Connect with us

Etkinlikler

Yeni çevre izin ve lisans yönetmeliği ile üretim tesislerine faaliyet belgesi alma zorunluluğu geldi

Yayın Tarihi:

on

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından AB Uyum Yasaları çerçevesinde 2010 yılında çıkartılan “Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği”nde değişiklikler yapıldı. Yeni yönetmelik, sanayiciye daha pratik ve hızlı hareket edebilme konusunda avantajlar getirirken, gerekli çevresel tedbirleri almayan ve yükümlü olduğu düzenlemeleri yerine getirmeyen üreticileri ise ciddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakıyor.

Türkiye’nin ilk uluslararası çevre teknolojileri fuarı REW İstanbul’un düzenleyicisi İFO Fuarcılık Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, Bakanlığın yaptığı düzenleme ile artık, yönetmeliğe tabi tesislerin, üretimlerini sürdürebilmeleri için öncelikli olarak Faaliyet Belgesi almalarının şart koşulduğunu belirtti. “Üretimlerinden doğan atıkların geri dönüşümü, geri kazanımı ve çevreye en az zararla bertaraf edilmesi konusunda sorumlu olan işletmeler, söz konusu belgeye sahip olabilmek için tesislerine, yönetmeliğin zorunlu kıldığı çevre teknoloji altyapılarını kurması gerekiyor” diyen Aytemur, sanayicilerin çevre yükümlülüklerini yerine getirebilmek için ihtiyaç duydukları ürün, hizmet ve teknolojileri 11-13 Haziran tarihlerinde düzenlenecek olan REW İstanbul 2015’te bir arada bulabileceklerini söyledi.

Sürdürülebilir kalkınma ve koruyarak kullanma ilkeleri doğrultusunda etkinliğin artırılması, sorunların giderilmesi, uygulamalara açıklık ve kolaylık getirilmesi amacıyla mevcut Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nde değişiklikler yapıldı.  Özellikle; enerji, metal, kimya ve petrokimya, yüzey kaplama, orman ürünleri, gıda endüstrisi ile tarım ve hayvancılığı kapsayan yönetmelik, sanayicilerin Geri Dönüşüm, Çevre Teknolojileri ve Atık Yönetimi alanında önlem almaya teşvik ediyor. REW İstanbul 2015, adı geçen bu endüstrilere çevre alanında gereken tüm çözümleri sunmaya hazırlanıyor. Fuar kapsamında düzenlenecek paneller ve çalıştaylar ile yeni yönetmelik kapsamında dikkat edilmesi gereken hususlar masaya yatırılırken, sanayiciler REW İstanbul 2015’te yer alan ve kendilerine alternatif çözümler sunan profesyoneller ile buluşma imkanına sahip olacak.

Atık Yönetimi Sempozyumu’nun sponsorlarından biri REW İstanbul 2015

Sadece bir ticari fuar organizasyonun ötesinde, geri dönüşüm, atık yönetimi ve geri kazanım konusundaki gelişmeleri destekleyerek çözümün bir parçası olmayı misyon edinen REW İstanbul, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Çevre Koruma Vakfı (TÜÇEV) tarafından 25-29 Ocak 2015 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan Atık Yönetimi Sempozyumu’nun sponsorlarından biri oldu. Atık Yönetimi uygulamalarının güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için üniversiteler, özel sektör, çevresel sivil toplum kuruluşları, oda ve birlikler, enstitüler ve belediyelerin bir araya geleceği sempozyumda, bu alandaki gelişmeler değerlendirilecek.

Rew İstanbul 2015 hakkında detaylı bilgi, fuara katılım ve online davetiye için organizasyonun resim web sitesi www.rewistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Etkinlikler

Su Kayıp ve Kaçakları Forumu, Kasım’da Ankara’da

Yayın Tarihi:

on

Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği (AKATED) tarafından 9-11 Ekim 2019 tarihlerinde Congresium Ankara ATO Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 5. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu ile Kazısız Teknolojiler Konferansı ve Sergisi düzenlenecek.

Özel sektör kuruluşları; kamu kurumları; belediyeler; su idareleri ve üniversiteler bir araya gelerek Türkiye’de su kayıp ve kaçakları ile nasıl mücadele edileceğinin stratejisini; planlamasını ve finansmanını ele alacaklar.

Tarım ve Orman Bakanlığı himayelerinde Su Yönetimi Genel Müdürlüğü destekleriyle düzenlenecek olan alanındaki yegâne etkinlikte 81 ilden yüzlerce belediye; 30 büyükşehir belediyesine bağlı tüm su ve kanalizasyon idareleri ile özel sektör temsilcileri başta olmak üzere 1000’den fazla katılımcı yer alacak.

Altyapı hatlarının kazı yapılmadan durum tespitine; onarımına ve döşenmesine imkân tanıyan çevre dostu kazısız teknolojilerin gündem olacağı Kazısız Teknolojiler Konferansı ile eş zamanlı olarak Tünel ve Mikrotünel Semineri de aynı mekânda düzenlenecek.

Ülkemizdeki su kayıp ve kaçak oranının %50 mertebesinde olması ve bu oranın %25’lere düşürülmesi için yaklaşık 10 Milyar TL’lik bir yatırıma ihtiyaç duyulması; sektördeki yüklenici üretici ve müşavir firmalara önemli bir iş hacmi sunuyor.

İstanbul; Ankara; İzmir; Bursa ve Kocaeli başta olmak üzere açık kazı ile boru döşemenin zorlaştığı büyükşehirlerde peş peşe büyük ölçekli kazısız teknoloji projelerinin başlaması hem yurt içi hem de yurt dışı firmaların dikkatini Türkiye piyasasına yönlendirdi.

Türkiye’de ilk kez organize edilen Su Yönetimi Ödülleri programının ödül töreninin de 5. Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu ile eş zamanlı olarak Ankara’da düzenlenecek olması etkinliklerin katılımcılarına önemli fırsatlar sunacak.

Ülkemizin altyapı ve su yöneticilerinin 9-11 Ekim 2019 tarihlerinde Ankara – Congresium’da buluşacağı etkinliklerin detayları www.waterlossforum.org ve www.nodigturkey.com internet sitelerinde yer alıyor.

Devamını Oku

Etkinlikler

Cargill, sürdürülebilir gıda politikalarına katkı sunuyor

Yayın Tarihi:

on

Cargill, sürdürülebilir bir gelecek için gıda israfı ve güvenliği konusunda farkındalığı artırmak üzere İstanbul’da öğrencilerle bir araya geldi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Cargill’in hayata geçirdiği en büyük çevre odaklı gönüllülük programı olan ‘Dünya Günü Her Gün’ etkinlikleri kapsamında Cargill çalışanları ve gönüllüler bir araya geldiler. Bu yıl İstanbul’da düzenlenen etkinlikte TİDER (Temel İhtiyaç Derneği) iş birliği ve FAO’nun “Sıfır Atık Sıfır Açlık” projesinin Türkiye destekçisi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın katılımıyla, sürdürülebilir bir gıda sistemini desteklemek üzere gıda israfını azaltmanın önemini vurgulayan, öğrencilere yönelik bir seminer düzenlendi. Seminerin ardından ise öğrenciler ve Cargill gönüllüleri birlikte bir sebze bahçesi oluşturdular.

Cargill’in dünyanın güvenli; sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde beslenmesini sağlama hedefinin bir parçası olarak; Cargill çalışanları her yıl 22 Haziran Dünya Günü ile 5 Haziran Dünya Çevre Günü tarihleri arasında gerçekleştirilen gönüllülük aktivitelerine katılıyorlar.

Düzenlenen aktiviteler kapsamında Cargill bu yıl ise içinde yaşadığımız gezegenin korunmasına katkı sağlamak amacıyla gıdanın gücünden yararlanarak sürdürülebilir gıda ve israf konularına ışık tuttu. Günümüzde sosyal ve çevresel değişimin sembolü olarak öne çıkan en güçlü kavramlardan biri gıda olmakla birlikte; gıda israfını azaltarak ya da israf edilen gıdayı dönüştürerek hem ihtiyaç sahiplerinin gıdaya erişimini arttırabilir hem de çevremizi iyileştirebiliriz.

Bu doğrultuda gıdanın yaşam döngüsüne dikkat çekmek üzere TINK (Teknoloji ve İnsan Kolejleri) Sancaktepe yerleşkesinde Cargill’in düzenlediği aktiviteye TİDER Kurucu Başkanı Serhan Süzer; Uzman Diyetisyen Dilara Koçak ve TINK Okulları Kurucusu Zeynep Dereli ve Cargill Gönüllüleri katıldılar.  

“Dünya Günü Her Gün” etkinliğinde; Cargill’in Çevre; İş Sağlığı ve Güvenliği ekibi; 5. ve 6. sınıflardan oluşan 50 kişilik bir öğrenci grubuna günlük yaşamda karşılaşabilecekleri kazalardan korunmak için alabilecekleri önlemler ve güvenlik ile ilgili dikkat edilmesi gereken konularda bilgilendirme yaparken; Uzman Diyetisyen Dilara Koçak ise sınırlı kaynakları olan bir dünyada sürdürülebilir beslenmenin nasıl destekleneceği ile ilgili öğrencileri bilgilendirdi.

Seminerde konuşan Serhan Süzer ise; TİDER’in gıda atığı ve yoksulluk konusunda alternatif çözümler üretmek amacıyla gıda bankacılığı sistemine kapsamlı bir bakış açısı sunan bir sivil toplum kuruluşu olduğunu vurgulayarak ‘Sürdürülebilirlik kavramı; doğal ekosisteme zarar vermeden tüm canlılar için temel ihtiyaçları sağladığımızdan emin olmaktır’ dedi.  

TİNK Okulları Kurucu Zeynep Dereli’nin ise geleceğe yönelik en önemli adımın gıda israfını azaltmak ve sürdürülebilir tarımı desteklemek için teknolojiyi kullanan yenilikçi çözümler konusundaki farkındalığın artırılması olduğunu vurguladığı seminer; öğrenciler ve Cargill gönüllülerinin renkli boyalar ile geri dönüştürdükleri araba lastiklerine domates; nane; dereotu; salatalık ve patlıcan fideleri dikerek sebze bahçesi oluşturmasıyla sona erdi.

Devamını Oku

Etkinlikler

Sadece 25 litre su ile bir gününüzü geçirebilir miydiniz?

Yayın Tarihi:

on

National Geographic ve Finish, Türkiye’nin suyunu korumak için harekete geçti. Kolayca değiştirilebilecek bireysel alışkanlıklar hakkında tüketiciler bilgilendirilerek yakın gelecekte suyun tükenmesinin önlenmesi için bilincin artırılması hedefleniyor. Bu iş birliğinden doğan “25 Litre” belgeseli, dünya gündemindeki su kıtlığı sorununu konunun uzmanlarıyla Türkiye özelinde masaya yatırıyor.  

National Geographic ve Finish’in Türkiye’nin suyunu korumak adına gerçekleştirdikleri projeler medya mensupları ve özel davetlilerin katılımıyla 17 Nisan Çarşamba günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen etkinlikle tanıtıldı.

İş birliğinin en  önemli adımı olan ve 22 Nisan Pazartesi günü National Geographic ekranlarında izleyiciyle buluşacak olan 25 Litre belgeseli, gelecekte tüm dünyayı etkisi altına alacağı öngörülen su kıtlığına dikkat çekiyor. Su stresli ülkeler sınıfında yer alan Türkiye’de 2015 yılında 1.422 metreküp olan kişi başına düşen su miktarı, 2017 yılı itibariyle 1.386 metreküp olarak hesaplanmaktadır. İklim değişikliği, artan şehirleşme, endüstriyel gelişmeler, doğrudan ve dolaylı su kullanım alışkanlıkları ile coğrafi koşulların gelecekte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kişi başına düşen su miktarının azalmasına neden olacağı öngörülüyor.

25 Litre belgeseli; son birkaç yıldır kuraklıkla mücadele eden Cape Town’daki su kıtlığına karşı önlem olarak yerel yönetim tarafından planlanan ve günlük kişi başı su tüketiminin 25 litre ile sınırlanmasını öngören “Sıfır Günü” uygulamasından esinleniyor ve kurgusal bir anlatımla bu sınırlamayı geleceğin Türkiye’sine uyarlıyor.

Gökhan Özoğuz’un anlatıcılığını üstlendiği belgeselde suyu korumanın önemine dikkat çekilirken su tüketimi konusunda bireysel yaşam alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin gelecekteki olası senaryolara olumlu etkilerine vurgu yapılıyor.

25 Litre belgeselinde tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı; Boğaziçi Üniversitesi İklim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz; MEF Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Kibaroğlu; İSKİ Su Arıtma Dairesi Başkanı Fatih Yıldız; WWF Türkiye Tatlı Su Program Müdürü Eren Atak; Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni ve Programcısı Dr. Ömer Madra; Hidropolitik Akademi Direktörü Dursun Yıldız; Kokopelli Şehirde Eş Sorumluları ve permakültür tasarımcıları Yasemin Kırkağaçlıoğlu ve Elif Çatıkkaş ile Artemis Genel Müdürü Emel Eliipek ve Artemis Çevre Yüksek Mühendisi ve Ar-Ge Direktörü Ergin Erol gibi önemli uzmanlar da konuyu farklı açılardan ele alıyor; mevcut durumu ve çözüm önerilerini konuşuyor.

Finish’in su tasarrufuna dikkat çekmek için gerçekleştirdiği “Yarının Suyu” çalışmalarının elçiliğini üstelenen Özge Özpirinçci de belgeselde Özoğuz ile bugüne kadar edindiği deneyimleri paylaşıyor. Özpirinçci bu konudaki düşüncelerini “Cape Town’u ziyaret ettiğimde “Sıfır-Günü” kavramı ile yüz yüze geldim ve çok etkilendim. Aynı koşulların İstanbul’da da yaşanmaması için şimdiden farkındalık oluşturmak; bilinçlenmek ve harekete geçmek gerekiyor. Bu anlamlı projenin bir parçası olabilmek mutluluk verici.” sözleriyle ifade etti.

Etkinlik; National Geographic Avrupa ve Afrika Pazarlama Grup Başkanı  Rebecca Hill ve Reckitt Benckiser Pazarlama ve Ar-Ge’den Sorumlu Yönetim Başkan Yardımcısı Fabrice Beaulieu ev sahipliğinde gerçekleşti. Hill; “National Geographic olarak 131 yıldır insanlara ilham vermenin yanı sıra gezegenimizin; canlıların ve doğal kaynaklarımızın karşılaştığı risklere yönelik farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Bugünün en önemli sorunlardan biri insanlığın ve diğer ekosistemlerin devamlılığı için hayati önem taşıyan ancak giderek azalan su kaynakları.

Bu kıymetli kaynağın hassas bir şekilde ele alınması ve su tüketimi konusunda dünya çapında toplumsal bir farkındalık oluşturulması önemli. National Geographic Türkiye ekibimiz ile Finish’in iş birliği yaparak hayata geçirdiği 25 Litre belgeselinin de bu odağa hizmet eden bir çalışma olduğunu ve su tasarrufu konusunda farkındalığın artıracağını düşünüyorum. Belgeselin bireysel su tasarrufu konusunda insanlara ilham vereceğine inanıyorum” dedi.

Beaulieu ise büyük kentlerin su stresi sınırında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Cape Town Sıfır Günü örneğindeki sorun zaman içerisinde aşıldı; ancak küresel anlamda temiz su için hemen harekete geçmezsek nelerle karşılaşabileceğimizi çok net görüyoruz. Çünkü sadece Cape Town değil; dünyanın 20 mega kentinden 14’ü su kısıtı tehdidiyle karşı karşıya ve maalesef İstanbul da bu kentlerin arasında. Temizlik ve hijyen alanlarında ürettiğimiz ürünlerimizin  su ayak izine baktığımızda; yüzde 90 oranında tüketici kaynaklı olduğunu görüyoruz. Elde yıkama ya da makineye yerleştirmeden önce sudan geçirme gibi geleneksel bulaşık yıkama alışkanlıklarını terke etmenin su tasarrufu sağladığını her fırsatta vurguluyoruz. Buna ek olarak evlerde su tasarrufu yapmanın yollarını da herkese anlatmamız gerektiğine inanıyoruz.

Finish markamızı National Geographic’le bir araya getiren de bu oldu. Su kısıtı hemen şimdi ele almamız gereken en önemli konulardan biri ve bu çerçevede bizimle çalışmayı kabul etmelerinden büyük onur duydum. Bu belgesel ile birlikte günde sadece 25 litre su ile yaşamak zorunda kalmasının nasıl bir deneyim olacağı hakkında eminim herkesin bir fikri olacak. Bu benzersiz projede bizimle olan tüm National Geographic ekibine çok teşekkür ederim. Umarız 25 Litre belgeseli Türkiye’deki ve tüm dünyadaki insanlar için bir ilham kaynağı olur.”

Etkinliğe katılan ve belgesele de görüşleriyle katkıda bulunan İklim Bilimci ve Bilim Yaygınlaştırıcı Prof. Dr. Levent Kurnaz; “Dünya genelindeki iklim değişikliğini durdurabilmemiz mümkün olmayabilir ama elimizdeki suyu dikkatli ve doğru kullanmak kesinlikle mümkündür. Bunu sağlamak için de bulduğumuz her fırsatta suyun önemini ve doğru kullanmanın önemini herkese anlatmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“25 Litre” belgeseli hakkında

Belgesel ve senaryolu anlatımı bir araya getiren “25 Litre” belgeseli; son birkaç yıldır kuraklıkla mücadele eden Cape Town’daki su kıtlığına karşı önlem olarak yerel yönetim tarafından planlanan ve kişi başı su tüketiminin günde 25 litre ile sınırlanacağı ”Sıfır Günü” uygulamasından esinlenerek kurgusal bir anlatımla bu sınırlamayı gelecekte bir dönemde Türkiye’ye uyarlıyor.  Günlük su tüketim alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin geleceğimiz için ne denli büyük bir etkisi olabileceğine odaklanılıyor. Belgesel bilim insanlarından tarihçilere kadar birçok uzmanın görüşüyle öngörülen su kıtlığı sorununun kaynağının yanı sıra bu olası senaryoların gerçeğe dönüşmemesi için hem bireylere; hem de kuruluşlara düşen sorumlulukları ve çözümleri anlamaya çalışıyor. Senaryolu bölümlerde ise günlük su tüketiminin kişi başı 25 litre ile sınırlandığı İstanbul’da yaşayan genç bir doktorun ve çevresindekilerin bu durum ile değişen hayat hikayeleri ekrana geliyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com