Connect with us

Pompalar

Pompa seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Yayın Tarihi:

on

Selahattin Sefacı Sempa Pompa Ar-Ge Mühendisi

Pompa seçimi yapılırken birtakım kriterlere dikkat edilmelidir. Bu kriterlere uyulması, enerji ve bakım maliyetlerini en aza indirmeye ve pompa arızalarından kaynaklanan üretim kayıplarını önlemeye yardımcı olur. Sonuç olarak bu hedefler ekolojik dengenin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

Bir pompanın en iyi seçimini yapmak ve kullanmak için dikkat edilmesi gereken bazı kriterler aşağıda incelenmektedir.

Pompa çalıştırılırken debinin koşuluna uyulmalıdır. İhtiyaç duyulan güç veya debi arttıkça, pompayı yakınında çalıştırmanın önemi artmaktadır. Bu, enerji ve bakım maliyetlerini düşürmekle birlikte aşınma veya kavitasyon hasarından kaçınmak için geçerlidir.

Belirli bir pompa büyüklüğüne göre belirlenmiş bir performansı karşılamak için standart çarkları düzeltmek yaygın bir uygulamadır. Artan özgül hız ile birlikte pompa çarkı bir miktar işlenir. Bu sayede her çalışma koşulu için tasarım gerektirmeden daha az enerji sarfiyatı ile istenilen debi ve basma yüksekliği elde edilir.

Verimlilik

Verimlilik, bir tesisin enerji maliyetleri üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir ve bu nedenle pompa seçiminde önemli bir kriterdir. Çok düşük bir verim düşük hidrolik tasarıma işaret edebilir. Örneğin, çok düzgün olmayan hız profillerine sahip yetersiz çark tasarımı, aşırı kompakt tasarım, salyangoz çıkış kısmının yetersizliği, yüzey pürüzlülüğü veya aşırı çark tornalama pompa verimini düşüren hidrolik parametrelerdir. Bir pompanın verimi sadece hidrolik kayıplar sonucunda düşmeyebilir. Düşük hıza sahip 10 kW’dan daha düşük pompalar için genel verimlilik, özellikle mekanik kayıplar gücün önemli bir kısmını oluşturuyorsa, burada hidrolik tasarımı değerlendirmek için pek uygun değildir. Bunların ışığında seçilecek pompanın verimlilik değerlendirmesi yapılırken pompanın sürekli mi yoksa yılda sadece birkaç saat mi çalıştırılacağı dikkate alınarak hidrolik ve mekanik kayıplar göz önünde bulundurulmalıdır. Pompanın verimini değerlendirirken MEI (Minimum Efficiency Index) değeri incelenmelidir. Pompanın verimi arttıkça MEI değeride artmaktadır.

Çarkta oldukça düzgün hız dağılımları verimlilik kaybı, gürültü, titreşim ve olası kavitasyon hasarlarından kaçınmak için giriş koşulları önemlidir. Bunun için emme borusunun ve havuzunun tasarımı yeterli olmalıdır. Ek olarak pompanın giriş ağzından çark girişine kadar yeterli bir akış ivmesi sağlanmalıdır.

Güvenilir çalışmayı garanti etmek için “iyi” bir pompa seçmek yeterli değildir. Tesisin yerleşiminin de dikkatlice planlanması gerekir. Burada önemli parametreler; kabul edilemez derecede yüksek basınç dalgalanmaları yaratmayacak doğru vana ve bağlantı parçaları seçimi, yeterli enstrüman, geçici olayları en aza indirmek için uygun kontrol ve izlemedir. Ancak bunların sağlandığı bir tesiste pompanın sağlıklı çalışıp çalışmadığı tespit edilebilir. Bunun yanında tıpkı pompada olduğu gibi tesis yatırım maliyetlerindeki küçük tasarruflar, masraflı üretim kayıplarını telafi edebilir.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Tüfekçioğlu Kauçuk ve Makina

Yayın Tarihi:

on

Tüfekçioğlu: Cevher zenginleştirme makinaları için kauçuk yedek parça üretimiyle başlayan ve zamanla özgün cevher zenginleştirme makinalarının üretimine ve anahtar teslim flotasyon tesisleri yapımına dönüşen bir endüstri serüveni…

Abdülkadir TÜFEKÇİOĞLU tarafından 1954 yılında kurulan Tüfekçioğlu Kauçuk ve Makina Sanayii; cevher zenginleştirme makinaları ve yedek parçaları, öğütmede kullanılan değirmenlerin kauçuk astar kaplamaları ile maden, cam-seramik ve agrega sektörlerine hizmet sunmaktadır.

Bu sektörlerde bulunan geniş ürün yelpazesinin içinde en yaygın kullanılan elemanlardan pompa ve vanalar Tüfekçioğlu’nun önem verdiği ve tasarım çalışmaları yaptığı ürünleri arasında yer almaktadır.

Patentli YKT Çamur Pompaları

Sağlam yatak gövdesi, aşırı yüklenmelere uygun yatakları ve yüksek güvenilirlikli mil-rotor takımı ile Tüfekçioğlu patentli çamur pompaları sorunsuz ve uzun ömürlü olma özelliğine sahiptir.

Tüfekçioğlu, Patentli Çamur pompalarında kullanılan kendi fabrikalarında ürettiği salyangoz ve fanı, hızlı aşınmalara dirençli doğal kauçuk veya poliüretan ile kaplamaktadır. Dairesel olarak ayrılabilen çift parçalı salyangoz tasarımı sayesinde kauçuk salyangoz astarları ve pompa fanı kolay ve çabuk değiştirilir. Ayrıca, isteğe bağlı olarak verilen, kaide altındaki kaydırılabilir çelik şase sayesinde salyangozun yerinden sökülmeden açılıp kauçuk astarlar ile fan değişimi daha da kolay ve kısa sürede yapılabilir.

Titreşimleri sönümleyen ve motor pompa sistemini emniyetle taşıyan uygun ağırlıktaki kaide ve kayış-kasnak sistemi ile pompalar, darbelere ve aşırı yüklenmelere karşı korunmuştur.

Tüfekçioğlu kendi ürettiği pompaların yedek parça teminini istek doğrultusunda kendi bünyesinde ürettiği için en kısa zamanda gerçekleştirmektedir.

Vanalar

Tüfekçioğlu kendi bünyesinde farklı tipte vanalar üretmektedir.

Pinç vanalar; daha düşük basınçlarda çalışan açık kasalı (karkaslı) ve daha yüksek basınç uygulamaları için kapalı gövdeli olmak üzere iki tipte üretilmektedir. Bu vanalar açma kapama amacıyla birlikte daha yaygın olarak proseslerde debi kontrolü için kullanılır.

Pinç vanada kauçuk gömlek, ucunda özel pabuçlu vidalı mil ile kapatılıp açılarak akış debisi hassas şekilde ayarlanabilir. Pinç vanalar hem kapalı tip aluminyum/sfero döküm gövdeli, hem de açık tip çelik kasalı olarak değişik çaplarda üretilir.

Kesintisiz yirmi dört saat çalışma ve kolay bakım bu vanaların önemli özelliklerindendir.

Tüfekçioğlu’nun bir diğer ürünü olan, cevherlerin, kumun ve çakılın, kömürün, kül ve cürufun, atık suların ve diğer katı maddelerin sulu çamur halinde pompa çıkışlarında kullanılan Toplu Çek Vanaları (Taylor Vana) hava veya elektrik bağlantısı olmadan kendiliğinden çalışır.

Toplu Çek Vana paralel çalışan 2 pompanın çalışma/yedekleme durumunu belirlemek ve birlikte veya tek tek çalışma durumlarında akışı uygun şekilde düzenlemek için kullanılır. Serbest hareketli ve akış tarafından yönlendirilen kauçuk kaplı top, giriş deliklerine göre ölçülendirilmiştir. Çalışan pompadan gelen akış tarafından yönlendirilen top yedekte bekleyen pompa bağlantı ağzını kapatır. İki pompanın birden çalışma durumunda top iki ağzı da açarak dengede kalır.

Bu vanalarda gövdenin tüm ıslak (akışa maruz kalan) parçaları ve yüzeyleri aşınmaya karşı yüksek dirençli kauçuk ile kaplıdır.

Aynı işi yapacak en az iki vanadan oluşan bir vana sistemi yerine kullanılır ve daha ucuza mal olur.

Devamını Oku

Pompalar

Alarko dalgıç pompaları ile toprağa hayat, ürüne bereket

Yayın Tarihi:

on

Türkiye iklimlendirme sektörünün önde gelen markası Alarko Carrier, Türkiye’de ilk yerli dalgıç pompayı ürettiği 1972 yılından bu yana dalgıç pompalarla yeraltı sularının kullanılmasına olanak tanıyor. Mevcut kaynakların yetersiz kaldığı durumlarda yeraltı sularının çıkarılmasını sağlayan dalgıç pompalar, küçük bir bahçeden on binlerce dönümlük tarım arazilerine; küçük bir atölyeden büyük ölçekli fabrikalara kadar farklı ihtiyaçlarda çiftçilerin ve üretimde gerekli proses suyunun temini açısından fabrikaların en güvenilir destekçisi haline geliyor.

Dayanıklı ve uzun ömürlü Alarko dalgıç pompaları, kullanım ve içme suyu alanında her an kullanıma hazır, kesintisiz, kişisel tek su kaynağı olarak öne çıkıyor. Susuzluğun ve kuraklığın önlenmesine yardımcı olan ürünler; yüksek verimleriyle toprağa “can suyu” oluyor.

Dalgıç pompalarının Türkiye genelinde gün geçtikçe daha çok ilgi gördüğünü belirten Alarko Carrier Su Basınçlandırma Sistemleri Ürün Müdürü Emin Cüneyt Bulca; “Dalgıç pompalar onlarca hatta yüzlerce metre yerin altından suyu çekiyor ve bahçelerin; tarım arazilerinin veya seraların su ihtiyacını yeraltı kaynaklarından karşılanmasını sağlıyor. Dalgıç pompalarımızı kurumsal kimliğimizin ayrılmaz parçası olan kalite politikamıza uygun olarak en yüksek teknoloji ve komponentlerle üretiyor; 50 yılı aşkın tecrübemizle kullanıcılarına bulunduğu sektör içerisinde eşsiz bir satış sonrası hizmet deneyimi sağlıyoruz. Bugün Anadolu’nun birçok ilinde 20 yıldan daha uzun bir süre önce montajı yapılmış Alarko dalgıç pompalarının halen işletmede olduğunu görmek gerçekten gurur verici. Dalgıç pompalarımız özellikle tarım sektöründe üstün teknolojisi ve ekonomikliği sebebiyle tercih ediliyor” dedi.

Bulca sözlerine şöyle devam etti: “TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Ar-Ge merkezimizde yaptığımız sürekli geliştirmelerle; dalgıç pompalarımızın teknolojik seviyesini artırıyoruz; yeraltı suları ile ilişkili olarak üretimde özelleştirilmiş komponentler kullanarak ürünlerimizin çevreci özelliklerini de güçlendiriyoruz.  Hepsinden önemlisi tüm bu geliştirmeleri yaparken;, son kullanıcıya oldukça rekabetçi fiyat ve ekonomik çözümler sunabiliyoruz. Bu nedenlerle Türkiye geneline yaygın satış ağımızı; özellikle son yıllarda artarak aldığımız bayilik talepleri ile hızla genişletiyoruz.”

Devamını Oku

Pompalar

Pompa ve kompresör uygulamalarında maksimum verimlilik: AEM Motor

Yayın Tarihi:

on

AEM Elektrik Motorları Genel Müdürü Sami Akdoğan’la bir röportaj gerçekleştirdik. Firmaları ve ürün grupları hakkında ayrıntılı bilgiler veren Sami Bey, Türk sanayisiyle ilgili de önemli tespitlerde bulundu.

AEM Elektrik Motorları Genel Müdürü Sami Akdoğan

Sizi tanıyabilir miyiz?

Kısaca kendimi tanıtacak olursam, AEM Elektrik Motorları genel müdürlüğü görevini 2015 Mayıs ayından beri sürdürmekteyim. Makine mühendisiyim.

Okurlarımız için kısaca AEM Elektrik Motorları’dan bahseder misiniz?

AEM Elektrik Motorları, 2015 yılında, dünyaca ünlü çelik silo üreticisi Altuntaş Group tarafından Aksaray ilinde 30.000 metrekare kapalı, 1.500.000 metrekare açık alanda kuruldu. Aslında firmanın geçmişi Siemens’e dayanıyor. Abana markası altında 1983 yılında Siemens tarafından Kastamonu bölgesinde kuruluyor. 10 sene boyunca Siemens-Abana motor olarak faaliyet gösteriyor. 2015 yılında Altuntaş Group’un bünyesine katılmasıyla marka AEM Elektirik Motors olarak yeni kimliği, yeni dizaynı ve yeni ekibiyle şu an dördüncü yılına girmiş bulunmakta. O zaman sektöre baktığımızda yüksek güçlü motorlar ve enerji verimli motorlar pazarda yetersizdi. Bu yüzden ithal motorlar bu iki unsurda pazar payına sahipti. AEM Motor’un kuruluş vizyonunda da yüksek güçte ve yüksek enerji verimliliğinde motor üretmek vardır.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz?

AEM Elektrik Motorları olarak 0,12 kw’dan 450 kw’a kadar 2-4-6-8 kutup trifaze elektrik motorlarını IE2-IE3-IE4 verimlilikte üretiyoruz.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Elektrik motoru hemen hemen her sektörde kullanılıyor. Ağırlıklı olarak elektrik enerjisini fazla tüketen uygulamalarda ön plana çıkıyor motorlarımız. Çok ciddi oranlarda tasarruf elde ettirebiliyoruz. Başlıca sektörler pompa, kompresör, değirmen makinaları, redüktörler, ağır şart uygulamaları, kırma eleme tesisleri ve benzeridir.

Pompa ve kompresör sektörlerine yönelik çözümleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Bu iki uygulama da enerji veriminin yüksek olduğu uygulamalardır. Daha önce söylediğim gibi AEM Elektrik Motorları’nın kuruluş vizyonunda yüksek güçlü motorların yanı sıra yüksek enerji verimliliği yer almaktadır. Şu anda üretimine başladığımız senkron reluktans motorumuz pompa ve kompresör uygulamaları için maksimum verimlilikte çözümler sunacak. Stator yapısı şu anki induction motor ile aynı fakat rotor yapısı tamamen farklı. Rotorda alüminyum ya da bakır kullanmıyoruz. Tamamen farklı bir tasarım var. Olukların şekli farklı olup kendini soğutması diğer motor tiplerine göre oldukça yüksek olduğundan kayıplar da azaldığından enerji verimi yüksektir. Aynı zamanda senkron reluktans motorda yüksek güçleri daha alt gövdelerde üretme imkânı sağlıyor. Bu da kompresör uygulamalarında tercih sebebidir.

Sektörün ve firmanızın Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini değerlendirir misiniz?

Her gün hepimizin duyduğu Endüstri 4.0 kavramı AEM Motor’un da gündeminde. Biz ilk olarak fabrikayı kurduğumuz 2015 yılından başlayarak Endüstri 4.0 uygulamalarını araştırmaya başladık. Birçok bencmark’lar yaparak motor endüstrisi için gerekli ihtiyacı masaya koyduk. Şu an AEM Smart Motor Kit adında bir ürünümüz var. Dünyada makinaların zamansız durmasından kaynaklanan milyarlarca dolar zarar var. Asıl enerji verimliliği de burada yatıyor. Smart Motor Kit olarak iki ürünümüz var. AEM Pro 3200 cihazı taşınabilir bir cihazdır. Makine hakkında operasyonel verilerin toplanmasına yardımcı olur. Bu da gelecekte yapılacak bakım referansları ve veri analizleri için avantaj sağlar. Çok basit bir kurulumu vardır. Fabrikadaki herhangi bir çalışanın rahatça kullanması için tasarlanmıştır. En önemli özelliği ise gerçek zamanlı veri akışı sağlamasıdır.

İkinci ürünümüz ise AEM MMK 2000 uzun süre izleme yapmanızı sağlayan motor bakım kitidir. Motorunuzun 7/24 çalışma performansını saniye saniye izlemenizi sağlar. IIoT teknolojisi sayesinde motor ile olan mesafenizden bağımsız olarak cep telefonu ve internet üzerinden motorunuzun çalışma sırasında çektiği gücü, akımı, cos φ, sıcaklık, titreşim ve voltaj değerlerini görebilirsiniz. Değerlerde ani bir artış yaşandığında cep telefonunuza alarm gelerek size uyarıda bulunan bir cihazdır. En güzel özelliği anlık olarak takip edebilmenizdir.

Verimlilik tüm dünyada önemi daha da fark edilen bir kavram halini aldı. Yüksek verimli motor üretiminizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Dünyadaki elektrik enerjisinin %28’i alçak gerilim motorları tarafından tüketilmekte. Çok ciddi bir oran. Bu oran Türkiye’de %36 civarında. Bildiğiniz gibi yenilenebilir enerji uygulamaları, rüzgâr türbini, solar enerji gibi gün geçtikçe artış göstermekte. Ama alçak gerilim motorlarının enerji verimli motorlarla değiştirilmesi aynı oranda artış göstermedi. Bunu iki nedene bağlıyorum.

Birincisi alçak gerilimde enerji verimli motor bilincinin tam oturmaması. İkincisi ise üretici firmaların bu konuda attığı adımlardır. Yüksek enerji verimli motorları yatırım yapmadan üretmeniz çok zor.

Türkiye olarak 2012 yılında IE2 motor kullanma zorunluluğu, 2015 yılında 7.5 kw ve üzeri, 2017 yılında da 0.75 kw ve üzeri motorlarda IE3 zorunluluğu geldi. Amerika’da IE3 zorunluluğu 2011’de geldi. Ama günümüze baktığımızda hâlâ IE2 motorların oranı çok yüksek. Burada mevzuattaki açıklık da etkili diyebilirim. Eğer motorunuzu sürücü ile tahrik edeceksiniz IE2 kullanabilirsiniz deniliyor. Bu da başka durumların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Halbuki gerçekten IE2 motor yerine IE3 verimlilikte motor kullanılsa ciddi oranlarda tasarruf elde edileceğini bilmek gerekir. Zorunlu olsun olmasın, bu şart. EMOSAD adında yerli üreticilerle kurduğumuz bir derneğimiz var.

Tek gündem maddemiz verimsiz motorların enerji verimli motorlarla değiştirilmesi. Sanayi Bakanlığı, bu konuda piyasada denetimler yapıyor ve verimsiz motorları tespit ediyor. Hatta bazı yaptırımları var. Biz AEM olarak yüksek verimli motorlar üretmek için büyük bir yatırım yaptık. 2 buçuk yılda 157 kalıbımızı değiştirdik. IE4’ü baz alarak kalıpların dizaynını gerçekleştirdik. Yaptığımızı da test etmek için Avrupa’nın en teknolojik test laboratuvarını kurduk. Şu an 0,12 kw’dan 450 kw’a kadar motorları test edebiliyoruz. Sadece motorları değil inverter verimini ve sistem verimini de ölçebiliyoruz. Müşterilerimizin ilk önce mevcut enerji tüketimlerini ölçüyoruz ve onlara en optimum çözümü sunuyoruz. Ülkemizde çoğu sanayici motor gücünü seçerken hep bir üst gücü baz alır garanti olsun diye. Aslında bu da bir enerji kaybıdır. Biz sahada yaptığımız ölçümlerle bu motorları tespit ederek servis faktörü yüksek motorları da müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.

Türk piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hep söylediğim bir şey var: Yerli üreticiler olarak yaptığımız yatırımlar, çoğu ülkede yok. Bu yüzden Türkiye’nin, Avrupa’nın motor üretim merkezi haline gelmesi gerekir. Türkiye’de tek kelime ile arz fazlası var. Yerli üreticilerin üretim kapasitesi şu an Türkiye’nin ihtiyacından çok fazla. Bu yüzden yurt içinde çok ciddi bir rekabet söz konusu. AEM olarak kurulduğumuzdan bu yana stratejimiz, yurt içinin yanında yurt dışı pazarından da hak ettiğimiz ölçüde pay almak. Kurulduğumuzdan beri yaptığımız çalışmalar meyvesini verdi. Şu an iki büyük global motor firmasına motor üretiyoruz. Bunun altını çizmek isterim. Motor üreticisine motor üretmek sanılanın aksine çok zor. Çünkü üretici firma birçok kimsenin dikkat etmediği konulara değiniyor. Sizi mükemmelliğe zorluyor. Biz de bunu yapıyoruz. Stratejimizde yurt içi ve yurt dışının %50-%50 olması yer alıyor. Dünya ile iletişimde olduğumuz için farklı teknolojileri Türkiye’de de sunma imkânı buluyoruz. Bu da bu rekabet ortamında AEM Motor’u bir üst kategoriye çıkarıyor.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Ülkemiz ve bizim için çok önemli olan bir yatırım yapıyoruz: Orta gerilim motorları. Ülkemizde her yıl yaklaşık 70 milyon dolar tutarında orta gerilim motor ithalatı var. 1 buçuk yıldır Amerika, Avrupa, Tayvan ve Çin’de birçok orta gerilim üreticisi ile görüştük, toplantılar yaptık ve teknolojilerini inceledik. Nelerde iyiler nelerde eksikleri var, hepsini değerlendirerek, son teknolojide bir fabrika kuruyoruz. A’dan Z’ye her şeyi ülkemizde üreteceğimiz bir yapı. Tabii bu yatırımı sadece ülkemizdeki pazar için değil başta Avrupa ve komşu ülkelerdeki pazarlardan pay almak için yapıyoruz. Aynı zamanda Avrupa’da bile olmayan 5 MW gücünde bir orta gerilim test laboratuvarını hayata geçireceğiz. Ülkemiz için ayrı bir öneme sahip olacak olan bu laboratuvar birçok yatırımcıyı da Türkiye’ye çekecek. AEM Motor’u ileride alçak gerilim ile orta ve yüksek gerilimi aynı çatı altında üreten entegre bir tesis olarak görebileceksiniz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Bizler sanayici firmalar olarak başta ülkemiz ve paydaşlarımız için devamlı üretmeliyiz. Fabrikaların 24 saat çalışması gerekiyor. Üretim olmadan bir ülkenin refah seviyesi yükselemez. Ama yaptığımız ürünlerin de katma değerli üretim olması gerekiyor. Bunun için dünya ile entegre olmanın yanı sıra gelecek neslin kendini çok iyi geliştirmesi gerekiyor. Farklı ürünleri ortaya koymamız her şeyden önce çok önemli. Bizler AEM olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiriyoruz fakat bunun meyvesini almak için teknolojiye yatırımın, insana yatırımın devam etmesi şart. Çin, 1970’lerde yaptığı sanayi atılımları ile her geçen gün büyümektedir. Bizler de bu adımları atmalıyız; ama gerçekten katma değerli ürünlerle. Türkiye’nin petrolü ve doğalgazı yok ama girişimcileri var. Ben inanıyorum ki gelecek yıllarda özellikle motor konusunda bir üs olacağız.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler