Connect with us

Etkinlikler

Sivil toplum kuruluşları “Sıfır enerji binalar ile geleceği inşa et” deklarasyonunu imzaladı

Yayın Tarihi:

on

İstanbul’da 4 gün boyunca süren ZeroBuild Summit’22’nin kapanışında Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı bir de deklarasyon imzalandı. “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” başlıklı deklarasyonu imzalayan 11 sivil toplum kuruluşunun başkan ve temsilcileri; sektör paydaşlarını da bu deklarasyona imza atarak, dönüşümün gerçekleşmesine destek vermeye çağırdı. 

Avrupa Birliği’nde zorunlu hale getirilen Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda Türkiye’de farkındalığı artırmak için bu yıl üçüncüsü düzenlenen ZeroBuild Summit’22- Uluslararası Sıfır Enerji Binalar Zirvesi, İstanbul’da gerçekleşti. Hyve Group tarafından düzenlenen 44. Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul ev sahipliğinde yapılan Zirve’nin kapanış oturumunda sektör temsilcileri ortak bir deklarasyona da imza attı.

Sıfır Enerji Binalara dönüşümün aciliyetinin vurgulandığı “Sıfır Enerji Binalar ile Geleceği İnşa Et” deklarasyonunu; AGİD, CEPHEDER, EYODER, MÜKAD, OMİD, PÜKAB, SEPEV, SOLARBABA, TEMEV, TÜRKONFED, VERİMDER’in başkan ve temsilcileri imzaladı.

 Zirvenin web sitesinde de imzaya açılan deklarasyonda; Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası’nın çıkarılması, Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirilmesi gibi talepler dile getirilirken, bu alanda faaliyet gösteren sektörlerin de çalışmalarını gözden geçirmeleri ve iyileştirme yapmaları öneriliyor. Deklarasyona; yapı malzemeleri, yalıtım, havalandırma, ısıtma-soğutma, ev otomasyonu, aydınlatma, ev aletleri ve mimarlık gibi bu alandaki tüm ilgili sektörlerin temsilcilerinin imza vermesi hedefleniyor.

“Sadece merkezi hükümet değil tüm paydaşlar sorumlu”

Zirve’nin kapanışında konuşan ZeroBuild Summit’22 Direktörü Dr. Gamze Karanfil, deklarasyonun imzacılarının; yeni binaların 2030’a, tüm binaların ise 2053 yılına kadar Net Sıfır Enerji Bina olması için oluşturulacak stratejik plana katkıda bulunmayı benimsediklerini söyledi. Deklarasyonla sadece merkezi yönetimin değil tüm paydaşların üzerine düşen sorumluluğu hatırlatmak istediklerini de vurgulayan Karanfil, deklarasyonun, “2053 Net Sıfır Hedefine” ulaşmada gerekli aksiyonları almak üzere bu alanda çalışan paydaşların benimsedikleri yaklaşımları içerdiğini aktardı.

Dr. Gamze Karanfil, Sıfır Enerji Binalara dönüşüm konusunda merkezi hükümetten beklentilerini ise şöyle özetledi: “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan On Birinci Kalkınma Planı’nda (2019-2023) daha verimli ve kendi enerjisini üreten binaların yaygınlaştırılacağı belirtildi. Deklarasyona imza veren paydaşlar olarak merkezi yönetimden beklentilerimiz; 2053 yılına kadar bina sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik ulusal yol haritalarının geliştirilmesi ve bu konuda yasal düzenlemelerdeki eksikliklerin giderilmesidir.”

12 maddelik deklarasyon web sitesinde

www.summit.zerobuild.org/tr adresinde imzaya açılan “Sıfır Enerji Binalar İle Geleceği İnşa Et”  deklarasyonun 12 maddesi şunlardan oluşuyor:

  • “Türkiye’nin Sıfır Karbon Binalar İçin Yol Haritası”nın çıkarılmasına destek olmak.
  • Stratejik eylem planları hazırlamak / hazırlanmasına katkı sunmak.
  • Sıfır Enerji Binaları yaygınlaştırmak üzere teşvik planları geliştirmek.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile 2053 Net Sıfır Hedefine yönelik mevzuat çalışmalarına destek olmak.
  • Merkezi ve yerel yönetimlerin hazırlayacağı strateji ve eylem planlarına destek olmak.
  • Sıfır Enerji Binalarla ilgili yeni teknoloji, ürün ve hizmet geliştirmek için başta üniversiteler olmak üzere konunun paydaşlarıyla birlikte AR-GE, bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine katkı sağlamak.
  • Binalarda enerji verimliliği ve emisyonlarla ilgili periyodik çalışmalar/raporlamalar yapmak.
  • Sıfır Enerji Binalar ve binalarda enerji verimliliği ile ilgili farkındalığı artırmak üzere tüketici odaklı eğitimler düzenlemek.
  • Sıfır Enerji Binalar ile ilgili iletişim çalışmaları yapmak.
  • Her kurum ve kuruluşun kendi bünyesindeki binalar için enerji ve CO2 emisyonlarını azaltma hedeflerini belirlemek.
  • Sürdürülebilirlik Faaliyet Raporlarını yıllık olarak yayınlamak.
  • Bina sektöründe Sıfır Enerji Binalar için uluslararası standartlarda malzeme üretimine ve geliştirmesine ağırlık vermek.

Yapı Fuarı odağına enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını aldı

ZeroBuild Summit’22’ye ev sahipliği yapan ve yapı sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Yapı Fuarı TurkeyBuild İstanbul, bu yıl enerji, çevre ve sürdürülebilirlik yaklaşımlarını odağına aldı. Fuarda yer alan Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi Konusunda Uygulama ve Araştırma Merkezleri, enerji verimliliği ve enerji yönetimi konusunda verdikleri eğitimlerle Türkiye’de uzman ihtiyacını karşılarken, Sıfır Enerji Binalara giden yol için gerekli zemini nasıl hazırladıklarını anlattı. Öte yandan, Yapı Sahnesi’nde gerçekleştirilen etkinliklere ek olarak, fuar katılımcılarının sundukları ürün ve teknolojiler, Türkiye’nin, Sıfır Enerji Binalar için ihtiyaç duyulan inşaat malzemeleri ve teknolojiler açısından doğru yolda olduğunu da göstermiş oldu.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Etkinlikler

REWA Anatolia 15 Şubat’ta başlıyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Sürdürülebilirlik hareketinin çekim merkezi REWA Anatolia, Doğu Akdeniz’in öncü şehri Adana’da 15 Şubat’ta kapılarını açıyor. Yeşil büyüme konseptini merkezine alan REWA Anatolia, sürdürülebilir bir kalkınma için sektör paydaşlarına eşsiz bir ticaret platformu sunuyor.

15-17 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek REWA Anatolia’nın açılış konuşmacıları arasında; REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can, Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Kosova Cumhuriyeti Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka yer alıyor. ‘Bir İleri Dönüşüm’ açılış defilesiyle devam edecek etkinliğin ilk günkü konu başlıklarını; ‘Sürdürülebilir Ekonomi, Sıfır Karbon Ayak İzi, Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi’, ‘OSB’de Yeşil Dönüşüm’, ‘Karbon ve Su Ayak İzi’ oluşturuyor.

REWA Anatolia etkinlik programına https://rewanatolia.com/event-program/linkten erişebilirsiniz.

Devamını Oku

Trendler

Pompa Vana ve Sistemleri Dergisi - Pump Valve and Systems Magazine sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et