Connect with us

Vanalar

Vana – otomasyon serüveni

Yayın Tarihi:

on

İnsanoğlunun tarihsel serüveni ve yolculuğu her ne kadar sürprizler, acılar, savaşlar ve var olma mücadelesiyle dolu olsa da değişmeyen tek şey hayatını idame etmek için gösterilen gayret olmuştur. Bu gayretin temelini bugün de olduğu gibi “su” oluşturmaktadır. Piramitleriyle ünlü Eski Mısır medeniyeti gücünü Nil nehrinden almıştır, günümüzde varlığı devam etmeyen birçok ulus suyun gücüyle medeniyet kurabilmişken yok olma sebebi ise yine “su” yani suyu kaybetmeleri olmuştur. Biz Türklerin dahi Orta Asya’dan Mezopotamya’ya hatta dünyanın birçok yerine olan yolculuğunun temelinde yine su yok mu?

Medeniyetin suya ulaşma yolculuğunda su, insanı sürekli kendine çekti. Oğuz Kağan, destanında 700’lü yıllarda suyu, denizi işaret etmiştir. Osmanlı’nın Akdeniz’e, Karadeniz’e, Marmara’ya ulaşması da dedelerinin bu hayalini gerçekleştirme yolculuğudur. Oğuz Kağan dedemiz daha deniz, daha müren*… diye 700’lü yıllarda suyu hedef göstermiştir.  Suya ulaşma ve su sevdasıdır Türkleri Orta Asya’dan çıkaran, Anadolu’ya, Akdeniz’e, Marmara’ya ulaştıran. Tarihin birçok döneminde olduğu gibi Osmanlı döneminde de İstanbul başta olmak üzere birçok yere su kemerleri inşa edilerek bir nevi suya yön verilmiş, böylece medeniyetin ve refahın devamı sağlanabilmiştir.

Biz Ademoğlunun su ile “duygusal” mücadelesi bugün dünden daha dramatik ve karmaşık bir hal alarak artmıştır. Suyun kaldırma gücü ile geçmişte/günümüzde gemilerimizi rahatça yüzdürürken gelişen teknoloji ile suyu çok daha farklı şekilde kullanabiliyoruz; örneğin, su jetleri ile çeliği mükemmel bir hassasiyetle kesebilmekteyiz. Isınmak için ihtiyacımız olan enerjiyi su ile taşırken yine bir güç üretecinin ürettiği atık ısıyı su ile ortamdan uzaklaştırmaktayız (bu atık enerjiyi faydalı iş olarak kullanmanın yolları sürekli aranmalı!). Suyun gücünden, nimetlerinden bu denli yararlanan insanoğlu suyu kontrol etmek için farklı cihazlar ve yöntemler geliştirmiştir. Vana dediğimiz cihaz grubu ise suyu/havayı kontrol etmek için geliştirilen ana ürün gruplarından sadece bir tanesi.

Vanalar, insanoğlunun başta su ve hava olmak üzere, çeşitli akışkanlara hükmetmek, bu akışkanların; geçişini veya durdurulmasını sağlamak, debisini ayarlamak, geri dönüşünü engellemek, akış yönünü değiştirmek, akış basıncını sınırlamak ve akış emniyetini sağlamak gibi amaçlara ulaşmak için kullanılan mekanik yönsel cihazlardır.

Diğer bir tanımlama ile vana; akışkanlara yol veren, onları durduran, karıştıran veya akışkanın yönünü ve/veya miktarını, basınç veya sıcaklığını değiştirebilen bir cihazdır.

Vanalar, borulama-proses armatürleri içinde ağırlıklı bir yer tutarlar. Günümüzde geniş bir yelpazede; basit açma, kapama musluklarından, aşırı karmaşık servo sistemlere uzanan ve akışkanların kontrolü için kullanılan çok fazla sayıda vana mevcuttur. Bunlar; uzay uygulamalarında kullanılan çok küçük ölçme vanalarından, çapı metrelerle, ağırlığı tonlarla ifade edilen boru hattı vanalarına kadar değişiklik gösterebilmektedir. Değişik amaçlı kullanımlarda, kontrol edilen akışkan; bilinen sıvılar, gazlar, buharlar, radyoaktif malzeme olabileceği gibi, katı partiküller içeren sıvılar ve gazlar da olabilir. Hatta çimento, un gibi katı tozlar da akışkan olarak dikkate alınabilir. Vanalar; vakum bölgesinden, 7000 bar ve üzerindeki basınçlara, -2000C soğuktan, ergimiş metal sıcaklıklarına kadar kullanılabilmektedir. Ömürlerine gelince; sadece bir kere açma/kapama yapabilecek vanalar olduğu gibi, bakım ve onarım gerektirmeden binlerce kere açma/kapama yapması beklenen vanalar da vardır.

Havacılık, madencilik, nükleer santral, denizaltı ve gemicilik alanlarındaki ilerleme vanalara olan bakış açısını bir hayli değiştirmiş durumda. Örneğin madencilik sektöründe yerin yüzlerce metre altındaki bir vanayı uzaktan kontrol edebilmek elzemken denizaltı sektöründe vananın çok yüksek basınçlara dayanım göstermesi beklenmekte, bunu yanında bir nükleer santralde kullanılan vanaya uzaktan kontrolün elzemliğinin yanında yüksek sızdırmazlık ve basınç-sıcaklık dayanımı da gerekmektedir. Aynı şekilde bir uçakta kullanılan vanada da benzer özellikler baş göstermektedir. Üstüne üstlük tüm bunlara ilaveten negatif yöndeki sıcaklık ve basınç dayanımları da eklenince sektör çalışanları olarak bizlerin önünde yol almamız gereken koca bir yol görünmekte.

Dünyamızı son yıllarda apayrı bir rüyaya sürükleyen dijital dönüşüm ile beraber gelen akıllı ev, konut, ofis, yangın kontrol vb. beklentileri karşılamak için yine vanalara ciddi bir iş yükü düşmekte.

Duyar ailesi olarak tüm bu değişimleri oldukça yakından takip edip değerlendirmekteyiz. En optimum-verimli atılımlarla ihtiyaç duyulan alanlara dönük çözümler gerçekleştirmekteyiz.

Bilgi çağında olduğumuz bugün her bilgiye kolayca ulaşabilmemize rağmen maalesef bilgiyi hayata geçirme konusunda, dünyanın geri kalanı gibi, elbetteki sorunlar çıkmakta ve bizler de bu sorunların üstesinden gelmek için çaba harcıyoruz. Söz, günümüz mühendislerinin çabasına gelmişken, akışkan kontrolündeki en temel kavram olan debi üzerindeki ilk sayılabilecek bilimsel çalışmaya değinmeden olmaz sanırım. Bunun için 22 Eylül 1791’de İngiltere’nin Outhgill kasabasının demircisi James ile bir çiftçi kızı Margaret Hastwell çiftinin (evlilikleri 1786) dört çocuğundan üçüncüsü olarak London Bridge’e yakın Newington Butts’da dünyaya gelen Michael Faraday’ın 1832 yılında Thames Nehri’nde gerçekleştirdiği deneye bir göz atalım.

Bilindiği üzere manyetik debimetrelerde kullanılan prensip Faraday’a dayanmaktadır. (B) manyetik alanına dik olarak (V) hızıyla hareket eden (Q) elektrik yükü, (F) kuvveti tarafından etkilenir.

F=QxVxB    (1)

Pozitif ve negatif yüklerin her ikisi de var olduğunda bu kuvvet, yüklerin ayrılmasına neden olur ve bu kuvvet, (E) elektrostatik kuvveti ile dengelenir.

F=QxE      (2)

1 ve 2 eşitlikleri Faraday’ın indüksiyon yasasını temsil eder

E=VxB

Bu yasa şu şekilde formüle edilebilir: (L) uzunluğundaki bir elektrik iletken, (V) hızı ile (B) manyetik alanının akış hatlarına dik olarak hareket ederse, iletkenin iki ucu arasında Ui   gerilimi indüklenir.

Ui = BxLxV

B: Manyetik indüksiyon

L: İletken uzunluğu

V: Hareket eden iletkenin hızı

Elektrik iletkeni çubuğu içinden iletken sıvı geçen bir boru ile yer değiştirdiğimizde manyetik alana dik düzlemde sıvı boyunca bir gerilim üretilecektir ve gerilim akış hızı boyunca orantılı olacaktır. Debi ölçüm teorisi şu şekilde şematize edilebilir:

Ui: İndüklenen voltaj

B: Manyetik indüksiyon

Di: Boru iç çapı

V: Ortalama akış hızı

Sıvı ile temas eden iki elektrot yerleştirilerek oluşan gerilim ölçülür. Elektrotlar, elektriksel olarak yalıtılmış bir boruya, (B) manyetik alanına dik olacak şekilde yerleştirilirler.

Ui elektrot voltajı manyetik alan ve akış hızı ile orantılıdır. Ancak sensörlerin kalibrasyonunun yapıldığı akış profili ile ölçümün yapıldığı akış profili arasında büyük farklar olduğunda alınan ölçüm değerleri hatalı olabilir. Genelde iyi tanımlanmış bir akış profili sağlamak için, ölçüm noktasından önce ve sonra belirli uzunlukta düz boru olması gerekir. Düz boru uzunluğu da dirsek, valf vs. gibi akımı bozucu elemanlara bağlıdır. Uygulamada düz boru uzunluğu; girişte 5xDi (iç çap) ve çıkışta 3xDi olarak hesaplanır.

ISO/TR 6817- 1980E standardına göre elektromanyetik debimetrenin yapısı şu şekildedir:

Prensip olarak açıkladığımız Faraday’ın kendisine ait olan bu teoriyi kendisi doğrulamak için 1832 yılında Thames nehrinde şöyle bir deney yaptı:

Yeryüzü sabit bir manyetik alan ürettiğinden, Faraday iki elektrot yerleştirip bunlar arasındaki voltajı ölçmenin yeterli olacağını düşündü. Ancak deney bu aşamada başarısız oldu. Faraday önemli bir pratik problem ile karşılaştı: Metal elektrot ile su arasında, şekildeki gibi bir elektrokimyasal voltaj oluşmaktaydı.

 

Debiye bağlı voltaj (Ui) ve elektrokimyasal voltajın (Uec) her ikisi de D.C. Voltaj olduğundan bunları birbirinden ayırmak imkânsızdır.

Faraday, elektrokimyasal voltaj sorununa bir çözüm buldu, akışkanın geçtiği boru etrafına manyetik bir bobin koydu ve bu bobini sinüzoidal bir manyetik alan oluşturan A.C. Voltaj ile besledi. Buna göre debi ile orantılı voltaj şekildeki gibi sinüzoidal olacaktı.

Sonuçta debi ile orantılı voltajı elektro kimyasal voltajdan ayırma olanağı sağlandı. Manyetik bobini A.C. Akımı ile beslemek elektrokimyasal hata voltajını yok etmişti ancak diğer bir hataya yani transformatik voltaja yol açmıştı.

Manyetik bobin ve elektrot kabloları bir transformatör oluşturur. Bunun sonucunda debi sinyali (Ui) ile 900 faz değiştirmiş bir hata voltajı oluşur. Diğer yandan, elektrik hattındaki salınımlar ölçme sinyaline etkirler. Üstüne üstlük 50 Hz’lik sinyal voltajı diğer elektrikli cihazlardan ölçme sinyaline etkiyen gürültüler (noise) yaratır…

1832 yılında kendi teorisini ispatlamak için bizzat Faraday tarafından yapılan ilk deney ve iyileştirmeler 186 yıllık hikâyesi süresince devam etti ve karşılaşılan her problem tek tek çözülerek günümüze gelindi. Hâlâ bu konudaki iyileştirmeler insanoğlunun ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için devam etmekte. Bir nevi medeniyetin gücü denilen bilgi duvarını tek tek tuğlalar koyarak yükseltmenin ne kadar önemli olduğu bu örnek ile apaçık görülmekte.

Bu hikâye biz gibi teknolojiyi yakalama gayreti gösteren ülkelerin sihirli değnek arama gayretlerinin ne denli saçma olduğunun çok net bir göstergesidir. Teknolojik ilerlemenin daha anlamlı ve mümkün olabilmesi için bilgiye daha fazla değer verilmeli ve bu işlerle uğraşanların mümkün olduğunca “bence” ile başlayan cümlelerden kaçınmaları gerekir…

53 yıllık serüveni boyunca her gün yeni bir tuğla ile örüp yükselttiği bilgi duvarı ve hafızasını daha da büyütüp derinleştiren Duyar Vana, gelecekte daha saygın ve vurucu çalışmalarıyla varlığını daha etkili bir şekilde sürdürecektir. Duyar Vana’nın insanlık, bilim dünyası ve ülkemiz için nice güzel çalışmalar yapması dileğiyle…

Not: Bu yazıyı okuyanların tek kelime ile “okudum” notunu veya varsa görüş ve önerilerini e-posta (bilal.aydemir@duyarvana.com.tr) ya da mesaj ile bildirmelerini rica ederim.

Kaynaklar

  1. Gülbaz, Y. K., Endüstriyel Ölçme ve Kontrol, (1994), İstanbul, İ.T.Ü.
  2. http://www.tesisat.org/vanalar-ve-vana-secimi-ile-ilgili-hesaplar.html
  3. Topçu R.A., Su Medeniyettir, Medeniyet Su ile Yeşerir, (2016), İstanbul, Adell.

* Müren: Akarsu, dere, ırmak.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Vanalar

SUNSAY’dan “Yeni nesil Vulkanize Contalı ve Yüksek Performans Kelebek Vanalar”

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1966 yılından bu yana endüstriyel kelebek vanalar ve aktüatör alanlarında uluslararası çapta tanınan Hollanda menşeli Wouter Witzel EuroValve, yüksek performans vanalarda kalitesini kanıtlamış lider bir üretici ve aynı zamanda tedarikçi olup AVK Group bünyesinde faaliyetine devam etmektedir. AVK Group, dünya çapında 65’in üzerinde şirketi ile 80’den fazla ülkeye kendi satış şirketleri, acenteleri, distribütörleri ve lisans sahipleri aracılığıyla ürünler ve hizmetler tedarik etmektedir.

Wouter Witzel, çeşitli sektörlere yönelik müşterilerine sunduğu geniş ürün yelpazesiyle birlikte, üretici olarak hizmet veriyor olması müşterilerden gelecek farklı taleplere daha hızlı ve doğru bir şekilde tepki verebilmelerine, aynı zamanda farklı pazarlarda kullanılan birçok vana uygulamasına yönelik çözümler ve iyileştirmeler üretebilmelerine de olanak sağlamaktadır.

Su arıtma, petrol ve gaz, kimya, petrokimya, enerji, maden, çimento, ağaç işleme, demir-çelik, desalinasyon, yüksek bina-tesisat uygulamaları vb. tüm endüstriyel ve domestik sektör ve uygulamalarda kullanılan yeni nesil kelebek vanaların en önemli özelliği vulkanizasyon yöntemi kullanılarak imal edilmiş olmasıdır.

Vulkanizasyon yöntemi ile vana contası, vana gövdesine basınç altında homojen bir şekilde kalıp olarak kaynaklanmıştır. Bu proses ile vana gövdesi ve vana contası ayrılmaz bir bütün oluşturmuştur. Bu şekilde üretilen kelebek vanaların, değiştirilebilir contalı kelebek vanalara göre 5 kat daha fazla uzun ömürlü olduğu kanıtlanmıştır.

Eşsiz sızdırmazlık konsepti ile işlenmiş disk çevresi, toroid yapıdaki contaya sıkı bir şekilde oturarak tam kapama sağlamaktadır. Bu konseptin avantajları şunlardır:

  • Çift taraflı sızdırmazlık
  • Kapalı pozisyonda conta aşınmasının minimum olması Açılıp kapanma işlemi sırasında contanın daha az aşınması
  • Düşük tork ihtiyacı
  • Çok sık açılıp kapanmak için uygunluğu Aktüatör kullanımı için uygunluğu

“Kauçuk Contalı Vulkanize Kelebek Vanalar”

Tanınmış Wouter Witzel markası, eksiksiz bir endüstriyel kelebek vana yelpazesi geliştirdi. Bu kelebek vana serisi, çeşitli uygulamalar için uygundur. Eşsiz vulkanize kaplama konsepti ve profilli sızdırmazlık tasarımı, fonksiyonel performansı çok yüksek bir seviyeye yükseltmiştir. Uzun uygulama deneyimleri, sürekli malzeme araştırması ve verimli üretim teknolojilerinin yeniliği, güncel bir ürün yelpazesiyle sonuçlanmıştır.

En son uluslararası standartlara uygun olarak tasarlanan kelebek vanalarımız aynı zamanda çevresel gereksinimleri de karşılamaktadır. Uzun yıllardır, merkezli kauçuk kaplı kelebek vanalarımız, geleneksel çift eksantrik vanaların veya küresel vanaların yerini almıştır.

Yüksek Performans Kelebek Vanalar

Yüksek performanslı kelebek vanamızı iki kategoride sınıflandırıyoruz:

DYNAXE | ECONAXE

Dynaxe, proses koşullarının yüksek basınç, zorlu koşullar veya aşındırıcı ortam olduğu tüm pazarlarda üstündür. Bu yüksek performanslı valf son derece dayanıklıdır, düşük işletme maliyetleriyle ultra uzun bir ömre sahiptir ve en katı uluslararası standartları karşılar.

Econaxe, çeşitli endüstrilerdeki uygulamalar için yeni bir çift ofset kelebek vana serisidir ve farklı tip ve malzemelerde mevcuttur. Econaxe, yüksek aşındırıcı uygulamalar için en ekonomik çözümdür.

Çekvanalar

Eurocheck valf, çift diskli gofret tipinde bakım gerektirmeyen, kendi kendine hareket eden döner bir çek valftir. Özel tasarım özellikleri ve özenle seçilmiş malzemeler bir araya gelerek Eurocheck’i düşük işletme maliyetleriyle çok güvenilir bir ürün haline getirir.

Bu aralık vanaları esas olarak su uygulamalarında kullanılır. Kompakt tasarımları yerden tasarruf sağlar. Bakım maliyetleri sıfıra kadar düşüktür ve basınç kaybı mutlak minimuma düşürülmüştür.

Aktüatörler

Wouter Witzel’in aktüasyon felsefesi, geniş bir marka ve tip yelpazesinden, farklı pazar segmentlerinin ve müşterilerin gereksinimlerine göre her özel valf aktivasyonu durumu için en uygun çözümü sağlayabilmektir. İstenilen kalite, özellik ve performansı doğru fiyatla eşleştirmek için aktüatörleri üç kategoriye ayırıyoruz:

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

Uzun raf ömürlü gıda ürünleri için hijyenik tasarım esastır

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

2006/42/EC Makine Emniyeti Yönetmeliği’nin temel gerekliliklerini yerine getirmek için diğer tüm gıda işleme ekipmanlarının yanı sıra proses vanaların sistem tasarımlarının da kişisel sağlık veya emniyet risklerinden arındırılması gerekir. Kullanılan malzemeler her kullanımdan önce temizlenmeli, gıda ile temas eden yüzeylerde mikroorganizmaların barınabileceği çukur, kenar gibi boşluklar bulunmamalıdır. Bu gereksinim gıdayı emniyetli, tutarlı kalitede ve uygun raf ömrüyle üretmek için zorunlu ön koşuldur. Hijyenik sınıftaki proses vanaları, bira fabrikası, süt ürünleri, içecek ve gıda üretim tesisleri gibi patojen yükünü azaltmak veya hassas ürünlerin raf ömrünü koruma gereksinimlerinin önemli olduğu çeşitli yiyecek ve içecek endüstrisi uygulamalarında kullanılmaktadır.

UltraClean vanalar ile nihai kalite

UltraClean olarak sınıflandırılan vana bileşenleri, çevreden (atmosferden) kontaminasyona karşı daha fazla emniyet koruması ile nitelenir ve böylece tüm süreç boyunca ürünün mikrobiyal stabilitesini sağlar. Gıdalarda kullanılan hijyenik sınıf vanalar için aynı tasarım özelliği, UltraClean bileşenleri için de geçerlidir. UltraClean vanalarının artırılmış emniyeti, temel olarak vana gövdesini buhar veya hermetik sızdırmazlık diyaframı ile atmosferden koruyarak elde edilir. Genel anlamda, UltraClean teknolojisine uygun ürünler, nihai ürün kalitesi kabul edilebilir bir aralığa denk geldiği sürece tekrarlanan ısıl işleme izin verebilir. Isıl işlemden birden fazla geçemeyen daha hassas ürünler için aseptik işlemler ve bileşenler daha uygun olabilir.

GEA gövde diyafram vanalarının saf aseptik vanalar olarak tahsis etmek yerine, kendi vanalarını UltraClean olarak sınıflandırmaz, genel olarak gövde diyafram vanalarının teknolojisini de sınıflandırır ve bunları ilgili proseslere (örneğin meyve suyu ve laktik asit ürünlerine) tahsis eder. Bir gövde diyafram vanasında kullanılan çeşitli malzemeler, membran ve şaft arasında ayrılabilir bir bağlantı gerektirir. Tam olarak sentetik malzeme ve metal arasındaki bu temas arayüzünde, farklı genleşme katsayıları ürün taşınması oluşumuna neden olabilir. Sıcaklık ve yük değişikliklerinin sıklığı ve ayrıca temizleme türü, membranın ömrünü etkiler. Bu nedenle bu membranlar, üreticilerinden bağımsız olarak metal körükler kadar stabil değildir. Ek olarak, membran kusurları her zaman dışarıdan tespit edilemez, bu da sorun gidermede ekstra maliyetlere neden olabilir. Bununla birlikte bu sınıflandırma sistemi, bu vanaların diğer alanlarda uygulanmasını kategorik olarak engellemez. Sonuç olarak, gövde diyafram vanası, klasik hijyenik uygulamalar veya aseptik kullanımlar için katma değer sağlayabilir.  

Aseptik sınıfında da tavize yer yok

Diğer iki hijyenik sınıfın aksine, aseptik bileşenlerle ürün alanının çevreye karşı hermetik sızdırmazlığı zorunludur. Bu gereklilik ve dışarıdan arıza tespiti talebi ile kontaminasyon riskleri, diğer sınıflardaki bileşenlere göre daha düşüktür. Körüklü vana ile metal bir körük, özel bir kaynak işlemiyle vana gövdesine ayrılmaz bir şekilde bağlanır, yani (asansör etkisinin önlenmesi ile) mikropların boru ağına giremeyeceği anlamına gelir. Körükler, uzun yıllar boyunca aseptik özellikler sağlayan, reaksiyona girmeyen, ısıya dayanıklı ve uzun ömürlü bir yapıya sahiptir. Bu, denetim ve bakımı basitleştirir ve proses güvenilirliğini artırır. Sızıntı meydana gelirse, dışarıdan tespit güvenilir bir şekilde mümkündür, bu da takip maliyetlerini en aza indirir. UHT süt ürünleri, tıbbi beslenme ve bebek maması gibi belirli tüketici gruplarına yönelik üretim ile yüksek kaliteli ürünler ve/veya uzun raf ömrü gereksinimleri için aseptik prosesler kullanılmaktadır. 

Değer belirleme süreci önemlidir. Tüm yatırımlarda olduğu gibi toplam sahip olma maliyetini dikkate almak yatırımın karşılığını verir. Benzer şekilde ürün ve süreç için riskler, yatırımlar, temizlik maliyetleri ve süresi, bakım ve yedek parça maliyetleri ve gerekli herhangi bir sorun giderme, önemli rol oynamaktadır. ‘Vanalarda hijyenik tasarım’ çok önemlidir ancak iş burada bitmez. Gıda üretim süreçlerinde kullanılan tüm ekipmanlar için hijyenik tasarım büyük önem taşımaktadır.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Vanalar

SUNSAY sizi “ANSI” Normunda BVALVE Metal Körüklü Vanalar ile buluşturuyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Neden BVALVE ANSI Metal Körüklü Vanalar mevcut pazarda en iyisi?

BVALVE mevcut pazardaki en kaliteli ANSI körüklü sızdırmaz vanası olan BV25065ASA’yı sunmaktan memnuniyet duyar.

Teknik detaylar

  • Vana tasarımı ASME B 16.34’e göre.
  • Flanşlar arası mesafe ASME B 16.10’a göre.
  • Yivli flanş oturma yüzeyi ASME B 16.5’e göre.
  • Kılavuzlu klepe tasarımı ile vana boyutu 6” (DN150) 150# 300# 600#.
  • Standart dengeli klepe tasarımı ile vana boyutu 8”, 10” (DN200, DN250) 300# 600#.

Özellikler

1. Sağlam ve ergonomik el volanı

2. ACME kalın diş hatveli Mil

3. TA-LUFT’a uygun Salmastra

4. Çok katmanlı Körükler

Vananın boyutuna göre iki, üç ve dört katmanlı körükler. Körükler diske değil mile kaynaklıdır, titreşimlerin iletimini engeller ve körüklerin ömrünü uzatır.

5. Birbirine sıkı geçme gövde ve kapak

6. Konik Klepe

Klepe ve sit arasındaki daha düşük temas yüzeyi, daha sıkı bir kapatma sağlar.

7. Standart olarak sit ve klepe sert yüzeyli %13 Cr. Kaplama

8. Sağlam mafsal çatalı

9. Sökülmez Mil

Mil, açık pozisyonlarda aynı zamanda metali metale kilitleme işlevini de yerine getiren ve böylece proses basınçları nedeniyle dışarı fırlamasını önleyen mekanik durdurma özelliğine de sahiptir. Bu arada mekanik durdurma, vanalar açık pozisyondayken sağlamlık sağlar. Ayrıca vanalarımız saf grafit güvenlik sıdırmazlık paketleri ile donatılmıştır.

10. Standart serbest döner Klepe

360º serbest dönüşlü klepe, akışkanı taşıyabilecek pisliklerin temizlenmesini sağlar. Ayrıca kapama yüzeyi her çevrimde farklıdır ve aynı zamanda titreşimleri vana gövdesine ve körüklere iletmez.

11. ASME B 16.5’e göre flanş oturma yüzeyi yivli formdadır.

Ürün Yelpazesi

  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Sürgülü Vana
  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Baskılı Vana
  • BVALVE Körüklü Ceketli Vana
  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Tank Altı Vana
  • BVALVE Ceketli Fabrikasyon Sürgülü Vana

BVALVE Yapım Malzemesi:

1) Gövde Malzemesi: Dökme Çelik – WCB / WCC / WC6 / WC9 / LCC / LCB / LC1 / LC3 Paslanmaz Çelik Döküm – CF8 / CF8M / CF3 / CF3M / CG8 / CG8M

2) Özel Alaşımlar: Inconel – 625 (CW6MC) / Inconnel 600 (CY40) / Hastelloy

3) Dövme Çelik: A105 / F304 / F316 / F304L / F316L / LF2

4) Körük Malzemesi: AISI – 321 / AISI – 316 Ti / Inconnel – 625 / Hastelloy C – 27

  • Dökümün radyografisi, müşterilerin ihtiyacına göre ASME SEC V / ASME SEC VIII, ASME SEC III’e göre döküm işlemi esnasında gerçekleştirilir.
  • MSS SP – 55’e göre yüzey düzensizliklerini değerlendirmek için görsel yöntem.
  • ASME Bölüm VIII Div1, ASTM E165, ASME Bölüm V ve ASME B 16.34 uyarınca LP Sınavı ASTM E 709’a göre Manyetik Parçacık İnceleme Yöntemi.
  • Dövme parçaların ASTM E 388’e göre tek kaynaklı muayenesi.

Kalite Kontrol Aktivitesi

Operasyonlarda yüksek verim elde edilmesinde ISO 9001:2008 (TÜV Certified) standartlarına uygun Kalite Güvence Sistemleri takip edilmektedir. Tekniklerin iyileştirilmesi için sürekli çaba sarf edilmekte, imalat sırasında aşağıdaki muayene yöntemleri takip edilmektedir:

Görsel İnceleme

  • Sıvı – Penetrant Testi
  • Hidro ve Hava Testi
  • Helyum Sızıntı Testi
  • Körük Döngüsel Testi

Diğer testler istek üzerine uygulanabilir.

BVALVE Körükler İçin Kritik Test

Yorulma / Döngü Testi

BVALVE Körük için Döngüsel Test, körüklerin yorulma mukavemetini test etmek için yapılır. Her tip için API 602’ye göre körük döngüsel test makinesinde minimum 10.000 döngü için test yapılmaktadır.

Helyum Sızıntı Testi – (Kütle spektrometresinde kaçak dedektörü üzerinde)

Vakum Servisleri için Körüklü Sızdırmaz Vanaların Helyum Sızıntı testine tabi olması gerekmektedir. BVALVE Vanaların üretimlerinin yapıldığı tesislerde bu test kendi bünyelerinde yapılmaktadır.

10 Torr’da Helyum Gazı ile test edilmiştir. Bu, yalnızca BVALVE vananın Vakum ve diğer kritik uygulamalar için uygun olup olmadığının onaylanmasına yardımcı olur.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com