Connect with us

Sektör Haberleri

Pompa sistemlerinin dünyanın enerji sarfiyatındaki payı %20

Yayın Tarihi:

on

Haziran ayı içerisinde kutlanan Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, pompa teknolojilerinin dünyadaki ve sanayideki enerji sarfiyatına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Vahdettin Yırtmaç, eski ve verimsiz pompaların değişimi ile son kullanıcıların enerji maliyetlerinde %80’lere varan oranlarda tasarruf sağlayabileceklerini belirtti.

Pompa sektörünün lider markası Masdaf, “Masdaf dünyaya iyi gelecek” mottosuyla sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getirerek, sektördeki öncü şirket olma misyonunu koruyor.  Sürdürülebilirliği; dünya kaynaklarını koruyan çevreci su teknolojilerinin Ar-Ge’sinden üretimine kadar tüm iş süreçlerine entegre etmeye odaklanan Masdaf, iklim krizinin etkilerini azaltmak ve doğal varlıkları korumak amacıyla şirketin karbon ayak izini düşürerek, karbon emisyonlarını 2030 itibariyle yarıya indirmeyi ve 2050 yılında ise net sıfır noktasına getirmeyi hedefliyor.  Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma süreci olarak gördüklerini ifade eden Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamalarda bulundu.

Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç

Pompa sistemleri, endüstrilerdeki enerjinin yüzde 30’unu tüketiyor

Masdaf olarak çözüm ortağı oldukları projelere enerji kaynaklarını verimli kullanan, akıllı çözümler sunarak suya hayat veren teknolojilerle ekolojik ayak izini azaltmayı hedeflediklerini dile getiren Yırtmaç, “Hızla artan dünya nüfusu, sanayileşme ve değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle dünyanın enerji ihtiyacı hızla artırıyor. Enerji tasarrufu kavramı günlük yaşamdan sanayi kuruluşlarına kadar her alanda büyük önem kazandı. Enerji tasarrufu, pompa sektörünün de önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Çünkü binalarda, sanayide, altyapı uygulamalarında, su temininde, atık su uygularında ve ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinde kullanılan pompa sistemlerinin enerji sarfiyatı, dünyadaki enerji sarfiyatının yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor. Pompalar tarafından tüketilen enerji, endüstrilerde tüketilen elektrik enerjisinin ise ortalama yüzde 30’una denk geliyor. Bu nedenle son yıllardaki önceliğimiz bu anlamda enerji verimliliğini artırmak ve yüzde 20’lik rakamı mümkün olduğunca aşağıya çekmek oldu” dedi.

İşletmelerde sistemin kısa sürede kendini amorti edip, kâra geçmesi için ‘doğru tasarlanmış ürün seçimi’nin tek başına yeterli bir unsur olmadığını vurgulayan Vahdettin Yırtmaç, “Doğru pompa seçimi ile işletmenin ihtiyacına uygun seçimi yapabilmek de oldukça önemli ve ciddi bir mühendislik çalışması gerektiriyor. Bu bilinçle MAS Academy kapsamında ‘sistem tasarımı/seçimi’ eğitimleri düzenleyerek iş ortaklarımızın, binalarda ve endüstriyel tesislerde tercih ettikleri sistemlerde enerji verimliliğini arttırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

 

Renovasyon, enerjiden yüzde 80 tasarruf sağlıyor

Endüstriyel tesislerdeki eski ve verimsiz pompalar için reel tüketim ölçümleri yaparak; sistemin yenilenmesi durumunda işletmenin sağlayacağı enerji tasarrufunu ve amortisman sürelerini rapor halinde sunduklarını belirten Vahdettin Yırtmaç, sözlerine şöyle devam etti: “Renovasyon projelerine ücretsiz mühendislik hizmeti sunarak, müşterilerimizi, verimsiz pompaların yerine yüksek verimli pompalar kullanmaları konusunda teşvik ediyoruz. Çünkü pompa değişimi ile son kullanıcının pompalar tarafından tüketilen enerji maliyetlerinden yüzde 80’lere varan oranlarda tasarruf sağlayabiliyoruz. Böylece sisteminde 1-3 yıl kadar kısa sürede kendini amorti etmesi de mümkün oluyor. Bu çerçevede enerji ve su kaynaklarını akıllı ve verimli kullanan çevreci su teknolojilerimiz ile binalarda ve işletmelerdeki elektrik tüketimini azaltarak, CO2 emisyonunun düşürülmesine ve böylece iklim zararsız bir ekonominin gelişmesine katkı sağlıyoruz.”

“Dijital dönüşümü şirket geneline yayıyoruz”

Ar-Ge’den lojistiğe kadar tüm süreçlerinde faaliyetlerinin çevreye olan etkilerini en aza indirme misyonu ile hareket ettiklerinin altını çizen Vahdettin Yırtmaç, bu kapsamda hayata geçirdikleri dijitalleşme faaliyetleri hakkında da bilgiler verdi: “Masdaf olarak son 2 yıldır dijitalleşme ve akıllı teknolojilere olan yatırımlarımızı yüzde 50 artırdık.  Dijital dönüşümü, şirket geneline yayarak, yaşatmayı hedefliyoruz. Üretim altyapımızı, sanayinin dönüşümü yani endüstri 4.0 anlayışına uygun olacak şekilde geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmalarımız ve yatırımlarımızla 2030 yılı itibarıyla faaliyetlerimizden kaynaklanan karbon salınımını, 2022 yılına göre yüzde 40 azaltmayı, 2050’de ise karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda gelecek dönemde ‘ISO 14064 Sera Gazı Hesaplama ve Doğrulama Yönetim Sistemi’ne de geçerek, süreçlerimizin çevresel etkilerini daha da azaltmayı planlıyoruz. Kalite birimimiz bu konuyla ilgili çalışmaları başlattı, bizde gerekli desteği veriyoruz.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Su Kaynaklarını Koruma Yolunda TOFAŞ’tan Önemli Başarı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Tofaş, Küresel İklim Platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) “Su programı” 2023 derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde ederek, A- derecelendirme notuyla “Liderlik” seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Tofaş, iklim değişikliği ile mücadele kapsamındaki faaliyetleri ve suyun verimli kullanımı konusunda yürütüğü çalışmalarla doğal kaynakları koruma performansını sürekli iyileştirmeye devam ediyor.

Tofaş, dünyanın en büyük iklim değişikliği verisine sahip olan, yatırımcıların, şirketlerin, şehirlerin ve bölgelerin çevresel etkilerini yönetmeleri için küresel bilgilendirme sistemini yürüten CDP’nin (Carbon Disclosure Project – Karbon Saydamlık Projesi) derecelendirmesinde önemli bir başarı elde etti.

2014 yılında CDP listesine Türkiye’den giren ilk otomotiv şirketi olan Tofaş, suyun verimli kullanımı konusunda yürüttüğü çalışmalarla, Karbon Saydamlık Projesi’nin (Carbon Disclosure Project – CDP) “Su programı” 2023 yılı derecelendirmesinde ülkemizdeki en yüksek skoru elde etti ve “A-derecelendirme notu” ile liderlik seviyesine giren şirketler arasında yer aldı.

Sürdürülebilir üretim için su ve atık su sistemlerini hassasiyetle yöneten ve su kullanım miktarını sürekli iyileştiren Tofaş, üretim operasyonlarında oluşan atık suyu modern arıtma ünitelerinde arıtıyor. Atık suların uygun ortama deşarjını gerçekleştirerek, her yıl yaklaşık 60 milyon metreküp yani 1.000 kişinin bir yıllık tüketimine tekabul eden su miktarının tekrar kullanımını sağlıyor. Tofaş son beş yılda araç başına taze su tüketiminde de yüzde 30’luk bir iyileşme oranını yakaladı ve 2023 yılında bir araç için 2,6 metreküp seviyesine düşürdü.

Otomotiv sektöründe tüm süreçlerde sürdürülebilirliklik anlayışıyla öncü olmayı hedefleyen Tofaş, Kapsam 1 ve 2 toplamında 2030’a kadar yüzde 50 karbon azaltımı, 2050 yılında ise net sıfır karbon olma hedefi doğrultusunda enerji verimliliği projeleri, güneş enerjisi üretimi ve kullanımına yönelik projeler yürütmekte; tüm üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımında verimliliği arttırmak üzere 5R (Refuse, Reduce, Reuse, Recycle, Recover – Reddet, Azalt, Tekrar Kullan, Geri Dönüştür, Geri Kazan) sürekli iyileştirme faaliyetlerini sürdürmektedir.

Devamını Oku

Etkinlikler

Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke. Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:

Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor

“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.

Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.

Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor

İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.

Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!

Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.

Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı

Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.

Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Dünya, yaşamın temel kaynağını hızla tüketiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihinde kutlanan; küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı, aşırı buharlaşma, hızlı tüketim ve kirlilikle, diğer yandan vahşi sulama ve bilinçsiz su tüketimiyle anlamı her yıl artan Dünya Su Günü, 2024 yılında “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla gerçekleştiriliyor. Suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki hayati rolünü öne çıkaran tema, aynı zamanda su kıtlığı, kirliliği ve suya eşit olmayan erişim gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceğini vurguluyor.

Konuyla ilgili küresel araştırmalar ise dünyada 785 milyon insanın suya erişemediğini ortaya koyarken, 2050′ye kadar her 4 kişiden en az birinin kronik veya tekrarlayan tatlı su kıtlığından etkilenen bir ülkede yaşayacağını öngörüyor. Farklı bir araştırmada ise, dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlasının su kıtlığı çektiği, bu durumun önümüzdeki yıllarda artarak 2050 yılında 4 milyar insanı etkileyeceğini bildiriyor. 2023 yılının Kasım ayında yayınlanan son UNICEF raporuna göre, her 3 çocuktan 1’i (739 milyon) şiddetli veya çok şiddetli su kıtlığı olan bölgelerde yaşıyor ve iklim değişikliği bu durumun daha da kötüleşmesine yol açıyor.

Küresel su tüketimi sektör bazında incelendiğinde temiz suyun;

  • %69’u gıda ve tarım,
  • %21’i enerji ve endüstriyel,
  • %12’si içme suyu ve evsel tüketimde kullanılıyor.

Türkiye’de durum ne?

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de ise, artan nüfusla birlikte kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1.200 metreküpe, 2040 yılında 1.116 metreküpe, 2050 yılında ise 1.069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. World Rescue Institute’nin (WRI) 2040 yılına dair oluşturduğu Su Stresi Haritası’na bakıldığında ise, ülkemizin su stresi seviyesinin artarak, 2040 yılında büyük bir bölümünün Yüksek Su Stresi ve Su Kıtlığı kategorilerinde yer aldığı görülüyor. Haritaya göre, Türkiye dünyada su stresi yaşayan 50 ülke arasında 32. sırada yer alıyor.

Yetkililer ise, son yıllarda bu duruma ilişkin önlemler almaya çalışıyor. 2023 yılının Kasım ayında su kaynaklarının etkin yönetimi ve verimli kullanımı amacıyla üst düzeyde koordinasyon ve iş birliği sağlaması için oluşturulan Ulusal Su Kurulu, 2024 yılının Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde ilk toplantısını gerçekleştiriyor. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kullanımı ve iklim değişikliği etkilerinin bu şekilde artarak giderse; 6 yıl sonra nüfusun yüzde 49’unun, tarım alanlarının ise yüzde 78’inin su yetersizliği riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, “Bu durumla yüzleşmemek için riski krize dönüşmeden yönetmemiz gerekiyor” açıklamasında bulunuyor.

Su Verimliliği Seferberliği başta olmak üzere, son yıllarda su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için birçok yatırım ve önemli düzenlemeleri hayata geçiren Türkiye, Ulusal Su Kurulu ile sektörel su tahsislerinin de değerlendirileceği su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturmayı hedefliyor.

“Su vatandır” vizyonu ve sloganıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmalarını destekliyor, geleceğimiz için bu denli önemli bir alanda faaliyet gösteren tüm sektör paydaşlarımızın Dünya Su Günü’nü kutluyoruz.

Devamını Oku

Trendler