Connect with us

İklimlendirme

Dünyamız kocaman, ısınan bir akvaryum

Yayın Tarihi:

on

Soğutma teknolojisinin yaşam ve toplum için önemini duyurmak ve farkındalık yaratmak için kutlanan Dünya Soğutma Günü’nde bu yıl, soğuk zincirin gıda ve sağlık için vazgeçilemez yeri vurgulanarak, tarladan sofraya gıda ile ilaç, aşı, kan, organ taşınması ve depolanmasındaki mühim konum, sağlık ve gıda güvenliği için ortaya konuyor.

Evimizdeki klimalar ile büyük bina ısıtma-soğutma-hava iyileştirme, endüstri ve tedarik zinciri soğutma sistemlerinde iklimlendirme maliyetinin en büyük kısmı enerji bedelidir. Enerji, dünyamızın küresel sıcaklık artışına neden olan sera gazlarının en büyük kısmının da sebebidir. Enerji üretip, tükettikçe dünyamız ısınır, iklim değişir. Son iki ayda yaşadığımız aşırı sıcak, sel, taşkın, hortum gibi olaylarla günlük ve endüstriyel yaşamımız olumsuz etkilenir.  Dünyamız üçte ikisi su dolu kocaman eşsiz bir akvaryum. Bitki-hayvan-mikroorganizmalarla paylaştığımız güzelim gezegenimizi, akvaryumumuzun atmosferini ısıtamayız, ısıtmamalıyız diyen İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, 26 Haziran Dünya Soğutma Günü’ne özel açıklama yaptı.

Yaşam İçin Soğuk Zincir

İklimlendirme sektörünün, soğuğun gücünün mekânlarımıza, endüstriye sağladığı konfor ve işlevsellik vazgeçilmezdir. Soluduğumuz iklimlendirilmiş hava evimizde, işimizde, hastanelerde bize sağlık ve hijyen sunarken, endüstriyel üretimlerde, ürün tedarik zinciri yönetiminde soğutma teknolojisi önemlidir. Sözün özü iklimlendirme mühimdir diyen Prof. Karaosmanoğlu, soğuk zincirinin yaşamdaki, gıda ve sağlık güvenliğindeki yerini, tarladan sofraya gıda ile ilaç, aşı, kan, organ taşınması ve depolanmasındaki konumunu vurguladı.

Soğutma enerjisinin iklim değişimine etkisi azaltılmalı

Mekânlarımızı yaşanır kılan, endüstriye soğuğun gücünü sunan sektör gezegenimizde küresel ısınmaya, iklim değişimine neden olmamalı. Soğutma teknolojisi kaynaklı sera gazı salımlarını azaltmak için iklimlendirme cihaz ve ekipmanların yaşam döngüsü boyunca, üretim-kullanım-ömrünü tamamlama-atık yönetimi aşamalarında çevre ve iklim değişimi etkileri, karbon ayak izi mümkün en az düzeyde olmalı hususlarına dikkat çeken Prof. Karaosmanoğlu, “Bu bağlamda, ısıtma-soğutma yükleri dikkate alınarak doğru teknik seçimlerle yapılacak yalıtımlı binalarda, cihaz ve ekipmanların teknik seçimi, enerji yönetimi, bakım ve onarımın doğru ve zamanında yapılması, ömrünü tamamladıktan sonra atık önceliklemesine göre yönetilmesi önemlidir. Soğutma sistemlerinde hijyen gereklilikleri de yerine getirilmelidir. Büyük bina ve tesislerde yerinde, güneş, rüzgâr, biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi ile birlikte elektrik-ısı-soğuk (trijenerasyon) üretimi teknik cazibesinin yanı sıra sağlık, çevre ve iklim dostu soğutma zinciri için topluma sunulması öneminin altını çizdi.

Doğa ile uyumlu iklimlendirme için yetkin sektör gücümüz var

Ülkemizdeki yerli ve çok uluslu markalar, sektörel sivil toplum ve ihracat yetkin sektör gücü varlığının; pazara doğa ile uyumlu, iklim değişimine dirençli ürünlerin arzı için mühim olduğunu belirten Dr. Karaosmanoğlu, Türkiye iklimlendirme sektörünün, hepimizin Dünya Soğutma Günü kutlu, soğutma enerjisi karbon ayak izimiz düşük, hepimizin akvaryumu dünyamız mutlu olsun dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

İklimlendirme

BOGE DS-2: Sürdürülebilir, verimli ve akıllı işletime sahip soğutucu basınçlı hava kurutucusu

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

BOGE DS-2 serisinin yeni soğutmalı kurutucuları, her ayrıntısıyla ekonomik bir yapıda. Özellikle R 513 A soğutucu akışkan kullanımı sayesinde çevre dostu olan seri, birçok avantajı bir araya getiriyor.

Sürdürülebilir bir geleceğe doğru çalışmalarına devam eden Almanya’nın en eski kompresör ve basınçlı hava sistemleri üreticilerinden biri olan BOGE KOMPRESSOREN’in, öncekilerden daha da çevre dostu DS-2 serisi yeni soğutmalı kurutucuları, standart olarak daha önce kullanılan soğutuculardan çok daha düşük küresel ısınma potansiyeline sahip olan R 513 A soğutucu akışkan ile tedarik edilebiliyor. Yeni soğutmalı kurutucular, düşük CO2 ayak izinin yanı sıra birçok ekonomik avantajlar da sunuyor. Ürün akıllı kontrol ve gerçek talebe mükemmel şekilde uyum sağlarken, sabit bir basınç çiy noktasında güç tüketimini azaltıyor. Bu şekilde diğer bileşenler de verimli çalışmayı sağlıyor.

Her ayrıntısıyla ekonomik bir yapıda olan BOGE’nin yeni DS-2 soğutucu basınçlı hava kurutucuları, enerji tasarrufu sağlıyor. Örneğin; akıllı kontrol, gerekli yoğuşma noktasına ulaşılır ulaşılmaz kısmi yükte soğutma kompresörünü otomatik olarak kapatır. Soğutma sıcaklığı, ısı eşanjöründe depolanır. Bu soğuk rezerv, gelen basınçlı havayı çiğlenme noktası tekrar yükselene kadar soğutur. Soğutma kompresörü ancak gerekli sıcaklık seviyesini korumak için yeniden çalışır ve bu nedenle yalnızca bu noktada enerji tüketmeye başlar. Bu ilke, sürekli çalışan bir kurutucuya kıyasla %79’a varan enerji tasarrufu sağlar. Yeni frekans kontrollü fan, sabit bir yoğuşma basıncı sağlar ve enerji tüketimini %25’e kadar azaltır. Ayrıca, ısı eşanjörünün patentli tasarımı, düşük diferansiyel basınçlar ve düşük soğutucu gereksinimi ile birleştiğinde daha düşük güç tüketimi sağlar. Yüksek verimli bileşenler, basınç kayıplarını minimuma indirerek aşırı sıkıştırmayı önler.

Sürdürülebilirlik ve maliyet etkinliğinde avantajlar

Yeni soğutucu basınçlı hava kurutucuları sadece son derece verimli olmakla kalmaz, aynı zamanda çevre dostudur. İklim dostu soğutucu akışkan R 513 A’nın kullanılması, daha önce kullanılan soğutucu akışkanlara kıyasla küresel ısınma potansiyelini önemli ölçüde azaltır. 573 GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) ile yeni cihazlar, çevreyi korumak için 2030 yılına kadar florlu sera gazları (F-gazları) emisyonlarında önemli bir azalmayı şart koşan EU 517/2014 F-Gaz Yönetmeliği’nin gerekliliklerini aşıyor. Ayrıca, DS serisinin modelleri başlangıçta çok az miktarda soğutucu gerektiriyor. Diğer bir avantaj: Hermetik olarak kapatılmış soğutucu akışkan devresi ve 10t’den düşük CO2 eş değeri sayesinde, tüm seri F-Gaz Yönetmeliği’nde öngörülen sızdırmazlık testinden muaf olur. Böylece kullanıcılar, sertifikalı soğutma teknisyenleri tarafından yapılan test maliyetlerinden tasarruf eder. R 513 A soğutucu akışkanın kullanılması, maksimum tedarik güvenilirliği ile daha iyi bir çevre ve maliyet dengesi sağlar.

Kendini düşünen bir kontrol

Yeni kontrol, BOGE’nin soğutucu basınçlı hava kurutucusunun tüketimini ve maliyetlerini daha da azaltır. Bu şekilde standart olarak entegre edilen kontrol, gerçek çalışma koşullarına mükemmel uyum sağlar. Sıcaklık dalgalanmalarına anında tepki vererek güç tüketimini en aza indirir. Akıllı kontrol ayrıca yüksek kaliteli 4,3″ dokunmatik ekran aracılığıyla rahat ve sezgisel kullanım sağlar. Çeşitli arayüzler sayesinde mevcut bir altyapıya dahi kolayca dahil edilebilir. İletişim Modbus RTU, USB portları veya isteğe bağlı olarak Modbus TCP/IP ile gerçekleşir. Diğer yeni bileşenler, örneğin; elektronik sıcak gaz baypas valfleri, kurulu scroll kompresörlerle birlikte verimli kurutma ve güvenilir çalışma sağlar.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

İklimlendirme

ISK-SODEX’ten, iklimlendirme sektörüne ilave 500 milyon dolar ihracat potansiyeli

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Avrasya bölgesinin lider iklimlendirme sanayi fuarı ISK-SODEX, sektör oyuncularını bir araya getirdi. İklimlendirme sanayisinde sağlıklı iklimlendirme çözümleri temasıyla düzenlenen ISK SODEX, pandemiden sonra yabancı katılımcı sayısını yüzde 27 artırdı. 27 ülkeden 812 katılımcı, Türkiye dahil 95 ülkeden 86 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleşen fuar, iklimlendirme sektörüne 500 milyon dolar ilave ihracat potansiyeli oluşturdu.

Kovid-19 salgınıyla birlikte tüm dünyada önem kazanan sağlıklı iklimlendirme çözümleri temasıyla düzenlenen ISK-SODEX’e, Avrupa, Asya ve Afrika kıtasından 812 firma katıldı. 53 ülkeden 300 profesyonel satın almacının katıldığı fuarda, Türkiye iklimlendirme sektörü yeni ihracat iş birlikleri gerçekleştirdi. Sektör, önümüzdeki iki yıl içinde gerçekleştirilmek üzere ilave 500 milyon dolarlık ihracat potansiyeli elde etmiş oldu.

Hannover Messe Sodeks Fuarcılık tarafından ISKAV, DOSİDER, İSKİD, İZODER, TTMD eş organizatörlüğünde ve POMSAD, SOSİAD, ESSİAD, MTMD ve KBSB destekleriyle gerçekleştirilen ISK-SODEX Fuarı’nda, Türkiye’den üreticiler İSİB’in katkılarıyla düzenlenen ‘B2B İkili İş Görüşmeleri’ ile 53 ülkeden 300 profesyonel satın almacı ile temaslarda bulundu.

İhracata yönelik yeni iş birliklerinin gerçekleştirildiği B2B İkili İş Görüşmeleri’nde bir önceki fuara kıyasla katılımcı ülke sayısı 44’ten 53’e çıkarken, katılan satın almacı sayısında yüzde 46 artış sağlandı. Böylece sektör firmaları gelecek iki yılda gerçekleştirebilecekleri ilave 500 milyon dolarlık ihracat potansiyeli elde etti.

Yabancı ziyaretçi sayısında 2019’a kıyasla yüzde 27 artış

Pandemi döneminde, HVAC&R sektöründe bu büyüklükte ve yüksek katılımla yapılan dünyadaki tek fuar olan ISK-SODEX 2021, 2019 yılında gerçekleştirilen fuara kıyasla yüzde 27 yabancı ziyaretçi artışı yakalandı. Ayrıca 2019’a kıyasla gerçekleşen online ziyaretçi kaydında da yüzde 14 artış elde edildi. 

ISK-SODEX’te bu yıl önemli ihracat iş birliklerine imza atıldığını belirten Hannover Messe Sodeks Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel şunları söyledi: “Kovid-19 salgını nedeniyle 1,5 yıldır ara verdiğimiz fuarlarımıza ISK-SODEX 2021 ile yeniden başlamış olduk. Dünya genelinde salgınla ilgili alınan önlemler ve aşılamada yakalanan ivme sayesinde fuarlarımıza eskiden olduğu gibi hem Türkiye hem de yurt dışından büyük ilgi olduğunu gördük. Böyle bir dönemde hem iş ortaklarımız hem ekibimiz büyük bir başarıya imza attı. Yeniden fuar alanında olmak ve işimizi eskisi gibi yapabildiğimizi görmek, bizi yeni dönemdeki etkinliklerimiz için de motive etti. İş dünyasının bir araya gelip, uzun vadeli iş birlikleri kurmaya eskisinden de daha istekli olduğunu gördük. Katılımcı ve ziyaretçi rakamlarımız da bunu net bir şekilde göz önüne koydu. ISK-SODEX, bu yıl gerek katılımcı ve ziyaretçi sayısı gerekse yarattığı iş hacmi açısından bir önceki fuara kıyasla oldukça verimli geçti.”

ISK-SODEX dünya devlerini İstanbul’da buluşturdu

Hannover Messe Sodeks Fuarcılık tarafından gerçekleştirilen ISK-SODEX Fuarı, 36 bin metrekarelik bir alan üzerinde ve 812 firma katılımıyla gerçekleştirildi. Uluslararası iş birlikleri kurulması açısından verimli ve etkin geçen fuara; Rusya, Almanya, İtalya, Ukrayna, İran, Özbekistan, Fransa, Japonya ve Fas’tan firmalar katıldı. Fuar kapsamında gerçekleşen Forum Alanı etkinlikleri renkli sunumlara sahne oldu. Dört gün boyunca devam eden etkinliklerde 34 katılımcı firma ve sektörel dernek yetkilisi, 29 oturumda ürün ve hizmetlerinin yanı sıra iklimlendirme sektöründeki yeni düzenlemeler, teknolojik gelişmeler ve inovatif çözümleriyle ilgili bilgiler paylaştı.

İleri seviyede Kovid-19 önlemleri dikkat çekti

Hannover Messe Sodeks Fuarcılık katılımcı ve ziyaretçilerin, fuar alanında bulundukları süre boyunca güvenlik ve sağlığını maksimum seviyede korumaya özen gösterdi. Fuara girişlerde katılımcılar ve ziyaretçilere aşı, geçirilmiş hastalık veya negatif PCR sorgulaması istendi. Fuar alanında maske, mesafe, hijyen uygulaması yaygın olarak yapıldı. ISK-SODEX’in sektör için bir dönüm noktası olarak hayata geçirdiği bu uygulamanın gereklilikleri, tüm katılımcı ve ziyaretçiler tarafından hassasiyetle yerine getirildi. Ayrıca katılımcı ve ziyaretçiler, fuar süresince bu kuralların aksatılmadan uygulanmasından duyduklarını memnuniyeti dile getirdi.

 

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

İklimlendirme

Mekatronik mühendisliği ve iklimlendirme sistemleri

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Turhan Karakaya

Mekatronik Mühendisleri Derneği

Mekatronik Mühendisi, MBA

Makina Mühendisi

Endüstri Yüksek Mühendisi

İklimlendirme; dilimize İngilizce HVAC&R (Heating, Ventilation, Air Conditioning and Refrigeration) kelimelerinin kesişimi olarak yansımıştır. İklimlendirme meslek alanının altında ısıtma, havalandırma, klima ve soğutma sistemleri temel olarak yer almaktadır. İklimlendirme kelime anlamı itibariyle kapalı ortamın sıcaklığının, neminin ve hava kalitesinin istenen seviyeye getirilmesi ve tutulması işidir. İklimlendirme meslek alanı ile mekatronik mühendisliği mesleğinin kesişmediği neredeyse hiçbir bölüm bulunmamaktadır. Cihazlar kendileri başlı başına mekatronik sistemlerdir. Bu cihazların kurulduğu tesisler ve bu sistemlerin isteğe bağlı olarak çalıştırılması yani sistemin bütünü ise yine açık bir şekilde mekatronik sistemlerdir. 

Mekatronik mühendislerinin en önemli işlerinden biri akıllı makineler tasarlamaktır. Bir mekatronik sistemde üç önemli alt sistem bulunmaktadır. Bunlardan ilki “algılayıcılar ve etkileyiciler” olarak adlandırılmaktadır. Algılayıcılar ve etkileyiciler dendiğinde kuvvet, akış hızı, sıcaklık, nem, öteleme ve daha birçok veriyi ölçen elemanlar olarak tanımlanabilmektedirler. Bu anlamda algılayıcılar fiziksel ortam ile makineleri birbiri ile irtibatlandıran köprülerdir. Bu ekipmanlar hem veri almak hem de makineleri yönlendirmek için kullanılırlar. Diğeri ise “kontrol devreleri”dir. Mekatronik mühendisliği amaca uygun olarak bir makinenin ya da sistemin nasıl kontrol edileceğinin senaryosunu oluşturma, var olan senaryoyu anlama, geliştirme, iyileştirme aşamalarında çok kritik roller üstlenirler. Kontrol sistemini geliştiren elektronik alanındaki uzmanlarla yakın çalışma içindedirler ve çalışmalara yön verir, liderlik ederler. Son aşama ise “aktüatörler” olarak sınıflandırılmaktadır. Bu ekipmanlar “işi yapan”, “emri amaca uygun şekilde ve zamanda yapan” ekipmanlardır. 

Yalnızca ısıtma cihazı olarak bir kombiyi ele alırsak; kombiler temel olarak ortamların ısıtılmasını ve talep edilmesi durumunda sıcak su sağlamak için üretilmiş cihazlardır. Kombiler yakıt olarak doğalgaz ya da LPG (likit petrol gazı) kullanırlar. Sisteme giren bu gazın verimli şekilde yakılması için bir gaz valfi devresi vardır. Bu valf oransal olarak ihtiyaca bağlı kapasite ayarı yapan bir elektriksel bobin devresine sahiptir. Bu valfin hangi oranda açılacağına ya da kapanacağına karar veren bir elektronik beyin/elektronik kart bulunmaktadır. Bu kart bu kararı kombinin birçok noktasında bulunan sensörlerden veri alır. Kombinin içinde ısıtma ve sıcak su ihtiyacı için sistemde dolaşan suyu ısıtan bir ısı eşanjörü bulunur. Bu eşanjörde sistemdeki su bir pompa yardımıyla dolaştırılır. Bu pompalar da yine inverter (kademe kontrollü) sürücülüdür. Dolayısıyla tıpkı gaz valfleri gibi pompalar da ihtiyaca bağlı kapasite ayarlıdır. Sensörler giden ve dönen suyun sıcaklığını, dış hava sıcaklığını, baca gazı sıcaklığını ve daha birçok veriyi alır ve elektronik devreye iletir. Bu verilere göre cihaz ne kadar gaza ihtiyaç duyduğuna, sistemde dolaşması gereken suyun miktarına ve sıcaklığına karar verir. Kombiler merkezi ısıtma sistemlerinin de en küçük haldeki bir modelidir. Teknolojisini bu kadar anlatmamızın sebebi küçük bir model olmasındandır.

Bir ısıtma sistemi olarak kombilere mekatronik mühendisliği penceresinden bakıldığında sadece cihaz tarafının dahi tam bir mekatronik sistem olduğu açıkça görülebilir. Sensörler algılayıcılar, kombinin elektronik kartı yani beyni kontrol devresi, pompalar, vanalar, valfler ise aktüatörlerdir. Bu sistemler bir kombi de olsa, büyük bir kazan dairesi de olsa boyut değişse dahi birbirlerine çok benzerler. Daha büyük kazanlarda gaz valflerinin yerini brülörler, tek pompanın yerini birden çok pompa devresi, elektronik kartın yerini ise ısıtma sistem otomasyon devresi alır. Ancak temel mantık aynıdır. Kombi de olsa, kazan dairesi de kurulsa bu sistem bir mekatronik sistemdir.

Benzer sistemlerden biri ise klima cihazlarıdır. Klima cihazlarının en basit ve en sık kullanılan hali split klimalardır. Bu cihazlar ortamın sıcaklığını yazın düşürmek yani soğutmak, kışın ise ısıtmak amacıyla üretilmektedirler. Soğutma ve ısıtma operasyonları esnasında filtrelerinin özelliklerine göre kısmen hava kalitesinin artırılması ve nem kontrolü gibi işlevler de görürler. Temel olarak soğutma sistemde dolaşan soğutucu akışkanın iç ünite serpantininden sıvı halde geçerken ortam havası üzerindeki ısı enerjisini üzerine ısı çekmesi, bu sayede buharlaşması ile gerçekleşir. Üzerine ısı almış ve buhar fazına geçmiş soğutucu akışkan klima cihazının içinde bulunan kompresör yardımıyla dış üniteye pompalanır ve dış ünite serpantinlerinde dolaştırılırken iç ortamdan aldığı ısıyı dış ortama aktarır, böylece tekrar sıvı hale gelerek yeniden buharlaşabilecek, üzerine ısı alabilecek hale getirilir. Klima cihazlarının soğutucu akışkanı dolaştıran kompresörleri yine kombilerdeki pompalarda bahsettiğimiz gibi inverter yani kademe kontrollüdür. Kullanıcı elindeki kumandası ile ortamda istediği sıcaklık, hava hızı ve nem değerini cihaza bildirir. Bu komutu alan cihaz öncelikle ortam havası şartlarını sensör vasıtasıyla ölçer. Kullanıcının istediği ile ayarlanan sıcaklık arasındaki farka bakarak elektronik kart kompresörün hangi kademede çalıştırılacağına, sistemde ne kadar miktarda, basınçta ve sıcaklıkta soğutucu akışkan dolaştırılacağına karar verir. Bu karara istinaden kompresör uygun kademede çalıştırılır, elektronik expension (genleşme) valfleri uygun açıklığa otomatik olarak getirilir, böylece soğutma veya ısıtma mükemmele yakın şekilde gerçekleştirilir. Burada da görüleceği üzere bir klima cihazı ısı transferi, eşanjörleri, sensörleri, inverter kompresörleri, elektronik kartları ve valfleri ile bir bütün olarak tam bir akıllı cihaz yani Mekatronik sistemlerdir. Bu klima cihazının küçük modeli olmasına karşın, sistem ne kadar büyük olursa olsun mantığı aynıdır. 

İklimlendirme sistemlerini kombi, kazan, klima, havalandırma, mekanik sistem olarak bir binaya uyguladığımızda bu kez bu bina mekatronik sistemlerden oluşmuş başka bir mekatronik sistem haline gelir. Bu kez tüm bu ekipmanların binanın farklı bölümlerinden gelecek farklı bölüm ve yüklere göre senkronize bir şekilde çalıştırılması ayrı bir uzmanlık gerektirir. Bu durumda artık bina bir mekatronik sistemdir. Burada da yine biz mekatronik mühendislerine ihtiyaç vardır.

Özetle, makine mühendisliği disiplini yalnızca ısı transferi ve mekanik olarak konuyu ayrıntılı incelerken, mekatronik mühendisliği sisteme bir bütün olarak bakar ve termodinamik, ısı transferi, mekanik ve elektronik kontrol sistemleri ile ilgilenir. Mekatronik mühendisliği multi disipliner yönü ile sadece iklimlendirme sektöründe dahi sayısız fırsatlar yaratır. Ülkemizde iklimlendirme sektörü yaklaşık 12 milyar dolarlık bir hacme sahip dev bir sektördür. İhracatta bu sektör en hızlı büyüyen sektörlerden biridir. Bu açıdan gerek sistemlerin geliştirilmesi, Ar-Ge departmanları, üretim alanlarında gerekse üretilen sistemlerin binalara uygulanması, tasarlanması, mevcut sistemlerin iyileştirilmesi, verimli hale getirilmesi konularında mekatronik mühendislerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. 

Gelecek çok yönlü bilgi ve becerilere sahip uzman mühendisleri yani mekatronik mühendislerinin ellerinde şekilleniyor. Hemen her sektörde biz mekatronik mühendislerine olan talep, ilgi çığ gibi büyüyor. Farkında olunması ve kıymet bilinmesi temennisiyle.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com