Connect with us

Pompalar

Wilo, akıllı şehirler için akıllı çözümler üretiyor

Yayın Tarihi:

on

Nesnelerin İnterneti teknolojisinin gelişmesi ile ortaya çıkan kavramlardan biri olan akıllı şehirler, yaşam kalitemizin yükseltilmesi ve sürdürülebilir bir dünya için büyük önem taşıyor. Yapılan araştırmalar 2050’de dünya nüfusunun yüzde 80’inin şehirlerde yaşayacağını gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda ciddi problemlerle karşılaşmamak için akıllı şehirlere yatırım yapmak gerekiyor. İnovasyon kültürünü benimseyerek yenilikçi bakış açısıyla pompa sistemleri sektörünün öncüsü olan Wilo, bugün 10 bine yakın ürün çeşidiyle enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çözümler sunuyor. Yüksek verimli çözümleri sayesinde insanların doğa ve teknolojiyle daha uyumlu, huzurlu ve mutlu yaşayacağı akıllı şehirlerin alt yapısını oluşturuyor. 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü kapsamında açıklamada bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, markanın 2020 yılı vizyonunun temelini oluşturan “Çözüm Odaklı Teknoloji Şirketi” anlayışıyla sürdürülebilir dünya için Ar-Ge çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.  

Sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıyan akıllı şehirlerde; şehrin içerisinde bulunan akıllı cep telefonu, akıllı evler, akıllı aydınlatmalar ve akıllı pompalar gibi cihazlardan elde edilen veriler sayesinde yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Akıllı cihazların elde ettiği verilerin analiziyle zamandan, enerjiden, sudan ve atıklardan tasarruf sağlanarak insan ve doğa dostu bir hayat hedefleniyor. Bu noktada teknolojinin ve dijitalleşmenin toplum yararına kullanılmasını benimseyen çalışmalar önem kazanıyor. 

Binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılan pompa sistemlerinin öncü markası Wilo; insanlar, ürünler, hizmetler ve çözümler arasında akıllı ağ bağlantıları oluşturup dijitalleşmeden maksimum seviyede yararlanıyor. 2020 yılını “Çözüm Odaklı Teknoloji Şirketi” olarak belirleyen Wilo, geliştirdiği akıllı ve yapay zekalı ürünler ile akıllı şehirlerin altyapı oluşumuna destek oluyor. 

“Akıllı şehirlere yatırım yapmamız şart”

Wilo’nun sürdürülebilirlik stratejisinin bir parçası olarak önümüzdeki yıllarda insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend tanımladığına dikkat çeken ve 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü kapsamında açıklamada bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, “Globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm olarak belirlediğimiz mega trendlerle bağlantılı çözümler geliştirmek üzerine çalışmalar yapıyoruz. Tüm yatırımlarımızı dünyaya hızla yön verecek bu mega trendler ışığında gerçekleştiriyoruz. Yüksek verimli teknolojilerimiz ve akıllı ürünlerimiz ile tüm dünya kaynaklarının, suyun ve enerjinin daha tutumlu bir biçimde kullanılmasına katkı sağlamak amacıyla Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyoruz” dedi. 

Yapılan araştırmaların 2050’de dünya nüfusunun yüzde 80’inin şehirlerde yaşayacağını gösterdiğine dikkat çeken Mehmet Ürek, dolayısıyla önümüzdeki yıllarda ciddi problemlerle karşılaşmamak için akıllı şehirlere yatırım yapmak gerektiğini vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu; “T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” ile Türkiye’nin Akıllı Şehir vizyonu, temel değerleri, stratejik amaçları ve hedefleri tanımlanmış ve bununla ilgili öncelikli eylem planları oluşturulmuş  durumda. Biz de Wilo Türkiye olarak bu doğrultuda hem ülkemize hem de dünyaya sürdürülebilir bir gelecek sunmaya katkıda bulunmak için çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.” 

Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu dahil birçok prestijli projede çözüm ortağı

Wilo’nun dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de birçok prestijli projede çözüm ortağı olarak tercih edildiğini belirten Mehmet Ürek, “Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu olan Vodafone Park’ta ısıtma, altyapı ve çim sulama işlemleri için yüksek oranda enerji tasarrufu sağlayan pompa çözümlerimiz kullanıldı. Yerden ısıtma sistemleri için yüksek enerji verimliliğine sahip olan Wilo Stratos pompaları kullanılırken, çim sulamada hidrolik açıdan verimliliği yüksek olan pompalarımız tercih edildi. Altyapıda ise atık suyun parçalanarak uzaklaştırılması için güçlü parçalayıcı bıçak teknolojisine sahip pompalarımız ile çözüm sağladık. Bunun yanı sıra İstanbul’un en prestijli yapılarından biri olan Zorlu Center projesinde ise genel alanlardaki ısıtma ve soğutma hattında ve kullanma suyu hidroforunda tasarruflu pompa çözümlerimiz ile yer aldık” diye konuştu.  

“Akıllı ve yapay zekalı ürünlerimizle sistem verimliliğini maksimuma çıkarıyoruz”

Dijitalleşme vizyonlarının en önemli örneklerinden birinin de dünyanın ilk akıllı pompası olan Wilo Stratos MAXO ürünü olduğunu belirten Ürek, “Çalışma şartlarını kendi kendine öğrenebilen Wilo-Stratos MAXO, sadece pompa verimliliğini değil sistem verimliliğini de maksimum seviyelere ulaştırıyor. Bu ürünümüzü akıllı bir pompa haline getiren en önemli özelliklerden biri ise “Wilo Net” teknolojisi sayesinde sistemdeki diğer Wilo ürünleriyle etkileşim kurabilmesidir. Akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla etkileşime geçebilen ve tüm verilere anlık olarak ulaşılmasını sağlayan Stratos MAXO, Design Plus ve Blue Innovation ödüllerinin de sahibi” dedi.  

Wilo’nun bir başka ürünü olan Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip Wilo-Rexa SOLID-Q’nun ise yüksek işletim güvenilirliği, düşük bakım ihtiyacı, enerji tasarrufu, ihtiyaca göre dizayn edilebilme gibi yeni nesil özellikleri bünyesinde barındırdığını söyleyen Ürek, bu ürünün akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla da etkileşime geçebildiğini ifade etti.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Grundfos’ta 81 ülkenin yönetimi artık Türkiye’ye emanet

Yayın Tarihi:

on

Küresel su ve iklim sorunlarına çözümler üreten ve insanların yaşam kalitesini iyileştirmeye öncülük eden, dünyanın lider su çözümleri şirketi Grundfos, kuruluşunun 75’inci senesinde organizasyonel yapısında çok önemli bir değişime imza attı.

Grundfos Türkiye ve Merkez Asya Bölge Direktörü Burak Gürkan, Merkez Asya, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika bölgelerindeki toplam 81 ülkeyi içine alan IMEA Bölgesi´nin Grundfos Endüstri Grubu Bölge Direktörlüğü görevini üstlendi. Yeni yapıda Grundfos Endüstri Grubu IMEA Bölgesi Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörlüğü görevine ise Işıl Aksoy getirildi. İnsan Kaynakları Organizasyonu da Türkiye´den yönetilecek. Bölgenin İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevi 2013 yılından beri Grundfos´ta görev yapan Nilgün Atıcı´ya teslim edildi.

Yapısını çok daha müşteri merkezli bir şekle dönüştürerek global bir değişiklik gerçekleştiren şirket, dört farklı müşteri segmentine özel hizmet sunmak üzere tüm birimlerini yeniden yapılandırdı. Organizasyon değişikliği doğrultusunda yapılan yeni atamalarla beraber Grundfos Endüstri Grubu IMEA Bölgesi yönetim merkezi Türkiye olarak belirlendi. Türkiye´nin yanı sıra Merkez Asya, Hindistan, Orta Doğu, Afrika bölgelerindeki toplam 81 ülkeyi içine alan IMEA Bölgesi hem çok geniş bir coğrafyayı temsil etmesi hem de bu coğrafyadaki öncelikli su çözümü ihtiyacı nedeniyle Grundfos´un yatırım odağında yer alıyor.

Grundfos´un yeni yapılanması doğrultusunda, Türkiye ve Merkez Asya Bölge Direktörü Burak Gürkan, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Grundfos Endüstri Grubu IMEA Bölge Direktörü görevine getirildi. Gürkan, IMEA Bölgesindeki endüstri grubu ekiplerinin ve faaliyetlerinin yönetiminden sorumlu olacak.

Yeni organizasyonda Grundfos Endüstri Grubu IMEA Bölgesi Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü görevine ise Işıl Aksoy getirildi. Türkiye ve Merkez Asya bölgesinde devam eden sorumluluğuna ek olarak Orta Doğu, Hindistan ve Afrika bölgelerinin de sorumluluğunu alan Aksoy, toplam 81 ülkenin yer aldığı bölgede ekibiyle birlikte Grundfos Endüstri grubunun marka ve satış geliştirme stratejilerinin hayata geçirilmesinden sorumlu olacak.

Genişleyen organizasyonda İnsan Kaynakları Organizasyonu da Türkiye´den yönetilecek. Bölgenin İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevi 2013 yılından beri Grundfos´ta görev yapan Nilgün Atıcı´ya teslim edildi.

Burak Gürkan
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nden 1999 yılında mezun olan Burak Gürkan, Emerson’da kariyerine ilk adımı attı. 2006 yılına kadar Türkiye’de farklı pozisyonlarda görev aldıktan sonra Emerson İngiltere´ye Global Proje Müdürü olarak atandı.
2008 yılında, Avrupa ve Rusya Bölgesi Pazarlama Müdürü görevini üstlenmek üzere Türkiye’ye geri dönen Gürkan, 9 yıl boyunca aynı şirkette farklı üst düzey roller üstlendi. 2015 yılında Türkiye ve Güney Hazar bölgelerinin Genel Müdürlüğü pozisyonuna getirilen Burak Gürkan, 2017 yılından itibaren kariyerine Grundfos´ta devam etme kararı aldı.

Işıl Aksoy
Kariyerine Koç Holding’te başlayan Işıl Aksoy, DemirDöküm markasının farklı pazarlama fonksiyonlarını yönettikten sonra, Ariston markasının Türkiye, Doğu Avrupa ve Merkez Asya Pazarlama Direktörlüğü görevini üstlendi. Ardından Betek Boya ve Kimya ‘da Stratejik Pazarlama Grubunu yönetti. Ekonomi eğitimi sonrası Işık Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini (MBA) tamamlayan Aksoy, Harvard Business School’da Sürdürülebilir İş Stratejileri eğitimi aldı.

Nilgün Atıcı
ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezunu olduktan sonra, Sabancı Üniversitesi’nde İşletme(MBA) mastırını tamamladı. Otomotiv ve  Finans sektörlerinde İnsan Kaynakları üst yönetimi görevlerinde bulundu. 2013 yılından beri Grundfos’ta Türkiye, Orta Asya ve Kuzeydoğu Afrika coğrafi bölgelerinin İnsan Kaynakları Direktörü görevlerini yürütmekteydi.

Devamını Oku

Pompalar

Enerji Tasarrufu Haftası’nda kuraklıkla yüzleşmek

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’de her yıl Ocak ayının ikinci haftası düzenlenen Enerji Tasarrufu Haftası’yla bu alanda farkındalık yaratılmaya çalışıyor. 2021 yılında 11-17 Ocak tarihleri arasında Enerji Tasarrufu Haftası etkinlikleri düzenlenirken, özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde azalan yağış oranları ve kuraklık tehlikesi bu yılın öne çıkan konusu oldu.

Küresel iklim krizi ve buna bağlı etkilere 2020 yılında Covid-19’un yıkıcı tesirleri de eklendi. Şehirlerin kontrolsüz büyümesi ve doğal kaynakların hoyratça tahrip edilmesi gibi etkenlere bağlı etkilerin önümüzdeki 30 yıllık süreçte 250 bine yakın insanın ölümüyle sonuçlanması muhtemel salgınlara yol açması Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüleri arasında yer alıyordu. Ancak 2020 yılında ortaya çıkan pandemi bu tehditle çok daha erken bir yüzleşmeye sebebiyet verdi.

Bununla birlikte, özellikle büyükşehirler başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde baş gösteren kuraklık tehdidi, verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramlarının yeninden gündem olmasına sebep oldu.

Pompa sistemlerinde enerji verimliliğinin önemi

Enerjinin etkin ve verimli kullanılması tüm sektörler için son derece büyük önem taşıyor. Pompa ve vana sektörleri de bu alanda çok büyük öneme sahip çünkü Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı’nın verilerine göre dünyadaki elektrik motorlarının sarf ettiği enerjinin %22’si pompalar tarafından tüketiliyor. Bu sebeple pompa sistemlerinin verimli hale gelmesi enerji tasarrufu açısından son derece büyük bir önem taşıyor.

Mühendisler ve sektör profesyonelleri pompa ve vana sistemlerindeki yeni teknolojilerin gelişmesine yaptıkları katkıyla verimlilik değerlerinin artırılmasına ve doğal kaynakların daha doğru şekilde kullanılmasına öncülük etmeyi sürdürüyor. Bununla birlikte, özellikle şehirlerdeki altyapının kayıp ve kaçağın önüne geçmek üzere geliştirilmesi de büyük önem taşıyor. Enerji tasarrufu kavramı imalat sektöründen ve sanayi kuruluşlarından bireylerin günlük yaşamdaki davranışlarına kadar geniş bir alanda uygulanması gereken bir olgu olarak öne çıkıyor. Sektörün ve karar vericilerin bu alandaki tutumu ise son derece büyük bir öneme sahip. Akıllı teknolojilerle donatılmış sistemlerle doğa dostu şehirler yaratmak, üretim tarzları benimsemek ve bunu bir yaşam felsefesi hâline getirmek yakıcı bir gereklilik hâlini almış duruda. Doğanın muhteşem dengesi gereği gezegenin insan kaynaklı bu tahribat nedeniyle yok olması söz konusu değil. Çünkü doğa kendi dengesini mutlaka bulacaktır. Ancak bu denge ortaya çıktığında insan ırkının hâlâ varlığını sürdürüp sürdüremeyeceğini yine insanlığın doğaya dönük tutumu belirleyecek.

Devamını Oku

Pompalar

Wilo, enerji tasarruflu ürünleriyle dünya kaynaklarını koruyor

Yayın Tarihi:

on

Artan nüfus, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, refah seviyesinin yükselmesi ve değişen tüketim alışkanlıkları gibi etkenler dünyanın enerji ihtiyacını hızla artırıyor. Kaynakların tükenmeye başlaması ekosistem dengesini olumsuz yönde etkiliyor. Bu bağlamda enerji tasarrufu kavramı üretimden tüketime, sanayi kuruluşlarından bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarına kadar tüm alanlarda büyük önem taşıyor. Binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılan 10 bine yakın pompa sistemleri ürün çeşidiyle Wilo, enerji kaynaklarının korunmasına katkıda bulunuyor. Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamada bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, Wilo Grup olarak 100 milyon insanın temiz suya erişimini sağlama hedefleri doğrultusunda enerjiyi verimli kullanan akıllı ürün ve çözümler geliştirmek için Ar-Ge ve inovasyona çok fazla yatırım yaptıklarını vurguladı.

Ülkelerin ekonomik gelişiminde ve sosyal refahın oluşturulmasında büyük rol oynayan enerji, iklimin korunması ve sürdürülebilir yaşam için hayati önem taşıyor. Küresel iklim değişikliğinin etkisini artırmasıyla günlük yaşantımızdan sanayideki üretime kadar birçok alanda enerji tasarrufu önemli bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. İleri teknolojisi ile yeni nesil ürün ve sistemler geliştiren Wilo, enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çözümler sunuyor.

Yoğun Ar-Ge yatırımı ile çevre ve kullanıcı dostu ürünler geliştiriyor

Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında açıklamada bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, yüksek teknolojiye ve enerji verimliliğine sahip akıllı pompaların yaygınlaşması için aralıksız çalıştıklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu; “Enerji tasarrufu, sürdürülebilirlik ve iklim korunması pandemi sürecinde tüm dünyada daha da önem kazandı. Wilo olarak her yıl şirket gelirimizin yüzde 3,5’ini Ar-Ge çalışmalarına ayırıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın temelinde verimli teknolojilerle çevre ve kullanıcı dostu ürünler geliştirmek yatıyor. İklim değişikliği karşısında su yönetim sistemlerinin verimliliğini artırarak dünya çapında insanların daha iyi yaşam standartlarına ulaşmasına destek oluyoruz. Ürünlerimiz, sistemlerimiz ve çözümlerimiz dünyanın her yerinde insanlara akıllı, verimli ve iklim dostu bir şekilde su sağlamaya katkıda bulunuyor. Bu katkımız sayesinde ve geleceğe yönelik eylem planlarımız sayesinde Wilo olarak 2020 yılında dünya çapında faaliyet gösteren 49 diğer şirketle birlikte Birleşmiş Milletler ve Bloomberg’in “50 Sürdürülebilirlik ve İklim Lideri” adlı küresel sürdürülebilirlik ve iklim koruma girişimine seçildik. Yanı sıra kriz zamanlarına rağmen değişimi yönlendiren ve sürdürülebilirliği iş modellerinin bir parçası haline getirebilen şirketlere verilen Alman Sürdürülebilirlik Ödülü’nün sahibi olduk. Bu girişimlerin bir parçası olmak bize gurur veriyor.”

Pompaların yüzde 90’ı eski ve verimsiz

Günlük hayatımızı sorunsuz bir şekilde devam ettirmemizi sağlayan pompaların enerji tüketiminde de kritik bir konumda yer aldığını ifade eden Ürek, “Dünya genelinde pompaların enerji tüketiminin toplam elektrik tüketiminin yüzde 10’una denk geldiği tahmin ediliyor.  Pompaların yaklaşık yüzde 90’ı eski ve verimsiz çalışıyor. Eski teknolojili pompaların yenisi ile değiştirilmesi sadece ısıtma, soğutma ve iklimlendirme uygulamalarında kullanılan elektrikte 246 TWh’ye kadar tasarruf elde edilebilmesini sağlıyor. Bu da artık ihtiyaç duyulmayacak yaklaşık 80 orta ölçekli elektrik santralinin kapasitesine eşdeğer anlamına geliyor. Dijitalleşme enerji tasarrufunu hayata geçirmede bizlere yeni fırsatlar sunuyor. Bir kaynak olarak suyun sorumluluk bilinci ile kullanımı da artık eskisinden çok daha önemli. Hızla artan dünya nüfusu, küresel ekonomik kalkınma ve süregelen iklim değişikliği dünya üzerinde su dengesi ve bunun altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor.

Wilo olarak geliştirdiğimiz sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında üretilen yüksek verimli ürünlerimiz sayesinde 2018’de CO2 emisyonlarını 50 milyon ton azaltarak yılda 1.8 TWh enerji tasarrufu elde ettik. Bununla birlikte küresel enerji tasarrufu seferberliğimizin odak noktasında yer alan enerji çözümleri projemize de devam ediyoruz. Eski ve verimsiz pompaların yüksek verimli ve daha az enerji tüketimi sağlayan ürünlerle değişimini ile CO2 emisyonlarının sürdürülebilir şekilde azaltılmasına katkıda bulunuyoruz. Bu kapsamda 2019 yılında dünya genelinde 10 bin enerji çözümü projesi gerçekleştirdik” açıklamasında bulundu.

Geri dönüşüm oranını yüzde 90 artırarak hammaddelerin tüketimini 250 ton azaltıyor

Wilo’nun sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda her yıl 30 bin bileşeni ve ürünü yeniden dönüştürerek ürünlerde materyal tüketimini yılda 12 ton azalttığını ve ürün paketlemede yüzde 100 yeniden kullanılabilir çevre dostu ambalajlar tercih ettiğini belirten Ürek, “Bu doğrultuda Wilo ofis ve fabrikalarında da geri dönüşüm oranını yüzde 90 artırıyor ve tüm bu çalışmalar sonucunda da hammaddelerin tüketimini 250 ton azaltıyoruz. Bununla birlikte Dortmund fabrikamızda bulunan analiz, onarım ve geri dönüşüm merkezimizde hem yeni tasarlanıp üretilen hem de eski ürünlerin tekrar kullanılabilirlik açısından analizlerini yapıyoruz. Buna göre de bir Wilo pompası için geri dönüşüm oranının yaklaşık yüzde 100 olarak hesaplandığını söyleyebiliriz. Tüm bu çalışmalarımızın yanı sıra suya ve geleceğe yön verme hedefimizle Wilo’nun ofis ve fabrikalarındaki içme suyu tüketimini yüzde 20 azaltarak dünya genelinde 100 milyon insanın temiz suya daha iyi şartlarda erişmesine katkı sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında altı mega trend üzerine çalışıyor

Wilo, temiz su temini alanında yeni ürün geliştirme çalışmalarına artan bir ivmeyle devam ederek önümüzdeki yıllarda yenilikçi su çözümlerinin büyüme hızını yüzde 7,5 artırmayı amaçlıyor. Sürdürülebilirlik stratejilerinin bir parçası olarak, insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend tanımladıklarını belirten Ürek, “Globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm olarak belirlediğimiz bu mega trendlere karşı nasıl bir çözüm geliştirebileceği üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Tüm yatırımlarımızı dünyaya hızla yön verecek bu trendler ışığında gerçekleştiriyoruz. Bu yolda kat ettiğimiz mesafe ve elde ettiğimiz veriler, doğru ve tarafsız bir şekilde analiz edilebilmesi adına yılda 2 defa Sürdürülebilirlik Konseyi tarafından kontrol edilecek” diyerek sözlerini tamamladı.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com