Connect with us

Endüstri 4.0

Elektrik nasıl evcilleştirildi?

Yayın Tarihi:

on

Geçen sayıda elektriği daha iyi anlayabilmek için bazı kavramları açıklayacağımızı söylemiştik, bunu yapacağız. Ancak bunu biraz daha geriden başlayarak yapalım. Öncelikle fizikçilerin elektrikte kullandıkları “Alan” kavramını açıklayalım, çünkü bu alan bildiğimiz alanlardan farklı, birimi metrekare değil.

Alan Nedir?

Alan, yükler tarafından yüklerin etraflarında oluşan ve yüklerin karakterine göre ve yükten uzaklığa bağlı olarak (ayrıca yüklerin hareketine de bağlı olarak) değişen ve yüklerin birbirlerine olan etkilerini, bu etkilerin ve yönünü açıklamak için ortaya konmuş bir kavramdır. Ne de çok karmaşık bir tanım oldu, biraz basitleştirelim; Alana, sadece yükün karakterini gösterebilme yetisi denir. Fizikçiler, yüklerin arasında bir şey olmaksızın birbirlerini nasıl etkilediklerini göstermek için bu kavramı uydurdular ve tuttu. O kadar tuttu ki, bu kavram madde kadar gerçek bir kimliğe bile büründü. Daha sonra fizikçiler gördü ki; alan, enerji ve momentum taşıyabilmekteydi. İşte bu özellik alanı madde ve enerji kadar gerçek yapmakta. Fizikçiler “Alan” kavramının sonradan bu kadar gerçek olacağını bilselerdi muhtemelen daha afili bir terim ortaya atarlardı.

Fizikçiler madde ve enerji arasında nasıl bir bağ kuruyorlarsa, madde ve alan arasında da bir o kadar yakın bağ kurdular. Hatta bazı fizikçiler kendilerini alamayıp bu “alan”ı maddenin beşinci hali olarak kabul etti.

Elektrik, manyetik veya elektromanyetik alandaki değişimler ışık hızıyla değişir. Bir yükün alanının etkileri sonsuzda dahi görülür. Alan etkisi, yüklü parçacıklardan olan uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. Yani, etki 1/R2    ile azalır. Alan kavramı bizim için o kadar önemlidir ki, sadece bu kavramla cisimler arasında olan uzaktan etkileşimleri anlaşılabilir. Alan kavramı hala kafanızda canlanmadıysa tedirgin olmayın; diğer konuları anlatırken bu kavram daha da iyi anlaşılacak.

Elektrik Alanı

Bir plastiği kazağınıza sürttüğünüzde gevşek durumdaki elektronlar birinden diğerine doğru yol alır. Hangi yönde gittikleri önemli değildir, zaten bu tam net de değildir. Ancak yönünün olması önemlidir, zaten Elektrik Alan E vektörü ile gösterilir. Vektör demek yön demektir, bunu hepimiz biliriz. Burada önemli olan plastik ve kazağın elektrikle yüklenmesidir. Şimdi yüklü durumdaki plastiği küçük bir kâğıt parçasına yaklaştırırsanız elektrik kuvvetin etkisiyle balona yapışacaktır.

Fizikçiler, bir elektrik yükünün havaya/uzaya doğru uzanan görünmez bir elektrik alanının olduğunu söylerler. Kâğıt parçası kendini bu alanda bulursa yüke doğru yönelir. Havadaki atomlardan elektronları söküp alan ve yıldırım içindeki elektron çığına yol açan o karşı konulamaz güç işte bu “alan”dır. Hatta gök gürültülü bir fırtınadaki elektrik alanı, saç ve tüylerinizin diklenmesine neden olur. Aklınızda bulunsun, kapalı bir günde bunları hissederseniz kendinizi dümdüz yere atın, yıldırımın eli kulağındadır, muhtemelen hedefi de sizsinizdir. 

Yazının devamını okumak için lütfen buraya tıklayınız.

Endüstri 4.0

Nedir bu elektrik?

Yayın Tarihi:

on

Kent yaşamı, tarihsel ve toplumsal koşullar açısından genel bir kavram olmasına rağmen farklılıkları ve özgünlükleri de ihtiva eden bir yapıya işaret etmektedir. Bu, söz konusu yaşam birimlerine verilen ve değişik anlamlara gelen isimlendirmelerde de görülmektedir. Bu doğrultuda kent, uygarlık anlamında, Yunanca’da polis, Fransızca’da cite, Arapça’da medine; Almanca’da kale ya da oturma alanı anlamında burgh ya da borough; Latince’de ise yurttaşlık anlamında urbs ve civitas; kelimeleriyle isimlendirilmiştir. Sanayi Devrimi, tarımın keşfedildiği ve yeni aletlerle ziraatın başladığı Cilalı Taş Devri’nden beri süren (kent) yaşam biçiminden hâlâ imkân ve sınırlarını bulmaya çalıştığımız yeni yaşam biçimine geçişin adı; ilk ve en mühim adımıydı. Sanayi Devrimi, insanları tarlalarından; binlerce yıllık yaşam tecrübelerinden ve alışkanlıklarından uzaklaştırıp yepyeni bir döneme geçmeye mecbur kıldı. Belki de buhar makineleriyle sembolize edilebilecek bu yeni dönem, köklü teknolojik gelişmelerle desteklendi. Hem pratik buluşlar ardı ardına piyasaya sürüldü hem de sistemli araştırmalar olağanüstü bir hızla neticelenerek hayata dâhil oldu. Kömür-çelik sanayiinin gelişimi, demiryollarının ülkelerin içlerine kadar ilerlemesi, buharlı gemilerin okyanuslara açılması, elektrik teknolojisindeki gelişmeler, telgrafın keşfiyle haberleşme alanındaki gelişmeler ve elektrik ışığının evlere girmesi hep bu dönemdeydi. İnsanların yerine cansız güç kaynağı makineyi koyan bu dönemde, makinelerin hızlı, düzenli, şaşmaz ve yorulmaz performansları insanın bir günde yapabileceği işin kat kat fazlasını yapabiliyordu. Böylelikle verimde çok büyük artışlar sağlanmıştı. Bu devrede artık tarımla uğraşan nüfusun yerini de makineler almaya başlamıştı…

Her yeni icat ve bulunan araç, yeni sanayilerin kurulmasını zorunlu kılıyordu. Örneğin otomobil için tekerlek gerekiyor, tekerlek için kauçuk ve lastik alanında devrim niteliğinde değişimler yaşanıyordu. Sanayi alanları böylesine çoğaldıkça eski yapım yöntemleri değişiyor; ustaların şahsi işlerinin yerini makinelerin standart ve seri üretimi alıyor; bu da herkesin aynı saatte işe başladığı ve işini belirli saatlerde sürdürdüğü fabrikaların önlenemez yükselişini devam ettiriyordu. Daha fazla mekanik güç, daha fazla üretilmiş mal, daha fazla ulaştırma, daha çok tüketici, daha çok satıcı ve daha büyük firmalar doğuran bu dönem, elbette daha büyük kentleri de oluşturacaktı.

Yazının devamını okumak için lütfen buraya tıklayınız.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

2020’ye damga vuracak yapay zekâ tabanlı Chatbot trendleri

Yayın Tarihi:

on

2019 yılında pek çok şirketin iş ve müşteri yönetim süreçlerine dahil olan Sanal Asistanlar ve chatbotların 2020’de de yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak daha akıllı hale gelmesi ve pek çok yeni kanalda kullanılması öngörülüyor.

Chatbotlar şirketlerin müşteri deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor. 2020 ve sonrasında yapay zekâ uygulamalarını yatırım hedeflerine alan şirketlerin ise chatbot alanında yaşanan gelişmeleri yakından takip etmesi ve şirketleri için en uygun chatbotu kurgulaması gerekiyor. 

Yapay zekâ tabanlı chatbotların kullanımı artacak

Düşük kapsamda basit süreçleri yapabilen kural tabanlı chatbotlar büyük şirketler için müşteriyi tam anlamıyla memnun etme konusunda yetersiz kalacak ve önümüzdeki dönemde bazı senaryolar için yapay zekâ tabanlı chatbotların geliştirilmesi zorunlu olacak. Bu chatbotların müşteriyi daha iyi anlamaları, tıpkı bir insan gibi müşteriyle iletişime geçmeleri ve karmaşık sohbetleri yönetebilmeleri tercih edilme oranlarını artıracak. Bu nedenle bu alanda hizmet veren CBOT gibi yapay zekâ (Conversational AI) alanında tecrübeli şirketler öne çıkacak. Başarılı uygulama örneklerinin de somut olarak görülmesi, denenmesi, kullanılması, müşterilerine chatbot deneyimi yaşatmak isteyen şirketlerin yapay zekâ tabanlı chatbotları seçmelerinde önemli bir rol oynayacak.

Kurumsal şirketlerde “Çatı Bot” uygulamaları göreceğiz

Kurumların iç sistemlerinde, çalışanları için oluşturdukları chatbotlar arttıkça bu botların yönetimini üstlenecek ve kullanıcıya tek bir arayüz ile tüm işlemlerini yapma imkânı sağlayacak bir “çatı bot” ihtiyacı da artıyor. Sistemler kullanıcı ile her zaman ön yüzdeki “çatı bot” ile iletişim kuracak, kullanıcının isteğini anlayarak, arka taraftaki İK botu, finans botu, IT botu gibi özelleşmiş botları diyaloğa çağırarak kullanıcının işleminin yapılmasını sağlayacak. 

Kişiselleşmiş hizmet veren botların kullanımı yaygınlaşacak

Artık etrafımızda kişinin bulunduğu ortamı, geçmiş diyaloglarını, genel seçimlerini bilen ve diyaloğu buna göre sürdüren chatbotlar göreceğiz. Ayrıca aynı anda birden fazla konuda diyalog sürdürebilen, başlıklar arasında geçiş yapabilen chatbotlar da hayatımıza girecek. İnsanların çeşitli mod ve duygularını sezebilen chatbotların gelişimi bu uygulamaların şirketler tarafından bir satış kanalı olarak tercih edilmesini sağlayacak. 

RPA ve Chatbot entegrasyonları ile daha otomatize iş süreçleri 

2019’un öne çıkan trendlerinden biri de Robotik Süreç Otomasyonu’ydu. (RPA) 2020’de bu yeni teknolojinin Chatbotlar ile entegre hale gelerek birçok şirkete; işlerini otomatik hale getirme, zaman kazanma ve tutarlı süreçlerin inşa etme gibi önemli fırsatlar sunacağı bir yıl olacak. Yapay zekâ ve RPA uygulamalarıyla iş yönetimlerini otomatize eden şirketler tekrar eden işlerde ortaya çıkan zaman kaybını engelleyerek çalışanlarını daha komplike işlerde istihdam edebilecekler.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

Türkiye’de ilk endüstriyel 5G uygulaması

Yayın Tarihi:

on

12 – 15 Mart 2020 tarihlerinde düzenlenecek WIN EURASIA 2020 fuarında sergilenecek Türkiye sanayisinin ilk 5G senaryoları, fuar öncesi Siemens, Mitsubishi Electric, MCS, i2i Systems, SICK, Universal Robots UR, Schunk, IQ Vizyon, Merlicon, Oppent, Siskon, Simtek ve Trio Mobil’in katıldığı etkinlikle tanıtıldı.

i2i Systems’in yeni geliştirdiği yerli ve milli 5G şebekesinin ilk defa duyurulduğu törende, 5G Arena alanında uygulanacak “Akıllı Üretim için 5G” senaryoları gösterildi. “Tümleşik Dijitalizasyon ve Endüstri 4.0″ senaryosunda i2i Systems’in canlı 5G şebekesi test edildi.

MCS GRUP tarafından tasarlanan “CodeMaster Endüstri 4.0 Uygulaması” bu ağı kullanarak Mitsubishi Electric robotu, Schunk robot eli ve Siemens Mindsphere bulut çözümü ile IIoT tabanlı haberleşti. Senaryo kapsamında ürünün iş emri verildiği andan itibaren tüm yaşam döngüsü anlık olarak takip edilebildi. i2i Systems’in yerli ve milli 5G teknolojisinin kullanıldığı; SICK, Universal Robots UR ve Schunk ortaklığıyla sergilenen diğer senaryoda ise insan-robot-bulut ve sensör etkileşimi gerçek zamanlı olarak gösterildi.

Hayata geçirdikleri bu iş birliğiyle 5G alanında özellikle farklı endüstrilerin dönüşümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaları teşvik etmeyi amaçladıklarını belirten Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel, “Türkiye dijital dönüşümde bir çağ atlıyor. Yerli ve milli 5G frekansının bütünleşik 5G senaryoları üzerinde kullanılması, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekten ciddiye aldığını ve yeni bir döneme kapı araladığını gösteriyor. WIN EURASIA’da otonom sistemlerden robot insan etkileşimine, anlık ısı haritası ve üretim takibinden karanlık fabrika ile yapay zekâya; derin öğrenmeden bulut sisteme kadar farklı konularda canlı 5G senaryolarını bir araya getireceğiz. Türkiye’nin endüstriyel alandaki gücünü tüm dünya görecek” dedi.

“5G uygulaması verimi ciddi oranda artıracak”

Teknolojide yeni devrim Endüstri 4.0’ı hayata geçirirken; SCHUNK olarak bu teknolojiye uygun hızı sağlayacak 5G’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Schunk Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Emre Sönmez ise “Nesnelerin İnternetinden bahsettiğimiz bu dönemde; durum; süreç izleme ve iletişimin doğrudan bileşen düzeyinde yapıldığı ürünlerimiz ile biz de bu verimliliği artıracak sisteme entegre oluyoruz. Özellikle üretim alanlarında esnek; hızlı ve verimi ciddi oranda artıracak olan 5G’nin hayatımıza katılmasıyla; ticari kapasitenin artışını heyecanla bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

“Endüstri 4.0’a geçiş Türkiye’nin öncelikli hedefi olmalı”

ENOSAD Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Halıcı; Dijitalleşme ve Endüstri 4.0’a geçiş; yerli teknoloji vurgusuyla “Türkiye sanayisinin her kolu için her zamankinden daha kritik bir konu haline geldi.  Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimizin;  zaman kaybetmeden üretimde bu teknolojilere yer vermesinin rekabette önemli avantajlar sağlayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Ardından iki örnek senaryo üzerinden endüstriyel 5G’yle robotlarla iletişim ve dijitalizasyon örnekleri sergilendi.

WIN Eurasia 2020, 12-15 Mart tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com