Connect with us

Vanalar

Dikkan Vana 40. yılında yeni hedeflere yürüyor

Yayın Tarihi:

on

İzmir merkezli köklü vana üreticisi Dikkan Vana’ya, ISK Sodex Fuarı’nda bir ziyaret gerçekleştirdik. Fuar telaşesi esnasında bize vakit ayıran ve tafsilatlı açıklamalarda bulunan Dikkan Şirketler Grubu Satış ve Pazarlama Direktörü Alkım Gür’e teşekkür ediyor ve sizleri bu keyifli sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

İsmim Alkım Gür, Dikkan Şirketler Grubu’nda yaklaşık 2 yıldır satış ve pazarlama direktörü olarak görev yapmaktayım. Dikkan Grup, İzmir’de yerleşik bulunan, bu yıl 40. yılını kutlayan bir şirketler grubudur. Grup 6 ana iş kolu ile operasyonlarını sürdürmektedir.

Amiral gemimiz Dikkan Vana denizcilik sektörüne, enerji tesislerine, endüstriyel tesislere, su ve atık su proseslerine vana üretmektedir. Birçok farklı alaşımın üretimini gerçekleştiriyoruz. Vana üretiminde; model, tasarım, Ar-Ge, döküm, işleme ve montaj gibi tüm üretim süreçlerini kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda Türkiye’nin ilk ve tek entegre tesisine sahip vana üreticisiyiz.

İkinci iş kolumuz Dikkan Kablo ile alçak gerilim kabloları üretiyoruz. Bu alanda üretim kapasitesi ve teknoloji anlamında Türkiye’nin ilk beş üreticisinden birisiyiz. Avrupa’nın birçok ülkesine yoğun bir şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Hem bakır hem de alüminyum kablo olarak geniş bir ürün portföyüne ve gerekli kalite sertifikalarına sahip durumda pazarda her geçen gün daha da güçleniyoruz.

Üçüncü iş kolumuz Dikkan Hadde çatısı altında pirinç ve bronz külçe, takoz ve çubuk üretimi yapıyoruz. Bu ürünlerimiz genellikle armatür, savunma sanayii, mobilya ve elektrik sektörlerinde yarı mamul olarak kullanılıyor. Bu alanda da iç piyasada ilk üreticilerden biri olduğumuz gibi Almanya ve İtalya’ya da ihracat yapıyoruz.

Dördüncü iş kolumuz ise Dikkan Döküm. Bu alanda hem vana fabrikamız için döküm gerçekleştiriyoruz hem de dışarıya fason döküm gerçekleştiriyoruz. Dünyadaki tüm bilindik sertifika kuruluşlarından onaylı bir dökümhaneyiz.

Beşinci iş kolumuz, çekme, savurma ve kuma döküm teknikleriyle bronz üretimleri gerçekleştirdiğimiz İz Metal firmamız.  Bu ürünler de genelde kesin çizgilere ve standartlara sahip olan havacılık sanayiinde kullanılıyor.

Son iş kolumuz da Işıksan Geri Dönüşüm Tesisleri’dir. Aliağa’daki grubumuza ait gemi geri dönüşüm tersanelerimiz ile hurda gemileri uluslararası standartlara uygun olarak tekrar sanayiye kazandırıyoruz. Son dönemde petrol fiyatlarının düşüşüyle birlikte pek çok petrol platformu kullanım dışı kaldı. Son iki yıldır yoğun bir şekilde petrol platformlarını geri dönüştürme işlemlerini yürütüyoruz. Petrol platformlarının sökümü ciddi bir bilgi ve birikim gerektiriyor. Işıksan da bu alandaki tecrübesiyle dünya çapında bir firmadır.

Gemicilik sektörüne sunduğunuz çözümlerden bahsettiniz, biraz daha açar mısınız?

Kuruluşunun 40. yılını kutladığımız şirketimizin amiral gemisi ve 40 yıldır faal olan kısmı Dikkan Vana’da yaptığımız üretimin yüzde 70’i de denizcilik sektörüne yönelik olarak gerçekleşiyor. Yaklaşık 30 yıldır Avrupa’ya çok yoğun ticaret gerçekleştiriyoruz. Bu sektördeki iş hacmimizin yüzde 80’ini Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’ya yaptığımız ihracat oluşturuyor. Denizcilik çok ciddi sertifikasyon isteyen bir iş kolu ve her gemi, sertifika kuruluşlarının onayından geçmek zorunda olduğu için geminin bütün komponentlerinin onaylanması gerekmektedir. Bizim şirketimizin en büyük özelliklerinden bir tanesi tüm bu sertifikasyona sahip olmasıdır.

Ürün portföyü olarak baktığımızda hem alaşım hem de vana tipi anlamında çok geniş bir portföye sahibiz. Bu denli geniş bir portföye sahip ikinci bir firma ne Türkiye’de ne de Avrupa’da yok. Bu anlamda Avrupa’da buhar vana ve sürgülü vana gibi belirli ürün gruplarında pazar lideriyiz. Dikkan Vana globalde çok bilindik bir marka. 30 yıl önce yapılmış bir gemi bizim geri dönüşüm tesislerimize geldiği zaman Dikkan vanalarının kullanıldığını görebiliyoruz. Bizim bir müzemiz var, bu tarz vanaları orada sergiliyoruz.  

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Avrupa’da birçok ülkede ve lokasyonda temsilcilerimiz ve partnerlerimiz var. Satışlarımız Avrupa çapındaki bu geniş ağ aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Vana konusu oldukça kritik. Bir gemiye vana monte ediliyor ve gemi uzak denizlere açılıyor. Seyir esnasında vanayla ilgili bir problem yaşanabilir. Böyle durumlarda hızlı müdahale gerekebiliyor. Bu noktada üreticinin hem teknik bilgi hem ulaşılabilirlik olarak hem de ürünün ya da yedek parçanın sağlanabilir olması anlamında kuvvetli bir servis ağına sahip olması önem kazanıyor. Bu noktada çok ciddi çalışmalarımız var. Yeni bir mobil aplikasyon devreye aldık. Bu aplikasyon sayesinde Dikkan müşterisi olan birisi dünyanın neresinde olursa olsun, şirketimize ulaşıp gerekli teknik bilgiyi ve desteği alabilecek. Tüm bayilerimiz de yine bu sisteme kayıtlı olacak. Onlar da gerekli yedek parça, sarf malzemesi ve teknik desteği bu sistem aracılığıyla sağlayabilecekler.

Denizcilik piyasası son 3-4 yılda ciddi bir daralmaya girdi. Bu durumda pazarda rekabet de giderek kızışıyor. Bu şartlarda üreticilerin koluna yeni bilezikler takması lazım ki pazarda daha kuvvetli olabilsinler. Hem satış hem satış sonrası hem ürün sonrası hizmet hem de sertifikasyon anlamında rakiplerimizin önüne geçecek, katma değer sağlayacak adımları atmak durumundayız. Kendimizi devamlı geliştirecek, teknolojik ilerlemeye ayak uydurabilecek çıkışlar arıyoruz.

ISK Sodex 2018’e ilişkin bir değerlendirmede bulunur musunuz?

2 yıl önce Sodex Fuarı CNR’de yapılmıştı, bu yıl TÜYAP’a alındı. Açıkçası fuardan, fuardaki yerimizden, vana üreticilerinin bodrum kata yerleştirilmiş olmasından hiç hoşnut değiliz. Bu anlamda bu soruyla ilgili maalesef pozitif bir şey söyleyemeyeceğim. Fuarlar bizim için, yeni müşteri bulmaktan ziyade mevcut müşterilerimizle bir araya geldiğimiz, pazarda var olduğumuzu gösterebileceğimiz, bir nevi prestij alanları. Bu alanlar için çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Hem finansal açıdan hem insan kaynağı ve zaman açısından hem de manevi açıdan çok ciddi yoruluyorsunuz. Bu anlamda 2 sene sonraki Sodex’te yine bu alanda olacaksak, vana üreticileri olarak pek de katılma taraftarı değiliz.

Sektörün Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaklaşık 3 yıldır tüm sektörler Endüstri 4.0 konusuyla çalkalanıyor. Bildiğiniz gibi ilk kez 2013 yılında Almanya’da düzenlenen bir fuarda dile getirildi Endüstri 4.0, sonra 2015 yılında Davos’ta Almanya Başbakanı Angela Merkel ülke stratejisi olarak ortaya koydu. Sonra da hepimiz bunu konuşmaya başladık. Biz, yaklaşık bir yıl önce bünyemizde bir proje ekibi oluşturduk. Bu ekip yoğun olarak Endüstri 4.0 projeleri üstüne çalışıyor. Bizim üretimimiz oldukça emek yoğun bir üretim. Vana üretiminde döküm, talaşlı imalat, montaj ve test prosesleri var. Endüstri 4.0 ve insandan bağımsız üretim için oldukça zor prosesler. Bu açıdan biz Endüstri 4.0’ı şu an proje bazlı, üretimin belirli aşamalarını pilot olarak seçip bu aşamalarda ne tür dönüşümler yapabiliriz değerlendiriyoruz. Güzel sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. Akıllı fabrika adı altında önemli değişiklikler yaptık bu süreçte. Dijital ikiz simülasyon uygulamalarında ciddi çalışmalarımız var. Geçen yılın sonunda Ar-Ge merkezi unvanını aldık. Türkiye’de Ar-Ge merkezine sahip ilk vana üreticisi olduk. Bu da bizim için çok önemli bir gurur kaynağı. Üretim hattının belirli kısımlarını tamamen simülasyona aktardık. Bir ürünün üretimini bilgisayar ortamında tasarlayabiliyoruz. Önce modeli tasarlıyoruz, tasarladığımız modelin dökümünü yapıyoruz, dökümün kalitesini oradan görebiliyoruz. Talaşlı imalat işlemlerinde de keza bu simülasyonu kullanabiliyoruz. Bunu tüm üretim prosesine yaymak için çalışmalar yapıyoruz. Bunun dışında, sisteme entegre ettiğimiz birkaç tane üretim robotu var. Bu robotlar aracılığıyla datayı üretimden alıp sisteme aktaracak şekilde bir uygulamayı başlattık. İzmir’de Endüstri 4.0 konulu iki sempozyuma sponsor olduk. ISK Sodex 2018’de Endüstri 4.0 konulu bir sunum yaptık.

Verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramları şirketiniz için ne ifade ediyor?

Verimlilik ve sürdürülebilirlik Endüstri 4.0 yaklaşımının da üç ana konusundan biri. Endüstri 4.0’ın hedeflerinden birincisi “time to market” yani pazara giriş zamanıdır. İkincisi esnek üretimdir. Üçüncüsü ise verimlilik ve sürdürülebilirliktir.

Biz şirketimiz içerisinde, yaklaşık 2 buçuk yıldır ERP sistemi çerçevesinde bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Bu sistem şu an üretim hatlarının her noktasına temas etmiş durumda. Aynı zamanda QR kod uygulamamız var. Bu QR kodlar sayesinde her ürünün ve komponentin üretim sürecini takip edebiliyoruz. Böylece üretim verimliliğiyle ilgili ciddi bir data topluyoruz. Bu da bizim için verimliliği artırma anlamında çok önemli bir dönüşüm. Bir elektronik tesisinde insan görmeyebilirsiniz mesela, otomasyon ne kadar fazlaysa verimlilik de o kadar yüksektir bu tarz üretimlerde. Vana üretimindeyse verimlilik daha çok insana ve ürünün kalitesine bağlıdır. Burada esas olan minimal kaynaklarla maksimum verim elde etmektir. Bizim Kaizen ve 5S uygulamalarımız şu an şirketin her departmanında aktif olarak kullanılıyor. Kaizen projeleriyle verimlilik anlamında çok ciddi çıktılar elde ediyoruz. İzmir’de Makine Mühendisleri Odası’nın Kaizen etkinliğinde 3 tane projemiz ödül aldı.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi planladığınız projeleri bizimle paylaşır mısınız?

Dikkan Grup oldukça hızlı gelişen ve her sene bünyesine yeni iş kolları katan ya da katmaya çalışan bir bakış açısıyla yönetiliyor. Örneğin kablo fabrikamız yaklaşık 2 buçuk yıl önce yapmış olduğumuz bir yatırım. Döküm ve metal sektörüyle ilintili gibi dursa da aslında apayrı bir iş kolu. Çok ciddi bir yatırımdı ve şu an geri dönüşünü alıyoruz. Aslında bizim istediğimiz ve şu anda gerçekleştirdiğimizi düşündüğümüz şey, tamamen entegre bir sistem oluşturmaktır. Gemi geri dönüşümle sisteme kazandırdığımız metali tüm üretim kollarımızda değerlendirmek ve bu metal bilgimizle de işlerimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Bu entegre sisteme uygun olabileceğini düşündüğümüz yeni iş kollarını bünyemize eklemeyle ilgili çalışmalarımız var. 5 yıllık stratejik planımız dahilinde 6 olan iş kolu sayımızı 8’e çıkarmak istiyoruz. Dolayısıyla üzerinde çalıştığımız iki ana iş kolumuz daha var. Bunlarla ilgili yatırımları da önümüzdeki yıllarda devreye alacağız.

Bunun dışında, Avrupa, Ortadoğu ve Uzakdoğu’da farklı iş kollarıyla ilgili farklı yapılanmalarla ilgili çalışıyoruz. Dikkan Grup olarak daha global bir şirket olma yolunda çalışıyoruz. Ortadoğu’da bir bölge ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Avrupa’da ve Uzakdoğu’da da bununla ilgili çalışmalarımız var. Artık daha global bir yapıya doğru evriliyoruz. Varmak istediğimiz hedef, bundan 10 yıl sonra dünya haritasını açtığınız zaman her kıtada, her ülkede bir şekilde dokunabileceğiniz bir Dikkan noktası oluşturmak.

Aynı zamanda, petrol ve gaz endüstrisine yönelik API vana grubunu ürün portföyümüze ekledik. Bu ürün grubuyla denizcilik ile su ve atık su sektörlerinin dışında üçüncü bir sektöre de çözüm üreteceğiz.  

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle böyle bir imkân yarattığınız için teşekkür ediyorum. Biz biliyoruz ki Türkiye’yi ileriye taşıyacak istikamet her zaman daha doğru, daha kaliteli ve daha teknolojik üretim yapan pazarlardır. Bunun da başında Avrupa pazarları geliyor ve biz de hep orayı hedefledik. Ama tabii Türkiye’de de varız ve fuarlarda ve bu tür yayınlarda kendimizi gösteriyoruz. Dikkan’ın ne kadar güçlü ve yurt dışında bilinirliliği yüksek bir marka olduğunu da artık Türkiye pazarına da göstermek istiyoruz. Bu fırsatı yarattığınız için tekrar teşekkür ederim.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

2022’de yeni fabrikasını devreye alan ÖZKAN Makina; istihdamda %25, satışta %55 artış sağladı

Yayın Tarihi:

on

Vana sistemlerinin lider üreticilerden biri olan ÖZKAN Makina, 20 milyon euroluk yatırımla hayata geçirdiği ve 2022 yılında devreye aldığı yeni modern fabrikası Project Pearl ile büyümeye devam ediyor. Birçok alanda üstün özelliklere sahip yeni tesis ile ciddi bir kapasite artışı sağlayan ÖZKAN Makina, istihdamını %25 oranında artırırken, satışlarını bir önceki yıla kıyasla %55 oranında artırdı. 

Kelebek vana başta olmak üzere, iğne vana, çek vana, vantuz ve demontaj parçası gibi fonksiyonel vana sistemleri alanında lider üreticilerden biri olan ÖZKAN Makina, 1983 yılında başladığı faaliyetlerine, 2011 yılından bu yana tüm dünyada tanınan Hawle Avusturya Grubu çatısı altında devam ediyor. İzmir Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan iki fabrikasıyla alanında lider üreticilerden biri olan firma, 20 milyon euroluk yatırımla temellerini 2019 yılında attığı Project Pearl Fabrikası’nı 2022 yılında devreye alarak, pazardaki lider konumunu daha da güçlendirdi. Birçok alanda tek olma özelliği taşıyan 7.000 metrekarelik tesis ile üretim kapasitesini ciddi şekilde artıran ÖZKAN Makina; istihdamını %25 oranında artırırken, pandeminin etkilerinin de azalmasıyla satışlarında bir önceki yıla göre yaklaşık %55 oranında bir artış sağladı. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumdan dolayı yurt içi satışlarında beklentilerin altında kalan firma, bu artışı büyük oranda yurt dışı satışlarıyla gerçekleştirdi.

İlave yatırımlarla yeni rekor hedefi

Hem Türkiye’deki seçim süreci hem de pandemi sonrası global pazarlardaki değişiklikler gibi 2023 yılının zorlu koşullarında daha da büyümeyi hedefleyen ÖZKAN Makina, gidilmeyen yerlere gitmek, problemli işleri çözmek adına iletişimde kalmak ve en iyi yaptığı işi anlatarak bu zorlukların üstesinden gelmeyi planlıyor. Yeni yılda üretim kapasitesini daha fazla artırmak adına yeni adımlar atmaya hazırlanan firma, 2022 yılının sonlarına doğru açtığı Project Pearl Fabrikası’na ilave ekipman yatırımları yaparak, yeni rekorlar kırmayı hedefliyor.

Project Pearl Fabrikası

Son teknolojiyle donatılan Project Pearl Fabrikası, DN100’den DN2600 çapa kadar vana gövdelerinin işlenmesine olanak sağlarken, uzun yıllar korozyona karşı koruma anlamına gelen GSK kalite standartlarına göre boya yapılan Türkiye’deki tek tesis olma özelliğini taşıyor. Birçok ilki barındıran tesisteki üretim tüm dünyaya ulaştırılırken; üretimden sonra tüm ürünler, EN standardı veya farklı ülkelerden talep edilen farklı standartlara göre basınç testlerine giriyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Sürdürülebilir biyokütle projesi için küresel vanalar

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ladish, sürdürülebilir biyokütle ve BECCS (Biyoenerji / Karbon Yakalama ve Depolama) pilot projesinde kullanılmak üzere çeşitli ebatlarda Ağır Hizmet küresel vanaları için sipariş aldı.

Uygulama, 12” boyutunda 300 adet  valf aracılığıyla bir geminin tepesine serbest düşüşle aktarılan talaşları kapsıyor. Kapatmadan  sonra, kızağın hafif bir vakum çekeceği şekilde tasarlandı. Daha sonra, tekneye buharla 305 psi ile 350 psi arasında basınç uygulanacak. Gemi 2205 tipi. Bir süre sonra alttaki 4” valf açılacak ve basınç, talaşları dışarı üfleyecek.

Müşteri, önerilen inşaat malzemeleri için firmaya geldi. Nihai tasarım, F51 Duplex gövde ve trim olarak tamamlandı.

“İkinci Nesil” ağır hizmet küresel vana hattı olan “S” Serisi, Ağır Hizmet Metal Yataklı Küresel Vanaların problem çözme kabiliyetini Nikel Esaslı alaşımlardan üretilen Ladish’in ana pazarlarına getirdiği için seçildi. Ladish’in manuel, otomatik açma-kapama ve yüksek devirli proses vanaları için sunduğu tasarım ve kaplama teknolojisi, konvansiyonel teknolojinin kaldığı yerden devam ediyor.

Ladish’in tam otomatik perdahlama teknolojisi, her ciddi hizmet küresel vanasının, tüm tanınmış endüstri standartları ve proses koşullarında kapatmayı sıkkı, güvenilir ve tutarlı biçmde gerçekleştirilmesini sağlar. Çok çeşitli “yüksek enerji” servislerine monte edilen bu valf, zamana direndiğini de ispatlıyor. Yüksek sıcaklık ve basınç, aşındırıcı hizmet veya aşındırıcı aşırı koşullar altında çalışırken, S1 ve S2 serisi küresel vanalar tercihiniz olmalıdır.

Sıkı kapatma işlmei sistem güvenilirliği için ne kadar önemliyse, düşük emisyon gereksinimlerini karşılamak da en büyük önceliktir. Bu 2020 tasarımı, sonradan düşünülerek değil, temel olarak modern düşük emisyon gereksinimleri esas alınarak yapıldı. Stabilizasyon, çoklu contalar, kaporta sistemlerinde genişletme ve yüksek sıcaklığa dayanıklı yeni  malzemeler, modern endüstriye dayatılan gereksinimleri karşılamak için mevcut seçeneklerden sadece birkaçıdır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Pompalar

Birleştirici akış düzenleyici ile çığır açan teknoloji

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Petrol işlenmesi esnasında, vanalar ve pompalar gibi akış kontrol ünitelerindeki doğal türbülans, petrol fazlarını karıştırır ve emülsiyon haline getirir. Genel olarak türbülans, sudaki yağ damlacıklarını veya yağdaki su damlacıklarını kıran kesme kuvvetleri oluşturur. Damlacık boyutu, çökelme hızlarına önemli ölçüde etki ettiğinden, sonuç genellikle aşağı akışlı ayırma işlemlerinin verimliliğindeki azalmadır. Typhonix, 16 yıldır bu alanda araştırmalar yürütüyor ve şu anda çok fazlı akışı kontrol ederken damlacık kırılmasını önemli ölçüde azaltan valf ve pompa teknolojileriyle piyasada yerini alıyor. Son yıllarda, Typhonix bu araştırmayı yeni bir düzeye taşıdı: Petrol akışı kontrolü ile bağlantılı olarak kesme kuvvetlerini azaltmaya odaklanmak yerine şimdi amaç, aynı zamanda kesme kuvvetlerini de kontrol etmek, optimize etmek ve bunları yapıcı bir şekilde kullanmak olarak değişti. Typhonix artık kesme kuvvetlerinin büyüklüğünün kontrol edildiği ve akış aşağı ayırma proseslerinin yararına optimize edildiği valf ve pompa tasarım yeteneğine de sahip bulunuyor. Ayırma perspektifinde, damlacık kırılmasına yol açan kesme kuvvetleri, enerjinin yanlış kullanımıdır. Bununla birlikte, dağılmış yağ veya su damlacıklarının buluşup birleşmesini sağlamak için kesme kuvvetlerinin enerjisini kullanmak, yapıcı bir enerji kullanımıdır. Birkaç yıl önce Typhonix, yeni birleştirici pompayı piyasaya sürdü. Tam ölçeklerde yapılan testler, pompanın damlacık boyutunu %100’e kadar artırabileceğini gösterdi. Bu pompada üretilen suyun, hidrosiklonlarda aşağı akışta ayırmayı önemli ölçüde iyileştirdiğini belgelemiştir.

Birleştirici akış düzenleyici

Typhonix çığır açan akış kontrol teknolojisi olarak Birleştirici Akış Düzenleyici’yi (CFC) piyasaya sürüyor. CFC’de, akış hızını veya basıncı kontrol eden türbülanslı enerji, çok fazlı akışta damlacık kırılmasından ziyade damlacık büyümesini teşvik ediyor. Birleştirici akış düzenleyicide, akışkana belirli, arzu edilen ve özel hesaplanan duruş süresi sağlayan nispeten uzun akış kanalları uygulanır. Daha sonra, akış kanalları içinde türbülans seviyesi, optimal bir birleşme oranını destekler. Aşağıdaki şekil, CFC’nin bir resmini (solda) ve laboratuvardaki bir CFC test ünitesinin fotoğraflarını (sağda) göstermektedir.

Şekil 1. Birleştirici akış düzenleyicinin çizimi ve fotoğrafları.

CFC ile devrim niteliğindeki yenilik, kapasiteden bağımsız türbülans/kesme seviyesine sahip kısma cihazı tasarlama imkanıdır. Bu nedenle, standart bir valfin aksine, CFC’de iki ayrı tasarım kriteri vardır:

1. Kapasite (Cv)

2. Birim kütle başına enerji kayıp oranı (Kesme hızı)

Genel olarak, dağılmış fazın damlacıkları küçük olduğunda, damlacıkların büyük olduğu durumlara göre, optimum birleşme için sürekli fazda daha yüksek türbülans seviyeleri gerekir. Bu nedenle, CFC her yeni uygulamaya özel üretilecektir. Boyut ve ağırlık açısından, büyük dağılmış damlacıklar içeren akışı işlemini yapan CFC normalde küçük damlacıkları işleyen CFC’den daha büyük olmalıdır.

Su kesintilerinde yapılan testler

CFC, çeşitli su kesintileri, farklı gaz oranları, farklı valf basınç düşüşleri vb. bulunan akışlarda test edilir. Testlerde Exxsol ve tuzlu su (%3,5) kullanılmış ve sıvıların sıcaklığı 50 °C’dir. CFC, standart valf ile paralel kurulumla test edildi. Yağ ve su kalitelerinin incelenmesinde test ünitelerinin akış aşağısına yerleştirilmiş ayırıcı kullanıldı. Şekil 2’deki grafikler bu deneylerin sonuçlarının örnekleridir. Soldaki grafik, ayırıcı su çıkışındaki sudaki yağ konsantrasyonunu (OiW), sağdaki grafik ise yağ çıkışındaki yağdaki su konsantrasyonudur (WiO). Sonuçlar, birleştirici akış düzenleyici kullanıldığında atık yağ ve suyun kalitelerindeki iyileşmenin oldukça büyük olduğunu göstermektedir.

Şekil 2. Su kesintili akışlarda Birleştirici akış düzenleyicisnin test sonuçları. Sol: Ayırıcı su çıkışında su içinde yağ. Sağ: Ayırıcı su çıkışında yağda su.

Su üretimi ile yapılan testler

CFC ayrıca sentetik olarak üretilen su akışları üzerinde test edildi. Şekil 3’ün sonuçları, tuzlu suda sırasıyla 250, 500 ve 1000 ppm konsantrasyonlarda Exxsol kullanılmış testten örneklerdir. Üretilen su akışı, 5-20 bar aralığındaki basınç düşüşlerinde CFC veya standart bir valf aracılığıyla yönlendirildi. Soldaki grafik, giriş damlacık boyutu yaklaşık 115 µm olduğunda test cihazlarının çıkışındaki yağ damlacık boyutunu göstermektedir. Sağdaki grafikte giriş damlacık boyutu yaklaşık 15 um’dir.

Şekil 3. Birleştirici Akış düzenleyicisnin iki fazlı üretimde su akışı üzerindeki test sonuçları. Sol: 115 µm giriş damlacık boyutu. Sağ: 15 µm giriş damlacık boyutu.

CFC’nin kesme kuvvetleri (türbülans seviyesi) kapasite ile birlikte bir tasarım faktörü olduğundan, Şekil 3’ün sonuçları belirli bir tasarımda CVC’nin performansını temsil eder. Damlacıklar çok büyük olduğunda (115 µm, soldaki grafik), CVC’nin damlacık boyutunda meydana gelen azalmanın standart valfe göre önemli ölçüde daha düşük olduğu görülmektedir (10 faktör). Sağdaki grafik, besleme damlacıkları küçük (15 µm) olduğu durumdaki sonuçları gösterir. Burada standart valf damlacıkları kırmaya devam ederken, CVC onları yağ konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak önemli ölçüde büyütür. Genel olarak CFC, müşterilerin ham özelliklerine göre performans gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Şekil 4’teki grafikler, API 22 ham petrolü üzerinde CFC testinin sonuçlarını göstermektedir. Bu örnekte, valf üniteleri boyunca basınç düşüşü yaklaşık 8 Bar’dır. Soldaki grafik gerçek damlacık boyutlarını gösterirken, sağdaki grafik test ünitesinin girişinden çıkışına damlacık boyutundaki nispi değişimi gösterir. En küçük giriş damlasında, CFC çıkış damlacık boyutunun iki katından fazladır (%125). Bunun aksine, standart valf her zaman damlacıkları kırar.

Şekil 4. Ham petrol ile iki fazlı su üretim akışı üzerinde birleştirici akış düzenleyicisinin test sonuçları. Sol: Mutlak damlacık boyutu. Sağ: Girişten çıkışa damlacık boyutundaki nispi değişim.

Uygulamalar
CFC, bir petrol prosesinde birçok farklı uygulama bulabilir. İlk olarak, mantıksal olanlar, birleştirme etkisinden yararlanan aşağı akış ayırma işlemlerine sahip iki veya üç fazlı akış kontrol cihazlarıdır. Şekil 5, iki olası uygulamayı göstermektedir. Solda, CFC, yukarı akıştaki üç fazlı ayırıcıdaki su seviyesini kontrol etmek için kullanılır, burada akış aşağı hidrosiklonların birleştirme etkisinden dolayı verimlilik artıracaktır (Ref. Şekil 3 ve 4). Sağda, CFC jikle olarak uygulanır, böylece ayırma koşullarındaki iyileşme nedeniyle normalden daha küçük ve daha kompakt bir aşağı akış ayırıcıyı mümkün kılar (ref. Şekil 2).

Şekil 5. Birleştirici akış Düzenleyicinin imkan tanıdığı uygulamalar. Sol: Seviye kontrol ünitesi yukarı akışta üretilen su hidrosiklonları. Sağ: Jikle ünitesi yukarı akış bağlama ayırıcısı.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com