Connect with us

Sektör Haberleri

Wilo, enerji tasarruflu ürünleriyle dünya kaynaklarını koruyor

Yayın Tarihi:

on

İleri teknolojisi ile küresel ölçekte 150, Türkiye’de ise 30 yıldır pompa sistemlerinin öncü isimlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdüren Wilo, kullanıcı dostu ürünleriyle farklı sektörlere inovatif çözümler sunmaya devam ediyor. Ürünlerinin teknolojik yapısının yanında enerji tasarrufu sağlayarak dünya kaynaklarını ve iklimini korumayı hedefleyen Wilo, Birleşmiş Milletler 50 Sürdürülebilir İklim Lideri’nden biri olarak sürdürülebilirlik çalışmaları ile 100 milyon insanın, temiz suya erişimini iyileştiriyor.

Günümüzde çevre kirliliğinin artan boyutlara ulaşması ve küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin hafifletilmesi yönündeki çabalar CO2 salınımına neden olan enerji kaynaklarının kullanımı sorununu gündeme getirdi. Bu nedenle de CO2 emisyonunun azalması, enerji tasarrufu sağlanması ve ekonomik performansın ayarlanması açısından bu üç değişkenin aynı çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. İleri teknolojisi ile yeni nesil ürün ve sistemler geliştiren Wilo, enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çözümler sunuyor. Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, 2025 yılına kadar kendi tesislerindeki üretim faaliyetlerini iklime zararsız hale getirmek için çalıştıklarını belirtti. Konuyla ilgili detay paylaşan Arkaya, “Verimlilik konusunda alacağımız önlemler, ekolojik enerji tedariki ve iklim koruma projelerine yapacağımız yatırımlar sayesinde amacımıza ulaşacağız” ifadelerini kullandı. 

Dijitalleşen ve enerji kaynaklarının verimli kullanıldığı bir dünyada, bütüncül çözümler sunmanın artık çok büyük bir öneme sahip olduğunu söyleyen Arkaya, “Koronavirüs krizi, neredeyse bütün ülkelerde mevcut sistemlerin aktif analiz olanaklarını kısıtladı. Bir tarafta ayrılan kaynakların azalması, diğer taraftan da gerekli hijyen önlemleri nedeniyle genellikle yerinde denetimler yapılması engellenmiş oldu. Bu durum ürün ve hizmetlerimizde dijitalleştirmeyi sürdürmemiz konusunda bizleri teşvik ediyor” dedi. Artan nüfus, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, refah seviyesinin yükselmesi ve değişen tüketim alışkanlıkları gibi etkenlerin dünyanın enerji ihtiyacını hızla artırdığını dile getiren Altuğ Arkaya, “Bu kapsamda enerji tasarrufu kavramı üretimden tüketime, sanayi kuruluşlarından bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarına kadar tüm alanlarda büyük önem taşıyor. Binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında kullanılan eski pompa sistemlerinin tükettiği elektrik miktarının, dünya genelindeki enerji tüketiminin yüzde 10’una denk geldiği tahmin ediliyor” açıklamasında bulundu.

Pompa değişimi ile elektrik tüketiminde %90’a varan tasarruf

Eski ve verimsiz pompaların yüksek verimli ve daha az enerji tüketimi sağlayan ürünlerle değişimi ile C02 emisyonlarının sürdürülebilir şekilde azaltılmasına katkı sunduklarını vurgulayan Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, “Wilo-Enerji Çözümleri, ürünlerimizin kullanım ömrünü kapsayan hizmet yelpazemizin bir parçasıdır. Bu şekilde, sorunsuz ve az bakım gerektiren bir çalışma performansı ile optimum enerji verimliliği sağlamayı hedefliyoruz. Motorların enerji verimliliğinin yanı sıra, pompa sisteminin tasarımı da enerji tasarrufu potansiyeli açısından önemli bir rol oynuyor.  Doğru seçim olmadan bu potansiyele tam olarak ulaşılması mümkün değildir. Wilo-Enerji Çözümleri hizmetimiz ile müşterilerimizi kontrolsüz pompaların yerine yüksek verimli pompalar kullanmaları konusunda teşvik ediyoruz. Bunun hem ekonomik hem de sürdürülebilir bir etkisi var. Bir pompa değişimi, son kullanıcının elektrik tüketimi maliyetlerinde yüzde 90’a kadar tasarruf sağlayabiliyor. Elektrik tüketiminin azaltılması sonucunda CO2 emisyonunda azalma elde ediliyor ve böylece iklim zararsız bir ekonominin gelişmesine katkı sağlanıyor. Bu kapsamda 2021 yılında Türkiye genelinde yüze yakın enerji çözümü projesi gerçekleştirerek tesislere, enerji verimliliği yüksek ürünlerimiz sayesinde elde edebilecekleri enerji tasarrufu analizlerini raporladık” ifadelerini kullandı.

Akıllı ürün gruplarının satışında %15 büyüme hedefi

Wilo Grup olarak tüm dünyaya yönelik sürdürülebilirlik stratejilerinde yüksek verimli pompalardan faydalanarak yılda en az 1,8 TWh enerji tasarrufu elde edeceklerinin altını çizen Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, açıklamasını şöyle devam etti: “Bunu sağlamamıza yardımcı olacak etkenlerden biri, Avrupa dışında yüksek verimli ürünlere yönelik giderek artan talep, diğeri ise giderek daha verimli hale gelen teknolojilerdir. Bu sayede, Wilo Gurup olarak 2025 yılına kadar 50 milyon tonun üzerinde kümülatif bir CO2 azaltımı ile elde etmeyi ve akıllı ürün portföyümüzü genişleterek yıllık net satışlarımızdan en az yüzde 15 büyüme sağlamayı hedefliyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın temelinde verimli teknolojilerle çevre ve kullanıcı dostu ürünler geliştirmek yatıyor. Birleşmiş Milletler ve Bloomberg’in ‘50 Sürdürülebilirlik ve İklim Lideri’nden biri olarak iklim değişikliği karşısında su yönetim sistemlerinin verimliliğini artırarak dünya çapında insanların daha iyi yaşam standartlarına ulaşmasına destek oluyoruz. Ürünlerimiz, sistemlerimiz ve çözümlerimiz dünyanın her yerinde insanlara verimli ve iklim dostu bir şekilde su sağlamaya katkıda bulunuyor.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Crane, Maharashtra Satara’da yeni çekvalf tesisinin açılışını yaptı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Crane, Maharashtra, Satara’da yeni çek valf  fabrikasının açılışını duyurdu. Etkinliğin ev sahipliğinde Crane Co.’nun işletmeleri olan Crane Process Flow Technologies India Private Limited ve ChemPharma & Energy, Duo-Chek® ve Noz-Chek® , Crane India Yöneticisi Hari Jinaga tarafından müşterilerin huzurunda gerçekleştirildi. Ortaklar ve Crane’in diğer global yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen törende, tamamen çekvalf mühendisliği ürünlerine ayrılacak yeni tesisin tanıtımı yapıldı. Crane’in hassas mühendisliği ve onlarca yıllık araştırması, kusursuz Noz-Chek® yelpazesi üretimi için otomatik kaynak teknolojisine sahip yeni son teknoloji 10.000m2 üretim tesisinde bir araya geldi. Tesis, sıkı kalite ve ürün standartlarını karşılıyor ve sunulan tüm boyut aralıklarında şirket içinde işleme kapasitesine sahip. Tesis, 72 inç’e kadar olan vanalarda kendi bünyesinde Yüksek Basınçlı Gaz ve Kriyojenik Testi yapıyor. Ayrıca, müşterilerin özel sıcaklık veya basınç gereksinimlerine göre, sızıntı oranlarını ve test döngüsünün grafiksel gösterimini detaylı bir şekilde içeren sertifikalı testler de edinilebiliyor.

Yeni tesis, kimyasal işleme, petrol ve gaz, petrokimya ve yenilenebilir enerji dahil enerji sektörleri ve hidrojen üretimi gibi diğer gelişmekte olan pazarlardaki çeşitli endüstrilerin gereksinimlerini destekleyen yaklaşık 100 ortak bünyesinde doğrudan istihdam sağlıyor.

Crane India Başkanı Hari Jinaga, şu ifadeleri kullandı: “Crane India, son 30 yılda yerel topluluklara yaptığımız katkılar ve yatırımlarla ülkede etkili bir güç olmuştur. Yeni tasarlanmış çek valfler fabrika açılışının yanı sıra, bugün, Satara’daki engelli çocuklar için Crane tarafından finanse edilen ev kompleksi içindeki binayı açarak yerel STK Maher ile ortaklığımızı da pekiştirdi. Burada Satara’da inşa edilen tesisler sınıfının en iyisidir; yeni tasarlanmış çek valfler fabrikamız, dijital dönüşüm trendlerini yansıtıyor ve ürünlerimizin Crane’in bilinen kalitesini korumasını sağlamak için tam otomatik bir üretim sürecine sahip.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

Yükselen enerji fiyatları, ısı geri kazanımının önemini iklimlendirmenin zirvesine taşıyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Evlerde kullanılan elektrik fiyatları, 2021’in ilk yarısına kıyasla 2022’nin ilk yarısında 5 AB üyesi ülke hariç, Avrupa genelinde arttı. OECD verilerine göre Temmuz 2021 ile Temmuz 2022 arasındaki son bir yılda Türkiye’de ise enerji fiyatları yüzde 143 yükseldi. Bu durum, binalarda kullanılan enerji toplamı içinde büyük bir paya sahip iklimlendirme sistemlerinin enerji tüketimlerini en ön plana çıkardı.

Binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı enerji kullanımını azaltmak amacıyla giderek daha fazla klima santrali ısı geri kazanım sistemleri ile donatılıyor. Enerji tüketimini azaltmak için egzoz havasından ısı geri kazanımı sağlayan enerji verimli sistemlere sahip havalandırma sistemleri neredeyse zorunluluk olarak görülüyor. 

Bir ısı eşanjörünün veya ısı geri kazanım sisteminin temel amacı, bir binanın içinden dış ortama atılacak havanın ısısını içeriye alınacak havaya aktararak enerjinin geri kazanılmasıdır. Bir ısı geri kazanım ünitesi temel olarak doğrudan tahrikli bir fan, bir aspiratör ve bir ısı eşanjöründen oluşur. Bu ekipmanların hepsi mükemmel bir şekilde, termal ve ses yalıtımlı bir yapı içinde birleştirilmiştir. Isı geri kazanımı sayesinde bina iklimlendirmesi için kullanılan enerjinin yüksek bir yüzdesini geri kazanmak mümkündür. Isı geri kazanım sistemleri tipik olarak egzoz havasındaki ısının yaklaşık %60-95’ini geri kazanır ve binaların enerji verimliliğini önemli ölçüde iyileştirir.

Isı geri kazanım üniteleri; enerji faturalarının düşürülmesine yardımcı olurken, karbon salımının da azaltılmasını sağlar. Ancak Covid-19 pandemisinin getirdiği iç ortam havasının kontaminasyondan korunması endişesiyle, kontamine dönüş havasının ortama verilen besleme havasına karışması riski karşısında ısı geri kazanım sistemlerinin sorgulanmasına neden oldu.

İklimlendirme teknolojilerinde 55 yıllık uzmanlığa sahip Aldağ A.Ş’nin Ar-Ge Merkezi Yöneticisi Hamza Sonkur, farklı ısı geri kazanım sistemlerinin bulunduğunun, hepsinin hava sızdırmazlık konusunda risklerinin eşit olmadığının altını çiziyor. Hamza Sonkur, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor: “Verdiğimiz seminerlerde, müşteri tarafında yaptığımız teknik sunumlarda; standartları baz almak üzere reküperatörlerin özel sızdırmazlık iyileştirmeleri mevcutsa, uygun olabileceğini söylüyoruz. Isı geri kazanım ürünlerinin de kendi içlerinde farklı modelleri var. Buna göre fiyatları da değişiyor. Kabul ediyoruz ki tamburlu IGK cihazlarında %2-5 arası dönüş ve besleme havası karışım riski bulunuyor. O nedenle uygun bulmuyoruz. Ama plakalı IGK denilen sistemlerin hijyenik sistemlerde bile, sızdırmazlığın sağlanması halinde kullanılabileceğini söylüyoruz. Hastanelerde kullanılan klima santralleri 24 saat çalışıyor. Ameliyatın olmadığı zamanlarda, rölantide bile olsa çalıştırılıyor ve her an ameliyata hazır halde tutulması gerekiyor. Eğer IGK sistemleri kullanılmazsa enerji faturaları sürdürülemez biçimde, çok fazla artacaktır. Burada önemli olan, iç ortam hava kalitesinin en üst düzeyde sağlanması ile enerji tüketiminin artırılmamasını bir arada gözeterek seçim yapılmasıdır. Sürdürülebilir ve nitelikli iklimlendirme için seçilecek bileşenler ve yöntemler her farklı kullanım amacı için ayrıca idealize edilmeli, bunu yapmak için gereken bilgi ve deneyime sahip olunmalıdır.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

Xylem iklim değişikliğine karşı su tasarrufuna dikkat çekti

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Dünya iklim değişikliğinin yaratacağı tehditlerle karşı karşıya ve bu noktada suyun bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor. Kendisini dünya genelindeki en zorlu su sorunlarını çözmeye adayan lider su teknolojisi şirketi Xylem, iklim değişikliği karşısında su tasarrufunun kritik önemine dikkat çekti. Konuyla ilgili açıklama yapan Xylem Orta Doğu ve Türkiye Direktörü Naji Skaf, her insanın sürdürülebilir suya erişiminin sağlanmasının yalnızca temel bir insan hakkı değil, aynı zamanda iklim değişikliğini önleme stratejisinin de kritik bir parçası olduğunu vurguladı.

Dünyanın dört bir yanında meydana gelen çevresel krizler ve su felaketleri; su ve suyun tüketimi konusunda bilinçli olmayı artık bir zorunluluğa dönüştürüyor. Birleşmiş Milletler’e göre iki milyardan fazla insan, büyük su problemi yaşanan ülkelerde yaşamını sürdürüyor. Birçok bölgede kuraklıklar şimdiden ciddi su kıtlığına neden oluyor. Nüfus ve su talebi arttıkça ve iklim değişikliğinin etkileri yoğunlaştıkça bu durumun daha da kötüye gitmesi bekleniyor. Suyu daha erişilebilir ve uygun fiyatlı, su sistemlerini ise daha esnek hale getiren teknolojiler ve çözümler hayata geçiren lider su teknolojisi şirketi Xylem ise suyun daha verimli kullanımı, korunması ve gelecekte yeniden kullanılması için var gücüyle çalışıyor. Suyun sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlayan şirket, su tasarrufunun önemine de her fırsatta dikkat çekiyor.

2025’e kadar 16,5 milyar metreküpten fazla su tasarrufu sağlamayı hedefliyor

İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması konusunda su tasarrufunun çok önemli bir rolü olduğunu belirten Xylem Orta Doğu ve Türkiye Direktörü Naji Skaf, “Xylem olarak, dünyanın karşı karşıya kaldığı su açmazının iki boyutu olduğuna inanıyoruz. Artan talebi karşılamak için arzı artırmak, genellikle doğal kaynakları tüketen ve gezegenimize zarar veren sürdürülemez çözümlerle gerçekleşiyor. Su kıtlığı, değişen demografiler, ekstrem hava koşulları ve eskiyen altyapı da kritik durumdaki su şebekelerini tehdit ediyor. İşte bu yüzden su konusunda her zamankinden çok daha akıllıca hareket etmeliyiz. Xylem’de iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması amacıyla su tasarrufunun sağlanması misyonumuzun merkezinde yer alıyor. Dünya çapındaki su problemlerini çözme taahhüdümüz, su kaybını önleyen ve suyun yeniden kullanımını mümkün kılan teknolojiler sayesinde 16,5 milyar metreküpten fazla su tasarrufu sağlayarak küresel su yönetimini optimize etmeyi içeren 2025 Sürdürülebilirlik Hedeflerimiz kapsamına girmektedir. Bunu su kaybını önleyen ve suyun yeniden kullanımını mümkün kılan teknolojiler sayesinde başaracağız” şeklinde konuştu. 

“Su tasarrufu için birlikte çalışmalıyız”

Doğru bir su yönetimi için gelişen teknolojilerin yüksek katma değer sağlayacağını vurgulayan Naji Skaf, sözlerini şöyle noktaladı: “Günümüzde su yönetimi yeniden şekilleniyor. Bugün 10 yıl öncesinde erişilmesi mümkün görünmeyen su, enerji ve maliyet verimliliklerinin sağlandığına tanıklık ediyoruz. Bu anlamda bu teknolojilerden bütün gücümüzle yararlanmamız gerekiyor. Akıllı su şebekeleri yalnızca günlük su yönetimini iyileştirmeye hizmet etmekle kalmayıp aynı zamanda doğal afetler ve çevresel değişimler bağlamında su ihtiyaçlarının yönetilmesinde uzun vadeli bir rol üstlenecek. Kamu kurumları dijital inovasyon sağlayarak, ekonomik güvenlik ve büyüme üzerinde doğrudan bir etkiye neden olabilecek ve aynı zamanda çevre açısından katkılar sağlayacak olan endüstri, ticari, konut bina servisleri ve tarım gibi sektörler için su güvenliğinin artırılmasını garanti edebilir. İyileştirilmiş su yönetimi ile nehirlerin, göllerin ve akarsuların daha az kirlenmesini sağlayabilir, daha güvenilir ve verimli şebekeler elde edilmesine imkân tanıyabiliriz. Su bizim en değerli kaynağımız. Onu korumak için birlikte çalışmalıyız. Daha fazla zaman kaybetmeden hepimiz üstümüze düşen görevleri yerine getirmeliyiz.”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com