Connect with us

Borular

Kondenstop Kontrolü ve Buhar Kaçakları ile Oluşan Maliyet

Yayın Tarihi:

on

Borular içerisinde nakil olurken basınç düşüşü sebebiyle sirkülasyon pompalarına gereksinim duymadığı için, “buhar” uzun mesafedeki proseslere ısı iletiminde en çok kullanılan akışkan tipidir.

Buhar yıllar içerisinde; gıda, tekstil, kimya, enerji ve ısıtma sektörlerinin ve birçok endüstriyel tesisin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Buhar; “kazan” adını verdiğimiz basınçlı kap içerisindeki suyun ısıtılarak doymuş veya kızgın buhar olarak üretilip, kullanım noktasına borular vasıtasıyla taşınabildiği; basınç, sıcaklık ve debi gibi özelliklerinin kontrol edilebildiği bir enerji olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok farklı sebeplerden dolayı buhar ısı kaybına uğrar ve yoğuşarak ilk hali olan su fazına dönüşür. Oluşan bu su “kondens” olarak adlandırılır.

Proses veya ana nakil hatlarında oluşmuş kondensin tahliyesi kondenstoplarla yapılmaktadır. Kondenstoplar; hava, gaz ve kondensi (suyu) otomatik olarak tahliye eden, fakat buharı tutan cihazlardır. Artan yakıt maliyetleri, artarak devam eden rekabet koşulları, sağlık ve emniyet tedbirleri, çevreye karşı alınması gereken önlemler üretici firmaları “üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik” kontrol ve uygulamalara zorlamaktadır. Buhar sistemlerinde enerji tasarrufu yapılacak en önemli noktalardan biri kondenstoplardır. Sistem ve prosesin verimli ve emniyetli çalışabilmesi için, oluşan kondensin mümkün olduğu kadar çabuk ve doğru şekilde prosesten alınıp kayıp olmaksızın kondens toplama noktası olan “kondens tankına” iletilmesi gerekmektedir. Ayrıca kondensten oluşan flaş buhardan ısı geri kazanılacak “flaş buhar tank sistemleri” kurularak kullanma suyu, ısıtma radyatör suyu, duş alma suyu gibi durumlar için sıcak su elde edilebilir.

Kondenstoplar üç temel çalışma prensibine göre üretilirler

1. Mekanik prensiple çalışan kondenstoplar: Buhar ile kondens arasındaki yoğunluk farkını algılar ve kondensi buhar sıcaklığında tahliye ederler.

a) Ters kovalı kondenstop

b) Şamandıralı kondenstop

c) Yüzer şamandıralı kondenstop

2. Termostatik prensiple çalışan kondenstoplar: Buhar ile kondens arasındaki sıcaklık farklarını algılayarak kondensi buhar sıcaklığının altında tahliye eder.

a) Sıvı genleşmeli kondenstop

b) Bimetalik kondenstop

3. Termodinamik prensiple çalişan kondenstoplar: Kondens ile flaş buhar arasındaki dinamik farkları algılar ve kondensi buhar sıcaklığına yakın tahliye eder.

Kondenstop Buhar Kaçağı Kontrolü

Kondenstoplar arızalanmalarından veya yanlış seçilmelerinden dolayı ciddi enerji kayıplarına neden olabilir. Birçok farklı sebepten (Hatalı seçim, hatalı montaj, üretim hatası, proseste meydana gelen kimyasal veya fiziksel problemler vb) dolayı kondenstopta problem yaşanır ve karşımıza canlı buhar kaçağı veya proses verimsizliği çıkar. Doğru yere doğru kondenstop seçimi yapıldığında ise, -fiziksel ve kimyasal durumlar da sağlıklı olduğunda- sistemde ciddi bir enerji tasarrufu sağlanacaktır. Bu nedenle bir kondenstopun kontrolü ve bakımı, üretim bandındaki bir makine ile aynı derecede dikkate alınarak “periyodik olarak” yapılmalıdır.

Kondenstopların kontrolü, en az satın alınıp montajının yapılması kadar önemlidir. Kondenstoplar genelde işletmede montajı yapıldıktan sonra bakım personeli tarafından unutulan bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Halbuki bu ürünler mutlak surette arıza önleyici periyodik bakım programlarının içerisine dahil edilmelidir.

Periyodik bakım programlarında öncelikle kondenstopun kaçırıp kaçırmadığı ile ilgili ön kontrol yapılmalıdır. Kontroller; manuel kontrol, otomatik kontrol ve uzman kişiler tarafından sıcaklık, ses ve ölçü aleti ile yapılır.

Manuel kontrol yönteminde; kondenstop sonrasına Ayvaz KTV-10 3 yollu vananın dağıtıcı prensibi ile çalışan, kontrol anında vana kapalı duruma getirilerek akışı atmosfere vermesi ile akışın gözle izlenerek buhar mı yoksa kondensmi kontrolünün yapılmasına olanak sağlar . Burada, atmosfere açık test orifis çapı ile kullanılan kondenstop orifis çapının aynı olmasına dikkat edilmelidir. Bir diğer dikkat edilecek husus ise, atmosfere çıkan akışkanın buhar mı yoksa flaş buhar mı olup olmadığını daha sağlıklı anlamak için, KTV-10 test vanasının kendinden önce kullanılan çekvalften yaklaşık 20-30 cm ileriye montaj edilmesidir.

Manuel kontrol metotlarından bir diğeri ise; kondenstop öncesine “gözetleme camı” monte edilerek, yine gözle kontrol yapılmasıdır. Gözetleme camından bakıldığında kondens görünüyor ise kaçak yok, eğer buhar görünüyor ise kaçak var demektir.

Kondenstop öncesine monte edilecek kontrol gövdeleri ile “yarı otomatik” olarak kondenstop kontrolü yapılır. Yoruma dayalı bir ölçüm olmadığı için kesin sonuç verir.

 

Fakat bu yöntemlerin hiçbiri kondenstopun ne kadar kaçırdığına dair bilgi vermez; sadece kaçırıp kaçırmadığı ile ilgili bilgi verir. Kaçak giderilmediği süre boyunca buhar üretim maliyetlerinin çok ciddi oranda artacağını söyleyebiliriz.

Ayvaz’ın uzman personeli tarafından kondenstopların kontrolleri yapılabilmektedir. Bu kontrol için Dr Trap adlı cihaz kullanılmaktadır. Dr Trap; sıcaklık ve ses bilgilerini algılayıp değerlendirerek sonuç bilgisini ekranında (Az, orta, çok kaçak) yazarak bize vermektedir. Ölçüm esnasında kondenstop tipi, çapı, bulunduğu bölüm, buhar elde ederken kullanılan yakıt birim fiyatı vb değerler girilmektedir. Kontrol sonucu oluşan tüm datalar cihazın kendine ait yazılımı ile bilgisayar ortamına aktarılabilir.

Firma yetkilileri bilgisayara aktarılan bu veriler ışığında hazırlanan grafiklere göre net kararlar verebilir ve aylık olarak kontrol edip yıllık olarak süreci takip edebilirler.

İdeal çalışan bir tesiste dahi %10 civarında buhar kaçakları söz konusudur. Bunun da %4-6’sı kondenstoplardan kaynaklanmaktadır. Eğer kontrol ve bakımlar yapılmazsa bu oran ciddi anlamda artış gösterecektir.

Örnek bir çalışma yapacak olursak; arızalı, buhar kaçıran ½” şamandıralı bir kondentop 6 bar basınçta orifis tam çapındaki kaçakta yaklaşık 18 kg/h buhar kaçırmaktadır. Firma çalışma mesaisini günde 8 saat, haftada 5 gün ve yılda 50 hafta olarak kabul edersek; 36.000 kg/yıl buhar kaybı oluşacaktır. Bu kayıp aslında %100 bir kayıp değildir. Kondens tankına dönmesi sebebi ile bir miktarı 70 c civarında geri alınmış olur. Biz burada %100 atmosfere veriyormuşuz şeklinde düşünürsek;

Sanayi tesislerinde 1 kg buhar elde etmek için yaklaşık 0,077 NM3 doğal gaz tüketilmektedir. Bu durumda 36.000 kg/yıl x 0,077 NM3 = 2772 NM3/yıl doğal gaz kayıp olarak tüketilecektir.

1 ton buhar üretim maliyeti yaklaşık 82 TL/tondur. Bu durumda parasal olarak kayıp buhar maliyeti 36 ton/yıl x 82 TL/kg = 2952 TL/yıl olacaktır.

Bu örnek, bir işletmedeki 1 adet kondenstop baz alınarak hazırlanmıştır. Kaçak kondenstop adedi arttıkça ciddi enerji kayıpları ve bunun sonucunda da yakıt maliyetlerinin arttığı görülecektir.

Milli enerji kaybımızın azaltılmasına yönelik olarak; buhar kullanan işletmeler büyük işçilik, yakıt ve diğer maliyetler harcanarak üretilmiş olan buharın enerjisinden maksimum seviyede faydalanmalıdır. Buhar veriminin en yüksek noktada kalmasını sağlamak için kullanılan ve tesisatın en önemli armatürü olan kondenstoplar (Buhar kapanları) aylık, 3 aylık, 6 aylık ve yıllık periyodik kontrol ve bakım programlarına dahil edilmelidir.

 

Serdar Ocaktan 

Endüstriyel Ürün Müdürü

Ayvaz

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Borular

Antalya Serbest Bölgesi’nin altyapı yenilemesine GF Hakan Plastik imzası

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Uluslararası normlarda üretilen GF Hakan Plastik altyapı boru sistemleri, altyapı projelerinin güvenli ve verimli şekilde oluşturulmasında önemli katkılar sağlıyor. Antalya Serbest Bölgesi’nin altyapı yenileme projesinin tercihi de bu özellikleri ile GF Hakan Plastik ürünleri oldu.

Türkiye’nin en önemli serbest bölgelerinden biri olan Antalya Serbest Bölgesi

, ülkemizde kurulan ilk iki serbest bölgeden biri olma özelliğini taşıyor. 782.482 metrekarelik alana kurulu olan bölge ayrıca, Antalya-Kemer karayolu güzergahında, Antalya Limanı’nın hemen bitişinde, şehir merkezi ve havalimanına ulaşım kolaylığı ile de ön plana çıkıyor. 

1987 yılında hizmete giren ve işletmesi Antalya Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (ASBAŞ) tarafından yürütülen ve tekstilden tarıma, kimyadan yat işletmeciliğine kadar 84 firmanın faaliyet gösterdiği bölgenin kanalizasyon, içme suyu ve yangın hatları, gelişen şartları karşılamak ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla yenileniyor. Altyapı yenileme projesinde ise GF Hakan Plastik PE100 sistem çözümleri kullanılıyor.

PE100 sistem çözümü, basınçlı içme suyu şebekesi, doğal gaz şebekesi, atık su deşarj ve atık su pompalama hatları, sulama sistemleri, denizaltı geçiş hatları ve derin deniz deşarjları, toprakaltı yangın söndürme sistemleri (hidrant hatları), soğutma suyu sistemleri, telekomünikasyon sistemleri ve madencilik gibi alanlarda kullanılabiliyor. 

Korozyona uğramayan, esnek, yüksek mukavemetli, kimyasallara dayanıklı yapısıyla PE100 sistemi, kırılma veya bozulma riskini en aza indirerek güvenilir çözümler sunuyor. GF Hakan Plastik markalı olarak d20 mm – d630 mm, GF marka olarak d20 mm -d2000 mm çap aralığında ürün gamına sahip olan sistem, birleştirme konusunda da uygulama kolaylığı sunuyor.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Borular

Suyu geleceğe taşımak

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Suyun çıkarılması, taşınması, depolanması, dağıtılması ve yeniden yapılandırılması konusunda çalışmalar yürüten GF Piping Systems’ın bünyesinde bulunan GF Hakan Plastik, gerek üretim süreçleri ve ürünleri, gerekse su kaynaklarının korunması yönünde farkındalığı artırma çalışmalarına ağırlık veriyor.

Üretim tesislerinde 22 Mart Dünya Su Günü’ne özel etkinlikler düzenleyen GF Hakan Plastik’in Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler, güvenli içme suyu kaynaklarının azalmasının, küresel bir sorun olarak karşımızda durduğunu; konunun kısa vadeli çözümlerle değil, uzun vadeli bir yaklaşımda ele alınması gerektiğini vurguluyor.

“Su kaynaklarının önemine dikkat çekmek amacında olan Dünya Su Günü’nün, 2022 yılı teması “Yeraltı Suyunu Görünür Kılmak”. Yeraltı sularının kaynağının yağış olduğunu ve dünyadaki hayatın, yüzey sularına olduğu kadar yeraltı suyuna da bağlı olduğunu biliyoruz. Bunun için ağaçlandırma yaparak, doğal yeşil alanları genişletilmesine katkı sağlayarak ve yeraltı sularının kirlenmesini engelleyecek uygulamalarla suyumuzu geleceğe taşıyabiliriz.

Bunun için sürdürülebilir, uzun vadeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. GF Hakan Plastik olarak kaynaklarımızın etkin kullanılması adına üretim tesislerimizde sadece enerji tasarrufu değil, su tasarrufu konusunda da çalışmalar yürütüyoruz. GF’nin 2025 stratejisi doğrultusunda yıllık %4.5 su tasarrufu hedefliyoruz. Üstyapı boru sistemlerimizin yanı sıra  yerüstü ve yeraltı boşaltma sistemleri, kanalizasyon sistemleri, endüstriyel atık su drenaj sistemleri, yağmur suyu tahliye sistemleri gibi ürünlerimiz de yüksek standartlarda üretiliyor. Sularımızın temiz ve güvenilir kullanımını sağlamak için korozyona uğramayan, esnek, yüksek mukavemetli, kimyasallara dayanıklı ürünler, özellikle deprem kuşağında yer alan ülkemiz için önem taşıyor.

Toplumsal farkındalığın artması bir diğer önemli bir konu. 2021 yılında başlattığımız “Suyun Sonu Var” kampanyamızı 2022 yılında da sürdürüyoruz. Çerkezköy ve Şanlıurfa tesislerimizdeki su tasarrufu çalışmalarımıza ek olarak çalışanlarımızın farkındalığını desteklemek adına Dünya Su Günü özelinde birtakım etkinlikler düzenliyoruz. Hazırladığımız el broşürleri ile suyun hayatımızdaki önemini anlatıyor ve su tüketimini azaltmaya davet ediyoruz. 22 Mart-25 Mart tarihlerinde açık olacak standlarımızda yine günlük su tüketimimize dikkat çekiyoruz. Ayrıca etkinlik standlarından dağıtımını yaptığımız kartlarda, su kullanımına yapacağı katkıları ilgili haneye yazıp standa bırakan her bir kişiye özel, Suyun Sonu Var projesine katkılarından dolayı teşekkür yazısı ve etkinlik t-shirt’ü hediye edileceğiz. 2022 yılında toplumsal farkındalığı artırmak adına hazırladığımız radyo spotlarımızla da çeşitli kanallarda su tüketimi konusunda bilgilendirme yapmaya başladık. Çünkü suyun sonunun var olduğunu bilerek hareket etmek hepimizin görevi”.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Borular

CRANE RESISTOFLEX® üretimini 48” (DN1200) çapa yükseltti

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Sektörde vana ve pompa grubu başta olmak üzere ürünlerinin yüksek kalitesi ve performansı ile tanınan LEON TEKNİK, geniş ürün portföyünde yer alan RESISTOFLEX® ATL* Özel Teflon Kaplı Boru Hatları & Fittingsleri ile özellikle korozif etkisi yüksek akışkanların hatları için komple çözümler sunmaktadır. (*Advanced Technology Liner) 

Endüstrideki ihtiyaçlar dikkate alınarak üretim çapı 48” (DN1200)’e kadar artırılan RESISTOFLEX® teflon kaplı ürünler, özellikle saf fosfarik asit üretimi, deniz suyu uygulamaları, FGD üniteleri ve SO2 Scrubber kolonu gibi uygulamalarda söz konusu olan geniş çap ihtiyacını karşılayabilmekte ve geniş çaplı kompleks kolonları prosese özel olarak imal edebilmektedir.

Korozif ve zorlu uygulamalarda paslanmaz çeliğin dayanımının yetersiz olduğu noktalarda daha nitelikli ve dirençli malzemeler olan 904L, Duplex, Hastelloy, Alloy 20, Monel, Inconel vb. özel alaşım metaller yerine, bu özel alaşımlar ile aynı performansı sağlayan ve yaklaşık %75 oranında daha düşük yatırım gerektiren RESISTOFLEX® ürün grupları ile komple ve kalıcı çözümler sunmaktadır.

Boru hattı ve vana seçiminde korozif etkinin en önemli faktör olduğu uygulamaların başında sülfürik asit, hidroklorik asit, hidroflorik asit, hidrobromik asit, sıvı ya da gaz klor gibi akışkanlar gelmektedir.

LEON TEKNİK proseste kronik sorunlara, duruşlara ve periyodik bakım maliyetlerine sebep olan bu tür akışkanlarda tüm boru hattının ve bu hat üzerinde kullanılacak olan tüm vanaların ya da filtre, gözetleme camı, flexible hortum gibi ilave ekipmanların teflon kaplı olarak tedarikini sağlayarak, proses verimliliğine katkıda bulunmakta ve bakım-onarım maliyetlerinde tasarruf sağlamaktadır.

RESISTOFLEX® ATL Boru Hatları ve Fittingsleri 75 yılı aşan tecrübe ve patentli Thermalok® teknolojisi ile üretilmektedir. Thermalok® prosesi, karbon çelik ya da paslanmaz çelik boru hatlarının PTFE (Polytetrafluorethylen) veya PFA (Perfluoralcoxy) ile kaplanmasında kullanılmakta olan en gelişmiş teknolojidir. Bu teknoloji sayesinde PTFE ya da PFA Teflon kaplamanın geçirgenliği (permeation) minimum seviyeye indirilerek daha uzun ömürlü bir çözüm sunulmaktadır. Patentli bu teknoloji sayesinde diğer üretim yöntemleri ile karşılaştırıldığında yaklaşık %60 daha az geçirgenlik sağlanmaktadır.  

RESISTOFLEX® ATL teknolojisinin diğer avantajları:

  • Yekpare Fluorocarbon kaplama boru ve flanşları çevreleyerek kimyasalların metalle temasını ve korozyonu önlemesi.
  • Üstün kimyasal, fiziksel direnci ve çok uzun kullanım ömrüyle her fabrikada kullanılabilir olması.
  • Full vakum altında çalışabilme.
  • Fiziksel çarpmalardan, ani ısı şoklarından, düzensiz sıcaklık değişimlerinden basınç dalgalarından ve titreşimden etkilenmemesi.    
  • Dış yüzeyinin korozyona mukavm özel kaplamalı olması.
  • Esnek uygulama sıcaklığına sahip olması (-30°C‘den +260°C’ye kadar).
  • Çok pürüzsüz astar yüzeyine ve akışkanın PFA kaplamaya tutunamaması.
  • Elektriksel iletkenlik özelliğine sahip kaplama (Conductive PTFE) yapılabilmesi.
  • Gıda ve ilaçlarda kullanımının FDA tarafından resmi olarak onaylanmış olması.
  • Kimyasal ile tepkimeye girmemesi.
  • Titreşimleri sönümleme.
  • UV ışıklarından etkilenmeme.
  • Hava koşullarından etkilenmemesi.
  • Akışkanın doğasına zarar vermemesi. 

RESISTOFLEX® ATL Özel Teflon Kaplı Boru Hatları ve Fittingsleri müşterilerimizin göndermiş olduğu çizimler dikkate alınarak izometrik olarak da üretilebilmektedir. 500 mm’den 6.000 mm’ye kadar standart uzunluklarda üretilen boru hatlarının yanı sıra prosesin AutoCAD, Solidworks, CATIA gibi izometrik CAD çizimleri üzerinden talep edilen tüm uzunluklarda boru hattı üretimi de milimetrik hassasiyet ile yapılabilmektedir. 

Prosese özel olarak üretilen parçalar, montaj kolaylığı sağlamakla birlikte, gerektiğinde boru hattında kısmi revizyonlara ya da yeni hatlar çekilmesine de imkan vermektedir. Bu sayede montajı veya demontajı pratik olan, uzun vadeli ve güvenilir bir boru hattı prosese entegre edilebilmektedir. 

RESISTOFLEX® ATL Özel Teflon Kaplı Boru Hatları ile birlikte borulamada ihtiyaç olabilecek eşit ya da redüksiyon T parçalar, 45° dirsek, 90° dirsek, konsantrik ya da ekzantrik redüksiyonlar, ara parçalar, kör flanşlar gibi ilave bağlantı parçaları da standart olarak üretilmektedir. Müşteri taleplerine ve izometriye bağlı olarak özel tasarım redüksiyon, manifold ve “S” tipi bentler de teflon kaplı olarak üretilebilmektedir.  

Detaylı bilgi için lütfen temasa geçiniz:
info@leonteknik.com 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com