldır hem kamu hem özel sektörde birçok projemiz oldu ve kabuller fabrikamızda yapıldı. Bu, müşteri açısından da bir eğitim süreci gibi geçiyor. Diğer yandan AEM olarak yeni tip senkron relüktans motorlarımız var. Bazı gruplarda IE5 seviyelerine kadar ulaştık. Burada tamamen sürücü ve motor veriminden bahsetmek doğru olur. Bu tip motorlar sürücüsüz çalışmaz. Yine su soğutmalı motor serimizi çıkaracağız. Su soğutmalı motorlarda ısıyı düşük seviyede tutabildiğimiz için motorları daha fazla yükleyebiliyoruz. Bu bize küçük gövdede yüksek güç olanağı sunuyor. Aynı zamanda motorlar fan olmadığı için çok sessiz.

Pompa vana ve kompresör sektörlerine yönelik özel çözümleriniz nelerdir?

Şu an için pompa ve kompresör için ürettiğimiz ve yurtdışında global bir pompa üreticisinin kullandığı senkron relüktans motorumuz var. IE5 motor seviyesini test edip onaylattık. Motorların rotorlarında induction motordaki gibi alüminyum yok. Sadece özel tasarlanmış hava boşlukları ile rotoru hızlı soğutabiliyoruz. Rotordaki kayıpları minimuma çekiyoruz ve verimi yükseltiyoruz. Şu an için alınan sonuçlar mükemmel diyebilirim. Enerji tasarrufunu maksimuma çıkardık. Şu an için bu üretim Türkiye’de tek. Artık bu motorlarla birlikte sürücü artı motor veriminden bahsedeceğiz. Kullanılan sürücünün niteliği de çok önem kazanmış olacak. Yukarıda bahsettiğim gibi su soğutmalı motorlarımız da hidroforlar için mükemmel. Çünkü binalarda fan sesinden dolayı rahatsızlık meydana geliyor. Bu noktada motorda su soğutma olduğundan fan kullanılmıyor ve çok sessiz olması da başka bir tercih sebebi. AEM olarak yaptığımız her yatırımın meyvesini alıyoruz. Yaptığımız işlerde farklılık yatıyor ki bu da AEM motorun tercih edilme sebebini doğuruyor.

Satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

AEM olarak ilk öncelikli hedefimiz ürünlerimizde hiçbir sorunun yaşanmaması. Bunun için üretim esnasında en çok üzerinde durduğumuz konu kalite ve test prosesleri. Satış sonrasında da ayrı bir ekibimiz var. Bu ekibin işi sadece satış sonrası süreci yönetmek. Bunun için çeşitli tool’lar kullanıyoruz. Sahada müşteri tarafında hizmet vermek için en teknolojik makine ekipmanına sahibiz. Kestirimci bakıma önem veriyoruz ve birçok firmada periyodik bakımlarımız var. Bu bize arızalanmaları önceden tespit edip makinelerin duruş kalkış sürelerini minimuma indirtebiliyor. Diğer yandan yine bu cihazlarımızla gereksiz güçte motor seçimlerini engelleyip müşterilerimize raporlar sunuyoruz ve enerji verimliliğine katkıda bulunuyoruz. Aynı zamanda Aksaray’daki fabrikamızda AEM Servis Merkezi’ni kurduk. Servis merkezimizin amacı özellikle büyük güçteki verimsiz ya da arızalanan motorların fabrika üretiminden çıkmış gibi yenilemesinin yapılması. Bu konuda şu anda birçok kurumsal firmaya hizmet verdik. Yurtdışında da belirli noktalarda partnerlerimiz var. Herhangi bir sıkıntı durumunda yurtdışındaki servis merkezlerimiz ile hizmet veriyoruz. Ama dediğim gibi önceliğimiz hiçbir problemin yaşanmaması.

Elektrik motoru seçiminde nelere dikkat edilmelidir sizce?

Elektrik motoru çok geniş bir konu. Bir o kadar da önemli. Çünkü elektrik motorları sanayinin kalbi. Motorların yanlış seçimi maddi açıdan birçok kayba neden olabilir. Öncelikle Türkiye’deki elektriğin yüzde 36’sını elektrik motorları tüketiyor. Dünyada bu oran yüzde 30. O yüzden verimlilik çok önemli. Kullanıcıların yüksek verimli motor tercih etmelerini öneririz. Diğer bir önemli konu da motorların kullanılacağı uygulama alanları. Kompresör mü, pompa mı, redüktör mü? Örneğin dik bir pompada motorun pozisyonu da dik olacağından rotorlu milin öne doğru çekilmemesi için rotorlu mili kapakta segmanlarla sabitliyoruz. Bu, uygulamalardan sadece bir tanesi. Yine voltaj konusu çok önemli. Örneğin, bir makine üreticisi Suudi Arabistan’a iş yapıyor. Orada kullanılan gerilim 380 volt 60 hz, eğer standart bir motor kullanılır ise problem olabilir. Yine dikkat edilmesi gereken konular arasında motorun çalışacağı bölgenin sıcaklık koşulları, yine çalışacak uygulamaya göre alüminyum gövde mi yoksa pik gövde mi seçileceği önemli. Sanayicilerimiz sıkıntı yaşamamak için genelde uygulamanın üzerinde motor gücü seçerler. Ama bu da verim kaybına ve gereksiz maliyete yol açar. Eğer üreticiden bir data-sheet isterlerse motorun ne kadar güce çıkabileceğini görebilirler. Kısacası standartların dışında, farklı bir uygulama var ise motor tedarikçileriyle ya da üreticilerle temasa geçilebilirse daha güvenli sonuçlar doğurabilirler.

Pandemi süreci yaşamın her alanında olduğu gibi üretim alanında da etkilerini gösteriyor. Bu süreçte faaliyetlerinizi aksatmamak adına ne tür tedbirler aldınız?

Pandemi tüm dünyayı etkilediği gibi ülkemizde de normal hayatı değiştirdi. Biz de fabrikamızda önlemlerimizi aldık. Üretimi ikiye böldük. Çalışanlarımızın çalışma mesafelerini tekrar düzenledik. Maske kullanımı öncelikli konumuz. Servis ve yemekhane düzenlerini değiştirdik. 65 yaş üstü personelimize ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımıza idari izin verdik. Pandeminin ilk günlerinde yurtdışı ziyaret planlarımızı iptal ettik, yurtiçinde de bütün randevularımızı öteledik. Açıkçası bütün önlemleri üretimi aksatmadan almaya çalıştık. Tabii ki verimlerimiz düştü ama vaka yaşamadan bu süreci geçirmeye çalıştık, çalışıyoruz.

Pandemi sonrası “yeni bir normalleşme” süreci bekleniyor. Firmanız ve sektör açısından geleceği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle bu süreç bize birçok şeyi gösterdi. Çoğu bildiğimizin eksik olduğunun, birçok şeyin daha önemli olduğunun kanıtı bu pandemiydi. Türkiye ekonomisinin çoğu hizmet sektörüne bağlı ve bir anda hizmet sektöründeki firmalar kapanmak zorunda kaldı. Ama üreticiler vaka çıkmadığı sürece üretimlerine devam etti ve üretimin ne kadar önemli olduğunu anladık. Bizim sektörümüzü ele alırsak benim düşüncem Avrupa’daki Çin pazarından şu geçtiğimiz aylarda bile pay aldık. Pandemi şunu gösterdi: Avrupa firmaları tek tedarikçi ile bu işin gitmeyeceğini anladı. Bir de biz butik üretimi önemsiyoruz. Örneğin Avrupa’daki bir tedarikçimiz Çin’e geçtiği siparişlerini alamadı ve müşterisine sözü vardı. Çok kısa sürede biz ürünü üretip gönderimini sağladık. Müşteri açısından durum şu oluyor: Birincisi kısa sürede teslimat; bu finans açısından tedarikçi için önemli çünkü Çin’den ürün getirirken yılı 3 partiye böldüğü için parasını bağlıyordu. Diğer yandan kısa sürede ürününü son kullanıcıya teslim edebiliyor. İkinci konu, kaliteli ürün kullanıyor. Üçüncüsü ise tüm bunları kabul edilebilir fiyatlarla alıyor. Amerika’nın en büyük şirketlerinden Walmart birçok tedarikini Türkiye’ye kaydırdı bile. Ben önümüzdeki süreci iyi görüyorum. Birçok firma üretimi Türkiye’ye kaydıracak. Çin’in şu an ihracatı 2.3 trilyon dolar. Amerika ve Avrupa beraber Çin’e karşı bir yaptırımda bulunmaya çalışacak. Bizim buradan pay almamız kaçınılamaz. Şöyle bir alternatiflere bakalım: Hindistan, Pakistan, Endonezya, Avrupa’da da Sırbistan. Türkiye konum açısından, genç işgücü ve verimlilik açısından bir numara diyebilirim.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Bizim 2017’de karar aldığımız “orta gerilim” motor yatırımımız var. Bunun için gerçekten çok uğraştık. Dünyadaki bütün global üreticileri gezdikten sonra çok teknolijik bir fabrika kuruyoruz. Kendi alçak gerilim motor fabrikamızın yanında 10.000 metrekarelik ek binamızı tamamladık. Burada hedefimiz 5 MW’a kadar üretimimizi tamamlamak. Türkiye’nin her yıl bu konuda 70 milyon dolar ithalatı var. Avrupa pazarı ise 1 milyar avro. Yaptığımız işi Türkiye’de yapmanın yanı sıra yapılanların üzerine çıkaracağımız bir teknoloji sunacağız. Yine bu yatırımın içinde orta gerilim motor ve generator test sistemi yatırımımız var. Türkiye’de ilk defa motor ve generatorlerinin yükte testini gerçekleştireceğiz. Bu gerçekten ülkemiz için çok önemli. Eskiden bu tip motorların testi için devlet kurumları, özel sektör temsilcileri yurtdışına gidiyordu. Artık bu test ülkemizde yapılacak. 

İhracat hedefleriniz ne düzeydedir? Bu alanda yeni atılımlar planlıyor musunuz?

AEM Motor olarak ihracat payımız her geçen sene artıyor. Zaten şu an 4 büyük global motor üreticisine motor üretiyoruz. Aynı zamanda Avrupa’da OEM müşterilerimiz var. 2019’a kadar distribütörlere çok ağırlık vermemiştik ama 2019’la birlikte bu konuda ilerleme kaydettik. Çok önemli noktalarda distribütörlerimizle AEM markası ile hizmet veriyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni ürünlerimizle birlikte oranımızı %50’nin üzerine çıkaracağız. 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

İlk olarak elektrik motor konusu çok geniş bir konu. Biz Türkiye’deki üreticiler sadece belirli bir kısmındayız. Demek istediğim, yatırım yapılacak, iş birliği yapılacak birçok konu var. Bu bizi heyecanlandırdığı gibi zinde tutuyor. Çünkü yukarıda bahsettiğim gibi Türkiye’nin önü çok açık ama sadece standart ürünler ile gidersek sürdürülebilir olacağı kanaatinde değilim. Bu yüzden durmadan kendimizi yenilememiz lazım. Mevcut ürünü geliştirmenin yanında yeni ürünleri çıkarmak gerekiyor. Bu, içe kapanarak değil globalleşerek ve etkileşimle mümkün. Yurtdışında satın almalar bile gündemde olabilir ki know-how’ı buralara çekelim. AEM olarak her sene yatırımlarımız bir önceki seneden daha fazla. Üniversite-sanayi iş birliğine önem veriyoruz. Çünkü her şeyin çıkış noktası eğitim. Projelerin hayata geçmesi için bu beyinlerin sanayide fiilen olması lazım. Şu an örneğin ODTÜ ile bazı projelerimiz var. Bunu, başka üniversitelerde de artıracağız. Biz bilime ve insana önem veren bir firmayız. Çok şanslıyım ki böyle bir kurum da çalışıyorum ve arkadaşlarıma aynı şeyi söylüyorum: Bilgi çok pahalı bir şey. Buna ulaşmak için yatırıma ve insana önem veren firmalarla çalışmak gerekir. AEM bunlardan bir tanesi.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com