Connect with us

Su Arıtma Şartlandırma Sistem ve Cihazları

4’ü 1 arada en son teknoloji ile Desalinasyon

Yayın Tarihi:

on

Salino Güven Aşılıyor

Ülkemizde ve dünyada, deniz suyundan ters osmoz sistemi ile kaliteli su üretimi oldukça önemli ve kritik bir prosestir. KSB’nin deniz suyu arıtımında yüksek verimliliği ve kompakt dizayn mantığı ile ürettiği “Salino Yüksek Basınç Merkezi”, güvenilirliği ve pratikliği ile gelecek vaat eden bir ürün olma yönünde pazarda kendini göstermeye başlamıştır.

 

Haziran ayı içerisinde Almanya’dan gelen Salino Proje Ekibi, KSB Türkiye Satış ve Servis Ekiplerine uygulamalı yoğun eğitimler gerçekleştirmiştir. Düzenlenen bu eğitimlerin amacı KSB’nin Türkiye organizasyonu içindeki Satış ve Servis kadrosunun müşterilere daha kaliteli ve hızlı hizmet verebilmesidir.

 

Salino Proje Müdürü Mr. Golembiewski, “ Salino’nun Türkiye’de ciddi bir pazarı ve geleceğinin olduğunu, bu sebeple, KSB Türkiye Satış ekibi ile birlikte ülke içerisinde tesis mühendisliği yapan firmalar için yılın ikinci yarısında düzenlenecek bir etkinlik ile bu ürünün daha detaylı olarak anlatılması planlandığını ifade etmektedir.

 

“Salino Yüksek Basınç Merkezi” sadece yeni tesislere uygulanmakla kalmayıp, mevcut ters osmoz tesislerindeki eskiyen pompa ve enerji geri dönüşüm sistemlerini; yüksek enerji verimliliğini ve düşük ilk yatırım maliyetini göz önüne alarak yenilemeye/değiştirmeye uygun bir ürün olma özelliğini de taşımaktadır.

 

Haziran ayı içerisinde, Swissôtel Resort Bodrum Beach ‘te yer alan 2 adet Salino ünitesi kurulumu tamamlanarak devreye alınmış olup, deniz suyunu arıtılarak otelin ihityacı olan temiz su tedariğine katkı sağlamaya başlamıştır. KSB, devreye alınma işleminin akabinde hem kullanıcı olan Swiss Otel personeline, hem de tesisin kurulumunu yapan ESLİ firmasının teknik personeline ürün ile ilgili teorik ve pratik eğitim vermiştir.

 

Söz konusu Otel;

•66 odalı

•72 rezidans,

•3 Restoran ve Bar

•Çatı tipi terası bulunan 2 etkinlik odası

•Açık ve kapalı yüzme havuzları

•Spa ve Spor tesisleri

•Denize sıfır konum

Olanaklarına sahip olup, deniz suyu arıtma sisteminde;

•KSB’nin günde 270 m3 temiz su üretebilen ve 60 bar işletme basıncına sahip “SALINO Yüksek Basınç Merkezi”  kullanılmaktadır,

•Enerji tüketimi, 1 metreküp ve 40000 ppm tuzluluk oranına sahip Ege Denizi Suyu’nun arıtımı için yalnızca 2.3 kWh.’tir.

 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna özel sektör dahil edilmelidir

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Müsilaj için başlatılan deniz temizleme seferberliği ve yapılan eylem planı yeterli değildir. Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna, özel sektör katılmalıdır. Sivil toplum, üniversite ve kamu kuruluşlarının yanı sıra, aileden, topluma, öğrenciden, öğretmene, işçiden, işverene, köylüden, çiftçiye kadar herkesin katılacağı yeşili ve maviyi koruyan ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bir, ‘Topyekun Çevre Seferberliği’ ilan edilmelidir.

Ekolojik inovasyon sistemleri geliştiren, Türkiye’de ve dünyada suyun değerine, arıtma sistemlerinin önemine dikkat çeken Sosyal Girişimci Çevre ve Arıtma Teknolojileri Planettek’in Kurucusu Hürriyet Necdet Aydoğan, topyekun çevre seferberliği ilan edilmesi gerektiğini söyledi. İstanbul’da her gün, fabrika kimyasal atıklarından dolayı farklı renklere bürünen dereler ile karşılaşıldığını hatırlatan Aydoğan şöyle konuştu: ‘Ülkemizde son yıllarda ‘Sıfır Atık’ çalışmaları başlatılmıştır. Umut verici bu politikadır fakat ‘su’ bu uygulamaların neresindedir? Su, geri dönüşümü mutlaka yapılması gereken en önemli doğal kaynaktır. Son bir ayın sıcak gündem konusu ‘Deniz Salyası’ bize, tehlikenin kapıda değil, evimizin içinde olduğunu gösterdi. Bu yüzden, artık zihinlerde, davranışlarda ve yapılacak eylemlerde, atılacak adımların köklü değişiklikler yaratması gerekir. Bu köklü değişiklikleri gerçekleştirmek için ‘seferberlik’ ilan edilmelidir. Su kanalizasyon idarelerinin bir kısmı atık su arıtma projeleri adı altında doğaya, denizlere atık deşarj ediyor. İşletmeler yönetmelik gereği arıtma sistemleri koysa bile ne yazık ki hantal, enerji israfı yapan arıtmaları göstermelik kullanıyor.  Pek çok işletme ‘arıtma’ adı altında mekanik ön arıtma yapıyor. Bu sayede tuvalete atılmaması gereken naylon poşet, çocuk bezi, ıslak mendil gibi suda çözülmeyen maddeleri filtre eden sistemleri, arıtma olarak değerlendiremeyiz’ dedi.

‘Verimi düşük ve hantal teknolojiler kullanmak sürdürülebilir seçenek değildir’

Ülkemizde atık su arıtma tesislerinin önemli bir bölümünün, enerji tüketimlerinin yüksek olması nedeniyle kısmen ya da hiç çalıştırılmadığına dikkat çekti. Enerjinin ithal edildiği bir ortamda verimi düşük ve hantal teknolojiler kullanmanın sürdürülebilir seçenek olmadığını söyleyerek, su geri dönüşümü ve arıtma sistemleri ile ilgili karşılaştığı olumsuz uygulamalar hakkında örnekler verdi. Hürriyet Necdet Aydoğan, ‘İşletmelerin yanı sıra konut siteleri kendi atık su arıtma tesislerini yapmakla sorumludur. Örneğin, İstanbul Zekeriyaköy’ün büyük bölümünde atık su arıtma altyapısı yoktur. Atık suyu ve lağımı Zekeriyaköy deresine ya da Karadeniz’e veriyorlar. Konunun farklı bir boyutu ise ihracatın lokomotif sektörlerinden tekstil üretimini teşvik amacıyla hala bazı belediyelerin sanayicilere bedelsiz yeraltı/kuyu sularını sınırsız kullanma izni vermesi nedeniyle yaşanıyor. Çünkü işletmeler bedava aldıkları su için çözüm üretmeyi tercih etmiyorlar. Dünyanın en büyük mağazalarında satılacak ürünleri, ülkemizde birkaç dolara üretebilmek için tüketilen su miktarı, bir t-shirt için 2500 Litre, Jean pantolon için ise 10.000 Litre (10 ton)’olduğunu söyledi.

‘Biyolojik arıtma geri dönüşüm için çok önemli bir sistemdir’

Büyükşehirde yaşayan herkesin sorumluluğuna dikkat çeken ve çevre duyarlılığına davet eden Aydoğan çözüm önerileri sundu; ‘Büyükşehirlerde farklı arıtma uygulamaları yapılmaktadır. Denize verilen organik kirliliklerin kimyasal kirliliklerden daha masum olduğu, sonuçta organik kirliliklerin deniz canlıları tarafından tüketildiği düşünülür. Oysa Marmara Denizi bu şekilde adeta boğulmuştur. Derin deşarj olarak kullanılan yöntem, kapalı denizlerde kullanılmamalıdır. Bakterilerin bulunduğu dışkı ve idrar nehirlere, oradan da tarlalara ya da denizlere ulaşır. Biyolojik arıtmada bakteriler devreye girer ve organik kirlilik %90-95 oranında giderilir. Deşarj edildiği su ortamındaki oksijeni tüketen azot ve fosfor da kaynaklarına verilecek arıtılmış suların mutlaka ileri biyolojik arıtmadan geçirilmesi gerekir. Ama önce belediyeler, yerel yönetimler ve devlet, gereken adımları atmalıdır. Su hatlarındaki çatlak ve kırıklardan %20-50 oranındaki su kaybını derhal durdurmalıdır. Atıksu arıtma tesisleri en düşük işletme maliyeti, en az enerji tüketen, sürdürülebilir teknolojilerle kurulmalıdır. Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kuruluna, özel sektör katılmalıdır. Sivil toplum, üniversite ve kamu kuruluşlarının yanı sıra, aileden, topluma, öğrenciden, öğretmene, işçiden, işverene, köylüden, çiftçiye kadar herkesin katılacağı yeşili ve maviyi koruyan ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan bir, ‘Topyekun Çevre Seferberliği’ ilan edilmelidir.

Devamını Oku

Su Arıtma Şartlandırma Sistem ve Cihazları

Manchester City, Xylem ile yeni küresel ortaklığını duyurdu

Yayın Tarihi:

on

Premier Lig şampiyonu Manchester City, Xylem’in, kulübün resmi su teknolojisi ortağı olmasına dair uzun ömürlü bir küresel ortaklık ilanında bulundu. Ortaklık, yenilikçi su çözümlerinin birlikte oluşturulması hususunda dünyanın önde gelen küresel platformu Singapur Uluslararası Su Haftası’nda düzenlenen, kulübün efsane isimlerinden Joleon Lescott’un katıldığı bir etkinlikle duyuruldu.

Xylem ayrıca Manchester City’nin kardeş kulübü olan New York City Futbol Kulübü ve Manchester City kadın takımı ile de ortaklık yapacak.

Bu ortaklık sayesinde Xylem, kritik önem taşıyan küresel su sorunlarına ve bunların çözümlerine dair farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Xylem ayrıca, Manchester City ile dünya genelinde temiz suya erişimi olmayan topluluklar için su kuleleri kurulması gibi Xylem Watermark projelerinde birlikte çalışacak. Xylem Watermark, Xylem şirketin sosyal yatırım platformudur. Dünya genelinde 2.1 milyar insan temiz içme suyuna erişememekte ve bu da toplumların gelişimi açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Her yıl, suya bağlı hastalıklar nedeniyle dünya çapında 443 milyon okul eğitim günü kaybolmakta, kadın ve çocuklar su toplamak için her gün 200 milyon saatten fazla zaman harcamakta ve bu da daha verimli işler için kullanabilecekleri zamanlarını büyük ölçüde sınırlamaktadır.

Xylem markası, maç günlerinde kulübün Etihad Stadyumu’nda ve ayrıca City Football Academy’de gösterilecek.

City Football Group Ortaklığı Kıdemli Başkan Yardımcısı Damian Willoughby “Xylem ile olan bu yeni ortaklığı duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Manchester City ve Xylem, dünya genelindeki topluluklarda insanların hayatlarını iyileştirerek, sürdürülebilir ve yenilikçi bir şekilde faaliyet gösterme konusunda ortak bir taahhüdü paylaşıyor. Su sorunlarıyla ilgili farkındalığı artırmak ve Xylem’in bu sorunlarla mücadele etme çabalarına destek vermek için futbolun küresel çekim gücünü kullanma konusunda heyecan duyuyoruz” dedi.

Xylem’in Başkanı ve CEO’su Patrick Decker ise şunları söyledi: “Manchester City ile ortak olmaktan ve dünyanın dört bir yanındaki muhteşem taraftarları ile buluşmaktan mutluluk ve heyecan duyuyoruz. İlk toplantımızda gördüğümüz üzere, City’nin değer sisteminin Xylem’in değer sistemi ile uyumlu olduğu açıktı. Şirket olarak amacımız hem ekonomik hem de sosyal değer yaratmaktır. Bunu, su ihtiyaçlarının ve sorunlarının üstesinden gelen çözümlerimizi pazara sunarak ve Xylem Watermark programımız aracılığıyla her gün yapıyoruz. Futbol sayesinde olumlu bir sosyal değişim yaratmaya kendini adamış bir kulüp ile ortak olmak doğal bir uyumdur. Manchester City ile birlikte çalışarak, kulübün büyük hayran kitlesine erişimimizi genişletecek ve bu sayede sosyal değer yaratma yeteneğimizi artıracağız.”

Devamını Oku

Su Arıtma Şartlandırma Sistem ve Cihazları

Revize edilmiş G8 sertifikasıyla Alfa Laval PureBallast 3

Yayın Tarihi:

on

Alfa Laval PureBallast 3, piyasadaki lider balast suyu arıtma teknolojisinin üçüncü neslidir ve revize edilmiş IMO G8 test gereklerini karşılayan ilk çözümdür. Norwegian Maritime Authority adına hareket eden DNV GL, 2 Şubat tarihinde, güncellenmiş bir tip onay sertifikası yayınladı ve böylelikle Alfa Laval, revize edilmiş G8 taleplerine uyumlu olan ilk tedarikçi oldu.

2006 yılında piyasaya sunulduğundan bu yana Alfa Laval PureBallast, balast su arıtma performansında öncü olmaya devam ediyor. Günümüzde PureBallast 3 bu liderliği aldı ve revize edilmiş IMO G8 kılavuzlarına göre tip onaylı ilk çözüm oldu.

Alfa Laval PureBallast ürün müdürü Anders Lindmark, “Gemi sahipleri, PureBallast 3’ün çevrenin korunmasını ve yönetmeliklere uyulmasını sağlayacak performansı sunacağından tamamen emin olabilir” diyor ve ekliyor: “Müşterilerimize, gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyen çözümler gerekiyor, bu nedenle Alfa Laval için, revize edilmiş G8 kurallarıyla uyum sertifikası birinci öncelik olmuştur.”

Müşteriler detaylı testler talep ediyor

Detaylı, revize edilmiş G8 kuralları, günümüzdeki sıkı U.S. Coast Guard gerekliliklerine daha da uyumlu. Başlangıçtaki G8 kurallarına göre tip onayı almış bazı sistemlerin, ilave testlere ya da değerlendirmeye tabi tutulduklarında D-2 performans standardını karşılamaması nedeniyle, bunlarda önemli değişiklikler yapıldı. Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) gibi müşteri kuruluşları, revize edilmiş G8 kurallarını ısrarla istedi ve yalnızca donanım eklemek yerine, endüstride balast su arıtması alanında yapılan çok büyük yatırımlarda istenen sonuçların alınmasını sağlamayı amaçladı.

Önceki kurallarda onaylanan balast su arıtma sistemleri 2020’ye kadar kurulmaya devam edilebileceğinden, revize edilmiş G8 uyumuna sahip bir sistemin hemen satın alınması gerekmez. Benzer şekilde, kurulumu önceden yapılmış sistemlerde yükseltme yapılması gerekmeyecektir. Yine de, revize edilmiş G8 uyumu için hazır olması sayesinde PureBallast, gemi sahiplerinin yatırımlarından en iyi sonucu alacağı, sağlam bir çözümdür.

G8 sertifikası Alfa Laval için birinci öncelik

Alfa Laval, müşterilerinin endişelerini dinledikten ve yasal gelişmeleri yakından izledikten sonra, yeni G8 rejimine göre biyolojik etkinlik testlerine erkenden başladı. Deniz suyu, tuzlu su ve tatlı su testleriyle birlikte, sonuçların su sıcaklığından bağımsızlığını onaylamaya yönelik ilave testler, 2017 yılının 3. çeyreğinde tamamlandı. Norwegian Maritime Authority adına DNV GL tarafından yapılan incelemeler ve hazırlanan raporlardan sonra Alfa Laval, 2 Şubat 2018 tarihinde, endüstrideki ilk revize edilmiş G8 sertifikası onayını aldı. PureBallast 3 donanımına yalnızca tek bir sensör eklenmişti ve güç tüketimi ya da akışında değişiklik yapılmamıştı.

Anders Lindmark şunları söyledi: “Büyük değişiklikler gerekmemesi faktörü, PureBallast teknolojisinin sağlamlığını bir kez daha kanıtlanıyor. Hem U.S. Coast Guard tip onayı hem de revize edilmiş G8 uyumuyla PureBallast 3, bütün filolar için, gelecekteki değişikliklerden etkilenmeyecek tek bir çözüm sunuyor.”

Basitçe söylemek gerekirse, revize edilmiş G8 sertifikası PureBallast 3’ün, en geniş, en zorlayıcı işletim senaryoları yelpazesinde uyumlu olmayı sağlıyor. Daha önce alınmış U.S. Coast Guard tip onayıyla birlikte, büyük ölçekli üretim kaynakları, güçlü ortaklıklar ve iyi geliştirilmiş bir servis sunumu, Alfa Laval’in balast su arıtmada güvenilir bir seçenek olduğunu kanıtlıyor.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com