Connect with us

Vanalar

Vana – otomasyon serüveni

Yayın Tarihi:

on

İnsanoğlunun tarihsel serüveni ve yolculuğu her ne kadar sürprizler, acılar, savaşlar ve var olma mücadelesiyle dolu olsa da değişmeyen tek şey hayatını idame etmek için gösterilen gayret olmuştur. Bu gayretin temelini bugün de olduğu gibi “su” oluşturmaktadır. Piramitleriyle ünlü Eski Mısır medeniyeti gücünü Nil nehrinden almıştır, günümüzde varlığı devam etmeyen birçok ulus suyun gücüyle medeniyet kurabilmişken yok olma sebebi ise yine “su” yani suyu kaybetmeleri olmuştur. Biz Türklerin dahi Orta Asya’dan Mezopotamya’ya hatta dünyanın birçok yerine olan yolculuğunun temelinde yine su yok mu?

Medeniyetin suya ulaşma yolculuğunda su, insanı sürekli kendine çekti. Oğuz Kağan, destanında 700’lü yıllarda suyu, denizi işaret etmiştir. Osmanlı’nın Akdeniz’e, Karadeniz’e, Marmara’ya ulaşması da dedelerinin bu hayalini gerçekleştirme yolculuğudur. Oğuz Kağan dedemiz daha deniz, daha müren*… diye 700’lü yıllarda suyu hedef göstermiştir.  Suya ulaşma ve su sevdasıdır Türkleri Orta Asya’dan çıkaran, Anadolu’ya, Akdeniz’e, Marmara’ya ulaştıran. Tarihin birçok döneminde olduğu gibi Osmanlı döneminde de İstanbul başta olmak üzere birçok yere su kemerleri inşa edilerek bir nevi suya yön verilmiş, böylece medeniyetin ve refahın devamı sağlanabilmiştir.

Biz Ademoğlunun su ile “duygusal” mücadelesi bugün dünden daha dramatik ve karmaşık bir hal alarak artmıştır. Suyun kaldırma gücü ile geçmişte/günümüzde gemilerimizi rahatça yüzdürürken gelişen teknoloji ile suyu çok daha farklı şekilde kullanabiliyoruz; örneğin, su jetleri ile çeliği mükemmel bir hassasiyetle kesebilmekteyiz. Isınmak için ihtiyacımız olan enerjiyi su ile taşırken yine bir güç üretecinin ürettiği atık ısıyı su ile ortamdan uzaklaştırmaktayız (bu atık enerjiyi faydalı iş olarak kullanmanın yolları sürekli aranmalı!). Suyun gücünden, nimetlerinden bu denli yararlanan insanoğlu suyu kontrol etmek için farklı cihazlar ve yöntemler geliştirmiştir. Vana dediğimiz cihaz grubu ise suyu/havayı kontrol etmek için geliştirilen ana ürün gruplarından sadece bir tanesi.

Vanalar, insanoğlunun başta su ve hava olmak üzere, çeşitli akışkanlara hükmetmek, bu akışkanların; geçişini veya durdurulmasını sağlamak, debisini ayarlamak, geri dönüşünü engellemek, akış yönünü değiştirmek, akış basıncını sınırlamak ve akış emniyetini sağlamak gibi amaçlara ulaşmak için kullanılan mekanik yönsel cihazlardır.

Diğer bir tanımlama ile vana; akışkanlara yol veren, onları durduran, karıştıran veya akışkanın yönünü ve/veya miktarını, basınç veya sıcaklığını değiştirebilen bir cihazdır.

Vanalar, borulama-proses armatürleri içinde ağırlıklı bir yer tutarlar. Günümüzde geniş bir yelpazede; basit açma, kapama musluklarından, aşırı karmaşık servo sistemlere uzanan ve akışkanların kontrolü için kullanılan çok fazla sayıda vana mevcuttur. Bunlar; uzay uygulamalarında kullanılan çok küçük ölçme vanalarından, çapı metrelerle, ağırlığı tonlarla ifade edilen boru hattı vanalarına kadar değişiklik gösterebilmektedir. Değişik amaçlı kullanımlarda, kontrol edilen akışkan; bilinen sıvılar, gazlar, buharlar, radyoaktif malzeme olabileceği gibi, katı partiküller içeren sıvılar ve gazlar da olabilir. Hatta çimento, un gibi katı tozlar da akışkan olarak dikkate alınabilir. Vanalar; vakum bölgesinden, 7000 bar ve üzerindeki basınçlara, -2000C soğuktan, ergimiş metal sıcaklıklarına kadar kullanılabilmektedir. Ömürlerine gelince; sadece bir kere açma/kapama yapabilecek vanalar olduğu gibi, bakım ve onarım gerektirmeden binlerce kere açma/kapama yapması beklenen vanalar da vardır.

Havacılık, madencilik, nükleer santral, denizaltı ve gemicilik alanlarındaki ilerleme vanalara olan bakış açısını bir hayli değiştirmiş durumda. Örneğin madencilik sektöründe yerin yüzlerce metre altındaki bir vanayı uzaktan kontrol edebilmek elzemken denizaltı sektöründe vananın çok yüksek basınçlara dayanım göstermesi beklenmekte, bunu yanında bir nükleer santralde kullanılan vanaya uzaktan kontrolün elzemliğinin yanında yüksek sızdırmazlık ve basınç-sıcaklık dayanımı da gerekmektedir. Aynı şekilde bir uçakta kullanılan vanada da benzer özellikler baş göstermektedir. Üstüne üstlük tüm bunlara ilaveten negatif yöndeki sıcaklık ve basınç dayanımları da eklenince sektör çalışanları olarak bizlerin önünde yol almamız gereken koca bir yol görünmekte.

Dünyamızı son yıllarda apayrı bir rüyaya sürükleyen dijital dönüşüm ile beraber gelen akıllı ev, konut, ofis, yangın kontrol vb. beklentileri karşılamak için yine vanalara ciddi bir iş yükü düşmekte.

Duyar ailesi olarak tüm bu değişimleri oldukça yakından takip edip değerlendirmekteyiz. En optimum-verimli atılımlarla ihtiyaç duyulan alanlara dönük çözümler gerçekleştirmekteyiz.

Bilgi çağında olduğumuz bugün her bilgiye kolayca ulaşabilmemize rağmen maalesef bilgiyi hayata geçirme konusunda, dünyanın geri kalanı gibi, elbetteki sorunlar çıkmakta ve bizler de bu sorunların üstesinden gelmek için çaba harcıyoruz. Söz, günümüz mühendislerinin çabasına gelmişken, akışkan kontrolündeki en temel kavram olan debi üzerindeki ilk sayılabilecek bilimsel çalışmaya değinmeden olmaz sanırım. Bunun için 22 Eylül 1791’de İngiltere’nin Outhgill kasabasının demircisi James ile bir çiftçi kızı Margaret Hastwell çiftinin (evlilikleri 1786) dört çocuğundan üçüncüsü olarak London Bridge’e yakın Newington Butts’da dünyaya gelen Michael Faraday’ın 1832 yılında Thames Nehri’nde gerçekleştirdiği deneye bir göz atalım.

Bilindiği üzere manyetik debimetrelerde kullanılan prensip Faraday’a dayanmaktadır. (B) manyetik alanına dik olarak (V) hızıyla hareket eden (Q) elektrik yükü, (F) kuvveti tarafından etkilenir.

F=QxVxB    (1)

Pozitif ve negatif yüklerin her ikisi de var olduğunda bu kuvvet, yüklerin ayrılmasına neden olur ve bu kuvvet, (E) elektrostatik kuvveti ile dengelenir.

F=QxE      (2)

1 ve 2 eşitlikleri Faraday’ın indüksiyon yasasını temsil eder

E=VxB

Bu yasa şu şekilde formüle edilebilir: (L) uzunluğundaki bir elektrik iletken, (V) hızı ile (B) manyetik alanının akış hatlarına dik olarak hareket ederse, iletkenin iki ucu arasında Ui   gerilimi indüklenir.

Ui = BxLxV

B: Manyetik indüksiyon

L: İletken uzunluğu

V: Hareket eden iletkenin hızı

Elektrik iletkeni çubuğu içinden iletken sıvı geçen bir boru ile yer değiştirdiğimizde manyetik alana dik düzlemde sıvı boyunca bir gerilim üretilecektir ve gerilim akış hızı boyunca orantılı olacaktır. Debi ölçüm teorisi şu şekilde şematize edilebilir:

Ui: İndüklenen voltaj

B: Manyetik indüksiyon

Di: Boru iç çapı

V: Ortalama akış hızı

Sıvı ile temas eden iki elektrot yerleştirilerek oluşan gerilim ölçülür. Elektrotlar, elektriksel olarak yalıtılmış bir boruya, (B) manyetik alanına dik olacak şekilde yerleştirilirler.

Ui elektrot voltajı manyetik alan ve akış hızı ile orantılıdır. Ancak sensörlerin kalibrasyonunun yapıldığı akış profili ile ölçümün yapıldığı akış profili arasında büyük farklar olduğunda alınan ölçüm değerleri hatalı olabilir. Genelde iyi tanımlanmış bir akış profili sağlamak için, ölçüm noktasından önce ve sonra belirli uzunlukta düz boru olması gerekir. Düz boru uzunluğu da dirsek, valf vs. gibi akımı bozucu elemanlara bağlıdır. Uygulamada düz boru uzunluğu; girişte 5xDi (iç çap) ve çıkışta 3xDi olarak hesaplanır.

ISO/TR 6817- 1980E standardına göre elektromanyetik debimetrenin yapısı şu şekildedir:

Prensip olarak açıkladığımız Faraday’ın kendisine ait olan bu teoriyi kendisi doğrulamak için 1832 yılında Thames nehrinde şöyle bir deney yaptı:

Yeryüzü sabit bir manyetik alan ürettiğinden, Faraday iki elektrot yerleştirip bunlar arasındaki voltajı ölçmenin yeterli olacağını düşündü. Ancak deney bu aşamada başarısız oldu. Faraday önemli bir pratik problem ile karşılaştı: Metal elektrot ile su arasında, şekildeki gibi bir elektrokimyasal voltaj oluşmaktaydı.

 

Debiye bağlı voltaj (Ui) ve elektrokimyasal voltajın (Uec) her ikisi de D.C. Voltaj olduğundan bunları birbirinden ayırmak imkânsızdır.

Faraday, elektrokimyasal voltaj sorununa bir çözüm buldu, akışkanın geçtiği boru etrafına manyetik bir bobin koydu ve bu bobini sinüzoidal bir manyetik alan oluşturan A.C. Voltaj ile besledi. Buna göre debi ile orantılı voltaj şekildeki gibi sinüzoidal olacaktı.

Sonuçta debi ile orantılı voltajı elektro kimyasal voltajdan ayırma olanağı sağlandı. Manyetik bobini A.C. Akımı ile beslemek elektrokimyasal hata voltajını yok etmişti ancak diğer bir hataya yani transformatik voltaja yol açmıştı.

Manyetik bobin ve elektrot kabloları bir transformatör oluşturur. Bunun sonucunda debi sinyali (Ui) ile 900 faz değiştirmiş bir hata voltajı oluşur. Diğer yandan, elektrik hattındaki salınımlar ölçme sinyaline etkirler. Üstüne üstlük 50 Hz’lik sinyal voltajı diğer elektrikli cihazlardan ölçme sinyaline etkiyen gürültüler (noise) yaratır…

1832 yılında kendi teorisini ispatlamak için bizzat Faraday tarafından yapılan ilk deney ve iyileştirmeler 186 yıllık hikâyesi süresince devam etti ve karşılaşılan her problem tek tek çözülerek günümüze gelindi. Hâlâ bu konudaki iyileştirmeler insanoğlunun ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için devam etmekte. Bir nevi medeniyetin gücü denilen bilgi duvarını tek tek tuğlalar koyarak yükseltmenin ne kadar önemli olduğu bu örnek ile apaçık görülmekte.

Bu hikâye biz gibi teknolojiyi yakalama gayreti gösteren ülkelerin sihirli değnek arama gayretlerinin ne denli saçma olduğunun çok net bir göstergesidir. Teknolojik ilerlemenin daha anlamlı ve mümkün olabilmesi için bilgiye daha fazla değer verilmeli ve bu işlerle uğraşanların mümkün olduğunca “bence” ile başlayan cümlelerden kaçınmaları gerekir…

53 yıllık serüveni boyunca her gün yeni bir tuğla ile örüp yükselttiği bilgi duvarı ve hafızasını daha da büyütüp derinleştiren Duyar Vana, gelecekte daha saygın ve vurucu çalışmalarıyla varlığını daha etkili bir şekilde sürdürecektir. Duyar Vana’nın insanlık, bilim dünyası ve ülkemiz için nice güzel çalışmalar yapması dileğiyle…

Not: Bu yazıyı okuyanların tek kelime ile “okudum” notunu veya varsa görüş ve önerilerini e-posta (bilal.aydemir@duyarvana.com.tr) ya da mesaj ile bildirmelerini rica ederim.

Kaynaklar

  1. Gülbaz, Y. K., Endüstriyel Ölçme ve Kontrol, (1994), İstanbul, İ.T.Ü.
  2. http://www.tesisat.org/vanalar-ve-vana-secimi-ile-ilgili-hesaplar.html
  3. Topçu R.A., Su Medeniyettir, Medeniyet Su ile Yeşerir, (2016), İstanbul, Adell.

* Müren: Akarsu, dere, ırmak.

Vanalar

SUNSAY sizi Chemvalve-Schmid Vana ile buluşturuyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

PTFE Kaplı Küresel Vana | ChemBall

Patentli TrueFloat® teknolojisi ChemBall | CSB, agresif ortamları güvenli bir şekilde tutarken uzun hizmet ömrü sunan, bugün vana pazarında bulunan en yenilikçi PFA kaplı küresel vanadır.

ChemBall | CSB, tesis operatörlerine olağanüstü dayanıklılık ve güvenilirlik sunmak için patentli TrueFloat® teknolojimizi kullanarak çeşitli endüstrilerdeki üretim süreçlerinde agresif ortamları işlemek üzere tasarlanmıştır:

Tasarım özellikleri:

  • Patentli TrueFloat® Teknolojisi

Tek parça PFA astarı, “trunnion” ve “floating” vana tasarımlarının avantajlarını birleştiren, küre ve gövde arasındaki esnek, metalik bir bağlantıyı çevreler.

  • Güvenlik2

Sofistike bir labirent sızdırmazlığı ile çift iç içe geçmiş açılı sızdırmazlık elemanları mükemmel operasyon güvenliği garanti eder.

  • Çok Kültürlü ve Esnek!

Farklı flanş ve gövde bağlantıları ile flanşlar arası mesafe tüm ortak uluslararası standartlarda mevcuttur.

ChemBall | CSB PFA kaplı Küresel Vana, yeni TrueFloat® teknolojisi ile geleneksel PFA kaplı küresel vanalardan daha iyi performans gösterir: Mil ve küre bağlantısı tamamen metaliktir, ancak yine de “floating” tip ve buna bağlı PFA kaplıdır.

Böylece, mil ve küre arasında PFA aşınması ve yıpranması yoktur. Sit üzerinde hareketli bir yatak ile birleştirilmiş tek parça tasarım, kritik sıvı kullanımında en yüksek sızdırmazlığı, güvenliği ve dayanıklılığı sağlar.

Teknik Özellikler

Nominal çaplar:

  • DN 15–200 | ½”–8”

Flanş bağlantıları:

  • EN 1092-1, PN10 – 16
  • ASME B16.5, Class 150
  • JIS 10K

Maksimum çalışma basıncı:

  • 16 bar

Sıcaklık aralığı:

-20 °C ile 200 °C arası

Flanşlar arası mesafe:

  • EN 558, Seri 1
  • ASME B16.10, A1

Malzemeler:

  • Gövde: Sfero Döküm, 5.3103
  • İç Gömlek: PFA

Uygunluk:

  • PED 2014/68/EU
  • ATEX 2014/34/EU
  • Food (EC) Nr. 1935/2004
  • TA-Luft
  • ISO 15848-1

Basınç testi:

EN 12266-1

TrueFloat® Teknolojisi

  • Patentli küresel vana tasarımımız, tek parça PFA conta içinde esnek bir metal bağlantı oluşturarak aşınma ve yıpranmayı ortadan kaldırır.
  • Esnek “floating” küre sayesinde olağanüstü sızdırmazlık.

Uluslararası Standartlar

  • EN ve ASME’ye göre flanşlar arası boyutlar.
  • EN PN 10-16, ASME Class 150 ve JIS 10K’ya göre flanş bağlantıları.

Güvenli & Sızdırmaz

  • Chevron Sızdırmazlık Sistemi, mil çevresindeki sızıntıları önler.
  • İki gövde yarısı arasındaki labirent conta sızdırmaz bir mili garanti eder.
  • Çatlamaya dayanıklı gövde tasarımı.
  • Bayonet monteli tepe flanşı paslanmaya ve titreşime dayanıklı bir bağlantı sağlar.

Ek Kalite Özellikleri

  • Optimal akış için tam geçişli.
  • Birbirine geçmeli şekildeki dizayn, PFA’yı güvenli bir şekilde yerinde tutar.
  • Destek ayağı, kolay kullanım için sabit bir taban sağlar.

Önde gelen PTFE bağlantı parçaları üreticisi Chemvalve-Schmid’den:

PTFE nedir? Neden endüstriyel vanalarda kullanılır?

Politetrafloroetilen (PTFE), yaklaşık 100 yıl önce tesadüfen keşfedilen ve mükemmel kimyasal direnci, dayanıklılığı ve yapışmaz yüzeyi nedeniyle dünya çapında kullanılan yüksek performanslı bir polimerize plastiktir.

Floropolimerlere aittir ve tek boyutlu, zincir şeklinde oluşturulmuş karbon ve flor molekülü nedeniyle termoplastik olarak sınıflandırılır.

Polimerizasyon işlemi sırasında Perfloropropilvinil Eter (PPVE) eklenerek, belirli uygulamalar için daha geniş bir dayanıklılık ve direnç aralığı sağlayan modifiye edilmiş PTFE ve Paraformaldehit (PFA) üretilebilir.

PTFE, endüstriyel vanalarda kullanıma uygun olmasını sağlayan birçok olağanüstü özelliğe sahiptir. “İnert” bir bileşiktir, yani klor ve hidrojen florür gibi çok çeşitli agresif veya aşındırıcı maddelerle temas ettiğinde son derece tepkisiz ve kararlıdır. Bu aynı zamanda gıda üretiminde kullanım için çok uygun olduğu anlamına gelir.

PTFE, -270 °C ile +260 °C arasında geniş bir sıcaklık aralığında çalışabilir. Ayrıca çoğu kimyasala, UV ışınları ve ozon gibi çevresel faktörlere çok dayanıklıdır.

Agresif ortam veya zorlu sürtünme önleme gereksinimleri olan endüstriyel uygulamalar için PTFE, dünya çapında en yaygın kullanılan fluroplastiktir.

ChemValve, yüksek kaliteli endüstriyel vanaların inovasyonu ve geliştirilmesinde 30 yılı aşkın deneyime sahip, Avrupa’nın lider PTFE vana üreticisidir. Bu, çok aşamalı sızdırmazlık sistemi ve özel olarak geliştirilmiş üretim makineleri, montaj ekipmanları ve işleme paketi gibi üretim süreçlerinin ve tasarımların ince işlenmiş ayrıntılarına pozitif olarak yansır.

ChemValve tüm deneyimi ile uzmanlığını; pürüzsüz, gerilimsiz bir yüzey sağlamak, ayrıca da uzun süreli dayanıklılık amacı ile minimum 3 mm kalınlık garanti edebilmek için en yüksek kalitede PTFE kaplı valfler üretmek adına kullanmaktadır.

ChemFlyer | CST her biri PTFE kaplı kelebek vanalar, ChemBall | CSB PFA kaplı küresel vanalar ve ChemDisc | DTEF PTFE kaplı çek vanalar, üretim tesisinden çıkmadan önce, en zorlu uygulamaların bile yüksek çevrim hızlarına ve agresif ortamlara dayanabileceğinden emin olmak için test edilir.

Devamını Oku

Vanalar

Pnosan Group’ta gelişim ve değişim 

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Gittikçe büyüyen ve globalleşen dünyamızda, ekip çalışmasının ve sosyal ilişkilerin tüm kurumlar için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. ”Birlikten kuvvet doğar” atasözü, ekip çalışmasının özüdür. Birbirine entegre olmuş, iyi anlaşan ve hedefleri olan bir ekibin başaramayacağı iş yoktur. Takım çalışmasında birbirinden farklı profiller, bir ahenk içerisinde ellerinden gelenin tamamını ortaya koyarlar. Belirlenen hedeflere ulaşmak için değişik beceri, eğitim ve görüşe sahip çıkmak gerekmektedir. 

Ekip çalışmasının öneminin altını çizerek ilerlediğimiz yolculuğumuzda, 

  • Açıklık ve şeffaflık
  • Güven ve dürüstlük
  • Bilgi paylaşımı
  • Zaman yönetimi
  • Katılım sağlamak
  • İş Birliği yapmak

bizim önceliklerimiz arasındadır.

Biz şirket olarak, kurumsal aile kültürü yapısını benimsemiş bulunmaktayız. Organizasyonel davranış ile oluşturduğumuz disiplinler arası çalışmalarla ilerliyoruz. Etkili, başarılı, yeniliklere açık, zorluklarla daha şeffaf mücadele edebilen bir ekibe sahibiz. Çalışmalarımızın, birbirini tamamlayan ve birbirine güvenen insanların ortak bir hedefe ulaşmak için birlikte yürüttükleri süreçler olduğunun bilincindeyiz. Covid-19 önlemleri sebebiyle ara vermiş olduğumuz gelişim ve değişim sürecimize kaldığımız yerden devam ettiğimizi de duyurmak isteriz.

Tüm bunlara ek olarak da kurum içi ve kurum dışı eğitimler ile ekip çalışmalarımızı daha farklı bir noktaya taşımaya gayret gösteriyoruz. Gelişimin ve değişimin hızla yol aldığı bu yeni dünya düzeninde daha açık hedeflerle ilerliyoruz. “Hedef odaklı” olmanın, “zaman yönetimi” kavramını öğrenmenin “kişisel gelişimin” farklı işlerin “eşzamanlı” yapılması gerektiğinin önemini farkındayız.

Yazan: Nida Şahin, Pnosan Group Uluslararası Pazarlama ve İletişim Uzmanı

Devamını Oku

Vanalar

SUNSAY sizi “ANSI” Normunda BVALVE Metal Körüklü Vanalar ile buluşturuyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Neden BVALVE ANSI Metal Körüklü Vanalar mevcut pazarda en iyisi?

BVALVE mevcut pazardaki en kaliteli ANSI körüklü sızdırmaz vanası olan BV25065ASA’yı sunmaktan memnuniyet duyar.

Teknik detaylar

  • Vana tasarımı ASME B 16.34’e göre.
  • Flanşlar arası mesafe ASME B 16.10’a göre.
  • Yivli flanş oturma yüzeyi ASME B 16.5’e göre.
  • Kılavuzlu klepe tasarımı ile vana boyutu 6” (DN150) 150# 300# 600#.
  • Standart dengeli klepe tasarımı ile vana boyutu 8”, 10” (DN200, DN250) 300# 600#.

Özellikler

1. Sağlam ve ergonomik el volanı

2. ACME kalın diş hatveli Mil

3. TA-LUFT’a uygun Salmastra

4. Çok katmanlı Körükler

Vananın boyutuna göre iki, üç ve dört katmanlı körükler. Körükler diske değil mile kaynaklıdır, titreşimlerin iletimini engeller ve körüklerin ömrünü uzatır.

5. Birbirine sıkı geçme gövde ve kapak

6. Konik Klepe

Klepe ve sit arasındaki daha düşük temas yüzeyi, daha sıkı bir kapatma sağlar.

7. Standart olarak sit ve klepe sert yüzeyli %13 Cr. Kaplama

8. Sağlam mafsal çatalı

9. Sökülmez Mil

Mil, açık pozisyonlarda aynı zamanda metali metale kilitleme işlevini de yerine getiren ve böylece proses basınçları nedeniyle dışarı fırlamasını önleyen mekanik durdurma özelliğine de sahiptir. Bu arada mekanik durdurma, vanalar açık pozisyondayken sağlamlık sağlar. Ayrıca vanalarımız saf grafit güvenlik sıdırmazlık paketleri ile donatılmıştır.

10. Standart serbest döner Klepe

360º serbest dönüşlü klepe, akışkanı taşıyabilecek pisliklerin temizlenmesini sağlar. Ayrıca kapama yüzeyi her çevrimde farklıdır ve aynı zamanda titreşimleri vana gövdesine ve körüklere iletmez.

11. ASME B 16.5’e göre flanş oturma yüzeyi yivli formdadır.

Ürün Yelpazesi

  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Sürgülü Vana
  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Baskılı Vana
  • BVALVE Körüklü Ceketli Vana
  • BVALVE Körüklü Sızdırmaz Tank Altı Vana
  • BVALVE Ceketli Fabrikasyon Sürgülü Vana

BVALVE Yapım Malzemesi:

1) Gövde Malzemesi: Dökme Çelik – WCB / WCC / WC6 / WC9 / LCC / LCB / LC1 / LC3 Paslanmaz Çelik Döküm – CF8 / CF8M / CF3 / CF3M / CG8 / CG8M

2) Özel Alaşımlar: Inconel – 625 (CW6MC) / Inconnel 600 (CY40) / Hastelloy

3) Dövme Çelik: A105 / F304 / F316 / F304L / F316L / LF2

4) Körük Malzemesi: AISI – 321 / AISI – 316 Ti / Inconnel – 625 / Hastelloy C – 27

  • Dökümün radyografisi, müşterilerin ihtiyacına göre ASME SEC V / ASME SEC VIII, ASME SEC III’e göre döküm işlemi esnasında gerçekleştirilir.
  • MSS SP – 55’e göre yüzey düzensizliklerini değerlendirmek için görsel yöntem.
  • ASME Bölüm VIII Div1, ASTM E165, ASME Bölüm V ve ASME B 16.34 uyarınca LP Sınavı ASTM E 709’a göre Manyetik Parçacık İnceleme Yöntemi.
  • Dövme parçaların ASTM E 388’e göre tek kaynaklı muayenesi.

Kalite Kontrol Aktivitesi

Operasyonlarda yüksek verim elde edilmesinde ISO 9001:2008 (TÜV Certified) standartlarına uygun Kalite Güvence Sistemleri takip edilmektedir. Tekniklerin iyileştirilmesi için sürekli çaba sarf edilmekte, imalat sırasında aşağıdaki muayene yöntemleri takip edilmektedir:

Görsel İnceleme

  • Sıvı – Penetrant Testi
  • Hidro ve Hava Testi
  • Helyum Sızıntı Testi
  • Körük Döngüsel Testi

Diğer testler istek üzerine uygulanabilir.

BVALVE Körükler İçin Kritik Test

Yorulma / Döngü Testi

BVALVE Körük için Döngüsel Test, körüklerin yorulma mukavemetini test etmek için yapılır. Her tip için API 602’ye göre körük döngüsel test makinesinde minimum 10.000 döngü için test yapılmaktadır.

Helyum Sızıntı Testi – (Kütle spektrometresinde kaçak dedektörü üzerinde)

Vakum Servisleri için Körüklü Sızdırmaz Vanaların Helyum Sızıntı testine tabi olması gerekmektedir. BVALVE Vanaların üretimlerinin yapıldığı tesislerde bu test kendi bünyelerinde yapılmaktadır.

10 Torr’da Helyum Gazı ile test edilmiştir. Bu, yalnızca BVALVE vananın Vakum ve diğer kritik uygulamalar için uygun olup olmadığının onaylanmasına yardımcı olur.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com