Connect with us

Sektör Haberleri

2022’yi ödüllerle kapatan GF Hakan Plastik’in 2023 hedefi, daha fazla ihracat ve katma değerli proje

Yayın Tarihi:

on

İnovatif ürünleriyle sektörün küresel liderleri arasında yer alan GF Hakan Plastik, ödüllerle geçirdiği 2022 yılının ardından, ihracat pazarlarını artırmayı ve katma değerli projelerde büyümeyi hedefliyor.

GF Hakan Plastik, iki yıllık pandemi sürecinin ardından sektör basını ile bir araya geldi. 2022 yılı değerlendirmesi ve 2023 yılına yönelik hedeflerinin aktarıldığı toplantının ardından düzenlenen kokteyl ile “Yeni Yıla Merhaba” denildi. GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler’in ev sahipliğinde gerçekleşen davette Pazarlama Grup Müdürü Elif Balaban, IK Direktörü Bengü Tuna, Sürdürülebilirlik ve Kalite Grup Müdürü Baran Bilgili de bulundu.

Konuşmasına 2022 yılının genel bir değerlendirmesi ile başlayan Batuhan Besler hem sektör hem de firma özelinde açıklamalarda bulundu. Son 10 yılın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan inşaat sektörünün, 2018 yılından beri çeyrek bazında düşüşünü sürdürdüğünü; bu düşüşün etkilerinin 2022 yılında pandemi, genel tedarik sıkıntıları, ham madde dalgalanmaları ve sadece Türkiye‘de değil dünyada yaşanan ekonomik istikrarsızlıklar gibi nedenlerle daha da yoğun hissedildiğini söyledi. Yatırımlardan yeni projelere kadar tüm süreçleri öngörülemez kılan bu şartların tüm sanayicilere sancılı günler yaşattığına değindi.

2022 yılı yönetmesi zor bir yıl oldu

Yaşanan tüm dalgalanmalar nedeniyle daha proaktif, daha fazla detay düşünerek ilerlemek zorunda kalındığını belirten Besler, “2022 yılını, yönetmesi zor bir yıl olmasına rağmen, pazara olan yakınlığımız ve müşterilerimize özel çözümlerimiz sayesinde güzel geçirdik. 2022 yılında kendimizi daha da geliştirip farklılaştıracak projelere imza attık. Her alanda iyileşme ve gelişme artık iş modelimizin rutini haline geldi” dedi. GF ve GF Hakan Plastik’in gündeminin en önemli maddelerinden birinin sürdürülebilirlik konusu olduğunu belirten Besler, sürdürülebilirliği 3 ana başlıkta topladıklarını ve bu doğrultuda çalışmalarını şekillendiklerini kaydetti:

“2022 yılında çalışmalarımızı üç başlık altında topladık. Ürün portföyü, İklim ve Kaynaklar, İnsan ve Refah. Ürün Portföyü konusunda; GF Hakan Plastik’in oldukça zengin bir ürün gamı bulunuyor. GF kanalından da ürün çeşitliliğimizi güçlendiriyoruz. Bu ürünlerimizin geliştirilmesi yönünde çalışmalarımızı yürüttük. Üstyapı, altyapı ve endüstriyel alandaki ürün ve hizmet faaliyetlerimizdeki iyileştirme çalışmalarıyla müşteri şikayetlerinde %75 oranında bir azalma sağladık.

Ür-Ge ekibimiz tarafından geliştirilen Aquayststem PP-RCT boru sistemimiz ve Silenta Extreme boru sistemimiz doğaya dost, karbon ayak izi düşük inovatif ürünlerimiz. Her iki ürün grubumuz da EPD belgeleri ile takip edilebilir değerlere sahipler. 2022 yılında bu ürünlerimizin aldığı ödüller bizi motive eden gelişmeler oldu. Silenta Extreme ALTIN ÇEKÜL Uluslararası Yapı Kataloğu Ödülleri”nde Yapıda Yenilikçi Ürün Yapı Kataloğu Özel Ödülü’nü aldı. Yine yıl içerisinde katıldığımız Aquatherm Tashkent 2022 Fuarı’nda “Best Innovative HVAC Technologies Ödülü“ne layık görüldü.

2022 yılı içerisinde “Lead Free” projemiz üzerinde yoğun bir şekilde çalışıldı. Tüm süreçlerini tamamladığımız bu projemizle 2023 yılında PVC ürün gamımızın tümünü doğaya duyarlı olarak piyasaya sunuyor olacağız.

İklim ve Kaynaklar başlığımız altında yine başarılı çalışmalar yürüttük. Özellikle üretimde enerji verimliliği konusuna kaynak ayırarak fark yaratmaya başladık. Üretimde yaklaşık bir buçuk yıldır kullandığımız Yeşil Enerji ile karbon salınım değerlerimizde düşüş elde ettik. 2021 yılında Yeşil Enerji Kullanımı ile Kapsam 2 CO2e emisyonlarımızda %45 azalma elde etmiştik. 2022 yılında da Çerkezköy tesisimizde kullanılan %100 Yeşil Enerji ile emisyonlarımızın giderilmesini sağlandık.

2022 yılında enerji verimliliği yönünde çalışmalarımız farklı alanlarda sürdürülen yatırımlarla da minimize edilmeye çalışıldı. Örneğin Enerji Gemba çalışmalarımız. Yalın Üretim uygulamalarımızın temellerinden biri olan Enerji Gemba yürüyüşlerimiz “Git ve yerinde tespit et” tarzında bir yaklaşıma sahiptir. Tesislerimizde bunu her birimde düzenli aralıklarla uyguluyoruz. Endüstriyel tesislerde kritik enerji tüketim noktalarından birisi kompresörler ile basınçlı hava üretimidir. Normalde kaçaklar, hatların çalışmadığı günlerde tesiste dinleme yöntemiyle tespit edilir.  Biz temin ettiğimiz Sonik Endüstriyel Görüntüleme cihazı ile herhangi bir zamanda bölümlerdeki hava kaçaklarını tespit edip, kayıpların önüne geçtik. Bu çalışmamızla da yaklaşık 60k CHF’lık enerji tasarrufu sağlamış olduk.

Enerji verimliliği konusunda üretim hattında LED lamba kullanımı ile %60 tasarruf sağladık. Yine soğutulması gereken su miktarında %35 azaltmaya giderek enerji tasarrufu elde ettik.

Otomasyonda enjeksiyon makinalarında robot yatırımlarımız oldu ve halihazırda bu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Robot projemizle çevrim süresinde iyileşme sağlıyor; aynı zamanda İSG risklerini de elimine ediyoruz.

Şanlıurfa tesisimize cam elyaf hattı yatırımı yaptık. ÜR-GE çalışmalarımız doğrultusunda hızlı prototip yapma ve fikirleri fiziki olarak gözlemlemeye olanak sağlayan 3D Printer yatırımımız gibi farklı yatırımlarla zaman, maliyet,  verimlilik, güvenlik, esneklik gibi konularda avantajlar yakaladık.

İnsan ve Refah yine ana başlıklarımızdan birini oluşturuyor. Fabrikalarımızdaki iş kazalarımızda yaşanan %85 oranında azalma; insana verdiğimiz değer ve ISG çalışmalarımızın en öncelikli ve çok hassas konular olmasının bir göstergesi diyebiliriz.

Yalın üretim felsefesini birçok alanda uyguluyoruz. Yalın Üretim departmanımızın yanı sıra ”BOB Ambasador” adını verdiğimiz gönüllü ekibimiz, tüm süreçlerdeki yalın faaliyetlerin yürütülmesine katkı sağlıyor.

GF’in 2025 Stratejisi’nde en az %15 kadın yönetici hedefimiz bulunuyor. GF Hakan Plastik olarak 2022 yılında biz bu hedefi %30 olarak tamamladık. Yine insan sağlığı ve motivasyon için 2022 yılında ”Ergoffice” projemiz devreye girdi. Tüm ofis çalışanları haftanın 3 günü 15 dakika uzman eşliğinde ofis egzersizi yapıyor. Hatta bu uygulamamız diğer GF ofisleri için de bir örnek uygulama oldu.”

2025 stratejimize uygun ilerleyişimiz devam edecek

2023’ü yenilenme ve sektörde ayrışacak işler ile var olma yılı olarak gördüklerini belirten GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler, 2023 yılının daha da zor geçeceğini öngörerek, yeni pazarlar ve mevcut pazarlardaki ürün yelpazesini geliştirerek büyümeyi hedeflediklerini ifade etti:

“2023 yılındaki farkımız, müşteri taleplerine özel inovasyonlar ve sistemler olacak. Daha fazla seyahat ederek ihtiyacı anlama noktasında proaktif davranacağız. Enerji krizi Avrupalı üreticilerin daha önce girmek için emek vermedikleri 3. Dünya ülkelerine atak yapmalarını, yeni pazarlar arayışına girmelerini sağlayacaktır. Biz Avrupa kalitesinde ürün üretip daha iyi servis vererek pazarlardaki payımızı artıracağız. Her ne kadar enerji krizi tüm dünya için olumsuz etkiler yaratsa da gücümüz sayesinde en az etkilenecek firma olarak, ihtiyacı karşılamaya devam edeceğiz. Aynı zamanda bu krizi ülke olarak fırsata çevirebileceğimiz durumlar da olacaktır.

2023 yılındaki ihracat hedefimiz yüksek. Hali hazırda bir GF şirketi olmanın verdiği güven ve farklılığımız ile mevcut pazarları geliştirmek, yeni pazarlara da açılma hedefinde olacağız. İhracat pazarında ürün portföyümüzü, ürün satışından sistem satışına evrilecek şekilde geliştirmeyi planlıyoruz. İç piyasa müşterilerimiz için de yine ayrışacak sistem uygulamaları ve hizmetleri 2023’ün ilk çeyreğinden itibaren görmeye başlayacağız. 2023 yılını proje pazarındaki mevcut lider konumunu koruyarak; perakende pazarında ise raf payını artıracak bir yıl olarak öngörüyoruz.”

GF Hakan Plastik’in, stratejisini en öncelikli ana başlıklar ile revize ettiğine değinen Besler, katma değerli projelerle büyümek, müşteri yakınlığını artırmak ve insan kaynağını geliştirmek ana başlıklarından oluşan stratejilerine uygun adımlar atacakları bir yıl hedeflediklerini sözlerine ekledi. Çerkezköy ve Şanlıurfa farikalarının üretim kapasitesinin GF tesisleri arasında ilk 5 içerisinde yer aldığını belirten Besler, 2023 yılında tesislerde kapasiteyi ihtiyaca göre farklılaştırmanın yanında; enerji ve ürün inovasyonuna uygun yatırım planlarının olduğunu söyledi.

Besler, planlanan diğer çalışmalarla ilgili kısa bilgiler aktardı: “2022 yılında tamamladığımız “Lead Free” projemizle tüm PVC ürünlerimizi 2023 yılında Ocak ayından itibaren kurşunsuz üretim yaparak satışa sunacağız. GF Hakan Plastik, Türkiye’de sektöründe her zaman inovatif bir marka olmuştur. Ayrıca biz bireysel olduğu kadar şirketlerin de dünyayı korumak için sorumlulukları olduğu bilinciyle üretimimizden insan kaynağımıza kadar daha yaşanır bir dünya için kendimizi değiştirmeye çalışıyoruz. Bu yaklaşımla kurşunsuz PVC ürünlerimizin ardından Bio ürün projemiz de 2023 için gündemimize aldığımız, önem verdiğimiz bir projemiz olacak. Üretiminde yatırımlarımız robotik sistemler, dijitalleşme ve kalite standardını yükseltecek projelere yönelik olacak. 2023 yılı için fabrikalarımızda tüm enerjimizi Yeşil Enerji‘den sağlayarak karbon ayak izimizi daha da düşürmeyi planlıyoruz.  Ayrıca TS EN ISO 50001:2018 Enerji Yönetim Sistemi’ni kurmak için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. 2023 yılında hem ürünlerimiz, hem verdiğimiz hizmet, hem de çalışan insan kalitemiz ile fark yaratmak istiyoruz. En iyiler ile her alanda olmak hedefindeyiz.”

Bünyelerinde oluşturdukları farkındalık eğitimleri sayesinde, birçok konuda çalışanlarını geliştirdiklerini ifade eden Besler, global bir şirket olmaları nedeni ile çalışanlara farklı seviyelerde İngilizce dil eğitimi başta olmak üzere, Yönetici Geliştirme Programı gibi insan kaynağının teknik  kalitesini artırıcı uzun soluklu  eğitimleri de devreye aldıklarını; strateji doğrultusunda eğitim ve gelişime ayrılan kaynağın da artarak devam edeceğini iletti.

Açıklamaların ardından düzenlenen Yeni Yıla Merhaba Kokteyli ile GF Hakan Plastik yetkilileri, ülkemiz ve dünya genelinde sağlıklı, huzurlu, dengeli ve istikrarlı bir yıl dileğinde bulundular.

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

YENADER: Jeotermal kaynaklardan daha fazla yararlanmamız gerekiyor

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ülke olarak mevcut potansiyelimiz doğrultusunda yaşanılan enerji arzı krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi gerektiğini belirten, YENADER Başkan Yardımcısı Ali Karaduman, “Jeotermal enerji kaynakları bakımından Türkiye öncü bir konumda. Ülkemizin jeotermal enerji kurulu gücü Kasım 2022 sonu itibarıyla 1686 MW’ı bulmuş durumda. Var olan potansiyelimizi daha verimli kullanmak için jeotermal enerji santrali yatırımlarının devlet tarafından desteklenerek, canlandırılması önem taşıyor” dedi.

Jeotermal potansiyeli bakımından Avrupa’nın 1. ülkesi ve kurulu güç bakımından dünyanın 4. ülkesi konumunda olan Türkiye, dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye’nin enerji üretiminde jeotermal enerjinin yıldızı parlıyor. Jeotermal enerji kaynak zengini olan Türkiye, direkt kullanımlardaki (balneoloji, ısıtma-soğutma vb.)  termal enerji kullanımının yanı sıra, aynı kaynağın elektrik enerjisi kullanımında da dünyada öncüler arasında yerini aldı.

Yenilenebilir, sürdürülebilir, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türü olan jeotermal enerji; yerin derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcak su ve buhardan yapay yollarla elde edilen bir enerji türü olarak tanımlanıyor. Aktif bir tektonik kuşak üzerinde yer alan ülkemiz, jeopolitik ve coğrafi konumu sebebiyle jeotermal kaynaklar açısından oldukça zengin bir ülke konumunda yer alıyor. Ülkemizin jeotermal enerji potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği (YENADER) Başkan Yardımcısı Ali Karaduman şu açıklamalarda bulundu: “2022 Ekim sonu itibarıyla ülkemizin jeotermal enerji kurulu gücü 1686 MW’ı bularak, üretilen toplam elektrik enerjisi içindeki payı %3,5 oldu. Ülke olarak jeotermal kaynaklardan daha fazla yararlanmamız gerekiyor. Yaklaşan enerji arzı krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi gerekiyor. YEKDEM fiyatlarını, artan ham madde fiyatları ile karşılaştırdığımızda özellikle jeotermal enerji santrali yatırımlarının durağan hale geldiği gözlemleniyor. Yeni bir enerji santralinin oluşumu izinler dahil minimum 36 ay. Tam da bu nedenle duran jeotermal enerji santrali yatırımlarının tekrardan canlandırılması ülkemizin enerji yatırımlarının atağa geçmesi için de elzemdir.”

Jeotermal çevreye dost bir enerji türü

Mevsim koşullardan, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha az etkilenen, jeotermal enerjinin sürdürülebilir ve yenilenebilir bir kaynak olarak ülkemiz ve geleceğimiz açısından çok değerli olduğunu vurgulayan Ali Karaduman, “Jeotermal enerjinin temiz bir enerji türü olarak adlandırılmasındaki en önemli sebeplerden birisi ise; teknolojik jeotermal enerji üretim prensiplerine uyulması halinde, jeotermal enerji ile yapılan elektrik üretimi, ısıtma ve diğer uygulamalarda, hiçbir zararlı atık maddenin çevreye ve atmosfere atılmamasıdır.  Jeotermal enerji santrallerinden, enerji üretmek için fosil yakıtlar kullanılmadığı için azot ve sülfür dioksit emisyonları sıfırdır” dedi. 

Jeotermalin enerji potansiyeli

Jeotermal enerji, dünyanın magmatik ısısından elde edilen doğal bir enerji kaynağı. Dünyanın çekirdeği olan magmadan kabuk kısmına ve buradan da bazen yüzeye kadar çeşitli yollarla ulaşan ısı, yüzey kayaçlarını ve bu kayaçların çatlak ve boşluklarını dolduran akışkanları ısıtır. Çatlak ve boşluklardaki aşırı ısınmış sular, yer altına açılmış kuyularla yeryüzüne çıkarıldıklarında, içerdikleri ısı enerjisi direkt ısıtıcı olarak kullanıldıkları gibi, mekanik enerjileri de türbin-jeneratörlerde elektrik enerjisine dönüştürmek suretiyle endüstrinin çeşitli alanlarında değerlendiriliyor.

Jeotermal enerji dünyada yenilenebilir bir enerji kaynağı ve çevreye diğer enerji kaynaklarına göre daha az zarar veren temiz enerji kaynağı olarak biliniyor. Jeotermal kaynaklardan, haftada 7 gün ve günde 24 saat enerji üretilebilir. Bu nedenle, dünyada olduğu gibi ülkemizde de jeotermal kaynakların aranması, işletilmesi ve üretilen enerjinin halkımızın kullanımına sunulması için yoğun çalışmalar yapılıyor.

Jeotermal enerjiden en çok elektrik üretimi gerçekleştiren ülkelerin ABD, Endonezya, Filipinler, Türkiye, Yeni Zelanda ve Meksika olduğunu sözlerine ekleyen Ali Karaduman, jeotermal enerjinin başlıca kullanım alanlarını şu şekilde sıraladı: “Yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan jeotermal enerjiyi elektrik enerjisi üretimi; merkezi ısıtma ve soğutma, örneğin tarımda sera ısıtma uygulamaları; kaplıca amaçlı kullanım, termal turizm gibi pek çok alanda kullanarak ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlamamız mümkün!”

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

E.ON ve Messe Berlin’den iklim dostu gelecek için enerji ortaklığı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

E.ON ve Messe Berlin, geleceğe yönelik bir enerji tasarrufu projesi uyguluyor: 2025 yılına kadar E.ON, sergi alanlarının soğutma ve ısıtma tedarikini iklim dostu teknolojilere dönüştürecek. Gelecekte, çeşitli ısı kaynakları bir arada çalışacak ve önemli enerji, CO2 ve maliyet tasarruflarına ek olarak, bireysel enerji kaynaklarından da bağımsızlık sağlayacak. Teknolojik olarak oldukça zorlu bu projede dönüşüm, devam eden operasyonlar sırasında gerçekleşecek. Gelişmeyle ilgili konuşan Messe Berlin Genel Müdürü Dirk Hoffman, “Messe Berlin’de iklimin korunmasını çok ciddiye alıyoruz. Enerji tüketimimizi optimize etmek yıllardır merkezi bir endişe kaynağı oldu; Alman hükümeti, Berlin eyaleti ve mevcut enerji krizi tarafından belirlenen iklim hedefleri sonucunda daha da önemli hale geldi. İklim dostu ve maliyet etkin ısıtma ve soğutma kaynağına geçerek, operasyonlarımızda daha fazla sürdürülebilirlik yolunda önemli bir adım atıyoruz” dedi. Konuyla ilgili konuşan E.ON Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Patrick Lammers ise, “Berlin’de, ısı geçişinin mevcut binalarda nasıl çalışabileceğini ve dijital, ileriye dönük enerji konseptleriyle akıllıca tasarlanabileceğini gösteriyoruz. Bu, iklimin korunması, arz güvenliği ve ayrıca enerjinin karşılanabilirliği için vazgeçilmezdir. Almanya’da ısıtma sektörü enerji tüketiminin yüzde 50’den fazlasını oluşturmasına rağmen, ısı geçişi bugün hala gerekli düzeyde ilgi görmüyor. Bu da bu tür projeleri daha da önemli kılıyor” ifadelerini kullandı.

CO2 emisyonları, enerji tüketimi ve maliyetler önemli ölçüde azaltıldı

Planlanan yeni binalar ve dönüşümler ile ısıtma ve soğutma tedarikiyle ilgili iş birliği, Messe Berlin’in yeni bir verimli enerji kullanımı biçiminden faydalanmasını sağlayacak. Fuar kaynaklı mevcut atık ısının yaklaşık üçte ikisi geri dönüştürülebilecek ve gelecekte kullanılabilecek. Tüm enerji sisteminin dijitalleştirilmesi ve fuar alanlarındaki tüm binaların ve salonların sürekli izlenmesi de ek verimlilik kazanımları sağlayabilecek. E.ON uzmanları sahada, önceki doğal gaz ve petrol bazlı ısı kaynağının bir kısmını, yeni modern pelet kazan sistemiyle değiştiriyor. Mevcut ısı üretim tesislerinden bazıları pik yükleri karşılayacak şekilde modernize ediliyor. Bu, gelecekte ısı üretiminin en az yüzde 50’sinin yenilenebilir enerjilerden sağlanmasıyla karbon nötr olacağı anlamına geliyor. Ayrıca ekip, özellikle ısıtma şebekesindeki sıcaklıkları düşürme amacıyla, enerji merkezlerinde ve tüm ısıtma ve soğutma şebekesindeki sistem hidroliğini en son teknik standarda getirmek için Messe Berlin ile birlikte çalışıyor.

Soğutma tedariki için toplam kapasitesi 46 megavat olan 4 yeni soğutma grubu kullanılacak. Ayrıca atık ısı, yeni bir soğurma tesisinde soğuk üretmek için verimli bir şekilde kullanılıyor. Devam eden operasyonlarda tüm çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Dönüşümden sonra, Messe Berlin’in istikrarlı fiyatlardan ve planlama güvenliğinden faydalanacağı 15 yıllık bir enerji tedarik taahhüt anlaşması imzalanacak. Bununla birlikte, yalnızca önemli maliyet tasarrufları sağlanmakla kalmayacak, aynı zamanda CO2 emisyonlarında yılda yaklaşık 5.400 tona varan önemli bir azalma meydana gelecek. Ayrıca, E.ON’un yeni enerji konsepti, gelecekte daha fazla yenilenebilir enerjinin olası entegrasyonunu şimdiden hesaba katıyor. Almanya’nın en büyük çatı üstü güneş enerjisi santrallerinden biri şu anda Messe Berlin’in salon çatılarına inşa ediliyor. Burada üretilen güneş enerjisi gelecekte soğutma ve ısıtma sağlamak için de kullanılabilecek. E.ON için proje, Berlin’deki büyüme hamlesinde önemli bir adım anlamını taşıyor.

Kaynak: www.pressebox.com

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Sektör Haberleri

İngiliz imalat firması, büyük küresel ürün hattını satın aldı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

İngiltere’deki bir üretim şirketinin büyüme planları, Avrupa’dan son teknoloji bir ürün hattının satın alınmasıyla heyecan verici bir sıçrama yaptı. Küresel teknoloji şirketi ABB tarafından Almanya’da üretilmiş olan VA akış ölçer ürün portföyünü yapmak üzere McMenon Engineering Services’in seçilmesinin ardından, bir dizi Değişken Alanlı (VA) akış ölçer artık Cumbria Workington’da üretilecek. Satın almanın ardından, ortaklık anlaşması kapsamında McMenon, ABB markasını taşıyan VA sayaçlarını tedarik etmeye devam edecek ve sayaçlar ABB’nin ürün gamının bir parçası olmaya devam edecek. 

Dünya çapında kaliteli akış ve sıcaklık ölçüm cihazları üreticisi ve tedarikçisi olan McMenon ve ABB uzun süredir devam eden bir ortaklığa sahip. Anlaşma, yeni iş sahaları yaratacak ve McMenon’un küresel iş gücünü neredeyse üçte bir oranında artıracak. Bu satın almayla birlikte, küresel akış ölçer ve sıcaklık cihaz pazarında oldukça tanınan bir isim olan McMenon, şimdi VA akış ölçerlerin büyük küresel üreticileri arasında yer alacak. ABB müşterileri hiçbir fark görmeyecek ve alışık oldukları ürün kalitesinin aynısı devam edecek. Konuyla ilgili konuşan McMenon CEO’su Anand Puthran, “McMenon’un ABB tarafından VA debimetre ürün portföyü için güvenilir yeni bir yuva olarak görülmesinden büyük gurur duyuyorum. Diğer küresel rakipler arasından seçilmiş olmamız, ürün mühendisliği ve üretim becerilerimizin kalitesinin ve inovasyon konusundaki itibarımızın kanıtıdır” dedi. Anlaşmanın bir kazanç olduğunu vurgulayan CEO’su Anand Puthran, “McMenon için bu, aynı zamanda İngiltere üretimi için de bir kazanç. Üretim operasyonlarının özellikle Almanya gibi işinde en iyi olan ülkelerden İngiltere’ye aktarılması pek sık rastlanan bir durum değil. Yakın zamanda West Cumbria’daki 75 yıllık üretim mirasını kutladık ve İngiltere üretiminde bayrağı dalgalandırmaya devam etmekten gurur duyuyoruz” açıklamasında bulundu.

Firmanın Baş Operasyon Sorumlusu Shiby Bernard ise, “Birkaç hafta içinde, McMenon’un parlak ekibi tüm ürün hattını İngiltere Workington’a başarıyla taşıdı. Bu satın alma, iş gücümüz ve yeni işler için istikrar, büyüme ve daha fazla fırsat yaratacak. McMenon, proaktif çabalar ve ekibinin mükemmel desteği sayesinde, pandemi ve Brexit’in yan etkilerinden çıkarken kendi geleceğini güvence altına almaya yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: https://www.messekompakt.com/newsticker

Endüstri dünyasındaki gelişmeleri takip edin. Neleri size ulaştırmamızı istersiniz? Şimdi kayıt olun.

  E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
 
Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com