Connect with us

Sektör Haberleri

Maksimum sürdürülebilirlikle minimum tüketim hedefleyen Wilo Türkiye’den iki yeni proje

Yayın Tarihi:

on

Dünya çapındaki 50 sürdürülebilirlik ve iklim liderinden biri olan Wilo, daha iyi bir gelecek için hayata geçirdiği yeni projelerini, Almanya ile ortak yaptığı dijital etkinlikte paylaştı. Ev sahipliği yapan 7 ülkeden biri olan Türkiye, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 12. Maddesi olan “Sorumlu Üretim ve Tüketim” başlığı altında geliştirilen “BlueDrop” ve “Etki Sensin” projeleriyle maksimum sürdürülebilirlik yaklaşımıyla minimum tüketim hedefliyor. BlueDrop projesiyle kuyu suyunun yenilenebilir enerji kaynaklarıyla arıtılması ve geri dönüşümüne hizmet sunan Wilo, Etki Sensin projesiyle ise geliştirilen mobil uygulama aracılığıyla Wilo ailesinin tüketim ve geri dönüşüm davranışlarını ölçümleyerek bilinçlendirmeyi ve tüketim alışkanlıklarını yönetmeyi planlanıyor.

Su teknolojileri alanında dünya genelinde her yıl 10 milyon pompa üreten Wilo, küresel iklim hedeflerine ulaşma amacıyla yeni projelere imza atmayı sürdürüyor. Su teknolojileri alanında yürüttüğü çalışmaları ile 150 yıldır tüm dünyada, 30 yıldır ise Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren Wilo, sürdürülebilirliğe etkin biçimde katkıda bulunmak amacıyla iki yeni projeyi hayata geçirdi. Şirketin yeni projeleri “BlueDrop” ve “Etki Sensin”, Wilo SKA Aksiyon Günleri kapsamında Almanya Genel Merkez ile ortak yapılan online etkinlikte tanıtıldı. İki yeni sürdürülebilirlik projesine imza atan Wilo, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına olan desteğini hayata geçirdiği projelerle vurgulamaya devam ediyor.

Wilo Türkiye’den iki yeni sürdürülebilirlik projesi

Avrupa’da sektörünün ilk LEED Gold sertifikalı tesisine sahip Wilo Türkiye, yeni sürdürülebilirlik projelerinden BlueDrop projesiyle; Wilo Türkiye tesisinde güneş ve rüzgâr enerjisiyle üretilen yenilenebilir enerjiyle çalışan Wilo ACTUN OPTI MS’nin taşıdığı kuyu sularının, Wilo Hindistan iş birliğiyle inşa edilecek filtrasyon sistemi ile filtrelenerek tesisin ihtiyaç duyduğu içme ve kullanma suyunu minimum karbon emisyonuyla sağlamayı hedefliyor. Ayrıca bir Wilo Group şirketi olan ABIONIK iş birliğiyle kurulacak gri su arıtma sistemiyle de su geri kazanım döngüsünün sağlanacağı BlueDrop projesiyle Wilo, öz kaynaklarını kullanarak tüketim kaynaklarını en aza indirecek ve çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunacak. Proje kapsamında Wilo Türkiye; pet şişe, damacana kullanımını ve şebeke suyu kullanımını en aza indirerek, su geri dönüşümü ve çevre dostu su temini konusunda rol model olmayı hedefliyor.

Wilo SKA Aksiyon Günleri kapsamındaki ikinci proje olan “Etki Sensin” projesi ise Wilo ailesinin tüketim ve geri dönüşüm davranışlarını geliştirilen mobil uygulamayla ölçerek, tüketim alışkanlıklarını yönetmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Bu uygulamadan elde edilecek sonuçlar çerçevesinde Türkiye ve dünya çapında birçok onaylı karbon denkleştirme projesine bağışta bulunarak yıllık emisyon dengesinin sürdürülmesi amaçlanıyor. “Etki Sensin”, Wilo çalışanları, bayi ve servis ağı gibi önemli iş ortaklarının, “Yaşanabilir Bir Dünya / Sürdürülebilir Yaşam” duyarlılığını taşırken sorumlu ve bilinçli bir yaşama geçiş sürecinin önemli bir parçası olarak tasarlandı. Ücretsiz olarak indirilebilecek Etki Sensin uygulaması; eğlenceli ve eğitici içeriğiyle tüm Wilo çalışanlarının ve paydaşlarının çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenmesini hedeflerken, uygun davranış eğilimleri geliştirmesini sağlayacak. 

“BlueDrop ve Etki Sensin projeleriyle rol model olmayı amaçlıyoruz”

Horizon Danışmanlık Yönetici Ortağı Eser Erginoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan Wilo SKA Aksiyon Günleri, farklı panel ve oturumlarla devam etti. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, OMÜD Genel Sekreteri Umay Yılmaz ve İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güçlü İnsel’in değerli katkılarıyla şekillenen oturumlarda, endüstriyel ve bireysel sürdürülebilirlik eylemleri tartışıldı. Etkinlikte Wilo olarak yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir gelecekle uyum içinde çalıştıklarının altını çizen Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya, “Bluedrop ve Etki Sensin projeleri dışında, güneş enerjisi alanında katkı sağlayan ilk karbon sertifikasyon projesi olan Güneşten Ormanlar Projesi’ne destek oluyoruz.  Ege Orman Vakfı’nın gerçekleştirdiği Güneşten Ormanlar Projesi ile güneş enerjisinden yılda ortalama 780.000 kWh elektrik enerjisi üretiliyor ve bu da yaklaşık 210 evin yıllık elektrik enerjisi ihtiyacına denk geliyor. Sistem ayrıca yılda yaklaşık 500 ton karbon (CO2) emisyonunu da engelliyor. Tahmin edildiği gibi 2050 yılında dünya nüfusu 9,6 milyara ulaşırsa, bugünkü üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı devam ettirmek için üç kat daha büyük bir dünyaya ihtiyacımız olacak. Biz de şirket olarak bunun farkında olarak sürdürülebilirliğin hayatımız için ne kadar önemli olduğunu biliyor, dünya çapındaki 50 sürdürülebilirlik ve iklim liderinden biri olarak yeni projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Son olarak, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından ‘Sorumlu Üretim ve Tüketim’ başlığını sahiplenerek yeni projelerimizi hayata geçireceğiz” açıklamasında bulundu.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Su Kaynaklarını Koruma Yolunda TOFAŞ’tan Önemli Başarı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Tofaş, Küresel İklim Platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) “Su programı” 2023 derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde ederek, A- derecelendirme notuyla “Liderlik” seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Tofaş, iklim değişikliği ile mücadele kapsamındaki faaliyetleri ve suyun verimli kullanımı konusunda yürütüğü çalışmalarla doğal kaynakları koruma performansını sürekli iyileştirmeye devam ediyor.

Tofaş, dünyanın en büyük iklim değişikliği verisine sahip olan, yatırımcıların, şirketlerin, şehirlerin ve bölgelerin çevresel etkilerini yönetmeleri için küresel bilgilendirme sistemini yürüten CDP’nin (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) derecelendirmesinde önemli bir başarı elde etti.

2014 yılında CDP listesine Türkiye’den giren ilk otomotiv şirketi olan Tofaş, suyun verimli kullanımı konusunda yürüttüğü çalışmalarla, Karbon Saydamlık Projesi’nin (Carbon Disclosure Project – CDP) “Su programı” 2023 yılı derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde etti ve “A-derecelendirme notu” ile liderlik seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Sürdürülebilir üretim için su ve atık su sistemlerini hassasiyetle yöneten ve su kullanım miktarını sürekli iyileştiren Tofaş, üretim operasyonlarında oluşan atık suyu modern arıtma ünitelerinde arıtıyor. Atık suların uygun ortama deşarjını gerçekleştirerek, her yıl yaklaşık 60 milyon metreküp yani 1.000 kişinin bir yıllık tüketimine tekabul eden su miktarının tekrar kullanımını sağlıyor. Tofaş son beş yılda araç başına taze su tüketiminde de yüzde 30’luk bir iyileşme oranını yakaladı ve 2023 yılında bir araç için 2,6 metreküp seviyesine düşürdü.

Otomotiv sektöründe tüm süreçlerde sürdürülebilirliklik anlayışıyla öncü olmayı hedefleyen Tofaş, Kapsam 1 ve 2 toplamında 2030’a kadar yüzde 50 karbon azaltımı, 2050 yılında ise net sıfır karbon olma hedefi doğrultusunda enerji verimliliği projeleri, güneş enerjisi üretimi ve kullanımına yönelik projeler yürütmekte; tüm üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımında verimliliği arttırmak üzere 5R (Refuse, Reduce, Reuse, Recycle, Recover – Reddet, Azalt, Tekrar Kullan, Geri Dönüştür, Geri Kazan) sürekli iyileştirme faaliyetlerini sürdürmektedir.

Devamını Oku

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Trendler